SÜNNETİMİZSÜNNET VE HADİS KÜTÜPHANESİ
Sahih-i Müslim › Kitâb 45 · Birr, Sıla ve Güzel AhlâkKonum
BÂBLAR — Birr, Sıla ve Güzel Ahlâk (51)
  1. 1باب بر الوالدين، وأنهما أحق به
  2. 2باب تقديم بر الوالدين على التطوع بالصلاة، وغيرها
  3. 3باب رغم أنف من أدرك أبويه أو أحدهما عند الكبر، فلم يدخل الجنة
  4. 4باب فضل صلة أصدقاء الأب والأم، ونحوهما
  5. 5باب تفسير البر والإثم
  6. 6باب صلة الرحم، وتحريم قطيعتها
  7. 7باب تحريم التحاسد والتباغض والتدابر
  8. 8باب تحريم الهجر فوق ثلاث، بلا عذر شرعي
  9. 9باب تحريم الظن والتجسس والتنافس والتناجش، وَنَحْوِهَا
  10. 10باب تحريم ظلم المسلم وخذله واحتقاره ودمه وعرضه وماله
  11. 11باب النهي عن الشحناء والتهاجر
  12. 12باب في فضل الحب في الله
  13. 13باب فضل عيادة المريض
  14. 14باب ثواب المؤمن فيما يصيبه من مرض أو حزن أو نحو ذلك، حتى الشوكة يشاكها
  15. 15باب تحريم الظلم
  16. 16باب نصر الأخ ظالما أو مظلوما
  17. 17باب تراحم المؤمنين وتعاطفهم وتعاضدهم
  18. 18باب النهي عن السباب
  19. 19باب استحباب العفو والتواضع
  20. 20باب تحريم الغيبة
  21. 21باب بشارة من ستر الله تعالى عيبه في الدنيا، بأن يستر عليه في الآخرة
  22. 22باب مداراة من يتقي فحشه
  23. 23باب فضل الرفق
  24. 24باب النهي عن لعن الدواب وَغَيْرِهَا
  25. 25باب من لعنه النبي ﷺ أو سبه أو دعا عليه، وليس هو أهلا لذلك، كان له زكاة وأجرا ورحمة
  26. 26باب ذم ذي الوجهين، وتحريم فعله
  27. 27باب تحريم الكذب، وبيان المباح منه
  28. 28باب تحريم النميمة
  29. 29باب قبح الكذب، وحسن الصدق، وفضله
  30. 30باب فضل من يملك نفسه عند الغضب، وبأي شيء يذهب الغضب
  31. 31باب خلق الإنسان خلقا لا يتمالك
  32. 32باب النهي عن ضرب الوجه
  33. 33باب الوعيد الشديد لمن عذب الناس بغير حق
  34. 34باب أمر من مر بسلاح، في مسجد أو سوق أو غيرهما من المواضع الجامعة للناس، أن يمسك بنصالها
  35. 35باب النهي عن الإشارة بالسلاح إلى مسلم
  36. 36باب فضل إزالة الأذى عن الطريق
  37. 37باب تحريم تعذيب الهرة ونحوها، من الحيوان الذي لا يؤذي
  38. 38باب تحريم الكبر
  39. 39باب النهي عن تقنيط الإنسان من رحمة الله تعالى
  40. 40باب فضل الضعفاء والخاملين
  41. 41باب النهي من قول: هلك الناس
  42. 42باب الوصية بالجار، والإحسان إليه
  43. 43باب استحباب طلاقة الوجه عند اللقاء
  44. 44باب استحباب الشفاعة فيما ليس بحرام
  45. 45باب استحباب مجالسة الصالحين، ومجانبة قرناء السوء
  46. 46باب فضل الإحسان إلى البنات
  47. 47باب فضل من يموت له ولد فيحتسبه
  48. 48باب إذا أحب الله عبدا، حببه إلى عباده
  49. 49باب الأرواح جنود مجندة
  50. 50باب المرء مع من أحب
  51. 51باب إذا أثنى على الصالح فهي بشرى ولا تضره

(45) Kitâb: Birr, Sıla ve Güzel Ahlâk

كتاب البر والصلة والآداب
222 hadis · 222 rivayet · Sayfa 5/5
BÂB (47) · DEVAMI

باب فضل من يموت له ولد فيحتسبه

Sahih-i Müslim 6700Sahih (Müslim'in Sahîh'i)

Bize Muhammed b. Müsennâ ile İbnl Beşşâr rivayet eltiler (Dedilerki): Bize Muhanımed b. Ca'fer rivayet etti H. Bize Ubeyduİlah b. Muâz da rivayet etti. (Dediki): Bize habam rivâyet etti (Dediki): Bize Şu'be, Abdurrahman b. Esbahânî'den bu isnadda yukarki hadîsin mânâsı gibi rivayette bulundu. İki râvi hep hırden Şu'be'den, o da Abdurrahman b. Esbahânî'den naklen şunu ziyade ettiler: Dediki Ben Ebû Hâzimi, Ebu Hureyre'den naklen rivayet ederken dinledim. O bulûğa ermemiş üç çocuğunu, dedi.» Not : Bu hadis 2633'ün devamı gibidir, onu okumadan buradaki ziyadenin ne olduğunu anlayamazsınız .Ki o hadiste 3 yada 2 evladı ölen Müslüman’ın cehennemden korunacağı bildirilmektedir. İzah 2636 da

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَابْنُ، بَشَّارٍ قَالاَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، ح وَحَدَّثَنَا عُبَيْدُ، اللَّهِ بْنُ مُعَاذٍ حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ الأَصْبَهَانِيِّ، فِي هَذَا الإِسْنَادِ ‏.‏ بِمِثْلِ مَعْنَاهُ وَزَادَا جَمِيعًا عَنْ شُعْبَةَ عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ الأَصْبَهَانِيِّ قَالَ سَمِعْتُ أَبَا حَازِمٍ يُحَدِّثُ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ قَالَ ‏ "‏ ثَلاَثَةً لَمْ يَبْلُغُوا الْحِنْثَ ‏"‏ ‏.‏
Sahih-i Müslim, Kitâb 45 (Birr, Sıla ve Güzel Ahlâk), Bâb 47, Hadis no. 6700
Sahih-i Müslim 6701Sahih (Müslim'in Sahîh'i)

Bize Süveyd b. Saîd ile Muhammed b. Abdi’l-A'lâ rivâyet ettiler. Lâfızları birbirine yakındır, (Dediler ki): Bize Mu'temir babasından, o da Ebû's-Se'lil'den, o da Ebû Hassân'dan naklen rivâyet etti. (Şöyle dedi): Ebû Hüreyre'ye; Gerçekten benim iki oğlum öldü. Bana Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’den nasıl bir hadîs rivâyet edeceksin ki, onunla ölenlerimizden dolayı kalblerimizi ferahlandırasın! dedim, Ebû Hüreyre: Evet (söyleyeyim) dedi, (Ve şu hadîsi rivâyet etti): (vefat eden) küçükleri cennetin kurtlarıdır. Birisi babasına — yahut annesine, babasına demiş, rastlar da, benim şu senin elbisenin kenarından tuttuğum gibi elbisesinden tutar— yahut elinden, demiş.. Bir daha kendisini Allah babasiyle birlikte cennete koyuncuya kadar bırakmaz.» rivâyetinde hadîs şöyledir: ki: Bize Ebû's-Selil rivâyet etti. ki): Bana bu hadîsi tîbeydullah b. Saîd de rivâyet etti. ki): Bize Yahya (yani İbn Saîd) Teymî'den bu isnadla rivâyet etti. Ve şöyle dedi: Sen Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’den ölenlerimizden dolayı bizim kalblerimizi ferahlandıracak bir şey işittin mi? Ebû Hüreyre: Evet! cevâbını verdi

Sahih-i Müslim, Kitâb 45 (Birr, Sıla ve Güzel Ahlâk), Bâb 47, Hadis no. 6701
Sahih-i Müslim 6703Sahih (Müslim'in Sahîh'i)

Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Muhammed b. Abdillah ve Ebû Saîd E!-Eşec rivayet ettiler. Lâfız Ebû Bekr'indir. (Dedilerki): Bize Hafs (yâni İbni Gıyas) rivayet etti. H. Bize Ömer b. Hafs b. Giyâs da rivayet etti. (Dediki): Bize babam dedesi Talk b. Muaviye'den, o da Ebû Zûr'a b. Amr b. Cerîr'den, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Bir kadın Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e bir çocuğunu getirerek: — Yâ Nebiyyallah! Bunun için Allah'a dua et! Gerçekten üç tanesini (toprağa) gömdüm, dedi. «Üç çocuk mu gömdün?» — Evet! «Muhakkak cehennemden kuvvetli bir mâni ile korundun!» buyurdular. Râviler arasından Ömer: «Dedesinden dedi. Geri kalanlar «Talk'dan» dediler. Dede lâfzını anmadılar

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَمُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ نُمَيْرٍ، وَأَبُو سَعِيدٍ الأَشَجُّ - وَاللَّفْظُ لأَبِي بَكْرٍ - قَالُوا حَدَّثَنَا حَفْصٌ، - يَعْنُونَ ابْنَ غِيَاثٍ ح وَحَدَّثَنَا عُمَرُ بْنُ حَفْصِ، بْنِ غِيَاثٍ حَدَّثَنَا أَبِي، عَنْ جَدِّهِ، طَلْقِ بْنِ مُعَاوِيَةَ عَنْ أَبِي زُرْعَةَ بْنِ عَمْرِو بْنِ جَرِيرٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ أَتَتِ امْرَأَةٌ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم بِصَبِيٍّ لَهَا فَقَالَتْ يَا نَبِيَّ اللَّهِ ادْعُ اللَّهَ لَهُ فَلَقَدْ دَفَنْتُ ثَلاَثَةً قَالَ ‏"‏ دَفَنْتِ ثَلاَثَةً ‏"‏ ‏.‏ قَالَتْ نَعَمْ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ لَقَدِ احْتَظَرْتِ بِحِظَارٍ شَدِيدٍ مِنَ النَّارِ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ عُمَرُ مِنْ بَيْنِهِمْ عَنْ جَدِّهِ ‏.‏ وَقَالَ الْبَاقُونَ عَنْ طَلْقٍ ‏.‏ وَلَمْ يَذْكُرُوا الْجَدَّ ‏.‏
Sahih-i Müslim, Kitâb 45 (Birr, Sıla ve Güzel Ahlâk), Bâb 47, Hadis no. 6703
Sahih-i Müslim 6704Sahih (Müslim'in Sahîh'i)

Bize Kuteybe b. Saîd ile Züheyr b. Harb rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Cerîr Ebû Gıyas Talk b. Muaviye En-Nehaî'den, o da Ebû Zûr'a b. Amr b. Cerîr'den, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş); Bir kadın Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e bir oğlunu getirerek : — Yâ Resûlallah! Bu çocuk rahatsızdır. Ben ondan korkuyorum. Gerçekten (toprağa) üç tane gömdüm, dedi. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Muhakkak cehennemden kuvvetli bir mânı ile korundun!» buyurdular. Züheyr: Talk'dan, dedi. Künyeyi anmadı

حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنْ طَلْقِ بْنِ مُعَاوِيَةَ، النَّخَعِيِّ أَبِي غِيَاثٍ عَنْ أَبِي زُرْعَةَ بْنِ عَمْرِو بْنِ جَرِيرٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ جَاءَتِ امْرَأَةٌ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِابْنٍ لَهَا فَقَالَتْ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّهُ يَشْتَكِي وَإِنِّي أَخَافُ عَلَيْهِ قَدْ دَفَنْتُ ثَلاَثَةً ‏.‏ قَالَ ‏ "‏ لَقَدِ احْتَظَرْتِ بِحِظَارٍ شَدِيدٍ مِنَ النَّارِ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ زُهَيْرٌ عَنْ طَلْقٍ ‏.‏ وَلَمْ يَذْكُرِ الْكُنْيَةَ ‏.‏
Sahih-i Müslim, Kitâb 45 (Birr, Sıla ve Güzel Ahlâk), Bâb 47, Hadis no. 6704
BÂB (48)

باب إذا أحب الله عبدا، حببه إلى عباده

Sahih-i Müslim 6705Sahih (Müslim'in Sahîh'i)

Bize Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Cerîr Süheyl'den, o da babasından, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Şüphesiz ki, Allah bir kulu sevdiği vakit, Cibril'i çağırır da: Ben filânı seviyorum, onu sen de sev! der. Ve onu Cibril de sever. Sonra semâda seslenerek: Gerçekten Allah filânı seviyor; onu sîz de sevin! der. Artık onu semâ ehli de severler. Sonra onun için yeryüzüne kabul konur. Bir kuta da buğzetti mi Cibril'i çağırarak: Ben filâna buğzediycrum, ona sen de buğzet! der. Ve Cibril ona buğzcder. Sonra semâ ehli arasında: Allah filâna buğzediyor, ona sîz de buğzedin! diye seslenir. Onlar da kendisine buğzederler. Sonra o kul için yeryüzüne buğz konur.» buyurdular

حَدَّثَنَا زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنْ سُهَيْلٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ إِنَّ اللَّهَ إِذَا أَحَبَّ عَبْدًا دَعَا جِبْرِيلَ فَقَالَ إِنِّي أُحِبُّ فُلاَنًا فَأَحِبَّهُ - قَالَ - فَيُحِبُّهُ جِبْرِيلُ ثُمَّ يُنَادِي فِي السَّمَاءِ فَيَقُولُ إِنَّ اللَّهَ يُحِبُّ فُلاَنًا فَأَحِبُّوهُ ‏.‏ فَيُحِبُّهُ أَهْلُ السَّمَاءِ - قَالَ - ثُمَّ يُوضَعُ لَهُ الْقَبُولُ فِي الأَرْضِ ‏.‏ وَإِذَا أَبْغَضَ عَبْدًا دَعَا جِبْرِيلَ فَيَقُولُ إِنِّي أُبْغِضُ فُلاَنًا فَأَبْغِضْهُ - قَالَ - فَيُبْغِضُهُ جِبْرِيلُ ثُمَّ يُنَادِي فِي أَهْلِ السَّمَاءِ إِنَّ اللَّهَ يُبْغِضُ فُلاَنًا فَأَبْغِضُوهُ - قَالَ - فَيُبْغِضُونَهُ ثُمَّ تُوضَعُ لَهُ الْبَغْضَاءُ فِي الأَرْضِ ‏"‏ ‏.‏
Sahih-i Müslim, Kitâb 45 (Birr, Sıla ve Güzel Ahlâk), Bâb 48, Hadis no. 6705
Sahih-i Müslim 6706Sahih (Müslim'in Sahîh'i)

{m-157} Bize Kuteybe b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Ya'kub (yâni İbni Abdirrahrnan El-Kaâri) rivayet etti. Yine Kuteybe dediki: Bize Abdu'l-Aziz (yâni Ed-Derâverdî) rivayet etti. H. Bize bu hadîsi Saîd b. Anır El-Eş'asî de rivayet etti. (Dediki): Bize Abser, Alâ' b. Müseyyeb'den naklen haber verdi. H. Bana Harun b. Saîd El-Eylî dahi rivayet etti. (Dediki): Bize îbni Vehb rivayet etti. (Dediki): Bana Mâlik (bu zat İbni Enes'dir) rivayet etti. Bu râvilerin hepsi Süheyl'den bu isnadla rivayette bulunmuşlardır. Şu kadar var ki: Alâ' b. Müseyyeb'in hadîsinde buğz zikredilmemiştir

حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ، - يَعْنِي ابْنَ عَبْدِ الرَّحْمَنِ الْقَارِيَّ - وَقَالَ قُتَيْبَةُ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ يَعْنِي الدَّرَاوَرْدِيَّ، ح وَحَدَّثَنَاهُ سَعِيدُ بْنُ عَمْرٍو الأَشْعَثِيُّ، أَخْبَرَنَا عَبْثَرٌ، عَنِ الْعَلاَءِ بْنِ الْمُسَيَّبِ، ح وَحَدَّثَنِي هَارُونُ بْنُ سَعِيدٍ الأَيْلِيُّ، حَدَّثَنَا ابْنُ وَهْبٍ، حَدَّثَنِي مَالِكٌ، - وَهُوَ ابْنُ أَنَسٍ - كُلُّهُمْ عَنْ سُهَيْلٍ، بِهَذَا الإِسْنَادِ غَيْرَ أَنَّ حَدِيثَ، الْعَلاَءِ بْنِ الْمُسَيَّبِ لَيْسَ فِيهِ ذِكْرُ الْبُغْضِ ‏.‏
Sahih-i Müslim, Kitâb 45 (Birr, Sıla ve Güzel Ahlâk), Bâb 48, Hadis no. 6706
Sahih-i Müslim 6707Sahih (Müslim'in Sahîh'i)

Bana Amru'n-Nâkıd rivayet etti. (Dediki): Bize Yezid b. Harun rivayet etti. (Dediki): Bize Abdu'l-Aziz b. Abdillah b, Ebi Selemete'I-Mâcişun, Süheyl b. Ebî Sâlih'den naklen haber verdi. Süheyl şöyle demiş: Arafat'da idik. Derken Ömer b. Abdi'l-Aziz geçti. Kendisi hac emîri idi. İnsanlar ona bakmaya kalktılar. Ben babama : — Babacığım! Görüyorum ki, Allah Ömer b. Abdi'l-Aziz'i seviyor, dedim. (Babam): — Ne o? diye sordu. — Çünkü insanların kalblerinde onun sevgisi ver, dedim. Bunun üzerine babam ; — Baban hakkı için yemin ederim ki, ben Ebû Hureyre'yi Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den rivayet ederken dinledim, dedi. Sonra Cerîr'in Süheyl'den rivayet ettiği hadîs gibi anlattı

حَدَّثَنِي عَمْرٌو النَّاقِدُ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، بْنِ أَبِي سَلَمَةَ الْمَاجِشُونُ عَنْ سُهَيْلِ بْنِ أَبِي صَالِحٍ، قَالَ كُنَّا بِعَرَفَةَ فَمَرَّ عُمَرُ بْنُ عَبْدِ الْعَزِيزِ وَهُوَ عَلَى الْمَوْسِمِ فَقَامَ النَّاسُ يَنْظُرُونَ إِلَيْهِ فَقُلْتُ لأَبِي يَا أَبَتِ إِنِّي أَرَى اللَّهَ يُحِبُّ عُمَرَ بْنَ عَبْدِ الْعَزِيزِ ‏.‏ قَالَ وَمَا ذَاكَ قُلْتُ لِمَا لَهُ مِنَ الْحُبِّ فِي قُلُوبِ النَّاسِ ‏.‏ فَقَالَ بِأَبِيكَ أَنْتَ سَمِعْتَ أَبَا هُرَيْرَةَ يُحَدِّثُ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏.‏ ثُمَّ ذَكَرَ بِمِثْلِ حَدِيثِ جَرِيرٍ عَنْ سُهَيْلٍ ‏.‏
Sahih-i Müslim, Kitâb 45 (Birr, Sıla ve Güzel Ahlâk), Bâb 48, Hadis no. 6707
BÂB (49)

باب الأرواح جنود مجندة

Sahih-i Müslim 6708Sahih (Müslim'in Sahîh'i)

Bize Kuteybe b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Abdü'I-Aziz (yâni İbni Muhammed) Süheyl'den, o da babasından, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet ettiki: Resülul\ah (Sallailahu Aleyhi ve Sellem): «Ruhlar toplu cemaatlardır. Onlardan birbirleriyle tanışanlar kaynaşır, tanışmayanlar da ayrılırlar.» buyurmuşlar

حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ، - يَعْنِي ابْنَ مُحَمَّدٍ - عَنْ سُهَيْلٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ الأَرْوَاحُ جُنُودٌ مُجَنَّدَةٌ فَمَا تَعَارَفَ مِنْهَا ائْتَلَفَ وَمَا تَنَاكَرَ مِنْهَا اخْتَلَفَ ‏"‏ ‏.‏
Sahih-i Müslim, Kitâb 45 (Birr, Sıla ve Güzel Ahlâk), Bâb 49, Hadis no. 6708
Sahih-i Müslim 6709Sahih (Müslim'in Sahîh'i)

Bana Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Kesir b. Hişâm rivayet etti. (Dediki): Bize Ca'fer b. Burkan rivayet etti. (Dediki): Bize Yezîd b. Esam, Ebû Hureyre'den merfu bir hadîs rivayet etti. Resûlullah (Sallailahu Aleyhi ve Sellem): «insanlar gümüş ve altın madenleri gibi madenlerdir. Câhilivye devrinde hayırlı olanları fakih olmak şarfiyle İslâm'da da hayırlılarıdır. Ruhlar da toplu cemaatlardır. Onlardan birbirleriyle tanışanlar kaynaşır; tanışmayanlar ayrılırlar.» buyurmuşlar

حَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا كَثِيرُ بْنُ هِشَامٍ، حَدَّثَنَا جَعْفَرُ بْنُ بُرْقَانَ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ الأَصَمِّ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، بِحَدِيثٍ يَرْفَعُهُ قَالَ ‏ "‏ النَّاسُ مَعَادِنُ كَمَعَادِنِ الْفِضَّةِ وَالذَّهَبِ خِيَارُهُمْ فِي الْجَاهِلِيَّةِ خِيَارُهُمْ فِي الإِسْلاَمِ إِذَا فَقُهُوا وَالأَرْوَاحُ جُنُودٌ مُجَنَّدَةٌ فَمَا تَعَارَفَ مِنْهَا ائْتَلَفَ وَمَا تَنَاكَرَ مِنْهَا اخْتَلَفَ ‏"‏ ‏.‏
Sahih-i Müslim, Kitâb 45 (Birr, Sıla ve Güzel Ahlâk), Bâb 49, Hadis no. 6709
BÂB (50)

باب المرء مع من أحب

Sahih-i Müslim 6710Sahih (Müslim'in Sahîh'i)

Bize Abdullah b. Mesleme b. Ka'neb rivayet etti. (Dediki): Bize Mâlik, İshak b. Abdillah b. Ebî Talha'dan, o da Enes b. Mâlik'den naklen rivayet etti ki: Bir bedevi Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e __ Kıyamet ne zaman kopacak? diye sormuş. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona : «Sen kıyamet için ne hazırladın?» demiş. Bedevi: — Allah ile Resulünün sevgisini! cevâbını vermiş, «Sen sevdiklerinle berabersin!» buyurmuşlar

حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْلَمَةَ بْنِ قَعْنَبٍ، حَدَّثَنَا مَالِكٌ، عَنْ إِسْحَاقَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ، أَبِي طَلْحَةَ عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، أَنَّ أَعْرَابِيًّا، قَالَ لِرَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مَتَى السَّاعَةُ قَالَ لَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ مَا أَعْدَدْتَ لَهَا ‏"‏ ‏.‏ قَالَ حُبَّ اللَّهِ وَرَسُولِهِ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ أَنْتَ مَعَ مَنْ أَحْبَبْتَ ‏"‏ ‏.‏
Sahih-i Müslim, Kitâb 45 (Birr, Sıla ve Güzel Ahlâk), Bâb 50, Hadis no. 6710
Sahih-i Müslim 6711Sahih (Müslim'in Sahîh'i)

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَعَمْرٌو النَّاقِدُ، وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، وَمُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ، اللَّهِ بْنِ نُمَيْرٍ وَابْنُ أَبِي عُمَرَ - وَاللَّفْظُ لِزُهَيْرٍ - قَالُوا حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ قَالَ رَجُلٌ يَا رَسُولَ اللَّهِ مَتَى السَّاعَةُ قَالَ ‏"‏ وَمَا أَعْدَدْتَ لَهَا ‏"‏ ‏.‏ فَلَمْ يَذْكُرْ كَبِيرًا ‏.‏ قَالَ وَلَكِنِّي أُحِبُّ اللَّهَ وَرَسُولَهُ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَأَنْتَ مَعَ مَنْ أَحْبَبْتَ ‏"‏ ‏.‏ حَدَّثَنِيهِ مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، وَعَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ، قَالَ عَبْدٌ أَخْبَرَنَا وَقَالَ ابْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، حَدَّثَنِي أَنَسُ بْنُ مَالِكٍ، أَنَّ رَجُلاً، مِنَ الأَعْرَابِ أَتَى رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏.‏ بِمِثْلِهِ غَيْرَ أَنَّهُ قَالَ مَا أَعْدَدْتُ لَهَا مِنْ كَثِيرٍ أَحْمَدُ عَلَيْهِ نَفْسِي ‏.‏
Sahih-i Müslim, Kitâb 45 (Birr, Sıla ve Güzel Ahlâk), Bâb 50, Hadis no. 6711
Sahih-i Müslim 6712Sahih (Müslim'in Sahîh'i)

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَعَمْرٌو النَّاقِدُ، وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، وَمُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ، اللَّهِ بْنِ نُمَيْرٍ وَابْنُ أَبِي عُمَرَ - وَاللَّفْظُ لِزُهَيْرٍ - قَالُوا حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ قَالَ رَجُلٌ يَا رَسُولَ اللَّهِ مَتَى السَّاعَةُ قَالَ ‏"‏ وَمَا أَعْدَدْتَ لَهَا ‏"‏ ‏.‏ فَلَمْ يَذْكُرْ كَبِيرًا ‏.‏ قَالَ وَلَكِنِّي أُحِبُّ اللَّهَ وَرَسُولَهُ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَأَنْتَ مَعَ مَنْ أَحْبَبْتَ ‏"‏ ‏.‏ حَدَّثَنِيهِ مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، وَعَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ، قَالَ عَبْدٌ أَخْبَرَنَا وَقَالَ ابْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، حَدَّثَنِي أَنَسُ بْنُ مَالِكٍ، أَنَّ رَجُلاً، مِنَ الأَعْرَابِ أَتَى رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏.‏ بِمِثْلِهِ غَيْرَ أَنَّهُ قَالَ مَا أَعْدَدْتُ لَهَا مِنْ كَثِيرٍ أَحْمَدُ عَلَيْهِ نَفْسِي ‏.‏
Sahih-i Müslim, Kitâb 45 (Birr, Sıla ve Güzel Ahlâk), Bâb 50, Hadis no. 6712
Sahih-i Müslim 6713Sahih (Müslim'in Sahîh'i)

Bana Ebû'r-Rabî' El-Atekî rivayet etti. (Dediki): Bize Hammad (yâni İbni Zeyd) rivayet etti. (Dediki): Bize Sabit El-Bûnânî, Enes b. Mâlik'den rivayet etti. Enes şöyle demiş: Bir adam Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gelerek : — Yâ Resûlallah! Kıyamet ne zaman kopacak? diye sordu. (O da); «Sen kıyamet için ne hazırladın!» dedi. Adam: — Allah ile Resulünün sevgisini! cevâbını verdi. «O halde sen sevdiklerinle berabersin!» buyurdular. Enes demiş ki; İslâm'dan sonra artık Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in «O halde sen sevdiklerinle berabersini» sözünden daha çok hiç bir şeye sevinmedik, Enes şöyle demiş: İşte ben de Allah ile Resulünü ve Ebû Bekir'le Ömer'i seviyorum! Onların amelleri gibi amel etmediysem de, onlarla beraber olmayı ümid ediyorum

حَدَّثَنِي أَبُو الرَّبِيعِ الْعَتَكِيُّ، حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، - يَعْنِي ابْنَ زَيْدٍ - حَدَّثَنَا ثَابِتٌ الْبُنَانِيُّ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ جَاءَ رَجُلٌ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ مَتَى السَّاعَةُ قَالَ ‏"‏ وَمَا أَعْدَدْتَ لِلسَّاعَةِ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ حُبَّ اللَّهِ وَرَسُولِهِ قَالَ ‏"‏ فَإِنَّكَ مَعَ مَنْ أَحْبَبْتَ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ أَنَسٌ فَمَا فَرِحْنَا بَعْدَ الإِسْلاَمِ فَرَحًا أَشَدَّ مِنْ قَوْلِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ فَإِنَّكَ مَعَ مَنْ أَحْبَبْتَ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ أَنَسٌ فَأَنَا أُحِبُّ اللَّهَ وَرَسُولَهُ وَأَبَا بَكْرٍ وَعُمَرَ فَأَرْجُو أَنْ أَكُونَ مَعَهُمْ وَإِنْ لَمْ أَعْمَلْ بِأَعْمَالِهِمْ ‏.‏
Sahih-i Müslim, Kitâb 45 (Birr, Sıla ve Güzel Ahlâk), Bâb 50, Hadis no. 6713
Sahih-i Müslim 6714Sahih (Müslim'in Sahîh'i)

{m-163} Bize bu hadîsi Muhammed b. Ubeyd El-Guberî rivayet etti. (Dediki): Bize Ca'fer b. Süleyman rivayet etti. (Dediki): Bize Sabit El-Bûnânî, Enes b. Malik'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti. Ama Enes'in: «Ben de Allah ve Resulünü seviyorum» sözünü ve ondan sonrasını anmadı

حَدَّثَنَاهُ مُحَمَّدُ بْنُ عُبَيْدٍ الْغُبَرِيُّ، حَدَّثَنَا جَعْفَرُ بْنُ سُلَيْمَانَ، حَدَّثَنَا ثَابِتٌ الْبُنَانِيُّ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَلَمْ يَذْكُرْ قَوْلَ أَنَسٍ فَأَنَا أُحِبُّ ‏.‏ وَمَا بَعْدَهُ ‏.‏
Sahih-i Müslim, Kitâb 45 (Birr, Sıla ve Güzel Ahlâk), Bâb 50, Hadis no. 6714
Sahih-i Müslim 6715Sahih (Müslim'in Sahîh'i)

Bize Osman b. Ebî Şeybe ile İshâk b. İbrahim rivayet ettiler. İshâk: Ahberanâ, Osman ise: Haddesenâ tâbirlerini kullandılar. (Dedilerki): Bize Cerîr Mansur'dan, o da Salim b. Ebi'l-Ca'd'dan naklen rivayet etti. (Demişki): Bize Enes b. Mâlik rivayet etti. Enes şunu söylemis: Bir defa ben ve Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) mescidden çıkıyorduk. Bize mescidin eşiğinde bir adam rastladı. Ve : — Yâ Resûlallah! Kıyamet ne zaman kopacak? diye sordu. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Sen onun için ne hazırladın?» dedi. Galiba adam tevazu gösterdi. sonra : — Yâ Resûlallah! Ben onun için çok namaz, oruç ve sadaka hazırlamadım. Lâkin ben Allah'ı ve Resulünü severim, dedi. «O halde sen sevdiklerinle berabersin!» buyurdular

حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَإِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ إِسْحَاقُ أَخْبَرَنَا وَقَالَ، عُثْمَانُ حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنْ سَالِمِ بْنِ أَبِي الْجَعْدِ، حَدَّثَنَا أَنَسُ بْنُ مَالِكٍ، قَالَ بَيْنَمَا أَنَا وَرَسُولُ اللَّهِ، صلى الله عليه وسلم خَارِجَيْنِ مِنَ الْمَسْجِدِ فَلَقِينَا رَجُلاً عِنْدَ سُدَّةِ الْمَسْجِدِ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ مَتَى السَّاعَةُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ مَا أَعْدَدْتَ لَهَا ‏"‏ ‏.‏ قَالَ فَكَأَنَّ الرَّجُلَ اسْتَكَانَ ثُمَّ قَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ مَا أَعْدَدْتُ لَهَا كَبِيرَ صَلاَةٍ وَلاَ صِيَامٍ وَلاَ صَدَقَةٍ وَلَكِنِّي أُحِبُّ اللَّهَ وَرَسُولَهُ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَأَنْتَ مَعَ مَنْ أَحْبَبْتَ ‏"‏ ‏.‏
Sahih-i Müslim, Kitâb 45 (Birr, Sıla ve Güzel Ahlâk), Bâb 50, Hadis no. 6715
Sahih-i Müslim 6716Sahih (Müslim'in Sahîh'i)

{m-164} Bana Muhammed b. Yahya b. Abdi'l-Aziz El-Yeşkûrî rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Osman b. Cebele rivayet etti. (Dediki): Bana babam, Şu'be'den, o da Amr b. Murra'dan, o da Salim b. Ebi'l-Ca'd'dan, o da Enes'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen bu hadîsin mislini rivayet etti

حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى بْنِ عَبْدِ الْعَزِيزِ الْيَشْكُرِيُّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عُثْمَانَ بْنِ، جَبَلَةَ أَخْبَرَنِي أَبِي، عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ عَمْرِو بْنِ مُرَّةَ، عَنْ سَالِمِ بْنِ أَبِي الْجَعْدِ، عَنْ أَنَسٍ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِنَحْوِهِ ‏.‏
Sahih-i Müslim, Kitâb 45 (Birr, Sıla ve Güzel Ahlâk), Bâb 50, Hadis no. 6716
Sahih-i Müslim 6717Sahih (Müslim'in Sahîh'i)

{m-164-2} Biae Kuteybe rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Avâne, Katâde'den, o da Enes'den naklen rivayet etti. H. Bize İbni Müsennâ ile İbni Beşşâr da rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be Katâde'den rivayet etti. Katâde, ben Enes'den dinledim, demiş. H. Bize Ebû Gassan El-Mismaî ile Muhammed b. Müsennâ dahî rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Muâz (yâni îbni Hişam) rivayet etti. (Dediki): Bana babam Katâde'den, o da Enes'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen bu hadîsi rivayet etti. İzah 2641 de

حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ، حَدَّثَنَا أَبُو عَوَانَةَ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ أَنَسٍ، ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ الْمُثَنَّى، وَابْنُ، بَشَّارٍ قَالاَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ قَتَادَةَ، سَمِعْتُ أَنَسًا، ح وَحَدَّثَنَا أَبُو غَسَّانَ الْمِسْمَعِيُّ، وَمُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، قَالاَ حَدَّثَنَا مُعَاذٌ، - يَعْنِي ابْنَ هِشَامٍ - حَدَّثَنِي أَبِي، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ أَنَسٍ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِهَذَا الْحَدِيثِ ‏.‏
Sahih-i Müslim, Kitâb 45 (Birr, Sıla ve Güzel Ahlâk), Bâb 50, Hadis no. 6717
Sahih-i Müslim 6718Sahih (Müslim'in Sahîh'i)

Bize Osman b. Ebî Şeybe ile İshâk b. İbrahim rivayet ettiler. İshak: Ahberanâ; Osman ise: Haddesenâ tâbirlerini kullandılar, (Dedilerki): Bize Cerîr, A'meş'den, o da Ebû Vâil'den, o da Abdullah'dan naklen rivayet etti. Abdullah şöyle demiş: Bir adam Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gelevek : — Yâ Resûlallah! Bir kavmi onlara yetinmediği halde seven bir adam hakkında ne buyurursun? dedi. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Kişi sevdikleriyle beraberdir.» buyurdular

حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَإِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ إِسْحَاقُ أَخْبَرَنَا وَقَالَ، عُثْمَانُ حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي وَائِلٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ جَاءَ رَجُلٌ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ كَيْفَ تَرَى فِي رَجُلٍ أَحَبَّ قَوْمًا وَلَمَّا يَلْحَقْ بِهِمْ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ الْمَرْءُ مَعَ مَنْ أَحَبَّ ‏"‏ ‏.‏
Sahih-i Müslim, Kitâb 45 (Birr, Sıla ve Güzel Ahlâk), Bâb 50, Hadis no. 6718
Sahih-i Müslim 6719Sahih (Müslim'in Sahîh'i)

{m-165} Bize Muhammed b. Müsennâ ile İbni Beşşâr rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize îbnü Ebî Adiy rivayet etti. H. Bana bu hadîsi Bişr b. Hâlid de rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed (yâni İbni Ca'fer) haber verdi. Her İkr râvi Şu'be'den rivayet etmişlerdir. H. Bize İbni Numeyr de rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû'l-Cevvâb rivayet etti (Dediki): Bize Süleyman b. Karm rivayet etti; Bu râviler toptan Süleyman'dan, o da Ebû Vâil'den, o da Abdullah'dan, o'da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen bu hadîsin mislini riyâyet etmişlerdir. Sened'e dair: Süleyman b. Karm, zayıf bir ravidir. Müslim onun hadisini itibar için burada zikretmiştir. İzah 2641 de

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَابْنُ، بَشَّارٍ قَالاَ حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عَدِيٍّ، ح وَحَدَّثَنِيهِ بِشْرُ، بْنُ خَالِدٍ أَخْبَرَنَا مُحَمَّدٌ، - يَعْنِي ابْنَ جَعْفَرٍ - كِلاَهُمَا عَنْ شُعْبَةَ، ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا أَبُو الْجَوَّابِ، حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ قَرْمٍ، جَمِيعًا عَنْ سُلَيْمَانَ، عَنْ أَبِي وَائِلٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِمِثْلِهِ ‏.‏
Sahih-i Müslim, Kitâb 45 (Birr, Sıla ve Güzel Ahlâk), Bâb 50, Hadis no. 6719
Sahih-i Müslim 6720Sahih (Müslim'in Sahîh'i)

Bize Ebû Bekr b. Ebi Şeybe ile Ebû Kureyb rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Ebû Muaviye rivayet etti. H. Bize îbni Numeyr de rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Muâviye ile Muhammed b. Ubeyd, A'meş'den, o da Şakık'den, o da Ebû Musa'dan naklen rivayet ettiler. Ebû Musa şöyle demiş: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e bir adam geldi.,. Ve Cerîr'in A'meş'den rivayet ettiği hadîs gibi rivayette bulundu. Bahis konusu Cerir’in A’meş’ten rivayeti 2640 / 165 dır. (bir önceki sayfa)

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَأَبُو كُرَيْبٍ قَالاَ حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ، نُمَيْرٍ حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، وَمُحَمَّدُ بْنُ عُبَيْدٍ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ شَقِيقٍ، عَنْ أَبِي مُوسَى، قَالَ أَتَى النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم رَجُلٌ ‏.‏ فَذَكَرَ بِمِثْلِ حَدِيثِ جَرِيرٍ عَنِ الأَعْمَشِ ‏.‏
Sahih-i Müslim, Kitâb 45 (Birr, Sıla ve Güzel Ahlâk), Bâb 50, Hadis no. 6720
BÂB (51)

باب إذا أثنى على الصالح فهي بشرى ولا تضره

Sahih-i Müslim 6721Sahih (Müslim'in Sahîh'i)

Bize Yahya b. Yahya Et-Temîmî ile Ebû'r-Rabi' ve Ebû Kâmil Fudayl b. Hüseyn rivayet ettiler. Lâfız Yahya'nındır. Yahya, Ahberanâ; ötekiler Haddesenâ tâbirlerini kullandılar. (Dedilerki): Bize Hammad b. Zeyd, Ebû İmran El-Cevnî'den, o da Abdullah b. Sâmit'den, o da Ebû Zer'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e : — Bir adam hayr nâmına bir iş yapar da bunun üzerine halk onu överse ne buyurursun? dediler. «Bu mü'minin âcil müjdesidir.» buyurdu

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى التَّمِيمِيُّ، وَأَبُو الرَّبِيعِ، وَأَبُو كَامِلٍ فُضَيْلُ بْنُ حُسَيْنٍ - وَاللَّفْظُ لِيَحْيَى - قَالَ يَحْيَى أَخْبَرَنَا وَقَالَ الآخَرَانِ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ، عَنْ أَبِي عِمْرَانَ الْجَوْنِيِّ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الصَّامِتِ، عَنْ أَبِي ذَرٍّ، قَالَ قِيلَ لِرَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَرَأَيْتَ الرَّجُلَ يَعْمَلُ الْعَمَلَ مِنَ الْخَيْرِ وَيَحْمَدُهُ النَّاسُ عَلَيْهِ قَالَ ‏ "‏ تِلْكَ عَاجِلُ بُشْرَى الْمُؤْمِنِ ‏"‏ ‏.‏
Sahih-i Müslim, Kitâb 45 (Birr, Sıla ve Güzel Ahlâk), Bâb 51, Hadis no. 6721
Sahih-i Müslim 6722Sahih (Müslim'in Sahîh'i)

{m-166} Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile İshâk b. İbrahim Vekî'den rivayet ettiler. H. Bize Muhammed b. Beşşâr da rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. H. Bize Muhammed b. Müseıınâ dahi rivayet etti, (Dediki): Bana Abdilssamcd rivayet etti. H. Bize İshâk dahi rivayet etti. (Dediki): Bize Nadr haber verdi. Bu râvilerin hepsi Şu'be'den, o da Ebû İmran El-Cevnî'den naklen Hammad b. Zeyd'in isnadiyle onun hadîsi gibi rivayette bulunmuşlardır. Şu kadar var ki: Ahdüssamed'den maada hepsinin Şu'be'den rivayet ettikleri hadîsde: «Bundan dolayı halk onu severse...» cümlesi vardır. Abdüssamed'in hadîsinde ise: Hamınad'ın dediği gibi: «Halk onu överse» denilmiştir

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَإِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ وَكِيعٍ، ح وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ، بْنُ بَشَّارٍ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، ح وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنِي عَبْدُ الصَّمَدِ، ح وَحَدَّثَنَا إِسْحَاقُ، أَخْبَرَنَا النَّضْرُ، كُلُّهُمْ عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ أَبِي عِمْرَانَ الْجَوْنِيِّ، بِإِسْنَادِ حَمَّادِ بْنِ زَيْدٍ ‏.‏ بِمِثْلِ حَدِيثِهِ غَيْرَ أَنَّ فِي، حَدِيثِهِمْ عَنْ شُعْبَةَ غَيْرَ عَبْدِ الصَّمَدِ وَيُحِبُّهُ النَّاسُ عَلَيْهِ ‏.‏ وَفِي حَدِيثِ عَبْدِ الصَّمَدِ وَيَحْمَدُهُ النَّاسُ ‏.‏ كَمَا قَالَ حَمَّادٌ ‏.‏
Sahih-i Müslim, Kitâb 45 (Birr, Sıla ve Güzel Ahlâk), Bâb 51, Hadis no. 6722