Bize İshak b. İbrahim ve Muhammed b. Rafi' tahdis etti. İbn Rafi' dedi ki: Bize Abdurrezzak tahdis etti. Bize İbn Cureyc bildirdi. Bana Ebu'z-Zubeyr'in haber verdiğine göre o Cabir b. Abdullah'ı şöyle derken dinledi: RasılluIlah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Biriniz taşla temizlenirse tek sayıda taş kullansın" buyurdu. Yalnız Müslim rivayet etmiştir; Tuhfetu'l-Eşraf, 2842 NEVEVİ ŞERHİ (559-564 numaralı hadisler): (559) Babta Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in: "Sizden biriniz taşla temizlenirse ... " buyruğu yer almaktadır. Taşla temizlenmek (isticmar) küçük ve büyük abdest yerini küçük taşlarla silmek demektir. İlim adamları dedi ki: Küçük ve büyük abdest yerini temizlemek için "istitabe, isticmar ve istinca" lafızları kullanılır. İsticmar özelolarak taşlarla silmek hakkında kullanılır. İstitabe ve istinca ise su ile de yapılabilir, taş ile de yapılabilir. İsticmarın anlamına dair bizim bu zikrettiğimiz ilim adamı, dilci, muhaddis ve fukahanın birçoğunun dile getirdiği meşhur, sahih olan açıklamadır. Kadı lyaz (rahimehullah) dedi ki: Malik'in de, başkasının da bu hadiste sözkonusu edilen isticmar (taşla temizlenmek)ın anlamı hususundaki görüşleri farklıdır. Böyle denildiği gibi bundan kastedilenin tütsü olduğu ve ondan üç parça alması yahut kokudan üç defa arka arkaya alması olduğu da söylenmiştir. Ancak birincisi daha güçlüdür. Allah en iyi bilendir. Sahih ve bilinen ise bizim az önce yaptığımız açıklamadır. Tek sayıda (vitr) taş kullanmaya gelince, silme sayısının üç, beş (3/125) ya da bundan fazla tek sayıda olması demektir. Bizim mezhebimiz üçten fazla sayılarda tek olmasının müstehap olduğu şeklindedir. Mezhebimizin bu husustaki görüşünden çıkan sonuç şudur: Necaset yerini temizlemek vaciptir, yeri üç defa silmek de vaciptir. Eğer üç silme ile temizlenme gerçekleşiyor ise fazlasına gerek yoktur. Temizlenmezse o takdirde fazla silmek gerekir. Diğer taraftan tek sayıda silme gerçekleşirse fazlasına gerek yoktur. Eğer dört ya da altı gibi çift sayıda silme ile temizlenme hasıl olursa tek yapmak müstehab olur. Bazı mezhep alimlerimiz de şöyle demektedir: Bu hadisin zahiri gereği kayıtsız şartsız olarak tek sayıda silmek vaciptir. Cumhurun delili Sünenlerde yer alan sahih hadistir. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Taş ile temizlenen tek sayıda temizlensin. Kim böyle yaparsa güzel yapmış olur. Yapmazsa da vebal yoktur. " Bu görüşte olanlar baptaki hadisi üç silme hakkında yorumlarlar, fazlasının da mendub olduğunu söylerler. Allah en iyi bilendir. "Burnuna su alsın sonra ... " buyruğunda, istinsarın istinşaktan farklı olup, istinsarın istinşaktan sonra suyu burundaki sümük ve benzeri başka şeylerle dışarı çıkarmak olduğuna dair açık bir delalet bulunmaktadır. Bu husus da daha önce sözkonusu edilmişti. Ayrıca hadiste istinşakın -emir mutlak olduğundan dolayı- vacip olduğunu söyleyenlerin görüşlerine de delil vardır. Bunun vacip olmadığını söyleyenler ise emri mendubluk olarak yorumlamış- . lardır. Buna delil ise gerçekten emredilen husus olan istinsarın (burna aldığı suyu çıkarmanın) ittifakla vacip olmadığıdır. Eğer: Diğer rivayette: ''l\bdest aldığı zaman sudan bir miktar burnunun içine çeksin sonra dışarı çıkarsın (istinsar yapsın)" buyurulmuş olup, bunda da vücuba dair açık bir delalet vardır denilecek olursa, (şöyle cevap verilir:) Ama bunun mendubluğa Hamnedilmesi ihtimali de vardır. Böylelikle bu hadis ile müstehap oluşuna delalet eden deliller bir arada telif edilerek anlaşılmış olur. Allah en iyi bilendir .. (560) Hemmam yoluyla gelen hadiste "çeşitli hadisler zikretti, onlardan biri de ... " ibaresine gelince, defalarca bu ibaredeki faydayı açıklamış bulunmaktayız. Aradan uzun bir süre geçtiğinden ötürü iyice hatırlanması için ona dikkat çekmekteyiz. (563) "İstinsar yapsın, çünkü şeytan burun delikleri üzerinde geceler." İlim adamları der ki: Hayşum, burnun üst tarafıdır. (3/126) Burnun tamamı olduğu söylendiği gibi, burnun dibinde burun ile dimağ (beyin) arasında ince ve yumuşak kemikler olduğu da söylenmiş, başka açıklamalar da yapılmıştır. Anlam itibariyle birbirine yakın farklı açıklamalardır. Kadı İyaz (rahimehullah) der ki: Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in: "Çünkü şeytan onun burun delikleri üzerinde geceler" buyruğunun gerçek anlamı ile söylenmiş olma ihtimali vardır; çünkü burun kendisinden kalbe ulaşılan bedenin giriş yerlerinden birisidir. Özellikle de ondan ve kulaklardan başka bedenin giriş yerleri arasında açık bulunan başka yeryoktur. Hadis-i şerifte: "Şeytan kapalı bir yeri açmaz" denilmektedir. Esnemek hakkında da şeytanın o esnada ağzın içine girmesinden ötürü kişinin kendisini tutması emredilmiştir. Bununla birlikte bu buyruğun istiare yoluyla kullanılmış olması ihtimali de vardır; çünkü burun deliklerinde sertleşen toz ve nem şeytana uygun bir pisliktir. Allah en iyi bilendir
Sahih-i Müslim › Kitâb 2 · Tahâret › Bâb 8Konum
KİTÂBLAR (56)
- ·Giriş (Mukaddime)35
- 1Îmân437
- 2Tahâret144
- 3Hayız157
- 4Namaz323
- 5Mescidler ve Namaz Yerleri406
- 6Namaz — Yolcular380
- 7Namaz — Cuma93
- 8Namaz — İki Bayram26
- 9Namaz — Yağmur19
- 10Namaz — Tutulmalar34
- 11Namaz — Cenâzeler140
- 12Zekât230
- 13Oruç285
- 14İ'tikâf11
- 15Hac604
- 16Nikâh169
- 17Süt Emzirme84
- 18Talâk91
- 19Lân (Mülâane)27
- 20Köle Azâdı31
- 21Alım Satım158
- 22Müsâkât (Ortakçılık)178
- 23Mîrâs Hükümleri23
- 24Hibeler41
- 25Vasiyyetler31
- 26Adaklar19
- 27Yeminler88
- 28Yeminler, Muhâribler, Kısas ve Diyet56
- 29Had Cezâları72
- 30Yargı ve Hükümler28
- 31Bulunmuş Mallar (Lukata)21
- 32Cihâd ve Seferler182
- 33İmâret (Yönetim)271
- 34Av, Kesim ve Yenilecek Şeyler92
- 35Kurbanlar61
- 36İçecekler258
- 37Elbise ve Süs200
- 38Edep ve Âdâb60
- 39Selâmlaşma216
- 40Doğru Kelime Kullanımı25
- 41Şiir10
- 42Rüyâlar41
- 43Fazîletler230
- 44Sahâbenin Fazîletleri331
- 45Birr, Sıla ve Güzel Ahlâk222
- 46Kader52
- 47İlim30
- 48Zikir, Dua, Tövbe ve İstiğfâr131
- 49Kalpleri Yumuşatan Rivayetler15
- 50Tövbe72
- 51Münâfıkların Vasıfları ve Hükümleri21
- 52Kıyâmet Günü, Cennet ve Cehennemin Vasıfları85
- 53Cennet, Nîmetleri ve Ehli104
- 54Fitneler ve Kıyâmet Alâmetleri180
- 55Zühd ve Kalplerin Yumuşaması99
- 56Tefsîr40
BÂBLAR — Tahâret (34)
- 1بَاب فَضْلِ الْوُضُوءِ
- 2بَاب وُجُوبِ الطَّهَارَةِ لِلصَّلَاةِ
- 3بَاب صِفَةِ الْوُضُوءِ وَكَمَالِهِ
- 4بَاب فَضْلِ الْوُضُوءِ وَالصَّلَاةِ عَقِبَهُ
- 5بَاب الصَّلَوَاتِ الْخَمْسُ وَالْجُمْعَةُ إِلَى الْجُمْعَةِ وَرَمَضَانُ إِلَى رَمَضَانَ مُكَفِّرَاتٌ لِمَا بَيْنَهُنَّ مَا اجْتُنِبَتِ الْكَبَائِرُ
- 6بَاب الذِّكْرِ الْمُسْتَحَبِّ عَقِبَ الْوُضُوءِ
- 7بَاب فِي وُضُوءِ النَّبِيِّ ﷺ
- 8بَاب الإِيتَارِ فِي الِاسْتِنْثَارِ وَالِاسْتِجْمَارِ
- 9بَاب وُجُوبِ غَسْلِ الرِّجْلَيْنِ بِكَمَالِهِمَا
- 10بَاب وُجُوبِ اسْتِيعَابِ جَمِيعِ أَجْزَاءِ مَحَلِّ الطَّهَارَةِ
- 11بَاب خُرُوجِ الْخَطَايَا مَعَ مَاءِ الْوُضُوءِ
- 12بَاب اسْتِحْبَابِ إِطَالَةِ الْغُرَّةِ وَالتَّحْجِيلِ فِي الْوُضُوءِ
- 13بَاب تَبْلُغُ الْحِلْيَةُ حَيْثُ يَبْلُغُ الْوَضُوءُ
- 14بَاب فَضْلِ إِسْبَاغِ الْوُضُوءِ عَلَى الْمَكَارِهِ
- 15باب السواك
- 16بَاب خِصَالِ الْفِطْرَةِ
- 17بَاب الِاسْتِطَابَةِ
- 18بَاب النَّهْيِ عَنِ الِاسْتِنْجَاءِ بِالْيَمِينِ
- 19باب التيمن في الطهور وغيره
- 20بَاب النَّهْيِ عَنِ التَّخَلِّي فِي الطُّرُقِ وَالظِّلَالِ
- 21بَاب الِاسْتِنْجَاءِ بِالْمَاءِ مِنَ التَّبَرُّزِ
- 22بَاب الْمَسْحِ عَلَى الْخُفَّيْنِ
- 23بَاب الْمَسْحِ عَلَى النَّاصِيَةِ وَالْعِمَامَةِ
- 24بَاب التَّوْقِيتِ فِي الْمَسْحِ عَلَى الْخُفَّيْنِ
- 25بَاب جَوَازِ الصَّلَوَاتِ كُلِّهَا بِوُضُوءٍ وَاحِدٍ
- 26بَاب كَرَاهَةِ غَمْسِ الْمُتَوَضِّئِ وَغَيْرِهِ يَدَهُ الْمَشْكُوكُ فِي نَجَاسَتِهَا فِي الْإِنَاءِ قَبْلَ غَسْلِهَا ثَلَاثًا
- 27بَاب حُكْمِ وُلُوغِ الْكَلْبِ
- 28بَاب النَّهْيِ عَنِ الْبَوْلِ فِي الْمَاءِ الرَّاكِدِ
- 29بَاب النَّهْيِ عَنِ الِاغْتِسَالِ فِي الْمَاءِ الرَّاكِدِ
- 30بَاب وُجُوبِ غَسْلِ الْبَوْلِ وَغَيْرِهِ مِنَ النَّجَاسَاتِ إذ حَصَلَتْ فِي الْمَسْجِدِ، وَأَنَّ الأَرْضَ تَطْهُرُ بِالْمَاءِ مِنْ غَيْرِ حَاجَةٍ إِلَى حَفْرِهَا
- 31بَاب حُكْمِ بَوْلِ الطِّفْلِ الرَّضِيعِ وَكَيْفِيَّةِ غَسْلِهِ
- 32بَاب حُكْمِ الْمَنِيِّ
- 33بَاب نَجَاسَةِ الدَّمِ وَكَيْفِيَّةُ غَسْلِهِ
- 34بَابُ الدَّلِيلِ عَلَى نَجَاسَةِ الْبَوْلِ وَوُجُوبُ الِاسْتِبْرَاءِ منه
Sahih-i Müslim 565
Tahâret
Sahih (Müslim'in Sahîh'i)
BÂB (8)
بَاب الإِيتَارِ فِي الِاسْتِنْثَارِ وَالِاسْتِجْمَارِ
حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، وَمُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، قَالَ ابْنُ رَافِعٍ حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، أَخْبَرَنِي أَبُو الزُّبَيْرِ، أَنَّهُ سَمِعَ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ، يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " إِذَا اسْتَجْمَرَ أَحَدُكُمْ فَلْيُوتِرْ " .
Notunuz
KAYNAK
Sahih-i Müslim, Kitâb 2 (Tahâret), Bâb 8, Hadis no. 565
HADİSİN DERECESİ
Sahih(Müslim'in Sahîh'i)
sunnetimiz.com/muslim:565