Bana Züheyr b. Harb da rivayet etti. (Dediki): Bize Cerir rivayet etti. H. Bize Ebû Kureyb de rivayet etti, (Dediki): Bize Ebû Muaviye rivayet etti. H. Bize Ebû Bekr b. Ehî Şeyhe dahî rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Bize Ebû Muaviye ile Vekî, A'meş'dcn, o da Ebû Salih'den, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Sizden daha aşağı olanlara bakın! Sizin fevkinizde olanlara bakmayın! Bu Allah'ın nimetini küçümsememenize daha lâyıktır.» buyurdular. Ebû Muaviye: «Allah'ın sîzin üzerinize olan nimetini.» demiş. izah: Bu rivayetleri Buhârî «Kitâbu'l-Cizye» ve «Kitâbü'r-Rikak»'da tahric etmiştir. Bahreyn ahalisi o zamanlar ekseriyetle Mecûsilerden müteşekkildi. Meeûsi'lerden cizye denilen vergi alınırdı. Hz. Ebû Ubeyde bu cizyeyi getirmişti. Ensarı kiramın, sabah namazında Mescid-i Nebeviye toplanmalarından anlaşılıyor ki, sâir namazları kendi mescitlerinde kılarlarmış. Çünkü her kabilenin ayrı ayrı mescitleri vardı. Rcsûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in gülümsemesi, onların maksadını anladığındandır. Filhakika Ensarın mala ihtiyaçları olduğu, huzuruna bu maksatla çıktıkları hallerinden belli idi. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) «Sevinin!» diyerek arzularını yerine getirdiğini müjdelemiş, arkacığından onlar için fakirlikten değil, bilâkis zenginlikten korktuğunu izah buyurmuştur. Bu endişenin sebebi ihtimal ki, dünyanın kendilerine feth edileceğini ve ileride zengin olacaklarını bilmesidir. Fakat, bu sözü ile fakirliğin zararı zenginliğin zararından daha az olduğuna işaret etmiş de olabilir. Çünkü fakirliğin zararı ekseriyetle dünyevî, zenginliğin zararı ise ekseriyetle dînî olur, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ashabının dünya malı kazanmak için birbirleri ile münâfese ederek geçmiş milletler gibi helak olmalarından endişe duyduğunu tasrih buyurmuştur. Münâfese: Bir şeye rağbet göstererek ona yalnız başına sahip olmaya çalışmak ve bu babta âdeta yarış etmektir. Dünya malı için yapılan bu yarışın sonu kavga ve helake varır. ibni Battal diyor ki: «Bu hadîs dünya malının kötü akıbetinden ve fitnesinin şerrinden korunmak gerektiğine delildir. insan dünya zînetlerine aldanarak bu hususta başkaları ile yarış etmemelidir. Yine bu hadîsle fakirliğin zenginlikten efdal olduğuna istidlal edilir. Çünkü dünya fitnesi zenginlikle beraberdir.» Hadîs'in bir rivayetinde Hz. Abdirrahman b. Avf'ın Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e cevaben: «Allah'ın bize emrettiği gibi söyleriz.» demesinden murâd; ona hamd ve şükür ederiz, fazlının devam ve ziyadesini dileriz, demektir. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buna karşılık : «Bundan başka bir şey yapmaz mısınız?» mânâsına gelen: «E ve gayra zâlik» cümlesiyle başlayan beyanatını serd etmiştir. Fakat, bu cümle «Ev gayru zâlik» şeklinde de rivayet olunmuştur. Bu takdirde mânâsı: «Yahut bundan başka şeyler yaparsınız» demek olur. Hadîsin Hz. Ebû Hureyre rivayeti hakkında îbni Battâl şunları söylemiştir: «Bu hadîs bütün hayır mânâlarını cem' etmektedir. Çünkü insan din'e müteallik hususatta mutlaka kendinden üstün olanı bulacaktır. Onun derecesine varmak istediği zaman kendi halini kusurlu görecek ve daima Allah'ına yaklaşması artacaktır. Darlık içinde bulunan bir kimse de kendinden daha fakirini bulacak ve bunu düşündüğü zaman Allah'ın kendisine birçok kimselerden fazla ni'met verdiğini anlayacaktır. Binâenaleyh haline şükredecek, bu da âhiretteki ecrini yükseltecektir.» Bâzıları: «Bu hadiste derde deva vardır. Çünkü insan kendinden üstün olana bakarsa ona hasetlik çekmekten emin olamaz. Onun devası kendinden aşağı olana bakmaktır. Tâ ki, bu hal onun şükrüne sebep olsun!» demişlerdir
Sahih-i Müslim › Kitâb 55 · Zühd ve Kalplerin YumuşamasıKonum
KİTÂBLAR (56)
- ·Giriş (Mukaddime)35
- 1Îmân437
- 2Tahâret144
- 3Hayız157
- 4Namaz323
- 5Mescidler ve Namaz Yerleri406
- 6Namaz — Yolcular380
- 7Namaz — Cuma93
- 8Namaz — İki Bayram26
- 9Namaz — Yağmur19
- 10Namaz — Tutulmalar34
- 11Namaz — Cenâzeler140
- 12Zekât230
- 13Oruç285
- 14İ'tikâf11
- 15Hac604
- 16Nikâh169
- 17Süt Emzirme84
- 18Talâk91
- 19Lân (Mülâane)27
- 20Köle Azâdı31
- 21Alım Satım158
- 22Müsâkât (Ortakçılık)178
- 23Mîrâs Hükümleri23
- 24Hibeler41
- 25Vasiyyetler31
- 26Adaklar19
- 27Yeminler88
- 28Yeminler, Muhâribler, Kısas ve Diyet56
- 29Had Cezâları72
- 30Yargı ve Hükümler28
- 31Bulunmuş Mallar (Lukata)21
- 32Cihâd ve Seferler182
- 33İmâret (Yönetim)271
- 34Av, Kesim ve Yenilecek Şeyler92
- 35Kurbanlar61
- 36İçecekler258
- 37Elbise ve Süs200
- 38Edep ve Âdâb60
- 39Selâmlaşma216
- 40Doğru Kelime Kullanımı25
- 41Şiir10
- 42Rüyâlar41
- 43Fazîletler230
- 44Sahâbenin Fazîletleri331
- 45Birr, Sıla ve Güzel Ahlâk222
- 46Kader52
- 47İlim30
- 48Zikir, Dua, Tövbe ve İstiğfâr131
- 49Kalpleri Yumuşatan Rivayetler15
- 50Tövbe72
- 51Münâfıkların Vasıfları ve Hükümleri21
- 52Kıyâmet Günü, Cennet ve Cehennemin Vasıfları85
- 53Cennet, Nîmetleri ve Ehli104
- 54Fitneler ve Kıyâmet Alâmetleri180
- 55Zühd ve Kalplerin Yumuşaması99
- 56Tefsîr40
BÂBLAR — Zühd ve Kalplerin Yumuşaması (19)
- 1باب لا تدخلوا مساكن الذين ظلموا أنفسهم، إلا أن تكونوا باكين
- 2باب الإحسان إلى الأرملة والمسكين واليتيم
- 3باب فضل بناء المساجد
- 4باب الصدقة في المساكين
- 5باب من أشرك في عمله غير الله (وفي نسخة: باب تحريم الرياء)
- 6باب التكلم بالكلمة يهوي بها في النار (وفي نسخة: باب حفظ اللسان)
- 7باب عقوبة من يأمر بالمعروف ولا يفعله، وينهى عن المنكر ويفعله
- 8باب النهي عن هتك الإنسان ستر نفسه
- 9باب تشميت العاطس، وكراهة التثاؤب
- 10باب في أحاديث متفرقة
- 11باب في الفأر وأنه مسخ
- 12باب لا يلدغ المؤمن من جحر مرتين
- 13باب المؤمن أمره كله خير
- 14باب النهي عن المدح إذا كان فيه إفراط، وخيف منه فتنة على الممدوح
- 15باب منازلة الأكبر
- 16باب التثبت في الحديث، وحكم كتابة العلم
- 17باب قصة أصحاب الإخدود والساحر والراهب والغلام
- 18باب حديث جابر الطويل، وقصة أبي اليسر
- 19باب في حديث الهجرة. ويقال له: حديث الرحل
Sahih-i Müslim 7430
Zühd ve Kalplerin Yumuşaması
Sahih (Müslim'in Sahîh'i)
وَحَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، ح وَحَدَّثَنَا أَبُو كُرَيْبٍ، حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، ح وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، - وَاللَّفْظُ لَهُ - حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، وَوَكِيعٌ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " انْظُرُوا إِلَى مَنْ أَسْفَلَ مِنْكُمْ وَلاَ تَنْظُرُوا إِلَى مَنْ هُوَ فَوْقَكُمْ فَهُوَ أَجْدَرُ أَنْ لاَ تَزْدَرُوا نِعْمَةَ اللَّهِ " . قَالَ أَبُو مُعَاوِيَةَ " عَلَيْكُمْ " .
Notunuz
KAYNAK
Sahih-i Müslim, Kitâb 55 (Zühd ve Kalplerin Yumuşaması), Hadis no. 7430
HADİSİN DERECESİ
Sahih(Müslim'in Sahîh'i)
sunnetimiz.com/muslim:7430