Atîyye bin Âmir el-Cühenî (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Selmân (r.a.) den, yediği yemekten biraz daha yemesi için ısrar edilirken şunu işittim: (Yediğim mikdar) bana yeter. Çünkü ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i şöyle buyururken işittim: Dünyada insanların en çok doyasıya yiyeni kıyamet günü açlığı en uzun olanıdır/* Not: Zevâid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde Sald bin Muhammed el-Verrak es-Sakafi bulunur. Âlimler onu zayıf saymıştır. îbn-i Hibbân ve Hâkim de onu sıka, güvenilir saymışlardır
Sünen-i İbn Mâce › Kitâb 29 · YiyeceklerKonum
- ·Sünnet (Mukaddime)266
- 1Tahâret ve Sünnetleri400
- 2Namaz39
- 3Ezan ve Sünnetleri29
- 4Mescidler ve Cemaatler68
- 5Namazın İkâmesi ve Sünnetleri630
- 6Cenâzeler205
- 7Oruç145
- 8Zekât62
- 9Nikâh171
- 10Talâk78
- 11Keffâretler47
- 12Ticâret171
- 13Hükümler (Ahkâm)67
- 14Hibeler15
- 15Sadakalar46
- 16Rehin53
- 17Şuf'a10
- 18Buluntu Mallar (Lukata)10
- 19Köle Azâdı20
- 20Had Cezâları82
- 21Diyet80
- 22Vasiyyetler24
- 23Mîrâs Payları34
- 24Cihâd129
- 25Hac Menâsiki238
- 26Kurbanlar42
- 27Kesim (Zebâih)38
- 28Av51
- 29Yiyecekler120
- 30İçecekler65
- 31Tıp114
- 32Elbise107
- 33Âdâb170
- 34Dua66
- 35Rüya Tabiri34
- 36Fitneler175
- 37Zühd242
- 1بَابُ إِطْعَامِ الطَّعَامِ
- 2بَابُ طَعَامِ الْوَاحِدِ، يَكْفِي الِاثْنَيْنِ
- 3بَابُ الْمُؤْمِنُ يَأْكُلُ فِي مِعًى وَاحِدٍ، وَالْكَافِرُ يَأْكُلُ فِي سَبْعَةِ أَمْعَاءٍ
- 4بَابُ النَّهْيِ أَنْ يُعَابَ الطَّعَامُ
- 5بَابُ الْوُضُوءِ، عِنْدَ الطَّعَامِ
- 6بَابُ الْأَكْلُ مُتَّكِئًا
- 7بَابُ التَّسْمِيَةِ، عِنْدَ الطَّعَامِ
- 8بَابُ الْأَكْلِ، بِالْيَمِينِ
- 9بَابُ لَعْقِ الْأَصَابِعِ
- 10بَابُ تَنْقِيَةِ الصَّحْفَةِ
- 11بَابُ الْأَكْلِ، مِمَّا يَلِيكَ
- 12بَابُ النَّهْيِ عَنِ الْأَكْلِ، مِنْ ذُرْوَةِ الثَّرِيدِ
- 13بَابُ اللُّقْمَةِ، إِذَا سَقَطَتْ
- 14بَابُ فَضْلِ الثَّرِيدِ، عَلَى الطَّعَامِ
- 15بَابُ مَسْحِ الْيَدِ بَعْدَ الطَّعَامِ
- 16بَابُ مَا يُقَالُ، إِذَا فَرَغَ مِنَ الطَّعَامِ
- 17بَابُ الِاجْتِمَاعِ عَلَى الطَّعَامِ
- 18بَابُ النَّفْخِ فِي الطَّعَامِ
- 19بَابٌ إِذَا أَتَاهُ خَادِمُهُ بِطَعَامِهِ، فَلْيُنَاوِلْهُ مِنْهُ
- 20بَابُ الْأَكْلِ عَلَى الْخِوَانِ وَالسُّفْرَةِ
- 21بَابُ النَّهْيِ أَنْ يُقَامَ عَنِ الطَّعَامِ، حَتَّى يُرْفَعَ، وَأَنْ يَكُفَّ يَدَهُ، حَتَّى يَفْرُغَ الْقَوْمُ
- 22بَابُ مَنْ بَاتَ، وَفِي يَدِهِ رِيحُ غَمَرٍ
- 23بَابُ عَرْضِ الطَّعَامِ
- 24بَابُ الْأَكْلِ فِي الْمَسْجِدِ
- 25بَابُ الْأَكْلُ قَائِمًا
- 26بَابُ الدُّبَّاءِ
- 27بَابُ اللَّحْمِ
- 28بَابُ أَطَايِبِ اللَّحْمِ
- 29بَابُ الشِّوَاءِ
- 30بَابُ الْقَدِيدِ
- 31بَابُ الْكَبِدِ وَالطِّحَالِ
- 32بَابُ الْمِلْحِ
- 33بَابُ الِائْتِدَامِ بِالْخَلِّ
- 34بَابُ الزَّيْتِ
- 35بَابُ الْحَلْوَاءِ
- 36بَابُ الْقِثَّاءِ وَالرُّطَبِ، يُجْمَعَانِ
- 37بَابُ التَّمْرِ
- 38بَابٌ إِذَا أُتِيَ، بِأَوَّلِ الثَّمَرَةِ
- 39بَابُ أَكْلِ الْبَلَحِ، بِالتَّمْرِ
- 40بَابُ النَّهْيِ عَنْ قِرَانِ التَّمْرِ
- 41بَابُ تَفْتِيشِ التَّمْرِ
- 42بَابُ التَّمْرِ، بِالزُّبْدِ
- 43بَابُ الْحُوَّارَى [ش الحوراى ما حور من الطعام بيض. وفي للنهاية الخبز الحوارى الذي نخل مرة بعد مرة]
- 44بَابُ الرُّقَاقِ
- 45بَابُ الْفَالُوذَجِ
- 46بَابُ الْخُبْزِ الْمُلَبَّقِ بِالسَّمْنِ
- 47بَابُ خُبْزِ الْبُرِّ
- 48بَابُ خُبْزِ الشَّعِيرِ
- 49بَابُ الِاقْتِصَادِ فِي الْأَكْلِ، وَكَرَاهَةِ الشِّبَعِ
- 50بَابُ مِنَ الْإِسْرَافِ، أَنْ تَأْكُلَ كُلَّ مَا اشْتَهَيْتَ
- 51بَابُ النَّهْيِ عَنْ إِلْقَاءِ الطَّعَامِ
- 52بَابُ التَّعَوُّذِ مِنَ الْجُوعِ
- 53بَابُ تَرْكِ الْعَشَاءِ
- 54بَابُ الضِّيَافَةِ
- 55بَابٌ إِذَا رَأَى الضَّيْفُ مُنْكَرًا، رَجَعَ
- 56بَابُ الْجَمْعِ بَيْنَ السَّمْنِ وَاللَّحْمِ
- 57بَابُ مَنْ طَبَخَ، فَلْيُكْثِرْ مَاءَهُ
- 58بَابُ أَكْلِ الثُّومِ، وَالْبَصَلِ، وَالْكُرَّاثِ
- 59بَابُ أَكْلِ الْجُبْنِ وَالسَّمْنِ
- 60بَابُ أَكْلِ الثِّمَارِ
- 61بَابُ النَّهْيِ عَنِ الْأَكْلِ، مُنْبَطِحًا
(29) Kitâb: Yiyecekler
بَابُ الِاقْتِصَادِ فِي الْأَكْلِ، وَكَرَاهَةِ الشِّبَعِ
بَابُ مِنَ الْإِسْرَافِ، أَنْ تَأْكُلَ كُلَّ مَا اشْتَهَيْتَ
Enes bin Mâlik (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Senin İştiha ettiğin her şeyi yemen israftandır.» Not: Zevaid de: Bu hadis’in isnadı zayıftır. Nuh bin Zekvan’ın zayıflığında ittifak vardır. Ed-Dumeyiri: Bu hadis onun münker hadislerinden biridir
بَابُ النَّهْيِ عَنْ إِلْقَاءِ الطَّعَامِ
Âişe (r.anha)'dan; Şöyle demiştir: (Bir defa) Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) eve girdi de yere atılmış bir ekmek parçası gördü. Onu yerden alıp sildikten sonra yedi ve: Yâ Âişe, değerli şeye saygı göster. Çünkü ekmek parçası hangi kavimden nefret etmiş (kaçmış) ise kat'iyyen bir daha onlara dönmemiştir, buyurdu. Not: Zevâid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde bulunan el-Velld bin Muhammed zayıftır. Sindi de : ed-Dümeyri'nin bu râvlnin hadîs uydurmakla itham edildiğini söylediğini nakletmiştir
بَابُ التَّعَوُّذِ مِنَ الْجُوعِ
Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle duâ ediyordu: «Allahım, ben açlıktan şüphesiz sana sığınırım. Çünkü açlık, gerçekten ne fena yatak arkadaşıdır. Hiyânetten de sana sığınıyorum. Çünkü şüphesiz hıyanet, çok kötü iç duygudur. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde Leys bin Ebi Selltn bulunur. Bu ravl zayıttır
بَابُ تَرْكِ الْعَشَاءِ
Câbir bin Abdillah (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: Bir avuç kuru hurma ile de olsa akşam yemeğini terketmeyiniz. Çünkü bunu bırakmak (insanı) ihtiyarlatır. Not: Zevaid'de şöyle denmiştir: Bunun senedinde İbrahim bin Abdisselı\m bulunur. Bu ravi zayıftır. Tirmizi de bu hadis! Enes (R.A.)'den rivayet ederek. münker bir hadis olduğunu söylemiştir
بَابُ الضِّيَافَةِ
Enes bin Mâlik (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: Hayır, misafir kabul edilen eve bıçağın deve hörgücüne ulaşmasından daha hızlı ulaşır. NoL: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde Cübare ve kesir bulunur. Bu iki ravi zaylftır
İbn-i Abbâs (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: Hayır, içinde yemek yenen eve, bıçağın deve hörgücüne ulaşmasından daha hızlı ulaşır." Not: Zevâid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde Cübâre var. Bu râvî zayıftır. Ayrıca senedde «Abdurrahman bin Nehşel» ifâdesi yanlıştır. Doğrusu şöyledir : Abdurrahman an Ehşel
Ebû Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: Adam'ın, misafiri ile beraber evin kapısına kadar çıkması (yâni uğurlaması) şüphesiz sünnettendir. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir; Bunun senedinde Ali bin Urve bulunur. Bu ravl. terkedilmiş zayıflardan biridir. İbn-i Hiohan, bunun hadis uydurduğunu söylemiştir
بَابٌ إِذَا رَأَى الضَّيْفُ مُنْكَرًا، رَجَعَ
Âli (bin Ebî Tâlİb) (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Ben (bir gün) bir yemek yapıp Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i da'vet ettim. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) geldi. Fakat evde resimler görünce geri gitti
Sefine Ebû Abdirrahmân (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Bİr adam bir yemek yapıp Alî bin Ebî Tâlib (r.a.)'ın evine göndermiş, Fâtıma (r.anha) da: Keşke Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i davet edip O da bizimle beraber yiyerdi, demiş ve bunun üzerine Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i davet etmişler. Resûl-i Ekrem de gelmiş ve elini kapının iki tarafında ağaçların üstüne koymuş. Sonra (içeri gireceği sırada) odanın bir kenarında desenli bir örtü görüp geri gitmiş. Bunun üzerine Fâtıma, Alî'ye: Yetiş de, Seni geri çeviren nedir? Yâ Resûlallah, diye sor, demiş. (Ali de yetişip sormuş ve) Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): Müzevvak (yâni nakışlarla süslü) bir eve girmek benim için yoktur, buyurmuştur
بَابُ الْجَمْعِ بَيْنَ السَّمْنِ وَاللَّحْمِ
İbn-i Ömer (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Bir gün kendisi sofrası üstünde (yemekte) iken Ömer (bin el-Hattâb) (r.a.) onun yanına giriyor. Abdullah sofranın baş kısmında Ömer için yer açıyor. Ömer de: Bismillah diyerek elini vurup bir lokma alıyor. Sonra diğer bir lokma ile ikiliyor, (yâni ikinci bir lokmayı alıyor). Sonra Ömer (r.a.): Ben bir yağ tadını cidden buluyorum. Bu, et yağı değildir, deyince Abdullah (r.a.): Ey mu'minlerin emîri, ben çarşıya çıkıp satınalayım diye semiz et aradım. Fakat bunu pahalı bulunca bir dirhem ile zayıf et aldım ve üstüne bir dirhemlik yağ koydum. Böylece aile ferdlerimin kemiklerden yararlanmasını istedim, diyor. Bunun üzerine Ömer (r.a.) : Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanında et ve yağ birleştiği her zaman O. mutlaka birini yemiş, diğerini de sadaka etmiş (ikisini yediği kat'iyen vâki olmamıştır), diyor. Abdullah (r.a.): Ey mu'minlerin emîr'i (bu defa) al. Bundan sonra et ve yağ benim yanımda birleştiğinde mutlaka bunu yapacağım, diyor. Fakat Ömer (r.a.): Ben yapacak değilim (Yâni bu yemeği yemem), diyor. Not: ZevA.id'de şöyle denilmiştir: Bu, hasen bIr seneddlr. Bu senedde Yahya bin Abdirrahman bin Ubeyd bulunur
بَابُ مَنْ طَبَخَ، فَلْيُكْثِرْ مَاءَهُ
Ebû Zer' (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Bir çorba yapbğın zaman suyunu çoğalt ve çorbandan bir avucunu komşularına ver,» buyurmuştur
بَابُ أَكْلِ الثُّومِ، وَالْبَصَلِ، وَالْكُرَّاثِ
Ma'dftn bin Ebi Talha el-Ya'merî (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Ömer bin el-Hattâb (r.a.), Cuma günü hutbe okumak üzere ayağa kalktı. Allah'a hamd ve sena ettikten sonra şöyle dedi: Ey insanlar! Siz, benim ancak habis sandığım şu sarımsak ve soğan (denilen) iki yeşilliği gerçekten yiyiyorsunuz. Halbuki Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hayatta iken (mescid'de) kendisinden mezkûr yeşillik kokusu hâsıl olan adam görürdüm. (Böylesi mescid'den uzaklaştırılarak) Bakî tarafına çıkarılıncaya kadar elinden tutuluyor (götürülüyor) du. Şu halde, kim bunları behemehal yiyecek olursa pişirmek suretiyle kokusunu gidermesi gerekir
(Ebû Eyyûb-î Ensârî'nin zevcesi) Ümmii Eyyûb (r.a.)'dan; Şöyle demiştir: Ben, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e, içinde (soğan, sarımsak, pırasa gibi) bazı (kokulu) yeşillikler bulunan bir yemek yaptım. Fakat O, (bundan) yemedi ve: «Ben arkadaşım (Cebrail Aleyhisselâm'a eziyet etmekten hoşlanmam.» buyurdu)
Câbir (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Birkaç adam Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanına gelmişler. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), onlardan prasa kokusu duymuş ve: «Ben siz'i bu yeşillikten men etmiş olmadım mı? Şüphesiz insanların rahatsız olduğu şeylerden melekler de rahatsızlanır.»
Ukbe bin Âmir el-Cühenî (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), sahâbîlerine: «Soğan yemeyiniz» buyurmuş, sonra gizli (yâni alçak sesli) bir kelime "Çiğ" buyurmuştur
بَابُ أَكْلِ الْجُبْنِ وَالسَّمْنِ
Selmân-i Fârisî (r.a.)'dan; Şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e sâde yağ, peynir ve firâ (yâni yabanî eşek veya deriden mamul elbise) hükmü soruldu. Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Helâl, Allah'ın, Kitâb'ında (açık veya kapalı olarak) helâlliğini bildirdiği, haram da Allah'ın, Kitâb'ında haramlığını bildirdiği şeydir. Kitâb'ın söz etmediği (yâni helâl veya haram olduğunu belirtmediği) şey de, Allah'ın afiv ettiği (yâni mubah kıldığı) şeylerdendir.»
بَابُ أَكْلِ الثِّمَارِ
Nu'man bin Beşîr (r.a.)'dan; Şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e Tâif'ten bir mlkdar (yaş) üzüm hediye edilmişti. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) beni çağırarak: «Şu salkımı al da anana ulaştır» buyurdu. Ben de üzümü anama ulaştırmadan önce yedim. Birkaç gece sonra Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bana: «Üzüm salkımı ne oldu, onu anana ulaştırdın mı?» diye sordu. Bende: Hayır, dedim. Numân demiş ki Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bana ğuder (vefasız), dedi. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedi sahlh olup rfivileri sıka zatlardır. Fakat Nebi (s.a.v.),den olan rivayette burada anlatılanın akal anlatılmaktadır. Şöyle ki: O rivfiyete göre Numan'ın anası Numan'la Nebi (s.a.v.)'e (yaş) üzüm gönderir. Numan da üzümü Nebi (s.a.v.)'e ulaştınnadan önce bir mikdarını yer. Sonra üzümü getirince Resül-i Ekrem (s.a.v.) onun kulağından tutup ona: ''Ya Guder'' (yani emanete hiyanetle vefasızlık eden), buyurdu ve: ''Kişi sevdiğlyle beraberdir'' buyurdu. Olay ihtilaflıdır. tki ayrı olayolması da muhtemeldir
Talha (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Bir gün ben Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanına girdim. Elinde ayva vardı. Buyurdu ki: Bunu al (ye), ey Talha. Çünkü ayva, şüphesiz gönülü rahatlatır. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde Abdülmelik ez-Zübeyr! bulunur. Bu ravl meçhuldür, EI-Müzzi, el-Etraf'ta ve Zeheb! de el-Kaşif'te Ebü Said'in de zayıf olduğunu söylemişlerdir
بَابُ النَّهْيِ عَنِ الْأَكْلِ، مُنْبَطِحًا
Sâlim'in babası (Abdullah bin Ömer) (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: esulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) .adam'ın yüzükoyun yatarak yemek yemesini yasaklamıştır