Bize bu hadîsi Ebu Kûreyb de rivayet etti. (Dediki) : Bize Süveyd b. Amr El-Kelbî Hammâd b. Seleme'den, o da Seyyâr b. Selâme Ebu Minhâl'den naklen rivayet etti. Demişki: Ben, Ebu Berzete'l-Eslemî'yi şöyle derken işittim: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yatsıyı gecenin üçte birine kadar te'hîr ederdi. Yatsıdan önce uykuyu ve ondan sonra konuşmayı sevmezdi. Sabah namazında yüzle altmış arası âyet okurdu. Namazdan biri birimizin yüzünü tanıyacak kadar aydınlık olduğu zaman çıkardı.» İzah için buraya tıklayın
Sahih-i Müslim › Kitâb 5 · Mescidler ve Namaz YerleriKonum
- ·Giriş (Mukaddime)35
- 1Îmân437
- 2Tahâret144
- 3Hayız157
- 4Namaz323
- 5Mescidler ve Namaz Yerleri406
- 6Namaz — Yolcular380
- 7Namaz — Cuma93
- 8Namaz — İki Bayram26
- 9Namaz — Yağmur19
- 10Namaz — Tutulmalar34
- 11Namaz — Cenâzeler140
- 12Zekât230
- 13Oruç285
- 14İ'tikâf11
- 15Hac604
- 16Nikâh169
- 17Süt Emzirme84
- 18Talâk91
- 19Lân (Mülâane)27
- 20Köle Azâdı31
- 21Alım Satım158
- 22Müsâkât (Ortakçılık)178
- 23Mîrâs Hükümleri23
- 24Hibeler41
- 25Vasiyyetler31
- 26Adaklar19
- 27Yeminler88
- 28Yeminler, Muhâribler, Kısas ve Diyet56
- 29Had Cezâları72
- 30Yargı ve Hükümler28
- 31Bulunmuş Mallar (Lukata)21
- 32Cihâd ve Seferler182
- 33İmâret (Yönetim)271
- 34Av, Kesim ve Yenilecek Şeyler92
- 35Kurbanlar61
- 36İçecekler258
- 37Elbise ve Süs200
- 38Edep ve Âdâb60
- 39Selâmlaşma216
- 40Doğru Kelime Kullanımı25
- 41Şiir10
- 42Rüyâlar41
- 43Fazîletler230
- 44Sahâbenin Fazîletleri331
- 45Birr, Sıla ve Güzel Ahlâk222
- 46Kader52
- 47İlim30
- 48Zikir, Dua, Tövbe ve İstiğfâr131
- 49Kalpleri Yumuşatan Rivayetler15
- 50Tövbe72
- 51Münâfıkların Vasıfları ve Hükümleri21
- 52Kıyâmet Günü, Cennet ve Cehennemin Vasıfları85
- 53Cennet, Nîmetleri ve Ehli104
- 54Fitneler ve Kıyâmet Alâmetleri180
- 55Zühd ve Kalplerin Yumuşaması99
- 56Tefsîr40
- 1بَاب ابْتِنَاءِ مَسْجِدِ النَّبِيِّ ﷺ
- 2بَاب تَحْوِيلِ الْقِبْلَةِ مِنَ الْقُدْسِ إِلَى الْكَعْبَةِ
- 3بَاب النَّهْيِ عَنْ بِنَاءِ الْمَسَاجِدِ عَلَى الْقُبُورِ، وَاتِّخَاذِ الصُّوَرِ فِيهَا، وَالنَّهْيِ عَنِ اتِّخَاذِ الْقُبُورِ مَسَاجِدَ
- 4بَاب فَضْلِ بِنَاءِ الْمَسَاجِدِ وَالْحَثِّ عَلَيْهَا
- 5بَاب النَّدْبِ إِلَى وَضْعِ الأَيْدِي عَلَى الرُّكَبِ فِي الرُّكُوعِ، وَنَسْخِ التَّطْبِيقِ
- 6بَاب جَوَازِ الإِقْعَاءِ عَلَى الْعَقِبَيْنِ
- 7بَاب تَحْرِيمِ الْكَلَامِ فِي الصَّلَاةِ، وَنَسْخِ مَا كان من إباحة
- 8بَابُ جَوَازِ لَعْنِ الشَّيْطَانِ فِي أَثْنَاءِ الصَّلَاةِ، وَالتَّعَوُّذِ مِنْهُ، وَجَوَازِ الْعَمَلِ الْقَلِيلِ فِي الصَّلَاةِ
- 9بَاب جَوَازِ حَمْلِ الصِّبْيَانِ فِي الصَّلَاةِ
- 10بَاب جَوَازِ الْخُطْوَةِ وَالْخُطْوَتَيْنِ فِي الصَّلَاةِ
- 11بَاب كَرَاهَةِ الاخْتِصَارِ فِي الصَّلَاةِ
- 12بَاب كَرَاهَةِ مَسْحِ الْحَصَى وَتَسْوِيَةِ التُّرَابِ فِي الصلاة
- 13بَاب النَّهْيِ عَنِ الْبُصَاقِ فِي الْمَسْجِدِ، فِي الصَّلَاةِ وَغَيْرِهَا
- 14بَاب جَوَازِ الصَّلَاةِ فِي النَّعْلَيْنِ
- 15بَاب كَرَاهَةِ الصَّلَاةِ فِي ثَوْبٍ لَهُ أَعْلَامٌ
- 16بَاب كَرَاهَةِ الصَّلَاةِ بِحَضْرَةِ الطَّعَامِ الَّذِي يُرِيدُ أَكْلَهُ فِي الْحَالِ، وَكَرَاهَةِ الصَّلَاةِ مَعَ مُدَافَعَةِ الأَخْبَثَيْنِ
- 17باب نهي من أكل ثوم أو بصلا أو كراثا أو نحوها
- 18بَاب النَّهْيِ عَنْ نَشْدِ الضَّالَةِ فِي الْمَسْجِدِ وَمَا يَقُولُهُ مَنْ سَمِعَ النَّاشِدَ
- 19بَاب السَّهْوِ فِي الصَّلَاةِ وَالسُّجُودِ لَهُ
- 20بَاب سُجُودِ التِّلَاوَةِ
- 21بَاب صِفَةِ الْجُلُوسِ فِي الصَّلَاةِ، وَكَيْفِيَّةِ وَضْعِ الْيَدَيْنِ عَلَى الْفَخِذَيْنِ
- 22بَاب السَّلَامِ لِلتَّحْلِيلِ مِنَ الصَّلَاةِ عِنْدَ فَرَاغِهَا، وَكَيْفِيَّتِهِ
- 23بَاب الذِّكْرِ بَعْدَ الصَّلَاةِ
- 24بَاب اسْتِحْبَابِ التَّعَوُّذِ مِنْ عَذَابِ الْقَبْرِ
- 25باب ما يستعاذ منه في صلاة
- 26باب استحباب الذكر بعد الصلاة، وبيان صفة
- 27بَاب مَا يُقَالُ بَيْنَ تَكْبِيرَةِ الإِحْرَامِ وَالقِرَاءَةِ
- 28بَاب اسْتِحْبَابِ إِتْيَانِ الصَّلَاةِ بِوَقَارٍ وَسَكِينَةٍ، وَالنَّهْيِ عَنْ إِتْيَانِهَا سَعْيًا
- 29بَاب مَتَى يَقُومُ النَّاسُ لِلصَّلَاةِ
- 30بَاب مَنْ أَدْرَكَ رَكْعَةً مِنَ الصَّلَاةِ فَقَدْ أَدْرَكَ تِلْكَ الصَّلَاةَ
- 31بَاب أَوْقَاتِ الصَّلَوَاتِ الْخَمْسِ
- 32بَاب اسْتِحْبَابِ الإِبْرَادِ بِالظُّهْرِ فِي شِدَّةِ الْحَرِّ لِمَنْ يَمْضِي إِلَى جَمَاعَةٍ وَيَنَالُهُ الْحَرُّ فِي طَرِيقِهِ
- 33بَاب اسْتِحْبَابِ تَقْدِيمِ الظُّهْرِ فِي أَوَّلِ الْوَقْتِ فِي غَيْرِ شِدَّةِ الْحَرِّ
- 34بَاب اسْتِحْبَابِ التَّبْكِيرِ بِالْعَصْرِ
- 35بَاب التَّغْلِيظِ فِي تَفْوِيتِ صَلَاةِ الْعَصْرِ
- 36بَاب الدَّلِيلِ لِمَنْ قَالَ الصَّلَاةُ الْوُسْطَى هِيَ صَلَاةُ الْعَصْرِ
- 37بَاب فَضْلِ صَلَاتَيِ الصُّبْحِ وَالْعَصْرِ وَالْمُحَافَظَةِ عَلَيْهِمَا
- 38بَاب بَيَانِ أَنَّ أَوَّلَ وَقْتِ الْمَغْرِبِ عِنْدَ غُرُوبِ الشَّمْسِ
- 39بَاب وَقْتِ الْعِشَاءِ وَتَأْخِيرِهَا
- 40بَاب اسْتِحْبَابِ التَّبْكِيرِ بِالصُّبْحِ فِي أَوَّلِ وَقْتِهَا، وَهُوَ التَّغْلِيسُ. وَبَيَانِ قَدْرِ الْقِرَاءَةِ فِيهَا
- 41بَاب كَرَاهِيَةِ تَأْخِيرِ الصَّلَاةِ عَنْ وَقْتِهَا الْمُخْتَارِ، وَمَا يَفْعَلُهُ الْمَأْمُومُ إِذَا أَخَّرَهَا الإِمَامُ
- 42بَاب فَضْلِ صَلَاةِ الْجَمَاعَةِ، وَبَيَانِ التَّشْدِيدِ فِي التَّخَلُّفِ عَنْهَا
- 43بَاب يَجِبُ إِتْيَانُ الْمَسْجِدِ عَلَى مَنْ سَمِعَ النِّدَاءَ
- 44بَاب صَلَاةِ الْجَمَاعَةِ مِنْ سُنَنِ الْهُدَى
- 45بَاب النَّهْيِ عَنِ الْخُرُوجِ مِنَ الْمَسْجِدِ إِذَا أَذَّنَ الْمُؤَذِّنُ
- 46بَاب فَضْلِ صَلَاةِ الْعِشَاءِ وَالصُّبْحِ فِي جَمَاعَةٍ
- 47بَاب الرُّخْصَةِ فِي التَّخَلُّفِ عَنِ الْجَمَاعَةِ بِعُذْرٍ
- 48بَاب جَوَازِ الْجَمَاعَةِ فِي النَّافِلَةِ، وَالصَّلَاةِ عَلَى حَصِيرٍ وَخُمْرَةٍ وَثَوْبٍ وَغَيْرِهَا مِنَ الطَّاهِرَاتِ
- 49بَاب فَضْلِ صَلَاةِ الْجَمَاعَةِ وَانْتِظَارِ الصَّلَاةِ
- 50بَاب فَضْلِ كَثْرَةِ الْخُطَا إِلَى الْمَسَاجِدِ
- 51بَاب الْمَشْيِ إِلَى الصَّلَاةِ تُمْحَى بِهِ الْخَطَايَا وَتُرْفَعُ بِهِ الدَّرَجَاتُ
- 52بَاب فَضْلِ الْجُلُوسِ فِي مُصَلَّاهُ بَعْدَ الصُّبْحِ، وَفَضْلِ الْمَسَاجِدِ
- 53بَاب مَنْ أَحَقُّ بِالإِمَامَةِ
- 54بَاب اسْتِحْبَابِ الْقُنُوتِ فِي جَمِيعِ الصَّلَاةِ، إِذَا نَزَلَتْ بِالْمُسْلِمِينَ نَازِلَةٌ
- 55بَاب قَضَاءِ الصَّلَاةِ الْفَائِتَةِ وَاسْتِحْبَابِ تَعْجِيلِ قَضَائِهَا
(5) Kitâb: Mescidler ve Namaz Yerleri
بَاب اسْتِحْبَابِ التَّبْكِيرِ بِالصُّبْحِ فِي أَوَّلِ وَقْتِهَا، وَهُوَ التَّغْلِيسُ. وَبَيَانِ قَدْرِ الْقِرَاءَةِ فِيهَا
بَاب كَرَاهِيَةِ تَأْخِيرِ الصَّلَاةِ عَنْ وَقْتِهَا الْمُخْتَارِ، وَمَا يَفْعَلُهُ الْمَأْمُومُ إِذَا أَخَّرَهَا الإِمَامُ
Bize Halef b. Hîşâm rivayet etti. (Dediki): Bize Hammâd b. Zeyd rivayet etti. H. Bana Ebu'r-Rabi' Ez-Zehrânî ile Ebu Kâmil El-Cahderî de rivayet ettiler. Dedilerki: Bize Hammâd, Ebu îmrân El-Cevnî'den, o da Abdullah b. Sâmit'den, o da Ebu Zerr'den naklen rivayet etti. Ebu Zerr şöyle demiş: Bana Resulullah (Sallallahu Aleyhi ye Sellem) : «Sana namazı vaktinden geri bırakan yahut vaktinden (çıkararak) namazı öldüren emirler, âmir olunca acaba hâlin nice olacak?» buyurdular. Ben: — Bana ne emir buyurursun dedim. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Namaz'ı vaktinde kıl! Eğer ona o emirlerle birlikde yetişirsen tekrar kıl! Çünkü bu senin için nafile olur.» buyurdu. Halef: «Vaktinden» sözünü zikretmedi
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Ca'ler b. Süleyman, Ebu İmrân El-Cevnî'den, o da Abdullah b. Sâmit'den, o da Ebu Zerr'den naklen haber verdi. Ebu Zerr şöyle demiş: Bana Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Yâ Ebâ Zerr! Hiç şüphe yok ki benden sonra namazı öldüren bir lakım emirler gelecekdir. Ama sen namazı vaktinde kıl! Eğer vakti içinde o namazı (tekrar) kılarsan bu senin için nafile olmuş olur; tekrar kılamazsan sen namazını ihraz etmiş olursun.» buyurdular
Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki) : Bize Abdullah b. İdrîs, Şu'be'den, o da Ebu İmrân'dan, o da Abdullah b. Sâmit'den, o da Ebu Zerr'den naklen rivayet etti. Ebu Zerr şöyle demiş: Halîlim, bana (başımdaki âmirim) elleri ayakları kesilmiş bir köle de olsa (onu) dinleyip, kendisine itaat etmemi ve namazı vaktinde kılmamı tavsiye buyurdu. (Şunu da ilâve etti) : «Eğer cemaata namazlarını kıldıkdan sonra yetişirsen, sen namazını ihraz etmiş olursun. Böyle olmaz da onların namazına yetişirsen bu, senin için bir nafile olur.»
Bana Yahya b. Habîb El-Harisi rivayet etti. (Dediki) : Bize Hâlid b. El- Haris rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Büdeyl'deri rivayet etti. Demişki: Ben Ebu'l-Aliye'yi, Abdullah b. Sâmit'den, o da Ebu Zerr'den naklen rivayet ederken işittim. Ebu Zerr şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) uyluğuma vurarak: «Namazı vaktinden geri bırakan bir kavmin içinde kaldığın zaman acep hâlin nasıl olacak?» buyurdu. Ebu Zerr: — Sen ne buyurursun? dedi. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Namazı vaktinde kıl! sonra işine git! Şayet sen mescidde iken namaza ikaamet getirilirse, sen de kıl!» buyurdular
Bana Züheyr b. Harb da rivayet etti. (Dediki) : Bize İsmail b. İbrâhîm Eyyûb'dan, o da Ebu'l-Aliye El-Berrâ'dan, naklen rivayet etti. Demişki: İbni Ziyâd namazı te'hir etti. Bunun üzerine Abdullah b. Sâmit bana geldi. Kendisine bir sandalye takdim ettim. Üzerine oturdu. Müteakiben ibni Ziyâd'ın yaptığını ona anlattım. Dudağını ısırarak uyluğuma vurdu; Ve şunları söyledi: Senin bana sorduğun gibi, ben de Ebu Zerr'e sordum. Senin uyluğuna vurduğum gibi, o da benim uyluğuma vurdu ve: Senin bana sorduğun gibi, ben de Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e sordum, o da senin uyluğuna vurduğum gibi benim uyluğuma vurdu ve: «Namazı vaktinde kıl! Eğer sen cemaatla beraberken namaz vakti gelirse yine kıl! Ben bu namazı kıldım tekrar kılmam deme!» buyurdular
Bize Âsim b. Nadr Et-Teymî de rivayet etti. (Dediki): Bize Hâlid b. El-Haris rivayet etti, (Dediki): Bize Şu'be, Ebu Neâme'den, o da Abdullah b. Sânıit'den, o da Ebu Zerr'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Namazı vaktinden te'hîr eden bir kavmin içinde kaldığın vakit acep hâlin (yahut acep hâliniz) ne olacak? Ama sen namazı vaktinde kıl! Sonra o namaza (tekrar) ikaamet getirilirse cemaatla beraber yine kıl!i Çünkü namaz hayır ziyâdesidir.» buyurdular
Bana Ebu Gassân El-Mismaî de rivayet etti. (Dediki): Bize Muâz — ki İbni Hişâm'dir — rivayet etti. (Dediki) : Bana babam, Matar'dan, o da Ebu'l - Âliye El-Berra'dan naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Abdullah b. Sâmit'e: «Biz cum'a günü namazı bir takım emirlerin arkasında kılıyoruz. Onlar da namazı te'hîr ediyorlar.» dedim. Abdullah uyluğuma öyle bir vurdu ki canımı yaktı ve: — Ben bu mes'eleyi Ebu Zerr'e sordum, o da benim uyluğuma vurarak: Ben bu mes'eleyi Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'e sordum da : «Namazı vaktinde kılın! Cemaatla beraber kılacağınız namazı da nafile yapın!» buyurdular; dedi. Abdullah da: «Bana anlatıldığına göre Nebiyyullâh (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Ebu Zerr'in uyluğuna vurmuş.» demiş
بَاب فَضْلِ صَلَاةِ الْجَمَاعَةِ، وَبَيَانِ التَّشْدِيدِ فِي التَّخَلُّفِ عَنْهَا
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e îbni Şihâb'dan duyduğum, onun da Saîd b. El-Müseyyeb'den, onunda Ebu Hureyre'den naklen rivayet ettiği şu hadisi okudum: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Cemaatla kılınan namaz, sizden birinizin yalnız başına kıldığı namazdan yirmi beş cüz' daha faziletlidir.» buyurmuşlar
Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Abdülâ'lâ, Ma'mer'den, o da Zührî'den, o da Saîd b. El-Müseyyeb'den, o da Ebu Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti. Efendimiz: «Cemâat içinde kılınan bir namaz, kişinin yalnız kıldığı namaz üzerine yirmibeş derece daha faziletlidir.» buyurmuş ve şunu söylemişdir: «Gece melekleri ile gündüz melekleri de sabah namazında toplanırlar.» Ebu Hureyre: «İsterseniz şu âyeti okuyun: «Sabah namazını da kıl! Çünkü sabah namazı şahitlidir [ İsra 78 ].» demiş
{….} Bana Ebu Bekir b. İshak da rivayet etti. (Dediki): Bize Ebul-Yeman rivayet etti. (Dediki): Bize Şuayb, Zühri'den naklen haber verdi. Demişki: Bana Said ile Ebu Seleme haber verdiler ki, Ebu Hureyre: «Ben Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'i şöyle buyururken işittim.» diyerek Abdü'l-â'Iâ'nın, Ma'mer'den rivayet -ettiği hadis gibi rivâyetde bulunmuş. Ancak (Burada) : «Yirmibeş cüz» tâbirini söylemiş
Bize Abdullah b; Meslemete'bni Ka'neb de rivayet etti. (Dediki): Bize Eflâh, Ebu Bekir b. Muhammed b. Amr b. Hazm'den, o da Selman-ı Eğarr'dan, o da Ebu Hureyre'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Cemaatla kılınan namaz, yalnız kılınan namazdan yirmibeş derece (ziyâde)'ye denk olur.» buyurdular
Bana Harun b. Abdillâh ile Muhammed b. Hatim rivayet ettiler. Dedilerki: Bize Haccac b. Muhammed rivayet etti. Dediki: İbni Cüreyc şunu söyledi: Bana Ömer b. Atâ' b. Ebî'l-Huvâr haber verdi ki kendisi bir defa Nâfî' b. Cübeyr b. Mut'im ile birlikde otururken ansızın yanlarından Zeyd b. Zebbân'ın damadı Cüheynelilerin âzâdlısı Ebu Abdillâh geçmiş. Nâfi', onu çağırarak demiş ki: Ben Ebu Hureyre'yi şöyle derken işittim: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «İmamla beraber kılınan bir namaz, kişinin yalnız başına kıldığı yirmi beş namaz’dan daha faziletlidir.» buyurdular. İzah 650 de. Öneri: önce 650 deki izahı okuyup sonra bu sayfaya dönün ve aşağıdaki link ile mezkur sayfaya gidin! Bu Sayfa’nın devamı niteliğindeki sayfa’yı okumak için! Buraya tıklayabilirsiniz
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. Dediki: Malik'e, Nâfi'den duyduğum, onun da ibni Ömer'den rivayet ettiği şu hadîsi okudum: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Cemaatla kılınan namaz, yalnız kılınan namazdan yirmiyedi derece daha faziletlidir.» buyurmuşlar
Bana Züheyr b. Harb ile Muhammed b. El-Müsennâ da rivayet ettiler. Dedilerki: Bize Yahya b. Ubeydullâh rivayet etti.. Dediki: Bana Nâfi', ibni Ömer'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) den naklen haber verdi, Efendimiz: «Bir kimsenin cemâat içinde kıldığı namazı, yalnız başına kıldığı namazından yirmiyedi derece ziyâdedir.» buyurmuşlar
{….} Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki) : Bize Ebu Usâme ile İbni Numeyr rivayet ettiler. H. Bize İbni Numeyr dahî rivayet etti. (Dediki) : Bize babam rivayet etti. Bunların ikisi de : Bize Ubeydullâh bu isnâdla rivayet etti; demişlerdir. İbni Numeyr, babasından naklen «Yirmi küsur.» dedi. Ebu Bekir ise kendi rivayetinde «Yirmiyedi derece» dedi
{….} Bize bu hadîsi İbni Râfi' de rivayet etti. (Dediki) : Bize İbni Ebî Füdeyk haber verdi. (Dediki) : Bize Dahhâk, Nâfi'den, o da İbni Ömer'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen haber verdiki: «Yirmi küsur.» buyurmuşlar
Bana Amrü'n-Nâkıd rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân b. Uyeyne, Ebu'z-Zinâd'dan, o da A'rac'dan, o da Ebu Hureyre'den naklen rivayet etti ki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir namazda bâzı kimseleri görememiş bunun üzerine şöyle buyurmuş: «Vallahi içimden öyle geldi ki bîr adama cemaata namaz kıldırmasını emredeyim; sonra o cemaata gelmeyen bir takım adamlara gideyim; onlar hakkında emir vereyim de odun demetleri ile evlerini üzerlerine cayır cayır yaksınlar!.. Bunlardan biri yağlı bîr kemik bulacağını bilse ona (yâni yatsı namazına) mutlaka gelirdi.»
Bize İbni Numeyr rivayet etti. (Dediki) : Bize babam rivayet etti. (Dediki) : Bize A'meş rivayet etti. H. Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe ile Ebu Kureyb de rivayet ettiler. Lâfız onlarındır. Dedilerki: Bize Ebu Muâviye, A'meş'den, o da Ebu Sâlih'den, o da Ebu Hureyre'den naklen rivayet etti. Ebu Hureyre şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Şüphesiz kİ münafıklara en ağır gelen namaz yatsı ile sabah namazlarıdır. Ama onlarda neler olduğunu bilseler emekliyerek bile olsa behemahâl onlara gelirlerdi. Vallahi içimden öyle geçti ki, namazı, emredeyim de ikaamet getirilsin; sonra bir adama emredeyim de cemaata namazı kıldırsın; sonra yanlarında odun demetleri bulunan bir takım adamları beraberime alarak namaza gelmeyen güruha gideyim ve üzerlerine evlerini ateşle cayır cayır yakayım!» buyurdular
Bize Muhammed b. Râfi' de rivayet etti. (Dediki) : Bize Abdürrezzâk rivayet etti. (Dediki) : Bize Ma'mer, Hemmâm b. Münebbih'den naklen rivayet etti. Hemmâm: Bize Ebu Hureyre'nin, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'den rivayet ettikleri şunlardır... diyerek bir takım hadîsler zikretmiş; ezcümle şunları söylemiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Vallahi içimden öyle geçti ki, gençlerime benîm için odun demetleri hazırlamalarını emredeyim! Sonra bîr adama cemaata namazı kıldırmasını emredeyim; sonra bir takım evler, içlerindekilerin üzerlerine cayır cayır yakılsın!» buyurdular
{….} Bize Züheyr b. Harb ile Ebu Kureyb ve İshâk b. İbrâhîm, Vekî'den, o da Ca'fer b. Burkaan'dan, o da Yezîd b. Esam'dan, o da Ebu Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen bu hadisin benzerini rivayet ettiler. İzah 652 de
Bize Ahmed b. Abdillah b. Yunus rivayet etti. (Dediki): Bize Züheyr rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu İshak, Ebu'l-Ahvas'dan dinlemiş olmak üzere rivayet etti, o da Abdullah'dan rivayet etmişki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Cum'aya gelmeyen bazı kimseler için: «Vallahi içimden öyle geldi ki, bir adama emredeyim de cemaata namazı kıldırsın! Sonra Cum'aya gelmeyen bir takım adamların üzerlerine evlerini cayır cayır yakayım!» buyurmuşlar. Diğer Tahric: Buhari Ezan bahsinin iki yeri; Ebu Davud ile Nesai salat
بَاب يَجِبُ إِتْيَانُ الْمَسْجِدِ عَلَى مَنْ سَمِعَ النِّدَاءَ
Bize Kuteybetü'bnü Said ile İshâk b. İbrahim, Süveyd b. Saîd ve Ya'kûb ed-Devraki hep birden Mervân el-Fezârî'den rivayet ettiler. Kuteybe Dediki: Bize Fezâri, Ubeydullah b. Esamm'dan rivayet etti. Demişki: Bize Yezîd b. Esamm, Ebu Hureyre'den rivayet etti. Şöyle demiş: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e â'mâ bir zât geldi ve: Yâ Resûlâllah! Gerçekden beni, mescide götürecek yedekçim yok; diyerek, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den evinde kılmak için ruhsat istedi. O da kendisine ruhsat verdi. Â'mâ dönüp gittikten sonra Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onu çağırarak: «Sen namaz için okunan ezanı işitmiyor musun?» diye sordu, A'ma : — Evet! cevâbını verince, «Öyle ise ezana icabet et!» buyurdular
بَاب صَلَاةِ الْجَمَاعَةِ مِنْ سُنَنِ الْهُدَى
Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Bişr El-Abdi rivayet etti. (Dediki): Bize Zekeriyyâ b. Ebî Zaide rivayet etti. (Dediki): Bize Abdülmelik b. Umeyr, Ebu'l-Ahvas'dan naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Abdullah; «Vallahi ben nifakı malûm münâfıkdan yahut hastadan başka hiç birimizin namazdan geri kalmadığını görmüşümdür. Hasta olan bile iki adam arasına girerek mutlaka namaza gelirdi. Gerçekden Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize sünen-i hüdâyı öğretti : «Ezan okunan mescidde namaz kılmak da sönen-i hüdâdandır.» dedi
Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Fadl b. Dukeyn, Ebu'I-Umeys'den, o da Alîy b. Akmer'den, o da Ebu'l-Ahvas'dan, o da Abdullâh'dan naklen rivayet etti. Abdullah şöyle demiş: «Kim yârın Allah'a, müslüman olarak kavuşmak isterse şu namazlara ezan okunan yerde devam etsin! Çünkü Allah, Nebiiniz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'e sünen-i hüdâ'yı meşru kılmışdır. Bu namazlar da sünen-î hüdâdandır. Şayet cemâati terkedip, namazı evinde kılanın yaptığı gibi siz de evlerinizde kılarsanız Nebiinizin sünnetini terk etmiş olursunuz. Nebiinizin sünnetini terk ederseniz, muhakkak dalâlete düşersiniz. Hiç bir kimse yoktur ki tertemiz abdestini alsın, sonra şu mescidlerden birine gitsin de Allah, ona attığı her adım mukabilinde bir sevap yazmasın; her adım mukaabilinde onu bir derece yükseltmesin; ve her adım mukaabilinde onun bir günâhını affetmesin! Vallahi ben öyle günümüzü görmüşümdür ki nifaka malum münâfıkdan başka hiç birimiz cemâati terk etmiyordu. Vallahi insan iki kişi arasında; bacakları yerde sürünerek (mescide) getirilir de saffa durdurulurdu»
بَاب النَّهْيِ عَنِ الْخُرُوجِ مِنَ الْمَسْجِدِ إِذَا أَذَّنَ الْمُؤَذِّنُ
Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bile Ebu'l-Ahvas, İbrahim b. Muhacir'den, o da Ebu'ş-Şahsa'dan naklen rivayet etti. Demişki: Mescidde Ebu Hureyre ile beraber oturuyorduk. Derken müezzin ezanı okudu ve bir adam, mescidden kalkıp gitti. Ebu Hureyre onu mescidden çıkıncaya kadar gözü ile takîp etti. Arkasından: "Şu adam yok mu, muhakkak Ebu'l-Kaasim (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e isyan etti." dedi
Bize İbni Ebî Ömer El-Mekkî de rivayet etti. (Dediki). Bize Süfyan (yani İbni Uyeyne) Ömer b. Saîd'den, o da Eş'as b. Ebu-ş-Şa'sa El-Muharibî'den, o da babasından naklen rivayet etti. Babasj şöyle demiş: Etû Hureyre'den dinledim: Ezandan sonra mescidden çıkıp giden bir adam gördü de arkasından: "Şu adam yok mu! muhakkak Ebu'l-Kaasim {Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e isyan etti." dedi
بَاب فَضْلِ صَلَاةِ الْعِشَاءِ وَالصُّبْحِ فِي جَمَاعَةٍ
Bize İshâk b. İbrahim rivayet etti. (Dediki): Bize Mugîratü'bnü Selemete'l-Mahzum-i haber verdi, (Dediki): Bize Abdûlvâhid (yani ibni Ziyad) rivayet etti. (Dediki): Bize Osman b. Hakim rivayet etti. (Dediki): Bize Abdurrahmân b. Ebî Amra rivayet etti. (Dediki): Osman b. Affân, akşam namazından sonra mescide girerek yalnız başına oturdu. Ben de yanına oturdum. Osman : — Ey kardeşim oğlu! Ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i «Her kim yatsıyı cemaatla kılarsa, gecenin yarısını namazla geçirmiş gibi olur. Ve kim sabah namazını cemaatla kılarsa bütün gece namaz kılmış gibi olur.» buyururken işitim; dedi
{….} Bana bu hadisi Züheyr b. Harb da rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Abdillâh El-Esedî rivayet etti. H. Bana Muhammed b. Râfi' de rivayet etti. Dediki: Bize Abdürrezzak rivayet etti. Bunların ikisi de Süfyân'dan, o da Ebu Sehl Osman b. Hakîm'den bu isnâdla bu hadîsin mislini rivayet etmişlerdir. İzah 657 de
Bana Nasr b. Aliy El-Cehdamî rivayet etti. (Dediki): Bize Bişr (yâni İbni Mufaddâl) Hâlid'den, o da Enes b. Sîrîn'den naklen rivayet etti: Demişki: Ben, Cündeb b. Abdillâh'ı şöyle derken işittim: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Her kim sabah namazını cemaatla kılarsa, o kimse Allah'ın zimmetindedir. Sakın Allah zimmetine âid bir şey'den dolayı sizî talep etmesin. Talep ettiği kimseyi de yetişerek, cehennem ateşine tepetaklak atmasın!» buyurdular
Bu hadîsi bana, Ya'kûb b. İbrahim Ed-Devrakî de rivayet etti. (Dediki) : Bize İsmail, Hâlid'den, o da Enes b. Sîrîn'den naklen rivayet etti. Demiş ki: Ben Cündeb-i Kasriyi şöyle derken işittim: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Her kim sabah namazını cemaatla kılarsa, o kimse, Allah'ın zimmetindedir. Sakın Allah zimmetine âid bir şey'den dolayı sizi talep etmesin. Çünkü o kimi zimmetine âid bir şey'den dolayı talep ederse ona yetişir. Sonra onu yüzüstü cehennem ateşine atar!» buyurdular
{….} Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki) : Bize Yezîd b. Hârûn, Dâvûd b. Ebi Hind'den, o da el-Hasen'den, o da Cündeb b. Süfyan'dan, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den bu isnadla rivayet etti. Ama Cündeb: «Onu cehennem ateşine tepesi öttü atmasın!» cümlesini söylememişdir
بَاب الرُّخْصَةِ فِي التَّخَلُّفِ عَنِ الْجَمَاعَةِ بِعُذْرٍ
Bana Harmeletü'bnü Yahya Et-Tücîbî rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yunus, İbni Şihâb'dan naklen haber verdi, ona da Mahmut b. Rabî El-Ensari rivayet etmişki : Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in Bedr gazasına iştirak eden ashabından ve Ensardan İtban b. Malik Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gelerek: '' Ya Resulallah: Gözlerim seçmez oldu. Halbuki kavmime namaz kıldıran benim. Yağmurlar yağdığı zaman kavmimle aramızda bulunan dere akıyor; bende onların mescidine gidip kendilerine namaz kıldıramıyorum. Ya Resulallah! dilerimki evime gelerek bir yerde namaz kılasın! Bende o yeri namazgah yapayım!'' demiş. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): ''İnşaallah bunu yaparım!'' buyurmuşlar. İtban demişki: '' Ertesi gün Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile Ebu Bekr-i sıddık gün yükseldiği vakit bana geldiler. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) izin istedi ; kendilerine izin verdim. Ama o hiç oturmadan eve girdi, sonra: ''Evinin neresinde namaz kılmamı istiyorsun? '' dedi. Ben, evin bir köşesine işaret ettim. Bunun üzerine Resululullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) namaz'a kalkarak tekbir aldı. Bizde onun arkasına durduk. Bize iki rek'at namaz kıldırdı sonra selam verdi. Biz Resululullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in kendileri için hazırladığımız bir hazireyi yemeğe alıkoyduk. Derken o mahallenin erkeklerinden bir grup etrafımızı çevirdiler. Bu suretle evde birhayli adamlar toplandı. İçlerinden biri: ''Malik b. Ed-Duhşun nerede?'' diye sordu, diğer biri: ''O münafıkdır: Allah ve Resulünü sevmez.'' Cevabını verdi. Bunun üzerine Resululullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : ''Onun hakkında böyle şey söyleme! Görmüyormusunki Allah'dan başka bir ilah yoktur diyor ve bununla Allah'ın rızasını istiyor!'' buyurdu. Ashab: ''Allah ve Resulü bilir.'' dediler. (münafık diyen zat): ''Biz onun münafıklara hep böyle yüz verdiğini ve onlara karşı hayırhahlığını görüyoruz. Müteakiben Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem : ''Çüknkü Allah (La ilahe illallah) diyerek bununla Allah'ın rızasını dileyen bir kimseyi Cehennem'e haram kılmıştır '' buyurdular. İbn-i Şihab demişki: ''Sonra ben, Beni Salim den ve onların ileri gelenlerinden biri olan Husayn b. Muhammed El-Ensari'ye Mahmud b. Rabi hadisini sordumda, o da bu hususta onu tasdik etti
Bize Muhammed b. Râfi' ile Abd b. Humeyd, ikisi birden Abdürrezzâk'dan rivayet ettiler. Demişki: Bize Ma'mer, Zührî'den naklen haber verdi. Demişki: Bana Mahmud b. Rabî', İtbân b. Mâük'den rivayet etti. İtbân; «Ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e geldim...» demiş. Râvî hadisi, Yûnus'un hadîsi mânasında rivayet etmiş. Şu kadar var ki o: «Bir adam: Mâlikü'bnü'd-Dühşun yahut Duhayşin nerede? dedi.» demiş ve hadîse şunları ziyâde etmiş: «Mahmud Dediki: Ben bu hadisi, içlerinde Ebu Eyyûb El-Ensârî de bulunan birkaç kişiye rivayet ettim. Ebu Eyyûb bu senin söylediğini Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in söylemiş olacağını zannetmem; dedi. Bunun üzerine ben: Eğer Itb&n'ın yanına dönersem, bunu ona (tekrar) soracağıma yemin ettim. Ve hemen İtbân'ın yanına döndüm, onu, gözleri görmez olmuş; çok yaşlı bir ihtiyar olarak buldum. Hâla kavminin imamı idi. Yanıbaşına oturarak bu hadisi, ona sordum. Onu bana ilk defa nasıl rivayet ettiyse öylece rivâyetde bulundu.» Zührî demiş ki: «Bundan sonra bir çok farzlar ve başka şeyler nazil oldu ki işin artık onlara dayandığını görüyoruz. İmdi kimin aldanmamak elinden geliyorsa aldanmasın!»
Bize İshâk b. İbrahim rivayet etti. (Dediki) : Bize Velid b. Müslim, Evzaî'den naklen haber verdi. Demiş ki: Bana Zührî, Mahnıud b. Rabî'dan rivayet etti. Demiş ki: Ben, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in bizim evde bir kovadan ağzına su alıp püskürttüğünü pek âla hatırlıyorum. Mahmud şöyle demiş: İşte bana İtbân b. Mâlik rivayet etti. İtbân Dediki: «Ben: Yâ Resûlallah! Benim gözlerim fenalaştı; dedim...» Râvî hadisi: «Bize iki rek'ât namaz kıldırdı. Biz Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i kendileri için yaptığımız bir ceşîşeyi yemeye alıkoyduk.» cümlesine kadar rivayet etmiş; Yûnusla, Ma'mer'in hadisin sonuna yaptıkları ziyâdeyi söylememiştir. İzah için buraya tıklayın
بَاب جَوَازِ الْجَمَاعَةِ فِي النَّافِلَةِ، وَالصَّلَاةِ عَلَى حَصِيرٍ وَخُمْرَةٍ وَثَوْبٍ وَغَيْرِهَا مِنَ الطَّاهِرَاتِ
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. Dediki: Mâlik'e, İshâk b. Abdillâh b. Ebi Tâlha'dan dinlediğim, onun da Enes b. Mâlik'den rivayet ettiği şu hadîsi okudum: Enes'in anne annesi Müleyke, kendi yaptığı bir yemeğe Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i davet etmiş. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de o yemekden yemiş; sonra: «Haydi kalkın da size namaz kıldırayım!» buyurmuşlar. Enes demiş ki: «Bunun üzerine ben kalkarak çok kullanılmakdan kararmış bir hasırımızı getirmeğe gittim ve onun üzerine biraz su serptim. Müteakiben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onun üzerine namaza durdu. Yetim ile ben de arkasına safı olduk. Kocakarı da arkamıza durdu. (Böylece) Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize iki rek'ât namaz kıldırdı. Sonra çekildi gitti.»
Bize Şeybân b. Ferrûh ile Ebu'r-Rabî', ikisi birden Abdülvâris'den rivayet ettiler. Şeybân Dediki: Bize Âbdülvâris, Ebu't-Tayyâh'dan, o da Enes b. Mâlik'den naklen rivayet etti. Enes şöyle demiş: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) insanların en güzel ahlâklısı idi. Bazen kendileri bizim evde iken namaz vakti gelirdi. Hemen altındaki yaygının temizlenmesini emreder; yaygı süpürtilürdü. Sonra Üzerine su serpilirdi; daha sonra Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) imam olur; biz de arkasına durarak bize namaz kıldırıldı.» Enes'lerin yaygısı hurma yaprağındanmış
Bana Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Hâşim b. El-Kaasim rivayet etti. (Dediki): Bize Süleyman, Sâbit'den, o da Enes'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yanımıza girdi. Evde ben, annem ve teyzem Ümmü Haram'dan başka kimse yoktu. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Kalkın size namaz kıldırayım!» buyurdu. (Bu teklif namaz vakti dışında idi) Bize namaz kıldırdı. Bir adam sâbit'e: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Enes'i nereye durdurmuş? diye sormuş. Sabit: Onu sağ tarafına durdurmuş; demiş. Enes demiş ki: Sonra Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize, hâne halkına, bütün dünyâ ve âhiret hayırlarını dua etti. Annem: — Yâ Resulallah! Bu senin hizmetkârçığındır. Allâha onun için duâ et!» dedi. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) benim için bütün hayırları duâ etti. Bana yaptığı duâ'nın sonu şöyle demek oldu : «Yâ Rabbî, bunun malını ve zürriyetini çoğalt, ve kendisine bu husûsda bereket ihsan eyle!»
Bize Ubeydullah b. Muâz rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Abdullah b. Muhtardan naklet rivayet etti, o da Musa b. Enes'i, Enes b. Malik'den naklen rivayet ederken dinlemiş. Enes'in rivayetine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Enes ile annesine yahut teyzesine namaz kıldırmış, Enes: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) beni sağ tarafına, kadını da arkamıza durdurdu.» demiş
{….} Bize bu hadîsi Muhammed b. El-Müsennâ da rivayet etti. (Dediki) : Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. H. Bu hadîsi bana Züheyr b. Harb dahi rivayet etti. Dediki: Bize Abdurrahmân (yâni İbni Mehdi) rivayet etti. Dediki: Bize Şu'be bu isnâdla rivayet etti
Bize Yahya b. Yahya Et-Temimi rivayet etti. (Dediki): Bize Hâlid b. Abdillâh haber verdi. H. Bize Ebu Bekir b. Ebi Şeybe dahî rivâyt etti. Dediki: Bize Abbâd b. Avvâm rivayet etti. Bunların ikisi de Şeybânî'den, o da Abdullah b. Şeddâd'dan naklen rivayet etmişler. Abdullah şöyle demiş: Bana Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in zevcesi Meymûne rivayet etti ve: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) namaz kılar; ben de onun hizasında bulunurdum. Bazen secde ettiğinde elbisesi bana dokunurdu. Küçük bir seccade üzerinde namaz kılardı.» dedi. İzah 661 de
Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe ile Ebu Kureyb rivayet etti. Bunlar hep birden A'meş'den rivayet etmişlerdir. H. Bana Süveyd b. Said rivayet etti. Dediki: Bize Ali b. Müshir rivayet etti. Bunlar hep birden A'meş'ten rivayet etmişlerdir. H. Bize İshâk b. İbrahim de rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Bize İsâ b. Yûnus haber verdi. (Dediki): Bize A'meş, Ebu Süfyân'dan, o da Câbir'den naklen rivayet etti. Demiş ki: Bize Ebu Saîd-i Hudrî rivayet etti, ki: Kendisi Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanına girmiş de, onu bir hasır üzerinde namaz kılar; secde ederken bulmuş
بَاب فَضْلِ صَلَاةِ الْجَمَاعَةِ وَانْتِظَارِ الصَّلَاةِ
Bize Ebu Bekir b. Ebî Şey be ile Ebu Kureyb, ikisi birden Ebu Muâviye'den rivayet ettiler. Ebu Kureyb Dediki: Bize Ebu Muâviye; A'meş'den, o da Ebu Sâlih'den, o da Ebu Hureyre'den naklen rivayet etti. Demişki: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Kişinin cemaatla kıldığı namaz, evinde ve pazarında kıldığı namazından yirmi kusur derece ziyâde olur. Bu da, şundandır: Cemâatdan biri abdest alır da onu tertemiz yapar; sonra mescide gider, kendisini namazdan başka hiç bir şey harekete geçirmez, namazdan başka hiç bir niyeti de olmazsa mescide girinceye kadar attığı her adıma mukabil ona bir derece yükseltilir. Ve yine attığı her adıma mukabil bir günâhı bağışlanır. Mescide girdiği zaman dahî kendisini orada namaz hapsettiği müddetçe namazda sayılır. Böylesi namaz kıldığı meclîsde bulunduğu müddetçe melekler kendisine salât eyler ve: (Yâ Rab! Buna rahmet buyur. Yâ. Rab! Bunu mağfiret eyle! Yâ Rab! Burada eziyet vermedikçe, abdestini bozmadıkça bunun tevbesini kabul et! derler.» buyurdular)
{….} Bize Saîd b. Amr El-Eş'asî rivayet etti. (Dediki): Bize Abser haber verdi. H. Bana Muhammed b. Bekkâr b. Reyyân da rivayet etti. Dediki: Bize İsmail b. Zekeriyyâ rivayet etti. H. Bize İbnü'l - Müsennâ da rivayet etti. Dediki: Bize İbni Ebî Adiyy, Şu'be'den rivayet etti. Bunların hepsi A'meş'den bu isnâdla bu hadîsin mânâsı gibi rîvâyetde bulunmuşlardır
Bize İbni Ebî Ömer de rivayet etti. (Dediki) : Bize Süfyan, Eyyûb-u Sahtiyânî'den, o da İbni Sîrîn'den, o da Ebu Hureyre'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Şüphesiz ki sizden biriniz namaz kıldığı yerinde bulunduğu müddetçe, melekler ona salât eyler ve abdestini bozmadığı müddetçe: Yâ Rabbî! Buna mağfiret eylel Yâ Rabbî! Buna rahmet eyle!., derler. Sizden biriniz kendisini namaz hapsettiği müddetçe; namazda sayılır.» buyurdular
Bana Muhammed b. Hatim de rivayet etti. (Dediki) : Bize Behz rivayet etti. (Dediki): Bize Hammâd b. Seleme, Sâbit'den, o da Ebu Râfi'den, o da Ebu Hureyre'den naklen rivayet etti ki; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Kul, namazgahında namazı beklediği müddetçe namazda olmakda devam eder; melekler de ta oradan gidinceye yahut abdest bozuncaya kadar: Yâ Rabbî! Onu mağfiret eyle! Yâ Rabbî! Ona rahmet eyle!., derler.» buyurmuşlar. Râvî diyor ki: Abdestini bozmak ne oluyor? dedim: «Fıslatır yahut zartlatır.» dedi
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e, Ebu'z-Zinâd'dan duyduğum, onun da A'rac'dan, onun da Ebu Hureyre'den naklen rivayet ettiği şu hadîsi okudum: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Sizden biriniz kendisini namaz hapsettiği ve ailesi nezdine dönmekden kendisini ancak namaz men ettiği müddetçe namazda olmakda devam eder.» buyurmuşlar
Bana Harmeletü'bnü Yahya rivayet etti. (Dediki) : Bize ibni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yûnus haber verdi. H. Bana Muhammed b. Selemete'l Muradi de rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Vehb, Yûnus'dan, o da İbni Şihâb'dan, o da ibni Hürmüz'den, o da Ebu Hureyre'den naklen rivayet etti ki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Sizden biriniz namazı bekleyerek oturduğu müddetçe abdestini bozmamak şartı ile namazdadır. Ona melekler duâ eder; Yâ Rabbi! Bunu mağfiret buyur! Yâ Rabbî! Buna rahmet eylel derler.» buyurmuşlar
{….} Bize Muhammed b. Râfi' de rivayet etti. (Dediki): Bize Abdurrazzâk rivayet etti. (Dediki) : Bize Ma'mer, Hemmâm b. Münebbih'den, o da Ebu Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den bu hadîs gibi rivâyetde bulundu
بَاب فَضْلِ كَثْرَةِ الْخُطَا إِلَى الْمَسَاجِدِ
Bize Abdullah b. Berrâd El-Eş'ari ile Ebu Kureyb rivayet ettiler. Dedilerki: Bize Ebu Usame, Büreyd'den, o da Ebu Bürdeden, o da Ebu Musa'dan naklen rivayet etti. Ebu Mûsâ şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ; «Şüphesiz ki namaz hususunda insanların en büyük ecre nail olanı, mescide derece derece en uzak olanlarıdır. Namaz vaktini bekleyip de onu imamla kılanın ecri de onu kılarak uyuyan kimsenin ecrinden daha büyüktür.» buyurdular. Ebu Kureyb'in rivayetinde: «O namazı imamla birlikde cemâat hâlinde kılarsa.» ibaresi vardır