Bize İshâk b. İbrahim rivayet etti. (Dediki): Bize Velîd b. Müslim, Evzâî'den, o da Yahya b. Ebî Kesîr'den naklen haber verdi. (Demişki): Bana İbrahim b. Kaarız, Sâib b. Yezîd'den rivayet etti, (Demişki): Bana Râfi' b. Hadîc, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den rivayet etti. «Köpeğin parası habistir; fahişenin mehri habistir; haccâmın kazancı da habistir.» buyurmuşlar
Sahih-i Müslim › Kitâb 22 · Müsâkât (Ortakçılık)Konum
- ·Giriş (Mukaddime)35
- 1Îmân437
- 2Tahâret144
- 3Hayız157
- 4Namaz323
- 5Mescidler ve Namaz Yerleri406
- 6Namaz — Yolcular380
- 7Namaz — Cuma93
- 8Namaz — İki Bayram26
- 9Namaz — Yağmur19
- 10Namaz — Tutulmalar34
- 11Namaz — Cenâzeler140
- 12Zekât230
- 13Oruç285
- 14İ'tikâf11
- 15Hac604
- 16Nikâh169
- 17Süt Emzirme84
- 18Talâk91
- 19Lân (Mülâane)27
- 20Köle Azâdı31
- 21Alım Satım158
- 22Müsâkât (Ortakçılık)178
- 23Mîrâs Hükümleri23
- 24Hibeler41
- 25Vasiyyetler31
- 26Adaklar19
- 27Yeminler88
- 28Yeminler, Muhâribler, Kısas ve Diyet56
- 29Had Cezâları72
- 30Yargı ve Hükümler28
- 31Bulunmuş Mallar (Lukata)21
- 32Cihâd ve Seferler182
- 33İmâret (Yönetim)271
- 34Av, Kesim ve Yenilecek Şeyler92
- 35Kurbanlar61
- 36İçecekler258
- 37Elbise ve Süs200
- 38Edep ve Âdâb60
- 39Selâmlaşma216
- 40Doğru Kelime Kullanımı25
- 41Şiir10
- 42Rüyâlar41
- 43Fazîletler230
- 44Sahâbenin Fazîletleri331
- 45Birr, Sıla ve Güzel Ahlâk222
- 46Kader52
- 47İlim30
- 48Zikir, Dua, Tövbe ve İstiğfâr131
- 49Kalpleri Yumuşatan Rivayetler15
- 50Tövbe72
- 51Münâfıkların Vasıfları ve Hükümleri21
- 52Kıyâmet Günü, Cennet ve Cehennemin Vasıfları85
- 53Cennet, Nîmetleri ve Ehli104
- 54Fitneler ve Kıyâmet Alâmetleri180
- 55Zühd ve Kalplerin Yumuşaması99
- 56Tefsîr40
- 1بَاب الْمُسَاقَاةِ وَالْمُعَامَلَةِ بِجُزْءٍ مِنَ الثَّمَرِ وَالزَّرْعِ
- 2بَاب فَضْلِ الْغَرْسِ وَالزَّرْعِ
- 3باب وضع الجوائح
- 4بَاب اسْتِحْبَابِ الْوَضْعِ مِنَ الدَّيْنِ
- 5بَاب مَنْ أَدْرَكَ مَا بَاعَهُ عِنْدَ الْمُشْتَرِي، وَقَدْ أَفْلَسَ، فَلَهُ الرُّجُوعُ فِيهِ
- 6بَاب فَضْلِ إِنْظَارِ الْمُعْسِرِ
- 7باب تحريم فضل بيع الْمَاءِ الَّذِي يَكُونُ بِالْفَلَاةِ وَيُحْتَاجُ إِلَيْهِ لِرَعْيِ الْكَلَأِ. وَتَحْرِيمِ مَنْعِ بَذْلِهِ. وَتَحْرِيمِ بَيْعِ ضِرَابِ الْفَحْلِ
- 8بَاب تَحْرِيمِ ثَمَنِ الْكَلْبِ. وَحُلْوَانِ الْكَاهِنِ، وَمَهْرِ الْبَغِيِّ. وَالنَّهْيِ عَنْ بَيْعِ السِّنَّوْرِ
- 9بَاب الْأَمْرِ بِقَتْلِ الْكِلَابِ. وَبَيَانِ نَسْخِهِ. وَبَيَانِ تَحْرِيمِ اقْتِنَائِهَا، إِلَّا لِصَيْدٍ أَوْ زَرْعٍ أَوْ مَاشِيَةٍ وَنَحْوِ ذَلِكَ
- 10بَاب حِلِّ أُجْرَةِ الْحِجَامَةِ
- 11بَاب تَحْرِيمِ بَيْعِ الْخَمْرِ
- 12بَاب تَحْرِيمِ بَيْعِ الْخَمْرِ وَالْمَيْتَةِ وَالْخِنْزِيرِ وَالْأَصْنَامِ
- 13باب الربا
- 14بَاب الصَّرْفِ وَبَيْعِ الذَّهَبِ بِالْوَرِقِ نَقْدًا
- 15بَاب النَّهْيِ عَنْ بَيْعِ الْوَرِقِ بِالذَّهَبِ دَيْنًا
- 16بَاب بَيْعِ الْقِلَادَةِ فِيهَا خَرَزٌ وَذَهَبٌ
- 17بَاب بَيْعِ الطَّعَامِ مِثْلًا بِمِثْلٍ
- 18بَاب لَعْنِ آكِلِ الرِّبَا وَمُؤْكِلِهِ
- 19بَاب أَخْذِ الْحَلَالِ وَتَرْكِ الشُّبُهَاتِ
- 20بَاب بَيْعِ الْبَعِيرِ وَاسْتِثْنَاءِ رُكُوبِهِ
- 21باب من استلف شيئا فقضى خيرا منه، و (خيركم أَحْسَنُكُمْ قَضَاءً)
- 22بَاب الرَّهْنِ وَجَوَازِهِ فِي الْحَضَرِ وَالسَفَرِ
- 23باب السلم
- 24بَاب تَحْرِيمِ الِاحْتِكَارِ فِي الْأَقْوَاتِ
- 25بَاب النَّهْيِ عَنِ الْحَلِفِ فِي الْبَيْعِ
- 26باب الشفعة
- 27بَاب تَحْرِيمِ الظُّلْمِ وَغَصْبِ الْأَرْضِ وَغَيْرِهَا
(22) Kitâb: Müsâkât (Ortakçılık)
بَاب تَحْرِيمِ ثَمَنِ الْكَلْبِ. وَحُلْوَانِ الْكَاهِنِ، وَمَهْرِ الْبَغِيِّ. وَالنَّهْيِ عَنْ بَيْعِ السِّنَّوْرِ
{…} Bize İshâk b. İbrâhîm rivayet etti. (Dediki): Bize Abdürrezzâk haber verdi. (Dediki): Bize Ma'mer, Yahya b. Ebî Kesîr'den bu isnâdla bu hadîsin mislini rivayet eyledi
{…} Bize İshâk b. İbrâhîm rivâyeî etti. (Dediki): Bize Nadr b. Şümeyl haber verdi. (Dediki): Bize Hişâm, Yahya b. Ebî Kesîr'den rivayet etti. (Demişki): Bana İbrahim b. Abdillâh, Sâib b. Yezîd'den rivayet etti. (Demişki): Bize Râfi' b. Hadîc, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den bu hadîsin mislini rivayet etti. İzah 1569 da
Bana Seleme b. Şehîb rivayet etti. (Dediki): Bize Hasen b. A'yen rivayet etti. (Dediki): Bize Ma'kil, Ebu'z-Zübeyr'den rivayet etti. (Demişki): Cabir'e (satılan) köpekle kedinin paralarını sordum: «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bundan menetti.» dedi
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e, Nâfi'den dinlediğim, onun da İbni Ömer'den rivayet ettiği şu hadîsi okudum : Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) köpeklerin öldürülmesini emir buyurdu
بَاب الْأَمْرِ بِقَتْلِ الْكِلَابِ. وَبَيَانِ نَسْخِهِ. وَبَيَانِ تَحْرِيمِ اقْتِنَائِهَا، إِلَّا لِصَيْدٍ أَوْ زَرْعٍ أَوْ مَاشِيَةٍ وَنَحْوِ ذَلِكَ
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Usâme rivayet etti. (Dediki): Bize Ubeydullah, Nâfi'den, o da İbni Ömer'den naklen rivayet eyledi. İbni Ömer şunu söylemiş: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) köpeklerin öldürülmesini emir buyurdu ve köpekler öldürülsün dîye Medine'nin nahiyelerine haber gönderdi.»
Bana Humeyd b. Mes'ade rivayet etti. (Dediki): Bize Bişr yâni İbni Mufaddal rivayet etti. (Dediki): Bize İsmail yâni İbni Ümeyye, Nâfi'den, o da Abdullah'dan naklen rivayette bulundu. Abdullah şöyle demiş: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) köpeklerin öldürülmesini emir buyurur; biz de Medine ve etrafına sökün ederek öldürmedik köpek bırakmazdık. Hattâ çöl halkından bir kadıncağızın ardından giden köpeğini bile öldürürdük. İzah 1573 te
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Hammâd b. Zeyd Amr b. Dinar'dan, o da ibni Ömer'den naklen haber verdiki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) av köpeği yahut koyun veya hayvan köpeği müstesna olmak üzere köpeklerin öldürülmesini emir buyururdu. Bunun üzerine İbni Ömer'e: Ebû Hureyre (yahut ekin köpeği) diyor; demişler. İbni Ömer : «Şüphesiz Ebû Hureyre'nin ekini var!» cevâbını vermiş. İzah 1573 te
Bize Muhammed b. Ahmed b. Ebî Halef rivayet etti. (Dediki): Bize Ravh rivayet etti. H. Bana İshâk b. Mansûr da rivayet etti. (Dediki): Bize Ravh b. Ubade haber verdi. (Dediki): Bize ibni Cüreyc rivayet etti. (Dediki): Bana Ebu'z-Zübeyr haber verdiki, Câbir b. Abdillâh'ı şunu söylerken işitmiş: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize köpekleri öldürmeyi emir buyurdu. Hatta kadın köpeği ile çölden gelirdi de biz o köpeği bile öldürürdük. Sonra Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) köpekleri öldürmeyi yasak etti ve: — Hâlis siyahını, iki noktalısını öldürmeye bakın; çünkü o şeytandır; buyurdu.» İzah 1573 te
Bize Ubaydutlah b. Muâz rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Ebu't-Teyyâh'dan rivayet etti. O da Mutarrif b. Abdillah'ı İbni Mugaffel'den naklen rivayet ederken dinlemiş. İbni Mugaffel demiş ki: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) köpekleri öldürmeyi emreyledi. Sonra: «Köpekler onların ne işine giriyor!» buyurdu. Sonra av köpeği ile çoban köpeği hakkında ruhsat verdi
Bana bu hadîsi Yahya b. Habîb de rivayet etti. (Dediki): Bize Hâlid yâni İbni Haris rivayet etti. H. Bana Muhammed b. Hâtinı dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Saîd rivayet etti. H. Bana Muhammed b. Velîd de rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. H. Bize İshâk b. İbrahim dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Nadr haber verdi. H. Bize Muhammed b. Müsennâ da rivayet etti. (Dediki): Bize Vehb b. Cerîr rivayet etti. Bu râvİlerin hepsi Şu'be'den bu isnâdla rivayette bulunmuşlardır. îbni Hatim, Yahya'dan rivayet ettiği hadîsinde: «Koyun köpeği ile av ve ekin köpekleri hakkında ruhsat verdi.» dedi. İzah için buraya tıklayın
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e, Nâfi'den dinlediğim, onun da İbni Ömer'den naklen rivayet ettiği şu hadisi okudum. İbni Ömer şunu söylemiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem); «Çoban köpeği ile av köpeği müstesna, her kim köpek edinirse amelinden her gün iki kırât eksilir.» buyurdular
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Züheyr b. Harb ve ibni Numeyr rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Süfyân, Zührî'den, o da Sâlim'den, o da babasından, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayette bulundu. «Av veya çoban köpeği müstesna, bir kimse köpek edinirse ecrinden her gün iki kırât eksilir.» buyurmuşlar
Bize Yahya b. Yahya ile Yahya b. Eyyub, Kuteybe ve İbni Hucr rivayet ettiler. Yahya b. Yahya (Bize haber verdi) tâbirini kullandı, ötekiler: Bize İsmâîl yâni İbni Ca'fer, Abdullah b. Dinar'dan naklen rivayet ettiki, Abdullah, İbni Ömer'i şunu söylerken işitmiş dediler: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):. «Av yahut çoban köpeği müstesna, bir kimse köpek edinirse amelinden her gün iki kırât eksilir.» buyurdular
Bize Yahya b. Yahya ile Yahya b. Eyyûb, Kuteybe ve İbni Hucr rivayet ettiler. Yahya (Bize haber verdi) tâbirini kullandı. Ötekiler: Bize İsmail, Muhammed'den yâni İbni Ebî Harmele'den, o da Salim b. Abdillâh'dan, o da babasından, naklen rivayet etti kî, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Çoban yahut av köpeği müstesna, bir kimse köpek edinirse amelinden her gün bir kırât eksilir.» buyurmuş; dediler. Abdullah demişki: «Ebû Hureyre: Yahut ekinlik köpeği, dedi.»
Bize İshâk b. İbrahim rivayet etti. (Dediki): Bize Veki' haber verdi. (Dediki): Bize Hanzale b. Ebî Sülyân, Sâlim'den, o da babasından, o da Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayette bulundu: «Av yahut çoban köpeği müstesna, bir kimse köpek edinirse amelinden her gün iki kırât eksilir.» buyurmuşlar. Salim demiş ki: «Ebû Hureyre: Yahut ekinlik köpeği, derdi. Kendisi arazî sahibi idî.»
Bize Dâvûd b. Ruşeyd rivayet etti. (Dediki): Bize Mervân b. Muâviye rivayet etti. (Dediki): Bize Ömer b. Hamza b. Abdillâh b. Ömer haber verdi. (Dediki): Bize Salim b. Abdillâh, babasından naklen rivayet etti. (Demişki): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Çoban yahut avcı köpeği müstesna, herhangi bir hâne halkı köpek edinirlerse amellerinden her gün iki kırât eksilir.» buyurdular
Bize Muhammed b. Müsennâ ile İbni Beşşâr rivayet ettiler. Lâfız İbni Müsennâ'nındır. (Dedilerki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Katâde'den, o da Ebu'l-Hakem'den naklen rivayet etti. (Demişki): Ben İbnî Ömer'i Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayette bulunurken işittim: «Ekinlik yahut koyun veya av köpeği müstesna, bir kimse köpek edinirse ecrinden her gün bir kırât eksilir.» buyurmuşlar. İzah 1576 da
Bana Ebu't-Tâhir ile Harmele rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yûnus, İbni Şihâb'dan, o da Saîd b. Müseyyeb'den, o da Ebû Hureyre'den, o da Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen haber verdi: «Bir kimse av, koyun veya arazi köpeği olmayan bir köpek edinirse gerçekten o kimsenin ecrinden her gün iki kırât eksilir.» buyurmuşlar. Ebu't-Tâhir'in hadîsinde «Arazî köpeği» yoktur
Bize Abd b. Humeyd rivayet etti. (Dediki); Bize Abdurrezzâk rivayet etti. (Dediki): Bize Ma'mer, Zührî'den, o da Ebû Seleme'den, o da Ebû Hureyre'den naklen haber verdi. Ebû Hureyre şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Koyun, av veya ekinlik köpeği müstesna, bir kimse köpek edinirse ecrinden her gün bir kırât eksilir.» buyurdular. Zührî şunu söylemiş: «İbni Ömer'e Ebû Hureyre'nin sözünü andılar da: Allah Ebû Hureyre'ye rahmet eylesin, ziraat sahibi idi; dedi.»
Bana Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize İsmail b. İbrahim rivayet etti. (Dediki): Bize Hişâm-ı Destevâî rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Ebi Kesîr, Ebû Seleme'den, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. Ebû Hureyre şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Bir kimse (kapısında) köpek tutarsa amelinden her gün bir kırât eksilir; yalnız ekinlik veya koyun köpeği müstesna!» buyurdular
{…} Bize İshâk b. İbrâhîm rivayet etti. (Dediki): Bize Şuayb b. İshâk haber verdi. (Dediki): Bize Evzâî rivayet etti. (Dediki): Bana Yahya b. Ebî Kesir rivayet etti. (Dediki): Bana Ebû Seleme b. Abdirrahmân rivayet etti. (Dediki): Bana Ebû Hureyre, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den bu hadîsin mislini rivayet etti
{…} Bize Ahmed b. Münzir rivayet etti. (Dediki): Bize Abdüssamed rivayet etti. (Dediki): Bize Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Ebî Kesir bu isnâdla bu hadîsin mislini rivayet etti
Bize Kuteybe b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Abdülvâhid yâni İbni Ziyâd, İsmâîl b. Sümey'den rivayet etti. (Demişki): Bize Ebû Rezîn rivayet etti. (Dediki): Ebû Hureyre'yi şunu söylerken işittim.: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Bir kimse av ve koyun köpeği olmayan bir köpek edinirse, amelinden her gün bir kırât eksilir.» buyurdular. İzah 1576 da
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Malik'e, Yezîd b. Husayfa'dan dinlediğim, ona da Sâib b. Yezid'in haber verdiği, onun da Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in ashabından Şenûe kabilesine mensûb bir zât olan Süfyân b. Ebî Züheyr'den dinlediği şu hadîsi okudum. Süfyân şöyle demiş: Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i: «Bir kimse kendisine ekin veya hayvan beklemeğe faydası olmayan bir köpek edinirse, amelinden her gün bîr kırât eksilir.» buyururken işittim. Sâib: «Bunu Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den sen mi işittin?» diye sormuş. Süfyân: «Şu mescidin Rabbına yemîn olsun ki, evet!» demiş
{…} Bize Yahya b. Eyyûb ile Kuteybe ve Ibni Hucr rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize İsmail, Yezîd b. Husayfa'dan rivayet etti. (Demişki): Bana Sâib b. Yezîd haber verdiki, yanlarına Süfyân b. Ebî Züheyr eş-Şeneî gelmiş de: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yukarıki hadîs gibi îrâdda bulundu. demiş
Bize Yahya b. Eyyûb ile Kuteybe b. Saîd ve Alî b. Hucr rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize İsmail yâni İbni Ca'fer, Humeyd'den rivayet etti. (Demişki): Enes b. Mâlik'e haccamın kazancı soruldu da şunları söyledi: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kan aldırdı. Ondan Ebû Taybe kan aldı. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona iki ölçek zahire verilmesini emir buyurdu. Sahipleri ile de konuştu; onlar da haracının bir kısmını indirdiler. Ve Resûlullaıh (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «(Kan hareketinden dolayı) Kendisiyle en iyi tedavi gördüğünüz şey hacâmettir; yahut : Hacâmet sizin en iyi ilâçlarınızdandır.» buyurdular
بَاب حِلِّ أُجْرَةِ الْحِجَامَةِ
Bize İbni Ebî Ömer rivayet etti. (Dediki): Bize Mervân yâni Fezârî, Humeyd'den naklen rivayet etti. (Demişki): Enes'e Haccâmın kazancı soruldu... ve yukarıki hadîsin mislini nakletmiş. Yalnız o: «Kendisiyle en iyi tedavi gördüğünüz şey hacâmat ve hind buhurudur. Hem çocuklarınıza (boğazlarını) sıkmak suretiyle işkence etmeyin!» şeklinde söylemiştir
Bize Ahmed b. Hasen b. Hırâş rivayet etti. (Dediki): Bize Şebâbe rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Humeyd'den rivayet etti. Humeyd şöyle demiş: Enes'i şunu söylerken işittim : «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bizim haccâm bir (âzâdlı) kölemizi çağırdı da kan aldırdı; ve kendisine bir ölçek yahut bir veya iki müdd (zahire) verilmesini emir buyurdu. Hem onun hakkında konuştu. Bu sebeple kölenin vergisi hafifletildi. İzah için 1202 nolu sayfanın devam sayfasına gitmeniz gerekiyor! O sayfa için buraya tıklayın
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Affân b. Müslim rivayet etti. H. Bize ishâk b. İbrahim rivayet etti. (Dediki): Bize Mahzûmî haber verdi. Her iki râvi Vüheyb'den rivayet etmişlerdir. (Vüheyb demişki:) Bize Tâvûs, babasından, o da İbni Abbâs'dan naklen rivayet etti ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kan aldırmış; haccâma da ücretini vermiş ve burnuna ilâç çekmiştir
Bize İshâk b. İbrahim ile Abd b. Humeyd rivayet ettiler. Lâfız Abd'indir. (Dedilerki): Bize Abdürrezzâk haber verdi. (Dediki): Bize Ma'mer, Âsım'dan, o da Şa'bî'den, o da İbni Abbâs'dan naklen haber verdi. İbni Abbâs şöyle demiş: «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den Benî Beyaza kabilesinin (âzâdlı) bir kölesi kan aldı. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onun ücretini verdi. Efendisi ile de konuştu. Bunun üzerine efendisi onun vergisini hafifletti. Eğer (haccâm ücreti) haram olsaydı Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona ücret vermezdi.»
Bize Ubeydullah b. Ömer El-Kavârîrî rivayet etti. (Dediki): Bize Abdülâlâ b. Abdilâlâ Ebû Hemmâm rivayet etti. (Dediki): Bize Saîd el-Cüreyrî, Ebû Nadra'dan, o da Ebû Saîd-i Hudrî'den naklen rivayet etti. (Demişki); Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i Medîne'de hutbe okurken dinledim: «Ey cemâat ! Allah şaraba ta'rîzde bulunuyor; galiba onun hakkında bir emir indirecek. Binâenaleyh kimde ondan bir şey varsa hemen satsın da faydalansın!» buyurdu. Az zaman sonra Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Gerçekten Allah Teâlâ şarabı haram kılmıştır, imdi kimin elinde ondan bir şey bulunduğu halde bu âyet kendisine ulaşırsa, artık ne içsin, ne de satsın!» buyurdular. Bunun üzerine yanlarında şarap bulunan bazı kimseler (bu emri) Medine yolunda telekkî ettiler ve onu derhal döktüler. İzah 1580 de
بَاب تَحْرِيمِ بَيْعِ الْخَمْرِ
Bize Süveyd b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Hafs b. Meysera, Zeyd b. Eslem'den, o da Mısırlı bir zât olan Abdurrahmân b. Va'le'den naklen rivayet etti ki, kendisi Abdullah b. Abbas'a gelmiş. H. Bize Ebu't-Tâhir de rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Mâlik b. Enes ve başkası Zeyd b. Eslem'den, o da Mısırlı Abdurrahmân b. Va'lete's-Sebeî'den naklen haber verdi. Kendisi Abdullah b. Abbas'a üzümden sıkılan (şarab) ın hükmünü sormuş da İbni Abbâs şunu söylemiş : Bir adam Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e; bîr tulum şarap hediyye etti. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Bilir misin ki, Allah bunu haram kılmıştır?» buyurdu. Adam: — Hayır, cevâbını verdi ve hemen birine birşeyler fısıldadı. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Ona ne fısıldadın?» diye sordu. Adam: — Şarabı satmasını emrettim; dedi. «Onun içilmesini haram kılan (Allah), satılmasını da haram kılmıştır.» buyurdular. Bunun üzerine adam tulumu açarak içindeki (akıp) gitti
{…} Bana Ebu't-Tâhir rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Süleyman b. Bilâl, Yahya b. Saîd'd en, o da Abdurrahman b. Va'Ie'den, o da Abdullah b. Abbâs'dan, o da Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen bu hadîsin mislini rivayet etti. İzah 1580 de
Bize Züheyr b. Harb ile İshâk b. İbrahim rivayet ettiler, Züheyr (Bize rivayet etti) tâbirini kullandı. İshâk: Bize Cerîr, Mansûr'dan, o da Ebu'd-Duhâ'dan, o da Mesrûk'dan, o da Âişe'den naklen haber verdi, dedi. Âişe şunu söylemiş: «Bakara sûresinin sonundaki âyetler inince Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) çıkıp onları halka okudu. Sonra şarap ticâretini yasak etti.»
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Ebû Kureyb ve îshâk b. İbrahim rivayet ettiler. Lâfız Ebû Kureyb'indir. İshâk (Bize haber verdi) tâbirini kullandı. Ötekiler: Bize Muâviye, A'meş'den, o da Müslim'den, o da Mesrûk'dan, o da Âişe'den naklen rivayet etti, dediler. Âişe şöyle demiş: Bakara sûresinin sonunda ribâ hakkındaki âyetler indirilince Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) mescide çıkarak şarap ticâretini haram kıldı.»
Bize Kuteybe b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Leys, Yezîd b. Ebî Habîb'den, o da Atâ' b. Ebî Rabâh'dan, o da Câbir b. Abdillâh'dan naklen rivayet etti ki, Câbir fetih yılında Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i Mekke'de : «Gerçekten Allah ve Resulü, şarap, laşe, domuz ve putların satılmasını haram kılmıştır.» buyururken işitmiş. Bunun üzerine: Yâ Resulâllah, ölü hayvan yağlarına ne buyurursun? Bunlarla gemiler boyanır; deriler yağlanır; halk onlardan kandil yapar! demişler. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Hayır, o haramdır.» cevâbını vermiş ve o esnada : «Allah yahudîlerin belâsını versin! Allah (Azze ve Cell) onlara ölü hayvan yağlarını haram edince yağı erittiler; sonra sattılar da parasını yediler.» buyurmuşlar
{…} Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile İbni Numeyr rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Ebû Usâme, Abdülhamîd b. Ca'fer'den, o da Yezîd b. Ebî Habîb'den, o da Ata'dan, o da Câbir'den naklen rivayet etti. Câbir: Ben fetih yılında Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den işittim, demiş. H. Bize Muhammed b. Müsennâ rivayet etti. (Dediki): Bize Dahhâk yâni Ebû Âsim, Abdülhamîd'den rivayet etti. (Demişki): Bana Yezîd b. Ebî Habîb rivayet etti. (Dediki): Bana Ata', Câbir b. Abdillâh'ı şunları söylerken işittiğini yazdı: «Ben fetih yılında Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i Leys hadîsinin mislini îrâd buyururken dinledim.» İzah için buraya tıklayın
بَاب تَحْرِيمِ بَيْعِ الْخَمْرِ وَالْمَيْتَةِ وَالْخِنْزِيرِ وَالْأَصْنَامِ
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Züheyr b. Harb ve İshak b. İbrahim rivayet ettiler. Lâfız Ebû Bekr'indir. (Dedilerki): Bize Süfyân b. Uyeyne Amr'dan, o da Tâvûs'dan, o da İbni Abbâs'dan naklen rivayet etti. (Demişki): Ömer Semura'nın şarap sattığını duydu da şunu söyledi: Allah Semura'nın belâsını versin! Bilmedi mi ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Allah yahudîlere lanet etsin, kendilerine iç yağlar; haram kılındı da onları eriterek sattılar.» buyurmuştur
{…} Bize Ümeyye b. Bistam rivayet etti. (Dediki): Bize Yezîd b. Zürey' rivayet etti. (Dediki): Biae Ravh yâni İbni Kasım, Amr b. Dinâr'dan bu isnâdla bu hadîsin mislini rivayet eyledi. İzah 1583 te
Bize İshak b. İbrahim El-Hanzalî rivayet etti. (Dediki): Bize Ravh b. Ubâde haber verdi. (Dediki): Bize İbni Cüreyc rivayet etti. (Dediki): Bana İbni Şihâb, Saîd b. el-Müseyyeb'den naklen haber verdi. Saîd de ona Ebû Hureyre'den, o da Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayette bulunmuş ki: «Allah yahudîlerin belâsını versin! Allah kendilerine iç yağlarını haram kıldı; onlarsa bu yağları satıp paralarını yediler.» buyurmuşlar
Bana Harmele b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yûnus, İbni Şihâb'dan, o da Saîd b. Müseyyeb'den, o da Ebû Hureyre'den naklen haber verdi. Ebû Hureyre şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Allah yahudîlerin belâsını versin! Kendilerine iç yağı haram kılındı da onu satıp parasını yediler.» buyurdu
باب الربا
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e, Nâfi'den dinlediğim, onun da Ebû Saîd-i Hudrî'den naklen rivayet ettiği şu hadîsi okudum. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Misli misline olmadıkça altını altınla satmayın! Birini diğerinden zîyade yapmayın! Misli misline olmadıkça gümüşü de gümüşle satmayın! Birini diğerinden ziyade yapmayın! Bunlardan halen mevcut olmayanı mevcut olanla satmayın!» buyurmuşlar
Bize Kuteybe b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Leys rivayet etti. H. Bİze Muhammed b. Rumh da rivayet etti. (Dediki): Bize Leys, Nâfi'den naklen haber verdi ki, İbni Ömer'e Benî Leys (kabilesin) den bir zât Ebû Saîd-i Hudrî'nin bunu Kuteybe'nin rivayetinden naklederdiğini söylemiş. Bunun üzerine Abdullah (İbni Ömer) beraberinde Nâfi' olduğu hâlde (Ebû Saîd'e) gitmiş. İbni Rumh hadîsinde (şöyle denilmektedir): Nâfi' dedi ki: Bunun. üzerine Abdullah, yanında ben ve Leysî olduğumuz halde Ebû Saîdi Hudrî'ye giderek yanına girdi; ve : — Bana şu zâtın haber verdiğine göre sen Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in, misli misline olmadıkça gümüşü gümüşle ve misli misline olmadıkça altını altınla satmaktan nehî buyurduğunu haber veriyormuşsun! dedi. Ebû Saîd, iki parmağı ile gözlerine ve kulaklarına işaret ederek : — Şu iki gözüm görmüş ve kulaklarım Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i: «Altını altınla satmayın; gümüşü de gümüşle satmayın! Ancak misli misline olursa o başka! Birini diğerinden ziyâde yapmayın! Bunlardan mevcut olmayanı mevcut olanla satmayın! Ancak peşin olarak satın!» buyururken işitmiştir; dedi
{…} Bize Şeybân b. Ferrûh rivayet etti. (Dediki): Bize Cerîr yâni İbni Hâzim rivayet etti. H. Bize Muhammed b. El-Müsennâ da rivayet etti. (Dediki): Bize Abdülvehhâb rivayet etti. (Dediki): Ben Yahya b. Saîd'den dinledim. H. Bize yine Muhammed b. el-Müsennâ rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Ebî Adiy, İbni Avn'dan naklen rivayet eyledi. Bu râvilerin hepsi Nafi'den, Leys'in Nâfi'den, onun da Ebû Saîd~i Hudrî'den, onun da Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet ettiği hadîs gibi rivayette bulundular
Bize Kuteybe b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Yâkûb yâni İbni Abdirrahmân El Kaarî, Süheyl'den, o da babasından, o da Ebû Saîd-i Hudrî'den naklen rivayet etti ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Altını altınla, gümüşü gümüşle satmayın! Ancak tartısı tartısına, misli misline, birbirlerine tamamen müsâvî olurlarsa o başka!» buyurmuşlar
Bize Ebu't-Tâhir ile Hârûn b. Saîd El-Eylî ve Ahmed b. îsâ rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize İbni Vehb rivayet etti. (Dediki): Bana Mahrame, babasından naklen haber verdi. (Demişki): Ben Süleyman b. Yesâr'i kendisinin Mâlik b. Ebî Âmir, Osman b, Affân'dan naklen Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Bir dînârı iki dînara, bir dirhemi dahî iki dirheme satmayın!» buyurduğunu dinlediğini rivayet ederken işittim
Bize Kuteybe b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Leys rivayet etti. H. Bize Muhammed b. Rumh dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Leys, İbni Şihâb'dan, o da Mâlik b. Evs b. el-Hadesân'dan naklen haber verdi ki, şunu söylemiş: Ben «Altınla dirhem bozduracak var mı? dîye (seslene) rek geldim. Bunun üzerine Ömer b. el-Hattâb'ın yanında bulunan Talha b. Ubeydillâh: Göster bize altınını! Sonra hizmetçimiz geldiği vakit bize gel de sana gümüşünü verelim! dedi. Bunun üzerine Ömer b. El-Hattâb: Vallahi olamaz! Ya bunun gümüşünü (peşin) verirsin yahut altınını iade edersin! Çünkü Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Altınla gümüş satın almak ribâdır; meğer ki, ikisi de peşîn ola! Buğdayla buğday satın atmak ribâdır; meğer ki ikisi de peşîn ola! Arpa ile arpa satın almak ribâdır; meğer ki peşîn ola! Hurma ile hurma satın almak ribâdır; meğer ki ikisi de peşîn ola!» buyurdular, dedi
{…} Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile Züheyr b. Harb ve İshâk, İbni Uyeyne'den, o da Zührî'den naklen bu isnadla rivayette bulundular
بَاب الصَّرْفِ وَبَيْعِ الذَّهَبِ بِالْوَرِقِ نَقْدًا
Bize Ubeydullah b. Ömer el-Kavârîrî rivayet etti. (Dediki): Bize Hammâd b. Zeyd Eyyub'dan, o da Ebû Kılâbe'den naklen rivayette bulundu. Şöyle demiş: Şam'da Müslim b. Yesâr'ın bulunduğu bir halkada oturuyordum. Derken Ebu'l-Eş'as geldi. Cemaat: Ebu'l-Eş'as (geliyor) Ebu'l-Eş'as dediler... Ebui-Eş'as oturdu. Ben kendisine: Ey kardeşimiz (bize) Ubâde b. Sâmit'in hadîsini naklet, dedim. Hay hay dedi (ve şunları söyledi:) Bir gazaya çıktık; ordunun başında Muâviye vardı. Birçok ganimetler aldık. Aldığımız ganimetler arasında bir gümüş kap da vardı. Muâviye bu kabı halkın bağışları arasında satmasını bir adama emretti. Halk bu alışverişe koşuştular. Derken Ubâde b. Sâmit bunu duyarak ayağa kalktı ve şunları söyledi: «Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i altına mukabil altın, gümüşe mukabil gümüş, buğdaya mukabil buğday, arpaya mukabil arpa, hurmaya mukabil hurma, tuza mukabil tuz satmayı yasak ederken işittim; ancak misli misline peşin olarak satılırsa o başka... Her kim ziyade verir veya alırsa muhakkak ribâ yapmıştır... Bunun üzerine halk aldıklarını geri verdiler. Bu iş Muâviye'nin kulağına vardı. Hemen hitabede bulunmak üzere ayağa kalkarak şunları söyledi: Dikkat... Bazı kimselere ne oluyor ki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den bir takım hadisler rivayet ediyorlar!.. Biz de onu görüyor, sohbetinde bulunuyorduk, ama bunları ondan işitmedik. Derken Ubâde kalktı ve kıssayı tekrarladı. Sonra : Muâviye hoşlanmasa da (yahut Muâviye çatlasa da) biz Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den işittiklerimizi mutlaka söyleyeceğiz. Ordusunun içinde onunla bir karanlık gece (bile) beraber bulunmamak umurumda değil!.. Hammâd: Bunu yahut benzerini söyledi, demiştir