SÜNNETİMİZSÜNNET VE HADİS KÜTÜPHANESİ
Muvatta' › Kitâb 48 · GiyimKonum

(48) Kitâb: Giyim

كتاب اللباس
Hadis 1651 – 1670 · 20 rivayet
Muvatta' 1651Sahih (Selîm el-Hilâlî)

Cabir b. Abdullah el-Ensarî (r.a.) şunları anlattı: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile Benî Enmar gazvesine çıktık. Ben bir ağacın altında konaklamıştım. O sırada Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem geldi: «— Ya Resulullah, gölgeye buyur!» dedim. O da geldi. (Erzak koyduğumuz) çuvalımıza bakıp (yiyecek) bir şey aradım. Orada küçük bir acur buldum. Doğrayıp Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e sunduğumda: «— Bunu nereden aldınız?» buyurdu. «— Medine'den getirdik, ya Resulallah!» dedim. O sırada yanımızda hayvanlarımızı otlatmaya gitmesi için hazırladığımız bir arkadaşımız vardı. Onun hazırlığını yaptım. Üzerinde eskimiş iki hırkasiyle hayvanları gütmeye gitti. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona bakıp: «— Bu adamın bunlardan başka elbiseleri yok mu?» dedi. Ben: «— Var, heybede yedek elbiseleri var, ya Resulallah!» dedim. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: «— O halde onu çağır, ona söyle iyi elbiselerini giysin» buyurdu. Ben de onu çağırdım. Elbiselerini giydi, sonra dönüp gitti. Bunun üzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: «—Allah boynuna vurasıcaya ne oluyor (da yeni elbisesi varken eskileri giyiyor). Bu kendisi için daha hayırlı değil inidir?» dedi. Hayvan otlatmaya giden adam bunu işitip: «— Ya Resulullah! Allah yoluna cihadda da mı?» deyince, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: «—Cihadda da!» buyurdu. O zat savaşta şehid düştü

وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ زَيْدِ بْنِ أَسْلَمَ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ الأَنْصَارِيِّ، أَنَّهُ قَالَ خَرَجْنَا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي غَزْوَةِ بَنِي أَنْمَارٍ ‏.‏ قَالَ جَابِرٌ فَبَيْنَا أَنَا نَازِلٌ تَحْتَ شَجَرَةٍ إِذَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ هَلُمَّ إِلَى الظِّلِّ ‏.‏ قَالَ فَنَزَلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقُمْتُ إِلَى غِرَارَةٍ لَنَا فَالْتَمَسْتُ فِيهَا شَيْئًا فَوَجَدْتُ فِيهَا جِرْوَ قِثَّاءٍ فَكَسَرْتُهُ ثُمَّ قَرَّبْتُهُ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ ‏"‏ مِنْ أَيْنَ لَكُمْ هَذَا ‏"‏ ‏.‏ قَالَ فَقُلْتُ خَرَجْنَا بِهِ يَا رَسُولَ اللَّهِ مِنَ الْمَدِينَةِ ‏.‏ قَالَ جَابِرٌ وَعِنْدَنَا صَاحِبٌ لَنَا نُجَهِّزُهُ يَذْهَبُ يَرْعَى ظَهْرَنَا - قَالَ - فَجَهَّزْتُهُ ثُمَّ أَدْبَرَ يَذْهَبُ فِي الظَّهْرِ وَعَلَيْهِ بُرْدَانِ لَهُ قَدْ خَلَقَا - قَالَ - فَنَظَرَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِلَيْهِ فَقَالَ ‏"‏ أَمَا لَهُ ثَوْبَانِ غَيْرُ هَذَيْنِ ‏"‏ ‏.‏ فَقُلْتُ بَلَى يَا رَسُولَ اللَّهِ لَهُ ثَوْبَانِ فِي الْعَيْبَةِ كَسَوْتُهُ إِيَّاهُمَا ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَادْعُهُ فَمُرْهُ فَلْيَلْبَسْهُمَا ‏"‏ ‏.‏ قَالَ فَدَعَوْتُهُ فَلَبِسَهُمَا ثُمَّ وَلَّى يَذْهَبُ ‏.‏ قَالَ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ مَا لَهُ ضَرَبَ اللَّهُ عُنُقَهُ أَلَيْسَ هَذَا خَيْرًا لَهُ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ فَسَمِعَهُ الرَّجُلُ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ فِي سَبِيلِ اللَّهِ ‏.‏ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ فِي سَبِيلِ اللَّهِ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ فَقُتِلَ الرَّجُلُ فِي سَبِيلِ اللَّهِ ‏.‏
Muvatta', Kitâb 48 (Giyim), Hadis no. 1651
Muvatta' 1652Zayıf (Mevkûf) (Selîm el-Hilâlî)

İmam Malik'e rivayet edildiğine göre, Ömer b. Hattab (r.a.) şöyle dedi: «Şüphesiz ben beyaz elbiseli nafiz'a (Kur'an okuyana) bakmayı seviyorum.»

وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، أَنَّهُ بَلَغَهُ أَنَّ عُمَرَ بْنَ الْخَطَّابِ، قَالَ إِنِّي لأُحِبُّ أَنْ أَنْظُرَ، إِلَى الْقَارِئِ أَبْيَضَ الثِّيَابِ ‏.‏
Muvatta', Kitâb 48 (Giyim), Hadis no. 1652
Muvatta' 1653Sahih (Mevkûf) (Selîm el-Hilâlî)

İbni Sirin'den: Ömer b. Hattab (r.a.) şöyle dedi: «Allah size bol verince siz de kendinize iyi bakınız. Herkes giyimine önem versin.»

وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ أَيُّوبَ بْنِ أَبِي تَمِيمَةَ، عَنِ ابْنِ سِيرِينَ، قَالَ قَالَ عُمَرُ بْنُ الْخَطَّابِ إِذَا أَوْسَعَ اللَّهُ عَلَيْكُمْ فَأَوْسِعُوا عَلَى أَنْفُسِكُمْ جَمَعَ رَجُلٌ عَلَيْهِ ثِيَابَهُ ‏.‏
Muvatta', Kitâb 48 (Giyim), Hadis no. 1653
Muvatta' 1654Sahih (Selîm el-Hilâlî)

Naft'den: «Abdullah b. Ömer (r.a.) kırmızı toprak ve za'feranla boyanmış elbise giyerdi.»

وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ نَافِعٍ، أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عُمَرَ، كَانَ يَلْبَسُ الثَّوْبَ الْمَصْبُوغَ بِالْمِشْقِ وَالْمَصْبُوغَ بِالزَّعْفَرَانِ ‏.‏
Muvatta', Kitâb 48 (Giyim), Hadis no. 1654
Muvatta' 1655Sahih (Selîm el-Hilâlî)

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

قَالَ يَحْيَى وَسَمِعْتُ مَالِكًا، يَقُولُ وَأَنَا أَكْرَهُ، أَنْ يَلْبَسَ الْغِلْمَانُ، شَيْئًا مِنَ الذَّهَبِ لأَنَّهُ بَلَغَنِي أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنْ تَخَتُّمِ الذَّهَبِ فَأَنَا أَكْرَهُهُ لِلرِّجَالِ الْكَبِيرِ مِنْهُمْ وَالصَّغِيرِ ‏.‏ قَالَ يَحْيَى وَسَمِعْتُ مَالِكًا يَقُولُ فِي الْمَلاَحِفِ الْمُعَصْفَرَةِ فِي الْبُيُوتِ لِلرِّجَالِ وَفِي الأَفْنِيَةِ قَالَ لاَ أَعْلَمُ مِنْ ذَلِكَ شَيْئًا حَرَامًا وَغَيْرُ ذَلِكَ مِنَ اللِّبَاسِ أَحَبُّ إِلَىَّ ‏.‏
Muvatta', Kitâb 48 (Giyim), Hadis no. 1655
Muvatta' 1656Sahih (Mevkûf) (Selîm el-Hilâlî)

Urve, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in zevcesi Aişe r.anha'nın giydiği ipek ve yün karışımı çizgili elbisesini Abdullah b. Zübeyr'e giydirdiğini rivayet etti

وَحَدَّثَنِي مَالِكٌ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، زَوْجِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهَا كَسَتْ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ الزُّبَيْرِ مِطْرَفَ خَزٍّ كَانَتْ عَائِشَةُ تَلْبَسُهُ ‏.‏
Muvatta', Kitâb 48 (Giyim), Hadis no. 1656
Muvatta' 1657Hasen (Mevkûf) (Selîm el-Hilâlî)

Alkame bin ebi Alkame anasinden şöyle anlattı: «Abdurrahman'ın kızı Hafsa (saçlarını gösteren) ince bir baş örtüsüyle Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in hanımı Aişe r.anha'nın yanına girince, ince baş örtüsünü yırtıp Hafsa'ya kalın bir baş örtüsü giydirdi.»

وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ عَلْقَمَةَ بْنِ أَبِي عَلْقَمَةَ، عَنْ أُمِّهِ، أَنَّهَا قَالَتْ دَخَلَتْ حَفْصَةُ بِنْتُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ عَلَى عَائِشَةَ زَوْجِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَعَلَى حَفْصَةَ خِمَارٌ رَقِيقٌ فَشَقَّتْهُ عَائِشَةُ وَكَسَتْهَا خِمَارًا كَثِيفًا ‏.‏
Muvatta', Kitâb 48 (Giyim), Hadis no. 1657
Muvatta' 1658Sahih (Mevkûf) (Selîm el-Hilâlî)

Ebu Hureyre (r.a.)'dan: «Vücudlarını gösteren ince elbiseler giyinip salınarak yürüyen kadınlar cennete giremezler ve kokusunu da alamazlar. Halbuki cennetin kokusu beşyüz senelik mesafeden alınır.»

وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ مُسْلِمِ بْنِ أَبِي مَرْيَمَ، عَنْ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّهُ قَالَ نِسَاءٌ كَاسِيَاتٌ عَارِيَاتٌ مَائِلاَتٌ مُمِيلاَتٌ لاَ يَدْخُلْنَ الْجَنَّةَ وَلاَ يَجِدْنَ رِيحَهَا وَرِيحُهَا يُوجَدُ مِنْ مَسِيرَةِ خَمْسِمِائَةِ سَنَةٍ ‏.‏
Muvatta', Kitâb 48 (Giyim), Hadis no. 1658
Muvatta' 1659Sahih (Selîm el-Hilâlî)

İbn Şihab'dan: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir gece kalkıp ufuklara bakarak: «Bu gece nice hazineler açıldı, ne kadar fitneler meydana geldi. Dünyada nice giyinik kadınlar var ki ahirette çıplaktırlar. Hanımları namaza kaldırınız» buyurdu

وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَامَ مِنَ اللَّيْلِ فَنَظَرَ فِي أُفُقِ السَّمَاءِ فَقَالَ ‏ "‏ مَاذَا فُتِحَ اللَّيْلَةَ مِنَ الْخَزَائِنِ وَمَاذَا وَقَعَ مِنَ الْفِتَنِ كَمْ مِنْ كَاسِيَةٍ فِي الدُّنْيَا عَارِيَةٌ يَوْمَ الْقِيَامَةِ أَيْقِظُوا صَوَاحِبَ الْحُجَرِ ‏"‏ ‏.‏
Muvatta', Kitâb 48 (Giyim), Hadis no. 1659
Muvatta' 1660Sahih (Selîm el-Hilâlî)

Abdullah b. Ömer (r.a.)'dan; Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: «Kibirlenerek elbisesini yerde sürükleyen kimseye Allahü Teala kıyamet gününde bakmaz.» buyurdu

وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ دِينَارٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ الَّذِي يَجُرُّ ثَوْبَهُ خُيَلاَءَ لاَ يَنْظُرُ اللَّهُ إِلَيْهِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ ‏"‏ ‏.‏
Muvatta', Kitâb 48 (Giyim), Hadis no. 1660
Muvatta' 1661Sahih (Selîm el-Hilâlî)

Ebu Hureyre'den: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: «Allahu Teala kıyamet gününde eteklerini büyüklenerek yerde sürükleyen kimseye bakmaz.» buyurdu

وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ أَبِي الزِّنَادِ، عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ لاَ يَنْظُرُ اللَّهُ تَبَارَكَ وَتَعَالَى يَوْمَ الْقِيَامَةِ إِلَى مَنْ يَجُرُّ إِزَارَهُ بَطَرًا ‏"‏ ‏.‏
Muvatta', Kitâb 48 (Giyim), Hadis no. 1661
Muvatta' 1662Sahih (Selîm el-Hilâlî)

Abdullah b. Ömer (r.a.)'dan: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: «Allahu Teala kıyamet gününde büyüklük taslayarak eteğini yerde sürükleyen kimseye bakmaz.» buyurdu

وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ نَافِعٍ، وَعَبْدِ اللَّهِ بْنِ دِينَارٍ، وَزَيْدِ بْنِ أَسْلَمَ، كُلُّهُمْ يُخْبِرُهُ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ لاَ يَنْظُرُ اللَّهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ إِلَى مَنْ يَجُرُّ ثَوْبَهُ خُيَلاَءَ ‏"‏ ‏.‏
Muvatta', Kitâb 48 (Giyim), Hadis no. 1662
Muvatta' 1663Sahih (Selîm el-Hilâlî)

El-Ala’ bin Abdurrahman babasından şunları rivayet etti: Ebu Said el-Hudri'ye etekleri ne kadar uzatmalı diye sorduğumda: «— Sana bildiğim doğru cevabı vereceğim. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem:'ı şöyle derken işittim: «Mu'min erkeğin etekleri bacaklarının yarısına kadar inmelidir. Topuklarına kadar uza­nınca da ona günah yoktur. Topuklardan aşağıda olan şey cehennemdedir. Allahu Teala kıyamet gününde eteğini büyüklük taslayarak yerde sürükleyen kimseye bakmaz.» buyurdu

وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنِ الْعَلاَءِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّهُ قَالَ سَأَلْتُ أَبَا سَعِيدٍ الْخُدْرِيَّ عَنِ الإِزَارِ، فَقَالَ أَنَا أُخْبِرُكَ بِعِلْمٍ، سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏ "‏ إِزْرَةُ الْمُؤْمِنِ إِلَى أَنْصَافِ سَاقَيْهِ لاَ جُنَاحَ عَلَيْهِ فِيمَا بَيْنَهُ وَبَيْنَ الْكَعْبَيْنِ مَا أَسْفَلَ مِنْ ذَلِكَ فَفِي النَّارِ مَا أَسْفَلَ مِنْ ذَلِكَ فَفِي النَّارِ لاَ يَنْظُرُ اللَّهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ إِلَى مَنْ جَرَّ إِزَارَهُ بَطَرًا ‏"‏ ‏.‏
Muvatta', Kitâb 48 (Giyim), Hadis no. 1663
Muvatta' 1664Sahih (Selîm el-Hilâlî)

Ebu Ubeyde kızı Safiyye şunları anlattı: «Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in zevcesi Ümmü Seleme (r.anha) elbiseden söz edilince: «— Ya Resulullah! Kadın elbisesini ne kadar uzatacak?» dedi. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: «— Bir karış fazla uzatır.» buyurdu. Ümmü Seleme (r.anha): «— O zaman (kadın yürürken) bacakları görünür» dedi. Bunun üzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: «— Öyleyse bir zira' uzatır, daha fazlasına lüzum yok» buyurdu

وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ أَبِي بَكْرِ بْنِ نَافِعٍ، عَنْ أَبِيهِ، نَافِعٍ مَوْلَى ابْنِ عُمَرَ عَنْ صَفِيَّةَ بِنْتِ أَبِي عُبَيْدٍ، أَنَّهَا أَخْبَرَتْهُ عَنْ أُمِّ سَلَمَةَ، زَوْجِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهَا قَالَتْ حِينَ ذُكِرَ الإِزَارُ فَالْمَرْأَةُ يَا رَسُولَ اللَّهِ قَالَ ‏"‏ تُرْخِيهِ شِبْرًا ‏"‏ ‏.‏ قَالَتْ أُمُّ سَلَمَةَ إِذًا يَنْكَشِفُ عَنْهَا ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَذِرَاعًا لاَ تَزِيدُ عَلَيْهِ ‏"‏ ‏.‏
Muvatta', Kitâb 48 (Giyim), Hadis no. 1664
Muvatta' 1665Sahih (Selîm el-Hilâlî)

Ebu Hureyre (r.a.)'den: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: «Sizden biri tek ayakkabı ile yürümesin, ya ikisini birden giysin veya her ikisini de çıkarsın, yalınayak gezsin» buyurdu

وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ أَبِي الزِّنَادِ، عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ لاَ يَمْشِيَنَّ أَحَدُكُمْ فِي نَعْلٍ وَاحِدَةٍ لِيُنْعَلْهُمَا جَمِيعًا أَوْ لِيُحْفِهِمَا جَمِيعًا ‏"‏ ‏.‏
Muvatta', Kitâb 48 (Giyim), Hadis no. 1665
Muvatta' 1666Sahih (Selîm el-Hilâlî)

Ebu Hureyre (r.a.)'den: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: «Sizden biri ayakkabı giyerken önce sağ ayağını giysin, çıkarırken de önce sol ayakkabısını çıkarsın. Sağ ayakkabı ilk giyilen ve sol ayakkabı ilk çıkarılan olsun» buyurdu

وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ أَبِي الزِّنَادِ، عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ إِذَا انْتَعَلَ أَحَدُكُمْ فَلْيَبْدَأْ بِالْيَمِينِ وَإِذَا نَزَعَ فَلْيَبْدَأْ بِالشِّمَالِ وَلْتَكُنِ الْيُمْنَى أَوَّلَهُمَا تُنْعَلُ وَآخِرَهُمَا تُنْزَعُ ‏"‏ ‏.‏
Muvatta', Kitâb 48 (Giyim), Hadis no. 1666
Muvatta' 1667Sahih (Maktû) (Selîm el-Hilâlî)

Süheyl'in babası Malik, Ka'b el-Ahbar'dan naklen şöyle rivayet etti: Bir adam ayakkabılarını çıkartınca Ka'b el-Ahbar: «— Ayakkabılarını niçin çıkarttın? Galiba: «(Ey Musa!) Haydi pabuçlarını çıkar, Çünki sen mukaddes vadide, Tuva'dasın (Turi Sinadasın)» [Taha 12] ayetini yorumladın.» deyip sonra adama: «— Musa'nın pabuçları ne idi biliyor musun?» dedi. Malik der ki: Adamın ne cevap verdiğini bilmiyorum. Ka'b: «Musa (a.s.)'ın pabuçları eşek derisindendi» dedi

وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ عَمِّهِ أَبِي سُهَيْلِ بْنِ مَالِكٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ كَعْبِ الأَحْبَارِ، أَنَّ رَجُلاً، نَزَعَ نَعْلَيْهِ فَقَالَ لِمَ خَلَعْتَ نَعْلَيْكَ لَعَلَّكَ تَأَوَّلْتَ هَذِهِ الآيَةَ ‏{‏فَاخْلَعْ نَعْلَيْكَ إِنَّكَ بِالْوَادِي الْمُقَدَّسِ طُوًى‏}‏ قَالَ ثُمَّ قَالَ كَعْبٌ لِلرَّجُلِ أَتَدْرِي مَا كَانَتْ نَعْلاَ مُوسَى قَالَ مَالِكٌ لاَ أَدْرِي مَا أَجَابَهُ الرَّجُلُ فَقَالَ كَعْبٌ كَانَتَا مِنْ جِلْدِ حِمَارٍ مَيِّتٍ ‏.‏
Muvatta', Kitâb 48 (Giyim), Hadis no. 1667
Muvatta' 1668Sahih (Selîm el-Hilâlî)

Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayete göre, şöyle demiştir: "Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem iki çeşit elbise giymeyi ve iki çeşit satışı yasakladı; (Bunlar) münabeze ve mülamese yoluyla satış ve don giymeksizin tek kat elbise giyip dizlerini dikerek oturmasıdir" Diğer tahric: Buharı, Libas

وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ أَبِي الزِّنَادِ، عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّهُ قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ لِبْسَتَيْنِ وَعَنْ بَيْعَتَيْنِ عَنِ الْمُلاَمَسَةِ وَعَنِ الْمُنَابَذَةِ وَعَنْ أَنْ يَحْتَبِيَ الرَّجُلُ فِي ثَوْبٍ وَاحِدٍ لَيْسَ عَلَى فَرْجِهِ مِنْهُ شَىْءٌ وَعَنْ أَنْ يَشْتَمِلَ الرَّجُلُ بِالثَّوْبِ الْوَاحِدِ عَلَى أَحَدِ شِقَّيْهِ ‏.‏
Muvatta', Kitâb 48 (Giyim), Hadis no. 1668
Muvatta' 1669Sahih (Selîm el-Hilâlî)

Abdullah b. Ömer (r.a.)'den rivayete göre, Ömer b. Hattab mescidin kapısında satılık bir hülle (elbise) gördü ve şöyle dedi: "Ey Allah'ın Rasulü! Bu elbiseyi alsan da cuma günleri ve yanına elçiler geldiği zaman giysen" dedi. Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem de: "Bunu ancak ahiretten nasibi olmayanlar giyer" buyurdu. Daha sonra Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e ganimet mallarından ipek elbiseler gelince Ömer b. Hattab ondan birini verdi. Ömer de: "Ey Allah'ın Rasulü! Onu bana mı verdin? Halbuki sen Utarit'in elbisesi hakkında neler söylemiştin" deyince Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Onu sana giymen için vermedim" buyurdu. Ömer de bu elbiseyi Mekke'deki müşrik kardeşine verdi." Diğer tahric: Buhari, Cuma; Müslim, Libas

وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ نَافِعٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، أَنَّ عُمَرَ بْنَ الْخَطَّابِ، رَأَى حُلَّةً سِيَرَاءَ تُبَاعُ عِنْدَ بَابِ الْمَسْجِدِ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ لَوِ اشْتَرَيْتَ هَذِهِ الْحُلَّةَ فَلَبِسْتَهَا يَوْمَ الْجُمُعَةِ وَلِلْوَفْدِ إِذَا قَدِمُوا عَلَيْكَ ‏.‏ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ إِنَّمَا يَلْبَسُ هَذِهِ مَنْ لاَ خَلاَقَ لَهُ فِي الآخِرَةِ ‏"‏ ‏.‏ ثُمَّ جَاءَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مِنْهَا حُلَلٌ فَأَعْطَى عُمَرَ بْنَ الْخَطَّابِ مِنْهَا حُلَّةً فَقَالَ عُمَرُ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَكَسَوْتَنِيهَا وَقَدْ قُلْتَ فِي حُلَّةِ عُطَارِدٍ مَا قُلْتَ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ لَمْ أَكْسُكَهَا لِتَلْبَسَهَا ‏"‏ ‏.‏ فَكَسَاهَا عُمَرُ أَخًا لَهُ مُشْرِكًا بِمَكَّةَ ‏.‏
Muvatta', Kitâb 48 (Giyim), Hadis no. 1669
Muvatta' 1670Sahih (Mevkûf) (Selîm el-Hilâlî)

Enes b. Malik (r.a.)'den rivayete göre, şöyle demiştir: "Ömer b. Hattab halife iken onu Medine'de gördüm, elbisesinin iki omuz arasındaki yırtığına birbirine tutturulmuş üç yama koymuştu." Sadece İmam-ı Malik'in Muvatta'ında geçmektedir

وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ إِسْحَاقَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي طَلْحَةَ، أَنَّهُ قَالَ قَالَ أَنَسُ بْنُ مَالِكٍ رَأَيْتُ عُمَرَ بْنَ الْخَطَّابِ وَهُوَ يَوْمَئِذٍ أَمِيرُ الْمَدِينَةِ وَقَدْ رَقَعَ بَيْنَ كَتِفَيْهِ بِرُقَعٍ ثَلاَثٍ لَبَّدَ بَعْضَهَا فَوْقَ بَعْضٍ ‏.‏
Muvatta', Kitâb 48 (Giyim), Hadis no. 1670