SÜNNETİMİZSÜNNET VE HADİS KÜTÜPHANESİ
TEVHÎD VE DUA

Allâh ile kul arasında aracı edinmek şirktir

Ölüden, türbeden veya “mânevî bir aracı”dan yardım istemek, müşriklerin “bunlar bizi Allâh'a yaklaştırır” gerekçesinin aynısıdır. Kur'ân bu gerekçeyi bizzat reddeder.

Müşriklerin gerekçesi Kur'ân'da reddedilir

KUR'ÂN
وَالَّذِينَ اتَّخَذُوا مِن دُونِهِ أَوْلِيَاءَ مَا نَعْبُدُهُمْ إِلَّا لِيُقَرِّبُونَا إِلَى اللَّهِ زُلْفَى

“O'ndan başka dostlar edinenler: ‘Biz onlara yalnızca, bizi Allâh'a daha çok yaklaştırsınlar diye kulluk ediyoruz’ (derler).” — Onlar da putları rab saymıyor, aracı sayıyordu.

ez-Zümer 39:3
KUR'ÂN
وَيَقُولُونَ هَٰؤُلَاءِ شُفَعَاؤُنَا عِندَ اللَّهِ

“Ve derler ki: ‘Bunlar Allâh katında bizim şefaatçilerimizdir.’ De ki: Allâh'a, göklerde ve yerde bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz?”

Yûnus 10:18
KUR'ÂN
وَأَنَّ الْمَسَاجِدَ لِلَّهِ فَلَا تَدْعُوا مَعَ اللَّهِ أَحَدًا

“Mescidler Allâh'ındır; öyleyse Allâh ile birlikte hiç kimseye dua etmeyin.”

el-Cinn 72:18

Allâh vasıtasız olarak yakındır

KUR'ÂN
وَإِذَا سَأَلَكَ عِبَادِي عَنِّي فَإِنِّي قَرِيبٌ أُجِيبُ دَعْوَةَ الدَّاعِ إِذَا دَعَانِ

“Kullarım sana beni sorduğunda (bilsinler ki) ben yakınım; bana dua ettiğinde dua edenin duasına karşılık veririm.” — Âyette hiçbir aracı zikredilmez.

el-Bakara 2:186
HADİS
الدُّعَاءُ هُوَ الْعِبَادَةُ

“Dua, ibadetin kendisidir.” — Dolayısıyla duayı Allâh'tan başkasına yöneltmek, ibadeti O'ndan başkasına yöneltmektir.

Tirmizî 3372 · sahih
HADİS
إِذَا سَأَلْتَ فَاسْأَلِ اللَّهَ وَإِذَا اسْتَعَنْتَ فَاسْتَعِنْ بِاللَّهِ

İbn Abbâs (r.a.)'a Rasûlullâh (ﷺ): “İstediğin zaman Allâh'tan iste, yardım dilediğin zaman Allâh'tan yardım dile.”

Tirmizî 2516 · hasen-sahih

Meşrû olan vesîle nedir?

Şerîatte sâbit olan vesîleler üçtür: Allâh'ın isim ve sıfatlarıyla dua etmek, yapılan sâlih bir amelle dua etmek, ve hayatta olan sâlih bir kimseden kendisi için dua etmesini istemek. Ölmüş bir kimseden istemek, kabri vesîle kılmak veya “falan zâtın hürmetine” diyerek talep etmek bu üçünden değildir.

Sahâbe, kuraklık yıllarında Rasûlullâh'ın (ﷺ) kabrine değil, hayatta olan Abbâs (r.a.)'ın duasına başvurdu (Buhârî 1010). Onlar için mesele nettir: dua doğrudan Allâh'a yapılır.

SONUÇ

Tevhîd, duayı hiçbir aracıya bölüştürmemektir. Kul günahkâr da olsa Rabbine doğrudan yönelir; arada ne bir kapı, ne bir kapıcı vardır.

DİĞER DOSYALAR
Sünnet dinde delildir — “Bize Kur'ân yeter” diyenlere cevap“Bid'at-ı hasene” diye bir şey yoktur