SÜNNETİMİZSÜNNET VE HADİS KÜTÜPHANESİ
Muvatta' › Kitâb 60 · Mazlumun DuasıKonum

Muvatta' 1857

Mazlumun Duası
Sahih (Mevkûf) (Selîm el-Hilâlî)

Zeyd b. Eslem (r.a)'in babasından rivayete göre, Ömer b. Hattab Huney ismindeki azad ettiği kölesini mer'ayı korumak üzere bekçi tayin etti ve şöyle dedi: "Ey Huney insanlara yumuşak davran, mazlumun bedduasından sakın; çünkü mazlumun bedduası kabul olunur. Az devenin sahibi ile az koyunun sahibinin mer'aya girmesine müsaade et." Abdurrahman b. Avf'ın hayvanları ile Osman b. Affan'ın hayvanlarını mer'aya sokma; çünkü onların davarları helak olsa (yok olup tükense), diğer işleri olan ziraate ve hurmalıklarına dönerler (o işi yaparlar.) Şayet az devenin sahibi ve az koyunun sahibinin hayvanları helak olursa oğullarını bana gönderip: "Ey mu'minlerin emiri, ey mu'minlerin emiri" derler. Ben onları terk mi edeyim. Ey babasını kaybedesice su ve ot bağışlamak bana göre altın ve gümüş bağışlamaktan daha kolaydır. Allah'a yemin olsun ki onlar benim kendilerine zulüm ettiğimi zannederler. Çünkü bu onların beldeleri ve sularıdır. Cahiliyye döneminde onun için savaştılar. İslam döneminde de onun üzerinde Müslüman oldular. Nefsim elinde olan Allah'a yemin ederim ki savaşlarda binit'i olmayanları sırtlarında taşıdığım hayvanlar olmasaydı; onların beldelerinden bir karış yeri bile korumazdım." Diğer tahric: Buharı, Cihad

حَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ زَيْدِ بْنِ أَسْلَمَ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّ عُمَرَ بْنَ الْخَطَّابِ، اسْتَعْمَلَ مَوْلًى لَهُ يُدْعَى هُنَيًّا عَلَى الْحِمَى فَقَالَ يَا هُنَىُّ اضْمُمْ جَنَاحَكَ عَنِ النَّاسِ وَاتَّقِ دَعْوَةَ الْمَظْلُومِ فَإِنَّ دَعْوَةَ الْمَظْلُومِ مُسْتَجَابَةٌ وَأَدْخِلْ رَبَّ الصُّرَيْمَةِ وَرَبَّ الْغُنَيْمَةِ وَإِيَّاىَ وَنَعَمَ ابْنِ عَوْفٍ وَنَعَمَ ابْنِ عَفَّانَ فَإِنَّهُمَا إِنْ تَهْلِكْ مَاشِيَتُهُمَا يَرْجِعَا إِلَى نَخْلٍ وَزَرْعٍ وَإِنَّ رَبَّ الصُّرَيْمَةِ وَرَبَّ الْغُنَيْمَةِ إِنْ تَهْلِكْ مَاشِيَتُهُمَا يَأْتِنِي بِبَنِيهِ فَيَقُولُ يَا أَمِيرَ الْمُؤْمِنِينَ يَا أَمِيرَ الْمُؤْمِنِينَ ‏.‏ أَفَتَارِكُهُمْ أَنَا لاَ أَبَا لَكَ فَالْمَاءُ وَالْكَلأُ أَيْسَرُ عَلَىَّ مِنَ الذَّهَبِ وَالْوَرِقِ وَايْمُ اللَّهِ إِنَّهُمْ لَيَرَوْنَ أَنِّي قَدْ ظَلَمْتُهُمْ إِنَّهَا لَبِلاَدُهُمْ وَمِيَاهُهُمْ قَاتَلُوا عَلَيْهَا فِي الْجَاهِلِيَّةِ وَأَسْلَمُوا عَلَيْهَا فِي الإِسْلاَمِ وَالَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ لَوْلاَ الْمَالُ الَّذِي أَحْمِلُ عَلَيْهِ فِي سَبِيلِ اللَّهِ مَا حَمَيْتُ عَلَيْهِمْ مِنْ بِلاَدِهِمْ شِبْرًا ‏.‏
KAYNAK
Muvatta', Kitâb 60 (Mazlumun Duası), Hadis no. 1857
HADİSİN DERECESİ
Sahih (Mevkûf)(Selîm el-Hilâlî)
sunnetimiz.com/malik:1857