İbn Abbâs (r.a.)’tan rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Allah’a ve ahiret gününe inanan hiçbir kimse Ensâr’a buğzetmez.” Diğer tahric: Müsned: 2679 Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir
Sünen-i Tirmizî › Kitâb 49 · Fazîletler (Menâkıb)Konum
- 1Tahâret148
- 2Namaz302
- 3Vitir35
- 4Cuma Günü42
- 5İki Bayram14
- 6Yolculuk73
- 7Zekât65
- 8Oruç127
- 9Hac157
- 10Cenâzeler115
- 11Nikâh67
- 12Süt Emzirme29
- 13Talâk ve Lân31
- 14Ticâret117
- 15Rasûlullah'tan Hükümler (Ahkâm)64
- 16Diyet35
- 17Had Cezâları45
- 18Av28
- 19Kurbanlar29
- 20Adaklar ve Yeminler23
- 21Seriyyeler (Askerî Seferler)68
- 22Cihâdın Fazîleti51
- 23Cihâd48
- 24Elbise66
- 25Yiyecekler73
- 26İçecekler36
- 27Birr ve Sıla141
- 28Tıp54
- 29Mîrâs26
- 30Vasiyyetler9
- 31Velâ ve Hibeler8
- 32Kader26
- 33Fitneler112
- 34Rüyâlar25
- 35Şâhitlikler9
- 36Zühd111
- 37Kıyâmet, Rikâk ve Vera' Vasıfları108
- 38Cennetin Vasıfları51
- 39Cehennemin Vasıfları34
- 40Îmân39
- 41İlim43
- 42İzin İstemek47
- 43Âdâb136
- 44Misaller17
- 45Kur'ân'ın Fazîletleri52
- 46Kıraat23
- 47Tefsîr422
- 48Dualar244
- 49Fazîletler (Menâkıb)351
- 1بَابٌ فِي فَضْلِ النَّبِيِّ ﷺ
- 2بَابٌ
- 3(٣) بَابٌ
- 4بَابُ مَا جَاءَ فِي مِيلَادِ النَّبِيِّ ﷺ
- 5بَابُ مَا جَاءَ فِي بَدْءِ نُبُوَّةِ النَّبِيِّ ﷺ
- 6بَابٌ فِي مَبْعَثِ النَّبِيِّ ﷺ وَابْنُ كَمْ كَانَ حِينَ بُعِثَ
- 7(٧) بَابٌ فِي آيَاتِ نُبُوَّةِ النَّبِيِّ ﷺ وَمَا قَدْ خَصَّهُ اللهُ ﷿ بِهِ
- 8بَابٌ
- 9(٩) بَابٌ
- 10(١٠) بَابٌ
- 11(١١) بَابٌ
- 12(١٢) بَابٌ
- 13(١٣) بَابٌ
- 14(١٤) بَابٌ
- 15بَابُ مَا جَاءَ كَيْفَ كَانَ يَنْزِلُ الْوَحْيُ عَلَى النَّبِيِّ ﷺ
- 16بَابُ مَا جَاءَ فِي صِفَةِ النَّبِيِّ ﷺ
- 17بَابٌ
- 18(١٨) بَابٌ
- 19(١٩) بَابٌ
- 20بَابٌ فِي كَلَامِ النَّبِيِّ ﷺ
- 21بَابٌ
- 22بَابٌ فِي بَشَاشَةِ النَّبِيِّ ﷺ
- 23بَابٌ فِي خَاتَمِ النُّبُوَّةِ
- 24بَابٌ فِي صِفَةِ النَّبِيِّ ﷺ
- 25بَابٌ
- 26(٢٦) بَابٌ
- 27(٢٧) بَابٌ
- 28بَابٌ فِي سِنِّ النَّبِيِّ ﷺ وَابْنُ كَمْ كَانَ حِينَ مَاتَ
- 29بَابٌ
- 30(٣٠) بَابٌ
- 31(٣١) بَابٌ
- 32بَابُ مَنَاقِبِ أَبِي بَكْرٍ الصِّدِّيقِ ﵁
- 33بَابٌ
- 34(٣٤) بَابٌ
- 35(٣٥) بَابٌ
- 36(٣٦) بَابٌ
- 37(٣٧) بَابٌ
- 38(٣٨) بَابٌ
- 39(٣٩) بَابٌ
- 40(٤٠) بَابٌ
- 41(٤١) بَابٌ
- 42(٤٢) بَابٌ
- 43(٤٣) بَابٌ
- 44(٤٤) بَابٌ
- 45(٤٥) بَابٌ
- 46(٤٦) بَابٌ
- 47(٤٧) بَابٌ
- 48بَابٌ فِي مَنَاقِبِ أَبِي حَفْصٍ عُمَرَ بْنِ الْخَطَّابِ ﵁
- 49بَابٌ
- 50(٥٠) بَابٌ
- 51(٥١) بَابٌ
- 52(٥٢) بَابٌ
- 53(٥٣) بَابٌ
- 54(٥٤) بَابٌ
- 55(٥٥) بَابٌ
- 56(٥٦) بَابٌ
- 57(٥٧) بَابٌ
- 58(٥٨) بَابٌ
- 59بَابٌ فِي مَنَاقِبِ عُثْمَانَ بْنِ عَفَّانَ ﵁
- 60بَابٌ
- 61(٦١) بَابٌ
- 62(٦٢) بَابٌ
- 63(٦٣) بَابٌ
- 64(٦٤) بَابٌ
- 65(٦٥) بَابٌ
- 66(٦٦) بَابٌ
- 67بَابُ مَنَاقِبِ عَلِيِّ بْنِ أَبِي طَالِبٍ ﵁
- 68(٧٠) بَابٌ
- 69(٧١) بَابٌ
- 70(٧٢) بَابٌ
- 71(٧٤) بَابٌ
- 72(٧٥) بَابٌ
- 73(٧٦) بَابٌ
- 74(٧٧) بَابٌ
- 75(٧٨) بَابٌ
- 76(٧٩) بَابٌ
- 77(٨٠) بَابٌ
- 78بَابُ مَنَاقِبِ أَبِي مُحَمَّدٍ طَلْحَةَ بْنِ عُبَيْدِ اللهِ ﵁
- 79بَابٌ
- 80بَابُ مَنَاقِبِ الزُّبَيْرِ بْنِ الْعَوَّامِ ﵁
- 81بَابٌ
- 82(٨٥) بَابٌ
- 83(٨٦) بَابٌ
- 84(٨٧) بَابُ مَنَاقِبِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ عَوْفِ بْنِ عَبْدِ عَوْفٍ الزُّهْرِيِّ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ
- 85بَابٌ
- 86بَابُ مَنَاقِبِ سَعْدِ بْنِ أَبِي وَقَّاصٍ ﵁
- 87بَابٌ
- 88(٩١) بَابٌ
- 89(٩٢) بَابٌ
- 90بَابُ مَنَاقِبِ أَبِي الْأَعْوَرِ وَاسْمُهُ سَعِيدُ بْنُ زَيْدِ بْنِ (¬١) عَمْرِو بْنِ نُفَيْلٍ ﵁
- 91(٩٧) بَابٌ
- 92(٩٨) بَابٌ
- 93(٩٩) بَابُ مَنَاقِبِ جَعْفَرِ بْنِ أَبِي طَالِبٍ أَخِي عَلِيٍّ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ
- 94بَابٌ
- 95بَابُ مَنَاقِبِ أَبِي مُحَمَّدٍ الْحَسَنِ بْنِ عَلِيِّ بْنِ أَبِي طَالِبٍ وَالْحُسَيْنِ بْنِ عَلِيِّ بْنِ أَبِي طَالِبٍ ﵄
- 96بَابٌ
- 97(١٠٣) بَابٌ
- 98(١٠٤) بَابٌ
- 99بَابُ مَنَاقِبِ أَهْلِ بَيْتِ النَّبِيِّ ﷺ
- 100بَابُ مَنَاقِبِ مُعَاذِ بْنِ جَبَلٍ وَزَيْدِ بْنِ ثَابِتٍ وَأُبَيٍّ وَأَبِي عُبَيْدَةَ بْنِ الْجَرَّاحِ ﵃
- 101بَابُ مَنَاقِبِ سَلْمَانَ الْفَارِسِيِّ ﵁
- 102(١٠٨) بَابُ مَنَاقِبِ عَمَّارِ بْنِ يَاسِرٍ، وَكُنْيَتُهُ أَبُو الْيَقْظَانِ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ
- 103بَابُ مَنَاقِبِ أَبِي ذَرٍّ الْغِفَارِيِّ ﵁
- 104بَابُ مَنَاقِبِ عَبْدِ اللهِ بْنِ سَلَامٍ ﵁
- 105بَابُ مَنَاقِبِ عَبْدِ اللهِ بْنِ مَسْعُودٍ ﵁
- 106بَابُ مَنَاقِبِ حُذَيْفَةَ بْنِ الْيَمَانِ ﵁
- 107بَابُ مَنَاقِبِ زَيْدِ بْنِ حَارِثَةَ ﵁
- 108بَابُ مَنَاقِبِ أُسَامَةَ بْنِ زَيْدٍ ﵁
- 109بَابُ مَنَاقِبِ جَرِيرِ بْنِ عَبْدِ اللهِ الْبَجَلِيِّ ﵁
- 110(١١٦) بَابُ مَنَاقِبِ عَبْدِ اللهِ بْنِ عَبَّاسِ ﵄
- 111بَابُ مَنَاقِبِ عَبْدِ اللهِ بْنِ عُمَرَ ﵄
- 112بَابُ مَنَاقِبِ عَبْدِ اللهِ بْنِ الزُّبَيْرِ ﵁
- 113بَابُ مَنَاقِبِ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ ﵁
- 114بَابُ مَنَاقِبِ أَبِي هُرَيْرَةَ ﵁
- 115بَابُ مَنَاقِبِ مُعَاوِيَةَ بْنِ أَبِي سُفْيَانَ ﵁
- 116بَابُ مَنَاقِبِ عَمْرِو بْنِ الْعَاصِ ﵁
- 117بَابُ مَنَاقِبِ خَالِدِ بْنِ الْوَلِيدِ ﵁
- 118بَابُ مَنَاقِبِ سَعْدِ بْنِ مُعَاذٍ ﵁
- 119(١٢٥) بَابُ مَنَاقِبِ قَيْسِ بْنِ سَعْدِ بْنِ عُبَادَةَ ﵁
- 120بَابُ مَنَاقِبِ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللهِ ﵄
- 121بَابُ مَنَاقِبِ مُصْعَبِ بْنِ عُمَيْرٍ ﵁
- 122بَابُ مَنَاقِبِ الْبَرَاءِ بْنِ مَالِكٍ ﵁
- 123بَابُ مَنَاقِبِ أَبِي مُوسَى الْأَشْعَرِيِّ ﵁
- 124بَابُ مَا جَاءَ فِي فَضْلِ مَنْ رَأَى النَّبِيَّ ﷺ وَصَحِبَهُ
- 125بَابٌ فِي فَضْلِ مَنْ بَايَعَ تَحْتَ الشَّجَرَةِ
- 126بَابٌ فِيمَنْ سَبَّ أَصْحَابَ النَّبِيِّ ﷺ
- 127بَابٌ
- 128بَابُ مَا جَاءَ فِي فَضْلِ فَاطِمَةَ ﵂
- 129بَابُ فَضْلِ خَدِيجَةَ ﵂
- 130بَابٌ مِنْ فَضْلِ عَائِشَةَ ﵂
- 131بَابٌ فِي فَضْلِ أَزْوَاجِ النَّبِيِّ ﷺ
- 132بَابُ فَضْلِ أُبَيِّ بْنِ كَعْبٍ ﵁
- 133بَابٌ فِي فَضْلِ الْأَنْصَارِ وَقُرَيْشٍ
- 134بَابُ مَا جَاءَ فِي أَيِّ دُورِ الْأَنْصَارِ خَيْرٌ
- 135بَابُ مَا جَاءَ فِي فَضْلِ الْمَدِينَةِ
- 136بَابٌ فِي فَضْلِ مَكَّةَ
- 137بَابٌ فِي فَضْلِ الْعَرَبِ
- 138بَابٌ فِي فَضْلِ الْعَجَمِ
- 139بَابٌ فِي فَضْلِ الْيَمَنِ
- 140بَابٌ فِي غِفَارَ وَأَسْلَمَ وَجُهَيْنَةَ وَمُزَيْنَةَ
- 141بَابٌ فِي ثَقِيفٍ وَبَنِي حَنِيفَةَ
- 142بَابٌ
(49) Kitâb: Fazîletler (Menâkıb)
بَابٌ فِي فَضْلِ الْأَنْصَارِ وَقُرَيْشٍ
Enes b. Mâlik (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Ensâr benim gurubum ve sığınığamdır. İnsanlar çoğalacak; Ensâr azalacaktır, onların iyilerinden özürlerini kabul ediniz, kötülerinin kötülüklerine karşı da göz yumunuz.” Diğer tahric: Buhârî, Menakîb; Müslim, Fedail Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir
İbn Abbâs (r.a.)’tan rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Allah’ım! Kureyş’in öncekilerine azabı tattırdın sonrakilerine de nimetlerini artır.” Diğer tahric: Müsned: 2062 Tirmizî: Bu hadis hasen sahih garibtir. Abdulvehhab el Verrak, Yahya b. Saîd el Emevî vasıtasıyla A’meş’den bu hadisin bir benzerini bize rivâyet etmiştir
Enes (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle duâ etti: “Allah’ım! Ensâr’ın oğullarını, Ensâr’ın oğullarının oğullarını ve Ensâr’ın kadınlarını bağışla.” Diğer tahric: Müslim, Fedail Tirmizî: Bu hadis bu şekliyle hasen garibtir
بَابُ مَا جَاءَ فِي أَيِّ دُورِ الْأَنْصَارِ خَيْرٌ
Enes b. Mâlik (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Nebi (s.a.v): “Dikkat ediniz! Size Ensâr ailelerinin en hayırlısını haber vereyim mi?” buyurdu. Ashab: “Evet Ey Allah’ın Rasûlü” dediler. Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Neccâroğulları, sonra Hâris b. Hazreçoğulları. Sonra onların peşinden gelen Haris b. Hazreçoğulları. Sonra Saideoğulları…” Sonra eliyle işaret ederek elleriyle bir şey atan kimsenin hali gibi parmaklarını önce topladı sonra açtı ve şöyle buyurdu: “Ensâr’ın tüm ailelerinde hayır mevcuttur.” Diğer tahric: Müslim, Fedail Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir. Bu hadis aynı zamanda Enes’den, Ebû Üseyd es Saidî’den ve Nebi (s.a.v)’den rivâyet edilmiştir
Ebû Üseyd es Saidî (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Ensaroğullarının en hayırlısı Neccaroğulları, sonra Abduleşheloğlulları sonra Hâris b. Hazrecoğulları sonra Saideoğullarıdır. Ensâr’ın tüm ailelerinde hayır mevcuttur.” Sa’d b. Ubâde diyor ki: “Görüyorum ki: Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem), bize birçoklarını tercih etmiştir” dedi. Bunun üzerine: “Sizi de birçoklarına üstün kılmıştır” denildi. (Buhârî, Menakîb: 27) Bu hadis hasen sahihtir. Ebû Üseyd es Saidî’nin ismi Mâlik b. Rabia’dır. Ebû Hüreyre’den bu hadisin bir benzeri rivâyet edilmiştir. Zührî’den, Ebû Seleme’den, Ubeydullah b. Abdullah b. Ubeyde’den, Ebû Hüreyre’den bu hadisi rivâyet etmiştir
Câbir b. Abdullah (r.a.)’tan rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Ensaroğlullarının en hayırlısı Neccaroğullarıdır.” Tirmizî rivâyet etmiştir. Tirmizî: Bu hadis bu şekliyle garibtir
Cabir b. Abdullah (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Ensâr’ın en hayırlısı Abduleşheloğullarıdır.” Tirmizî rivâyet etmiştir. Tirmizî: Bu hadis bu şekliyle garibtir
بَابُ مَا جَاءَ فِي فَضْلِ الْمَدِينَةِ
Ali (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.) ile beraber çıktık Sa’d b. ebî Vakkâs’a ait olan Harret-üs Sükyâ’ya varınca Rasûlullah (s.a.v.), bana: “Abdest suyunu getiriniz” buyurdu. Abdest aldı, kıbleye dönerek şöyle duâ etti: “Allah’ım! İbrahim senin kulun ve dostun idi, Mekke halkı için sana bereket duâsında bulundu. Ben de senin kulun ve Nebiinim, Medîne halkı için; Sana duâ ediyorum, Medîne halkının ölçeklerini Mekke halkına bereketli kıldığın iki misli bereketli kıl. Her bereketle birlikte iki bereket kıl.” Tirmizî rivâyet etmiştir. Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir. Tirmizî: Bu konuda Âişe, Abdullah b. Zeyd ve Ebû Hureyre’den de hadis rivâyet edilmiştir
Ali b. ebî Tâlib ve Ebû Hureyre (r.anhüma)’dan rivâyete göre, dediler ki: Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Evimle minberimin arası Cennet bahçelerinden bir bahçedir.” Diğer tahric: Buhârî, Cuma; Müslim, Hac Tirmizî: Bu hadis bu şekliyle Ali’nin hadisi olarak hasen garibtir. Ebû Hureyre’den değişik şekillerde de rivâyet edilmiştir
Ebû Hureyre (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Minberimle evim arası; Cennet bahçelerinden bir bahçedir.” Bu senedle Nebi (s.a.v)’in şöyle dediği rivâyet edilmiştir: “Benim şu mescidimde kılınan namaz Mescid-i Haram’dan başka diğer mescidlerde kılınan namazlardan bin kat daha hayırlıdır.” Diğer tahric: Buhârî, Cuma; Müslim, Hac Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir. Ebû Hureyre’den değişik şekillerde de rivâyet edilmiştir
İbn Ömer (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Her kim Medîne’de yerleşip orada ölmeye gücü yeterse orada ölsün; çünkü ben Medîne’de ölenlere şefaat edeceğim.” Diğer tahric: İbn Mâce, Menasik Tirmizî: Bu konuda Sübey’a binti-l Hâris el Eslemiyye’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmizî: Eyyûb es Sahtiyanî’nin rivâyeti olarak bu hadis hasen garibtir
İbn Ömer (r.a.)’den rivâyet edilmiştir: “İbn Ömer’in azâd edip hürriyetine kavuşturduğu kadın yanına gelerek zor günler geçiriyorum bu yüzden Irak’a gitmek arzusundayım.” Bunun üzerine İbn Ömer, şu karşılığı verdi: “Neden toplanma yeri olan Şam’a değil… Sabret ahmak kadın… Ben Rasûlullah (s.a.v.)’in şöyle buyurduğunu işittim: Her kim Medîne’nin darlık ve kıtlığına katlanırsa kıyamet günü ben ona şâhid ve şefaatçi olacağım.” Diğer tahric: Müslim, Hac Tirmizî: Bu konuda Ebû Saîd, Sûfyân b. ebî Züheyr ve Sübey’a el Eslemiyye’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmizî: Bu hadis Ubeydullah’ın rivâyeti olarak bu şekliyle hasen sahih garibtir
Ebû Hureyre (r.a.)’den rivâyete göre, Nebi (s.a.v) şöyle buyurdu: “İslam memleketlerinden en son yıkılacak olan memleket Medîne’dir.” Tirmizî rivâyet etmiştir. Tirmizî: Bu hadis hasen garibtir. Bu hadisi sadece Hişâm b. Urve’nin, Cünade’den rivâyetiyle bilmekteyiz. Tirmizî: Muhammed b. İsmail, Ebû Hureyre’nin bu hadisine hayret etmiştir
Câbir (r.a.)’den rivâyete göre: Bir bedevî, Nebi (s.a.v)’e; Müslüman olmak üzere biat etti. Medîne de sıtmaya yakalandı ve Nebi (s.a.v)’e gelerek: “Benim biatımı geri ver” dedi. Rasûlullah (s.a.v.), kabul etmedi. Sonra yine geldi ve “Biatımı geri ver” dedi. Rasûlullah (s.a.v.), yine kabul etmedi de o bedevî Medîne’den çıkıp gitti. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Medîne bir pota’ya benzer kirini atar temizini bırakır.” Diğer tahric: Buhârî, Hac; Müslim, Hac Tirmizî: Bu konuda Ebû Hureyre’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir
Ebû Hureyre (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Medîne ceylanlarının yayıldıklarını görsem, onları ürkütmem; çünkü Rasûlullah (s.a.v.): “Medîne’nin iki taşlığı arası mukaddes ve haramdır” buyurmuştur. Diğer tahric: Buhârî, Hac; Müslim, Hac Tirmizî: Bu konuda Saîd, Abdullah b. Zeyd, Enes, Ebû Eyyûb, Zeyd b. Sabit, Rafî’ b. Hadîç, Sehl b. Huneyf ve Câbir’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmizî: Ebû Hureyre hadisi hasen sahihtir
Enes b. Mâlik (r.a.)’den rivâyete göre, Nebi (s.a.v)’e, Uhud dağı göründü, bunun üzerine şöyle buyurdu: “Bu bizi seven bizim de kendisini sevdiğimiz bir dağdır. Allah’ım! İbrahim, Mekke’yi haram kıldı. Ben de Medîne’nin iki taşlık arasını haram kılıyorum.” Diğer tahric: Buhârî, Hac Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir
Cerir b. Abndullah (r.a.)’den rivâyete göre, Nebi (s.a.v) şöyle buyurmuştur: Allah bana hicret edeceğimde bildirdi ki: “Şu üç şehirden hangisine gidersen orası senin hicret yurdundur; Medîne, Bahreyn ve Kınnesrîn.” Tirmizî rivâyet etmiştir. Tirmizî: Bu hadis garibtir. Bu hadisi sadece Fadl b. Musa’nın rivâyetiyle bilmekteyiz
Ebû Hureyre (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Medîne’nin her türlü sıkıntısına, kim sabredip katlanırsa kıyamet gününde kendisine şâhid ve şefaatçi olacağım.” Diğer tahric: Müslim, Hac Tirmizî: Bu konuda Ebû Saîd, Sûfyân b. ebî Züheyr ve Sübeyatel Eslemiyye’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmizî: Bu hadis bu şekliyle hasen garibtir. Salih b. ebû Salih; Süheyl b. Ebû Salih’in kardeşidir
بَابٌ فِي فَضْلِ مَكَّةَ
Abdullah b. Adiyy b. Hamra ez Zührî (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem), Hazvere denilen yerde durdu ve şöyle buyurdu: “Ey Mekke! Vallahi sen yeryüzünün en hayırlı ve Allah’a en sevimli olan ülkesisin senden çıkarılmış olmasaydım çıkmazdım.” (İbn Mâce, Menasik: 279 Bu hadis hasen garib sahihtir. Zührî’den benzeri biçimde bu hadisi rivâyet etmiştir.Muhammed b. Amr’da yine bu hadisi Ebû Seleme ve Ebû Hüreyre’den rivâyet etmiştir. Ebû Seleme’den ve Abdullah b. Adiyy b. Hamra’dan rivâyeti bence daha sahihtir)
İbn Abbâs (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.), Mekke için şöyle buyurdu: “Ne güzel bir memleketsin, bana ne kadar da sevimlisin. Benim kavmim beni senden çıkarmış olmasaydı senden başkasında oturmazdım.” Tirmizî rivâyet etmiştir. Tirmizî: Bu hadis bu şekliyle hasen garibtir
بَابٌ فِي فَضْلِ الْعَرَبِ
Selman (r.a.)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.), bana şöyle buyurdu: “Ey Selman! Bana buğz etme, yoksa dininden ayrılmış olursun.” Bunun üzerine: “Ey Allah’ın Rasûlü! Sana nasıl buğz edebilirim; Allah senin vasıtanla bizi hidayete erdirmiştir.” Rasûlullah (s.a.v.): “Arab’a buğz edersen bana buğz etmiş olursun” buyurdu. Tirmizî rivâyet etmiştir. Tirmizî: Bu hadis hasen garibtir. Bu hadisi sadece Ebû Bedr, Şüca b. Velid’in rivâyetiyle bilmekteyiz. Muhammed b. İsmail’den işittim şöyle diyordu: Ebû Zabyan, Selman’a yetişmemiştir. Selman, Ali’den önce vefat etmiştir
Osman b. Affân (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Arab’ı aldatan benim şefaatime nail olamaz ve benim sevgim ona ulaşmaz.” Diğer tahric: Müsned: 488 Tirmizî: Bu hadis garib olup sadece Husayn b. Ömer el Ahmesî’nin, Muharîk’den rivâyeti ile bilmekteyiz. Husayn, hadisçiler yanında sağlam bir kişi değildir
Muhammed b. ebî Rüzeyn (r.a.), vasıtasıyla annesinden rivâyete göre, şöyle demiştir: Ümmül Cerir’in, Arab’tan bir kimse öldüğü vakit zoruna giderdi. Bunun üzerine kendisine bir arab ölünce zoruna gidiyor denildi. Efendimin şöyle dediğini işittim: Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Kıyamet’in yaklaşmasının alametlerinden biri de Arab’ın kırılmasıdır.” Tirmizî rivâyet etmiştir. Muhammed b. Rezin diyor ki: ravinin efendisi Talha b. Malik’tir. Tirmizî: Bu hadis garibtir. Süleyman b. Harb’in rivâyetiyle biliyoruz
Câbir b. Abdullah (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Ümmü Şüreyk, Rasûlullah (s.a.v.)’in bana şöyle buyurduğunu anlattı: “İnsanlar, Deccâl’in şerrinden kaçarak dağlara sığınacaklar.” Ümmü Şüreyk dedi ki: “Ey Allah’ın Rasûlü! O gün Araplar nerededir?” Rasûlullah (s.a.v.): “Onlar o gün çok az olacaklardır” buyurdu. Diğer tahric: Müsli,m, Fityen Tirmizî: Bu hadis hasen garibtir
Semure b. Cündüp (r.a.)’den rivâyete göre, Resulullah sallallahu aleyhi ve selem buyurdu ki: “Sâm; Arapların atasıdır. Yafis: Rumların atasıdır. Ham ise: Habeşlilerin atasıdır.” Diğer tahric: Müsned: 19240 Tirmizî: Bu hadis hasendir. Yafis yerine Yafit veya Yefit de denilmektedir
بَابٌ فِي فَضْلِ الْعَجَمِ
Ebû Hureyre (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Nebi (s.a.v)’in yanında Arap olmayan toplumlardan bahsedildi de bunun üzerine Nebi (s.a.v) şöyle buyurdu: “Onlara veya onların bir kısmına karşı ben; size ve sizden bazılarınıza olduğumdan daha itimatlıyımdır.” Tirmizî rivâyet etmiştir. Tirmizî: Bu hadis garibtir. Sadece Ebû Bekir b. Ayyaş’ın rivâyetiyle bilmekteyiz. Salih b. ebû Salih’e, Salih b. Mehran’da denilir. Amr b. Hureys’in azâdlısıdır
Ebû Hureyre (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Cuma sûresi indiğinde Nebi (s.a.v)’in yanında idik; Rasûlullah (s.a.v.), bu sûreyi okudu üçüncü ayetine gelince bir adam: Ey Allah’ın Rasûlü! Bize ulaşmamış kişiler kimlerdir? Rasûlullah (s.a.v.) cevap vermedi. Selman-ı Farisi aramızda idi. Rasûlullah (s.a.v.) elini, Selman’ın üzerine koydu ve şöyle buyurdu: “Canım kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki, İman, Süreyya yıldızında olsaydı; bunlardan bir kısım insanlar onu elde ederlerdi.” Diğer tahric: Buhârî, Tefsir-ül Kur’ân; Müslim, Fedail Tirmizî: Bu hadis hasendir. Ebû Hureyre’den değişik bir şekilde de rivâyet edilmiştir. Ebü’l Gays’in ismi Salim’dir. Abdullah b. Muti’ın azadlı kölesidir ve Medinelidir
بَابٌ فِي فَضْلِ الْيَمَنِ
Zeyd b. Sabit (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.), Yemen tarafına baktı ve şöyle buyurdu: “Allah’ım! Onların kalplerini bize yönelt, bizim tüm ölçeklerimizi bereketli kıl.” Diğer tahric: Müsned: 20625 Tirmizî: Bu hadis Zeyd b. Sabit’in rivâyeti olarak hasen sahih garibtir. Bu hadisi sadece Imrân el Kattan’ın rivâyeti olarak bilmekteyiz
Ebû Hureyre (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Yemenliler, size geldiler. Onların kalpleri daha yufka, yürekleri daha hassastır. İman, Yemen’dendir, Hikmet de Yemenlidir.” Diğer tahric: Buharî, Bed-il Halk; Müslim, İman Bu konuda İbn Abbâs ve İbn Mes’ûd’tan da hadis rivâyet edilmiştir. Bu hadis hasen sahihtir
Muhammed b. Beşşâr, Abdurrahman b. Mehdî vasıtasıyla Muaviye b. Salih’den, Ebû Meryem el Ensarî’den ve Ebû Hüreyre’den bu hadisin bir benzerini merfu olmaksızın rivâyet etmişlerdir. Bu rivâyet Zeyd b. Hubab’ın rivâyetinden daha sağlamdır
Enes (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Ezd kabilesi yeryüzünde Allah’ın aslanlarıdır. İnsanlar onları küçük düşürmeye çalışsalar bile Allah onları yükseltecektir. İnsanların üzerine öyle bir zaman gelecek ki: Keşke babam Ezd’li olsaydı, keşke annem Ezd’li olsaydı diyecektir.” Tirmizî rivâyet etmiştir. Tirmizî: Bu hadis garibtir. Sadece bu şekliyle biliyoruz. Tirmizî: Bu hadis aynı senedle Enes’den mevkuf olarak rivâyet edilmiştir ki: Bence bu rivâyet daha sağlamdır
Ğaylân b. Cerir (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Enes b. Mâlik’den işittim şöyle diyordu: “Ezd kabilesinden olmasak kamil manada insan olamayız.” Tirmizî rivâyet etmiştir. Tirmizî: Bu hadis hasen sahih garibtir
Ebû Hureyre (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Nebi (s.a.v)’in huzurunda idik, derken bir adam geldi. Kays kabilesinden olduğunu zannettiğim bu adam şöyle dedi: “Ey Allah’ın Rasûlü! Hımyer’i lanetle.” Rasûlullah (s.a.v.) ondan yüz çevirdi sonra o şahıs Rasûlullah (s.a.v.)’e diğer taraftan tekrar geldi. Rasûlullah (s.a.v.) ondan yine yüz çevirdi. Sonra Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Allah’ım Hımyer’i esirge onların ağızlarından kötü söz çıkmaz, devamlı verirler, ellerinden yemek çıkar. Onlar emniyet ve iman sahibidirler.” Tirmizî rivâyet etmiştir. Tirmizî: Bu hadis garib olup sadece bu şekliyle Abdurrezzak’ın hadisi olarak bilmekteyiz. Hadisin râvîlerinden olan Mîna’dan münker hadisler rivâyet edilmektedir
بَابٌ فِي غِفَارَ وَأَسْلَمَ وَجُهَيْنَةَ وَمُزَيْنَةَ
Ebû Eyyûb el Ensarî (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Ensâr, Müzeyne, Cüheyne, Gıfâr, Eşca’ ile Abduddar oğullarından olanlar benim müttefik ve dostlarımdır. Onların Allah’tan başka dostları yoktur. Allah ve Nebii de onların dostudur.” Diğer tahric: Müslim, Fedail Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir
İbn Ömer (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Eslem kabilesi ki Allah onları Müslüman etmiştir. Gıfâr kabilesi ki, Allah onları bağışlasın. Usayye kabilesi ise Allah ve Rasûlüne isyan etmiştir.” Diğer tahric: Buhârî, Menakîb Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir
بَابٌ فِي ثَقِيفٍ وَبَنِي حَنِيفَةَ
Câbir (r.a.)’den rivâyet edilmiştir, dedi ki: Taif kuşatmasında askerler dediler ki: “Ey Allah’ın Rasûlü! Sakîf’in okları bizi yaktı onlar için bedduâ et.” Fakat Nebi (s.a.v): “Allah’ım Sekîf kabilesine hidayet et” diye duâ etti. Tirmizî rivâyet etmiştir. Tirmizî: Bu hadis hasen sahih garibtir
İmrân b. Husayn (r.a.)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v.), üç kabileye ikram eder vaziyette vefat etti; Sakîf, Benî Hanife ve Benî Ümeyye.” Tirmizî rivâyet etmiştir. Tirmizî: Bu hadis ğaribtir. Sadece bu şekliyle bilmekteyiz
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Ebû Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, bedevilerden biri Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’e genç bir deve armağan etmişti. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem), bunun yerine ona altı deve vererek hediyesine karşılık verdi. Fakat bedevi bundan memnun kalmadı ve kızdı. Durum, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e ulaşınca Allah’a hamdetti onu övdü ve şöyle buyurdu: “Falan kişi bana bir deve hediye etti. Ben de ona altı deveyle karşılık verdim; fakat yine de memnun olmadı. Bundan dolayı içimden şöyle geçirdim: Kureyş, Ensâr, Sekîf ve Devsli’den başka kimseden hediye kabul etmeyeyim.” (Ebû Dâvûd, Büyü’: 27) Bu hadis buradakinden daha uzuncadır. Bu hadis başka şekilde de Ebû Hüreyre’den rivâyet edilmiştir. Yezîd b. Harun, Ebû Eyyûb’tan, Ebû’l A’lâ’dan rivâyet ediyorlar. Bu kimse Ebû Eyyûb b. Miskindir. Kendisine İbn ebî Miskin’de denilir. Eyyûb vasıtasıyla Saîd el Makburî’den rivâyet edilen bu hadisteki Eyyûb b. Miskin, Eyyûb Ebû’l A’lâ’dır
Ebû Hureyre (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Fezare oğullarından bir adam Rasûlullah (s.a.v.)’e: El gabe vakasında ganimet olarak aldıkları develerden birini hediye etmişti. Rasûlullah (s.a.v.), buna karşılık olacak bazı hediyeler vermişti. Fakat adam kızdı memnun olmadı. Saonra Rasûlullah (s.a.v.)’den minber üzerinden şöyle buyurduğunu işittim: “Arap’tan bazı kişiler var ki: Bunlardan biri bir hediye hediye ediyor ben de gücümün yettiği kadarıyla ona karşılık veriyorum o da bunu beğenmiyor ve güceniyor. Allah’a yemin ederim ki, şu andan itibaren artık Kureyşli’den, Ensâr’dan, Sekîfli’den ve Devsli’den başka arabın hiçbirinden hediye kabul etmeyeceğim.” Diğer tahric: Ebû Dâvûd, Buyu’ Tirmizî: Bu hadis hasendir. Yezîd b. Harun’un, Eyyûb’tan rivâyet ettiği hadisten daha sahihtir
Ebû Âmir el Eş’arî (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: Esed ve Eş’arîler ne iyi kabilelerdir. Savaştan kaçmaz ganimet malına da hainlik etmezler, onlar benden ben de onlardanım. Ben bu hadisi Muaviye’ye aktardığım da Muaviye Nebi (s.a.v), bu şekilde buyurmadı; “Onlar benden ve banadırlar” buyurdu, dedi. Ben de şu karşılığı verdim: Fakat babam bana bu şekilde anlatmıştır, bana şu şekilde anlatmıştır: Rasûlullah (s.a.v.)’den işittim: “Onlar bendendir ben de onlardanım.” Bunun üzerine Muaviye: “Sen babanın hadisini daha iyi bilirsin” dedi. Tirmizî: Bu hadis hasen garibtir. Vehb b. Cerir’in rivâyeti olarak bilmekteyiz. “Esd” in “Ezd” olduğu da söylenmektedir
İbn Ömer (r.a.)’den rivâyete göre, Nebi (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Eslem kabilesine, Allah selamet versin. Gıfâr kabilesine de Allah mağfiret etsin.” Diğer tahric: Buhârî, Menakîb; Müslim, Fedail Tirmizî: Bu hadis sahihtir. Tirmizî: Bu konuda Ebû Zer’den, Bürde’den, Büreyde’den ve Ebû Hureyre’den de hadis rivâyet edilmiştir
Abdullah b. Dinar (r.a.)’den, Şu’be’nin hadisinin benzeri rivâyet edilmiş olup şu ilaveyi yapmıştır: “Usayye ise Allah ve Rasûlüne isyan etmiştir.” Diğer tahric: Buhârî, Menakîb; Müslim, Fedail) Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir
Ebû Hureyre (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Muhammed (s.a.v.)’in bütün benliğine hâkim olan zat’a yemin ederim ki, Gıfâr, Eslem, Müzeyne ve Cuheyneliler -veya cüheyne- buyurdu. Müzeyneliler, Allah katında kıyamet günü Esd, Tay ve Ğatafan kabilelerinden daha hayırlıdırlar.” Diğer tahric: Buhârî, Menakîb; Müslim, Fedail Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir
İmrân b. Husayn (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Temimoğullarından bir gurup Rasûlullah (s.a.v.)’e gelmişti. Rasûlullah (s.a.v.): “Ey Temimoğulları! Müjdeler size” buyurdu. Onlar da: “Bizi müjdeledin o halde bize ver” dediler. Bunun üzerine Nebi (s.a.v)’in rengi değişti. Sonra, Yemen halkından bir gurup geldi Rasûlullah (s.a.v.), onlara: “Temimoğullarının kabul etmediği hediyeyi siz kabul ediniz” buyurdu. Onlar da: “Kabul ettik” dediler. Diğer tahric: Buhârî, Bed-il Halk Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir
Ebû Bekir (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Eslem, Gıfâr ve Müzeyne; Temim, Esd, Ğatafan, Benî Âmir b. Sa’saa (bu kelimelerde sesini uzattı) den daha hayırlıdırlar” buyurdu. Bunun üzerine Ashab: “Bu kabileler zararda ve ziyandadırlar” dediler. Rasûlullah (s.a.v.), yine: “Onlar bunlardan daha hayırlıdır” buyurdu. Diğer tahric: Buhârî, Menakîb; Müslim, Fedail Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir
بَابٌ
İbn Ömer (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Allah’ım bize Şam’ımızı mübarek kıl, Yemen’imizi mübarek kıl.” Bunun üzerine Ashab: “Necid’imizi de” dediler. Rasûlullah (s.a.v.): “Allah’ım bize Şam’ımızı mübarek kıl, Yemen’imizi mübarek kıl” buyurdu. Ashab yine: “Necid’imizi de” dediler. Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Sarsıntılar ve fitneler oradadır. Şeytanın boynuzu da orada veya oradan çıkacaktır.” Diğer tahric: Buhârî, Bed-il Halk Tirmizî: Bu hadis bu şekliyle İbn Avn rivâyeti olarak hasen sahih garibtir. Bu hadis aynı şekilde Sâlim b. Abdullah b. Ömer’den de rivâyet edilmiştir
Zeyd b. Sabit (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.)’in yanında Kur’ân-ı yazılı parçalardan derlemekte idik. Rasûlullah (s.a.v.): “Ne mutlu Şam’a” buyurdu. Biz de: “Hangi sebeplerden dolayı Ey Allah’ın Rasûlü!” dedik. Rasûlullah (s.a.v.): “Rahman’ın melekleri kanatlarını Şam’ın üzerine germişlerdir” buyurdu. Diğer tahric: Müsned: 20621 Tirmizî: Bu hadis hasen garibtir. Yahya b. Eyyûb’un rivâyetiyle bilmekteyiz
Ebû Hureyre (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Bazı topluluklar ölen atalarıyla övünmekten vazgeçmelidirler, çünkü onlar Cehennem kömürüdürler, aksi takdirde pislik içerisindeki böcekten Allah katında daha değersiz olacaklardır. Allah cahiliyye gururunu ve atalarıyla övünme kötülüğünü gidermiştir. Artık bundan sonra mütteki mü’min ve bahtsız günahkar vardır. Bütün insanlar Adem’in oğullarıdır. Adem de topraktan yaratılmıştır.” Diğer tahric: Ebû Dâvûd, Edeb Tirmizî: Bu konuda İbn Ömer ve İbn Abbâs’tan da hadis rivâyet edilmiştir. Tirmizî: Bu hadis hasen garibtir