SÜNNETİMİZSÜNNET VE HADİS KÜTÜPHANESİ
Muvatta' › Kitâb 7 · TeheccüdKonum

(7) Kitâb: Teheccüd

كتاب صلاة الليل
Hadis 254 – 286 · 33 rivayet
Muvatta' 254Sahih (li-gayrihî) (Selîm el-Hilâlî)

Said b. Cübeyr yanındaki itimat ettiği bir adamdan, o da Resul-i Ekrem'in zevcesi Hz. Aişe'den şu hadisi rivayet eder: ResuIullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem buyurdu ki: «Gece namaz kılmayı adet edinen kimse uyuyakalır da teheccüd namazına kalkamazsa, Allah ona teheccüd sevabını yazar, uyuması da sadaka sayılır. Diğer tahric: Ebu Davud, Tatavvu; Nesaî, Ktyamu'1-Leyl

حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ الْمُنْكَدِرِ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، عَنْ رَجُلٍ، عِنْدَهُ رِضًا أَنَّهُ أَخْبَرَهُ أَنَّ عَائِشَةَ زَوْجَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَخْبَرَتْهُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ مَا مِنِ امْرِئٍ تَكُونُ لَهُ صَلاَةٌ بِلَيْلٍ يَغْلِبُهُ عَلَيْهَا نَوْمٌ إِلاَّ كَتَبَ اللَّهُ لَهُ أَجْرَ صَلاَتِهِ وَكَانَ نَوْمُهُ عَلَيْهِ صَدَقَةً ‏"‏ ‏.‏
Muvatta', Kitâb 7 (Teheccüd), Hadis no. 254
Muvatta' 255Sahih (Selîm el-Hilâlî)

Aişe r.anha anlatıyor: Resul-i Ekrem geceleri teheccüd namazı kıldığında, önünde yatıyordum, ayaklarım secde yerine uzanırdı. Secde yaparken eliyle bana dokunur ayağımı çeker, secdeden kalkınca uzatırdım. O zamanlar evlerde kandil yanmazdı. Diğer tahric: Buharî, Salat; Müslim, Salat

وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ أَبِي النَّضْرِ، مَوْلَى عُمَرَ بْنِ عُبَيْدِ اللَّهِ عَنْ أَبِي سَلَمَةَ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ عَائِشَةَ، زَوْجِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهَا قَالَتْ كُنْتُ أَنَامُ بَيْنَ يَدَىْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَرِجْلاَىَ فِي قِبْلَتِهِ فَإِذَا سَجَدَ غَمَزَنِي فَقَبَضْتُ رِجْلَىَّ فَإِذَا قَامَ بَسَطْتُهُمَا ‏.‏ قَالَتْ وَالْبُيُوتُ يَوْمَئِذٍ لَيْسَ فِيهَا مَصَابِيحُ ‏.‏
Muvatta', Kitâb 7 (Teheccüd), Hadis no. 255
Muvatta' 256Sahih (Selîm el-Hilâlî)

Resulullah s.a.v.'in zevcesi Aişe r.anha rivayet eder; Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem buyurdular ki: «Namazda uyuklayammz yatsın uykusunu aldıktan sonra namazını kılsın. Zira uyuklayarak namaz kılan belki de farkında olmadan istiğfar edeceği yerde kendine küfreder.» Diğer tahric: Buharî, Vudu; Müslim, Salatu'l-Musafirîn

وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، زَوْجِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ إِذَا نَعَسَ أَحَدُكُمْ فِي صَلاَتِهِ فَلْيَرْقُدْ حَتَّى يَذْهَبَ عَنْهُ النَّوْمُ فَإِنَّ أَحَدَكُمْ إِذَا صَلَّى وَهُوَ نَاعِسٌ لاَ يَدْرِي لَعَلَّهُ يَذْهَبُ يَسْتَغْفِرُ فَيَسُبُّ نَفْسَهُ ‏"‏ ‏.‏
Muvatta', Kitâb 7 (Teheccüd), Hadis no. 256
Muvatta' 257Sahih (li-gayrihî) (Selîm el-Hilâlî)

İsmail b. Ebi Hakim'e şöyle rivayet edildi: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem gece namazı kılan bir kadını işitince: «—Bu kimdir?» dedi. Ona: «Tuveyt'in kızı Havle'dir. Geceleri uyumaz,» dediler. Resulul­lah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bütün gece namaz kılmasını hoş görmedi. Hatta kızdığı yüzünden okundu. Daha sonra şöyle buyurdu: «Siz ibadetten usanıp ayrılmadıkça, Allahu Teala ecir ve sevabınızı kesmez. Kendinizi yorup usandırmadan devam edebileceğiniz şekilde amel edin.»

وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ إِسْمَاعِيلَ بْنِ أَبِي حَكِيمٍ، أَنَّهُ بَلَغَهُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم سَمِعَ امْرَأَةً مِنَ اللَّيْلِ تُصَلِّي فَقَالَ ‏"‏ مَنْ هَذِهِ ‏"‏ ‏.‏ فَقِيلَ لَهُ هَذِهِ الْحَوْلاَءُ بِنْتُ تُوَيْتٍ لاَ تَنَامُ اللَّيْلَ ‏.‏ فَكَرِهَ ذَلِكَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حَتَّى عُرِفَتِ الْكَرَاهِيَةُ فِي وَجْهِهِ ثُمَّ قَالَ ‏"‏ إِنَّ اللَّهَ تَبَارَكَ وَتَعَالَى لاَ يَمَلُّ حَتَّى تَمَلُّوا اكْلَفُوا مِنَ الْعَمَلِ مَا لَكُمْ بِهِ طَاقَةٌ ‏"‏ ‏.‏
Muvatta', Kitâb 7 (Teheccüd), Hadis no. 257
Muvatta' 258Sahih (Mevkûf) (Selîm el-Hilâlî)

Eslem'den: Ömer b. el-Hattab (r.a.) geceleri dilediği kadar namaz kılar, sabaha karşı: «Namaza kalkın, namaza kalkın,» diye ev halkını namaza kaldırır, daha sonra şu ayeti okurdu: «Ehline namaz kılmalarını emret, sen de namaz'a devam et. Senden rızık istemiyoruz. Seni biz rızklandırıyoruz* Mutlu son, takva sahiplerinindir.» (Taha 132) Ehl: Kişinin sorumluluğu altında olan ailesidir

وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ زَيْدِ بْنِ أَسْلَمَ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّ عُمَرَ بْنَ الْخَطَّابِ، كَانَ يُصَلِّي مِنَ اللَّيْلِ مَا شَاءَ اللَّهُ حَتَّى إِذَا كَانَ مِنْ آخِرِ اللَّيْلِ أَيْقَظَ أَهْلَهُ لِلصَّلاَةِ يَقُولُ لَهُمُ الصَّلاَةَ الصَّلاَةَ ثُمَّ يَتْلُو هَذِهِ الآيَةَ ‏{‏وَأْمُرْ أَهْلَكَ بِالصَّلاَةِ وَاصْطَبِرْ عَلَيْهَا لاَ نَسْأَلُكَ رِزْقًا نَحْنُ نَرْزُقُكَ وَالْعَاقِبَةُ لِلتَّقْوَى‏}‏
Muvatta', Kitâb 7 (Teheccüd), Hadis no. 258
Muvatta' 259Zayıf (Maktû) (Selîm el-Hilâlî)

Said b. el-Müseyyeb: «Yatsı namazını kılmadan önce uyumak ve yatsı namazından sonra konuşmak mekruhtur.» derdi. Diğer tahric: Buharî, Mevakît; Müslim, Mesacid

وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، أَنَّهُ بَلَغَهُ أَنَّ سَعِيدَ بْنَ الْمُسَيَّبِ، كَانَ يَقُولُ يُكْرَهُ النَّوْمُ قَبْلَ الْعِشَاءِ وَالْحَدِيثُ بَعْدَهَا ‏.‏
Muvatta', Kitâb 7 (Teheccüd), Hadis no. 259
Muvatta' 260Sahih (Mevkûf) (Selîm el-Hilâlî)

Abdullah b. Ömer (r.a.) dedi ki: Gece ve gündüz (Nafile) namazlar ikişer ikişerdir. Her iki rekatta bir selam verilir. İmanı Malik der ki: Bize göre de böyledir. (Yani sünnet / nafile namazlarda iki rekatta bir selam verilir)

وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، أَنَّهُ بَلَغَهُ أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عُمَرَ، كَانَ يَقُولُ صَلاَةُ اللَّيْلِ وَالنَّهَارِ مَثْنَى مَثْنَى يُسَلِّمُ مِنْ كُلِّ رَكْعَتَيْنِ ‏.‏
Muvatta', Kitâb 7 (Teheccüd), Hadis no. 260
Muvatta' 261Sahih (Selîm el-Hilâlî)

Resulullah'ın zevcesi Aişe r.anha'dan: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem gece onbir rekat namaz kılardı, birini tek kılardı. Namazı bitirince sağ tarafına yatardı. Diğer tahric: Müslim salatul musafirin

حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عُرْوَةَ بْنِ الزُّبَيْرِ، عَنْ عَائِشَةَ، زَوْجِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ‏.‏ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَانَ يُصَلِّي مِنَ اللَّيْلِ إِحْدَى عَشْرَةَ رَكْعَةً يُوتِرُ مِنْهَا بِوَاحِدَةٍ فَإِذَا فَرَغَ اضْطَجَعَ عَلَى شِقِّهِ الأَيْمَنِ ‏.‏
Muvatta', Kitâb 7 (Teheccüd), Hadis no. 261
Muvatta' 262Sahih (Selîm el-Hilâlî)

Abdurrahman b. Avfın oğlu Ebu Seleme'den: Resulullah'm zevcesi Aişe'ye: «— Ramazan'da Resulullah'ın namazı nasıldı?» diye sordum, O da: «— Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, ne Ramazanda ne de başka zaman (gece namazında) onbir rekattan fazla kılmazdı, dört rekat kılar, güzelliğini ve uzunluğunu sorma. Sonra dört rekat kılar, güzelliğini ve uzunluğunu sorma. Daha sonra üç rekat (vitir namazı) kılardı.» diye cevap verdi. Aişe (r.a.) der ki: Nebi s.a.v.'e: «— Ya Resulallah vitiri kılmadan mı uyuyorsun?» dedim. «— Ya Aişe gözlerim uyur, ama kalbim uyumaz.» buyurdu, Diğer tahric: Buharİ, Salatu't-Teravîh; Müslim, Salatu'l-Musafirîn

وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ أَبِي سَعِيدٍ الْمَقْبُرِيِّ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ عَوْفٍ، أَنَّهُ سَأَلَ عَائِشَةَ زَوْجَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم كَيْفَ كَانَتْ صَلاَةُ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي رَمَضَانَ فَقَالَتْ مَا كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَزِيدُ فِي رَمَضَانَ وَلاَ فِي غَيْرِهِ عَلَى إِحْدَى عَشْرَةَ رَكْعَةً يُصَلِّي أَرْبَعًا فَلاَ تَسْأَلْ عَنْ حُسْنِهِنَّ وَطُولِهِنَّ ثُمَّ يُصَلِّي أَرْبَعًا فَلاَ تَسْأَلْ عَنْ حُسْنِهِنَّ وَطُولِهِنَّ ثُمَّ يُصَلِّي ثَلاَثًا فَقَالَتْ عَائِشَةُ فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَتَنَامُ قَبْلَ أَنْ تُوتِرَ فَقَالَ ‏ "‏ يَا عَائِشَةُ إِنَّ عَيْنَىَّ تَنَامَانِ وَلاَ يَنَامُ قَلْبِي ‏"‏ ‏.‏
Muvatta', Kitâb 7 (Teheccüd), Hadis no. 262
Muvatta' 263Sahih (Selîm el-Hilâlî)

Mu'minlerin annesi Aişe (r.a.)'den: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem gece cmüç rekat namaz kılardı. Daha sonra sabah namazı ezanını duyunca kıyamlarında kısa okuyarak îkı rekat (sabah namazının sünnetini) kılardı. Diğer tahric: Müslim, Salatu'l-Musafîrîn

وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ أُمِّ الْمُؤْمِنِينَ، قَالَتْ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُصَلِّي بِاللَّيْلِ ثَلاَثَ عَشْرَةَ رَكْعَةً ثُمَّ يُصَلِّي إِذَا سَمِعَ النِّدَاءَ بِالصُّبْحِ رَكْعَتَيْنِ خَفِيفَتَيْنِ ‏.‏
Muvatta', Kitâb 7 (Teheccüd), Hadis no. 263
Muvatta' 264Sahih (Selîm el-Hilâlî)

Abdullah b. Abbas (r.a.) anlatıyor: Bir gece Resul-i Ekrem'in zevcesi teyzem Meymune'nin yanında kaldım, başımı Resulullah'm yastığının kenarına koyarak yattım. Nebi s.a.v. uyudu, Gece yarısı olunca veya biraz önce, yahut biraz sonra uyanıp oturdu. Eliyle gözlerini sildikten sonra Al-i İmran suresinin son on ayetini okudu. Daha sonra kalktı, asılı kırbadaki su ile abdest aldı. Öyle güzel abdest aldı ki! Sonra (teheccüd) namazım kıldı. İbni Abbas der ki: Ben de kalktım, onun yaptığı gibi yaptım. Sonra gidip yanına durdum. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem sağ elini başıma koydu, sağ kulağımı ovdu. îki rekat namaz kıldı. Sonra iki rekat, sonra iki rekat, sonra iki rekat, sonra iki rekat, sonra yine iki rekat kıldı. Daha sonra bir rekat kıldı ve yattı. Müezzin gelince kalkıp kıyamında kısa okuyarak iki rekat (sabah namazının sünnetini) kıldıktan sonra çıktı, sabah namazını kıldırdı. Diğer tahric: Buhari, Vudu; Müslim, Salatu'l-Musafırîn

وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ مَخْرَمَةَ بْنِ سُلَيْمَانَ، عَنْ كُرَيْبٍ، مَوْلَى ابْنِ عَبَّاسٍ أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عَبَّاسٍ، أَخْبَرَهُ أَنَّهُ، بَاتَ لَيْلَةً عِنْدَ مَيْمُونَةَ زَوْجِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم - وَهِيَ خَالَتُهُ - قَالَ فَاضْطَجَعْتُ فِي عَرْضِ الْوِسَادَةِ وَاضْطَجَعَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَأَهْلُهُ فِي طُولِهَا فَنَامَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حَتَّى إِذَا انْتَصَفَ اللَّيْلُ - أَوْ قَبْلَهُ بِقَلِيلٍ أَوْ بَعْدَهُ بِقَلِيلٍ - اسْتَيْقَظَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَجَلَسَ يَمْسَحُ النَّوْمَ عَنْ وَجْهِهِ بِيَدِهِ ثُمَّ قَرَأَ الْعَشْرَ الآيَاتِ الْخَوَاتِمَ مِنْ سُورَةِ آلِ عِمْرَانَ ثُمَّ قَامَ إِلَى شَنٍّ مُعَلَّقٍ فَتَوَضَّأَ مِنْهُ فَأَحْسَنَ وُضُوءَهُ ثُمَّ قَامَ يُصَلِّي - قَالَ ابْنُ عَبَّاسٍ - فَقُمْتُ فَصَنَعْتُ مِثْلَ مَا صَنَعَ ثُمَّ ذَهَبْتُ فَقُمْتُ إِلَى جَنْبِهِ فَوَضَعَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَدَهُ الْيُمْنَى عَلَى رَأْسِي وَأَخَذَ بِأُذُنِي الْيُمْنَى يَفْتِلُهَا فَصَلَّى رَكْعَتَيْنِ ثُمَّ رَكْعَتَيْنِ ثُمَّ رَكْعَتَيْنِ ثُمَّ رَكْعَتَيْنِ ثُمَّ رَكْعَتَيْنِ ثُمَّ رَكْعَتَيْنِ ثُمَّ أَوْتَرَ ثُمَّ اضْطَجَعَ حَتَّى أَتَاهُ الْمُؤَذِّنُ فَصَلَّى رَكْعَتَيْنِ خَفِيفَتَيْنِ ثُمَّ خَرَجَ فَصَلَّى الصُّبْحَ ‏.‏
Muvatta', Kitâb 7 (Teheccüd), Hadis no. 264
Muvatta' 265Sahih (Selîm el-Hilâlî)

Zeyd b. Halid el-Cühenî anlatıyor: Bir gece Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in (teheccüd) namazını gözetlemek kastıyla gittim. Kapısı­nın eşiğine dayandım. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem (gece yarısı) kalktı, uzun uzun okuyarak iki rekat namaz kıldı. Sonra onlardan biraz daha kısa iki rekat kıldı, sonra biraz daha az okuyarak iki rekat kıldı, sonra biraz daha az okuyarak iki rekat kıldı, sonra biraz daha az okuyarak iki rekat kıldı, sonra biraz daha az okuyarak iki rekat kıldı, daha sonra bir rekat kıldı. Tamamı, onüç rekattır. Diğer tahric: Müslim, Salatu'l-Musafırîn

وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي بَكْرٍ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ قَيْسِ بْنِ مَخْرَمَةَ، أَخْبَرَهُ عَنْ زَيْدِ بْنِ خَالِدٍ الْجُهَنِيِّ، أَنَّهُ قَالَ لأَرْمُقَنَّ اللَّيْلَةَ صَلاَةَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم - قَالَ - فَتَوَسَّدْتُ عَتَبَتَهُ - أَوْ فُسْطَاطَهُ - فَقَامَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَصَلَّى رَكْعَتَيْنِ طَوِيلَتَيْنِ طَوِيلَتَيْنِ طَوِيلَتَيْنِ ثُمَّ صَلَّى رَكْعَتَيْنِ وَهُمَا دُونَ اللَّتَيْنِ قَبْلَهُمَا ثُمَّ صَلَّى رَكْعَتَيْنِ وَهُمَا دُونَ اللَّتَيْنِ قَبْلَهُمَا ثُمَّ صَلَّى رَكْعَتَيْنِ وَهُمَا دُونَ اللَّتَيْنِ قَبْلَهُمَا ثُمَّ صَلَّى رَكْعَتَيْنِ وَهُمَا دُونَ اللَّتَيْنِ قَبْلَهُمَا ثُمَّ صَلَّى رَكْعَتَيْنِ وَهُمَا دُونَ اللَّتَيْنِ قَبْلَهُمَا ثُمَّ أَوْتَرَ فَتِلْكَ ثَلاَثَ عَشْرَةَ رَكْعَةً ‏.‏
Muvatta', Kitâb 7 (Teheccüd), Hadis no. 265
Muvatta' 266Sahih (Selîm el-Hilâlî)

Abdullah b. Ömer (r.a.)'den: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem kendisinden gece namazım soran bir adam'a: «Gece namazı ikişer ikişer kılınır. Fecr atmasından korktuğunuz vakit vitri tek rekat olarak kılarsınız» buyurdu. Diğer tahric: Buharî, Vitr; Müslim, Salatul-Musafirîn

حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ نَافِعٍ، وَعَبْدِ اللَّهِ بْنِ دِينَارٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَجُلاً، سَأَلَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ صَلاَةِ اللَّيْلِ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ صَلاَةُ اللَّيْلِ مَثْنَى مَثْنَى فَإِذَا خَشِيَ أَحَدُكُمُ الصُّبْحَ صَلَّى رَكْعَةً وَاحِدَةً تُوتِرُ لَهُ مَا قَدْ صَلَّى ‏"‏ ‏.‏
Muvatta', Kitâb 7 (Teheccüd), Hadis no. 266
Muvatta' 267Sahih (Selîm el-Hilâlî)

İbn Muhayriz anlatıyor: Kinane oğullarından Muhdecî adında bir adam Şam'da Ebu Muhammed künyesiyle tanınan birinin «Vitir namazı vaciptir.» dediğini işitti. Muhdecî der ki: Bunun üzerine Ubade b. es-Samit'e gittim. Ona mescide giderken rastladım. Ebu Muhammed'in (vitir namazı vaciptir) dediğini anlattım. Ubade: Ebu Muhammed yalan söylemiş. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: «Allah kullarına beş vakit namazı farz kıldı. Kim bunları kılarsa, onu cennetine girdireceğine Allah'ın fermanı yoktur. Dilerse ona azap eder, dilerse onu cennete girdirir.»[15]buyurdu, dedi. Diğer tahric: Ebu Davud, vitr; Nesaî, salat; İbn Mace, ikame; Darimî, salat; Ahmed b. Hanbel, IV, 244; V, 315, 319, 322. EBU DAVUD RİVAYETİ VE İZAH İÇİN BURAYA TIKLAYIN

وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ يَحْيَى بْنِ حَبَّانَ، عَنِ ابْنِ مُحَيْرِيزٍ، أَنَّ رَجُلاً، مِنْ بَنِي كِنَانَةَ يُدْعَى الْمُخْدَجِيَّ سَمِعَ رَجُلاً، بِالشَّامِ يُكَنَّى أَبَا مُحَمَّدٍ يَقُولُ إِنَّ الْوِتْرَ وَاجِبٌ ‏.‏ فَقَالَ الْمُخْدَجِيُّ فَرُحْتُ إِلَى عُبَادَةَ بْنِ الصَّامِتِ فَاعْتَرَضْتُ لَهُ وَهُوَ رَائِحٌ إِلَى الْمَسْجِدِ فَأَخْبَرْتُهُ بِالَّذِي قَالَ أَبُو مُحَمَّدٍ فَقَالَ عُبَادَةُ كَذَبَ أَبُو مُحَمَّدٍ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏ "‏ خَمْسُ صَلَوَاتٍ كَتَبَهُنَّ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ عَلَى الْعِبَادِ فَمَنْ جَاءَ بِهِنَّ لَمْ يُضَيِّعْ مِنْهُنَّ شَيْئًا اسْتِخْفَافًا بِحَقِّهِنَّ كَانَ لَهُ عِنْدَ اللَّهِ عَهْدٌ أَنْ يُدْخِلَهُ الْجَنَّةَ وَمَنْ لَمْ يَأْتِ بِهِنَّ فَلَيْسَ لَهُ عِنْدَ اللَّهِ عَهْدٌ إِنْ شَاءَ عَذَّبَهُ وَإِنْ شَاءَ أَدْخَلَهُ الْجَنَّةَ ‏"‏ ‏.‏
Muvatta', Kitâb 7 (Teheccüd), Hadis no. 267
Muvatta' 268Sahih (Selîm el-Hilâlî)

Said b. Yesar anlatıyor: Mekke yolunda Abdullah b. Ömer'le beraber gidiyordum. Fecr yaklaşınca indim, vitir namazını kıldım. Abdullah'a ulaşınca bana: «— Neredeydin?» dedi. Ben de: «— Fecr atmasından korktum, indim, vitir namazını kıldım.» dedim. Bunun üzerine Abdullah: «— Resulullah'a uymak istemez misin?» dedi. Ben: «— Evet, vallahi uymak isterim,» dedim. Abdullah: «— Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem vitir namazını devenin üzerinde kılardı.» dedi. Diğer tahric: Buhari, Vitr; Müslim, Salatu'l-Musafırîn BUHARİ RİVAYETİ VE İZAH İÇİN BURAYA TIKLAYIN

وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ أَبِي بَكْرِ بْنِ عُمَرَ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ يَسَارٍ، قَالَ كُنْتُ أَسِيرُ مَعَ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ بِطَرِيقِ مَكَّةَ - قَالَ سَعِيدٌ - فَلَمَّا خَشِيتُ الصُّبْحَ نَزَلْتُ فَأَوْتَرْتُ ثُمَّ أَدْرَكْتُهُ فَقَالَ لِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ أَيْنَ كُنْتَ فَقُلْتُ لَهُ خَشِيتُ الصُّبْحَ فَنَزَلْتُ فَأَوْتَرْتُ ‏.‏ فَقَالَ عَبْدُ اللَّهِ أَلَيْسَ لَكَ فِي رَسُولِ اللَّهِ أُسْوَةٌ ‏.‏ فَقُلْتُ بَلَى وَاللَّهِ ‏.‏ فَقَالَ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَانَ يُوتِرُ عَلَى الْبَعِيرِ ‏.‏
Muvatta', Kitâb 7 (Teheccüd), Hadis no. 268
Muvatta' 269Sahih (Mevkûf) (Selîm el-Hilâlî)

Said b. el-Müseyyeb'den rivayet olundu: Ebu Bekir es-Sıddîk yatacağı vakit vitir namazını kılardı. Ömer b, el-Hattab (r.a.) ise vitir namazını gecenin sonunda (fecr’den hemen önce) kılardı. Said b. el-Müseyyeb der ki: Ben, yatağıma gireceğim vakit vitri kılarım

وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ، أَنَّهُ قَالَ كَانَ أَبُو بَكْرٍ الصِّدِّيقُ إِذَا أَرَادَ أَنْ يَأْتِيَ، فِرَاشَهُ أَوْتَرَ وَكَانَ عُمَرُ بْنُ الْخَطَّابِ يُوتِرُ آخِرَ اللَّيْلِ قَالَ سَعِيدُ بْنُ الْمُسَيَّبِ فَأَمَّا أَنَا فَإِذَا جِئْتُ فِرَاشِي أَوْتَرْتُ ‏.‏
Muvatta', Kitâb 7 (Teheccüd), Hadis no. 269
Muvatta' 270Sahih (Mevkûf) (Selîm el-Hilâlî)

imam Malik'e şu hadis rivayet edildi: Bir adam Abdullah b. Ömer'e «—- Vitir namazı vacip midir?» diye sorunca Abdullah: «— Şüphesiz Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ve müşlümanlar vitir namazını kıldılar,» dedi. Adam aynı soruyu tekrar tekrar sordu, Abdullah b. Ömer de her sorusunda «Resulullah (s.a.v,) ve müslümanlar vitri kıldılar» diye cevap verdi

وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، أَنَّهُ بَلَغَهُ أَنَّ رَجُلاً، سَأَلَ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عُمَرَ عَنِ الْوِتْرِ أَوَاجِبٌ هُوَ فَقَالَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ قَدْ أَوْتَرَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَأَوْتَرَ الْمُسْلِمُونَ ‏.‏ فَجَعَلَ الرَّجُلُ يُرَدِّدُ عَلَيْهِ وَعَبْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ يَقُولُ أَوْتَرَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَأَوْتَرَ الْمُسْلِمُونَ ‏.‏
Muvatta', Kitâb 7 (Teheccüd), Hadis no. 270
Muvatta' 271Zayıf (Mevkûf) (Selîm el-Hilâlî)

Aişe (r.anha) derdi ki: Fecir'den önce uyanamamasından korkan kimse, vitir namazını yatmadan önce kılsın. Uyanabilen kimse, vitir namazım te'hir edip (fecr'e yaklaşan vakitte) kılsın

وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، أَنَّهُ بَلَغَهُ أَنَّ عَائِشَةَ، زَوْجَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم كَانَتْ تَقُولُ مَنْ خَشِيَ أَنْ يَنَامَ حَتَّى يُصْبِحَ فَلْيُوتِرْ قَبْلَ أَنْ يَنَامَ وَمَنْ رَجَا أَنْ يَسْتَيْقِظَ آخِرَ اللَّيْلِ فَلْيُؤَخِّرْ وِتْرَهُ ‏.‏
Muvatta', Kitâb 7 (Teheccüd), Hadis no. 271
Muvatta' 272Sahih (Mevkûf) (Selîm el-Hilâlî)

Nafi' dedi ki: Mekke'de Abdullah b. Ömer (r.a.) ile beraberdim. Hava bulutluydu. Abdullah fecrin atmasından korkarak bir rekat vitir namazı kıldı. Hava açıldıktan sonra, erken olduğunu görünce bir rekat daha kılarak kıldığı tek rekatı çiftledi, sonra ikişer ikişer dört rekat daha kıldı. fecr yaklaşınca hemen bir rekat vitir kılda

وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ نَافِعٍ، أَنَّهُ قَالَ كُنْتُ مَعَ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ بِمَكَّةَ وَالسَّمَاءُ مُغِيمَةٌ فَخَشِيَ عَبْدُ اللَّهِ الصُّبْحَ فَأَوْتَرَ بِوَاحِدَةٍ ثُمَّ انْكَشَفَ الْغَيْمُ فَرَأَى أَنَّ عَلَيْهِ لَيْلاً فَشَفَعَ بِوَاحِدَةٍ ثُمَّ صَلَّى بَعْدَ ذَلِكَ رَكْعَتَيْنِ رَكْعَتَيْنِ فَلَمَّا خَشِيَ الصُّبْحَ أَوْتَرَ بِوَاحِدَةٍ ‏.‏
Muvatta', Kitâb 7 (Teheccüd), Hadis no. 272
Muvatta' 273Sahih (Mevkûf) (Selîm el-Hilâlî)

Nafi’ dedi ki: Abdullah b. Ömer (r.a.) vitir namazında iki rekatta selam verir Hatta bazı isteklerini bildirir, bir rekat da ayrı kılardı

وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ نَافِعٍ، أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عُمَرَ، كَانَ يُسَلِّمُ بَيْنَ الرَّكْعَتَيْنِ وَالرَّكْعَةِ فِي الْوِتْرِ حَتَّى يَأْمُرَ بِبَعْضِ حَاجَتِهِ ‏.‏
Muvatta', Kitâb 7 (Teheccüd), Hadis no. 273
Muvatta' 274Sahih (Mevkûf) (Selîm el-Hilâlî)

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، أَنَّ سَعْدَ بْنَ أَبِي وَقَّاصٍ، كَانَ يُوتِرُ بَعْدَ الْعَتَمَةِ بِوَاحِدَةٍ ‏.‏ قَالَ مَالِكٌ وَلَيْسَ عَلَى هَذَا الْعَمَلُ عِنْدَنَا وَلَكِنْ أَدْنَى الْوِتْرِ ثَلاَثٌ ‏.‏
Muvatta', Kitâb 7 (Teheccüd), Hadis no. 274
Muvatta' 275Sahih (Mevkûf) (Selîm el-Hilâlî)

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ دِينَارٍ، أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عُمَرَ، كَانَ يَقُولُ صَلاَةُالمغرب وتر صلاة النهار ‏.‏ قال مالك من أوتر أول الليل ثم نام ثم قام فبدا له أن يصلي فليصل مثنى مثنى فهو أحب ما سمعت إلى ‏
Muvatta', Kitâb 7 (Teheccüd), Hadis no. 275
Muvatta' 276Zayıf (Mevkûf) (Selîm el-Hilâlî)

Said b. Cübeyr anlatıyor: Abdullah b. Abbas uykusundan uyandı, hizmetçisine: «— Bak insanlar ne yaptı?» dedi. (O zamanlar Abdullah'ın gözleri a'ma olmuştu.) Hizmetçi gidip döndükten sonra: «— însanlar sabah namazından dağıldılar,» deyince, Abdullah b. Abbas vitir namazını kıldıktan sonra sabah namazını kıldı

حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ عَبْدِ الْكَرِيمِ بْنِ أَبِي الْمُخَارِقِ الْبَصْرِيِّ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عَبَّاسٍ، رَقَدَ ثُمَّ اسْتَيْقَظَ فَقَالَ لِخَادِمِهِ انْظُرْ مَا صَنَعَ النَّاسُ ‏.‏ وَهُوَ يَوْمَئِذٍ قَدْ ذَهَبَ بَصَرُهُ ‏.‏ فَذَهَبَ الْخَادِمُ ثُمَّ رَجَعَ فَقَالَ قَدِ انْصَرَفَ النَّاسُ مِنَ الصُّبْحِ ‏.‏ فَقَامَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَبَّاسٍ فَأَوْتَرَ ثُمَّ صَلَّى الصُّبْحَ ‏.‏
Muvatta', Kitâb 7 (Teheccüd), Hadis no. 276
Muvatta' 277Zayıf (Mevkûf) (Selîm el-Hilâlî)

İmam Malik der ki: Bana Abdullah b. Abbas, Ubade b. es-Samit, el-Kasım b. Muhammed ve Abdullah b. Amir b. Rebia'nın vitir namazlarını fecr'den sonra kıldıkları rivayet edildi

وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، أَنَّهُ بَلَغَهُ أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عَبَّاسٍ، وَعُبَادَةَ بْنَ الصَّامِتِ، وَالْقَاسِمَ بْنَ مُحَمَّدٍ، وَعَبْدَ اللَّهِ بْنَ عَامِرِ بْنِ رَبِيعَةَ، قَدْ أَوْتَرُوا بَعْدَ الْفَجْرِ ‏.‏
Muvatta', Kitâb 7 (Teheccüd), Hadis no. 277
Muvatta' 278Zayıf (Mevkûf) (Selîm el-Hilâlî)

Abdullah b. Mes'ud (r.a.) der ki: Sabah namazına kaamet edilirken de vitir namazı kılabilirim

وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ مَسْعُودٍ، قَالَ مَا أُبَالِي لَوْ أُقِيمَتْ صَلاَةُ الصُّبْحِ وَأَنَا أُوتِرُ، ‏.‏
Muvatta', Kitâb 7 (Teheccüd), Hadis no. 278
Muvatta' 279Zayıf (Mevkûf) (Selîm el-Hilâlî)

Yahya b. Said rivayet eder: Ubade b. es-Samit (r.a.) imamlık yapıyordu. Bir gün sabah namazına gitti, müezzin kaamet ederken Ubade onu susturdu. Vitir namazını kıldıktan sonra sabah namazını kıldırdı

وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، أَنَّهُ قَالَ كَانَ عُبَادَةُ بْنُ الصَّامِتِ يَؤُمُّ قَوْمًا فَخَرَجَ يَوْمًا إِلَى الصُّبْحِ فَأَقَامَ الْمُؤَذِّنُ صَلاَةَ الصُّبْحِ فَأَسْكَتَهُ عُبَادَةُ حَتَّى أَوْتَرَ ثُمَّ صَلَّى بِهِمُ الصُّبْحَ ‏.‏
Muvatta', Kitâb 7 (Teheccüd), Hadis no. 279
Muvatta' 280Sahih (Maktû) (Selîm el-Hilâlî)

Abdurrahman b. el-Kasım der ki: Abdullah b. Amir b. Rebîa'yı (r.a.): «Sabah namazının kaametini işitirken «yahud fecr'den sonra» vitir namazını kılarım,» derken işittim. (Abdurrahman, Abdullah b. Amirin: Kaamet edilirken mi, yoksa fecr'den sonra mı dediği hususunda şüphe ediyor)

وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ الْقَاسِمِ، أَنَّهُ قَالَ سَمِعْتُ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عَامِرِ بْنِ رَبِيعَةَ، يَقُولُ إِنِّي لأُوتِرُ وَأَنَا أَسْمَعُ الإِقَامَةَ، أَوْ بَعْدَ الْفَجْرِ ‏.‏ يَشُكُّ عَبْدُ الرَّحْمَنِ أَىَّ ذَلِكَ قَالَ ‏.‏
Muvatta', Kitâb 7 (Teheccüd), Hadis no. 280
Muvatta' 281Sahih (Maktû) (Selîm el-Hilâlî)

Kasım b. Muhammed der ki: Şafaktan sonra da vitir namazını kılarım. Malik der ki: Ancak vitr'i kılmadan uyuya kalan kimse, fecr'den sonra vitir namazını kılabilir. Yoksa kasden vitir namazını fecr'den sonraya bırakmak caiz değildir

وَحَدَّثَنِي مَالِكٌ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ الْقَاسِمِ، أَنَّهُ سَمِعَ أَبَاهُ الْقَاسِمَ بْنَ مُحَمَّدٍ، يَقُولُ إِنِّي لأُوتِرُ بَعْدَ الْفَجْرِ ‏.‏ قَالَ مَالِكٌ وَإِنَّمَا يُوتِرُ بَعْدَ الْفَجْرِ مَنْ نَامَ عَنِ الْوِتْرِ وَلاَ يَنْبَغِي لأَحَدٍ أَنْ يَتَعَمَّدَ ذَلِكَ حَتَّى يَضَعَ وِتْرَهُ بَعْدَ الْفَجْرِ ‏.‏
Muvatta', Kitâb 7 (Teheccüd), Hadis no. 281
Muvatta' 282Sahih (Selîm el-Hilâlî)

Resul-i Ekrem'in zevcesi Hafsa (r.anha) rivayet ediyor: Resulul-lah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, müezzin sabah namazı ezanını okuyunca kaamet edilmeden önce kısa okuyarak iki rekat sünnet kılardı. Diğer tahric: Buharî, Ezan; Müslim, Salatu'l-Musafırîn

حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ نَافِعٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، أَنَّ حَفْصَةَ، زَوْجَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَخْبَرَتْهُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَانَ إِذَا سَكَتَ الْمُؤَذِّنُ عَنِ الأَذَانِ لِصَلاَةِ الصُّبْحِ صَلَّى رَكْعَتَيْنِ خَفِيفَتَيْنِ قَبْلَ أَنْ تُقَامَ الصَّلاَةُ ‏.‏
Muvatta', Kitâb 7 (Teheccüd), Hadis no. 282
Muvatta' 283Sahih (Selîm el-Hilâlî)

Aişe (r.anha) dedi ki: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem sabah namazının sünnetini o kadar hafif kılardı ki kendi kendime acaba Fatihayı okudu mu, yoksa okumadı mı, derdim

وَحَدَّثَنِي مَالِكٌ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، أَنَّ عَائِشَةَ، زَوْجَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَتْ إِنْ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لَيُخَفِّفُ رَكْعَتَىِ الْفَجْرِ حَتَّى إِنِّي لأَقُولُ أَقَرَأَ بِأُمِّ الْقُرْآنِ أَمْ لاَ
Muvatta', Kitâb 7 (Teheccüd), Hadis no. 283
Muvatta' 284Sahih (li-gayrihî) (Selîm el-Hilâlî)

Ebu Seleme b. Abdurrahman der ki: Bir sabah namazında kameti işiten cemaatten bir kısmı sünnet kılmaya kalktılar, o sırada Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem çıka geldi. Bunları görünce: «— İki namaz birden mi kılınıyor, iki namaz birden mi kılını­yor?» buyurdu. Bu, sabahtan önceki iki rekat sabah namazındaydı

وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ شَرِيكِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي نَمِرٍ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، أَنَّهُ قَالَ سَمِعَ قَوْمٌ الإِقَامَةَ، فَقَامُوا يُصَلُّونَ فَخَرَجَ عَلَيْهِمْ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ ‏ "‏ أَصَلاَتَانِ مَعًا أَصَلاَتَانِ مَعًا ‏"‏ ‏.‏ وَذَلِكَ فِي صَلاَةِ الصُّبْحِ فِي الرَّكْعَتَيْنِ اللَّتَيْنِ قَبْلَ الصُّبْحِ ‏.‏
Muvatta', Kitâb 7 (Teheccüd), Hadis no. 284
Muvatta' 285Sahih (Mevkûf) (Selîm el-Hilâlî)

Abdullah b. Ömer (r.a.), (bir gün) sabah namazının sünne­tini kılamadı, güneş doğduktan sonra kaza etti

وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، أَنَّهُ بَلَغَهُ أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عُمَرَ، فَاتَتْهُ رَكْعَتَا الْفَجْرِ فَقَضَاهُمَا بَعْدَ أَنْ طَلَعَتِ الشَّمْسُ ‏.‏
Muvatta', Kitâb 7 (Teheccüd), Hadis no. 285
Muvatta' 286Sahih (Maktû) (Selîm el-Hilâlî)

Kasım b. Muhammed de Abdullah b. Ömer'in yaptığı gibi farz'dan önce kılamadığı sabah namazının sünnetini güneş doğduktan sonra kıldı

وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ الْقَاسِمِ، عَنِ الْقَاسِمِ بْنِ مُحَمَّدٍ، أَنَّهُ صَنَعَ مِثْلَ الَّذِي صَنَعَ ابْنُ عُمَرَ ‏.‏
Muvatta', Kitâb 7 (Teheccüd), Hadis no. 286