SÜNNETİMİZSÜNNET VE HADİS KÜTÜPHANESİ
Sünen-i Tirmizî › Kitâb 37 · Kıyâmet, Rikâk ve Vera' VasıflarıKonum
BÂBLAR — Kıyâmet, Rikâk ve Vera' Vasıfları (60)
  1. 1بَابٌ فِي الْقِيَامَةِ
  2. 2بَابُ مَا جَاءَ فِي شَأْنِ الْحِسَابِ وَالْقِصَاصِ
  3. 3بَابُ مَا جَاءَ فِي شَأْنِ الْحَشْرِ
  4. 4بَابُ مَا جَاءَ فِي الْعَرْضِ
  5. 5بَابٌ مِنْهُ
  6. 6(٧١) بَابٌ مِنْهُ
  7. 7(٧٢) بَابٌ مِنْهُ
  8. 8بَابُ مَا جَاءَ فِي شَأْنِ الصُّورِ
  9. 9بَابُ مَا جَاءَ فِي شَأْنِ الصِّرَاطِ
  10. 10بَابُ مَا جَاءَ فِي الشَّفَاعَةِ
  11. 11بَابٌ مِنْهُ
  12. 12(٧٧) بَابٌ مِنْهُ
  13. 13(٧٨) بَابٌ مِنْهُ
  14. 14بَابُ مَا جَاءَ فِي صِفَةِ الْحَوْضِ
  15. 15بَابُ مَا جَاءَ فِي صِفَةِ أَوَانِي الْحَوْضِ
  16. 16بَابٌ
  17. 17(٨٢) بَابٌ
  18. 18(٨٣) بَابٌ
  19. 19(٨٤) بَابٌ
  20. 20(٨٥) بَابٌ
  21. 21بَابٌ مِنْهُ
  22. 22بَابٌ
  23. 23(٨٨) بَابٌ
  24. 24(٨٩) بَابٌ
  25. 25(٩٠) بَابٌ
  26. 26(٩١) بَابٌ
  27. 27(٩٢) بَابٌ
  28. 28(٩٣) بَابٌ
  29. 29(٩٤) بَابٌ
  30. 30(٩٥) بَابٌ
  31. 31(٩٦) بَابٌ
  32. 32(٩٧) بَابٌ
  33. 33(٩٨) بَابٌ
  34. 34(٩٩) بَابٌ
  35. 35(١٠٠) بَابٌ
  36. 36(١٠١) بَابٌ
  37. 37(١٠٢) بَابٌ
  38. 38(١٠٣) بَابٌ
  39. 39(١٠٤) بَابٌ
  40. 40(١٠٥) بَابٌ
  41. 41(١٠٦) بَابٌ
  42. 42(١٠٧) بَابٌ
  43. 43(١٠٨) بَابٌ
  44. 44(١٠٩) بَابٌ
  45. 45(١١٠) بَابٌ
  46. 46(١١١) بَابٌ
  47. 47(١١٢) بَابٌ
  48. 48(١١٣) بَابٌ
  49. 49(١١٤) بَابٌ
  50. 50(١١٥) بَابٌ
  51. 51(١١٦) بَابٌ
  52. 52(١١٧) بَابٌ
  53. 53(١١٨) بَابٌ
  54. 54(١١٩) بَابٌ
  55. 55(١٢٠) بَابٌ
  56. 56(١٢١) بَابٌ
  57. 57(١٢٢) بَابٌ
  58. 58(١٢٣) بَابٌ
  59. 59(١٢٤) بَابٌ
  60. 60(١٢٥) بَابٌ

(37) Kitâb: Kıyâmet, Rikâk ve Vera' Vasıfları

كتاب صفة القيامة والرقائق والورع عن رسول الله صلى الله
Hadis 2415 – 2522 · 108 rivayet · Sayfa 3/3
BÂB (59) · DEVAMI

(١٢٤) بَابٌ

Sünen-i Tirmizî 2515Sahih (el-Elbânî)

Enes (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Sizden biriniz kendisi için sevdiğini mü’min kardeşi içinde sevmedikçe gerçek mü’min olamaz.” Diğer tahric: Müslim, İman; Nesâî, İman Bu hadis sahihtir

حَدَّثَنَا سُوَيْدُ بْنُ نَصْرٍ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ الْمُبَارَكِ، عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ أَنَسٍ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ لاَ يُؤْمِنُ أَحَدُكُمْ حَتَّى يُحِبَّ لأَخِيهِ مَا يُحِبُّ لِنَفْسِهِ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ هَذَا حَدِيثٌ صَحِيحٌ ‏.‏
Sünen-i Tirmizî, Kitâb 37 (Kıyâmet, Rikâk ve Vera' Vasıfları), Bâb 59, Hadis no. 2515
Sünen-i Tirmizî 2516Sahih (el-Elbânî)

İbn Abbâs (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir; Birgün Rasûlullah (s.a.v.)’in binitinin arkasında idim. Buyurdu ki: “Ey delikanlı! Sana birkaç kelime öğreteceğim: “Allah’ın emir ve yasaklarına iyi dikkat ederek yaşa ki Allah’ta seni gözetip kollasın. Allah’ı hiç hatırından çıkarma ki onu her an karşında bulasın. İsteyeceğinde Allah’tan iste yardım isteyeceğinde Allah’tan yardım iste, bilmiş ol ki tüm insanlar sana bir konuda fayda vermek için bir araya gelseler ancak Allah’ın yazdığı kadarıyla sana faydalı olabilirler. Eğer tüm insanlar sana zarar vermek konusunda birleşip bir araya gelseler ancak Allah’ın sana yazdığı kadarıyla zarar verebilirler. Kader kalemleri kalkmış ve yazılan sahifeler kurumuştur.” Diğer tahric: Müsned: 2527 Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir

حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ مُوسَى، أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ الْمُبَارَكِ، أَخْبَرَنَا لَيْثُ بْنُ سَعْدٍ، وَابْنُ، لَهِيعَةَ عَنْ قَيْسِ بْنِ الْحَجَّاجِ، قَالَ وَحَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، أَخْبَرَنَا أَبُو الْوَلِيدِ، حَدَّثَنَا لَيْثُ بْنُ سَعْدٍ، حَدَّثَنِي قَيْسُ بْنُ الْحَجَّاجِ الْمَعْنَى، وَاحِدٌ، عَنْ حَنَشٍ الصَّنْعَانِيِّ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ كُنْتُ خَلْفَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَوْمًا فَقَالَ ‏ "‏ يَا غُلاَمُ إِنِّي أُعَلِّمُكَ كَلِمَاتٍ احْفَظِ اللَّهَ يَحْفَظْكَ احْفَظِ اللَّهَ تَجِدْهُ تُجَاهَكَ إِذَا سَأَلْتَ فَاسْأَلِ اللَّهَ وَإِذَا اسْتَعَنْتَ فَاسْتَعِنْ بِاللَّهِ وَاعْلَمْ أَنَّ الأُمَّةَ لَوِ اجْتَمَعَتْ عَلَى أَنْ يَنْفَعُوكَ بِشَيْءٍ لَمْ يَنْفَعُوكَ إِلاَّ بِشَيْءٍ قَدْ كَتَبَهُ اللَّهُ لَكَ وَلَوِ اجْتَمَعُوا عَلَى أَنْ يَضُرُّوكَ بِشَيْءٍ لَمْ يَضُرُّوكَ إِلاَّ بِشَيْءٍ قَدْ كَتَبَهُ اللَّهُ عَلَيْكَ رُفِعَتِ الأَقْلاَمُ وَجَفَّتِ الصُّحُفُ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ ‏.‏
Sünen-i Tirmizî, Kitâb 37 (Kıyâmet, Rikâk ve Vera' Vasıfları), Bâb 59, Hadis no. 2516
BÂB (60)

(١٢٥) بَابٌ

Sünen-i Tirmizî 2517Hasen (el-Elbânî)

Enes b. Mâlik (r.a.)’den rivâyete göre, diyor ki: Bir adam Nebi (s.a.v.)’e: Ey Allah’ın Rasûlü! devemi bağlayarak mı yoksa salıvererek mi Allah’a tevekkül edeyim diye sordu Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Deveni bağla sonra Allah’a güven ve dayan.” Tirmizî rivâyet rivâyet etmiştir. Amr b. Ali, Yahya’nın bu hadis bence münkerdir dediğini aktarmaktadır. Tirmizî: Enes’in rivâyeti olarak bu hadisi garibtir. Ancak bu şekliyle bilmekteyiz. Amr b. Ümeyye ed Damrî’den bu hadisin bir benzeri rivâyet edilmiştir

حَدَّثَنَا أَبُو حَفْصٍ، عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ الْقَطَّانُ، حَدَّثَنَا الْمُغِيرَةُ بْنُ أَبِي قُرَّةَ السَّدُوسِيُّ، قَالَ سَمِعْتُ أَنَسَ بْنَ مَالِكٍ، يَقُولُ قَالَ رَجُلٌ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَعْقِلُهَا وَأَتَوَكَّلُ أَوْ أُطْلِقُهَا وَأَتَوَكَّلُ قَالَ ‏ "‏ اعْقِلْهَا وَتَوَكَّلْ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ قَالَ يَحْيَى وَهَذَا عِنْدِي حَدِيثٌ مُنْكَرٌ ‏.‏ قَالَ أَبُو عِيسَى وَهَذَا حَدِيثٌ غَرِيبٌ مِنْ حَدِيثِ أَنَسٍ لاَ نَعْرِفُهُ إِلاَّ مِنْ هَذَا الْوَجْهِ وَقَدْ رُوِيَ عَنْ عَمْرِو بْنِ أُمَيَّةَ الضَّمْرِيِّ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم نَحْوُ هَذَا ‏.‏
Sünen-i Tirmizî, Kitâb 37 (Kıyâmet, Rikâk ve Vera' Vasıfları), Bâb 60, Hadis no. 2517
Sünen-i Tirmizî 2518Sahih (el-Elbânî)

Ebû’l Havra es Sa’dî (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Hasan b. Ali’ye Rasûlullah (s.a.v.)’den ezberlediğin bir şey var mı diye sordum dedi ki, Rasûlullah (s.a.v.)’den şunu ezberledim: “Şüpheli olanı bırak şüphesiz olana bak, çünkü doğruluk gönül rahatlığıdır yalancılık ise kuşkudan ibarettir. Bu hadis biraz uzuncadır. Diğer tahric: Nesâî, Eşribe; Dârimî, Büyü Tirmizî: Ebû’l Havra es Sa’dî’nin ismi Rabia b. Şeyban’dır. Tirmizî: Bu hadis sahihtir. Bündar, Muhammed b. Cafer el Mahremî vasıtasıyla Şu’be’den ve Büreyd’den geçen hadisin bir benzerini bize aktarmıştır

حَدَّثَنَا أَبُو مُوسَى الأَنْصَارِيُّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ إِدْرِيسَ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ بُرَيْدِ بْنِ أَبِي مَرْيَمَ، عَنْ أَبِي الْحَوْرَاءِ السَّعْدِيِّ، قَالَ قُلْتُ لِلْحَسَنِ بْنِ عَلِيٍّ مَا حَفِظْتَ مِنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ حَفِظْتُ مِنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ دَعْ مَا يَرِيبُكَ إِلَى مَا لاَ يَرِيبُكَ فَإِنَّ الصِّدْقَ طُمَأْنِينَةٌ وَإِنَّ الْكَذِبَ رِيبَةٌ ‏"‏ ‏.‏ وَفِي الْحَدِيثِ قِصَّةٌ ‏.‏ قَالَ وَأَبُو الْحَوْرَاءِ السَّعْدِيُّ اسْمُهُ رَبِيعَةُ بْنُ شَيْبَانَ ‏.‏ قَالَ وَهَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ ‏.‏ حَدَّثَنَا بُنْدَارٌ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ بُرَيْدٍ، فَذَكَرَ نَحْوَهُ ‏.‏
Sünen-i Tirmizî, Kitâb 37 (Kıyâmet, Rikâk ve Vera' Vasıfları), Bâb 60, Hadis no. 2518
Sünen-i Tirmizî 2519Zayıf (el-Elbânî)

Câbir (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Nebi (s.a.v.) yanında bir adam ibadet ve gayretiyle anıldı başka birisi de Allah’ın hakkını gözetme konusunda anıldı da Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Hiçbir şey Allah’ın hukukunu gözetmeye denk olamaz.” Tirmizî rivâyet etmiştir. Abdullah b. Cafer, Misver b. Mahreme’nin oğludur Medînelidir. Hadisçiler yanında güvenilen bir kimsedir. Tirmizî: Bu hadis hasen garib olup sadece bu şekliyle biliyoruz

حَدَّثَنَا زَيْدُ بْنُ أَخْزَمَ الطَّائِيُّ الْبَصْرِيُّ، حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ أَبِي الْوَزِيرِ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ جَعْفَرٍ الْمَخْرَمِيُّ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ نُبَيْهٍ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ الْمُنْكَدِرِ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ ذُكِرَ رَجُلٌ عِنْدَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِعِبَادَةٍ وَاجْتِهَادٍ وَذُكِرَ عِنْدَهُ آخَرُ بِرِعَةٍ فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ لاَ تَعْدِلْ بِالرِّعَةِ ‏"‏ ‏.‏ وَعَبْدُ اللَّهِ بْنُ جَعْفَرٍ هُوَ مِنْ وَلَدِ الْمِسْوَرِ بْنِ مَخْرَمَةَ وَهُوَ مَدَنِيٌّ ثِقَةٌ عِنْدَ أَهْلِ الْحَدِيثِ ‏.‏ قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ غَرِيبٌ لاَ نَعْرِفُهُ إِلاَّ مِنْ هَذَا الْوَجْهِ ‏.‏
Sünen-i Tirmizî, Kitâb 37 (Kıyâmet, Rikâk ve Vera' Vasıfları), Bâb 60, Hadis no. 2519
Sünen-i Tirmizî 2520Zayıf (el-Elbânî)

Ebû Saîd el Hudrî (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Kim helal lokma yer ve İslam nizamına göre yaşarsa ve insanlar da onun kötülüklerinden emin olurlarsa o kişi Cennete girer. Bir adam: Ey Allah’ın Rasûlü! bugün bu özellikte kişiler halk arasında pek çoktur. Rasûlullah (s.a.v.), benden sonraki asırlarda da bu özellikte kimseler bulunacaktır.” Tirmizî rivâyet etmiştir. Bu hadis garib olup sadece bu şekliyle İsrail’in hadisi olarak bilmekteyiz. Abbâs ed Dûrî, Yahya b. ebî Bükeyr vasıtasıyla İsrail’den aynı senedle bu hadisin bir benzerini bize aktarmıştır. Muhammed b. İsmail’e bu hadis hakkında sordum sadece İsrail’in hadisi olarak bildi Ebû Bişr’in ismini de bilemedi

حَدَّثَنَا هَنَّادٌ، وَأَبُو زُرْعَةَ وَغَيْرُ وَاحِدٍ قَالُوا أَخْبَرَنَا قَبِيصَةُ، عَنْ إِسْرَائِيلَ، عَنْ هِلاَلِ بْنِ مِقْلاَصٍ الصَّيْرَفِيِّ، عَنْ أَبِي بِشْرٍ، عَنْ أَبِي وَائِلٍ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ مَنْ أَكَلَ طَيِّبًا وَعَمِلَ فِي سُنَّةٍ وَأَمِنَ النَّاسُ بَوَائِقَهُ دَخَلَ الْجَنَّةَ ‏"‏ ‏.‏ فَقَالَ رَجُلٌ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ هَذَا الْيَوْمَ فِي النَّاسِ لَكَثِيرٌ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ وَسَيَكُونُ فِي قُرُونٍ بَعْدِي ‏"‏ ‏.‏ قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ غَرِيبٌ لاَ نَعْرِفُهُ إِلاَّ مِنْ هَذَا الْوَجْهِ مِنْ حَدِيثِ إِسْرَائِيلَ ‏.‏
Sünen-i Tirmizî, Kitâb 37 (Kıyâmet, Rikâk ve Vera' Vasıfları), Bâb 60, Hadis no. 2520
Sünen-i Tirmizî 2521Hasen (el-Elbânî)

Sehl b. Muâz b. Enes el Cühenî (r.a.)’den ve babasından rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Kim Allah için verir ve Allah için engel çıkarırsa, Allah için sever ve Allah için buğzederse ve Allah için nikahlanıp evlenirse o kimsenin imanı olgunluğa ermiştir.” Diğer tahric: Müsned: 15064 Tirmizî: Bu hadis hasendir

حَدَّثَنَا عَبَّاسٌ الدُّورِيُّ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ أَبِي بُكَيْرٍ، عَنْ إِسْرَائِيلَ، بِهَذَا الإِسْنَادِ نَحْوَهُ ‏.‏ وَسَأَلْتُ مُحَمَّدَ بْنَ إِسْمَاعِيلَ عَنْ هَذَا الْحَدِيثِ، فَلَمْ يَعْرِفْهُ إِلاَّ مِنْ حَدِيثِ إِسْرَائِيلَ وَلَمْ يَعْرِفِ اسْمَ أَبِي بِشْرٍ ‏.‏ حَدَّثَنَا عَبَّاسُ بْنُ مُحَمَّدٍ الدُّورِيُّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ يَزِيدَ، حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ أَبِي أَيُّوبَ، عَنْ أَبِي مَرْحُومٍ عَبْدِ الرَّحِيمِ بْنِ مَيْمُونٍ، عَنْ سَهْلِ بْنِ مُعَاذِ بْنِ أَنَسٍ الْجُهَنِيِّ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ مَنْ أَعْطَى لِلَّهِ وَمَنَعَ لِلَّهِ وَأَحَبَّ لِلَّهِ وَأَبْغَضَ لِلَّهِ وَأَنْكَحَ لِلَّهِ فَقَدِ اسْتَكْمَلَ إِيمَانَهُ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ ‏
Sünen-i Tirmizî, Kitâb 37 (Kıyâmet, Rikâk ve Vera' Vasıfları), Bâb 60, Hadis no. 2521
Sünen-i Tirmizî 2522Sahih (el-Elbânî)

Ebû Saîd el Hudrî (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Cennete ilk girecek kimseler ayın bedir şeklindeki parlak oluşu gibi girecekler ikinci olarak girecekler ise gökteki parlak yıldızın parlaklığı gibi gireceklerdir. Her bir kimse için iki hanım verilecek, her bir hanımın yetmiş kat elbisesi olacak bu kadar elbise altından inciklerinin iliği görülecektir.” Diğer tahric: Müsned: 10702 Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir

حَدَّثَنَا العَبَّاسُ الدُّورِيُّ حَدَّثَنَا عُبيْدُ اللهِ بْنُ مُوسَى أََخْبَرَنَا شَيْبَانُُ عَنْ فِرَاسٍ عَنْ عَطِيَّةَ عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الخُدْرِيِّ ، عَنِ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ : " أَوَّلُ زُمْرَةٍ تَدْخُلُ الجَنَّةَ عَلَى صُورَةِ القَمَرِ لَيْلَةَ البَدْرِ ، وَالثَّانِيَةُ عَلَى لَوْنِ أَحْسَنِ كَوْكَبٍ دُرِّيٍّ فِي السَّمَاءِ ، لِكُلِّ رَجُلٍ مِنْهُمْ زَوْجَتَانِ عَلَى كُلِّ زَوْجَةٍ سَبْعُونَ حُلَّةً يَبْدُو مُخُّ سَاقِهَا مِنْ وَرَائِهَا
Sünen-i Tirmizî, Kitâb 37 (Kıyâmet, Rikâk ve Vera' Vasıfları), Bâb 60, Hadis no. 2522