Hareşe bin el-Hürr (r.a.)'den; Şöyle demiştir. Ben Medine-i Münevvere'ye gittim ve Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in Mescidinde bir gurup şeyh'in yanına oturdum. Sonra yaşlı bir zat bir asa'ya dayanarak geldi. Yanlarında oturduğum cemaat: Kim cennet ehlinden bir adam'a bakmakla sevinmek isterse bu zat'a baksın, dediler. Bu zat bir sütun'un arkasında durup iki rek'at namaz kıldı. Sonra ben kalkıp o'nun yanına vardım. ve o'na : Cemaatin bazısı şöyle şöyle söyledi, dedim. Bu yaşlı zat: Hamd Allah'adır. Cennet Allahındır, dilediğini ona dahil eder. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hayatta iken ben bir rü'ya gördüm. Rü'yam da şunu gördüm: Sanki bir adam bana gelerek: Yürü, dedi. Bende onunla beraber gittim. Beni büyük bir yol'a götürdü. Sonra sol tarafımda kalan bir yol bana gösterildi. Ben de o yol'a gitmek istedim fakat adam: Sen bu yol'un halkından değilsin, dedi. Daha sonra sağımdaki bir yol bana gösterildi. Ben de o yol'a girdim. Nihayet kaygan bir dağ'a vardım. Adam elimi tutup beni (yukarı) fırlattı. Ben o anda dağın zirvesinde oldum fakat durup tutunamadım. O esnada tepesinde altından bir kulp bulunan demirden bir direk göründü. Adam elimden tutup beni fırlattı. Nihayet ben o kulp'u tutum. Adam: Sarıldın mı? dedi.Ben de: Evet, dedim. Sonra adam ayağı ile direğe vurup devirdi. Ben de kulp'a sarılı kaldım. Yaşlı zat (devamla) dediki: Ben rü'yamı Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e anlattım. Buyurdu ki: «Sen hayırlı bir rü'ya gördün. Büyük yol mahşerdir. (Sonra) senin sol tarafında gösterilen yol cehennem halkının yoludur. Sen o yolun ehlinden değilsin. (Sonra) senin sağ tarafında gösterilen yol cennet ehlinin yoludur. Kaygan dağ'a gelince o şehidlerin makamıdır. (Sen şehid olmayacaksın) Tuttuğun kulp ise İslam kulbudur. Bu itibarla sen ölünceye kadar bu kulp'a sarılmaya devam et.» (İşte) ben bundan dolayı cennet ehlinden olmayı umarım (Hareşe demiştir ki) Sonra bu yaşlı zat'ın Abdullah bin Selam olduğunu öğrendim. Diğer tahric: Buhari, Müslim AÇIKLAMA 3921’de
Sünen-i İbn Mâce › Kitâb 35 · Rüya Tabiri › Bâb 10Konum
KİTÂBLAR (37)
- ·Sünnet (Mukaddime)266
- 1Tahâret ve Sünnetleri400
- 2Namaz39
- 3Ezan ve Sünnetleri29
- 4Mescidler ve Cemaatler68
- 5Namazın İkâmesi ve Sünnetleri630
- 6Cenâzeler205
- 7Oruç145
- 8Zekât62
- 9Nikâh171
- 10Talâk78
- 11Keffâretler47
- 12Ticâret171
- 13Hükümler (Ahkâm)67
- 14Hibeler15
- 15Sadakalar46
- 16Rehin53
- 17Şuf'a10
- 18Buluntu Mallar (Lukata)10
- 19Köle Azâdı20
- 20Had Cezâları82
- 21Diyet80
- 22Vasiyyetler24
- 23Mîrâs Payları34
- 24Cihâd129
- 25Hac Menâsiki238
- 26Kurbanlar42
- 27Kesim (Zebâih)38
- 28Av51
- 29Yiyecekler120
- 30İçecekler65
- 31Tıp114
- 32Elbise107
- 33Âdâb170
- 34Dua66
- 35Rüya Tabiri34
- 36Fitneler175
- 37Zühd242
BÂBLAR — Rüya Tabiri (10)
- 1بَابُ الرُّؤْيَا الصَّالِحَةُ يَرَاهَا الْمُسْلِمُ أَوْ تُرَى لَهُ
- 2بَابُ رُؤْيَةِ النَّبِيِّ ﷺ فِي الْمَنَامِ
- 3بَابُ الرُّؤْيَا ثَلَاثٌ
- 4بَابُ مَنْ رَأَى رُؤْيَا يَكْرَهُهَا
- 5بَابُ مَنْ لَعِبَ بِهِ الشَّيْطَانُ فِي مَنَامِهِ فَلَا يُحَدِّثْ بِهِ النَّاسَ
- 6بَابُ الرُّؤْيَا إِذَا عُبِرَتْ وَقَعَتْ، فَلَا يَقُصُّهَا إِلَّا عَلَى وَادٍّ
- 7بَابُ عَلَامَ تُعَبَّرُ بِهِ الرُّؤْيَا؟
- 8بَابُ مَنْ تَحَلَّمَ حُلُمًا كَاذِبًا
- 9بَابُ أَصْدَقُ النَّاسِ رُؤْيَا أَصْدَقُهُمْ حَدِيثًا
- 10بَابُ تَعْبِيرِ الرُّؤْيَا
Sünen-i İbn Mâce 3920
Rüya Tabiri
Hasen (el-Elbânî)
BÂB (10)
بَابُ تَعْبِيرِ الرُّؤْيَا
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا الْحَسَنُ بْنُ مُوسَى الأَشْيَبُ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ سَلَمَةَ، عَنْ عَاصِمِ بْنِ بَهْدَلَةَ، عَنِ الْمُسَيَّبِ بْنِ رَافِعٍ، عَنْ خَرَشَةَ بْنِ الْحُرِّ، قَالَ قَدِمْتُ الْمَدِينَةَ فَجَلَسْتُ إِلَى أَشْيِخَةٍ فِي مَسْجِدِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَجَاءَ شَيْخٌ يَتَوَكَّأُ عَلَى عَصًا لَهُ فَقَالَ الْقَوْمُ مَنْ سَرَّهُ أَنْ يَنْظُرَ إِلَى رَجُلٍ مِنْ أَهْلِ الْجَنَّةِ فَلْيَنْظُرْ إِلَى هَذَا . فَقَامَ خَلْفَ سَارِيَةٍ فَصَلَّى رَكْعَتَيْنِ فَقُمْتُ إِلَيْهِ فَقُلْتُ لَهُ قَالَ بَعْضُ الْقَوْمِ كَذَا وَكَذَا . قَالَ الْحَمْدُ لِلَّهِ الْجَنَّةُ لِلَّهِ يُدْخِلُهَا مَنْ يَشَاءُ وَإِنِّي رَأَيْتُ عَلَى عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ رُؤْيَا رَأَيْتُ كَأَنَّ رَجُلاً أَتَانِي فَقَالَ لِيَ انْطَلِقْ . فَذَهَبْتُ مَعَهُ فَسَلَكَ بِي فِي مَنْهَجٍ عَظِيمٍ فَعُرِضَتْ عَلَىَّ طَرِيقٌ عَلَى يَسَارِي فَأَرَدْتُ أَنْ أَسْلُكَهَا فَقَالَ إِنَّكَ لَسْتَ مِنْ أَهْلِهَا . ثُمَّ عُرِضَتْ عَلَىَّ طَرِيقٌ عَنْ يَمِينِي فَسَلَكْتُهَا حَتَّى إِذَا انْتَهَيْتُ إِلَى جَبَلٍ زَلَقٍ فَأَخَذَ بِيَدِي فَزَجَلَ بِي فَإِذَا أَنَا عَلَى ذُرْوَتِهِ فَلَمْ أَتَقَارَّ وَلَمْ أَتَمَاسَكْ وَإِذَا عَمُودٌ مِنْ حَدِيدٍ فِي ذُرْوَتِهِ حَلْقَةٌ مِنْ ذَهَبٍ فَأَخَذَ بِيَدِي فَزَجَّلَ بِي حَتَّى أَخَذْتُ بِالْعُرْوَةِ فَقَالَ اسْتَمْسَكْتَ قُلْتُ نَعَمْ فَضَرَبَ الْعَمُودَ بِرِجْلِهِ . فَاسْتَمْسَكْتُ بِالْعُرْوَةِ . فَقَالَ قَصَصْتُهَا عَلَى النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ . قَالَ " رَأَيْتَ خَيْرًا أَمَّا الْمَنْهَجُ الْعَظِيمُ فَالْمَحْشَرُ وَأَمَّا الطَّرِيقُ الَّتِي عُرِضَتْ عَنْ يَسَارِكَ فَطَرِيقُ أَهْلِ النَّارِ وَلَسْتَ مِنْ أَهْلِهَا وَأَمَّا الطَّرِيقُ الَّتِي عُرِضَتْ عَنْ يَمِينِكَ فَطَرِيقُ أَهْلِ الْجَنَّةِ وَأَمَّا الْجَبَلُ الزَّلَقُ فَمَنْزِلُ الشُّهَدَاءِ وَأَمَّا الْعُرْوَةُ الَّتِي اسْتَمْسَكْتَ بِهَا فَعُرْوَةُ الإِسْلاَمِ فَاسْتَمْسِكْ بِهَا حَتَّى تَمُوتَ " . فَأَنَا أَرْجُو أَنْ أَكُونَ مِنْ أَهْلِ الْجَنَّةِ فَإِذَا هُوَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ سَلاَمٍ .
Notunuz
KAYNAK
Sünen-i İbn Mâce, Kitâb 35 (Rüya Tabiri), Bâb 10, Hadis no. 3920
HADİSİN DERECESİ
Hasen(el-Elbânî)
Hasen(Muhammed Fuâd Abdülbâkî)
Hasen(Şuayb el-Arnaût)
Sahih(Zübeyr Alî Zâî)
sunnetimiz.com/ibnmace:3920