Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Sünen-i Tirmizî › Kitâb 43 · ÂdâbKonum
- 1Tahâret148
- 2Namaz302
- 3Vitir35
- 4Cuma Günü42
- 5İki Bayram14
- 6Yolculuk73
- 7Zekât65
- 8Oruç127
- 9Hac157
- 10Cenâzeler115
- 11Nikâh67
- 12Süt Emzirme29
- 13Talâk ve Lân31
- 14Ticâret117
- 15Rasûlullah'tan Hükümler (Ahkâm)64
- 16Diyet35
- 17Had Cezâları45
- 18Av28
- 19Kurbanlar29
- 20Adaklar ve Yeminler23
- 21Seriyyeler (Askerî Seferler)68
- 22Cihâdın Fazîleti51
- 23Cihâd48
- 24Elbise66
- 25Yiyecekler73
- 26İçecekler36
- 27Birr ve Sıla141
- 28Tıp54
- 29Mîrâs26
- 30Vasiyyetler9
- 31Velâ ve Hibeler8
- 32Kader26
- 33Fitneler112
- 34Rüyâlar25
- 35Şâhitlikler9
- 36Zühd111
- 37Kıyâmet, Rikâk ve Vera' Vasıfları108
- 38Cennetin Vasıfları51
- 39Cehennemin Vasıfları34
- 40Îmân39
- 41İlim43
- 42İzin İstemek47
- 43Âdâb136
- 44Misaller17
- 45Kur'ân'ın Fazîletleri52
- 46Kıraat23
- 47Tefsîr422
- 48Dualar244
- 49Fazîletler (Menâkıb)351
- 1بَابُ مَا جَاءَ فِي تَشْمِيتِ الْعَاطِسِ
- 2بَابُ مَا يَقُولُ الْعَاطِسُ إِذَا عَطَسَ
- 3(٣٧) بَابُ مَا جَاءَ كَيْفَ يُشَمَّتُ الْعَاطِسُ
- 4بَابُ مَا جَاءَ فِي إِيجَابِ التَّشْمِيتِ بِحَمْدِ الْعَاطِسِ
- 5بَابُ مَا جَاءَ كَمْ يُشَمَّتُ الْعَاطِسُ
- 6بَابُ مَا جَاءَ فِي خَفْضِ الصَّوْتِ وَتَخْمِيرِ الْوَجْهِ عِنْدَ الْعُطَاسِ
- 7بَابُ مَا جَاءَ: إِنَّ اللهَ يُحِبُّ الْعُطَاسَ وَيَكْرَهُ التَّثَاؤُبَ
- 8بَابُ مَا جَاءَ إِنَّ الْعُطَاسَ فِي الصَّلَاةِ مِنَ الشَّيْطَانِ
- 9بَابُ كَرَاهِيَةِ أَنْ يُقَامَ الرَّجُلُ مِنْ مَجْلِسِهِ ثُمَّ يُجْلَسُ فِيهِ
- 10بَابُ مَا جَاءَ إِذَا قَامَ الرَّجُلُ مِنْ مَجْلِسِهِ، ثُمَّ رَجَعَ إِلَيْهِ فَهُوَ أَحَقُّ بِهِ
- 11بَابُ مَا جَاءَ فِي كَرَاهِيَةِ الْجُلُوسِ بَيْنَ الرَّجُلَيْنِ بِغَيْرِ إِذْنِهِمَا
- 12بَابُ مَا جَاءَ فِي كَرَاهِيَةِ الْقُعُودِ وَسْطَ الْحَلْقَةِ
- 13بَابُ مَا جَاءَ فِي كَرَاهِيَةِ قِيَامِ الرَّجُلِ لِلرَّجُلِ
- 14بَابُ مَا جَاءَ فِي تَقْلِيمِ الْأَظْفَارِ
- 15بَابٌ فِي التَّوْقِيتِ فِي تَقْلِيمِ الْأَظْفَارِ وَأَخْذِ الشَّارِبِ
- 16بَابُ مَا جَاءَ فِي قَصِّ الشَّارِبِ
- 17بَابُ مَا جَاءَ فِي الْأَخْذِ مِنَ اللِّحْيَةِ
- 18بَابُ مَا جَاءَ فِي إِعْفَاءِ اللِّحْيَةِ
- 19بَابُ مَا جَاءَ فِي وَضْعِ إِحْدَى الرِّجْلَيْنِ عَلَى الْأُخْرَى مُسْتَلْقِيًا
- 20بَابُ مَا جَاءَ فِي الْكَرَاهِيَةِ فِي ذَلِكَ
- 21بَابُ مَا جَاءَ فِي كَرَاهِيَةِ الِاضْطِجَاعِ عَلَى الْبَطْنِ
- 22بَابُ مَا جَاءَ فِي حِفْظِ الْعَوْرَةِ
- 23بَابُ مَا جَاءَ فِي الِاتِّكَاءِ
- 24بَابٌ
- 25بَابُ مَا جَاءَ أَنَّ الرَّجُلَ أَحَقُّ بِصَدْرِ دَابَّتِهِ
- 26بَابُ مَا جَاءَ فِي الرُّخْصَةِ فِي اتِّخَاذِ الْأَنْمَاطِ
- 27بَابُ مَا جَاءَ فِي رُكُوبِ ثَلَاثَةٍ عَلَى دَابَّةٍ
- 28بَابُ مَا جَاءَ فِي نَظْرَةِ الْمُفَاجَأَةِ
- 29بَابُ مَا جَاءَ فِي احْتِجَابِ النِّسَاءِ مِنَ الرِّجَالِ
- 30بَابُ مَا جَاءَ فِي النَّهْيِ عَنِ الدُّخُولِ عَلَى النِّسَاءِ إِلَّا بِإِذْنِ الْأَزْوَاجِ
- 31بَابُ مَا جَاءَ فِي تَحْذِيرِ فِتْنَةِ النِّسَاءِ
- 32بَابُ مَا جَاءَ فِي كَرَاهِيَةِ اتِّخَاذِ الْقُصَّةِ
- 33بَابُ مَا جَاءَ فِي الْوَاصِلَةِ وَالْمُسْتَوْصِلَةِ وَالْوَاشِمَةِ وَالْمُسْتَوْشِمَةِ
- 34بَابُ مَا جَاءَ فِي الْمُتَشَبِّهَاتِ بِالرِّجَالِ مِنَ النِّسَاءِ
- 35بَابُ مَا جَاءَ فِي كَرَاهِيَةِ خُرُوجِ الْمَرْأَةِ مُتَعَطِّرَةً
- 36بَابُ مَا جَاءَ فِي طِيبِ الرِّجَالِ وَالنِّسَاءِ
- 37بَابُ مَا جَاءَ فِي كَرَاهِيَةِ رَدِّ الطِّيبِ
- 38بَابٌ فِي كَرَاهِيَةِ مُبَاشَرَةِ الرِّجَالِ الرِّجَالَ وَالْمَرْأَةِ الْمَرْأَةَ
- 39بَابُ مَا جَاءَ فِي حِفْظِ الْعَوْرَةِ
- 40بَابُ مَا جَاءَ فِي النَّظَافَةِ
- 41بَابُ مَا جَاءَ فِي الِاسْتِتَارِ عِنْدَ الْجِمَاعِ
- 42بَابُ مَا جَاءَ فِي دُخُولِ الْحَمَّامِ
- 43بَابُ مَا جَاءَ أَنَّ الْمَلَائِكَةَ لَا تَدْخُلُ بَيْتًا فِيهِ صُورَةٌ وَلَا كَلْبٌ
- 44بَابُ مَا جَاءَ فِي كَرَاهِيَةِ لُبْسِ الْمُعَصْفَرِ لِلرَّجُلِ وَالْقَسِّيِّ
- 45بَابُ مَا جَاءَ فِي لُبْسِ الْبَيَاضِ
- 46بَابُ مَا جَاءَ فِي الرُّخْصَةِ فِي لُبْسِ الْحُمْرَةِ لِلرِّجَالِ
- 47بَابُ مَا جَاءَ فِي الثَّوْبِ الْأَخْضَرِ
- 48بَابُ مَا جَاءَ فِي الثَّوْبِ الْأَسْوَدِ
- 49بَابُ مَا جَاءَ فِي الثَّوْبِ الْأَصْفَرِ
- 50بَابُ مَا جَاءَ فِي كَرَاهِيَةِ التَّزَعْفُرِ وَالْخَلُوقِ لِلرِّجَالِ
- 51بَابُ مَا جَاءَ فِي كَرَاهِيَةِ الْحَرِيرِ وَالدِّيبَاجِ
- 52بَابٌ
- 53بَابُ مَا جَاءَ: إِنَّ اللهَ تَعَالَى يُحِبُّ أَنْ يَرَى أَثَرَ نِعْمَتِهِ عَلَى عَبْدِهِ
- 54بَابُ مَا جَاءَ فِي الْخُفِّ الْأَسْوَدِ
- 55بَابُ مَا جَاءَ فِي النَّهْيِ عَنْ نَتْفِ الشَّيْبِ
- 56بَابُ إِنَّ الْمُسْتَشَارَ مُؤْتَمَنٌ
- 57بَابُ مَا جَاءَ فِي الشُّؤْمِ
- 58بَابُ مَا جَاءَ لَا يَتَنَاجَى اثْنَانِ دُونَ ثَالِثٍ
- 59بَابُ مَا جَاءَ فِي الْعِدَةِ
- 60بَابُ مَا جَاءَ فِي فِدَاكَ أَبِي وَأُمِّي
- 61بَابُ مَا جَاءَ فِي يَا بُنَيَّ
- 62بَابُ مَا جَاءَ فِي تَعْجِيلِ اسْمِ الْمَوْلُودِ
- 63بَابُ مَا جَاءَ مَا يُسْتَحَبُّ مِنَ الْأَسْمَاءِ
- 64بَابُ مَا يُكْرَهُ مِنَ الْأَسْمَاءِ
- 65بَابُ مَا جَاءَ فِي تَغْيِيرِ الْأَسْمَاءِ
- 66بَابُ مَا جَاءَ فِي أَسْمَاءِ النَّبِيِّ ﷺ
- 67بَابُ مَا جَاءَ فِي كَرَاهِيَةِ الْجَمْعِ بَيْنَ اسْمِ النَّبِيِّ ﷺ وَكُنْيَتِهِ
- 68بَابُ مَا جَاءَ إِنَّ مِنَ الشِّعْرِ حِكْمَةً
- 69بَابُ مَا جَاءَ فِي إِنْشَادِ الشِّعْرِ
- 70(١٠٥) بَابُ مَا جَاءَ: لَأَنْ يَمْتَلِئَ جَوْفُ أَحَدِكُمْ قَيْحًا خَيْرٌ لَهُ مِنْ أَنْ يَمْتَلِئَ شِعْرًا
- 71بَابُ مَا جَاءَ فِي الْفَصَاحَةِ وَالْبَيَانِ
- 72بَابٌ
- 73(١٠٨) بَابٌ
- 74(١٠٩) بَابٌ
(43) Kitâb: Âdâb
بَابُ مَا جَاءَ فِي تَحْذِيرِ فِتْنَةِ النِّسَاءِ
بَابُ مَا جَاءَ فِي كَرَاهِيَةِ اتِّخَاذِ الْقُصَّةِ
Humeyd b. Abdurrahman (r.a.), Medîne’de halka hitaben şöyle işittiğini bize aktarmıştır: “Ey Medîneliler! Sizin âlimleriniz nerede Rasûlullah (s.a.v.), peruk kullanmayı yasaklıyor ve şöyle buyuruyordu: İsrail oğullarının kadınları bu peruk işine başladıklarında helak olmuşlardır.” Diğer tahric: Buhârî, Ehadis-ul Kur’ân; Müslim, Libas Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir. Muaviye’den değişik şekillerde de rivâyet edilmiştir
بَابُ مَا جَاءَ فِي الْوَاصِلَةِ وَالْمُسْتَوْصِلَةِ وَالْوَاشِمَةِ وَالْمُسْتَوْشِمَةِ
Abdullah b. Mes’ûd (r.a.)’den rivâyete göre; “Güzel olacağız diye Allah’ın yarattığı şekli değiştirerek dövme yapan ve yaptırana, yüzlerindeki kılları koparan kadınlara; Peygamber (s.a.v.) lanet etmiştir.” Diğer tahric: Buhârî, Tefsir-ül Kur’ân; Müslim, Libas Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir. Şu’be ve pek çok hadis imamı bu hadisi Mansur’dan rivâyet etmişlerdir
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
بَابُ مَا جَاءَ فِي الْمُتَشَبِّهَاتِ بِالرِّجَالِ مِنَ النِّسَاءِ
İbn Abbâs (r.a.)’den rivâyete göre: “Rasûlullah (s.a.v.), kadınların erkeklere benzemeye çalışanlarla erkeklerden kadınlara benzemeye çalışanlara lanet etti.” Diğer tahric: Buhârî, Libas; Dârimî, Libas Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir
İbn Abbâs (r.a.)’den rivâyete göre: “Rasûlullah (s.a.v.), erkeklerden kadın kılıklı olmaya çalışanlarla kadınlardan erkekleşmeye çalışanlara lanet etmiştir.” Diğer tahric: Buhârî, Libas; Dârimî, Libas Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir. Bu konuda Âişe’den de hadis rivâyet edilmiştir
بَابُ مَا جَاءَ فِي كَرَاهِيَةِ خُرُوجِ الْمَرْأَةِ مُتَعَطِّرَةً
Ebû Musa (r.a.)’den rivâyete göre, Nebi (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Her göz yabancı bir kadına bakarak göz zinası işlemiştir. Bir kadın da güzel kokular sürünerek erkeklerin yanından geçerse o da aynen bakan erkekler gibi zina etmiş gibidir.” Diğer tahric: Dârimî, İstizan Bir kısmı benzer olmak üzre Nesai ziynet; yine az benzeri Ebu Davud tereccül Bu konuda Ebû Hureyre’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir. EBU DAVUD RİVAYETİ İÇİN BURAYA TIKLAYIN EBU DAVUD EBU HUREYRE RİVAYETLERİ: 4174 —
بَابُ مَا جَاءَ فِي طِيبِ الرِّجَالِ وَالنِّسَاءِ
Ebû Hureyre (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Erkeklerin sürünecekleri kokunun kokusu ferkedilir fakat rengi olmaz kadınların kokuları ise rengi olur fakat kokusu başkaları tarafından fark edilmez olmalıdır.” Ali b. Hucr, İsmail b. İbrahim vasıtasıyla Cüreyrî’den, Ebû Nadre’den, Tufavî’den, Ebû Hüreyre’den mana olarak bu hadisin bir benzerini bize aktarmışlardır
İmrân b. Husayn (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.) bana şöyle buyurdu: “Erkeklere ait güzel kokuların en iyisi kokusu açık rengi gizli olandır. Kadınların kokularının en iyisi ise rengi açık olup gözüken ve kokusu çevreye yayılmayandır.” Yine Rasûlullah (s.a.v.), kızıl renge boyanmış deve semeri yastıklarını kullanmayı da yasaklamıştır.” Diğer tahric: Ebû Dâvûd, Libas Tirmizî: Bu hadis bu şekliyle hasen garibtir
بَابُ مَا جَاءَ فِي كَرَاهِيَةِ رَدِّ الطِّيبِ
Sümâme b. Abdullah (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Enes kendisine ikram edilen güzel kokuyu reddetmezdi. Enes dedi ki: Rasûlullah (s.a.v.) güzel kokuyu reddetmezdi.” Diğer tahric: Buhârî Hac Bu konuda Ebû Hüreyre’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir
İbn Ömer (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Üç şey ikram edildiğinde reddedilmez; yastıklar, koku ve süt.” Tirmizî rivâyet etmiştir. Dühn = Güzel koku demektir. Tirmizî: Bu hadis garibtir. Abdullah; İbn Müslim İbn Cündeb Medînelidir
Ebû Osman en Nehdî (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Herhangi birinize reyhan = fesleğen verilirse onu reddetmesin, çünkü o Cennet’ten çıkmıştır.” (Tirmizî rivâyet etmiştir.) Bu hadis garib olup sadece bu şekliyle bilmekteyiz. Hennan isimli râvîyi sadece bu hadisle tanıyoruz. Ebû Osman en Nehdî’nin ismi Abdurrahman b. Müllin’dir. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) zamanına ulaşmış fakat kendisini görmemiş ve kendisinden hadiste de işitilmemiştir
بَابٌ فِي كَرَاهِيَةِ مُبَاشَرَةِ الرِّجَالِ الرِّجَالَ وَالْمَرْأَةِ الْمَرْأَةَ
Abdullah b. Mes’ûd (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Kadın kadının vücuduna dokunup birlikte olmamalıdır ve o vücudunu kendi kocasına o kadını görüyor muşçasına vasıflandırmamalıdır.” Diğer tahric: Buhârî, Nikah; Ebû Dâvûd, Nikah Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir
Ebû Saîd el Hudrî (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Erkek erkeğin haram olan avret yerlerine bakmamalı, kadında kadının avret olan yerlerine bakmamalıdır. Bir örtü içerisinde yatarken erkek erkeğe sokulmamalı. Kadında kadına bir örtü içerisinde yatarken sokulmamalı vücutlarını birbirine dokundurmamalıdır.” (İbn Mâce, Tahara: 17) Bu hadis hasen garib sahihtir
بَابُ مَا جَاءَ فِي حِفْظِ الْعَوْرَةِ
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
İbn Abbâs (r.a.)’den rivâyete göre, Nebi (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Uyluk avretten sayılır.” (Örtülmesi gerekir.) Tirmizî rivâyet etmiştir
Abdullah b. Cerhed el Eslemî (r.a.)’in babasından rivâyete göre, Nebi (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Uyluk avretten sayılır.” Diğer tahric: Ebû Dâvûd, Hamam Bu hadis bu şekliyle hasen garibtir. Bu konuda Ali, Muhammed b. Abdullah b. Cahş’tan da hadis rivâyet edilmiştir. Abdullah b. Cahş’ın oğlu da kendisi de sahabedir
Cerhed (r.a.)’den rivâyete göre, Nebi (s.a.v.), Cerhed’in yanından geçti Cerhed’in uyluğu açık durumda idi, Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Uyluğunu ört çünkü uyluk avrettendir.” Tirmizî rivâyet etmiştir. Tirmizî: Bu hadis hasendir
بَابُ مَا جَاءَ فِي النَّظَافَةِ
Salih b. Hasan (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Saîd b. Müseyyeb’in şöyle dediğini işittim: “Allah güzeldir, güzel olan şeyleri sever; temizdir, temiz olan şeyleri sever; ikram sahibidir; ikram edenleri sever; cömerttir, cömert olanları sever. Siz de evleriniz gibi -zannedersem avlularınızı dedi- temiz tutunuz. Yahudîlere benzemeyiniz.” Hadisin râvîlerinden biri dedi ki: Bu hadisi Muhâcir b. Mismar’a anlattım o da şöyle dedi: Bu hadisi bana Âmir b. Sa’d b. ebî Vakkâs babası vasıtasıyla buradaki gibi bize aktardı ne var ki şüpheyi kaldırarak: “Avlularınızı temiz tutunuz” demektedir. Tirmizî rivâyet etmiştir. Tirmizî: Bu hadis garibtir.Hâlid b. İlyas’ın hadiste zayıf olduğu söylenmiştir
بَابُ مَا جَاءَ فِي الِاسْتِتَارِ عِنْدَ الْجِمَاعِ
İbn Ömer (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Çıplak durmaktan sakınınız. Çünkü sizden ayrılmayan ancak abdest bozarken ve hanımınızla cinsel ilişki yaparken ayrılan melekler vardır, onlardan haya edip onlara karşı saygılı olunuz.” Diğer tahric: Buhârî, Menakıb; Müslim, Fedail Tirmizî: Bu hadis garibtir. Sadece bu şekilde bilmekteyiz. Ebû Muhayyat’ın ismi Yahya b. Ya’la’dır
بَابُ مَا جَاءَ فِي دُخُولِ الْحَمَّامِ
Câbir (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Allah’a ve ahiret gününe inanan kimse peştemalsız hamama girmesin. Allah’a ve ahiret gününe inanan hanımını hamama sokmasın. Allah’a ve ahiret gününe inanan üzerindeki içki içilen masalara oturmasın.” (Müsned: 14124) Bu hadis hasen garibtir. Bu hadisin Tavus’un, Câbir’den rivâyeti olduğunu sadece bu şekilde bilmekteyiz. b. İsmail dedi ki: Leys b. ebî Süleym doğru bir kimsedir. Fakat bazen bir şey hakkında vehme düşüyor Muhammed b. ismail ve Ahmed b. Hanbel diyorlar ki: Leys’in rivâyetedildiği hadise sevinilmez. Leys merfu olmayacak şeyleri merfu olarak aktarması yönünden zayıf sayılır
Âişe (r.anha)’dan rivâyet edildiğine göre: “Rasûlullah (s.a.v.), erkekleri ve kadınları hamama gitmekten yasaklamıştı. Sonradan peştamal kullanmak şartıyla hamama girmelerine izin vermişti.” Diğer tahric: Ebû Dâvûd, Hamam Tirmizî: Bu hadisi sadece Hammad b. Seleme’nin rivâyetiyle bilmekteyiz. Senedi de pek sağlam değildir
Ebû’l Melîh el Hüzelî (r.a.)’den rivâyete göre, Hıms ve Şam halkından bazı kadınlar Âişe’nin yanına girdiler, Âişe onlara şöyle dedi: Siz öyle kadınlarsınız ki hamamlara gidiyorsunuz. Ben ise Rasûlullah (s.a.v.)’den şöyle derken işittim: “Herhangi bir kadın, kocasının evinden başka bir yerde elbisesini çıkarırsa Rabbiyle arasındaki haya perdesini yırtmış olur.” Diğer tahric: Ebû Dâvûd, Hamam Tirmizî: Bu hadis hasendir
بَابُ مَا جَاءَ أَنَّ الْمَلَائِكَةَ لَا تَدْخُلُ بَيْتًا فِيهِ صُورَةٌ وَلَا كَلْبٌ
Ebû Talha (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle diyor: Rasûlullah (s.a.v.)’den işittim şöyle diyordu: “Köpek, resim ve heykel bulunan eve melek girmez.” Diğer tahric: Buhârî, Bed-il Halk; Müslim, Libas Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir
Rafî’ b. İshâk’ın haber verdiğine göre, şöyle demiştir: Ben ve Abdullah b. ebî Talha Ebû Saîd el Hudrî’yi hastalığı dolayısıyla ziyarete gitmiştik. Ebû Saîd el Hudrî dedi ki: Rasûlullah (s.a.v.) bize şöyle haber verdi: “İçinde resim ve heykel bulunan eve melekler girmez.” İshâk, resim mi heykel mi demişti diye şüphe ediyor.” Diğer tahric: Müsned: 11326 Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir
Ebû Hureyre (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Cebrail bana geldi ve dedi ki: Dün gece sana gelmiş idim. Bulunduğun ev'e girmeme bu güne kadar bir engel yoktu fakat evin kapısının örtüsünde insan resimleri olan bir perde vardı evin içerisinde de resim ve nakışlar bulunan bir duvar örtüsü vardı ve evde de bir köpek bulunuyordu. Şimdi emret kapı örtüsündeki resmin başı koparılsın o zaman o şekil bir ağaç şekline benzer. Duvar örtüsü için emret kesilsin o parçalarda yere atılıp çiğnenen minder yapılsın. Köpek için de emret o evden atılıp çıkarılsın. Rasûlullah (s.a.v.) bunların hepsini yaptı. Köpek, Hasan ve Hüseyin’in oynadıkları bir köpek yavrusuydu, emretti ve köpekte çıkarıldı.” Diğer tahric: Nesâî, Ziyne Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir. Bu konuda Âişe ve Ebû Talha’dan da hadis rivâyet edilmiştir
بَابُ مَا جَاءَ فِي كَرَاهِيَةِ لُبْسِ الْمُعَصْفَرِ لِلرَّجُلِ وَالْقَسِّيِّ
Abdullah b. Amr (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Üzerinde alt ve üst iki parçadan oluşan kırmızı elbise giymiş biri geçti ve Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e selam verdi. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) onun selamını almadı.” (Ebû Dâvûd, Libas: 27) Bu hadis bu şekliyle hasen garibtir. adamlarınca bu hadisin anlamı şudur: Çok dikkat çekecek şekilde kırmızıya boyanmış elbisenin erkekler tarafından giyilmesi hoş karşılanmaz, çok dikkat çekmeyecek şekilde boyanmış kırmızımsı renklerle boyanmış elbise giymekte bir sakınca yoktur
Ali (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v.), altın yüzüğü, ipekli elbiseyi, hayvanların semerlerinde kullanılan dikkat çekici yastığı kullanmayı ve Cea’yı yasak etmiştir.” Ebû’l Ahvas: “Cea” Mısır’da arpadan yapılan bir içkidir. Diğer tahric: Müslim, Salat Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir
Berâ b. Âzib (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.) bize yedi şeyi emretti, yedi şeyi de yasakladı: “Emrettikleri: Cenazeye katılmak, Hasta ziyareti, Aksıran kimse elhamdülillah derse yerhamukallah demek, Da'vet'e icabet etmek, Mazlum'a yardım etmek, Yemin eden kimseyi tasdik etmeyi. Yasakladıkları ise: Altın yüzük kullanmak (erkekler için), Altından yapılmış değişik şeyler kullanmak, Altın ve gümüş kaplardan yemek ve içmek, İpek elbise giymek, ipekli kumaş cinsinden dibâc, istebrak ve kıssî giymek (Bu sayılanlar iç çamaşırı veya dışa giyilen değişik kalınlıktaki elbiselerdir.) Diğer tahric: Buhârî, Cenaiz; Müslim, Libas Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir. Eş’as b. Süleym=Eş’as b. ebi’ş Şasa’dır. İsmi, Süleym b. Esved’tir
بَابُ مَا جَاءَ فِي لُبْسِ الْبَيَاضِ
Semure b. Cündüp (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle demiştir: “Beyaz elbiseler giyinin çünkü beyaz daha temiz ve daha hoştur. Ölülerinize de beyaz kefene sarınız.” Diğer tahric: İbn Mâce, Libas Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir. Bu konuda İbn Abbâs ve İbn Ömer’den de hadis rivâyet edilmiştir
بَابُ مَا جَاءَ فِي الرُّخْصَةِ فِي لُبْسِ الْحُمْرَةِ لِلرِّجَالِ
Câbir b. Semure (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v.)’i mehtaplı bir gecede gördüm ve bir Rasûlullah (s.a.v.)’e birde aya bakmaya başladım. Rasûlullah (s.a.v.)’in üzerinde kırmızı bir elbise vardı o anda O, bana aydan daha güzeldi.” Diğer tahric: Dârimî, Mukaddime
Tirmizî: Bu hadis hasen garibtir. Sadece Eş’as rivâyetiyle biliyoruz. Şu’be ve Sevrî, Ebû İshâk vasıtasıyla Berâ b. Âzib’den rivâyet ederek şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v.)’i üzerinde kırmızı bir elbise ile gördüm.” Aynı şekilde Mahmûd b. Gaylân, Vekî’ vasıtasıyla Sûfyân’dan, Ebû İshâk’tan bu hadisi rivâyet etmişlerdir. Muhammed b. Beşşâr, Muahmmed b. Cafer vasıtasıyla Şu’be’den, Ebû İshâk’tan bu şekilde rivâyet etmişlerdir. Bu hadis buradakinden daha uzundur. Muhammed’e sordum. Ebû İshâk’ın Berâ’dan rivâyeti mi yoksa Câbir b. Semure’nin rivâyeti mi daha sağlamdır? Bu iki hadisi de sağlam buldu. Bu konuda Berâ’dan ve Ebû Cuhayfe’den de hadis rivâyet edilmiştir
بَابُ مَا جَاءَ فِي الثَّوْبِ الْأَخْضَرِ
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
بَابُ مَا جَاءَ فِي الثَّوْبِ الْأَسْوَدِ
Âişe (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v.), bir sabah evden çıktı üzerinde siyah bir elbise vardı.” Diğer tahric: Müslim, Libas; Ebû Dâvûd, Libas Tirmizî: Bu hadis hasen garib sahihtir
بَابُ مَا جَاءَ فِي الثَّوْبِ الْأَصْفَرِ
Kayle binti Mahreme (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.)’in yanına gelmiştik. Kayle hadisi uzunca anlattı nihayet bir adam geldi güneş yükselmişti. O adam: Ey Allah’ın Rasûlü! selam sana dedi. Rasûlullah (s.a.v.) de: Allah’ın selamı ve rahmeti senin üzerine de olsun O’nun üzerinde (Peygamberi kastediyor) sarımtırak eskimiş bir elbise vardı. Elinde de bir hurma çubuğu bulunmaktaydı.” Diğer tahric: Ebû Dâvûd, Haraç Tirmizî: Kayle hadisini sadece Abdullah b. Hassân’ın rivâyetiyle bilmekteyiz
بَابُ مَا جَاءَ فِي كَرَاهِيَةِ التَّزَعْفُرِ وَالْخَلُوقِ لِلرِّجَالِ
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
بَابُ مَا جَاءَ فِي كَرَاهِيَةِ الْحَرِيرِ وَالدِّيبَاجِ
İbn Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Ömer’den işittim Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in şöyle söylediğini hatırlatıyordu: “Kim dünyada ipek elbise giyerse onu ahirette giyemeyecektir.” (Müslim, Libas: 17) konuda Ali, Huzeyfe, Enes ve pek çok sahabeden hadis rivâyet edilmiş olup kitabımızın giyecekler bölümünde geçmişti. Bu hadis hasen sahihtir. Ömer’den başka yollarla da rivâyet edilmiştir. binti ebî Bekir es Sıddîk’ın azâdlı kölesinin adı Abdullah’tır. Ebû Amr diye künyelenir. b. ebî Rebah ve Amr b. Dinar kendisinden hadis rivâyet etmişlerdir
بَابٌ
Misver b. Mahreme (r.a.)’den rivâyete göre: “Rasûlullah (s.a.v.), kaftan dağıttı ve Misver b. Mahreme’ye bir şey vermedi. Bunun üzerine Mahreme şöyle dedi: Ey evladım kalk birlikte Rasûlullah (s.a.v.)’e gidelim. Misver dedi ki: Onunla beraber gittim Rasûlullah (s.a.v.)’in kapısına varınca gir ve Peygamber (s.a.v.)’i bana çağır dedi. Ben de Rasûlullah (s.a.v.)’i çağırdım. Rasûlullah (s.a.v.) çıktı, üzerinde dağıttığı kaftanlardan biri vardı. Bunu sana saklamıştım buyurdu. Mahreme’nin oğlu Misver dedi ki: “Mahreme o kaftana baktı ve Mahreme razı oldu dedi.” Diğer tahric: Buhârî, Hibe; Müslim, Zekat Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir. İbn ebî Müleyke’nin ismi Abdullah b. Ubeydullah b. ebî Müleyke’dir
بَابُ مَا جَاءَ: إِنَّ اللهَ تَعَالَى يُحِبُّ أَنْ يَرَى أَثَرَ نِعْمَتِهِ عَلَى عَبْدِهِ
Amr b. Şuayb (r.a.), babasından ve dedesinden rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Allah nimetinin eserini kulu üzerinde görmeyi sever.” Tirmizî rivâyet etmiştir. Bu konuda Ebû’l Ahvas’ın babasından, Imrân b. Husayn’dan ve İbn Mes’ûd’tan da hadis rivâyet edilmiştir. Tirmizî: Bu hadis hasendir
بَابُ مَا جَاءَ فِي الْخُفِّ الْأَسْوَدِ
Büreyde (r.a.)’den rivâyete göre: “Necaşi Peygamber (s.a.v.)’e iki siyah mest hediye etmişti. Rasûlullah (s.a.v.) onları giydi. Sonra abdest alıp üzerine mesh yaptı.” Diğer tahric: Ebû Dâvûd, Tahara Tirmizî: Bu hadis hasendir. Bu hadisi Delhem’in rivâyetiyle bilmekteyiz. Bu hadisi Muhammed b. Rabia, Delhem’den rivâyet etmiştir
بَابُ مَا جَاءَ فِي النَّهْيِ عَنْ نَتْفِ الشَّيْبِ
Amr b. Şuayb (r.a.)’ın babasından ve dedesinden rivâyete göre: “Nebi (s.a.v.) beyaz kılları yolmayı yasakladı ve bu Müslüman’ın nurudur buyurdu.” Diğer tahric: İbn Mâce, Edeb Tirmizî: Bu hadis hasendir. Abdurrahman b. Hâris ve pek çok kimse bu hadisi Amr b. Şuayb’den rivâyet etmişlerdir
بَابُ إِنَّ الْمُسْتَشَارَ مُؤْتَمَنٌ
Ebû Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “İstişare edilen kimse güvenilen kimsedir.” (Ebû Dâvûd, Etıme: 27) Bu hadis hasendir. Pek çok kişi bu hadisi Şeyban b. Abdurrahman en Nahvî’den rivâyet etmişlerdir. Şeyban kitap yazmış bir müellif olup rivâyetleri sahihtir. Ebû Muaviye diye künyelenir. b. Alâ el Attar, Sûfyân b. Uyeyne’den bize şöyle aktardı: Abdulmelik b. Umeyr dedi ki: “Ben bir hadisi rivâyet ederken o hadisten bir harf bile eksiltmem.”
Ümmü Seleme (r.anha)’dan rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “İştişare edilen kimse güvenilen kimsedir.” Diğer tahric: Ebû Dâvûd, Etıme Bu konuda İbn Mes’ûd, Ebû Hüreyre ve İbn Ömer’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmizî: Ümmü Seleme rivâyeti olarak bu hadis garibtir
بَابُ مَا جَاءَ فِي الشُّؤْمِ
Saîd b. Abdurrahman, Sûfyân vasıtasıyla Zührî’den, Sâlim’den babasından bu hadisin bir benzerini rivâyet etmişlerdir. Saîd’in rivâyeti daha sağlamdır. Çünkü Ali el Medîni ve Humeydî ikisi birden Sûfyân’dan, Zührî’den, Sâlim’den, babasından rivâyet etmişlerdir. Sûfyân şöyle bir hatırlatmada bulunmuştur: Bu hadisi bize Zührî Sâlim ve İbn Ömer vasıtasıyla rivâyet etmiştir. bu hadisi Zührî’den rivâyet ederek şöyle demiştir: b. Ömer’in iki oğlu Sâlim ve Hamza’dan, babalarından demiştir. konuda Sehl b. Sa’d, Âişe ve Enes’den de hadis rivâyet edilmiştir. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’den şöyle de rivâyet edilmiştir: “Uğursuzluk olmuş olsaydı kadın da, binitte ve evde olurdu.”
Saîd b. Abdurrahman, Sûfyân vasıtasıyla Zührî’den, Sâlim’den babasından bu hadisin bir benzerini rivâyet etmişlerdir. Saîd’in rivâyeti daha sağlamdır. Çünkü Ali el Medîni ve Humeydî ikisi birden Sûfyân’dan, Zührî’den, Sâlim’den, babasından rivâyet etmişlerdir. Sûfyân şöyle bir hatırlatmada bulunmuştur: Bu hadisi bize Zührî Sâlim ve İbn Ömer vasıtasıyla rivâyet etmiştir. bu hadisi Zührî’den rivâyet ederek şöyle demiştir: b. Ömer’in iki oğlu Sâlim ve Hamza’dan, babalarından demiştir. konuda Sehl b. Sa’d, Âişe ve Enes’den de hadis rivâyet edilmiştir. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’den şöyle de rivâyet edilmiştir: “Uğursuzluk olmuş olsaydı kadın da, binitte ve evde olurdu.”
Saîd b. Abdurrahman, Sûfyân vasıtasıyla Zührî’den, Sâlim’den babasından bu hadisin bir benzerini rivâyet etmişlerdir. Saîd’in rivâyeti daha sağlamdır. Çünkü Ali el Medîni ve Humeydî ikisi birden Sûfyân’dan, Zührî’den, Sâlim’den, babasından rivâyet etmişlerdir. Sûfyân şöyle bir hatırlatmada bulunmuştur: Bu hadisi bize Zührî Sâlim ve İbn Ömer vasıtasıyla rivâyet etmiştir. bu hadisi Zührî’den rivâyet ederek şöyle demiştir: b. Ömer’in iki oğlu Sâlim ve Hamza’dan, babalarından demiştir. konuda Sehl b. Sa’d, Âişe ve Enes’den de hadis rivâyet edilmiştir. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’den şöyle de rivâyet edilmiştir: “Uğursuzluk olmuş olsaydı kadın da, binitte ve evde olurdu.”
Saîd b. Abdurrahman, Sûfyân vasıtasıyla Zührî’den, Sâlim’den babasından bu hadisin bir benzerini rivâyet etmişlerdir. Saîd’in rivâyeti daha sağlamdır. Çünkü Ali el Medîni ve Humeydî ikisi birden Sûfyân’dan, Zührî’den, Sâlim’den, babasından rivâyet etmişlerdir. Sûfyân şöyle bir hatırlatmada bulunmuştur: Bu hadisi bize Zührî Sâlim ve İbn Ömer vasıtasıyla rivâyet etmiştir. bu hadisi Zührî’den rivâyet ederek şöyle demiştir: b. Ömer’in iki oğlu Sâlim ve Hamza’dan, babalarından demiştir. konuda Sehl b. Sa’d, Âişe ve Enes’den de hadis rivâyet edilmiştir. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’den şöyle de rivâyet edilmiştir: “Uğursuzluk olmuş olsaydı kadın da, binitte ve evde olurdu.”