İbn-i Seleme es-Sülemi (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: «(Her) adam'a anasını(n hakkına riayeti) tavsiye ederim, (Her) adam'a anasını(n hakkına riayeti) tavsiye ederim, (Her) adam'a anasını(ın hakkına riayeti) tavsiye ederim (tavsiye cümlesini üç kez tekrarladı). (Her) adam'a babasını(n hakkına riayeti) tavsiye ederim (Her) adam'a, işine bakan velisini(ın hakkına riayeti) tavsiye ederim, velisi tarafından ona eziyet olsa bile.» Not: Zevaid yazarı bu hadisin Zevaid nevinden olduğunu belirtmiş. Fakat senedin durumuna değinmemiş ve: Müellifin yanında bu İbn-i Selame'nin bundan başka hadisi yoktur. Kütüb-i Sitte'nin kalanlarında onun hiç hadisi yoktur, demiştir
Sünen-i İbn Mâce › Kitâb 33 · ÂdâbKonum
- ·Sünnet (Mukaddime)266
- 1Tahâret ve Sünnetleri400
- 2Namaz39
- 3Ezan ve Sünnetleri29
- 4Mescidler ve Cemaatler68
- 5Namazın İkâmesi ve Sünnetleri630
- 6Cenâzeler205
- 7Oruç145
- 8Zekât62
- 9Nikâh171
- 10Talâk78
- 11Keffâretler47
- 12Ticâret171
- 13Hükümler (Ahkâm)67
- 14Hibeler15
- 15Sadakalar46
- 16Rehin53
- 17Şuf'a10
- 18Buluntu Mallar (Lukata)10
- 19Köle Azâdı20
- 20Had Cezâları82
- 21Diyet80
- 22Vasiyyetler24
- 23Mîrâs Payları34
- 24Cihâd129
- 25Hac Menâsiki238
- 26Kurbanlar42
- 27Kesim (Zebâih)38
- 28Av51
- 29Yiyecekler120
- 30İçecekler65
- 31Tıp114
- 32Elbise107
- 33Âdâb170
- 34Dua66
- 35Rüya Tabiri34
- 36Fitneler175
- 37Zühd242
- 1بَابُ بِرِّ الْوَالِدَيْنِ
- 2بَابُ صِلْ مَنْ كَانَ أَبُوكَ يَصِلُ
- 3بَابُ بِرِّ الْوَالِدِ، وَالْإِحْسَانِ إِلَى الْبَنَاتِ
- 4بَابُ حَقِّ الْجِوَارِ
- 5بَابُ حَقِّ الضَّيْفِ
- 6بَابُ حَقِّ الْيَتِيمِ
- 7بَابُ إِمَاطَةِ الْأَذَى عَنِ الطَّرِيقِ
- 8بَابُ فَضْلِ صَدَقَةِ الْمَاءِ
- 9بَابُ الرِّفْقِ
- 10بَابُ الْإِحْسَانِ إِلَى الْمَمَالِيكِ
- 11بَابُ إِفْشَاءِ السَّلَامِ
- 12بَابُ رَدِّ السَّلَامِ
- 13بَابُ رَدِّ السَّلَامِ عَلَى أَهْلِ الذِّمَّةِ
- 14بَابُ السَّلَامِ عَلَى الصِّبْيَانِ وَالنِّسَاءِ
- 15بَابُ الْمُصَافَحَةِ
- 16بَابُ الرَّجُلِ يُقَبِّلُ يَدَ الرَّجُلِ
- 17بَابُ الِاسْتِئْذَانِ
- 18بَابُ الرَّجُلِ يُقَالُ لَهُ: كَيْفَ أَصْبَحْتَ
- 19بَابٌ إِذَا أَتَاكُمْ كَرِيمُ قَوْمٍ فَأَكْرِمُوهُ
- 20بَابُ تَشْمِيتِ الْعَاطِسِ
- 21بَابُ إِكْرَامِ الرَّجُلِ جَلِيسَهُ
- 22بَابُ مَنْ قَامَ عَنْ مَجْلِسٍ فَرَجَعَ فَهُوَ أَحَقُّ بِهِ
- 23بَابُ الْمَعَاذِيرِ
- 24بَابُ الْمُزَاحِ
- 25بَابُ نَتْفِ الشَّيْبِ
- 26بَابُ الْجُلُوسِ بَيْنَ الظِّلِّ وَالشَّمْسِ
- 27بَابُ النَّهْيِ عَنِ الِاضْطِجَاعِ عَلَى الْوَجْهِ
- 28بَابُ تَعَلُّمِ النُّجُومِ
- 29بَابُ النَّهْيِ عَنْ سَبِّ الرِّيحِ
- 30بَابُ مَا يُسْتَحَبُّ مِنَ الْأَسْمَاءِ
- 31بَابُ مَا يُكْرَهُ مِنَ الْأَسْمَاءِ
- 32بَابُ تَغْيِيرِ الْأَسْمَاءِ
- 33بَابُ الْجَمْعِ بَيْنَ اسْمِ النَّبِيِّ ﷺ وَكُنْيَتِهِ
- 34بَابُ الرَّجُلِ يُكْنَى قَبْلَ أَنْ يُولَدَ لَهُ
- 35بَابُ الْأَلْقَابِ
- 36بَابُ الْمَدْحِ
- 37بَابُ الْمُسْتَشَارُ مُؤْتَمَنٌ
- 38بَابُ دُخُولِ الْحَمَّامِ
- 39بَابُ الِاطِّلَاءِ بِالنُّورَةِ
- 40بَابُ الْقَصَصِ
- 41بَابُ الشِّعْرِ
- 42بَابُ مَا كُرِهَ مِنَ الشِّعْرِ
- 43بَابُ اللَّعِبِ بِالنَّرْدِ
- 44بَابُ اللَّعِبِ بِالْحَمَامِ
- 45بَابُ كَرَاهِيَةِ الْوَحْدَةِ
- 46بَابُ إِطْفَاءِ النَّارِ عِنْدَ الْمَبِيتِ
- 47بَابُ النَّهْيِ عَنِ النُّزُولِ عَلَى الطَّرِيقِ
- 48بَابُ تَتْرِيبِ الْكِتَابِ
- 49بَابُ لَا يَتَنَاجَى اثْنَانِ دُونَ الثَّالِثِ
- 50بَابُ مَنْ كَانَ مَعَهُ سِهَامٌ فَلْيَأْخُذْ بِنِصَالِهَا
- 51بَابُ ثَوَابِ الْقُرْآنِ
- 52بَابُ فَضْلِ الذِّكْرِ
- 53بَابُ فَضْلِ لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ
- 54بَابُ فَضْلِ الْحَامِدِينَ
- 55بَابُ فَضْلِ التَّسْبِيحِ
- 56بَابُ الِاسْتِغْفَارِ
- 57بَابُ فَضْلِ الْعَمَلِ
- 58بَابُ مَا جَاءَ فِي لَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلَّا بِاللَّهِ
(33) Kitâb: Âdâb
بَابُ بِرِّ الْوَالِدَيْنِ
Ebu Hureyre (r.a.)'den; şöyle demiştir: Sahabiler: Ya Resulallah kim'e iyi davranayım diye sordular. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Anana,» buyurdu. Sahabi: O'ndan sonra kim'e ? diye sordu. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) «Anana,» buyurdu. Sonra Sahabi: Sonra kim'e ? dedi. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Baba'na,» buyurdu Soru sahibi: Sonra kim'e ? diye sordu. Resul-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Sonra en yakın akrabana ve ondan sonra da sırayla en yakın olanlara,» buyurdu. Zevaid de: Bu hadis'in isnadı sahih, ravileri sikadır, deniyor
Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu demiştir: «Hiçbir çocuk babasının iyiliğine denk bir iyilikte bulunmuş olamaz. Ancak babasunu köle olarak bulup ta o'nu satın aldığı ve azadladığı zaman (demk olur).»
Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Kıntar on iki bin okkadır. Her okka gök ve yer arasında bulunan şeylerin tümünden hayırlıdır,» buyurmuş ve Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: «Şüphesiz adam'ın cennet'te makamı yüksektir.» (yani layık olduğundan daha yüksek makam verilir.) Bunun üzerine adam: Bu (terfi) nereden (gelme)dir ? diye sorar. Kendisine denilir ki: Çocuğununun sana istiğfarı sebebiyledir. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedi sahih olup ravileri güvenilir zatlardır
Mikdam bin Ma'dikerib (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: «Allah size analarınız(a iyi davranmanızı, hakkına riayet etmeniz)i cidden tavsiye eder. (Bu cümleyi üç kez tekrarladı) Allah size babalarınız(a iyi davranmanızı, hakkına riayet etmeniz)i cidden tavsiye eder. Allah size en yakın akrabanızı, sonra yakınlık derecesine göre diğer akranalarınız(a iyi davranmanızı ve hukuklarına riayet etmeniz)i cidden tavsiye eder.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde İsmail bulunur. Onun burada olduğu gibi Hicaz'lılardan olan rivayeti zayıftır
Ebu Ümame (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Bir adam: Ya Resulallah! Çocuğu üzerinde baba ve ananın hakkı nedir? diye sordu. Resulu-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Onlar senin cennet'in ve cehennemindir,» buyurdu. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: İbn-i Main: ''Ali bin Yezid, el-Kasım'dan o da Ebu Ümame'den'' biçimindeki sened tamamen zayıftır, demiştir. Es-Sad de: Nakil ehli, Ali bin Yezid'in zayıflığı üzerinde ittifak etmişlerdir, der
Ebu'd-Derda (r.a.)'den rivayet edildiğine göre, kendisi Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den şu emri işitmiştir: «Baba, Cennet kapılarının en hayırlısıdır. Artık o kapıyı yitir veya o kapıyı koru.»
بَابُ صِلْ مَنْ كَانَ أَبُوكَ يَصِلُ
Ebu Useyd Malik bin Rabia (r.a.)'den; şöyle demiştir: Biz Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanında bulunduğumuz esnada Ben-i Selime'den bir adam O'nun yanına gelerek: Ya Resulallah babam ve anam'a karşı yükümlü olduğum ödevlerden ölümlerinden sonra yapacağım bir şey kaldı mı? diye sordu. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Evet, onlara rahmet dilemek, onlar için istiğfar etmek, ahidelerini ölümlerinden sonra yerine getirmek, dostlarına ikram - hürmet etmek ve yakınlığı ancak onlar vasıtasıyla olan akrabalarla ilgilenip onlara karşı üzerine düşeni yapmak.» buyurdu
بَابُ بِرِّ الْوَالِدِ، وَالْإِحْسَانِ إِلَى الْبَنَاتِ
Aişe (r.anha)'dan rivayet edildiğine göre: Bir kere Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e bedevilerden bir kaç adam gelerek: Siz çocuklarınızı öpermisiniz? dediler. Sahabiler: Evet, dediler. Bunun üzerine bedeviler: Lakin biz vallahi öpüp okşamayız, dediler. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Allah siz'dem merhamet ve şefkati çekip çıkarmış olduktan sonra ben sizin gönüllerinize merhamet koymaya malik değilim.» buyurdu
Ya'la bin Mürre (r.a.)'den; şöyle demiştir: Hasan ve Hüseyin koşarak Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e geldiler. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onları bağrına bastı ve: «Çocuk cimriliğe ve korkaklığa bir nevi sebep teşkil eder.» buyurdu. Not: Bunun senedinin sahih ve ravilerinin güvenilir zatlar olduğu Zevaid'de belirtilmiştir
Süraka bin Malik (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: «İyi dinleyiniz! Size sadakanın en faziletlisini gösterip bildireyim, sana iade edilniş vaziyette ve senden başka çalışanı olmayan kızın.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir; Bunun senedinin ravileri güvenilir zatlardır. Ancak şu var ki, ravi Uley bin Rebah. Suraka'dan hadis işitmemiştir
el-Ahnef (bin Kays)'ın amcası Sa'saa (bin Muaviye) (r.a.)'den; şöyle demiştir: Bir kadın beraberinde iki kız çocuğu halde Aişe (r.anha)'nın yanına girmiş. Aişe de o'na üç tane kuru hurma vermiş. Bunun üzerine kadın her çocuğa bir hurma verip kalan üçüncü hurmayı da iki çocuğuna paylaştırmış. Aişe demiştir ki sonra Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) geldi. Ben de O'na anlattım Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Senin hayretin nedir? Kadın o merhameti sebebiyle cennet'e girmiştir.» buyurdu. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: ''Senedi sahih oiup ravileri güvenilir zatlardır. Bu hadisin aslı; Buhari, Müslim ve başka kitaplarda başka bir ifade tarzı ile mevcuttur
Ukbe bin Amir (r.a.)'den; şöyle demiştir: Ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den şu emri işittim: «Kim ki üç tane kız çocuğu olur da buna sabreder. varlığından onları yedirir, içirir ve giydirirse kıyamet günü o kız çocukları onun için cehennem ateşine perde olurlar.»
İbn-i Abbas (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Kim ki iki kız çocuğu erginlik çağına vardıktan sonra yanında kaldıkları veya o kimse onların yanında kaldığı sürece onlara iyi davranıp ihsanda bulunursa kızları o'nu cennet'e dahil ederler.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde Ebü Said var, adı Şarahbll'dir, Bu raviyi İbn-i Hibban, güvenilir raviler arasında zikretmiş ise de müteaddid alimler onu zayıf saymışlardır. İbn-i Ebi Zi'b de: Bunun dOğruluğundan şüphe edilirdi. demiştir. El-Hakim de bu hadisi rivayet ederek senedinin sahih olduğunu söylemiştir
Enes bin Malik (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: «Evladınıza gereken ikram'ı yapınız ve güzelce te'dib ediniz.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde el-Haris bin en-Numan vardır. Bu raviyi İbn-i Hibban güvenilir ra,vller arasınd&. anmış ise de Ebu Hatim gevşek saymıştır
بَابُ حَقِّ الْجِوَارِ
Ebu Şureyh el-Huzai (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: «Kim Allah'a ve ahiret gününe inanıyorsa komşusuna iyilik etsin ve kim Allah'a ve ahiret gününe inanıyorsa misafirine ikram etsin ve kim Allah'a ve ahiret gününe inanıyorsa ya hayır söylesin ya sussun.»
Aişe (r.anha)'dan rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle demiştir: «Cibril, devamlı komşu (hakkına riayeti etme) yi o kadar tavsiye ettiki nihayet komşuyu mirasçı kılacağını sandım.»
Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu demiştir: «Cebrail komşu'yu bana o kdar devamlı tavsiye etti ki nihayet komşuyu mirasçı yapacağını zannettim.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir; Bu hadisin senedi sahih olup ravileri güvenillr zatlardlır
بَابُ حَقِّ الضَّيْفِ
Ebu Şureyh el-Huzai (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: «Kim Allah'a ve ahiret gününe inanıyorsa misafirine ikram etsin. Misafir'in caizesi bir gün bir gecedir. Ev sahibini sıkıntıya düşürünceye kadar yanında ikamet etmek misafir'e helal değildir. Misafirlik süresi üç gündür. Ev sahibi üç günden sonra misafir'e ne harcarsa o bir sadakadır.»
Ukbe bin Amir (r.a.)'den; şöyle demiştir: Biz Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e: (Ya Resulallah) sen bizi gönderiyorsun. Biz bir kavme misafir oluyoruz - konaklıyoruz da onlar onlar bizi ağırlamıyorlar. Bu hususta ne buyurursun.? dedik. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize şöyle buyurdu: «Siz bir kavmin yanına inerseniz de onlar misafire layık ikramı size gösterirlerse kabul ediniz. Eğer yapmazlarsa misafirlere layık olan hakkı onlardan alınız.»
Mikdam Ebu Kerime (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu demiştir: «Misafir gecesi vacibtir. Bu itibarla eğer misafir bir kimse'nin evinin çevresine inerse misafirlik hakkı ev sahibinin üzerinde bir borçtur. Artık misafir dilerse hakkını ister ve dilerse hakkını terk eder.»
بَابُ حَقِّ الْيَتِيمِ
Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu demiştir: «Allahım! Ben şu iki zayıf'ın hakkının zayi edilmesinden şiddetle cidden sakındırırım menederim: Tetim ve Kadın.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedi sahih olup ravileri güvenilir zatlardır
Ebu Hureyre r.a.'den rivayet edildiğine göre Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: «Müslüman toplumundaki evlerin en hayırlısı kendisine iyilik edilen bir yetim'in bulunduğu evdir. Ve Müslüman toplumundaki evlerin en şerlisi kendisine kötülük edilen bir yetimin bulunduğu evdir.»
Abdullah bin Abbas (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu demiştir: «Kim yetimlerden üç kişinin nafakasını yetiştirmesini üstlenirse gecesini ibadetle ihya edip gündüzünü oruçla geçiren ve kılıcını çekerek sabah akşam Allah yolunda cihad eden kimse gibi olur ve benle o şu iki kardeş (parmak) gibi cennet'te kardeş oluruz.» buyurdu ve şehadet parmağı ile orta parmağını birbirine yapıştırdı. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde İsmail bin İbrahim buIunur. Bu ravi mechuI olduğu gibi kendisinden rivayet eden zat da zayıftır
بَابُ إِمَاطَةِ الْأَذَى عَنِ الطَّرِيقِ
Ebu Berze (r.a.)'den; şöyle demiştir: Ben: Ya Resulallah bana yararlanacağım bir iş göster, dedim. O: «Müslümanların yolundan zararlı şeyi uzaklaştır,» buyurdu
Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştu: «Yol üstünde halk'a zarar veren bir ağaç dalı vardı. Bir adam o dal'ı yoldan uzaklaştırdı ve bundan dolayı cennet'e dahil oldu.»
Ebu Zer' (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: «Ümmetim, amellerinin iyisi ve kötüsüyle beraber bana arzolundu. İyi amelleri içinde yoldan uzaklaştırılan eziyet verici şey gördüm. Kötü amelleri içinde de gömülmeyip mescid de olan balgam gördüm.»
بَابُ فَضْلِ صَدَقَةِ الْمَاءِ
Sa'd bin Ubade (r.a.)'den; şöyle demiştir: Ben: Ya Resulallah hangi çeşit sadaka daha faziletlidir.? dedim. O: «Suvarmak,» buyurdu
Enes bin Malik (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu demiştir: «Kıyamet günü insanlar saflara ayrılır. (İbn-i Numeyr kendi rivayetinde; cennet ehli saflara ayrılırlar.dedi.) Bu arada cehennemlik olanlardan biri (cennetlik olan) adamın yanından geçer ve ona: Ya falan benden içme suyu istediğin ve benim sana su içirdiğim günü hatırlamıyormusun? der. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: Adam o kimseye şefaat eder. Başka adam (cennetlik bir adamın) yanından geçer ve (ona): Sana bir abdest suyu verdiğim günü hatırlamıyormusun ? der. O da o adam'a şefaat eder. İbn-i Numeyr (ziyade ederek) dediki: ......ve (cehennemliklerden biri cennetliklerden birine) Ey falan beni şöyle şöyle bir işe gönderdiğini benim de senin için gittiğim günü hatırlamıyormusun? der. (Cennetlik) kimse ona şefaat eder.» Not: Zevaid'de şöyle denUmiştir: Bunun senedinde Yezid bin Eban er-Rakkaşi bulunur. Bu ravi zayıftır
Suraka bin Cu'şum (r.a.)'den; şöyle demiştir: Kendi devlerim için onarıp sıvadığım havuzlarıma gelen yitik deveyi sularsam benim için bir sevab olup olmadığını Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e sordum. O: «Evet, hararetli her ciğer sahibinde bir sevap vardır,» buyurdu. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde Muhammed bin İshak buhmur. Bu ra.vi tedlisçidir
بَابُ الرِّفْقِ
Cerir bin Abdillah el-Beceli (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Kim yumuşaklıkla muamele etmekten mahrum olursa hayırdan mahrum olur.»
Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: «Allah şüphesiz ki Refik'tir. Kullarının yumuşaklıkla muamele etmelerini sever ve sert davranmakla vermediği (muvaffakiyet ve sevabı) yumuşaklıkla davranma ile (kuluna) verir.»
Aişe (r.anha)'dan rivayet edildiğine göre Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: «Allah şüphesiz Refik'tir. (yani kullarına kolaylık diler, güçlerinin yetmeyeceğini onlara yüklemez) Kullarının her hususta yumuşaklıkla muamele etmelerini sever.»
بَابُ الْإِحْسَانِ إِلَى الْمَمَالِيكِ
Ebu Zer' (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: «(Onlar yani köle ve cariyeler) sizin kardeşlerinizdir. Allah onları sizin ellerinizin altına koymuştur. Artık yediğinizden onlara yediriniz, giydiklerinizden onlara giydiriniz ve güçlerini aşan işleri onlara teklif etmeyiniz. Şayet onlara yüklerseniz onlara şahsen veya (başka kimselerle) yardım ediniz.»
Ebu Bekr-i Sıddık (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Mülkiyet altındakilere kötü davranan kimse cennet'e giremeyeek.» buıyurdu. Sahabiler: Ya Resulallah! Memluk olanları ve yetimleri en çok bulunan ümmetin bu ümmet (yani senin ümmetin) olduğunu sen bize haber vermedinmi ? dediler. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Evet, artık evladınıza değer verdiğiniz gibi onlara da ikramda bulununuz ve yediğiniz yemeklerden onlara da yediriniz.» buyurdu. Sahabiler: Peki memluk bize dünyada ne menfaat sağlar? dediler. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Bağlayıp beslediğin at üstünde Allah yolunda savaşırsın. Senin memlükün senin ihtiyacını giderir. Namaz kıldığı zaman artık o senin kardeşindir.» buyurdu. Not: Zevaid'de şöyle söylenmiştir: Bunun senedinde Ferkad es-Sebehi vardır. İbn-i Main onu bir rivayette güvenilir saymış ise de, diğer bir rivayette onu zayıf saymıştır. Buhari ve başkası da onu zayıf saymışlardır
بَابُ إِفْشَاءِ السَّلَامِ
Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Nefsim kudret elinde olan (Allah)'a yemin ederim ki, siz iman etmedikçe cennet'e giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız. Size bir şey göstermiyeyim mi. O'nu yaptığınız zaman birbirinizi seversiniz. Selam vermeyi aranızda yaygınlaştırınız. »
Ebu Ümame (r.a.)'den; şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize selam'ı yaygınlaştırmamızı emretti. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedi sahih olup ravileri güvenilir zatlardır
Abdullah bin Amr (bin el-As) (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Rahman'a ibadet ediniz ve selam'ı ifşa ediniz.»
بَابُ رَدِّ السَّلَامِ
Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Bir adam (ki Halid bin Rafi'dir) Mescid-i Nebevi'ye girdi. O sırada Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de mescid'in bir kenarında oturuyordu. Adam namaz kıldıktan sonra (Nebi s.a.v.'in yanına gelip) selam verdi. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de: «Ve aleyke's-selam.» buyurdu. (Sana da selam olsun)
Aişe (r.anha)'dan rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kendisine: «Cebrail sana selam sunuypr, buyurmuş, kendisi de: Ve aleyke's-selamu ve rahmetullahi. diye cevap vermiştir. (Allah'ın selamı ve Rahmeti ona da olsun)
بَابُ رَدِّ السَّلَامِ عَلَى أَهْلِ الذِّمَّةِ
Enes bin Malik (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Ehl-i Kitab'dan biri size selam verdiği zaman ''ve aleykum''= Size de. diye cebap versin»
Aişe (r.anha)'dan rivayet edildiğine göre: Yahudilerden bir kaç adam Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanına gelerek selam yerine ''Es-sam Aleyke''= Ölüm üstüne olsun. Ya Ebu'l-Kasım. dediler. Bunun üzerine O da: «Ve aleykum =Size de. » diye cevap verdi
Ebu Abdirrahman el-Cüheni (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu demiştir: «Ben yarın binip yahudilere gideceğim. Siz onlara selam vermeyiniz. Onlar size selam veridikleri zaman siz ''ve aleykum'' diye cevap veriniz.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde İbn-i İshak var. Bu zat tedlisçidir. Bundan başka hadisi müelli!in süneninde yoktur. Kütüb-i Sitte'nin kalanlannda ise onun hiç bir hadisi yoktur
بَابُ السَّلَامِ عَلَى الصِّبْيَانِ وَالنِّسَاءِ
Enes (r.a.)'den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Biz çocuk iken Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yanımıza geldi ve bize selam verdi
Esma' bin-i Yezid (bin es-Seken) (r.anha)'dan şöyle demiştir: Biz büyük bir kadın topluluğu halinde iken Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), yanımızdan geçti ve bize selam verdi
بَابُ الْمُصَافَحَةِ
Enes bin Malik (r.a.)'den; şöyle demiştir: Biz: Ya Resulallah! Bazımız bazımız için eğilebilir mi? dedik. O: «Hayır», diye cevap verdi. Biz: Bazımız bazımızla kucaklaşabilir mi? diye sorduk. O: «Hayır ve lakin tokalaşınız,» buyurdu
Bera' bin A'zib (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu. demiştir: «Birbirine rastlayıp ta tokalaşan hiç iki Müslünan yoktur ki, birbirinden ayrılmadan önce ikisinin günahları bağışlanmasın.»
بَابُ الرَّجُلِ يُقَبِّلُ يَدَ الرَّجُلِ
İbn-i Ömer (r.a.)'dan şöyle demiştir: Biz, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in elini öptük
Safvan bin Assal (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Yahudilerden bir gurup Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in eilini ve ayaklarını öptüler
بَابُ الِاسْتِئْذَانِ
Ebu Said-i Hudri (r.a.)'den şöyle demiştir: Ebu Musa (el-Eş'ari) (r.a.) Ömer (r.a.)'ın yanına girmek için üç defa izin istedi ve kendisine izin verilmedi. O da geri döndü. Sonra Ömer (r.a.), Niçin geri döndün ? diye o'na haber gönderdi. Ebu Musa (r.a.): Ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in bize emrettiği üç kez izin isteme usulü ile izin istedim. Sonra bize izin verilirse gireriz ve bize izin verilmezse geri döneriz, dedi. Ebu Said dediki: Bunun üzerine Ömer (r.a.): And olsun ki ya sen bu hadis'in subutuna dair bana bir şahid getireceksin veya ben (sana yapacağımı) yaparım, dedi. Bunun üzerine Ebu Musa kavminin meclisine (Ensar'ın toplu bulunduğu yere) varıp onların bu hadis'in subutuna şahidlik etmelerini istedi. Onlar da onun için şahidlik ettiler de Ömer, onu serbest bıraktı