Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Alî b. Müshir rivayet etti. H. Bize İbni Müsennâ da rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya (bu zât Kattan'dir) rivayet etti. Bunlar hep birlikle Ubeydullah'dan rivayet etmişlerdir. H. Bize İbni Numeyr dahî rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Ubeydullah, Nâfi'den rivayet etti. Ona da İbni Ömer haber vermiş ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Suret yapanlar kıyamet gününde azâb olunacaklar; kendilerine: Yarattıklarınıza can verin! denilecektir.» buyurmuşlar
Sahih-i Müslim › Kitâb 37 · Elbise ve SüsKonum
- ·Giriş (Mukaddime)35
- 1Îmân437
- 2Tahâret144
- 3Hayız157
- 4Namaz323
- 5Mescidler ve Namaz Yerleri406
- 6Namaz — Yolcular380
- 7Namaz — Cuma93
- 8Namaz — İki Bayram26
- 9Namaz — Yağmur19
- 10Namaz — Tutulmalar34
- 11Namaz — Cenâzeler140
- 12Zekât230
- 13Oruç285
- 14İ'tikâf11
- 15Hac604
- 16Nikâh169
- 17Süt Emzirme84
- 18Talâk91
- 19Lân (Mülâane)27
- 20Köle Azâdı31
- 21Alım Satım158
- 22Müsâkât (Ortakçılık)178
- 23Mîrâs Hükümleri23
- 24Hibeler41
- 25Vasiyyetler31
- 26Adaklar19
- 27Yeminler88
- 28Yeminler, Muhâribler, Kısas ve Diyet56
- 29Had Cezâları72
- 30Yargı ve Hükümler28
- 31Bulunmuş Mallar (Lukata)21
- 32Cihâd ve Seferler182
- 33İmâret (Yönetim)271
- 34Av, Kesim ve Yenilecek Şeyler92
- 35Kurbanlar61
- 36İçecekler258
- 37Elbise ve Süs200
- 38Edep ve Âdâb60
- 39Selâmlaşma216
- 40Doğru Kelime Kullanımı25
- 41Şiir10
- 42Rüyâlar41
- 43Fazîletler230
- 44Sahâbenin Fazîletleri331
- 45Birr, Sıla ve Güzel Ahlâk222
- 46Kader52
- 47İlim30
- 48Zikir, Dua, Tövbe ve İstiğfâr131
- 49Kalpleri Yumuşatan Rivayetler15
- 50Tövbe72
- 51Münâfıkların Vasıfları ve Hükümleri21
- 52Kıyâmet Günü, Cennet ve Cehennemin Vasıfları85
- 53Cennet, Nîmetleri ve Ehli104
- 54Fitneler ve Kıyâmet Alâmetleri180
- 55Zühd ve Kalplerin Yumuşaması99
- 56Tefsîr40
- 1بَاب: تَحْرِيمِ اسْتِعْمَالِ أَوَانِي الذَّهَبِ وَالْفِضَّةِ فِي الشُّرْبِ وَغَيْرِهِ، عَلَى الرِّجَالِ وَالنِّسَاءِ
- 2بَاب: تَحْرِيمِ اسْتِعْمَالِ إِنَاءِ الذَّهَبِ وَالْفِضَّةِ عَلَى الرِّجَالِ وَالنِّسَاءِ، وَخَاتَمِ الذَّهَبِ وَالْحَرِيرِ عَلَى الرَّجُلِ، وَإِبَاحَتِهِ لِلنِّسَاءِ. وَإِبَاحَةِ الْعَلَمِ وَنَحْوِهِ لِلرَّجُلِ، مَا لَمْ يَزِدْ عَلَى أَرْبَعِ أَصَابِعَ
- 3بَاب: إِبَاحَةِ لُبْسِ الْحَرِيرِ لِلرَّجُلِ، إِذَا كَانَ بِهِ حِكَّةٌ أَوْ نَحْوُهَا
- 4بَاب: النَّهْيِ عَنْ لُبْسِ الرَّجُلِ الثَّوْبَ الْمُعَصْفَرَ
- 5بَاب: فَضْلِ لِبَاسِ ثِيَابِ الْحِبَرَةِ
- 6بَاب: التَّوَاضُعِ فِي اللِّبَاسِ، وَالِاقْتِصَارِ عَلَى الْغَلِيظِ مِنْهُ وَالْيَسِيرِ، فِي اللِّبَاسِ وَالْفِرَاشِ وَغَيْرِهِمَا، وَجَوَازِ لُبْسِ الثَّوْبِ الشَّعَرِ، وَمَا فِيهِ أَعْلَامٌ
- 7بَاب: جَوَازِ اتِّخَاذِ الْأَنْمَاطِ
- 8بَاب: كَرَاهَةِ مَا زَادَ عَلَى الْحَاجَةِ مِنَ الْفِرَاشِ وَاللِّبَاسِ
- 9بَاب: تَحْرِيمِ جَرِّ الثَّوْبِ خُيَلَاءَ، وَبَيَانِ حَدِّ مَا يَجُوزُ إِرْخَاؤُهُ إِلَيْهِ، وَمَا يُسْتَحَبُّ
- 10بَاب: تَحْرِيمِ التَّبَخْتُرِ فِي الْمَشْيِ، مَعَ إِعْجَابِهِ بِثِيَابِهِ
- 11باب: تحريم خاتم الذهب على الرجال، ونسخ ما كان من إباحته في أول الإسلام
- 12بَاب: لُبْسِ النَّبِيِّ ﷺ خَاتَمًا مِنْ وَرِقٍ نَقْشُهُ مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللَّهِ، وَلُبْسِ الْخُلَفَاءِ لَهُ مِنْ بَعْدِهِ
- 13بَاب: فِي اتِّخَاذِ النَّبِيِّ ﷺ خَاتَمًا، لَمَّا أَرَادَ أَنْ يَكْتُبَ إِلَى الْعَجَمِ
- 14بَاب: فِي طَرْحِ الْخَوَاتِمِ
- 15بَاب: فِي خَاتَمِ الْوَرِقِ فَصُّهُ حَبَشِيٌّ
- 16بَاب: فِي لُبْسِ الْخَاتَمِ فِي الْخِنْصِرِ مِنَ الْيَدِ
- 17بَاب: النَّهْيِ عَنِ التَّخَتُّمِ فِي الْوُسْطَى وَالَّتِي تَلِيهَا
- 18باب: استحباب لبس النعال وما في معناها
- 19باب: استحباب لبس النعل في اليمنى أولا، والخلع من اليسرى أولا، وكراهة المشي في نعل واحدة
- 20بَاب: النَّهْيِ عَنِ اشْتِمَالِ الصَّمَّاءِ، وَالِاحْتِبَاءِ فِي ثَوْبٍ وَاحِدٍ
- 21بَاب: فِي مَنْعِ الِاسْتِلْقَاءِ عَلَى الظَّهْرِ، وَوَضْعِ إِحْدَى الرِّجْلَيْنِ عَلَى الْأُخْرَى
- 22بَاب: فِي إِبَاحَةِ الِاسْتِلْقَاءِ، وَوَضْعِ إِحْدَى الرِّجْلَيْنِ عَلَى الْأُخْرَى
- 23بَاب: نَهْيِ الرَّجُلِ عَنِ التَّزَعْفُرِ
- 24باب: استحباب خضاب الشيب بصفرة أو حمرة، وتحريمه بالسواد
- 25باب: في مخالفة اليهود بالصبغ
- 26باب: تحريم تصوير صورة الحيوان، وتحريم اتخاذ ما فيه صورة غير ممتهنة بالفرش ونحوه، وأن الملائكة ﵈ لا يدخلون بيتا فيه صورة ولا كلب
- 27بَاب: كَرَاهَةِ الْكَلْبِ وَالْجَرَسِ فِي السَّفَرِ
- 28بَاب: كَرَاهَةِ قِلَادَةِ الْوَتَرِ فِي رَقَبَةِ الْبَعِيرِ
- 29بَاب: النَّهْيِ عَنْ ضَرْبِ الْحَيَوَانِ فِي وَجْهِهِ، وَوَسْمِهِ فِيهِ
- 30بَاب: جَوَازِ وَسْمِ الْحَيَوَانِ غَيْرِ الْآدَمِيِّ فِي غَيْرِ الْوَجْهِ، وَنَدْبِهِ فِي نَعَمْ الزَّكَاةِ وَالْجِزْيَةِ
- 31بَاب: كَرَاهَةِ الْقَزَعِ
- 32بَاب: النَّهْيِ عَنِ الْجُلُوسِ فِي الطُّرُقَاتِ، وَإِعْطَاءِ الطَّرِيقِ حَقَّهُ
- 33بَاب: تَحْرِيمِ فِعْلِ الْوَاصِلَةِ وَالْمُسْتَوْصِلَةِ، وَالْوَاشِمَةِ وَالْمُسْتَوْشِمَةِ، وَالنَّامِصَةِ وَالْمُتَنَمِّصَةِ، وَالْمُتَفَلِّجَاتِ، وَالْمُغَيِّرَاتِ خَلْقِ اللَّهِ
- 34بَاب: النِّسَاءِ الْكَاسِيَاتِ الْعَارِيَاتِ الْمَائِلَاتِ الْمُمِيلَاتِ
- 35بَاب: النَّهْيِ عَنِ التَّزْوِيرِ فِي اللِّبَاسِ وَغَيْرِهِ، وَالتَّشَبُّعِ بِمَا لَمْ يُعْطَ
(37) Kitâb: Elbise ve Süs
باب: تحريم تصوير صورة الحيوان، وتحريم اتخاذ ما فيه صورة غير ممتهنة بالفرش ونحوه، وأن الملائكة ﵈ لا يدخلون بيتا فيه صورة ولا كلب
{…} Bize Ebû'r-Rabi' ile Ebû Kâmil rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Hammâd rivayet etti. H. Bana Züheyr b. Harb da rivayet etti. (Dediki); Bize îsmâîl yâni İbni Uleyye rivayet etti. H. Bize İbni Ebî Ömer dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Sekafî rivâye' etti. Bu râvilerin hepsi Eyyûb'dan, o da Nâfi'den, o da İbni Ömer'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen Ubeydullah'ın Nâfi'den, onun da İbni Ömer'den, onun da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet ettiği hadîs gibi rivayette bulunmuşlardır. İzah 2112 de
Bize Osman b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Cerîr A'meş'den rivayet etti. H, Bana Ebû Saîd EI-Eşecc de rivayet etti. (Dediki): Bize Veki' rivayet etti. (Dediki): Bize A'meş, Ebû'd-Duhâ'dan, o da Mesrûk'dan, o da AbduIIah'dan naklen rivayet etti. Abdullah şöyle demiş. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Şüphesiz ki kıyamet gününde insanların en şiddetli azab görecek olanları ressamlardır.» buyurdular. Eşecc «İnne» edatını zikretmemiştir
{…} Bu hadîsi bize Yahya b. Yahya ile Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ve Ebû Kureyb hep birden Ebû Muâviye'den rivayet ettiler. H. Bize bunu İbni Ebî Ömer de rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân rivayet etti. Her iki râvi A'meş'den bu isnadla rivayette bulunmuşlardır. Yahya ile Ebû Kureyb'in Ebû Muâviye'den rivayetlerinde : «Kıyamet gününde cehennemliklerin en şiddetli azab göreceklerinden bâzıları da ressamlardır.» denilmiştir. Süfyân'ın hadîsi Veki'in hadîsi gibidir
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
{…} Bize Ebû Gassan EI-Mismaî ile Muhanınıed b. Müsennâ rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Muâz b. Hişâm rivayet etti. (Dediki): Bize babam, Katâde'den, o da Nadr b. Enes'den naklen rivayet ettiki: Bir adam İbni Abbâs'a gelmiş, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen yukarki hadîsin mislini söylemiş. İzah 2112 de
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Muhammed b. Abdillah b. Numeyr ve Ebû Kureyb rivayet ettiler. Iüftzlari birbirine yakındır. (Dedilerki): Bize İbni Fudayl Umârâ'dan, o da Ebû Zür'a'dan naklen rivayet etti. Ebû Zür'a şöyle demiş: Ebû Hureyre ile birlikte Mervan'ın evine girdim. Ebû Hureyre orada suretler gördü. Ve şunları söyledi: Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i şöyle buyururken işittim: «Allah (Azze ve Celle); Benim yarattığım gibi mahlûk yaratmaya kalkışan kimseden daha zâlim kim olabilir. Haydi bir zerre yaratsınlar. Yahut bir tane veya arpa tanesi yaratsınlar.» buyurdu
{…} Bana bu hadîsi Züheyr b. Harb da rivayet etti. (Dediki): Bize Cerîr, Umâra'dan, o da Ebû Zûr'a'dan naklen rivayet edildi. (Şöyle demiş): Ben ve Ebû Hureyre Medine'de Saîd veya Mervan için yapılmakta olan bir eve girdik. Ebû Hureyre evde resim yapan bir ressam gördü. Ve : «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdu» diyerek yukarki hadîsin mislini rivayet etti. Ama: «Yahut bir arpa tanesi yaratsınlar» sözünü anmadı. İzah 2112 de
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Hâlid b. Mâhled, Süleyman b, Bilâl'den, o da Süheyl'den, o da babasından, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «içinde timsâller veya suretler bulunan eve melekler girmez.» buyurdular
بَاب: كَرَاهَةِ الْكَلْبِ وَالْجَرَسِ فِي السَّفَرِ
Bize Ebû Kâmil FudayI b. Hüseyin El-Cahderî rivayet elti. (Dediki): Bize Bişr (yâni İbni Mufaddal) rivayet etti. (Dediki): Bize Süheyl, babasından, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti ki: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Melekler aralarında köpek ve çan bulunan yolcularla arkadaşlık etmezler.» buyurmuş
{…} Bana Züheyr b. Harb da rivayet etti. (Dediki): Bize Cerîr rivayet etti. H. Bize Kuteybe dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Abdül'Aziz (yâni Ed-derâverdi) rivayet etti. Her iki râvi Süheyl'den bu isnadla rivayette bulunmuşlardır. İzah 2114 te
Bize Yahya b. Eyyûb ile Kuteybe ve İbni Hucr da rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize İsmail (yâni İbni Ca'fer) Alâ'dan, o da babasından, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet ettiki: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Çan, şeytanın düdükleridir.» buyurmuşlar
بَاب: كَرَاهَةِ قِلَادَةِ الْوَتَرِ فِي رَقَبَةِ الْبَعِيرِ
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e, Abdullah b. Ebî Bekr'den dinlediğim, onun da Abbad b. Temim'den rivayet ettiği, ona da Ebû Beşir El-Ensârî'nin haber verdiği şu hadîsi okudum. Ebû Beşir seferlerinin birinde Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) le beraber bulunuyormuş. (Demişki): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir elçi gönderdi. — Abdullah b. Ebî Bekr: Zannederim halk geceledikleri yerlerinde idi, demiş. — : «Hiç bir devenin boynunda kesilmedik kirişden bir gerdanlık —yahut bir gerdanlık— kalmasın!» buyurdular. Mâlik: «Zannederim bu yasak nazardan dolayı olacak.» demiştir
بَاب: النَّهْيِ عَنْ ضَرْبِ الْحَيَوَانِ فِي وَجْهِهِ، وَوَسْمِهِ فِيهِ
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Alî b. Müshir, İbni Cüreyc'den, o da Ebû'z-Zübeyr'den, o da Câbir'den naklen rivayet etti. Câbir (Şöyle demiş) : Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yüze vurmaktan ve yüze nişan vurmaktan nehiy buyurdu
{…} Bana Harun b. Abdillah da rivayet etîi. (Dediki): Bize Haccâc b. Muhammed rivayet etti. H. Bize Abd b. Humeyd dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Bekr haber verdi. Her iki râvi İbnİ Cüreyc'den rivayet etmişlerdir. İbni Cüreyc şöyle demiş : Bana Ebû'z-Zübeyr haber verdi ki, kendisi Câbir b. Abdillah'ı yukarki hadîste olduğu gibi, «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) nehiy buyurdu» derken işitmiş. İzah 2118 de
Bana Seleme b. Şebîb rivayet etti. (Dediki): Bize Hasen b. A'yen rivayet etti. (Dediki): Bize Ma'kıl, Ebû'z-Zübeyr'den, o da Câbir'den naklen rivayet etti ki: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanından yüzüne damga vurulmuş bir merkeb geçmiş de : «Buna damga vurana Allah lanet eylesin.» buyurmuşlar. İzah 2118 de
Bize Ahmed b. îsa rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Amr b. Haris, Yezîd b. Ebi Habib naklen haber verdi. Ona da Ümmü Seleme'nin azatlısı Ebû Abdillah Nâim rivayet etmiş ki, kendisi İbni Abbâs'i şöyle derken işitmiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yüzüne damga vurulmuş bir merkeb gördü de bunu reddetti: «Vallahi ben buna ancak yüzünün dibinden bir yere damga vururdum.» dedi. Ve emir vererek kendi bir merkebinin sağrıları dağlandı. İşte sağrıları ilk dağlayan odur
بَاب: جَوَازِ وَسْمِ الْحَيَوَانِ غَيْرِ الْآدَمِيِّ فِي غَيْرِ الْوَجْهِ، وَنَدْبِهِ فِي نَعَمْ الزَّكَاةِ وَالْجِزْيَةِ
Bize Muhammed b. Müsennâ rivâyet etti. (Dediki): Bana Muhammed b. Ebî Adiyy, İbni Avn'de\ı, o da Muhammed'den, o da Enes'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş) : Ümmü Süleym doğurduğu vakit bana : — Yâ Enes! Bu çocuğa bak! Sakın sen yarın sabah çiğnem yapması için Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e götürünceye kadar ona bir şey olmasın! dedi. Sabahleyin çocuğu götürdüm, bir de baktım Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bahçededir. Üzerinde Huveytî bir hamîsa olduğu halde fetih sırasında gelen develere damga vuruyor
Bize Muhammed b. Müsennâ rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b, Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Hişânı b. Zeyd'den rivayet etti. (Demişki): Enes anlatırken dinledim ki, Annesi doğurduğu vakit çiğnem yapması için çocuğu Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e götürmüşler. Enes demiş ki: Bir de baktık Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ağıldadır. Koyunlara damga vuruyor! Şu'be demiş ki: benim daha fazla bildiğime göre «kulaklarına» dedi
(Bana Züheyr b. Harb da rivâyet etti. ki): Bize Yahya b. Saîd, Şu'be'den rivâyet etti. ki): Bana Hişâm b. Zeyd rivâyet etti. ki): Enes'i şunu söylerken işittim: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)'in yanına bir deve ağılına girdik, kendisi koyun damgalıyordu, Râvi ki: Zannederim kulaklarından, dedi
(Bana Züheyr b. Harb da rivâyet etti. ki): Bize Yahya b. Saîd, Şu'be'den rivâyet etti. ki): Bana Hişâm b. Zeyd rivâyet etti. ki): Enes'i şunu söylerken işittim: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)'in yanına bir deve ağılına girdik, kendisi koyun damgalıyordu, Râvi ki: Zannederim kulaklarından, dedi
Bize Harun b. Ma'ruf rivayet etti. (Dediki): Bize Velîd b. Müslim Evzâî'den, o da İshâk b. Abdillah b. Ebî Talha'dan, o da Enes b. Mâlik'den naklen rivayet etti. Enes (Şöyle demiş): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in elinde dağlama âleti olduğu halde gördüm. Zekât develerine damga vuruyordu
بَاب: كَرَاهَةِ الْقَزَعِ
Bana Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bana Yahya (yâni İbni Saîd) Ubeydullah'dan rivayet etti. (Dediki): Bana Ömer b, Nafi', babasından, o da İbni Ömer'den naklen haber verdi ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yarım tıraştan nehiy buyurmuş. Râvi demiş ki: Nâfi'e: Bu yarım tıraş nedir? diye sordum: — Çocuğun başının bir kısmını tıraş edip, bir kısmını bırakmaktır, cevâbını verdi
{…} Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Usâme rivayet etti. H. Bize ibni Numeyr de rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. Her iki râvi: Bize UbeyduIIah bu isnadla rivayet etti, demişlerdir. Ebû Usâme'nin hadîsinde tefsiri Ubeydullah'ın sözünden saymıştır
{m-2} Bana Muhammed b. Müsennâ da rivayet etti. (Dediki): Bize Osman b. Osman El-Gatafânî rivayet etti. (Dediki): Bize Ömer b. Nâfi' rivayet etti. H. Bana Ümeyye b. Bistâm dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Yezîd (yâni İbni Zürey') rivayet etti. (Dediki): Bize Ravh, Ömer b. Nâfi'den Ubeydullah'ın isnadı ile ve onun gibi rivayette bulundu. Her iki râvi tefsîri metni hadîse katmışlardır
{m-3} Bana Muhammed b. Râfi' ile Haccâc b. Şâir ve Abd b. Humeyd, Abdûrrezzâk'tan, o da Ma'mer'den, o da Eyyûb'dan naklen rivayet ettiler. H. Bize Ebû Ca'fer Ed-Dârimî de rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû'n-Nu'man rivayet etti. (Dediki): Bize Hammad b. Zeyd Abdurrahman Es-Serrac'dan rivayet etti. Bu râvilerin hepsi Nâfi'den, o da İbni Ömer'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den bu isnadla rivayette bulunmuşlardır
بَاب: النَّهْيِ عَنِ الْجُلُوسِ فِي الطُّرُقَاتِ، وَإِعْطَاءِ الطَّرِيقِ حَقَّهُ
Bana Süveyd b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bana Hafs b. Meysera, Zeyd b. Eslem'den, o da Ata* b. Yesâr'dan, o da Ebû Saîd-i Hudrî'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti: «Yollarda oturmaktan sakının!» Ashâb: — Yâ Resûlallah! Bizim oralarda oturmamız kaçınılmaz bir şeydir. Biz oralarda konuşuyoruz, demişler. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Oturmaktan başka bîr çâreniz yoksa, o halde yolun hakkını verin!» buyurmuş. Ashâb : — Onun hakkı nedir? diye sormuşlar. «Gözü yummak, ezayı men etmek, selâmı almak, iyiliği emir, kötülüğü nehyetmektir.»
{…} Bize bu hadîsi Yahya b. Yahya da rivayet etti. (Dediki): Bize AbdûlAziz b. Muhammed El-Medenî haber verdi, H. Bize bu hadîsi Muhammed b. Râfi' dahî rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Ebî Füdeyk rivayet etti. (Dediki): Bize Hişam (yâni İbni Sa'd) haber verdi. Her iki râvi Zeyd b. Eslem'den bu isnadla bu hadîsin mislini rivayet etmişlerdir
بَاب: تَحْرِيمِ فِعْلِ الْوَاصِلَةِ وَالْمُسْتَوْصِلَةِ، وَالْوَاشِمَةِ وَالْمُسْتَوْشِمَةِ، وَالنَّامِصَةِ وَالْمُتَنَمِّصَةِ، وَالْمُتَفَلِّجَاتِ، وَالْمُغَيِّرَاتِ خَلْقِ اللَّهِ
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Muâviye, Hişâm b. Urve'den, o da Fâtıme binti Münzir'den, o da Esma binti Ebî Bekir'den naklen haber verdi. (Şöyle demiş): Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e bir kadın gelerek: — Yâ Resûlallah! Benim yeni gelin bir kızcağızım var. Çiçek hastalığına tutuldu da saçları döküldü. Bu saçları ekleyeyim mi? diye sordu. Bunun üzerine: «Ekleyenede, ekletene de Allah lanet etsin!» buyurdular
{…} Bize bu hadîsi Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Abde rivayet etti. H. Bize bu hadîsi İbni Numeyr de rivayet etti. (Dediki): Bize babamla Abde rivayet ettiler. H. Bize Ebû Kureyb dabî rivayet etti. (Dediki): Bize Veki' rivayet etti. H. Bize Amru'n-Nâkıd da rivayet etti. (Dediki): Bize Esved b. Amir haber verdi. (Dediki): Bize Şu'be haber verdi. Bu râvilerin hepsi Hişâm b, Urve'den bu isnadla Ebû Muâviye hadisi gibi rivayette bulunmuşlardır. Yalnız Veki' ile Şû'be «Fetemerraka» yerine «Fetemerrata şa'ruhâ» demişlerdir
Bana Ahmed b. Saîd Ed-Dârimî de rivayet etti. (Dediki): Bize Habban haber verdi. (Dediki): Bize Vüheyb rivayet etti. (Dediki): Bize Mansûr, annesinden, o da Esma binti Ebî Bekr'den naklen rivayet etti ki: Bir kadın Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gelerek: — Ben kızımı evlendirdim. Ama başının saçları döküldü. Kocası onu beğeniyor. Saçını ekliyeyim mi? Ya Resûlallah! demiş. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kendisini nehiy buyurmuş. İzah 2123 te
Bize Muhammed b. Müsennâ ile İbni Beşşâr rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Ebû Dâvud rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be rivayet etti. H. Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe de rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Bize Yahya b. Ebî Bükeyr Şu'be'den, o da Amr b. Mürra'dan rivayet etti. (Demişki): Ben Hasen b. Müslim'i dinledim, Safiyye binti Şeybe'den, o da Âişe'den naklen rivayet ediyordu ki: Ensardan bir câriye evlenmiş ve hastalanarak saçları dökülmüş, saçını eklemek istemişler. Ve bunu Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e sormuşlar da, hem ekleyene, hem ekletene lanet buyurmuş
(Bana Züheyr b. Harb rivâyet etti. ki): Bize Zeyd b. Hubab, İbrahim b. Nâfi’den rivâyet etti. ki): Bana Hasen b. Müslim b. Yennak, Safiyye binti Şeybe'den, o da Âişe'den naklen haber verdi ki, Ensârdan bir kadın bir kızını evlendirmiş. Ve kız hasta olarak saçları dökülmüş. Derken kadın Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)'e gelerek: Kocası onu istiyor. Saçlarını ekliyeyim mi? diye sormuş. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): ekleyenlere lanet olundu.» buyurmuşlar
(Bana Züheyr b. Harb rivâyet etti. ki): Bize Zeyd b. Hubab, İbrahim b. Nâfi’den rivâyet etti. ki): Bana Hasen b. Müslim b. Yennak, Safiyye binti Şeybe'den, o da Âişe'den naklen haber verdi ki, Ensârdan bir kadın bir kızını evlendirmiş. Ve kız hasta olarak saçları dökülmüş. Derken kadın Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)'e gelerek: Kocası onu istiyor. Saçlarını ekliyeyim mi? diye sormuş. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): ekleyenlere lanet olundu.» buyurmuşlar
(Bize Muhammed b. Abdillah b. Nümeyr rivâyet etti. ki): Bize babam rivâyet etti. H. Züheyr b. Harb ile Muhammed b. Müsennâ da rîvâyei ettiler. Lâfız Züheyr'indir. (Dediler ki): Bize Yahya (bu zat Kattan'dır) Ubeydullah'dan rivâyet etti. ki): Bana Nâfi', İbn Ömer'den naklen haber verdi İd, Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) saç ekleyenle ekletene, döğme yapanla yaptırana lanet buyurmuşlar
(Bize Muhammed b. Abdillah b. Nümeyr rivâyet etti. ki): Bize babam rivâyet etti. H. Züheyr b. Harb ile Muhammed b. Müsennâ da rîvâyei ettiler. Lâfız Züheyr'indir. (Dediler ki): Bize Yahya (bu zat Kattan'dır) Ubeydullah'dan rivâyet etti. ki): Bana Nâfi', İbn Ömer'den naklen haber verdi İd, Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) saç ekleyenle ekletene, döğme yapanla yaptırana lanet buyurmuşlar
Bize İshâk b. İbrahim ile Osman b. Ebî Şeybe rivayet ettiler. Lâfız İshâk'ındır. (Dedilerki): Bize Cerîr, Mansûr'dan, o da İbrahim'den, o da Alkame'den, o da Abdullah'dan naklen haber verdi. Abdullah şöyle demiş: Allah döğme yapan ve yaptıran kadınlara yüz yolan ve yolduranlara, güzellik için diş törpülettirenlere, Allah'ın yarattığı şekli değiştirenlere Iânet etmiştir. Bu söz Benî Esed kabilesinden Ümmü Ya'-kub denilen bir kadının kulağına varmış. Ümmü Ya'kub Kur'an okuyordu. Hemen Abdullah'a gelerek: — Ne o senden kulağıma gelen söz! Sen döğme yapanlara ve yaptıranlara, yüzden kıl yolduranlara, güzellik için diş törpüîetenlere Allah'ın yarattığı şeklî değiştirenlere lanet okumuşsun! dedi. Abdullah da : — Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in Iânet ettiklerine ben neden lanet etmiyecekmişim. Hem bu Allah'ın kitabında vardır, cevâbını verdi. Kadın : — Yemin olsun ben Mushafın iki kabuğu arasındakileri okudum. Ama bunu bulamadım, dedi. Abdullah : — Gerçekten onu okudunsa mutlaka bulmuşsundur. Allah (Azze ve Celle); «Size Resul ne getirdiyse onu alın! Sizi neden nehyetti ise hemen vazgeçin!» [Haşr 7] buyurmuştur, dedi. Bunun üzerine kadın: — Gerçekten ben şimdi senin hanımının üzerinde bundan bir şey görüyorum, dedi. Abdullah: — Git de bak! dedi. Arkacığından kadın Abdullah'ın hanımının yanına girdi. Fakat bir şey göremedi. Ve Abdullah'ın yanına gelerek: — Bir şey görmedim, dedi. Abdullah: — Bana bak, bu olsaydı biz onunla bir arada olamazdık. Mukabelesinde bulundu
{…} Bize Muhammed b. Müsenna ile İbni Beşşâr rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Abdurrahman (Bu zât İbni Mehdi'dir) rivayet etti. (Dedikî): Bize Süfyân rivayet etti. H. Bize Muhammed b. Rafi' dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Âdem rivayet etti. (Dediki): Bize Mufaddal (bu zât İbni Mühelhil'dir) rivayet etti. Her iki râvi Mansûr'dan bu isnâdla Cerîr'in hadîsi mânâsında rivayette bulunmuşlardır. Şu kadar var ki, Süfyân'ın hadîsinde «Elvâşimat vel-Müstevşimat» Mufaddal'ın hadîsinde ise «El vâşîmât vel-Mevşûmat» denilmiştir
{m-2} Bize bu hadîsi Ebû Bekr b. Ebi Şeybe ile Muhammed b. Müsennâ ve İbnî Beşşâr dahî rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Mansûr'dan bu isnadla bu hadîsi şâir Ümmü Ya'kûb kıssasından mücerret olarak Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den rivayet etti
{m-3} Bize Şeyban b. Ferrûh da rivayet etti. (Dediki): Bize Cerîr (yâni İbni Hazım) rivayet etti. (Dediki): Bize A'meş, İbrahim'den, o da Alkame'den, o da Abdullah'dan, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen yukarkilerin hadîsi gibi rivayette bulundu. İzah 2126 da
Bana Hasen b. Alî EI-Hulvânî ile Muhamnıed b. Râfi de rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Abdürrezzâk haber verdi. (Dediki): Bize İbni Cüreyc haber verdi. (Dediki): Bana Ebû'z-Zübeyr haber verdi. Kendisi Câbir b. Abdillâh'ı şunu söylerken işitmiş: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kadının başına bir şey eklemesini men etti
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e İbni Şihab'dan dinlediğim, onun da Humeyd b. Abdirrahman b. Avf'dan rivayet ettiği, onun da hac yolunda Muâviye b. Ebî Süfyân'dan minber üzerinde dinlediği şu hadîsi okudum. Muâviye bir polisin elindeki perçemi alarak : — Ey Medîneliler! Ulemanız nerede? Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i bu gibi şeylerden nehyederken işittim. Hem: «Benî İsrail ancak kadınları bunu yaptıkları zaman helak olmuştur.» buyuruyordu, dedi
{…} Bize İbni Ebî Ömer rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân b. Uyeyne rivayet etti. H. Bana Harmele b. Yahya da rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yûnus haber verdi. H. Bize Abd b. Humeyd dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Abdürrezzâk haber verdi. (Dediki): Bize Ma'mer haber verdi. Bu râvilerin hepsi Zührî'den Mâlik'in hadîsi gibi rivayette bulunmuşlardır, Yalmz Ma'mer'in hadîsinde : «Benî İsrail ancak azâb olundu...» cümlesi vardır
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Gunder, Şu'be'deıı rivayet etti. H. Bize İbni Müsennâ ile İbni Beşşâr da rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Muhammed b. Cafer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be Amr b. Mûrra'dan, o da Saîd b. Müseyyeb'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş) Muâviye Medine'ye geldi de bize hutbe okudu. Ve bir yumak saç çıkararak bunu yahûdilerden başka hiç bir kimsenin yapacağını zannetmezdim. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bunu duydu da zûr ismi verdi dedi
Bana Ebû Gassân EI-Mismaî ile Muhammed b. Müsennâ dahî rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Muâz (Bu zat İbni Hişam'dır) haber verdi. (Dediki): Bana babam, Katâde'den, o da Saîd b. Müseyyeb'den naklen rivayet ettiki, bir gün Muâviye şunu söylemiş. Gerçekten siz kötü bir kılık meydana çıkardınız. Nebiyyullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şüphesiz zûr'dan nehyetmiştir, Derken bir adam ucunda bez parçası bulunan bir sopa ile geldi. Muâviye: Dikkat edin! Bu da zûr'dur, dedi. Katâde: «Kadınların saçlarını çoğalttıkları bez parçalarını kastediyor» demiş
بَاب: النِّسَاءِ الْكَاسِيَاتِ الْعَارِيَاتِ الْمَائِلَاتِ الْمُمِيلَاتِ
Bana Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Cerîr Süheyl'den, o da babasından, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdular ki: «Cehennemliklerden görmediğim iki sınıf vardır. (Biri) yanlarında sığır kuyrukları gibi kamçılar bulunup, onlarla insanları döven bir kavim! (Diğeri) Giyinmiş çıplak sallanarak yürümeyi öğreten kırıtkan başları Horasan develerinin eğilmiş hörgüçlerİ gibi bir takım kadınlar! Bunlar cennete giremiyecek, onun kokusunu da duyamıyacaklardır. Halbuki onun kokusu şu kadar ve şu kadar uzaktan duyulacaktır.»
بَاب: النَّهْيِ عَنِ التَّزْوِيرِ فِي اللِّبَاسِ وَغَيْرِهِ، وَالتَّشَبُّعِ بِمَا لَمْ يُعْطَ
Bize Muhammed b. Abdillah b. Numeyr rivayet etti. (Dediki): Bize Vekî' île Abde, Hişam b. Urve'den, o da babasından, o da Aişe'den naklen rivayet etti ki: Bir kadın : — Yâ Resûlallah! Kocamın bana vermediği bir şeyi, verdi diyeyimmi? demiş. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Kendisine verilmeyen bir şeyle doymuş görünen; iki sahte elbise giyen gibidir.» buyurmuşlar. İzah 2130 da
Bize yine Muhammed b. Abdillah b. Numeyr rivayet etti. (Dediki): Bize Abde rivayet etti. (Dediki): Bize Hişâm, Fâtıme'den, o da Esmâ'dan naklen rivayet etti. Bir kadın, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gelerek: Benim bir kumam var, acaba kocamın bana vermediği malından karnımı doyurmuş gibi göstermek bana günah olur mu? demiş. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Verilmeyen bîr şeyle karnını doyuran iki sahte elbise giyen gibidir.» buyurmuşlar
{…} Bize Ebî Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Ebî Usâme rivayet etti. H. Bize îshâk b. İbrahim dahi rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Muaviye haber verdi. Her iki râvî Hişâm'dan bu isnadla rivayette bulunmuşlardır