Ali (r.a.)'den rivayet edildiğine göre. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Müslüman için müslüman üzerine örf ve adet vechiyle (yerine getireceği) altı (hak) vardır. Ona rastladığı zaman selam verir. Onu davet ettiği zaman davetine icabet eder Aksırdığı (ve aksırmca Allah'a hamd ettiği) zaman teşmit eder. (Ona rahmet diler) Hastalandığı zaman onu ziyaret eder. Öldüğü zaman cenazesine gider. Kendi nefsi için arzuladığını onun için de arzular.» Diğer tahric: Tirmizi ve Ahmed de bunu rivayet etmişlerdir
Sünen-i İbn Mâce › Kitâb 6 · CenâzelerKonum
- ·Sünnet (Mukaddime)266
- 1Tahâret ve Sünnetleri400
- 2Namaz39
- 3Ezan ve Sünnetleri29
- 4Mescidler ve Cemaatler68
- 5Namazın İkâmesi ve Sünnetleri630
- 6Cenâzeler205
- 7Oruç145
- 8Zekât62
- 9Nikâh171
- 10Talâk78
- 11Keffâretler47
- 12Ticâret171
- 13Hükümler (Ahkâm)67
- 14Hibeler15
- 15Sadakalar46
- 16Rehin53
- 17Şuf'a10
- 18Buluntu Mallar (Lukata)10
- 19Köle Azâdı20
- 20Had Cezâları82
- 21Diyet80
- 22Vasiyyetler24
- 23Mîrâs Payları34
- 24Cihâd129
- 25Hac Menâsiki238
- 26Kurbanlar42
- 27Kesim (Zebâih)38
- 28Av51
- 29Yiyecekler120
- 30İçecekler65
- 31Tıp114
- 32Elbise107
- 33Âdâb170
- 34Dua66
- 35Rüya Tabiri34
- 36Fitneler175
- 37Zühd242
- 1بَابُ مَا جَاءَ فِي عِيَادَةِ الْمَرِيضِ
- 2بَابُ مَا جَاءَ فِي ثَوَابِ مَنْ عَادَ مَرِيضًا
- 3بَابُ مَا جَاءَ فِي تَلْقِينِ الْمَيِّتِ لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ
- 4بَابُ مَا جَاءَ فِيمَا يُقَالُ عِنْدَ الْمَرِيضِ إِذَا حُضِرَ
- 5بَابُ مَا جَاءَ فِي الْمُؤْمِنِ يُؤْجَرُ فِي النَّزْعِ
- 6بَابُ مَا جَاءَ فِي تَغْمِيضِ الْمَيِّتِ
- 7بَابُ مَا جَاءَ فِي تَقْبِيلِ الْمَيِّتِ
- 8بَابُ مَا جَاءَ فِي غُسْلِ الْمَيِّتِ
- 9بَابُ مَا جَاءَ فِي غَسْلِ الرَّجُلِ امْرَأَتَهُ، وَغَسْلِ الْمَرْأَةِ زَوْجَهَا
- 10بَابُ مَا جَاءَ فِي غُسْلِ النَّبِيِّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ
- 11بَابُ مَا جَاءَ فِي كَفَنِ النَّبِيِّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ
- 12بَابُ مَا جَاءَ فِيمَا يُسْتَحَبُّ مِنَ الْكَفَنِ
- 13بَابُ مَا جَاءَ فِي النَّظَرِ إِلَى الْمَيِّتِ إِذَا أُدْرِجَ فِي أَكْفَانِهِ
- 14بَابُ مَا جَاءَ فِي النَّهْيِ عَنِ النَّعْيِ
- 15بَابُ مَا جَاءَ فِي شُهُودِ الْجَنَائِزِ
- 16بَابُ مَا جَاءَ فِي الْمَشْيِ أَمَامَ الْجِنَازَةِ
- 17بَابُ مَا جَاءَ فِي النَّهْيِ عَنِ التَّسَلُّبِ مَعَ الْجِنَازَةِ
- 18بَابُ مَا جَاءَ فِي الْجِنَازَةِ، لَا تُؤَخَّرُ إِذَا حَضَرَتْ، وَلَا تُتْبَعُ بِنَارٍ
- 19بَابُ مَا جَاءَ فِيمَنْ صَلَّى عَلَيْهِ جَمَاعَةٌ مِنَ الْمُسْلِمِينَ
- 20بَابُ مَا جَاءَ فِي الثَّنَاءِ عَلَى الْمَيِّتِ
- 21بَابُ مَا جَاءَ فِي أَيْنَ يَقُومُ الْإِمَامُ إِذَا صَلَّى عَلَى الْجِنَازَةِ
- 22بَابُ مَا جَاءَ فِي الْقِرَاءَةِ عَلَى الْجِنَازَةِ
- 23بَابُ مَا جَاءَ فِي الدُّعَاءِ فِي الصَّلَاةِ عَلَى الْجِنَازَةِ
- 24بَابُ مَا جَاءَ فِي التَّكْبِيرِ عَلَى الْجِنَازَةِ أَرْبَعًا
- 25بَابُ مَا جَاءَ فِيمَنْ كَبَّرَ خَمْسًا
- 26بَابُ مَا جَاءَ فِي الصَّلَاةِ عَلَى الطِّفْلِ
- 27بَابُ مَا جَاءَ فِي الصَّلَاةِ عَلَى ابْنِ رَسُولِ اللَّهِ ﷺ وَذِكْرِ وَفَاتِهِ
- 28بَابُ مَا جَاءَ فِي الصَّلَاةِ عَلَى الشُّهَدَاءِ وَدَفْنِهِمْ
- 29بَابُ مَا جَاءَ فِي الصَّلَاةِ عَلَى الْجَنَائِزِ فِي الْمَسْجِدِ
- 30بَابُ مَا جَاءَ فِي الْأَوْقَاتِ الَّتِي لَا يُصَلَّى فِيهَا عَلَى الْمَيِّتِ وَلَا يُدْفَنُ
- 31بَابٌ فِي الصَّلَاةِ عَلَى أَهْلِ الْقِبْلَةِ
- 32بَابُ مَا جَاءَ فِي الصَّلَاةِ عَلَى الْقَبْرِ
- 33بَابُ مَا جَاءَ فِي الصَّلَاةِ عَلَى النَّجَاشِيِّ
- 34بَابُ مَا جَاءَ فِي ثَوَابِ مَنْ صَلَّى عَلَى جِنَازَةٍ وَمَنِ انْتَظَرَ دَفْنَهَا
- 35بَابُ مَا جَاءَ فِي الْقِيَامِ لِلْجِنَازَةِ
- 36بَابُ مَا جَاءَ فِيمَا يُقَالُ إِذَا دَخَلَ الْمَقَابِرَ
- 37بَابُ مَا جَاءَ فِي الْجُلُوسِ فِي الْمَقَابِرِ
- 38بَابُ مَا جَاءَ فِي إِدْخَالِ الْمَيِّتِ الْقَبْرَ
- 39بَابُ مَا جَاءَ فِي اسْتِحْبَابِ اللَّحْدِ
- 40بَابُ مَا جَاءَ فِي الشَّقِّ
- 41بَابُ مَا جَاءَ فِي حَفْرِ الْقَبْرِ
- 42بَابُ مَا جَاءَ فِي الْعَلَامَةِ فِي الْقَبْرِ
- 43بَابُ مَا جَاءَ فِي النَّهْيِ عَنِ الْبِنَاءِ عَلَى الْقُبُورِ، وَتَجْصِيصِهَا، وَالْكِتَابَةِ عَلَيْهَا
- 44بَابُ مَا جَاءَ فِي حَثْوِ التُّرَابِ فِي الْقَبْرِ
- 45بَابُ مَا جَاءَ فِي النَّهْيِ عَنِ الْمَشْيِ عَلَى الْقُبُورِ، وَالْجُلُوسِ عَلَيْهَا
- 46بَابُ مَا جَاءَ فِي خَلْعِ النَّعْلَيْنِ فِي الْمَقَابِرِ
- 47بَابُ مَا جَاءَ فِي زِيَارَةِ الْقُبُورِ
- 48بَابُ مَا جَاءَ فِي زِيَارَةِ قُبُورِ الْمُشْرِكِينَ
- 49بَابُ مَا جَاءَ فِي النَّهْيِ عَنْ زِيَارَةِ النِّسَاءِ الْقُبُورَ
- 50بَابُ مَا جَاءَ فِي اتِّبَاعِ النِّسَاءِ الْجَنَائِزَ
- 51بَابٌ فِي النَّهْيِ عَنِ النِّيَاحَةِ
- 52بَابُ مَا جَاءَ فِي النَّهْيِ عَنْ ضَرْبِ الْخُدُودِ، وَشَقِّ الْجُيُوبِ
- 53بَابُ مَا جَاءَ فِي الْبُكَاءِ عَلَى الْمَيِّتِ
- 54بَابُ مَا جَاءَ فِي الْمَيِّتِ يُعَذَّبُ بِمَا نِيحَ عَلَيْهِ
- 55بَابُ مَا جَاءَ فِي الصَّبْرِ عَلَى الْمُصِيبَةِ
- 56بَابُ مَا جَاءَ فِي ثَوَابِ مَنْ عَزَّى مُصَابًا
- 57بَابُ مَا جَاءَ فِي ثَوَابِ مَنْ أُصِيبَ بِوَلَدِهِ
- 58بَابُ مَا جَاءَ فِيمَنْ أُصِيبَ بِسِقْطٍ
- 59بَابُ مَا جَاءَ فِي الطَّعَامِ يُبْعَثُ إِلَى أَهْلِ الْمَيِّتِ
- 60بَابُ مَا جَاءَ فِي النَّهْيِ عَنْ الِاجْتِمَاعِ إِلَى أَهْلِ الْمَيِّتِ وَصَنْعَةِ الطَّعَامِ
- 61بَابُ مَا جَاءَ فِيمَنْ مَاتَ غَرِيبًا
- 62بَابُ مَا جَاءَ فِيمَنْ مَاتَ مَرِيضًا
- 63بَابٌ فِي النَّهْيِ عَنْ كَسْرِ عِظَامِ الْمَيِّتِ
- 64بَابُ مَا جَاءَ فِي ذِكْرِ مَرَضِ رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ
- 65بَابُ ذِكْرِ وَفَاتِهِ وَدَفْنِهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ
(6) Kitâb: Cenâzeler
بَابُ مَا جَاءَ فِي عِيَادَةِ الْمَرِيضِ
Ebu Mes'ud (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Müslüman için müslüman üzerinde dört haslet vardır: Aksırdığı (ve Elhamdülillah dediği) zaman onu Teşmit eder. (Yerhamukellah der.) Davet ettiği zaman davetine icabet eder. Öldüğü zaman cenazesinde hazır bulunur. Hastalandığı zaman onu ziyaret eder.»" Not: Zevaid'de şöyle denmiştir: Ebu Mes'ud (r.a.)'in hadisinin isnadı sahihtir. Hadisin aslı Buhari, Müslim ve başka kitabIarda Ebu Mes'ud (r.a.)'dan başka sahabilerden rivayet olunmuş olarak vardır
Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir : «(Şu) beş şey müslümanın müslüman üzerindeki hakkındandır: Selamı reddetmek (= Selamı selamla karşılamak), davete icabet etmek, cenazede hazır bulunmak, hastayı ziyaret etmek, aksıranı Allah'a hamd ettiği zaman teşmit etmek (ona rahmet dilemek).» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun isnadı sahih ve ricalı sika zatlardır. Hadis, Buhari ve Müslim'de mevcuttur. Lakin ifadesi değişiktir
Cabir bin Abdillah (r.a.)'dan: şöyle demiştir : Ben, Beni Selime kabilesinde iken Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yaya olarak ve Ebu Bekir (r.a.) beni ziyaret ettiler. Diğer tahric: Buhari, Tirmizi, Ebu Davud ve Hakim bunun benzerini rivayet etmişlerdir
Enes bin Malik (r.a. )'den; şöyle demiştir : Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (hastalık üzerinden) üç gün geçmeden hiç bir hastayı ziyaret etmezdi. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde Mesleme bin Uleyy bulunur. Buhari, Ebu Hatim ve Ebu Zur'a: Mesleme'nin hadisleri münkerdir. Onun münker hadislerinden birisi bu hadistir, demişlerdir. Ebu Hatim: Bu hadis, münker ve batıldır, demiştir. İbn.i Adiyy de: Mesleme'nin hadisleri mahfuz değildir. Alimler onu zayıf saymak üzere ittifak etmişlerdir, demiştir. Sindi: Ben derim ki; Ama Mesleme'nin hadisleri es-Sehavi, "el-Mekasıdü'l-Hasene" adlı kitabında zikretmiş ve: Bu hadisler birbiriyle kuvvetlenir, demiştir. Bazı tabiiler de bu hadisle hükmetmiştir, demiştir
Ebu Said-i Hudri (r.a.)'den rivayet edildiğine go-re; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu demiştir: «Hastanın yanına girdiğiniz zaman Ömrünün uzunluğu hususunda onu umutlandırıp kederini dağıtınız. Çünkü bu umut hiçbir şeyi geri çevirmez. Ve hastanın gönlünü hoş eder.» Diğer tahric: Tirmizi ve Beyhaki de bunu rivayet etmişlerdir
(Abdullah) İbn-i Abbıs (r.a.)'dan; şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hasta bir adamı ziyaret ederek: «Canın ne çeker?» diye sordu. Adam: Buğday ekmeğine iştahım var dedi. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Kimin yanında buğday ekmeği varsa, kardeşine göndersin» buyurdu. Sonra Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Birinizin hastasının canı bir şey çektiği zaman, hastasına onu yedirsin» buyurdu. Not: Zevaid'de (Haysemi) şöyle denmiştir: Bunun senedinde Safvan bin Hubeyre vardır. İbn-i Hibban onu sikalardan saymıştır. En-Nufeyli de: O'nun hadisini te'yid eden mutaba yoktur, demiştir. Ben diyorum ki: Takribü't-Tehzib'te yazar: Onun hadisi gevşektir, demiştir
Enes bin Malik (r.a.)'den: şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir hasta'nın yanına giderek onu ziyaret etti. Ve : «Bir şeyi iştiha eder misin? Çörek iştiha eder misin?» diye sordu. Adam: Evet, dedi. Oradakiler onun için çörek taleb ettiler. Not: Ravi Yezid bin Eban er-Rakkaşi'nin zayıflığı nedeniyle isnadının zayıflığı Zevaid'de bildirilmiştir
Ömer bin el-Hattab (r.a.)'den; şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bana buyurdu ki: «Bir hasta'nın yanına girdiğin zaman sana dua etmesini kendisinden iste. Çünkü onun duası, meleklerin duası gibidir.» Not : Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedi sahih ve ricali sıka zatlardır. Ancak hadis munkati'dir. El-Alami, EI-Merasil'de ve el-Mizzi: Meymun bin Mihran'ın Ömer (R.A.)'den olan rivayetinde kesiklik var demişlerdir. Nevevi'nin el-Ezkar adlı kitabında: Meymun Ömer (R.A.)'e yetişmemiş, denmiştir
بَابُ مَا جَاءَ فِي ثَوَابِ مَنْ عَادَ مَرِيضًا
Ali (bin Ebi Talib) (r.a.)'den: şöyle demiştir: Ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den işittim. Buyurdu ki: «Hasta ziyaretçisi olarak müslüman kardeşinin yanına varan bir kimse, hastanın yanında oturuncaya kadar Cennet meyvelerini kopara kopara (veya Cennet meyveleri içinde) yürümüş olur. Oturduğu zaman rahmet onu kaplar. Eğer ziyareti sabahleyin olursa geceleyinceye kadar yetmiş bin melek ona dua ve istiğfar eder. Ziyareti akşam olursa sabahlayıncaya kadar yetmiş bin melek ona dua ve istiğfar eder.» Diğer tahric: Tirmizi, Ahmed ve Beyhaki de bunu rivayet etmişlerdir
Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir : «Kim hastayı ziyaret ederse gökten bir melek: Güzel ve hayırlı bir iş yaptın. Yürüyüşün güzel vs hayırlı oldu. Kendine Cennet'ten bir köşk hazırladın, diye nida eder.» Diğer tahric: Tirmizi ve İbn-i Hibban da bunu rivayet etmişlerdir
بَابُ مَا جَاءَ فِي تَلْقِينِ الْمَيِّتِ لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ
Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir : «Ölülerinize (ölüm döşeğinde olanlarınıza) La ilahe illallah'ı telkin ediniz.» Bu Hadisi Müslim de rivayet etmiştir. AÇIKLAMA 1445’te
Ebu Said-i Hudri (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Ölülerinize (ölüm döşeğinde olanlarınıza) La ilahe illallah'ı telkin ediniz.» Diğer tahric: Ahmed, Müslim, Tirmizi, Ebu Davud, Nesai ve Beyhaki de rivayet etmişlerdir
Abdullah bin Ca'fer'in babasından (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir : «Mevtanıza (ölüm döşeğinde olanlarınıza) لا إله إلا الله الحليم الكريم، سبحان اللَّه رب العرش العظيم، الحمد لله رب العالمين (Latin harfleriyle:) [La ilahe illallahu’l-Halimu’l-Kerim, Sübhanallahi Rabbi’l-Arşi’l-Azim, El-Hamdu lillahi Rabbi’l-Alemin ] zikrini telkin ediniz.» Sahabiler: Ya Resulallah! (Bu telkin) diriler için nasıldır? diye mordular. Buyurdu ki: «Daha güzeldir; daha güzeldir.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedindeki ravi İshak'ı sika sayan veya cerh eden kimseyi görmedim. Ravi Kesir bin Yezid hakkında Ahmed: Ben onun rivayetinde bir beis görmüyorum, demiştir. Yahya bin Main ise: Bir şey değildir, demiş; Başka bir defa da: Onun rivayetihde beis yoktur, demiş; Bir başka defa da: Kuvvetli olmamakla beraber işe yarar, demiştir. Nesai: Zayıftır, demiştir. Sika olduğunu söyliyenler de vardır. Senedin kalan ravileri sika zutlardır
بَابُ مَا جَاءَ فِيمَا يُقَالُ عِنْدَ الْمَرِيضِ إِذَا حُضِرَ
Ümmü Seleme (r.anha)'dan rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir : «Hasta veya ölünün yanında hazır bulunduğunuz zaman hayır (lı şey) söyleyiniz. Çünkü şüphesiz melekler söylediklerinize: amin! derler.» Ebu Seleme (r.a.) vefat ettiği zaman ben. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanına vararak: Ya Resulallah! Ebu Seleme (r.a.) öldü, dedim. Buyurdu ki: «De ki-. Allah'ım! Bana ve ona mağfiret eyle. Ve onun arkasından bana salih bir halef ver.» Ümmü Seleme (r.a.) demiştirki: Ben (bunu) yaptım. Allah bana ondan hayırlı bir eş verdi, (ki) Allah'ın Resulü Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'dir.» Diğer tahric: Müslim, Tirmizi, Ebu Davud, Nesai ve Beyhaki de bunu rivayet etmişlerdir
Ma'kil bin Yesar (r.a.)'den rivayet edildiğine güre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu demiştir: «O sureyi (yani 'Yasin' suresini) mevtanızın yanında okuyunuz.» Diğer tahric: Ebu Davud, Beyhaki, İbn-i Hibban ve Hakim de bunu rivayet etmişlerdir .. Ahmed ve Nesai de bunu daha uzun bir metin halinde rivayet etmişlerdir
Abdurrahman bin Ka'b bin Malik (r.a.)'dan; Oda babası (Ka'b bin Malik) (r.a.)'dan rivayet ettiğine göre: Ka'b (r.a.) vefat edeceği zaman yanına gelen el-Bera bin Ma'rur'un kızı Ümmü Bişr (r.a.) : Ey Eba Abdurrahman! (Öldükten sonra) faian adama rastlarsan benden ona selam söyle, demiş. Ka'b (r.a.) de: Allah seni bağışlasın ey Ümmü Bişr! Biz (şu anda) başka şeylerle çok meşgulüz, demiş. Ümmü Bişr (r.a.) : Ey Eba Abdurrahman! Sen Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den şöyle buyururken işitmedin mi?: «Şüphesiz mu'minlerin ruhları, yeşil kuşların içindedir. Cennetin ağaçlarından rızıklanırlar.» Ka'b (r.a.) : Evet, (işittim) diye cevap verdi. Ümmü Bişr (r.a.)'da: İşte bu odur, dedi. Diğer tahric: Bu hadisin Nebi (s.a.v.)'e ait metninin bir benzerini Tirmizi ve Ahmed de rivayet etmişlerdir
Muhammed bin el-Münkedir (r.a.)'den; şöyle demiştir : Cabir bin Abdillah (r.a.} ölüm döşeğinde iken yanına girdim ve ona: ''Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e selam söyle dedim." Not: Bunun senedinin sahih ve ricalinin sika oldukları, fakat mevkuf olduğu Zevaid'de bildirilmiştir
بَابُ مَا جَاءَ فِي الْمُؤْمِنِ يُؤْجَرُ فِي النَّزْعِ
Aişe (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir gün Onun odasına girmiş, o sırada Aişe (r.anha)'nın yanında bulunan bir yakınının nefesini ölüm tıkamıştı. (Can çekişiyordu.) Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Aişe (r.anha) daki üzüntü halini görünce Ona :, «(Şu) yakının için üzülme. Çünkü şu (ızdırap) onun hasenatındandır.» buyurdu. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bu isnad sahihtir. Ricali de sika zatlardır. Ravi el-Velid bin Müslim tedlisçi ise de burada tahdis etmiştir. (Yani an'ane ile rivayet etmemiştir.) Artık endişe yoktur
Büreyde (bin el-Husayb) (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir : «Mu'min, alın teriyle ölür.» Mahir : Yani son anlarında alnı terler. Diğer tahric: Tirmizi, Nesai ve Hakim de bunu rivayet etmişlerdir
Ebu Musa (r.a.)'den; şöyle demiştir: (Ölüm döşeğine giren) kulun insanları tanımasının ne zaman kesildiğini Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve 3eilem)'e sordum. Buyurdu ki: «(Ruh almakla görevli melekleri ve berzah alemi ile ilgili şeyleri) müşahede ettiği zaman.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde Nasr bin Hammad vardır ki; Yahya bin Main ve başkaları onun yalancı olduğunu söylemişlerdir. Ebü'l-Feth el-Ezdi de onun hadis uydurduğunu söylemiştir
بَابُ مَا جَاءَ فِي تَغْمِيضِ الْمَيِّتِ
Ümmü Seleme (r.anha)'dan;şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Ebu Seieme (r.a.)'ın (cenazesinin) yanına girdi. Ebu Seleme (r.a.)'in gözü açık (kalmış) idi. Efendimiz Onun gözünü kapadı. Sonra buyurdu ki: «Şüphesiz ruh alındığı zaman göz onu takib eder.» Diğer tahric: Müslim, Ebu Davud ve Beyhaki de bunu rivayet etmişlerdir
Şeddat bin Kays (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Mevtanızın (ölüm döşeğine düşenlerinizin) yanında hazır bulunduğunuz zaman, (öldüğünde) gözünü kapatınız. Çünkü göz ruhu izler. Ve hayır söyleyiniz. Çünkü melekler ölünün ev halkının söylediklerine; amin, derler.» Not: Zevaid'de şöyle denmiştir: Bunun senedi hasendir. çünkü Kazaa bin Süveyd'in sikalığı ihtilaflıdır. Diğer raviler sikadır
بَابُ مَا جَاءَ فِي تَقْبِيلِ الْمَيِّتِ
Aişe (r.anha)'dan; şöyle demiştir : Osman bin Maz'un (r.a.) ölmüş iken Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onu öptü de öperken yanaklarına akan göz yaşlarına (şu anda) bakıyor gibiyim. Diğer tahric: Tirmizi, Ebu Davud ve Beyhaki de bunu rivayet etmişlerdir
İbn-i Abbas ve Aişe (r.anhum)'den rivayet edildiğine göre : Nebi (Sallaiiahu Aleyhi ve Sellem) vefat etmiş iken Ebu Bekir (r.a.) onu öptü. Diğer tahric: Buhari ve Tirmizi de bunu rivayet etmişlerdir. Tirmizi bu hadisi mezkur iki sahabiyle birlikte Cabir (r.a.)'den de rivayet etmiş, fakat senedini zikretmemiştir
بَابُ مَا جَاءَ فِي غُسْلِ الْمَيِّتِ
Ümmü Atiyye (r.a.)'den: şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), biz onun kızı Ümmü Gülsüm (r.anha)'yı yıkarken yanımıza girdi ve: «Onu su ve sidr ile üç veya beş (defa) hatta gerekirse daha fazla yıkayınız. Son defasında Kafur yahut Kafur nevinden bir koku kullanınız. Yıkama işini bitirdiğiniz zaman bana bildiriniz.» buyurdu. Biz yıkamayı bitirince Ona haber verdik. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize 'Hakv' denilen kendi izarını verdi ve: «Bunu kızıma iç gömleği yapınız.» buyurdu. Diğer tahric: Ahmed, Kütüb-i Sitte sahipleri ve Beyhaki de bunu rivayet etmişlerdir
Muhamnıed bin Sirin Ümmü Atiyye (r.anha)'dan rivayet ettiği hadisin mislini Hafsa rivayet etmiştir. Hafsa'nın hadisinde Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e ait: «Onu (kızımı, çift değil) tek yıkayınız.» buyruğu vardır. Yine Hafsa'nın hadisinde: «Onu üç veya beş defa yıkayınız.» buyruğu bulunur. (Keza) Hafsa'nın hadisinde: «Onu yıkamaya sağ tarafundan ve abdest uzuvlarından başlayınız.» buyurduğu vardır. Yine Hafsa'nın hadisinde: Ümmü Atiyye (r.anha) şöyle demiştir: Ve biz Ümmü Gülsüm (r.anha)'nın saçını taradık, üç örgü yaptık. Diğer tahric: Kütüb-i Sitte sahipleri ve Ahmed bu hadisi rivayet etmişlerdir
Ali bin Ebi Talib (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Uyluğunu açma. Ne dirinin ne de öiünün uyluğuna bakma.» Diğer tahric: Ahmed, Ebu Davud, Tahavi ve Beyhaki de bunu rivayet etmişlerdir
Abdullah bin Ömer (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir : «Ölülerinizi güvendiğiniz kimseler yıkasın.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir; Bunun senedinde bulunan Ravi Bakiyye tedlisçidir. Ve bunu an'ane ile rivayet etmiştir. Diğer ravi Mübaşşir bin Ubeyd hakkında Ahmed: Onun hadisleri yalan ve mevdu hadislerdir, demiştir. Buhari de: Hadisleri münkerdir, demiş; Darekutni de; 0, uydurma hadis rivayet eder, yalan söyler, demiştir
Ali bin Ebi Talib (r.a.)'den rivayet edildiğine güre: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Kim bir ölüyü yıkar, onu kefenler, kefenine güzel koku saçar, cenazesini taşır, üzerinde namaz kılar ve (kötü belirtilerden) gördüğünü ölü aleyhinde yaymazsa, anasından doğduğu gün gibi hatalarından çıkmış olur.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedi zayıftır. Çünkü ondaki ravi Ömer bin Halid'i Ahmed ve İbn-i Main yalanlamışlardır
Ebu Hureyre (r.a.j'den riyayet edildiğine göre: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu; demiştir: «Bir ölüyü yıkayan kimse (yıkadıktan sonra) gusletsin.» Diğer tahric: Ebu Davud ve Beyhaki de bunu rivayet etmişlerdir. Ebu Davud'un rivayetinde: " ... Ve ölüyü taşıyan kimse. sonra abdest alsın.'' ilavesi vardır
بَابُ مَا جَاءَ فِي غَسْلِ الرَّجُلِ امْرَأَتَهُ، وَغَسْلِ الْمَرْأَةِ زَوْجَهَا
Aişe (r.anha)'dan: şöyle demiştir: Bana şimdi beliren görüş, daha önce belirseydi Nebi {Sallallahu Aleyhi ve SelIem)'i(n cenazesini) hanımlarından başkası yıkamıyacaktı. Not: Sindi şöyle demiştir: Bu hadisi Ebu Davud da rivayet etmiştir. Bununla beraber Zevaid sahibi bunu zikrederek: İsnadı sahih. ricali sikadır. Çünkü ravi Muhammed bin İshak tedlisçi ise de Hakim ve başkasının rivayetinde bu hadisi an'ane ile değil. tahills ile rivayet etmiştir, demiştir. Diğer tahric: Ahmed, Ebu Davud, Beyhaki, İbn-i Hibban ve Hakim bunu uzun bir metin halinde Aişe (r.anha)'dan rivayet etmişlerdir
Aişe (r.anha)'dan; şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Baki'den döndü, beni başımdaki ağrıdan hasta olarak buldu. Ben o esnada: Vay başım! diyordum. O: «Ya Aişe! Bil'akis ben vay başım demeliyim.» buyurdu. Sonra: *(Ya Aişe!) Eğer sen benden önce ölmüş olsan da senin başında durup seni yıkasam, seni kefenlesem ve senin cenaze namazını kıldırıp seni defnetsem, sana hiç bir şey zarar vermez.» buyurdu. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Seneddeki niviler sikadır. Buhari bunu başka bir şekilde kısaca rivayet etmiştir. Diğer tahric: Ahmed ve Beyhaki de bunu rivayet etmişlerdir
بَابُ مَا جَاءَ فِي غُسْلِ النَّبِيِّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ
Büreyde (r.a.)'den: şöyle demiştir: (Vefat eden) Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i yıkamaya başlamak istedikleri zaman, dahilden seslenen birisi onlara: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in gömleğini soymayınız! diye seslendi." Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedi zayıftır. Çünkü rav! Ebu Bürde zayıftır, adı Ömer bin Yezid et-Teymi'dir. EI-Hakim'in şüphesiz bu hadis zayıftır ve Ebu Bürde Yezid bin Abdillah'tır, sözü bir vehimdir. Nedenini el-Müzzi, el-Etraf'ta ve et-Tehzib'de zikretmiştir
Ali bin Ebi Talib (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Nebi {Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i yıkadığı zaman ölüde aradığı (idrar ve gaitayı) onda aradı da aradığını bulamadı ve: Babam sana feda olsun. Sen çok temizsin. Diri iken temizdin, ölü iken de temizsin, dedi. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun isnadı sahih olup ricali de sikadır. Çünkü Yahya bin Hİzam'ı İbn-i Hibban sİkalar arasında zikretmiş, Safvan bin İsa'yı da Müslim hüccet saymıştır. Kalan raviler de meşhur ravilerdir
Ali (bin Ebi Talib) (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Öldüğün zaman beni ğars adlı kuyumdan yedi kırba suyla yıkayınız.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bu isnad zayıftır. Çünkü İbn-i Hibban: Ravi Abbad bin Yakub açık rafizi idi. Bununla beraber meşhur ravilerden münker hadisleri rivayet ederdi. Bu sebeple terkedilmeyi haketmiş, demiştir. İbn-i Tahir de: 0, rafizilerin aşırılarındandır. Terkedilmeye müsthaktır. Çünkü münker hadisleri meşhur hadisler arasında zikreder. Buhari ondan tek bir hadis rivayet etmiş ise de muasırı olan imamlar onun bu rivayetine karşı çıkmışlardır. Hadis hafızlarından bir cemaat, ondan rivayeti terketmişlerdir, demiştir. Zehebi de: Buhari ondan yaptığı rivayeti başkasından olan bir rivayetle birlikte almıştır, demiştir. Abbad'ın şeyhi (Hüseyin bin Zeyd)'in sikalığı ihtilaflıdır
بَابُ مَا جَاءَ فِي كَفَنِ النَّبِيِّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ
Aişe (r.anha)’dan rivayet’e şöyşe demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Yemen yapımı beyaz üç parça bez içinde kefenlendi. Bunlar içinde gömlek ve sarık yoktu. Aişe (r.anha)'ya: Diyorlar ki: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hibere (çizgili hırka) içinde kefenlenmiş, denildi. Bunun üzerine Aişe (r.anha): Hibere hırkasını getirdiler de onu kefen yapmadılar, dedi. Diğer tahric: Kütüb-i Sitte sahipleri ve Ahmed bunu rivayet etmişlerdir
Abdullah bin Ömer (r.a.)'dan; şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Sehuliyye (denilen) üç parça beyaz ve ince bez içinde kefenlenmiştir. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bu hadisin aslı Buhari ve Müslim'de Aişe (r.anha) ve İbn-i Abbas (r.a.)'dan rivayet olunmuş olarak vardır. İbn-i Ömer {r.a.)'ın hadisinin senedi hasendir. Çünkü ravilerinden Süleyman bin Musa ve Hafs bin Ğaylan, hıfz, zapt ve itkan ehlinin derecesinden aşağıdır
ibn-i Abbas (r.a.)'dan: şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (şu) üç parçada kefenlenmiştir: İçinde vefat ettiği gömlek ve Necran yapımı hülle. Not: Nevevi: Bu hadis zayıftır. Delil sayılması sahih değildir, Çünkü ravisi Yezid bin Ebi Ziyad'm zayıflığı hususunda ittifak vardır. Bilhassa onun bu rivayeti sika zatların rivayetine muhaliftir, demiştir. Diğer tahric: Bu hadisi Ebu Davud, Ahmed ve Beyhaki de rivayet etmişlerdir
بَابُ مَا جَاءَ فِيمَا يُسْتَحَبُّ مِنَ الْكَفَنِ
İbn-i Abbas (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir : «Elbiselerinizin en hayırlısı beyaz olanıdır. Bunun için ölülerinizi beyaz elbise içinde kefenleyiniz ve beyaz elbise giyiniz.»
Ubade bin es-Samit (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şüyle buyurdu, demiştir: «Kefenin hayırlısı hülledir.» Diğer tahric: Ebu Davud ve Beyhaki de bunu rivayet etmişlerdir. Tirmizi ise bunu Ebu Umame (r.a.)'den rivayet etmiştir
Ebu Katade (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir : «Siz'den birisi (ölen) din kardeşinin teçhiz ve tekvini işini üzerine aldığı zaman onun tekvinini güzelce yapsın.» Bu hadisi Tirmizi de rivayet etmiştir
بَابُ مَا جَاءَ فِي النَّظَرِ إِلَى الْمَيِّتِ إِذَا أُدْرِجَ فِي أَكْفَانِهِ
Enes bin Malik (r.a.)'den; şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in oğlu vefat edince Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sahabilere: «Ben ona (oğluma) bakmadıkça onu kefenlerinin içine dahil etmeyiniz» buyurdu. (Yıkama işi bitip kefenlerine sarılacağı zaman) Efendimiz onun yanına geldi ve üzerine eğilip durdu ve ağladı. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedi zayıftır. İbn-i Hibban: Seneddeki ravi Ebu Şeybe Enes (r.a.)'ın hadisinden olmıyan şeyleri ondan rivayet etmiştir. Ebu Şeybe'den rivayet etmek helal değildir, demiştir. Buharl de: 0, acaip sahabidir, demiştir. Ebu Hatim de: Onun hadisleri zayıftır, münkerdir, ondan acaip şeyler rivayet edilmiş, demiştir
بَابُ مَا جَاءَ فِي النَّهْيِ عَنِ النَّعْيِ
Bilal bin Yahya (r.a)'aen; şöyle demiştir: Huzeyfe (bin el Yeman) (r.a.), bir cenazesi olduğu zaman şöyle derdi: Ölümünü kimseye ilan etmeyiniz. Bunun nai olmasından cidden korkarım. Ben şu iki kulağımla Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) den işittim. Nai'den nehiy etti." Diğer tahric: Tirmizi, cenaiz 3/304 (986, "hasen sahih") ve Ahmed
بَابُ مَا جَاءَ فِي شُهُودِ الْجَنَائِزِ
Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir : «Cenazeyi sür'atle naklediniz. Eğer ölü iyi bir kimse ise Önünde hayır vardır, onu bir an önce o hayra ulaştırmış olursunuz. Eğer cenaze iyi bir kişi değilse bu bir şer'dir, (Bir an önce) omuzlarınızdan indirmiş olursunuz.» Diğer tahric: Ahmed, Kütüb-i Sitte sahipleri ve Beyhaki bu hadisi rivayet etmişlerdir
Abdullah bin Mes'ud (r.a.)'den: şöyle demiştir: Cenazeyi takip eden kimse, na'şın bütün taraflarını (sırayla) tutarak taşısın. Çünkü böyle yapmak sünnettendir. Sonra dilerse (tekrar taşımakla) nafile yapsın. Dilerse taşımayı bıraksın. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Senedin ravileri sika zatlardır. Lakin hadis mevkuf olup merfu' hükmündedir. Keza sened munkati'dır. çünkü ravi Ebu Ubeyde'nin babasından hadis işitmediğini Ebu Hatim, Ebu Zur'a ve başkaları söylemiştir
Ebu Musa (el-Eşari) (r.a.)'den rivayet edildiğine göre : Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sahabilerin bir cenazeyi hızlı olarak götürdüklerini görmüş ve: «Gidişiniz vakarlı olsun.» buyurmuştur. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Ravi Leys, İbn-i Selim'dir ki, zayıftır. Yahya bin Kattan, İbn-i Main ve İbn-i Mehdi onu terketmişler. Zayıf olmakla beraber bu hadis, Buhari ve Müslim'deki «Cenazeyi sür'atle naklediniz.'' hadisine muhaliftir
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in mevlası Sevban (r.a.)'den; şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), bazı kimselerin binek hayvanlarına binerek bir cenazeye katıldıklarını gördü ve (onlara) : «Sizler binici olduğunuz halde Allah'ın meleklerinin ayakları üzerinde yürümelerinden haya etmiyor musunuz?» buyurdu." Diğer tahric: Tirmizi de bunu rivayet etmiştir
El-Muğire bin Şu'be (r.a.)'den rivayet edildiğine göre, şöyle demiştir: Ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den işittim. Buyurdu ki: «Binici cenazenin arkasında gider. Yaya, cenazenin dilediği tarafında yürür.» Diğer tahric: Tirmizi, Ahmed, Ebu Davud, Nesai, İbn-i Hibbaıı, Hakim ve Beyhaki de bunu rivayet etmişlerdir
بَابُ مَا جَاءَ فِي الْمَشْيِ أَمَامَ الْجِنَازَةِ
Salim babası (Abdullah bin Ömer) (r.a.)'dan; şöyle demiştir ; Ben, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i; Ebu Bekir ve Ömer (r.a.)'i cenazenin önünde yaya olarak yürürlerken gördüm. Diğer tahric: Ahmed, Ebu Davud, Tirmizi, Nesai, Darekutni, İbn-i Hibban, Beyhaki ve Hakim de rivayet etmişlerdir. AÇIKLAMA 1483’te