Bize Muhammed b. AbdiIIah b. Numeyr rivayet etti. (Dediki): Bize Veki' rivayet etti. (Dediki): Bize Ikrime b. Ammâr, Iyâs b. Seleme b. Ekvâ'lan, o da babasından naklen rivayet etti. H. Bize ishak b. ibrahim de rivayet elti. Lâfız onundur. (Dediki): Bize Ebû'n-Nadr Hâşim b. Kaâsım rivayet etti. (Dediki): Bize ikrime b. Ammâr rivayet etti. (Dediki): Bana Iyâs b. Seleme b. Ekva' rivayet etti, ona da babası rivayet etmiş ki, kendisi Nebi {Şallalluhu Aleyhi ve Sellem)'den dinlemiş. Bir adam onun yanında aksırmış da, ona yerhamükellah demiş. Sonra bir daha aksırmış, bunun üzerine Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Bu adam zükkamlıdır.» buyurmuşlar. izah: Bu hadisi Buhâri «Kitâbu'l-Edeb»'de tahric etmiştir. Teşmit «Yerhamükeilah» demektir. Kelimenin aslı düşmanların şematasını gidermektir. Ve hayr duası mânâsında kullanılır. Teşmit yapan kimse karşmdakine düşmanlarının şamatasından kurtulması için dua etmiş gibidir. Yahut aksıran kimse Allah'a, hamdederse bizzat şeytanın şamatasını defettiği için bu isim verilmiştir. Teşmitin hükümlerini Kitâbu's-Selâm'da görmüştük. Onun meşru olduğu hususunda icma'ı ümmet vardır. Zâhirîlerle Mâlikiler'den ibni Meryem'e göre her işitene teşmit vâcibdir. Kaadî İyâd, imam Mâlik'in meşhur olan mezhebine göre, teşmit farzdır, demiştir. Diğer ulemaya göre, teşmit vâcib değil, sünnet ve menduptur. Aksırdıktan sonra El-hamdülillah demeyen kimseye teşmit yapılmaz. Hadîsin ikinci rivâyetindeki Fadl b. Abbâs'ın kızından murad;Ümmü Gülsüm'dür. Vaktiyle Hz. Hasan'la evli idi. Ondan ayrıldıktan sonra Hz. Ebû Musa'l-Eş'arî ile evlendi. O vefat edince imran b. Talha'ya vardı. Bilâhare ondan da boşandı ve Küfe'de vefat etti. Hadîsin üçüncü rivayeti nezle gibi bir hastalıktan dolayı aksıran kimseye yerhamukellah denilmeyeceğine işarettir
Sahih-i Müslim › Kitâb 55 · Zühd ve Kalplerin Yumuşaması › Bâb 9Konum
KİTÂBLAR (56)
- ·Giriş (Mukaddime)35
- 1Îmân437
- 2Tahâret144
- 3Hayız157
- 4Namaz323
- 5Mescidler ve Namaz Yerleri406
- 6Namaz — Yolcular380
- 7Namaz — Cuma93
- 8Namaz — İki Bayram26
- 9Namaz — Yağmur19
- 10Namaz — Tutulmalar34
- 11Namaz — Cenâzeler140
- 12Zekât230
- 13Oruç285
- 14İ'tikâf11
- 15Hac604
- 16Nikâh169
- 17Süt Emzirme84
- 18Talâk91
- 19Lân (Mülâane)27
- 20Köle Azâdı31
- 21Alım Satım158
- 22Müsâkât (Ortakçılık)178
- 23Mîrâs Hükümleri23
- 24Hibeler41
- 25Vasiyyetler31
- 26Adaklar19
- 27Yeminler88
- 28Yeminler, Muhâribler, Kısas ve Diyet56
- 29Had Cezâları72
- 30Yargı ve Hükümler28
- 31Bulunmuş Mallar (Lukata)21
- 32Cihâd ve Seferler182
- 33İmâret (Yönetim)271
- 34Av, Kesim ve Yenilecek Şeyler92
- 35Kurbanlar61
- 36İçecekler258
- 37Elbise ve Süs200
- 38Edep ve Âdâb60
- 39Selâmlaşma216
- 40Doğru Kelime Kullanımı25
- 41Şiir10
- 42Rüyâlar41
- 43Fazîletler230
- 44Sahâbenin Fazîletleri331
- 45Birr, Sıla ve Güzel Ahlâk222
- 46Kader52
- 47İlim30
- 48Zikir, Dua, Tövbe ve İstiğfâr131
- 49Kalpleri Yumuşatan Rivayetler15
- 50Tövbe72
- 51Münâfıkların Vasıfları ve Hükümleri21
- 52Kıyâmet Günü, Cennet ve Cehennemin Vasıfları85
- 53Cennet, Nîmetleri ve Ehli104
- 54Fitneler ve Kıyâmet Alâmetleri180
- 55Zühd ve Kalplerin Yumuşaması99
- 56Tefsîr40
BÂBLAR — Zühd ve Kalplerin Yumuşaması (19)
- 1باب لا تدخلوا مساكن الذين ظلموا أنفسهم، إلا أن تكونوا باكين
- 2باب الإحسان إلى الأرملة والمسكين واليتيم
- 3باب فضل بناء المساجد
- 4باب الصدقة في المساكين
- 5باب من أشرك في عمله غير الله (وفي نسخة: باب تحريم الرياء)
- 6باب التكلم بالكلمة يهوي بها في النار (وفي نسخة: باب حفظ اللسان)
- 7باب عقوبة من يأمر بالمعروف ولا يفعله، وينهى عن المنكر ويفعله
- 8باب النهي عن هتك الإنسان ستر نفسه
- 9باب تشميت العاطس، وكراهة التثاؤب
- 10باب في أحاديث متفرقة
- 11باب في الفأر وأنه مسخ
- 12باب لا يلدغ المؤمن من جحر مرتين
- 13باب المؤمن أمره كله خير
- 14باب النهي عن المدح إذا كان فيه إفراط، وخيف منه فتنة على الممدوح
- 15باب منازلة الأكبر
- 16باب التثبت في الحديث، وحكم كتابة العلم
- 17باب قصة أصحاب الإخدود والساحر والراهب والغلام
- 18باب حديث جابر الطويل، وقصة أبي اليسر
- 19باب في حديث الهجرة. ويقال له: حديث الرحل
Sahih-i Müslim 7489
Zühd ve Kalplerin Yumuşaması
Sahih (Müslim'in Sahîh'i)
BÂB (9)
باب تشميت العاطس، وكراهة التثاؤب
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، حَدَّثَنَا عِكْرِمَةُ بْنُ عَمَّارٍ، عَنْ إِيَاسِ، بْنِ سَلَمَةَ بْنِ الأَكْوَعِ عَنْ أَبِيهِ، ح وَحَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، - وَاللَّفْظُ لَهُ - حَدَّثَنَا أَبُو النَّضْرِ، هَاشِمُ بْنُ الْقَاسِمِ حَدَّثَنَا عِكْرِمَةُ بْنُ عَمَّارٍ، حَدَّثَنِي إِيَاسُ بْنُ سَلَمَةَ بْنِ الأَكْوَعِ، أَنَّ أَبَاهُ، حَدَّثَهُ أَنَّهُ، سَمِعَ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم وَعَطَسَ رَجُلٌ عِنْدَهُ فَقَالَ لَهُ " يَرْحَمُكَ اللَّهُ " . ثُمَّ عَطَسَ أُخْرَى فَقَالَ لَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " الرَّجُلُ مَزْكُومٌ " .
Notunuz
KAYNAK
Sahih-i Müslim, Kitâb 55 (Zühd ve Kalplerin Yumuşaması), Bâb 9, Hadis no. 7489
HADİSİN DERECESİ
Sahih(Müslim'in Sahîh'i)
sunnetimiz.com/muslim:7489