SÜNNETİMİZSÜNNET VE HADİS KÜTÜPHANESİ
Sünen-i İbn Mâce › Kitâb 32 · ElbiseKonum
BÂBLAR — Elbise (46)
  1. 1بَابُ لِبَاسِ رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ
  2. 2بَابُ مَا يَقُولُ الرَّجُلُ إِذَا لَبِسَ ثَوْبًا جَدِيدًا
  3. 3بَابُ لُبْسِ الصُّوفِ
  4. 4بَابُ الْبَيَاضِ مِنَ الثِّيَابِ
  5. 5بَابُ مَنْ جَرَّ ثَوْبَهُ مِنَ الْخُيَلَاءِ
  6. 6بَابُ مَوْضِعِ الْإِزَارِ أَيْنَ هُوَ
  7. 7بَابُ لُبْسِ الْقَمِيصِ
  8. 8بَابُ طُولِ الْقَمِيصِ كَمْ هُوَ
  9. 9بَابُ كُمِّ الْقَمِيصِ كَمْ يَكُونُ؟
  10. 10بَابُ حَلِّ الْأَزْرَارِ
  11. 11بَابُ لُبْسِ السَّرَاوِيلِ
  12. 12بَابُ ذَيْلِ الْمَرْأَةِ كَمْ يَكُونُ
  13. 13بَابُ الْعِمَامَةِ السَّوْدَاءِ
  14. 14بَابُ إِرْخَاءِ الْعِمَامَةِ بَيْنَ الْكَتِفَيْنِ
  15. 15بَابُ كَرَاهِيَةِ لُبْسِ الْحَرِيرِ
  16. 16بَابُ مَنْ رُخِّصَ لَهُ فِي لُبْسِ الْحَرِيرِ
  17. 17بَابُ الرُّخْصَةِ فِي الْعَلَمِ فِي الثَّوْبِ
  18. 18بَابُ لُبْسِ الْحَرِيرِ وَالذَّهَبِ لِلنِّسَاءِ
  19. 19بَابُ لُبْسِ الْأَحْمَرِ لِلرِّجَالِ
  20. 20بَابُ كَرَاهِيَةِ الْمُعَصْفَرِ لِلرِّجَالِ
  21. 21بَابُ الصُّفْرَةِ لِلرِّجَالِ
  22. 22بَابُ الْبَسْ مَا شِئْتَ، مَا أَخْطَأَكَ سَرَفٌ أَوْ مَخِيلَةٌ
  23. 23بَابُ مَنْ لَبِسَ شُهْرَةً مِنَ الثِّيَابِ
  24. 24بَابُ لِبْسِ جُلُودِ الْمَيْتَةِ إِذَا دُبِغَتْ
  25. 25بَابُ مَنْ قَالَ: لَا يُنْتَفَعُ مِنَ الْمَيْتَةِ بِإِهَابٍ وَلَا عَصَبٍ
  26. 26بَابُ صِفَةِ النِّعَالِ
  27. 27بَابُ لُبْسِ النِّعَالِ وَخَلْعِهَا
  28. 28بَابُ الْمَشْيِ فِي النَّعْلِ الْوَاحِدِ
  29. 29بَابُ الِانْتِعَالِ قَائِمًا
  30. 30بَابُ الْخِفَافِ السُّودِ
  31. 31بَابُ الْخِضَابِ بِالْحِنَّاءِ
  32. 32بَابُ الْخِضَابِ بِالسَّوَادِ
  33. 33بَابُ الْخِضَابِ بِالصُّفْرَةِ
  34. 34بَابُ مَنْ تَرَكَ الْخِضَابَ
  35. 35بَابُ اتِّخَاذِ الْجُمَّةِ وَالذَّوَائِبِ
  36. 36بَابُ كَرَاهِيَةِ كَثْرَةِ الشَّعَرِ
  37. 37بَابُ النَّهْيِ عَنِ الْقَزَعِ
  38. 38بَابُ نَقْشِ الْخَاتَمِ
  39. 39بَابُ النَّهْيِ عَنْ خَاتَمِ الذَّهَبِ
  40. 40بَابُ مَنْ جَعَلَ فَصَّ خَاتَمِهِ مِمَّا يَلِي كَفَّهُ
  41. 41بَابُ التَّخَتُّمِ بِالْيَمِينِ
  42. 42بَابُ التَّخَتُّمِ فِي الْإِبْهَامِ
  43. 43بَابُ الصُّوَرِ فِي الْبَيْتِ
  44. 44بَابُ الصُّوَرِ فِيمَا يُوطَأُ
  45. 45بَابُ الْمَيَاثِرِ الْحُمْرِ
  46. 46بَابُ رُكُوبِ النُّمُورِ

(32) Kitâb: Elbise

كتاب اللباس
Hadis 3550 – 3656 · 107 rivayet · Sayfa 1/3
BÂB (1)

بَابُ لِبَاسِ رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ

Sünen-i İbn Mâce 3550Sahih (el-Elbânî)

Âi§e (r.a.)'dan; Şöyle demiştir: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem nakışlı bir siyah abâ içinde namaz kıldı. Sonra buyurdu ki: Bu aba'nın nakışları beni meşgul etti. Bunu Ebû Cehm'e (geri) götürün ve bana onun enbicâniyesini getirin

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عُرْوَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ صَلَّى رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فِي خَمِيصَةٍ لَهَا أَعْلاَمٌ فَقَالَ ‏ "‏ شَغَلَنِي أَعْلاَمُ هَذِهِ اذْهَبُوا بِهَا إِلَى أَبِي جَهْمٍ وَائْتُونِي بِأَنْبِجَانِيَّتِهِ ‏"‏ ‏.‏
Sünen-i İbn Mâce, Kitâb 32 (Elbise), Bâb 1, Hadis no. 3550
Sünen-i İbn Mâce 3551Sahih (el-Elbânî)

Ebû Bürde (bin Ebî Musa el-Eş'arî) (r.a.)'dan; Şöyle demiştir: Ben, Âişe (r.anhâ)'nın yanına girdim. O, Yemen'de dokunan tok kumaştan mamul bir izâr ve mülebbede denilen (yâni çok yamalanmakla keçelenmiş gibi olan) şu elbiselerden bir kaftanı benim için çıkar (ıp göster) di ve bana yemin ederek: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bu iki elbise içinde vefat etti, dedi

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، أَخْبَرَنِي سُلَيْمَانُ بْنُ الْمُغِيرَةِ، عَنْ حُمَيْدِ بْنِ هِلاَلٍ، عَنْ أَبِي بُرْدَةَ، قَالَ دَخَلْتُ عَلَى عَائِشَةَ فَأَخْرَجَتْ لِي إِزَارًا غَلِيظًا مِنَ الَّتِي تُصْنَعُ بِالْيَمَنِ وَكِسَاءً مِنْ هَذِهِ الأَكْسِيَةِ الَّتِي تُدْعَى الْمُلَبَّدَةَ وَأَقْسَمَتْ لِي لَقُبِضَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فِيهِمَا ‏.‏
Sünen-i İbn Mâce, Kitâb 32 (Elbise), Bâb 1, Hadis no. 3551
Sünen-i İbn Mâce 3552Zayıf (isnâdı) (el-Elbânî)

Ubade bin es-Sâmit (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir semle (car - ihram) içinde namaz kıldı, (carın küçüklüğü dolayısıyla düşmemesi için) onu bağlamıştı. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Ravi Halid'in Ubade bin es-Samit (r.a.)'den hadis işitmesi sabit değildir. Ebu Naim de demiş ki: Halid, Ubade ile görüşmemiş ve ondan hadis işitmemiştir. Ravi el-Ahvas bin Hakim de zayıftır

حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ ثَابِتٍ الْجَحْدَرِيُّ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنِ الأَحْوَصِ بْنِ حَكِيمٍ، عَنْ خَالِدِ بْنِ مَعْدَانَ، عَنْ عُبَادَةَ بْنِ الصَّامِتِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ صَلَّى فِي شَمْلَةٍ قَدْ عَقَدَ عَلَيْهَا ‏.‏
Sünen-i İbn Mâce, Kitâb 32 (Elbise), Bâb 1, Hadis no. 3552
Sünen-i İbn Mâce 3553Sahih (el-Elbânî)

Enes bin Mâlik (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Ben, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in beraberinde idim. O'nun üstünde saçağı kalın Necrân mamulü bir ridâ vardı

حَدَّثَنَا يُونُسُ بْنُ عَبْدِ الأَعْلَى، حَدَّثَنَا ابْنُ وَهْبٍ، حَدَّثَنَا مَالِكٌ، عَنْ إِسْحَاقَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي طَلْحَةَ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ كُنْتُ مَعَ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ وَعَلَيْهِ رِدَاءٌ نَجْرَانِيٌّ غَلِيظُ الْحَاشِيَةِ ‏.‏
Sünen-i İbn Mâce, Kitâb 32 (Elbise), Bâb 1, Hadis no. 3553
Sünen-i İbn Mâce 3554Zayıf (el-Elbânî)

Âişe (r.anha)'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Ben, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in herhangi bir kimseyi sövdüğünü ve O'nun için bir elbisenin durulduğunu görmedim. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde Abdullah bin Lehia vardır. Bu ravi zayıftır

حَدَّثَنَا عَبْدُ الْقُدُّوسِ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا بِشْرُ بْنُ عُمَرَ، حَدَّثَنَا ابْنُ لَهِيعَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو الأَسْوَدِ، عَنْ عَاصِمِ بْنِ عُمَرَ بْنِ قَتَادَةَ، عَنْ عَلِيِّ بْنِ الْحُسَيْنِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ مَا رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَسُبُّ أَحَدًا وَلاَ يُطْوَى لَهُ ثَوْبٌ ‏.‏
Sünen-i İbn Mâce, Kitâb 32 (Elbise), Bâb 1, Hadis no. 3554
Sünen-i İbn Mâce 3555Sahih (el-Elbânî)

Sehl bin Sa'd es-Sâidî (r.a.)'dan; Şöyle demiştir: Bir kadın, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e bir bürde getirdi. (Sehl: Bürde nedir? diye —orada bulunanlara — sordu —da sözüne devamla — Bürdedir —yâni ihram gibi dikişsizdir— diye sorusunu kendisi cevabladı.) Bürdeyi getiren kadın : Yâ Resûlallah, bu bürdeyi sana giydireyim diye kendi elimle dokudum, dedi. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de bürdeyi aldı. Zâten kendisinin böyle bir bürdeye ihtiyacı vardı. Sonra Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) o bürdeyi izâr (yâni belden aşağı vücûduna sarmış) olarak giyip (evden) yanımıza çıktı. Sonra falan oğlu falan (Sehl'in o gün ismini söylediği bir adam) gelerek: Yâ Resulallah, bu bürde ne güzeldir! Bunu bana giydir, dedi. Resul-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de: Peki buyurdu. Sonra eve girince bürdeyi dürüp o adam'a gönderdi. Orada hazır olan cemâat adama: Vallahi sen iyi etmedin. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e bu bürde ihtiyacı olarak giydirildi. Sonra sen kendisinin bir şey isteyen hiç bir kimseyi reddetmediğini bildiğin halde Ondan bürdeyi istedin, dediler. Adam da (bu yadırgamaya karşılık): Vallahi ben bu bürdeyi giymek için istemedim. Ve lâkin (öldüğümde) kefenim olsun diye istedim, dedi. Sehl demiştir ki: Sonra bu zât'ın vefat ettiği gün hakikaten o bürde onun kefeni oldu

حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ سَهْلِ بْنِ سَعْدٍ السَّاعِدِيِّ، أَنَّ امْرَأَةً، جَاءَتْ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ بِبُرْدَةٍ - قَالَ وَمَا الْبُرْدَةُ قَالَ الشَّمْلَةُ - قَالَتْ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنِّي نَسَجْتُ هَذِهِ بِيَدِي لأَكْسُوَكَهَا ‏.‏ فَأَخَذَهَا رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ مُحْتَاجًا إِلَيْهَا فَخَرَجَ عَلَيْنَا فِيهَا وَإِنَّهَا لإِزَارُهُ فَجَاءَ فُلاَنُ بْنُ فُلاَنٍ - رَجُلٌ سَمَّاهُ يَوْمَئِذٍ - فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ مَا أَحْسَنَ هَذِهِ الْبُرْدَةَ اكْسُنِيهَا ‏.‏ قَالَ ‏ "‏ نَعَمْ ‏"‏ ‏.‏ فَلَمَّا دَخَلَ طَوَاهَا وَأَرْسَلَ بِهَا إِلَيْهِ فَقَالَ لَهُ الْقَوْمُ وَاللَّهِ مَا أَحْسَنْتَ كُسِيَهَا النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ مُحْتَاجًا إِلَيْهَا ثُمَّ سَأَلْتَهُ إِيَّاهَا وَقَدْ عَلِمْتَ أَنَّهُ لاَ يَرُدُّ سَائِلاً ‏.‏ فَقَالَ إِنِّي وَاللَّهِ مَا سَأَلْتُهُ إِيَّاهَا لأَلْبَسَهَا وَلَكِنْ سَأَلْتُهُ إِيَّاهَا لِتَكُونَ كَفَنِي ‏.‏ فَقَالَ سَهْلٌ فَكَانَتْ كَفَنَهُ يَوْمَ مَاتَ ‏.‏
Sünen-i İbn Mâce, Kitâb 32 (Elbise), Bâb 1, Hadis no. 3555
Sünen-i İbn Mâce 3556Zayıf (el-Elbânî)

Enes (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in elbise ve yamalanmış ayakkabı giyiniş ve cidden sert elbise giymiştir. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde Nuh bin Zekvan bulunur. Bu ravi zayıftır. Bakıyye isimli ravi de tedlisçi olup bu hadisi an'ane lle rivayet etmiştir

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ عُثْمَانَ بْنِ سَعِيدِ بْنِ كَثِيرِ بْنِ دِينَارٍ الْحِمْصِيُّ، حَدَّثَنَا بَقِيَّةُ بْنُ الْوَلِيدِ، عَنْ يُوسُفَ بْنِ أَبِي كَثِيرٍ، عَنْ نُوحِ بْنِ ذَكْوَانَ، عَنِ الْحَسَنِ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ لَبِسَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ الصُّوفَ وَاحْتَذَى الْمَخْصُوفَ وَلَبِسَ ثَوْبًا خَشِنًا خَشِنًا ‏.‏
Sünen-i İbn Mâce, Kitâb 32 (Elbise), Bâb 1, Hadis no. 3556
BÂB (2)

بَابُ مَا يَقُولُ الرَّجُلُ إِذَا لَبِسَ ثَوْبًا جَدِيدًا

Sünen-i İbn Mâce 3557Zayıf (el-Elbânî)

Ebû Ümâme (el-Bâhilî) (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Ömer bin el-Hattab (r.a.) yeni bir elbise giydi ve: Avretimi örten ve kıyafetimi iyi düzenleyen, elbiseyi bana giydiren Allah'a haradolsun, dedikten sonra; ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den şöyle buyururken iş ittim: «Kim yeni bir elbise giyip; الْحَمْدُ لِلّهِ الَّذِي كَسَانِي مَأُوَارِي بِهِ عَوْرَتِي وَأَتَجَمَّلُ بِهِ فِي جَلْوَتِي. der, sonra eskittiği veya (bedeninden) attığı elbiseye gidip onu sadaka ederse; diri ve ölü iken (yâni dünyada ve âhirette) Allah'ın himayesinde, Allah'ın muhafazasında (korumasında) ve Allah'ın sitrinde (örtüsünde) olur. Bunu üç defa tekrarlar

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ، قَالَ حَدَّثَنَا أَصْبَغُ بْنُ زَيْدٍ، حَدَّثَنَا أَبُو الْعَلاَءِ، عَنْ أَبِي أُمَامَةَ، قَالَ لَبِسَ عُمَرُ بْنُ الْخَطَّابِ ثَوْبًا جَدِيدًا فَقَالَ الْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي كَسَانِي مَا أُوَارِي بِهِ عَوْرَتِي وَأَتَجَمَّلُ بِهِ فِي حَيَاتِي ثُمَّ قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَقُولُ ‏ "‏ مَنْ لَبِسَ ثَوْبًا جَدِيدًا فَقَالَ الْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي كَسَانِي مَا أُوَارِي بِهِ عَوْرَتِي وَأَتَجَمَّلُ بِهِ فِي حَيَاتِي ‏.‏ ثُمَّ عَمَدَ إِلَى الثَّوْبِ الَّذِي أَخْلَقَ أَوْ أَلْقَى فَتَصَدَّقَ بِهِ كَانَ فِي كَنَفِ اللَّهِ وَفِي حِفْظِ اللَّهِ وَفِي سِتْرِ اللَّهِ حَيًّا وَمَيِّتًا ‏"‏ ‏.‏ قَالَهَا ثَلاَثًا ‏.‏
Sünen-i İbn Mâce, Kitâb 32 (Elbise), Bâb 2, Hadis no. 3557
Sünen-i İbn Mâce 3558Sahih (el-Elbânî)

İbn-i Ömer (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Ömer (bin el-Hattâb)'ın üzerinde beyaz bir entari gördü ve: Senin bu elbisen yıkanmış (mı), yoksa yeni midir? buyurdu. Ömer de: Hayır (yeni değil). Fakat yıkanmıştır, dedi. Resûl-i Ekrem: «Yeni bir elbise giy (giyesin), hamdedici olarak yaşa ve şehid olarak öl,» buyurdu. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedi sahihtir. Ra.vi Hüseyin bin Mehdi el-Eyli'yi İbn-l Hlbban sıka raviler arasında anmıştır. İbn-i Huzeyme de kendi Sahlh'inde ondan rivayette bulunmuştur. Senedin kalan ravİlerin rivayetleri Buhar! ve Müsllm'de mevcuttur

حَدَّثَنَا الْحُسَيْنُ بْنُ مَهْدِيٍّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَنْبَأَنَا مَعْمَرٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ سَالِمٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ رَأَى عَلَى عُمَرَ قَمِيصًا أَبْيَضَ فَقَالَ ‏"‏ ثَوْبُكَ هَذَا غَسِيلٌ أَمْ جَدِيدٌ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ لاَ بَلْ غَسِيلٌ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ الْبَسْ جَدِيدًا وَعِشْ حَمِيدًا وَمُتْ شَهِيدًا ‏"‏ ‏.‏
Sünen-i İbn Mâce, Kitâb 32 (Elbise), Bâb 2, Hadis no. 3558
Sünen-i İbn Mâce 3559Sahih (el-Elbânî)

Ebû Saîd-i Hudrî (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) iki çeşit giyinişi yasaklamıştır. O giyinişler iştimal-ı samına (denilen kıyafet) ve kabaları üzerinde oturup bacakları dikerek avret yeri örtüsüz kalacak şekilde tek bir elbiseye sarınmaktır

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرٍ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ يَزِيدَ اللَّيْثِيِّ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ نَهَى عَنْ لِبْسَتَيْنِ فَأَمَّا اللِّبْسَتَانِ فَاشْتِمَالُ الصَّمَّاءِ وَالاِحْتِبَاءُ فِي الثَّوْبِ الْوَاحِدِ لَيْسَ عَلَى فَرْجِهِ مِنْهُ شَىْءٌ ‏.‏
Sünen-i İbn Mâce, Kitâb 32 (Elbise), Bâb 2, Hadis no. 3559
Sünen-i İbn Mâce 3560Sahih (el-Elbânî)

Ebû Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) iki çeşit giyinişi yasaklamıştır: İştimâl-i sammâ (denilen giyiniş) den ve kabaları üzerinde oturup bacakları dikerek avret yerini semâya doğru açarak (yani avret yerini örtüsüz bırakarak) tek bir elbiseye sarınmaktan

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ نُمَيْرٍ، وَأَبُو أُسَامَةَ عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، عَنْ خُبَيْبِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ حَفْصِ بْنِ عَاصِمٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، ‏.‏ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ نَهَى عَنْ لِبْسَتَيْنِ عَنِ اشْتِمَالِ الصَّمَّاءِ وَعَنِ الاِحْتِبَاءِ فِي الثَّوْبِ الْوَاحِدِ يُفْضِي بِفَرْجِهِ إِلَى السَّمَاءِ ‏.‏
Sünen-i İbn Mâce, Kitâb 32 (Elbise), Bâb 2, Hadis no. 3560
Sünen-i İbn Mâce 3561Sahih (el-Elbânî)

Âİşe (r.anha)'dan; §öyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) iki çeşit giyinişi yasaklamıştır: İştimâl-i sanıma (denilen kıyafet) ve avret yerini semâya doğru açtığın (yâni örtüsüz bıraktığın) halde kabaların üzerinde oturup bacakları dikerek tek bir elbiseye sarınmak. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Aişe (r.anha)'nın hadisi sahih olup ravileri sika zatlardır. Ravi Sa'd bin Said, Yahya bin Said el-Ensari'nin kardeşidir. Müslim onun rivayetlni delil saymıştır

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ نُمَيْرٍ، وَأَبُو أُسَامَةَ عَنْ سَعْدِ بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ عَمْرَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ عَنْ لِبْسَتَيْنِ اشْتِمَالِ الصَّمَّاءِ وَالاِحْتِبَاءِ فِي ثَوْبٍ وَاحِدٍ وَأَنْتَ مُفْضٍ فَرْجَكَ إِلَى السَّمَاءِ ‏.‏
Sünen-i İbn Mâce, Kitâb 32 (Elbise), Bâb 2, Hadis no. 3561
BÂB (3)

بَابُ لُبْسِ الصُّوفِ

Sünen-i İbn Mâce 3562Sahih (el-Elbânî)

Ebû Bürde (bin Ebî Mûsâ el-Eş'arî) (r.a.)'dan; Şöyle demiştir: Babam (Ebû Mûsâ el-Eş'arî bir gün) bana şöyle dedi: Ey oğulcuğum! Biz Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile beraber iken, üzerimize yağmur yağdığı zaman eğer sen yanımızda olsaydın bizim (elbise) kokumuzu koyun kokusu zannederdin

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا الْحَسَنُ بْنُ مُوسَى، عَنْ شَيْبَانَ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ أَبِي بُرْدَةَ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ قَالَ لِي يَا بُنَىَّ لَوْ شَهِدْتَنَا وَنَحْنُ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ إِذَا أَصَابَتْنَا السَّمَاءُ لَحَسِبْتَ أَنَّ رِيحَنَا رِيحُ الضَّأْنِ ‏.‏
Sünen-i İbn Mâce, Kitâb 32 (Elbise), Bâb 3, Hadis no. 3562
Sünen-i İbn Mâce 3563Zayıf (el-Elbânî)

Ubâde bin es-Sâmit (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kolları dar, yünden mamul bir Rûmî cübbeyi giymiş olarak bir gün (evden) yanımıza çıktı ve o cübbeyle bize namaz kıldırdı. Üzerinde o cübbeden başka (elbiseden) bir şey yoktu. Not: Zevaid'de şöyle denilmlştir: Ben derim ki: El-Hafız Ebu Naim; Halid'in Ubade'ye rastlamadığını ve ondan hadis işitmediğlni söylemiştir. Ebu Hatim de aynı şeyi söylemiştir. Ravi el-Ahvas da zayıftır

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عُثْمَانَ بْنِ كَرَامَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، حَدَّثَنَا الأَحْوَصُ بْنُ حَكِيمٍ، عَنْ خَالِدِ بْنِ مَعْدَانَ، عَنْ عُبَادَةَ بْنِ الصَّامِتِ، قَالَ خَرَجَ عَلَيْنَا رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ذَاتَ يَوْمٍ وَعَلَيْهِ جُبَّةٌ رُومِيَّةٌ مِنْ صُوفٍ ضَيِّقَةُ الْكُمَّيْنِ فَصَلَّى بِنَا فِيهَا لَيْسَ عَلَيْهِ شَىْءٌ غَيْرُهَا ‏.‏
Sünen-i İbn Mâce, Kitâb 32 (Elbise), Bâb 3, Hadis no. 3563
Sünen-i İbn Mâce 3564Zayıf (el-Elbânî)

Selmân-i Fârisî (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir defa) abdest almış ve sonra üstündeki yün cübbeyi çevirip onunla yüzünü kurulamıştır. Not: Zevaid'de şöyle denilmlştir: Blmun senedinde Mahfuz bin Alkams, Selman'dan rivayet etmiştir. Tehzib'u, belirtildiği gibi bu rivayetin mUrsel olduğu söylenmiştir. Senedin kalan rı\vtlerl sıka., yani güvenilir zatlsrdır

حَدَّثَنَا الْعَبَّاسُ بْنُ الْوَلِيدِ الدِّمَشْقِيُّ، وَأَحْمَدُ بْنُ الأَزْهَرِ، قَالاَ حَدَّثَنَا مَرْوَانُ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ السِّمْطِ، حَدَّثَنِي الْوَضِينُ بْنُ عَطَاءٍ، عَنْ مَحْفُوظِ بْنِ عَلْقَمَةَ، عَنْ سَلْمَانَ الْفَارِسِيِّ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ تَوَضَّأَ فَقَلَبَ جُبَّةَ صُوفٍ كَانَتْ عَلَيْهِ فَمَسَحَ بِهَا وَجْهَهُ ‏.‏
Sünen-i İbn Mâce, Kitâb 32 (Elbise), Bâb 3, Hadis no. 3564
Sünen-i İbn Mâce 3565Sahih (muttefekun aleyh) (Zübeyr Alî Zâî)

Enes bin Mâlik (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i davar sürüsünün kulaklarını nişanlarken gördüm ve O'nu bir kisâ (dikilmiş elbise) yi bedeninin belden aşağı giymiş olarak gördüm

حَدَّثَنَا سُوَيْدُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ الْفَضْلِ، عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ هِشَامِ بْنِ زَيْدٍ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَسِمُ غَنَمًا فِي آذَانِهَا وَرَأَيْتُهُ مُتَّزِرًا بِكِسَاءٍ ‏.‏
Sünen-i İbn Mâce, Kitâb 32 (Elbise), Bâb 3, Hadis no. 3565
BÂB (4)

بَابُ الْبَيَاضِ مِنَ الثِّيَابِ

Sünen-i İbn Mâce 3566Sahih (el-Elbânî)

İbn-i Abbâs (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Elbisenizin en hayırlısı beyaz renkli olanıdır. Bu itibarla beyaz elbise giyiniz ve ölülerinizi beyaz renkli kefenle tekfin ediniz

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الصَّبَّاحِ، أَنْبَأَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ رَجَاءٍ الْمَكِّيُّ، عَنِ ابْنِ خُثَيْمٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ خَيْرُ ثِيَابِكُمُ الْبَيَاضُ فَالْبَسُوهَا وَكَفِّنُوا فِيهَا مَوْتَاكُمْ ‏"‏ ‏.‏
Sünen-i İbn Mâce, Kitâb 32 (Elbise), Bâb 4, Hadis no. 3566
Sünen-i İbn Mâce 3567Sahih (el-Elbânî)

Semure bin Cündüb (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Elbisenin beyaz olanını giyiniz.Çünkü beyaz elbise daha temiz ve daha güzeldir.»

حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ حَبِيبِ بْنِ أَبِي ثَابِتٍ، عَنْ مَيْمُونِ بْنِ أَبِي شَبِيبٍ، عَنْ سَمُرَةَ بْنِ جُنْدَبٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ الْبَسُوا ثِيَابَ الْبَيَاضِ فَإِنَّهَا أَطْهَرُ وَأَطْيَبُ ‏"‏ ‏.‏
Sünen-i İbn Mâce, Kitâb 32 (Elbise), Bâb 4, Hadis no. 3567
Sünen-i İbn Mâce 3568Mevzû (uydurma) (el-Elbânî)

Ebü'd-Derdâ (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: «Kabirlerinizde ve mescidlerinizde Allah'ı ziyaret etmenize en güzel elbise —kefen— şüphesiz beyaz olanıdır.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedi. zayıftır. çünkü Şurayh bin Ubeyd, Ebü Derda'dan hadis işitmemiştir. Bu durumu et-Tehzib yazarı bu kitabında açıklamıştır

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ حَسَّانَ الأَزْرَقُ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْمَجِيدِ بْنُ أَبِي رَوَّادٍ، حَدَّثَنَا مَرْوَانُ بْنُ سَالِمٍ، عَنْ صَفْوَانَ بْنِ عَمْرٍو، عَنْ شُرَيْحِ بْنِ عُبَيْدٍ الْحَضْرَمِيِّ، عَنْ أَبِي الدَّرْدَاءِ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ إِنَّ أَحْسَنَ مَا زُرْتُمُ اللَّهَ بِهِ فِي قُبُورِكُمْ وَمَسَاجِدِكُمُ الْبَيَاضُ ‏"‏ ‏.‏
Sünen-i İbn Mâce, Kitâb 32 (Elbise), Bâb 4, Hadis no. 3568
BÂB (5)

بَابُ مَنْ جَرَّ ثَوْبَهُ مِنَ الْخُيَلَاءِ

Sünen-i İbn Mâce 3569Sahih (el-Elbânî)

İbn-i Ömer (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: «(Giydiği) elbiseyi kibirden dolayı (yerde) sürükleyen kimse'ye Allah kıyamet günü bakmaz (veya rahmet etmez).»

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، ح وَحَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ نُمَيْرٍ، جَمِيعًا عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ ‏ "‏ إِنَّ الَّذِي يَجُرُّ ثَوْبَهُ مِنَ الْخُيَلاَءِ لاَ يَنْظُرُ اللَّهُ إِلَيْهِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ ‏"‏ ‏.‏
Sünen-i İbn Mâce, Kitâb 32 (Elbise), Bâb 5, Hadis no. 3569
Sünen-i İbn Mâce 3570Sahih (el-Elbânî)

Ebû Saîd-i Hudrî (r.a.)'den rivayet edildiğine göre ; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Kim izârını kibir'den dolayı (yerde) sürûklerse Allah ona kıyamet günü bakmaz (veya rahmet etmez).» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: İbn-i Ömer (r.a.)'ın hadisi Buharİ ve Müslim'de mevcuttur (yani müellifimizin 3569. hadisi), Lakin Ebi Said (r.a.)'ın hadisini yalnız İbn-i Maceh rivı\yet etmiştir. Bunun senedinde Atiyye bin Sa'd el-Avfi Ebu'I-Hasan bulunur. Bu ravi zayıftır

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ عَطِيَّةَ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ مَنْ جَرَّ إِزَارَهُ مِنَ الْخُيَلاَءِ لَمْ يَنْظُرِ اللَّهُ إِلَيْهِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ فَلَقِيتُ ابْنَ عُمَرَ بِالْبَلاَطِ فَذَكَرْتُ لَهُ حَدِيثَ أَبِي سَعِيدٍ عَنِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَقَالَ وَأَشَارَ إِلَى أُذُنَيْهِ سَمِعَتْهُ أُذُنَاىَ وَوَعَاهُ قَلْبِي ‏.‏
Sünen-i İbn Mâce, Kitâb 32 (Elbise), Bâb 5, Hadis no. 3570
Sünen-i İbn Mâce 3571Hasen-Sahih (el-Elbânî)

Ebü Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Kureyş'ten bir genç topuklarından aşağıya sarkık (vaziyette giydiği) elbisesini (yerde) sürükleyerek Ebû Hureyre'nin yanından geçti. Bunun üzerine Ebû Hureyre: Ey kardeşimin oğlu, ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den şu hadîsi buyururken işittim: «Kim kibir'den dolayı elbisesini (yerde) sürûklerse Allah ona kıyamet günü bakmaz (veya rahmet etmez).»

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بِشْرٍ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَمْرٍو، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ مَرَّ بِأَبِي هُرَيْرَةَ فَتًى مِنْ قُرَيْشٍ يَجُرُّ سَبَلَهُ فَقَالَ يَا ابْنَ أَخِي إِنِّي سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَقُولُ ‏ "‏ مَنْ جَرَّ ثَوْبَهُ مِنَ الْخُيَلاَءِ لَمْ يَنْظُرِ اللَّهُ له يَوْمَ الْقِيَامَةِ ‏"‏ ‏.‏
Sünen-i İbn Mâce, Kitâb 32 (Elbise), Bâb 5, Hadis no. 3571
BÂB (6)

بَابُ مَوْضِعِ الْإِزَارِ أَيْنَ هُوَ

Sünen-i İbn Mâce 3572Sahih (el-Elbânî)

Huzeyfe (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) benim baldırımın veya onun baldırının adalesi (yâni çok etli kaba kısmı) nın aşağısını tutarak: İzârın yeri (yâni uzatılacağı yer) burasıdır. Eğer (bundan imtina) edersen (yâni daha da uzatmak istersen) bunun aşağısına in, şayet (bundan) imtina edersen onun da aşağısına in. Eğer (bu kadardan) imtina edersen (yâni daha da uzatmak istersen), İzârın topuklarda hakkı yoktur (yâni izar topukları örtmemelidir). Huzeyfe'nin. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den rivayet ettiği bu hadîsin mislini ... senediyle Ali bin Muhammed bize rivayet etmiştir

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو الأَحْوَصِ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنْ مُسْلِمِ بْنِ نُذَيْرٍ، عَنْ حُذَيْفَةَ، قَالَ أَخَذَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ بِأَسْفَلِ عَضَلَةِ سَاقِي أَوْ سَاقِهِ فَقَالَ ‏ "‏ هَذَا مَوْضِعُ الإِزَارِ فَإِنْ أَبَيْتَ ‏.‏ فَأَسْفَلَ فَإِنْ أَبَيْتَ فَأَسْفَلَ فَإِنْ أَبَيْتَ فَلاَ حَقَّ لِلإِزَارِ فِي الْكَعْبَيْنِ ‏"‏ ‏.‏ حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، حَدَّثَنِي أَبُو إِسْحَاقَ، عَنْ مُسْلِمِ بْنِ نُذَيْرٍ، عَنْ حُذَيْفَةَ، عَنِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ مِثْلَهُ ‏.‏
Sünen-i İbn Mâce, Kitâb 32 (Elbise), Bâb 6, Hadis no. 3572
Sünen-i İbn Mâce 3573Sahih (el-Elbânî)

El-Ala bin Abdirrahman'ın babası (Abdurrahmân bin Yâkûb el-Cühenî) (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Ben, Ebu Saîd(-i Hudri) (r.a.)'a: Sen izar hakkında Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den bir şey işittin mi? diye sordum. Ebû Said: Evet. Ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den şöyle buyururken işittim: «Mu'minin izârının uzunluğu baldırlarının ortalarına Kadardır. Bununla topuklar arasında olan izâr de ona günah yoktur. Topuklardan aşağı olan ateştedir. O üç kez şöyle buyurdu: Allah (giydiği), izârını kibirlenerek (yerde) sürükleyen kimseye bakmaz.»

حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنِ الْعَلاَءِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ قُلْتُ لأَبِي سَعِيدٍ هَلْ سَمِعْتَ مِنْ، رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ شَيْئًا فِي الإِزَارِ قَالَ نَعَمْ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَقُولُ ‏"‏ إِزْرَةُ الْمُؤْمِنِ إِلَى أَنْصَافِ سَاقَيْهِ لاَ جُنَاحَ عَلَيْهِ مَا بَيْنَهُ وَبَيْنَ الْكَعْبَيْنِ وَمَا أَسْفَلَ مِنَ الْكَعْبَيْنِ فِي النَّارِ ‏"‏ ‏.‏ يَقُولُ ثَلاَثًا ‏"‏ لاَ يَنْظُرُ اللَّهُ إِلَى مَنْ جَرَّ إِزَارَهُ بَطَرًا ‏"‏ ‏.‏
Sünen-i İbn Mâce, Kitâb 32 (Elbise), Bâb 6, Hadis no. 3573
Sünen-i İbn Mâce 3574Hasen (el-Elbânî)

El-Müğîre bin Şu'be (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Yâ Süfyân bin Sehl İzârını (topuklardan aşağıya) sarkıtma. Çünkü Allah İzârını (topuklardan aşağıya) şarkıtanları kesinlikle sevmez.»" Not: Zevaid'de şöyle den!lmiştir: Bunun senodi sahlh olup ravileri güvenilir zatlardır

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ، أَنْبَأَنَا شَرِيكٌ، عَنْ عَبْدِ الْمَلِكِ بْنِ عُمَيْرٍ، عَنْ حُصَيْنِ بْنِ قَبِيصَةَ، عَنِ الْمُغِيرَةِ بْنِ شُعْبَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ يَا سُفْيَانَ بْنَ سَهْلٍ لاَ تُسْبِلْ فَإِنَّ اللَّهَ لاَ يُحِبُّ الْمُسْبِلِينَ ‏"‏ ‏.‏
Sünen-i İbn Mâce, Kitâb 32 (Elbise), Bâb 6, Hadis no. 3574
BÂB (7)

بَابُ لُبْسِ الْقَمِيصِ

Sünen-i İbn Mâce 3575Sahih (el-Elbânî)

Ümmü Seleme (r.a.)'dan; Şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e kamîs (uzun gömlek) ten daha sevimli bir libas olmadı

حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ الدَّوْرَقِيُّ، حَدَّثَنَا أَبُو تُمَيْلَةَ، عَنْ عَبْدِ الْمُؤْمِنِ بْنِ خَالِدٍ، عَنِ ابْنِ بُرَيْدَةَ، عَنْ أُمِّهِ، عَنْ أُمِّ سَلَمَةَ، قَالَتْ لَمْ يَكُنْ ثَوْبٌ أَحَبَّ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ مِنَ الْقَمِيصِ ‏.‏
Sünen-i İbn Mâce, Kitâb 32 (Elbise), Bâb 7, Hadis no. 3575
BÂB (8)

بَابُ طُولِ الْقَمِيصِ كَمْ هُوَ

Sünen-i İbn Mâce 3576Sahih (el-Elbânî)

Sâlim'in babası (Abdullah bin Ömer) (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: «Îsbâl (yâni yasak olan elbise sarkıtma - uzatma işi) izâr (yâni bedenin belden aşağısını örten elbise) de, kamîs (uzun gömlek-entari) de ve sarıktadır. Kim (giydiği elbiseden) bir şeyi kibirlenerek sürüklerse Allah kıyamet günü ona bakmaz.» (Müellifin şeyhi) Ebû Bekir (bin Ebî Şeybe) demiştir ki t Ben (râvi) İbn-i Ebî Revvâd'ı tanımam

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا الْحُسَيْنُ بْنُ عَلِيٍّ، عَنِ ابْنِ أَبِي رَوَّادٍ، عَنْ سَالِمٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ ‏ "‏ الإِسْبَالُ فِي الإِزَارِ وَالْقَمِيصِ وَالْعِمَامَةِ مَنْ جَرَّ شَيْئًا خُيَلاَءَ لَمْ يَنْظُرِ اللَّهُ إِلَيْهِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ أَبُو بَكْرٍ مَا أَغْرَبَهُ ‏.‏
Sünen-i İbn Mâce, Kitâb 32 (Elbise), Bâb 8, Hadis no. 3576
BÂB (9)

بَابُ كُمِّ الْقَمِيصِ كَمْ يَكُونُ؟

Sünen-i İbn Mâce 3577Zayıf (el-Elbânî)

İbn-i Abbâs (r.a.)'dan; Şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), kolları ve boyu kısa kamis (gömlek - entari) giyerdi. Not: Zevâid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde Müslim bin Keysân el-Kufl bulunur. Bu râvinin zayıflığı üzerinde ittifak edilmiştir. Senedin durumunun dönüm noktası bu râvl Üzerindedir. El-Bezzâr bu hadisi Enes (R.A.)'den rivayet etmiştir. Mamafih, Esma blnt-i es-Seken'in hadîsi bu hadisi teyid eder. Esmâ'nın hadisini Tirmizl rivayet ederek hasen olduğunu söylemiştir

حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ عُثْمَانَ بْنِ حَكِيمٍ الأَوْدِيُّ، حَدَّثَنَا أَبُو غَسَّانَ، قَالَ حَدَّثَنَا حَسَنُ بْنُ صَالِحٍ، ح وَحَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ وَكِيعٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، عَنِ الْحَسَنِ بْنِ صَالِحٍ، عَنْ مُسْلِمٍ، عَنْ مُجَاهِدٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَلْبَسُ قَمِيصًا قَصِيرَ الْيَدَيْنِ وَالطُّولِ ‏.‏
Sünen-i İbn Mâce, Kitâb 32 (Elbise), Bâb 9, Hadis no. 3577
BÂB (10)

بَابُ حَلِّ الْأَزْرَارِ

Sünen-i İbn Mâce 3578Sahih (el-Elbânî)

Kurre (bin Eyâs el-Müzenî) (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanına vararak O'na bey'at ettim. O esnada O'nun gömleğinin düğmesi çözük (yâni iliksiz) idi. Urve demiştir ki: Ben bundan dolayı Muâviye'yi ve oğlunu kış ve yaz (mevsimlerin) de dâima (gömlek) düğmeleri çözük olarak gördüm

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرٍ، حَدَّثَنَا ابْنُ دُكَيْنٍ، عَنْ زُهَيْرٍ، عَنْ عُرْوَةَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ قُشَيْرٍ، حَدَّثَنِي مُعَاوِيَةُ بْنُ قُرَّةَ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ أَتَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَبَايَعْتُهُ وَإِنَّ زِرَّ قَمِيصِهِ لَمُطْلَقٌ ‏.‏ قَالَ عُرْوَةُ فَمَا رَأَيْتُ مُعَاوِيَةَ وَلاَ ابْنَهُ فِي شِتَاءٍ وَلاَ صَيْفٍ إِلاَّ مُطْلَقَةً أَزْرَارُهُمَا ‏.‏
Sünen-i İbn Mâce, Kitâb 32 (Elbise), Bâb 10, Hadis no. 3578
BÂB (11)

بَابُ لُبْسِ السَّرَاوِيلِ

Sünen-i İbn Mâce 3579Sahih (el-Elbânî)

Suveyd bin Kays (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (Minâ'da elbise sattığımız esnada) yanımıza geldi ve bir uzun iç don pazarlık ederek Maden satın aldı

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَعَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، ح وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا يَحْيَى، وَعَبْدُ الرَّحْمَنِ، قَالُوا حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ سِمَاكِ بْنِ حَرْبٍ، عَنْ سُوَيْدِ بْنِ قَيْسٍ، قَالَ أَتَانَا النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَسَاوَمَنَا سَرَاوِيلَ ‏.‏
Sünen-i İbn Mâce, Kitâb 32 (Elbise), Bâb 11, Hadis no. 3579
BÂB (12)

بَابُ ذَيْلِ الْمَرْأَةِ كَمْ يَكُونُ

Sünen-i İbn Mâce 3580Sahih (el-Elbânî)

Ümraü Seleme (r.a.)'dan; Şöyle demi§tir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e: Kadın, eteğinden ne kadarını (erkeğin eteğinden fazla) sarkıtır? diye soruldu. O: «Bir karış» buyurdu. Ben: O zaman (kadın yürüdüğünde) bedeninin bir kısmı (ayağı) açılır, dedim. O: «Bir zir'a (uzatılabilir). Kadın bundan fazla yapamaz» buyurdu

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرٍ، حَدَّثَنَا الْمُعْتَمِرُ بْنُ سُلَيْمَانَ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، عَنْ نَافِعٍ، عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ يَسَارٍ، عَنْ أُمِّ سَلَمَةَ، قَالَتْ سُئِلَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ كَمْ تَجُرُّ الْمَرْأَةُ مِنْ ذَيْلِهَا قَالَ ‏"‏ شِبْرًا ‏"‏ ‏.‏ قُلْتُ إِذًا يَنْكَشِفَ عَنْهَا ‏.‏ قَالَ ذِرَاعٌ لاَ تَزِيدُ عَلَيْهِ ‏"‏ ‏.‏
Sünen-i İbn Mâce, Kitâb 32 (Elbise), Bâb 12, Hadis no. 3580
Sünen-i İbn Mâce 3581Sahih (el-Elbânî)

İbn-i Ömer (r.a.)'dan; Şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in zevceleri için eteklerini bir zira (fazla) sarkıtmalarına izin verildi. Artık onlar bize gelirlerdi. Biz de onlar için kamışla bir zira ölçerdik

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ مَهْدِيٍّ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ زَيْدٍ الْعَمِّيِّ، عَنْ أَبِي الصِّدِّيقِ النَّاجِيِّ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ أَزْوَاجَ النَّبِيِّ، ـ صلى الله عليه وسلم ـ رُخِّصَ لَهُنَّ فِي الذَّيْلِ ذِرَاعًا فَكُنَّ يَأْتِيَنَّا فَنَذْرَعُ لَهُنَّ بِالْقَصَبِ ذِرَاعًا ‏.‏
Sünen-i İbn Mâce, Kitâb 32 (Elbise), Bâb 12, Hadis no. 3581
Sünen-i İbn Mâce 3582Sahih (el-Elbânî)

Ebû Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Fâtime'ye veya Ümmü Seleme'ye: Senin eteğin bir ziradır,» buyurmuştur. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde Ebü'l-Mühezzim bulunur. Bu ravinin zayıflığı üzerinde ittifak edilmiştir. Adı da Yezid bin Süfyan'dır. Aduun Abdurrahman olduğu da söylenmiştir

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ سَلَمَةَ، عَنْ أَبِي الْمُهَزِّمِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، ‏.‏ أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ لِفَاطِمَةَ أَوْ لأُمِّ سَلَمَةَ ‏ "‏ ذَيْلُكِ ذِرَاعٌ ‏"‏ ‏.‏
Sünen-i İbn Mâce, Kitâb 32 (Elbise), Bâb 12, Hadis no. 3582
Sünen-i İbn Mâce 3583Sahih (el-Elbânî)

Ai§e (r.anha)'dan rivayet edildiğine göre: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kadınların etekleri hakkında: «(Erkeklerinkinden) bir karış (fazla sarkıtsınlar)» buyurdu. Bunun üzerine Âişe (r.anha): O zaman (kadınlar yürürken) baldırları (açığa) çıkar, dedi. O: «Şu halde bir zira (yeter),» buyurdu. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde Ebü'l-Mühezzim bulunur. Bu ra.vinin durumu bıuıdan önceki hadisin notunda geçti

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَفَّانُ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَارِثِ، حَدَّثَنَا حَبِيبٌ الْمُعَلِّمُ، عَنْ أَبِي الْمُهَزِّمِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ فِي ذُيُولِ النِّسَاءِ ‏"‏ شِبْرًا ‏"‏ ‏.‏ فَقَالَتْ عَائِشَةُ إِذًا تَخْرُجَ سُوقُهُنَّ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَذِرَاعٌ ‏"‏ ‏.‏
Sünen-i İbn Mâce, Kitâb 32 (Elbise), Bâb 12, Hadis no. 3583
BÂB (13)

بَابُ الْعِمَامَةِ السَّوْدَاءِ

Sünen-i İbn Mâce 3584Sahih (el-Elbânî)

Amr bin Hureys (r.a.)den; Şöyle demiştir: Ben, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i minber üzerinde hutbe okurken ve başında siyah bir sarık varken gördüm

حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنْ مُسَاوِرٍ الْوَرَّاقِ، عَنْ جَعْفَرِ بْنِ عَمْرِو بْنِ حُرَيْثٍ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ رَأَيْتُ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَخْطُبُ عَلَى الْمِنْبَرِ وَعَلَيْهِ عِمَامَةٌ سَوْدَاءُ ‏.‏
Sünen-i İbn Mâce, Kitâb 32 (Elbise), Bâb 13, Hadis no. 3584
Sünen-i İbn Mâce 3585Sahih (el-Elbânî)

Câbir (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (fetih yılı) başında siyah bir sarık olduğu halde Mekke'ye girdi

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ سَلَمَةَ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ دَخَلَ مَكَّةَ وَعَلَيْهِ عِمَامَةٌ سَوْدَاءُ ‏.‏
Sünen-i İbn Mâce, Kitâb 32 (Elbise), Bâb 13, Hadis no. 3585
Sünen-i İbn Mâce 3586Sahih (el-Elbânî)

İbn-i Ömer (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Mekke'nin fetih günü başında siyah bir sarık olduğu halde (Mekke'ye) girdi. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bu hadisin ravisi Musa bin Ubeyde er-Ribzi zayıftır

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ، أَنْبَأَنَا مُوسَى بْنُ عُبَيْدَةَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ دِينَارٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ دَخَلَ يَوْمَ فَتْحِ مَكَّةَ وَعَلَيْهِ عِمَامَةٌ سَوْدَاءُ ‏.‏
Sünen-i İbn Mâce, Kitâb 32 (Elbise), Bâb 13, Hadis no. 3586
BÂB (14)

بَابُ إِرْخَاءِ الْعِمَامَةِ بَيْنَ الْكَتِفَيْنِ

Sünen-i İbn Mâce 3587Sahih (el-Elbânî)

Amr bin Hureys (r.a.)'den; Şöyle söylemiştir; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), başında siyah bir sarık ve sarığın uçlarını omuzları arasına sarkıtmış vaziyette gözlerimin önündedir, sanki O'na bakıyorum

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، عَنْ مُسَاوِرٍ، حَدَّثَنِي جَعْفَرُ بْنُ عَمْرِو بْنِ حُرَيْثٍ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ كَأَنِّي أَنْظُرُ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ وَعَلَيْهِ عِمَامَةٌ سَوْدَاءُ قَدْ أَرْخَى طَرَفَيْهَا بَيْنَ كَتِفَيْهِ ‏.‏
Sünen-i İbn Mâce, Kitâb 32 (Elbise), Bâb 14, Hadis no. 3587
BÂB (15)

بَابُ كَرَاهِيَةِ لُبْسِ الْحَرِيرِ

Sünen-i İbn Mâce 3588Sahih (el-Elbânî)

Enes bfn Mâlik (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Kim dünyada ipek giyerse âhirette onu giyemez.»

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ ابْنُ عُلَيَّةَ، عَنْ عَبْدِ الْعَزِيزِ بْنِ صُهَيْبٍ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ مَنْ لَبِسَ الْحَرِيرَ فِي الدُّنْيَا لَمْ يَلْبَسْهُ فِي الآخِرَةِ ‏"‏ ‏.‏
Sünen-i İbn Mâce, Kitâb 32 (Elbise), Bâb 15, Hadis no. 3588
Sünen-i İbn Mâce 3589Sahih (el-Elbânî)

Berâ' (bin A'zİb) (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (argaç ve erişi ipek olan) atlas, ipek ve (argaç ve erişi ipek olan) kalın atlası yasaklamıştır

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُسْهِرٍ، عَنِ الشَّيْبَانِيِّ، عَنْ أَشْعَثَ بْنِ أَبِي الشَّعْثَاءِ، عَنْ مُعَاوِيَةَ بْنِ سُوَيْدٍ، عَنِ الْبَرَاءِ، قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ عَنِ الدِّيبَاجِ وَالْحَرِيرِ وَالإِسْتَبْرَقِ ‏.‏
Sünen-i İbn Mâce, Kitâb 32 (Elbise), Bâb 15, Hadis no. 3589
Sünen-i İbn Mâce 3590Sahih (el-Elbânî)

Huzeyfe (bin el-Yemân) (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ipek giymeyi ve altın (ziynet - kap kullanmayı) yasaklamış ve: «Altın dünyada kâfirleredir, âhirette de bizedir», buyurmuştur

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ شُعْبَةَ، عَنِ الْحَكَمِ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي لَيْلَى، عَنْ حُذَيْفَةَ، قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ عَنْ لُبْسِ الْحَرِيرِ وَالذَّهَبِ وَقَالَ ‏ "‏ هُوَ لَهُمْ فِي الدُّنْيَا وَلَنَا فِي الآخِرَةِ ‏"‏ ‏.‏
Sünen-i İbn Mâce, Kitâb 32 (Elbise), Bâb 15, Hadis no. 3590
Sünen-i İbn Mâce 3591Sahih (el-Elbânî)

Abdullah bin Ömer (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre: Ömer bin el-Hattâb sırf ipekten mamul (satılık) bir kat elbise gördü ve: Yâ Resulallah, keşke bu elbiseyi (dışardan gelen) özel hey'etler ve Cum'a günü için (giymek üzere) satın alsan, dedi. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Bunu ancak âhirette (ipek elbisede) hiç nasibi olmayan kimse giyer» buyurdu

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحِيمِ بْنُ سُلَيْمَانَ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، عَنْ نَافِعٍ، أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عُمَرَ، أَخْبَرَهُ أَنَّ عُمَرَ بْنَ الْخَطَّابِ رَأَى حُلَّةً سِيَرَاءَ مِنْ حَرِيرٍ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ لَوِ ابْتَعْتَ هَذِهِ الْحُلَّةَ لِلْوَفْدِ وَلِيَوْمِ الْجُمُعَةِ ‏.‏ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ إِنَّمَا يَلْبَسُ هَذَا مَنْ لاَ خَلاَقَ لَهُ فِي الآخِرَةِ ‏"‏ ‏.‏
Sünen-i İbn Mâce, Kitâb 32 (Elbise), Bâb 15, Hadis no. 3591
BÂB (16)

بَابُ مَنْ رُخِّصَ لَهُ فِي لُبْسِ الْحَرِيرِ

Sünen-i İbn Mâce 3592Sahih (el-Elbânî)

Enes bin Mâlik (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Zübeyr bin el-Avvâm ve Abdurrahmân bin Avf (r.a.)'a vücûdlanndaki uyuz hastalığı nedeniyle ipek gömlek giymelerine izin verdi

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بِشْرٍ، حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ أَبِي عَرُوبَةَ، عَنْ قَتَادَةَ، ‏.‏ أَنَّ أَنَسَ بْنَ مَالِكٍ، نَبَّأَهُمْ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ رَخَّصَ لِلزُّبَيْرِ بْنِ الْعَوَّامِ وَلِعَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ عَوْفٍ فِي قَمِيصَيْنِ مِنْ حَرِيرٍ مِنْ وَجَعٍ كَانَ بِهِمَا حِكَّةٍ ‏.‏
Sünen-i İbn Mâce, Kitâb 32 (Elbise), Bâb 16, Hadis no. 3592
BÂB (17)

بَابُ الرُّخْصَةِ فِي الْعَلَمِ فِي الثَّوْبِ

Sünen-i İbn Mâce 3593Sahih (el-Elbânî)

Ebu Osman en-Nehdî (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Ömer (bin el-Hattab) (r.a.) ipek ve dibâç (yâni ipekten mamul atlas) ı yasaklardı. Yalnız şu kadar olanı müstesna diyerek bir parmağı sonra, ikinci parmağı, sonra üçüncü parmağı ve daha sonra dördüncü parmağıyla işaret etti ve: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bizi ipekten men ederdi, dedi

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا حَفْصُ بْنُ غِيَاثٍ، عَنْ عَاصِمٍ، عَنْ أَبِي عُثْمَانَ، عَنْ عُمَرَ، أَنَّهُ كَانَ يَنْهَى عَنِ الْحَرِيرِ، وَالدِّيبَاجِ، إِلاَّ مَا كَانَ هَكَذَا ثُمَّ أَشَارَ بِإِصْبَعِهِ ثُمَّ الثَّانِيَةِ ثُمَّ الثَّالِثَةِ ثُمَّ الرَّابِعَةِ فَقَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَنْهَانَا عَنْهُ ‏.‏
Sünen-i İbn Mâce, Kitâb 32 (Elbise), Bâb 17, Hadis no. 3593
Sünen-i İbn Mâce 3594Sahih (el-Elbânî)

(Ebû Bekr-i Sıddîk'ın kızı) Esmâ'nın mevlâsi Ebû Ömer (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Ben, İbn-i Ömer (r.a.)'ın bir âlem'i (yâni ipekten nakış - biye gibi bir parçası) olan bir sarık satın aldığını ve celemeyn (denilen yün makasını) isteyerek o âlem'i kestiğini gördüm. Sonra Esmâ'(bint-i Ebı Bekir)'in yanına giderek bu durumu ona anlattım. Bunun üzerine Esma: Hayret Abdullah'a! Ey câriye, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in cübbesini getir, dedi. Câriye de yenlerine, yakasına ve yırtmaçlarına dibac (argacı ve erişi hâlis yünden mamul atlas) geçirilmiş bir cübbe getirdi, (ve Esma' şöyle dedi: Âişe vefat edinceye kadar bu cübbe onun yanında idi. O vefat edince cübbeyi ben aldım ve Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bunu giyiyordu. Biz bu cübbeyi hastalar için yıkıyoruz. Onun (bereketi) ile (Allah'tan) şifâ dileniyor

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ مُغِيرَةَ بْنِ زِيَادٍ، عَنْ أَبِي عُمَرَ، مَوْلَى أَسْمَاءَ قَالَ رَأَيْتُ ابْنَ عُمَرَ اشْتَرَى عِمَامَةً لَهَا عَلَمٌ فَدَعَا بِالْجَلَمَيْنِ فَقَصَّهُ فَدَخَلْتُ عَلَى أَسْمَاءَ فَذَكَرْتُ ذَلِكَ لَهَا فَقَالَتْ بُؤْسًا لِعَبْدِ اللَّهِ يَا جَارِيَةُ هَاتِي جُبَّةَ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏.‏ فَجَاءَتْ بِجُبَّةٍ مَكْفُوفَةِ الْكُمَّيْنِ وَالْجَيْبِ وَالْفَرْجَيْنِ بِالدِّيبَاجِ ‏.‏
Sünen-i İbn Mâce, Kitâb 32 (Elbise), Bâb 17, Hadis no. 3594
BÂB (18)

بَابُ لُبْسِ الْحَرِيرِ وَالذَّهَبِ لِلنِّسَاءِ

Sünen-i İbn Mâce 3595Sahih (el-Elbânî)

Alî bin Ebî Tâlib (r.a.j'den; Şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir ipek kumaşı sol eline ve bir parça altını sağ eline aldı, sonra bunları elleriyle havaya kaldırarak (halk'a göstererek): «Şu iki şey ümmetimin erkeklerine haram, kadınlarına helaldir,» buyurdu

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحِيمِ بْنُ سُلَيْمَانَ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ إِسْحَاقَ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ أَبِي حَبِيبٍ، عَنْ عَبْدِ الْعَزِيزِ بْنِ أَبِي الصَّعْبَةِ، عَنْ أَبِي الأَفْلَحِ الْهَمْدَانِيِّ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ زُرَيْرٍ الْغَافِقِيِّ، سَمِعْتُهُ يَقُولُ سَمِعْتُ عَلِيَّ بْنَ أَبِي طَالِبٍ، يَقُولُ أَخَذَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ حَرِيرًا بِشِمَالِهِ وَذَهَبًا بِيَمِينِهِ ثُمَّ رَفَعَ بِهِمَا يَدَيْهِ فَقَالَ ‏ "‏ إِنَّ هَذَيْنِ حَرَامٌ عَلَى ذُكُورِ أُمَّتِي حِلٌّ لإِنَاثِهِمْ ‏"‏ ‏.‏
Sünen-i İbn Mâce, Kitâb 32 (Elbise), Bâb 18, Hadis no. 3595
Sünen-i İbn Mâce 3596Sahih (el-Elbânî)

Alî (bin Ebî Tâlib) (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Erişi veya argacı ipekten olan bir kat elbise Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e hediye edildi. O da bana gönderdi. Bunun üzerine ben Onun yanına vararak: Yâ Resûlallah! O elbiseyi ne yapayım? Onu giyeyim (mi) ? dedim. O: «Hayır (giyme) ve lâkin onu (parçalayıp) baş örtüleri yap ve Fâtimeler arasında (taksim et)», buyurdu. (Ben de öyle yaptım)

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحِيمِ بْنُ سُلَيْمَانَ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ أَبِي زِيَادٍ، عَنْ أَبِي فَاخِتَةَ، حَدَّثَنِي هُبَيْرَةُ بْنُ يَرِيمَ، عَنْ عَلِيٍّ، أَنَّهُ أُهْدِيَ لِرَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ حُلَّةٌ مَكْفُوفَةٌ بِحَرِيرٍ إِمَّا سَدَاؤُهَا وَإِمَّا لُحْمَتُهَا فَأَرْسَلَ بِهَا إِلَىَّ فَأَتَيْتُهُ فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ مَا أَصْنَعُ بِهَا أَلْبَسُهَا قَالَ ‏ "‏ لاَ وَلَكِنِ اجْعَلْهَا خُمُرًا بَيْنَ الْفَوَاطِمِ ‏"‏ ‏.‏
Sünen-i İbn Mâce, Kitâb 32 (Elbise), Bâb 18, Hadis no. 3596
Sünen-i İbn Mâce 3597Sahih (el-Elbânî)

Abdullah bin Amr (bin el-Âs) (r.a.)'dan; Şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (bir gün) bir elinde ipekten bir elbise ve diğer elinde bir altın olduğu halde yanımıza çıktı ve: «Şüphesiz bu iki şey ümmetimin erkeklerine haram kılındı, kadınlarına helâldir», buyurdu. Not: Zevaİd'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde Abdurrahman bin Rafl bulunur. Kendisinden bir takım münker hadisler rivayet olunmuştur. İbn-i Hibbân: Onun hadisleri Abdurrahman bin Ziyâd bin En'am'ın rivayetinden olduğu zaman delil sayılmaz. Rivâyetlerindeki münkerlik râvi Abdurrahman bin Ziyad'dan dolayıdır, demiştir. Ebû Hâtera de: O, yani Abdurrahman bin Rafİ, hadisi münker olan bir şeyhtir, demiştir

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحِيمِ بْنُ سُلَيْمَانَ، عَنِ الإِفْرِيقِيِّ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ رَافِعٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو، قَالَ خَرَجَ عَلَيْنَا رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ وَفِي إِحْدَى يَدَيْهِ ثَوْبٌ مِنْ حَرِيرٍ وَفِي الأُخْرَى ذَهَبٌ فَقَالَ ‏ "‏ إِنَّ هَذَيْنِ مُحَرَّمٌ عَلَى ذُكُورِ أُمَّتِي حِلٌّ لإِنَاثِهِمْ ‏"‏ ‏.‏
Sünen-i İbn Mâce, Kitâb 32 (Elbise), Bâb 18, Hadis no. 3597
Sünen-i İbn Mâce 3598Şâz (el-Elbânî)

Enes (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in kızı Zeyneb üzerinde çubuklu ipekli kumaştan bir gömlek gördüm

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرٍ، حَدَّثَنَا عِيسَى بْنُ يُونُسَ، عَنْ مَعْمَرٍ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ رَأَيْتُ عَلَى زَيْنَبَ بِنْتِ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَمِيصَ حَرِيرٍ سِيَرَاءَ ‏.‏
Sünen-i İbn Mâce, Kitâb 32 (Elbise), Bâb 18, Hadis no. 3598
BÂB (19)

بَابُ لُبْسِ الْأَحْمَرِ لِلرِّجَالِ

Sünen-i İbn Mâce 3599Sahih (el-Elbânî)

Berâ (bin Âzib) (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) saçlarını tarayarak kırmızı bir hülle içinde iken O'ndan daha güzel hiç kimseyi görmedim

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، عَنْ شَرِيكِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ الْقَاضِي، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنِ الْبَرَاءِ، قَالَ مَا رَأَيْتُ أَجْمَلَ مِنْ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ مُتَرَجِّلاً فِي حُلَّةٍ حَمْرَاءَ ‏.‏
Sünen-i İbn Mâce, Kitâb 32 (Elbise), Bâb 19, Hadis no. 3599