Saîd b. Müseyyeb'den: Nafile olarak Kabe'ye kurban gönderen bir kimsenin hayvanı sakatlanırsa onu derhal keser, etini insanlara dağıtır. Başka bir şey gerekmez. Ancak şayet etinden kendisi yer, başkalarına da yemelerini emrederse yeniden bir tane daha kesmesi gerekir
Muvatta' › Kitâb 20 · HacKonum
- 1Namaz Vakitleri31
- 2Tahâret114
- 3Namaz75
- 4Namazda Sehiv3
- 5Cuma21
- 6Ramazanda Namaz8
- 7Teheccüd33
- 8Cemaatle Namaz39
- 9Namazı Kısaltma102
- 10İki Bayram13
- 11Korku Namazı4
- 12Tutulma Namazı4
- 13Yağmur Duası6
- 14Kıble15
- 15Kur'ân49
- 16Cenâzeler57
- 17Zekât52
- 18Oruç58
- 19Ramazanda İ'tikâf15
- 20Hac254
- 21Cihâd50
- 22Adaklar ve Yeminler18
- 23Kurbanlık Hayvanlar13
- 24Hayvan Kesimi10
- 25Av13
- 26Akîka7
- 27Ferâiz (Mîrâs)17
- 28Nikâh59
- 29Talâk119
- 30Süt Emzirme18
- 31Alım Satım95
- 32Kırâd (Mudârebe)2
- 33Ortakçılık (Müsâkât)2
- 34Arazi Kiralama5
- 35Şuf'a4
- 36Hükümler56
- 37Vasiyyetler9
- 38Azâd ve Velâ25
- 39Mükâteb7
- 40Müdebber3
- 41Had Cezâları35
- 42İçecekler15
- 43Diyet43
- 44Kasâme Yemini1
- 45Medîne25
- 46Kader10
- 47Güzel Ahlâk18
- 48Giyim20
- 49Rasûlullah'ın (ﷺ) Vasıfları40
- 50Nazar19
- 51Saç17
- 52Rüyâlar8
- 53Selâmlaşma6
- 54Genel Konular45
- 55Bîat3
- 56Söz28
- 57Cehennem2
- 58Sadaka15
- 59İlim1
- 60Mazlumun Duası1
- 61Rasûlullah'ın (ﷺ) İsimleri1
(20) Kitâb: Hac
Abdullah b. Abbas'tan da aynı mealde bir rivayet vardır
İbn Şihab'tan: Bir kimsenin ceza, adak veya temettu kurbanı olarak sevkettiği hayvan yolda ölürse, yerine bir daha göndermesi gerekir
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
İmam Malik'ten: Ömer b. Hattab, Ali b. Ebî Talip ve Ebu Hureyre'ye: «— Hac için ihrama gii'en kimse, hanımıyla cima etmesi halinde ne yapar?» diye soruldu. «— Haccını ifaya devam eder, ancak ertesi sene tekrar bir hac yapması ve kurban kesmesi icab eder» diye cevap verdiler. Ayrıca Hz. Ali şiınu da ilave etti: «— Ertesi seneki hacda, haccı bitirinceye kadar karı-koca bir birine yaklaşmazlar
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Süleyman b. Yesar'dan: Ebu Eyyüb el-Ensari hacca gitmek için yola çıktı. Mekke yolu üzerindeki Nazîye'ye gelince bineğini kaybetti. Bayram günü Ömer b. Hattab'ın huzuruna çıktı, olanları anlattı. Ömer (r.a.) ona: «— Umre yapan nasıl yaparsa, sen de öyle yap ve ihramdan çık. Ertesi sene hac zamanı gelince tekrar haccet ve kolayına gelenden bir de kurban kes» dedi
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Abdullah b. Abbas'tan: Bana Mina'dan dönmeden hanımıyla cima eden bir adamın durumu soruldu. Kabe'ye bir dişi deve kurban göndermesini söyledim
İbn Abbas'ın azatlısı İkrime'den: Abdullah b. Abbas'tan başkası olacağım zannetmiyorum biri şöyle demişti: Ziyaret tavafinı yapmadan ailesiyle cima eden kimse umresini yeniler ve kurban keser
Said b. Müseyyeb'den: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) Hayber'i fethettiği gün Hayber yahudilerine: ve celil olan Allah'ın sizi burada ikamet ettirdiği gibi, bahçelerinizin mahsulü olan meyveler (hurmalar) sizinle aramızda müşterek olmak üzere ben de sizi burada (yerinizde) bırakıyorum.» dedi. İbn Abdilber der ki: Bütün Muvatta ravileri, çoğu İbn Şihab ravileri mürsel olarak Rivâyet etmişlerdir. Bkz. Şeybanî, 831. b. Müseyyeb diyor ki: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem), Abdullah b. Ravaha (radıyallahü anh)'yı gönderirdi. O da ağaçlardaki yaş hurmanın miktarını tahmin eder, sonra onlara: İsterseniz size kalsın (bize düşen hissenin parasını verirseniz), isterseniz (bize düşeni) hurma olarak alırım.» derdi. da o hurmaları alırlardı. Bu hadisi şeriften anlaşıldığına göre, fetihten sonra hurmalar Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ile müslümanlara ait olmuştur. Onlara buraları müsâkât yoluyla verilmiştir. Böylece, çalışmalarına karşılık, hurmaların bir kısmı kedilerine bırakılmıştır. Miktarı tahmin edildikten sonra onlara bırakılması da satış yoluyla olmuştur. Çünkü onlar rutab (yani yaş) iken yemek veya satmak istiyorlardı. Ashab ise ancak temr (kuru hurma) olarak alıyorlardı. (Bâcî, el-Münteka, c. 5 s)
Ali b. Ebî Talib'den: Kabe'ye gönderilecek kurbanlıkların en kolay elde edileni koyundur
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Abdullah b. Ömer'den: Kabe'ye göndermek için en kolay elde edilebilecek kurbanlık, deve yahut da sığırdır
Abdurrahman'ın kızı Amre'nin azatlısı Rukayye'den: Abdurrahman'ın kızı Anıre, Mekke'ye gitmek için yola çıktı. Mekke'ye Zilhiccenin sekizinci günü vardı. Ben de yanında idim. Tavaf ve sa'y yaptı, sonra da Mescidin avlusuna girerek bana: «— Yanında makas var mı?» dedi. «— Hayır?» dedim. «— Öyleyse bul!» dedi. Bulup getirdim. Makasla başından saçlarını kısalttı. Bayramın birinci günü de bir koyunu kurban olarak kesti
Sadaka b. Yesar el-Mekkî'den: Yemenli bir adam Abdullah b. Ömer'e geldi. Adam saçlarını örmüştü. «Ya Ebu Abdurrahman! Ben sadece umre yapmak için geldim!» dedi. Abdullah b. Ömer ona: «— Eğer ben yanında olsaydım veya bana sorsaydın, sana kır'an haccı yapmanı söylerdim.» deyince Yemenli: «— Oldu bir kere!» dedi. Abdullah b. Ömer: «— Öyleyse başındaki yüksekliği (saçlarını) kısalttır, sonra da Kabe'ye kurbanlık gönder.» deyince Iraklı bir kadın: «— Gönderilecek kurbanlık nedir, Ebu Abdurrahman?» dedi. Abdullah tekrar: «— Kurbanlık,» deyince kadın: «— Kurbanlığın bedeli nedir?» dedi. Bunun üzerine Abdullah b. Ömer: «— Şayet kesecek hiç bir şey bulamazsan, bir koyun kes. Bence bu, oruç tutmandan daha iyidir» dedi
İmâm-ı Mâlik der ki: İki kişi arasında ortak olan bir su gözesinin (veya kuyusunun) suyu kesildiğinde onlardan biri onu yapmak ve işletmek istese, diğeri de: «Yapacak bir şey bulamıyorum.» dese, bu durumda işletmek isteyene: «Sen yap ve masraflarını da karşıla. Suyun hepsi senin olur. Ortağın senin harcadığın masrafın yarısını getirinceye kadar onunla bahçe sularsın. Yaptığın masrafın yarısını getirince sudan hissesini alır.» denilir. Burada suyun hepsi, masrafları karşıladığı için birinci adama veriliyor. Eğer çalışması neticesinde bir şey elde edemezse, diğeri de masraftan herhangi bir şey ödemez. İşte bu yüzden de suda hak sahibi olmaya diğerinden daha layıktır. O da kendisine düşen masrafları ödeyip ortak oluncaya kadar birinci adam kullanır
Abdullah b. Cafer'in azatlısı Ebu Esmadan: Abdullah b. Cafer'le beraberdim."Onunla Medine'den yola çıktık. Sükya'da hastalanan Hüseyin b. Ali'ye uğradık... Abdullah b. Cafer, orada haccı kaçırma tehlikesi belirinceye kadar kaldı. Medine'de bulunan Ali b. Ebî Talib'e ve Umeys'in kızı Esma'ya haber gönderdi. Onlar da geldiler... Daha sonra Hz. Hüseyin -tıraş için- başını işaret etti. Bunun üzerine Hz. Ali, oğlunun saçlarının tıraş edilmesini emretti. Daha sonra ise Sükya'da kefareti yerine getirilerek bir deve kurban kesildi. Yahya b. Saîd bu konuda şöyle der: Hz. Hüseyin, bu Mekke yolculuğuna Osman b. Affan'la çıkmıştı
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
İmam Malik bu konuda şöyle der: Allah Teala ayet- kerimede: «Hacda kadınlarla refes, füsuk kurban ve cidal / cedelleşme yoktur.»[Bakara, 197] buyurmaktadır. Allahu a'lem, bu ayeti kerimede geçen refes kelimesi cinsî münasebet olarak, fusuk kelimesi putlara kurban kesme olarak şu ayeti kerimelerde geçmektedir: «— Oruç tuttuğunu? günlerin geceleri kadınlarınıza yaklaşmanız (refes) size helal kılındı.»[Bakara, 187] «Veya Allah'tan başkası için ihrama girip kurban kesmek (fısk)...» Hacda Cidal'e gelince, cahiliyye devrinde Kureyşliler Muzde-life'deki Kuzah'da, diğer Araplar ve başkaları ise Arafatta durur, Kureyş: «Biz daha doğru yoldayız,» Araplar ve diğerleri: «Biz daha doğru yoldayız!» diye mücadele ederlerdi. Bunun için Allah şu ayeti inzal buyurdu: «— Her ümmet için kendisiyle amel ettikleri bir şeriat kıldık. Onun için bu konuda seninle niza* yapmasınlar. Sen onları rabbine çağır, çünkü sen en doğru yoldasın.»[Maide, 48] Bu ayette sözü edilen (niza') cidaldir. Ben bunu ehl-i ilimden işittim
Abdullah b. Ömer'den: Müzdelife gecesi fecir doğmazdan önce Arafat'ta vakfe yapmayan kimse, haccı kaçırmış demektir. Şayet, Müzdelife gecesi fecirden önce Arafatta vakfe yapmış ise, hacca yetişmiş olur
Böyle bir durumda müsakat ancak gelecek yıl için yapılır. Satılması helâl olacak durumdaki meyvelerde yapılacak müsakat ise kiralama olur. Çünkü bu durumda bahçe sahibi ile olgunlaşan meyveler hakkında onları korumak ve toplayıp kesmek için müsakat yapmış olur. Bu da mal sahibinin ona (ücret olarak) vereceği bir para mesabesindedir. Buna da müsakat denmez. Müsakat ancak ağaçların budanması ile meyvelerin olgunlaşmaya yüz tutması arasındaki zamanda yapılır
Nafi'den: Abdullah b. Ömer ailesini ve çocuklarını Müzdelife'den Mina'ya Sabah namazından önce gönderir ve kalabalıktan önce cemreleri taşlamalarını sağlardı. Diğer tahric: Buhari, Hac; Müslim, Hac
Ebu Bekrin kızı Esma'nın azatlısı hanım der ki: Ebu Bekrin kızı Esma ile beraber alaca karanlıkta Mina'ya geldik. Esma'ya: «— Alaca karanlıkta geldik...» dedim. Bunun üzerine Esma: «— Senden daha hayırlısıyle beraber olduğumuz zaman da aynı şekilde yapardık.» diye cevap verdi. Diğer tahric: Buhari, Hac; Müslim, Hac
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Münzir'in kızı Fatma'dan: Ebu Bekr'in kızı Esma'yı kendisine ve arkadaşlarına namaz kıldıran kimseye sabah namazını şafak sökünce kıldırmasını emrederken gördüm. Daha sonra o bineğine biner, Mina'ya giderdi, orada vakfe yapmazdı
Hişam, babası Urve'den naklediyor: Usame b. Zeyd'e Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in veda haccında Arafat'tan inerken nasıl yürüdüğü soruldu. Ben de yanında idim, şu cevabı verdi: «Normal adımlarla yürüyordu, ancak düz bir alana gelince hızlanıyordu.» İmam Malik der ki: Hişam «(Hadiste 'nas' diye geçen) hızlı yürüme, normal yürümenin biraz hızlandırılmışıdır.» dernektedir
Nafî'den: Abdullah b. Ömer, Batn-ı Muhassir'de bineğini cemrelere bir taş atımlık mesafeye kadar sürerdi
İmam Malik'ten: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Mina'da: «Mina'mn her tarafında kurban kesilebilir» buyurduktan sonra: «Merve'de de» dedi. Daha sonra: «Mekke'nin bütün sokak ve yollarında kurban kesilebilir» buyurdu. Bu Hadis: Ebu Davud, Hac (Cabir'den); İbn Mace, Menasik
Abdurrahman'ın kızı Amre'den: Hz. Aişe'nin şunları anlattığını duydum: Zilkade'nin bitimine beş gün kala Resulullah ile birlikte yola çıktık. Sadece hac yapacağımızı zannediyorduk. Mekke'ye yaklaşınca Nebi s.a.v. yanında kurbanlığı olmayanların tavaf ve sa'y'den sonra ihramdan çıkmalarını emretti. Bayram günü bize biraz sığır eti getirildi. «Bu nedir?» diye sordum. «Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, hanımları için kurban kesti» dediler. Yahya b. Saîd şöyle der: Bu hadisi Kasım b. Muhammed'e naklettim. Bana şöyle dedi: «Allah'a yemin ederim ki Amre sana tam olarak, eksiksiz anlatmış.» Diğer tahric: Buharî, Hacc; Müslim, Hac
Mu'minlerin annesi Hafsa'dan: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e: «— Herkese ne oluyor da ihramdan çıkıyorlar? Halbuki sen daha umreden çıkmadın! dedim. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şu karşılığı verdi: «— Ben saçlarımı keçeledim, kurbanlığıma nişanımı taktım, onun için kurbanı kesinceye kadar ihramdan çıkamam.» Diğer tahric: Buharî, Hac; Müslim, Hac
Ali b. Ebî Talib'ten: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem kurbanlıklarından bir kısmını kendisi bizzat keser, bir kısmını da başkaları keserdi. Bu Hadis: Müslim, Hac (Cabir'den)
Abdullah b. Ömer'den: Bir dişi deve adayan, kurbanlığına nişan takar, işaret olarak cini (işaret) yapar, sonra da bayram günü Kabe'de veya Mina'da keser. Bu iki yerden başka kesim yeri yoktur. Cinsiyet gözetmeksizin bir deve veya sığır kesmeyi adayan kimse, bunu istediği yerde kessin
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Abdullah b. Ömer'den: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: «—Allahım, saçlarım tıraş edenlere merhamet et!» diye dua edince oradakiler: «— Kısaltanlara da ya Resulullah!» diye ilave ettiler. Nebi s.a.v. tekrar: «— Allahım, saçlarını tıraş edenlere merhamet et!» deyince oradakiler tekrar: «— Kısaltanlara da ya Resulallah!» deyince Nebi s.a.v. onların dediklerini de ilave ederek: «—Allahım, saçlarını kesenlere ve kısaltanlara merhamet et» diye dua etti. Diğer tahric: Buharî, Hac; Müslim, Hac
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Nafî'den: Abdullah b. Ömer, Ramazan'da orucunu açtığı zaman o sene hacca da gitmeyi isterse, hac yapıncaya kadar saçından sakalından hiç bir şey kesmezdi. İmam Malik der ki: îbn Ömer'in bu hareketi diğer insanlar için bir ölçü olmaz
Nafî'den: Abdullah b. Ömer hac veya umrede tıraş olduğu zaman, sakalından ve bıyıklarından da kısaltırdı
İmâm-ı Mâlik der ki: Mal sahibinin, bahçeye bakan kimseye, orada hizmet gören kölelerden birini çıkarıp almayı şart koşması, caiz değildir
Nafî'den: Abdullah b. Ömer aile çevresinde Mücebber diye bilinen biriyle karşılaştı. Ziyaret tavafinı yapmış, fakat ne traş olmuş ne de saçlarını kısaltmıştı. Böyle yapacağını bilmiyordu. Bunun üzerine Abdullah ona geri dönüp tıraş olmasını ya da saçlarını kısaltmasını, daha sonra da Beytullah'ı tavaf edip dönmesini söyledi
İmam Malik'ten: Salim b. Abdullah ihrama girmek istediği zaman bir makas ister, bineğine binip ihrama girmeden önce sakal ve bıyıklarını düzeltirdi
Abdullah b. Ömer'den: Ömer b. Hattab şöyle dedi: «Saçlarını ören tıraş olsun, saçı keçelenmiş kimselere benzemeyin.»
Saîd b. Müseyyeb'den: Ömer b. Hattab; « Saçlarını topuz yapan, ören ya da keçelendirenin tıraş olması şarttır" derdi.»
Abdullah b. Ömer'den: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Beytullah'a girdi. Usame b. Zeyd, Bilal b. Rebah ve Osman b. Talha el-Hacebî de yanında idiler, içeri girince kapıyı kapayıp bir süre orada kaldılar. Çıktıktan sonra Bilal'a Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in ne yaptığını sordum, «Sütunlardan birini sağına aldı, ikisini soluna aldı, üçünü de arkasına alarak namaz kıldı.» dedi. O zamanlar Beytullah'ın altı sütunu vardı. Diğer tahric: Buharî, Salat; Müslim, Hac
Salim b. Abdullah'tan: Abdülmelik b, Mervan, Haccac b. Yusuf'a bir mektup yazarak hacla ilgili işlerde Abdullah b. Ömer'e muhalefet etmemesini bildirdi. Arefe günü olunca güneş zevalden döndüğü zaman, Abdullah ona geldi. Ben de yanında idim. Çadırının yanına gelince: «Nerede şu?» diye bağırdı. Haccac üzerinde sarı renkli bir güneşlikle dışarı çıktı. «Ne var Ebu Abdurrahman?» dedi. Abdullah: «— Sünnete uymak istiyorsan acele et!» dedi. Haccac: «— Bu saatte mi?» deyince, Abdullah b. Ömer: «— Evet!» dedi. Bunun üzerine Haccac: «— Bekle, tepemden bir su döküp geleyim.» dedi. Haccac çıkıncaya kadar Abdullah bekledi. Sonra da benimle babam arasında yürüdü. Ben Haccac'a: «— Bugün sünnete göre amel etmek istiyorsan hutbeyi kısa tut, namazı da acele kıldır» dedim. Bunun üzerine Abdullah b. Ömer'in bu sözünü duyup duymadığım anlamak için ona doğru baktı. Bunu gören Abdullah: «— Salim haklıdır!» dedi. Diğer tahric: Buharî, Hac
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Abdullah b. Ömer'den: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem akşamla yatsıyı Müzdelife'de beraber kıldı. Diğer tahric: Buharî, Hac; Müslim, Hac
Usame b. Zeyd'den: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Arafat'tan inerken Müzdelife'ye gelmeden bir dar yolda durdu, küçük abdestini yapıp derhal abdest aldı. Cemaate abdest almaları için vakit de vermedi. Bunun üzerine ben: «— Namaz mı kılacağız ya Resulallah?» dedim. «— Namaz ileride!» buyurdu. Bineğine binerek Müzdelife'ye kadar geldi. Orada inip abdest aldı, abdest almaları için cemaate de süre tanıdı. Sonra kamet getirilip akşam namazını kıldı. Herkes devesi yanında çökmüş dururken, bu sefer yatsı için kamet getirildi, onu da kıldılar. Akşamla yatsı arasında başka hiç bir namaz kılınmadı. Diğer tahric: Buharî, Vudu; Müslim, Hac
Ebu Eyyub el-Ensarî'den: Ben veda haccı esnasında müzdelife'de Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile beraber akşamla yatsıyı yatsı vaktinde kıldım. Diğer tahric: Buharî, Hac; Müslim, Hac
Nafî'den: Abdullah b. Ömer, Müzdelife'de akşamla yatsıyı birlikte kılardı