SÜNNETİMİZSÜNNET VE HADİS KÜTÜPHANESİ
Sahih-i Müslim › Kitâb 54 · Fitneler ve Kıyâmet AlâmetleriKonum
BÂBLAR — Fitneler ve Kıyâmet Alâmetleri (28)
  1. 1باب اقتران الفتن، وفتح ردم يأجوج ومأجوج
  2. 2باب الخسف بالجيش الذي يؤم البيت
  3. 3باب نزول الفتن كمواقع القطر
  4. 4باب إذا تواجه المسلمان بسيفيهما
  5. 5باب هلاك هذه الأمة بعضهم ببعض
  6. 6باب إخبار النبي ﷺ فيما يكون إلى قيام الساعة
  7. 7باب في الفتنة التي تموج كموج البحر
  8. 8باب لا تقوم الساعة حتى يحسر الفرات عن جبل من ذهب
  9. 9باب في فتح قسطنطينية، وخروج الدجال، ونزول عيسى ابن مريم
  10. 10باب تقوم الساعة والروم أكثر الناس
  11. 11باب إقبال الروم في كثرة القتل عند خروج الدجال
  12. 12باب ما يكون من فتوحات المسلمين قبل الدجال
  13. 13باب في الآيات التي تكون قبل الساعة
  14. 14باب لا تقوم الساعة حتى تخرج نار من أرض الحجاز
  15. 15باب في سكنى المدينة وعمارتها قبل الساعة
  16. 16باب الفتنة من المشرق من حيث يطلع قرنا الشيطان
  17. 17باب لا تقوم الساعة حتى تعبد دوس ذا الخلصة
  18. 18باب لا تقوم الساعة حتى يمر الرجل بقبر الرجل، فيتمنى أن يكون مكان الميت، من البلاء
  19. 19باب ذكر ابن صياد
  20. 20باب ذكر الدجال وصفته وما معه
  21. 21باب في صفة الدجال، وتحريم المدينة عليه، وقتله المؤمن وإحيائه
  22. 22باب في الدجال وهو أهون على الله ﷿
  23. 23باب في خروج الدجال ومكثه في الأرض، ونزول عيسى وقتله إياه، وذهاب أهل الخير والإيمان، وبقاء شرار الناس وعبادتهم الأوثان، والنفخ في الصور، وبعث من في القبور
  24. 24باب قصة الجساسة
  25. 25باب في بقية من أحاديث الدجال
  26. 26باب فضل العبادة في الهرج
  27. 27باب قرب الساعة
  28. 28باب ما بين النفختين

(54) Kitâb: Fitneler ve Kıyâmet Alâmetleri

كتاب الفتن وأشراط الساعة
180 hadis · 180 rivayet · Sayfa 2/4
BÂB (13)

باب في الآيات التي تكون قبل الساعة

Sahih-i Müslim 7285Sahih (Müslim'in Sahîh'i)

Bize Ebû Hayseme Züheyr b. Harb ile İshak b. İbrahim ve İbni Ebı Ömer El-Mekkî rivayet ettiler. Lâfız Züheyr'indir. (İshak: Ahberana; ötekiler: Haddesena tâbirlerini kullandılar. Dedilerki): Bize Süfyan b. Uyeync Fırat El-Kazzaz'dan, o da Ebû't-Tufeyl'den, o da Huzeyfe b. Esîd El-Gıfârî'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Biz müzâkere ederken Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yanımıza çıkageldi. Ve: «Neyi müzâkere ediyorsunuz?» diye sordu. Ashab : — Kıyameti anıyoruz, dediler, «Siz ondan önce on alâmet görmedikçe, o kopmayacaktır.» buyurdu. Ve dumanı, Deccal'i, dâbheyi, güneşin battığı yerden doğuşunu, İsa b. Meryem (Aleyhisselârn)'ın inişini, Ye'cuc ve Me'cuc'u ve biri doğuda, biri batıda, biri de Arab yarımadasında olmak üzere üç yerin batacağını, bunların sonu Yemen'den çıkıp insanları haşrolunacakları yere sürecek bir ateş olacağını anlattı

حَدَّثَنَا أَبُو خَيْثَمَةَ، زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ وَإِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ وَابْنُ أَبِي عُمَرَ الْمَكِّيُّ - وَاللَّفْظُ لِزُهَيْرٍ - قَالَ إِسْحَاقُ أَخْبَرَنَا وَقَالَ الآخَرَانِ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنْ فُرَاتٍ، الْقَزَّازِ عَنْ أَبِي الطُّفَيْلِ، عَنْ حُذَيْفَةَ بْنِ أَسِيدٍ الْغِفَارِيِّ، قَالَ اطَّلَعَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم عَلَيْنَا وَنَحْنُ نَتَذَاكَرُ فَقَالَ ‏"‏ مَا تَذَاكَرُونَ ‏"‏ ‏.‏ قَالُوا نَذْكُرُ السَّاعَةَ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ إِنَّهَا لَنْ تَقُومَ حَتَّى تَرَوْنَ قَبْلَهَا عَشْرَ آيَاتٍ ‏"‏ ‏.‏ فَذَكَرَ الدُّخَانَ وَالدَّجَّالَ وَالدَّابَّةَ وَطُلُوعَ الشَّمْسِ مِنْ مَغْرِبِهَا وَنُزُولَ عِيسَى ابْنِ مَرْيَمَ صلى الله عليه وسلم وَيَأْجُوجَ وَمَأْجُوجَ وَثَلاَثَةَ خُسُوفٍ خَسْفٌ بِالْمَشْرِقِ وَخَسْفٌ بِالْمَغْرِبِ وَخَسْفٌ بِجَزِيرَةِ الْعَرَبِ وَآخِرُ ذَلِكَ نَارٌ تَخْرُجُ مِنَ الْيَمَنِ تَطْرُدُ النَّاسَ إِلَى مَحْشَرِهِمْ ‏.‏
Sahih-i Müslim, Kitâb 54 (Fitneler ve Kıyâmet Alâmetleri), Bâb 13, Hadis no. 7285
Sahih-i Müslim 7286Sahih (Müslim'in Sahîh'i)

Bize Ubeydullah b. Muaz El-Anberî rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Fırat EI-Kazzâz'dan, o da Ebû't-Tufeyl'den, o da Ebû Serîha Huzeyfe b. Esid'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yüksek bir yerde idî. Biz de ondan aşağıda bulunuyorduk. Bize uzanarak : «Neyi müzâkere ediyorsunuz?» diye sordu. — Kıyameti, dedik. Şöyle buyurdular : «Şüphesiz ki on alâmet zuhur etmedikçe kıyamet kopmnyacakttr. Doğuda bîr yer batması, batıda bir yer batması, Arab yarımadasında bir yer batması, duman, Deccal, dabbetü'l-arz, Ye'cûc ve Me'cûc, güneşin battığı yerden doğması ve Aden toprağının sonundan bir ateş çtkarak, insanları yolcu eden bir ateş.» Şu'be demişki: Bana Abdu'l-Aziz b. Rufey de Ebû't-Tufeyl'den, o da Ebû Serîha'dan, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i anmayarak bunun mislini rivayet etti. (Bu iki râviden biri onuncuda) «İsâ b. Meryem (Aleyhîsselâm)'ın inişi...» Diğeri: «insanları denize atacak br rüzgâr...» demişlerdir

حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُعَاذٍ الْعَنْبَرِيُّ، حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ فُرَاتٍ الْقَزَّازِ، عَنْ أَبِي الطُّفَيْلِ، عَنْ أَبِي سَرِيحَةَ، حُذَيْفَةَ بْنِ أَسِيدٍ قَالَ كَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم فِي غُرْفَةٍ وَنَحْنُ أَسْفَلَ مِنْهُ فَاطَّلَعَ إِلَيْنَا فَقَالَ ‏"‏ مَا تَذْكُرُونَ ‏"‏ ‏.‏ قُلْنَا السَّاعَةَ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ إِنَّ السَّاعَةَ لاَ تَكُونُ حَتَّى تَكُونَ عَشْرُ آيَاتٍ خَسْفٌ بِالْمَشْرِقِ وَخَسْفٌ بِالْمَغْرِبِ وَخَسْفٌ فِي جَزِيرَةِ الْعَرَبِ وَالدُّخَانُ وَالدَّجَّالُ وَدَابَّةُ الأَرْضِ وَيَأْجُوجُ وَمَأْجُوجُ وَطُلُوعُ الشَّمْسِ مِنْ مَغْرِبِهَا وَنَارٌ تَخْرُجُ مِنْ قُعْرَةِ عَدَنٍ تَرْحَلُ النَّاسَ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ شُعْبَةُ وَحَدَّثَنِي عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ رُفَيْعٍ عَنْ أَبِي الطُّفَيْلِ عَنْ أَبِي سَرِيحَةَ ‏.‏ مِثْلَ ذَلِكَ لاَ يَذْكُرُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم وَقَالَ أَحَدُهُمَا فِي الْعَاشِرَةِ نُزُولُ عِيسَى ابْنِ مَرْيَمَ صلى الله عليه وسلم ‏.‏ وَقَالَ الآخَرُ وَرِيحٌ تُلْقِي النَّاسَ فِي الْبَحْرِ ‏.‏
Sahih-i Müslim, Kitâb 54 (Fitneler ve Kıyâmet Alâmetleri), Bâb 13, Hadis no. 7286
Sahih-i Müslim 7287Sahih (Müslim'in Sahîh'i)

Bize bu hadîsi Muhammed b. Beşşâr da rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed (yâni; İbni Cafer) rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be Fırat'dan rivayet etti. (Demişki): Ben Ebû't-Tufeyli Ebû Serihâ'dan rivayet ederken dinledim. (Şöyle demiş): Resulullah (Sallallahu Aleyhi vcSellem) yüksek bir yerde idi. Biz de o yerin altında konuşuyorduk: Ve râvî hadîsi yukarki gibi nakletmiştir. Şu'be demiş ki: Zannederim: «(Bir yere) indikleri vakit onlarla beraber iner, istirahat ettiği vakit onlarla istirahat eder.» de dedi. Şu'be şöyle demiş: Bana bir zât dahi bu hadîsi Ebû't-Tufeyl'den, o da Ebû Serîha'dan naklen rivayet etti. Ama onu Ref eylemedi. Bu iki zattan biri: «İsâ b. Meryem'in nüzulü... Diğeri: «Onları denize atacak bir rüzgâr...» dedi

وَحَدَّثَنَاهُ مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدٌ، - يَعْنِي ابْنَ جَعْفَرٍ - حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ فُرَاتٍ، قَالَ سَمِعْتُ أَبَا الطُّفَيْلِ، يُحَدِّثُ عَنْ أَبِي سَرِيحَةَ، قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي غُرْفَةٍ وَنَحْنُ تَحْتَهَا نَتَحَدَّثُ ‏.‏ وَسَاقَ الْحَدِيثَ بِمِثْلِهِ ‏.‏ قَالَ شُعْبَةُ وَأَحْسِبُهُ قَالَ تَنْزِلُ مَعَهُمْ إِذَا نَزَلُوا وَتَقِيلُ مَعَهُمْ حَيْثُ قَالُوا ‏.‏ قَالَ شُعْبَةُ وَحَدَّثَنِي رَجُلٌ هَذَا الْحَدِيثَ عَنْ أَبِي الطُّفَيْلِ عَنْ أَبِي سَرِيحَةَ وَلَمْ يَرْفَعْهُ قَالَ أَحَدُ هَذَيْنِ الرَّجُلَيْنِ نُزُولُ عِيسَى ابْنِ مَرْيَمَ وَقَالَ الآخَرُ رِيحٌ تُلْقِيهِمْ فِي الْبَحْرِ ‏.‏
Sahih-i Müslim, Kitâb 54 (Fitneler ve Kıyâmet Alâmetleri), Bâb 13, Hadis no. 7287
Sahih-i Müslim 7288Sahih (Müslim'in Sahîh'i)

{M-41} Bize bu hadîsi Muhammed b. Müsennâ da,rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû'n-Nu'man Hakem b. Abdillah El-Iclî rivayet etti. (Dedikij: Bize Şu'be Fırat'dan rivayet etti. (Demişki): Ben Ebû't-Tufeyl'i Ebû Serîha'dan rivayet ederken dinledim. (Şöyle demiş): Konuşuyorduk, derken Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) üzerimize uzandı... Râvi, Muâzla İbni Ca'fer'in hadîsi gibi rivayette bulunmuştur. İbni Müsennâ dediki: Bize Ebû'n-Nu'man Hakem b. Abdillah rİvâyet etti. (Dediki): Bize Şu'be Abdü'l-Aziz b. Rufey'den, o da Ebû't-Tufeyl'den, o da Ebû Serîha'dan naklen bu hadîsin mislini rivayet etti. «Onuncusu İsâ b. Meryem'in inmesidir...» dedi. Şu'be: Bu hadîsi Abdü'l-Aziz ref etmemiştir, demiş

وَحَدَّثَنَاهُ مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا أَبُو النُّعْمَانِ الْحَكَمُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ الْعِجْلِيُّ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ فُرَاتٍ، قَالَ سَمِعْتُ أَبَا الطُّفَيْلِ، يُحَدِّثُ عَنْ أَبِي سَرِيحَةَ، قَالَ كُنَّا نَتَحَدَّثُ فَأَشْرَفَ عَلَيْنَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏.‏ بِنَحْوِ حَدِيثِ مُعَاذٍ وَابْنِ جَعْفَرٍ ‏.‏ وَقَالَ ابْنُ الْمُثَنَّى حَدَّثَنَا أَبُو النُّعْمَانِ الْحَكَمُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عَبْدِ، الْعَزِيزِ بْنِ رُفَيْعٍ عَنْ أَبِي الطُّفَيْلِ، عَنْ أَبِي سَرِيحَةَ، بِنَحْوِهِ قَالَ وَالْعَاشِرَةُ نُزُولُ عِيسَى ابْنِ مَرْيَمَ ‏.‏ قَالَ شُعْبَةُ وَلَمْ يَرْفَعْهُ عَبْدُ الْعَزِيزِ ‏.‏
Sahih-i Müslim, Kitâb 54 (Fitneler ve Kıyâmet Alâmetleri), Bâb 13, Hadis no. 7288
BÂB (14)

باب لا تقوم الساعة حتى تخرج نار من أرض الحجاز

Sahih-i Müslim 7289Sahih (Müslim'in Sahîh'i)

Bana Harmele b. Yahya rivayet etti, (Dediki): Bize haber verdi. (Dediki): Bana Yûnus, İhnû Şihab'dan naklen ibni Vehb haber verdi. (Demişki): Bana ibni Müseyyeb haber verdi. Ona da Ebû Hureyre haber vermişki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuşlar. H. Bana Abdû'l-Melik b. Şuayb b. Leys de rivayet etti. (Dediki): Bize babam, dedemden rivayet etti. (Demişki): Bana Ukayl b. Hâlid, ibni Şihâb'dan rivayet etti ki, şöyle demiş: ibni Müseyyeb dediki: Bana Ebû Hureyre haber verdi ki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Hicaz toprağından Bûsra'daki develerin boyunlarını aydınlatacak bir ateş çıkmadıkça kıyamet kopmayacaktir.» buyurmuşlar

حَدَّثَنِي حَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، أَخْبَرَنِي ابْنُ الْمُسَيَّبِ، أَنَّ أَبَا هُرَيْرَةَ، أَخْبَرَهُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ح وَحَدَّثَنِي عَبْدُ الْمَلِكِ بْنُ شُعَيْبِ بْنِ اللَّيْثِ، حَدَّثَنَا أَبِي، عَنْ جَدِّي، حَدَّثَنِي عُقَيْلُ بْنُ، خَالِدٍ عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، أَنَّهُ قَالَ قَالَ ابْنُ الْمُسَيَّبِ أَخْبَرَنِي أَبُو هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ لاَ تَقُومُ السَّاعَةُ حَتَّى تَخْرُجَ نَارٌ مِنْ أَرْضِ الْحِجَازِ تُضِيءُ أَعْنَاقَ الإِبِلِ بِبُصْرَى ‏"‏ ‏.‏
Sahih-i Müslim, Kitâb 54 (Fitneler ve Kıyâmet Alâmetleri), Bâb 14, Hadis no. 7289
BÂB (15)

باب في سكنى المدينة وعمارتها قبل الساعة

Sahih-i Müslim 7290Sahih (Müslim'in Sahîh'i)

Bana Amru'n-Nâkıd rivayet etti. (Dediki): Bize Esved b. Âmir rivayet etti. (Dediki): Bize Züheyr, Süheyl b. Ebî Sâlih'den, o da babasından, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Evler Ihaba yahut Yehâba ulaşacaktır!» buyurmuşlar. Züheyr demiş ki : Süheyl'e: Burası Medine'den ne kadar tutar? diye sordum. Şu kadar ve şu kadar mildir, dedi

حَدَّثَنِي عَمْرٌو النَّاقِدُ، حَدَّثَنَا الأَسْوَدُ بْنُ عَامِرٍ، حَدَّثَنَا زُهَيْرٌ، عَنْ سُهَيْلِ بْنِ أَبِي، صَالِحٍ عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ تَبْلُغُ الْمَسَاكِنُ إِهَابَ أَوْ يَهَابَ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ زُهَيْرٌ قُلْتُ لِسُهَيْلٍ فَكَمْ ذَلِكَ مِنَ الْمَدِينَةِ قَالَ كَذَا وَكَذَا مِيلاً ‏.‏
Sahih-i Müslim, Kitâb 54 (Fitneler ve Kıyâmet Alâmetleri), Bâb 15, Hadis no. 7290
Sahih-i Müslim 7291Sahih (Müslim'in Sahîh'i)

Bize Kuteybe b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Ya'kub (yâni; İbni Abdirrahman) Süheyl'den, o da babasından, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet ettiki: Resûlullah (Sullallahu Aleyhi ve Sellem); «Kıtlık, yağmursuz kalmanız değildir. Lâkin kıtlık size tekrar tekrar yağmur verilecek yerin hiç bir şey bitirmemesidir.» buyurmuşlar

حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ، - يَعْنِي ابْنَ عَبْدِ الرَّحْمَنِ - عَنْ سُهَيْلٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ لَيْسَتِ السَّنَةُ بِأَنْ لاَ تُمْطَرُوا وَلَكِنِ السَّنَةُ أَنْ تُمْطَرُوا وَتُمْطَرُوا وَلاَ تُنْبِتُ الأَرْضُ شَيْئًا ‏"‏ ‏.‏
Sahih-i Müslim, Kitâb 54 (Fitneler ve Kıyâmet Alâmetleri), Bâb 15, Hadis no. 7291
BÂB (16)

باب الفتنة من المشرق من حيث يطلع قرنا الشيطان

Sahih-i Müslim 7292Sahih (Müslim'in Sahîh'i)

Bize Kuteybe b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Leys rivayet etti, H. Bana Muhammed b. Rumh da rivayet etti. (Dediki): Bize Leys, Nâfi'deıı, o da İbni Ömer'den naklen haber verdiki, Kendisi Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i doğu'ya dönmüş olduğu halde şöyle buyururken işitmiş: «Dikkat! Hiç şüphe yok ki, fitne şuradadır. Dikkat! Hiç şüphe yok kİ, fitne şurada! Şeytanın boynuzunun doğduğu yerdedir.»

حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا لَيْثٌ، ح وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ رُمْحٍ، أَخْبَرَنَا اللَّيْثُ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّهُ سَمِعَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَهُوَ مُسْتَقْبِلُ الْمَشْرِقِ يَقُولُ ‏ "‏ أَلاَ إِنَّ الْفِتْنَةَ هَا هُنَا أَلاَ إِنَّ الْفِتْنَةَ هَا هُنَا مِنْ حَيْثُ يَطْلُعُ قَرْنُ الشَّيْطَانِ ‏"‏ ‏.‏
Sahih-i Müslim, Kitâb 54 (Fitneler ve Kıyâmet Alâmetleri), Bâb 16, Hadis no. 7292
Sahih-i Müslim 7293Sahih (Müslim'in Sahîh'i)

Bana Ubeydullah b. Ömer El-Kavârîrî ile Muhammed b. Müsennâ da rivayet ettiler. H. Bize Ubeydullah b. Saîd dahî rivayet etti. Bu râvîlerin hepsi Yahya EI-Kattnn'dan rivayette bulunmuşlardır. Kavârîrî dediki: Bana Yahya b. Saîd, Ubeydullah b. Ömer'den rivayet etti. (Demişki): Bana Nâfi ibni Ömer'den rivayet ettiki: Resûlullah (Saliallahu Aleyhi ve Sellem) Hafsa'nın kapısı yanında durmuş ve eliyle doğu tarafına işaret ederek: «Fitne şurada, şeytanın boynuzunun doğduğu yerdedir.» buyurmuş; bunu iki veya üç defa söylemiştir. Ubeydullah b. Saîd kendi rivayetinde: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Âişe'nin kapısı yanında durmuş.» dedi

حَدَّثَنِي عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ الْقَوَارِيرِيُّ، وَمُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَحَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ، سَعِيدٍ كُلُّهُمْ عَنْ يَحْيَى الْقَطَّانِ، قَالَ الْقَوَارِيرِيُّ حَدَّثَنِي يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ، عُمَرَ حَدَّثَنِي نَافِعٌ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَامَ عِنْدَ بَابِ حَفْصَةَ فَقَالَ بِيَدِهِ نَحْوَ الْمَشْرِقِ ‏ "‏ الْفِتْنَةُ هَا هُنَا مِنْ حَيْثُ يَطْلُعُ قَرْنُ الشَّيْطَانِ ‏"‏ ‏.‏ قَالَهَا مَرَّتَيْنِ أَوْ ثَلاَثًا ‏.‏ وَقَالَ عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ سَعِيدٍ فِي رِوَايَتِهِ قَامَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عِنْدَ بَابِ عَائِشَةَ ‏.‏
Sahih-i Müslim, Kitâb 54 (Fitneler ve Kıyâmet Alâmetleri), Bâb 16, Hadis no. 7293
Sahih-i Müslim 7294Sahih (Müslim'in Sahîh'i)

Bana Harmele b. Yahya da rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yûnus, ibni Şihab'dan, o da Salim b. Abdillah'dan, o da babasından naklen haber verdikî, Resulullah (Sallalîahu Aleyhi ve Sellem) doğuya dönmüş olduğu halde: «Hâ işte, fitne buradadır! Hâ işte, fitne buradadır! Hâ işte, fitne bu arada, şeytanın boynuzunun doğduğu yerdedir.» buyurmuşlar

وَحَدَّثَنِي حَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ سَالِمِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ وَهُوَ مُسْتَقْبِلُ الْمَشْرِقِ ‏ "‏ هَا إِنَّ الْفِتْنَةَ هَا هُنَا هَا إِنَّ الْفِتْنَةَ هَا هُنَا هَا إِنَّ الْفِتْنَةَ هَا هُنَا مِنْ حَيْثُ يَطْلُعُ قَرْنُ الشَّيْطَانِ ‏"‏ ‏.‏
Sahih-i Müslim, Kitâb 54 (Fitneler ve Kıyâmet Alâmetleri), Bâb 16, Hadis no. 7294
Sahih-i Müslim 7295Sahih (Müslim'in Sahîh'i)

Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Veki' İkrime b. Ammâr'dan, o da Sâlim'den, o da İhni Ömer'den naklen (Şöyle demiş): Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Âişe'nin evinden çıktı da doğuyu kastederek: «Küfrün başı şu taraftan, şeytanın boynuzunun doğduğu yerdendir.»

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ عِكْرِمَةَ بْنِ عَمَّارٍ، عَنْ سَالِمٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ خَرَجَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مِنْ بَيْتِ عَائِشَةَ فَقَالَ ‏ "‏ رَأْسُ الْكُفْرِ مِنْ هَا هُنَا مِنْ حَيْثُ يَطْلُعُ قَرْنُ الشَّيْطَانِ ‏"‏ ‏.‏ يَعْنِي الْمَشْرِقَ ‏.‏
Sahih-i Müslim, Kitâb 54 (Fitneler ve Kıyâmet Alâmetleri), Bâb 16, Hadis no. 7295
Sahih-i Müslim 7296Sahih (Müslim'in Sahîh'i)

Bize ibni Numeyr de rivayet etti. (Dediki): Bize İshak (yâni; İbni Süleyman) rivayet etti. (Dediki): Bize Hanzale haber verdi. (Dediki): Ben Sâlim'i şöyle derken işittim. Ben ibni Ömer'i şunu söylerken dinledim. Ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i eliyle doğu tarafına işaret ederek üç defa : «Hâ işte, fitne buradadır. Hâ işte, fitne burada, şeytanın iki boynuzunun doğduğu yerdedir.» buyururken işittim

وَحَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ، - يَعْنِي ابْنَ سُلَيْمَانَ - أَخْبَرَنَا حَنْظَلَةُ، قَالَ سَمِعْتُ سَالِمًا، يَقُولُ سَمِعْتُ ابْنَ عُمَرَ، يَقُولُ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُشِيرُ بِيَدِهِ نَحْوَ الْمَشْرِقِ وَيَقُولُ ‏"‏ هَا إِنَّ الْفِتْنَةَ هَا هُنَا هَا إِنَّ الْفِتْنَةَ هَا هُنَا ‏"‏ ‏.‏ ثَلاَثًا ‏"‏ حَيْثُ يَطْلُعُ قَرْنَا الشَّيْطَانِ ‏"‏ ‏.‏
Sahih-i Müslim, Kitâb 54 (Fitneler ve Kıyâmet Alâmetleri), Bâb 16, Hadis no. 7296
Sahih-i Müslim 7297Sahih (Müslim'in Sahîh'i)

Bize Abdullah b. Ömer b. Eban ile Vâsıl b. Abdi'1-A'la ve Ahmed b. Ömer El-Vekiî rivayet ettiler. Lâfız İbni Ebân'ındır. (Dedilerki): Bize ibni Fudayl babasından rivayet etti. (Demişki): Ben Salim b. Abdillah b. Ömer'i şöyle derken işittim: Ey Iraklılar! Size küçüğü soracak ve sizi büyüğe bindirecek değilim! Ben babam Abdullah b. Ömer'i şunu söylerken işittim: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i: «Şüphesiz ki, fitne şu taraftan gelecektir.» buyururken dinledim ve eliyle doğu tarafına işaret ederek: «Şeytanın iki boynuzunun doğduğu yerden!» buyurdular. Halbuki siz birbirinizin boyunlarını vuruyorsunuz. Musa, Fir'avn hanedanından öldürdüğü şahsı ancak hata suretiyle öMürmüş; bunun üzerine Allah (Azze ve Celle) kendisine: «Sen bir nefis öldürdün de, biz seni üzüntüden kurtardık ve seni adam-akıllı imtihan ettik.» [Ta Ha 40] buyurmuştur. Ahmed b. Ömer kendi rivayetinde: «Sâlim'den» dedi. «İşittim» demedi

حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ بْنِ أَبَانَ، وَوَاصِلُ بْنُ عَبْدِ الأَعْلَى، وَأَحْمَدُ بْنُ عُمَرَ الْوَكِيعِيُّ، - وَاللَّفْظُ لاِبْنِ أَبَانَ - قَالُوا حَدَّثَنَا ابْنُ فُضَيْلٍ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ سَمِعْتُ سَالِمَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ، بْنِ عُمَرَ يَقُولُ يَا أَهْلَ الْعِرَاقِ مَا أَسْأَلَكُمْ عَنِ الصَّغِيرَةِ وَأَرْكَبَكُمْ لِلْكَبِيرَةِ سَمِعْتُ أَبِي عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عُمَرَ يَقُولُ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏"‏ إِنَّ الْفِتْنَةَ تَجِيءُ مِنْ هَا هُنَا ‏"‏ ‏.‏ وَأَوْمَأَ بِيَدِهِ نَحْوَ الْمَشْرِقِ ‏"‏ مِنْ حَيْثُ يَطْلُعُ قَرْنَا الشَّيْطَانِ ‏"‏ ‏.‏ وَأَنْتُمْ يَضْرِبُ بَعْضُكُمْ رِقَابَ بَعْضٍ وَإِنَّمَا قَتَلَ مُوسَى الَّذِي قَتَلَ مِنْ آلِ فِرْعَوْنَ خَطَأً فَقَالَ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ لَهُ ‏{‏ وَقَتَلْتَ نَفْسًا فَنَجَّيْنَاكَ مِنَ الْغَمِّ وَفَتَنَّاكَ فُتُونًا‏}‏ قَالَ أَحْمَدُ بْنُ عُمَرَ فِي رِوَايَتِهِ عَنْ سَالِمٍ لَمْ يَقُلْ سَمِعْتُ ‏.‏
Sahih-i Müslim, Kitâb 54 (Fitneler ve Kıyâmet Alâmetleri), Bâb 16, Hadis no. 7297
BÂB (17)

باب لا تقوم الساعة حتى تعبد دوس ذا الخلصة

Sahih-i Müslim 7298Sahih (Müslim'in Sahîh'i)

Bana Muhammed b. Râfi' ile Abd b. Humeyd rivayet ettiler. (Abd: Ahberanâ; ibni Râfi' ise: Haddesenâ tâbirlerini kullandılar. Dedilerki): Bize Abdûrrezzak rivayet etti. (Dediki): Bize Ma'mer, Zühri'den, o da ibni Müseyyeb'den, o da Ebû Hureyre'den naklen haber verdi. (Şöyle demiş): Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Zû'l-Halasanın etrafında Devs kadınlarının kıçları titremedikçe kıyâmet kopmayacaktır.» buyurmuşlar

حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، وَعَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ، قَالَ عَبْدٌ أَخْبَرَنَا وَقَالَ ابْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنِ ابْنِ الْمُسَيَّبِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ لاَ تَقُومُ السَّاعَةُ حَتَّى تَضْطَرِبَ أَلَيَاتُ نِسَاءِ دَوْسٍ حَوْلَ ذِي الْخَلَصَةِ ‏"‏ ‏.‏ وَكَانَتْ صَنَمًا تَعْبُدُهَا دَوْسٌ فِي الْجَاهِلِيَّةِ بِتَبَالَةَ ‏.‏
Sahih-i Müslim, Kitâb 54 (Fitneler ve Kıyâmet Alâmetleri), Bâb 17, Hadis no. 7298
Sahih-i Müslim 7299Sahih (Müslim'in Sahîh'i)

Bize Ebû Kâmil El-Cahderî ile Ebû Ma'n Zeyd b. Yezid Er-Rakâşî rivayet ettiler. Lâfız Ebû Mâ'n'ındır. (Dedilerki): Bize Hâlid b. Haris rivayet etti. (Dediki): Bize Abdü'l-Hamîd b. Ca'fer, Esved b. Alâ'dan, o da Ebû Seleme'den, o da Âişe'den naklen rivayet etti. (Demişki): Ben Resululluh (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i şöyle buyururken işittim: «Lât ile Uzza'ya tapılmadıkça, gece ile gündüz gitmeyecektir.» Bunun üzerine ben : — Yâ Resûlallahî Ben zannederdim ki Allah: «Hak dinini müşrikler hoşlanmasa da bütün dinlerin fevkine çıkarmak için Resulünü hidayet ve hak dini ile gönderen odur.» [Tevbe 33, Saf 61] âyetini indirdiği vakit bu iş tamam olmuştur, dedim. «Şüphesiz ki, bundan Allah'ın dilediği olacaktır. Sonra Allah güzel bîr rüzgâr gönderecek ve kalbinde hardal tanesi kadar iman olan herkesi öldürecek, yalnız hayırsız olanlar kalacaktır. Bunlar da babalarının dinine döneceklerdir.» buyurdular

حَدَّثَنَا أَبُو كَامِلٍ الْجَحْدَرِيُّ، وَأَبُو مَعْنٍ زَيْدُ بْنُ يَزِيدَ الرَّقَاشِيُّ - وَاللَّفْظُ لأَبِي مَعْنٍ - قَالاَ حَدَّثَنَا خَالِدُ بْنُ الْحَارِثِ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْحَمِيدِ بْنُ جَعْفَرٍ، عَنِ الأَسْوَدِ بْنِ الْعَلاَءِ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏"‏ لاَ يَذْهَبُ اللَّيْلُ وَالنَّهَارُ حَتَّى تُعْبَدَ اللاَّتُ وَالْعُزَّى ‏"‏ ‏.‏ فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنْ كُنْتُ لأَظُنُّ حِينَ أَنْزَلَ اللَّهُ ‏{‏ هُوَ الَّذِي أَرْسَلَ رَسُولَهُ بِالْهُدَى وَدِينِ الْحَقِّ لِيُظْهِرَهُ عَلَى الدِّينِ كُلِّهِ وَلَوْ كَرِهَ الْمُشْرِكُونَ‏}‏ أَنَّ ذَلِكَ تَامًّا قَالَ ‏"‏ إِنَّهُ سَيَكُونُ مِنْ ذَلِكَ مَا شَاءَ اللَّهُ ثُمَّ يَبْعَثُ اللَّهُ رِيحًا طَيِّبَةً فَتَوَفَّى كُلَّ مَنْ فِي قَلْبِهِ مِثْقَالُ حَبَّةِ خَرْدَلٍ مِنْ إِيمَانٍ فَيَبْقَى مَنْ لاَ خَيْرَ فِيهِ فَيَرْجِعُونَ إِلَى دِينِ آبَائِهِمْ ‏"‏ ‏.‏
Sahih-i Müslim, Kitâb 54 (Fitneler ve Kıyâmet Alâmetleri), Bâb 17, Hadis no. 7299
Sahih-i Müslim 7300Sahih (Müslim'in Sahîh'i)

{M-52} Bize bu hadîsi Muhammed b. Müsennâ da rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Bekir (bu zat El-Hanefî'dir) rivayet etti. (Dediki): Bize A'bdü'l-Hamid b. Ca'fer bu isnadla bu hadîsin mislini rivayet etti

وَحَدَّثَنَاهُ مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرٍ، - وَهُوَ الْحَنَفِيُّ - حَدَّثَنَا عَبْدُ الْحَمِيدِ، بْنُ جَعْفَرٍ بِهَذَا الإِسْنَادِ نَحْوَهُ ‏.‏
Sahih-i Müslim, Kitâb 54 (Fitneler ve Kıyâmet Alâmetleri), Bâb 17, Hadis no. 7300
Sahih-i Müslim 7301Sahih (Müslim'in Sahîh'i)

Bize Kuteybe b. Saîd, Mâlik b. Enes'den —ona okunanlar meyanında — o da Ebû'z-Zinad'dan, o da A'rac'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet ettiki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Bir adam birinin kabrinin yanından geçerken, keşke onun yerinde ben olaydım, demedikçe kıyamet kopmayacakîır.» buyurmuşlar

(١٥٧) حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ عَنْ مَالِكِ بْنِ أنس، فيما قرئ عليه، عن أبي الزناد، عن الأعرج، عن أبي هريرة؛ أن رسول الله ﷺ قال "لا تقوم الساعة حتى يمر الرجل بقبر الرجل فيقول: يا ليتني مكانه".
Sahih-i Müslim, Kitâb 54 (Fitneler ve Kıyâmet Alâmetleri), Bâb 17, Hadis no. 7301
BÂB (18)

باب لا تقوم الساعة حتى يمر الرجل بقبر الرجل، فيتمنى أن يكون مكان الميت، من البلاء

Sahih-i Müslim 7302Sahih (Müslim'in Sahîh'i)

Bize Abdullah b. Ömer b. Muhammed b. Eban b. Salih ile Muhammed b. Yezîd Er- Rıfâî rivayet ettiler. Lâfız İlini Ebân'ındır. (Dedilerki): Bize İbni Fudayl, Ebû İsmail'den, o da Ebû Hâzîm'den, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Resulullah ($allallahu Aleyhi ve Sellem): «Nefsim yed-i kudretinde olan Allah'a yemin ederim ki, bir adam birinin kabrinin yanından geçerek üzerinde yuvarianmadıkça ve keşke bu kabir sahibinin yerinde ben olaydım, demedikçe dünya bitmeyecektir. Halbuki bu sözü ona söyleten din değil, ancak belâ olacaktır.» buyurdular. İZAH 2908 DE

حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ بْنِ مُحَمَّدِ بْنِ أَبَانَ بْنِ صَالِحٍ، وَمُحَمَّدُ بْنُ يَزِيدَ الرِّفَاعِيُّ، - وَاللَّفْظُ لاِبْنِ أَبَانَ - قَالاَ حَدَّثَنَا ابْنُ فُضَيْلٍ، عَنْ أَبِي إِسْمَاعِيلَ، عَنْ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ أَبِي، هُرَيْرَةَ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ وَالَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ لاَ تَذْهَبُ الدُّنْيَا حَتَّى يَمُرَّ الرَّجُلُ عَلَى الْقَبْرِ فَيَتَمَرَّغُ عَلَيْهِ وَيَقُولُ يَا لَيْتَنِي كُنْتُ مَكَانَ صَاحِبِ هَذَا الْقَبْرِ وَلَيْسَ بِهِ الدِّينُ إِلاَّ الْبَلاَءُ ‏"‏ ‏.‏
Sahih-i Müslim, Kitâb 54 (Fitneler ve Kıyâmet Alâmetleri), Bâb 18, Hadis no. 7302
Sahih-i Müslim 7303Sahih (Müslim'in Sahîh'i)

Bize İbni Ebî Ömer EI-Mekkî rivayet etti. (Dediki): Bize Mervân, Yezid'den, (bu zât ibni Keysân'dır), o da Ebû Hâzım'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ; «Nefsim elinde olan’a yemin ederim ki, İnsanlara öyle zaman gelecek, kâtil ne için öldürdüğünü bilmeyecek; maktul de neden dolayı öldürüldüğünü bilmsyeccktir..» buyurdular

وَحَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عُمَرَ الْمَكِّيُّ، حَدَّثَنَا مَرْوَانُ، عَنْ يَزِيدَ، - وَهُوَ ابْنُ كَيْسَانَ - عَنْ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ وَالَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ لَيَأْتِيَنَّ عَلَى النَّاسِ زَمَانٌ لاَ يَدْرِي الْقَاتِلُ فِي أَىِّ شَىْءٍ قَتَلَ وَلاَ يَدْرِي الْمَقْتُولُ عَلَى أَىِّ شَىْءٍ قُتِلَ ‏"‏ ‏.‏
Sahih-i Müslim, Kitâb 54 (Fitneler ve Kıyâmet Alâmetleri), Bâb 18, Hadis no. 7303
Sahih-i Müslim 7304Sahih (Müslim'in Sahîh'i)

Bize Abdullah b. Ömer b. Eban ile Vâsıl h. Abdi'I-A'Iâ da rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Muhammed b. Fudayl, Ebû İsmail El-Eslemî'den, o da Ebû Hâzim'den, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Nefsim elinde olan'a yemin ederim ki, insanlar üzerine gün gelip kâtil niçin öldürdüğünü, maktul de niçin öldürüldüğünü bilmeyinceye kadar dünya bitmeyecektir.» buyurdular. — Bu nasıl olacak? denildi. «Herc! Katil de, maktul de cehennemde olacaklar.» buyurdular. İbni Eban'ın rivayetinde ravi: «O Yezid b. Keysan Ebû İsmail'den naklen rivayet etmiştir, demiş. Eslemi'yi anmamıştır

وَحَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ بْنِ أَبَانَ، وَوَاصِلُ بْنُ عَبْدِ الأَعْلَى، قَالاَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ، بْنُ فُضَيْلٍ عَنْ أَبِي إِسْمَاعِيلَ الأَسْلَمِيِّ، عَنْ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ وَالَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ لاَ تَذْهَبُ الدُّنْيَا حَتَّى يَأْتِيَ عَلَى النَّاسِ يَوْمٌ لاَ يَدْرِي الْقَاتِلُ فِيمَ قَتَلَ وَلاَ الْمَقْتُولُ فِيمَ قُتِلَ ‏"‏ ‏.‏ فَقِيلَ كَيْفَ يَكُونُ ذَلِكَ قَالَ ‏"‏ الْهَرْجُ ‏.‏ الْقَاتِلُ وَالْمَقْتُولُ فِي النَّارِ ‏"‏ ‏.‏ وَفِي رِوَايَةِ ابْنِ أَبَانَ قَالَ هُوَ يَزِيدُ بْنُ كَيْسَانَ عَنْ أَبِي إِسْمَاعِيلَ ‏.‏ لَمْ يَذْكُرِ الأَسْلَمِيَّ ‏.‏
Sahih-i Müslim, Kitâb 54 (Fitneler ve Kıyâmet Alâmetleri), Bâb 18, Hadis no. 7304
Sahih-i Müslim 7305Sahih (Müslim'in Sahîh'i)

Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile ibni Ebî Ömer rivayet ettiler. Lâfız Ebû Bekir'indir. (Dedilerki): Bize Sütyan b. Uyeyne, Ziyâd b. Sa'd'dan, o da Zührî'den, o da Saîd'den naklen rivayet etti. Saîd Ebû Hureyre'yi Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen şöyle derken işitmiş: «Kâbe'yi Habeşlilerden incecik baldırlı biri harab edecektir.»

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَابْنُ أَبِي عُمَرَ، - وَاللَّفْظُ لأَبِي بَكْرٍ - قَالاَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنْ زِيَادِ بْنِ سَعْدٍ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ سَعِيدٍ، سَمِعَ أَبَا هُرَيْرَةَ، يَقُولُ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ يُخَرِّبُ الْكَعْبَةَ ذُو السُّوَيْقَتَيْنِ مِنَ الْحَبَشَةِ ‏"‏ ‏.‏
Sahih-i Müslim, Kitâb 54 (Fitneler ve Kıyâmet Alâmetleri), Bâb 18, Hadis no. 7305
Sahih-i Müslim 7306Sahih (Müslim'in Sahîh'i)

Bana Harmele b. Yahya da rivayet etti. (Dediki): Bize ibni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yûnus, ibni Şihab'dan, o da ibni Müseyyeb'den, o da Ebû Hureyre'den naklen haber verdi. (Şöyle pemiş): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Selleın): «Ka'be'yi Habeşlilerden incecik baldırlı bîri harab edecektir.» buyurdular

وَحَدَّثَنِي حَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنِ ابْنِ الْمُسَيَّبِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ يُخَرِّبُ الْكَعْبَةَ ذُو السُّوَيْقَتَيْنِ مِنَ الْحَبَشَةِ ‏"‏ ‏.‏
Sahih-i Müslim, Kitâb 54 (Fitneler ve Kıyâmet Alâmetleri), Bâb 18, Hadis no. 7306
Sahih-i Müslim 7307Sahih (Müslim'in Sahîh'i)

Bize Kuteybe b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Abdû'l-Aziz (yâni; Ed-Derâverdî) Sevr b. Yezid'den, o da Ebû'l-Gays'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti ki: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Habeşlilerden incecik baldırlı biri Allah (Azze ve Ceîle)'nin beytini harab edecektir.» buyurmuşlar

حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ، - يَعْنِي الدَّرَاوَرْدِيَّ - عَنْ ثَوْرِ بْنِ، زَيْدٍ عَنْ أَبِي الْغَيْثِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ ذُو السُّوَيْقَتَيْنِ مِنَ الْحَبَشَةِ يُخَرِّبُ بَيْتَ اللَّهِ عَزَّ وَجَلَّ ‏"‏ ‏.‏
Sahih-i Müslim, Kitâb 54 (Fitneler ve Kıyâmet Alâmetleri), Bâb 18, Hadis no. 7307
Sahih-i Müslim 7308Sahih (Müslim'in Sahîh'i)

Bize Kuteybe b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Abdu'I-Aziz (yâni; İbni Muhammed) Sevr b. Zeyd'den, o da Ebû'l-Gays'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen haber verdiki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem} : «Kahtan'dan bir adam çıkıp İnsanları sopasıyla sürmedikçe kıyamet Icopmayacaktır.» buyurmuşlar. İZAH 2911 DE

وَحَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ، - يَعْنِي ابْنَ مُحَمَّدٍ - عَنْ ثَوْرِ بْنِ، زَيْدٍ عَنْ أَبِي الْغَيْثِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ لاَ تَقُومُ السَّاعَةُ حَتَّى يَخْرُجَ رَجُلٌ مِنْ قَحْطَانَ يَسُوقُ النَّاسَ بِعَصَاهُ ‏"‏ ‏.‏
Sahih-i Müslim, Kitâb 54 (Fitneler ve Kıyâmet Alâmetleri), Bâb 18, Hadis no. 7308
Sahih-i Müslim 7309Sahih (Müslim'in Sahîh'i)

Bize Muhammed b. Beşşâr El-Abdî rivayet etti. (Dediki): Bize Abdü'l-Kebir b. Abdu'I-Mecîd Ebû Bekir El-Hanefî rivayet etti. (Dediki): Bize Abdu'l-Hamid b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Ömer b. Hakem'i Ebû Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Âleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet ederken dinledim : «Cehcah denilen bir adam melik olmadıkça, günlerle geceler gitmez.» buyurmuşlar. Müslim der ki: Abdü'l-Mecid oğulları dört kardeştir: Şerik, Ubeydullah, Umeyr ve Abdû'I-Kebir

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ الْعَبْدِيُّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْكَبِيرِ بْنُ عَبْدِ الْمَجِيدِ أَبُو بَكْرٍ الْحَنَفِيُّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْحَمِيدِ بْنُ جَعْفَرٍ، قَالَ سَمِعْتُ عُمَرَ بْنَ الْحَكَمِ، يُحَدِّثُ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ لاَ تَذْهَبُ الأَيَّامُ وَاللَّيَالِي حَتَّى يَمْلِكَ رَجُلٌ يُقَالُ لَهُ الْجَهْجَاهُ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ مُسْلِمٌ هُمْ أَرْبَعَةُ إِخْوَةٍ شَرِيكٌ وَعُبَيْدُ اللَّهِ وَعُمَيْرٌ وَعَبْدُ الْكَبِيرِ بَنُو عَبْدِ الْمَجِيدِ ‏.‏
Sahih-i Müslim, Kitâb 54 (Fitneler ve Kıyâmet Alâmetleri), Bâb 18, Hadis no. 7309
Sahih-i Müslim 7310Sahih (Müslim'in Sahîh'i)

Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe üe İbni Ebî Ömer rivayet ettiler. Lâfız ibni Ebî Ömer'indir. (Dedilerki): Bize Süfyanı, Zührî'den, o da Saîd'den, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet ettiki: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Siz yüzleri kılıflı kalkan gibi olan bir kavimle muharebe etmedikçe kıyamet kopmayacaktır ve siz ayakkabıları kıl'dan bir kavimle muharebe etmedikçe kıyamet kopmayacaktır.» buyurmuştur

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَابْنُ أَبِي عُمَرَ، - وَاللَّفْظُ لاِبْنِ أَبِي عُمَرَ - قَالاَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ سَعِيدٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ لاَ تَقُومُ السَّاعَةُ حَتَّى تُقَاتِلُوا قَوْمًا كَأَنَّ وُجُوهَهُمُ الْمَجَانُّ الْمُطْرَقَةُ وَلاَ تَقُومُ السَّاعَةُ حَتَّى تُقَاتِلُوا قَوْمًا نِعَالُهُمُ الشَّعَرُ ‏"‏ ‏.‏
Sahih-i Müslim, Kitâb 54 (Fitneler ve Kıyâmet Alâmetleri), Bâb 18, Hadis no. 7310
Sahih-i Müslim 7311Sahih (Müslim'in Sahîh'i)

Bana Harmele b. Yahya da rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yûnus, ibni Şİhab'dan naklen haber verdi. (Demişki): Bana Saîd b. Müseyyeb haber verdiki, Ebû Hureyre şöyle demiş: Resulullah (Sallalhhu Aleyhi ve Sellem): «Kıldan ayakkabı giyen, yüzleri kılıflı kalkanlar gibi olan bir ümmet sizinle harbetmedikçe kıyamet kopmayacaktır.» buyurdular

وَحَدَّثَنِي حَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، أَخْبَرَنِي سَعِيدُ بْنُ الْمُسَيَّبِ، أَنَّ أَبَا هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ لاَ تَقُومُ السَّاعَةُ حَتَّى تُقَاتِلَكُمْ أُمَّةٌ يَنْتَعِلُونَ الشَّعَرَ وُجُوهُهُمْ مِثْلُ الْمَجَانِّ الْمُطْرَقَةِ ‏"‏ ‏.‏
Sahih-i Müslim, Kitâb 54 (Fitneler ve Kıyâmet Alâmetleri), Bâb 18, Hadis no. 7311
Sahih-i Müslim 7312Sahih (Müslim'in Sahîh'i)

Bize Ebû Beki: b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyan b. Uyeyne, Ebû'z-Zinad'dan, o da A'rac'dan, o da Ebû Hureyre'den, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e ulaştırmak suretiyle rivayet etti. «Siz ayakkabıları kıldan bîr kavimle harbetmedikçe kıyamet kopmayacaktır. Ve siz gözleri küçük, burunları yassı bir kavimle harbetmedikçe kıyamet kopmayacaktır.» buyurmuşlar

وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنْ أَبِي الزِّنَادِ، عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، يَبْلُغُ بِهِ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ لاَ تَقُومُ السَّاعَةُ حَتَّى تُقَاتِلُوا قَوْمًا نِعَالُهُمُ الشَّعَرُ وَلاَ تَقُومُ السَّاعَةُ حَتَّى تُقَاتِلُوا قَوْمًا صِغَارَ الأَعْيُنِ ذُلْفَ الآنُفِ ‏"‏ ‏.‏
Sahih-i Müslim, Kitâb 54 (Fitneler ve Kıyâmet Alâmetleri), Bâb 18, Hadis no. 7312
Sahih-i Müslim 7313Sahih (Müslim'in Sahîh'i)

Bize Kuteybe b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Yakub (yâni; İbni Abdirrahman) Süheyl'den, o da babasından, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti ki: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuşlar : «Müslümanlar Türklerle, yüzleri kılıflı kalkanlar gibi olup, kıl elbise giyen ve kıl içinde yürüyen bir kavimle muharebe etmedikçe kıyamet kopmayacaktır.>>

حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ، - يَعْنِي ابْنَ عَبْدِ الرَّحْمَنِ - عَنْ سُهَيْلٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ لاَ تَقُومُ السَّاعَةُ حَتَّى يُقَاتِلَ الْمُسْلِمُونَ التُّرْكَ قَوْمًا وُجُوهُهُمْ كَالْمَجَانِّ الْمُطْرَقَةِ يَلْبَسُونَ الشَّعَرَ وَيَمْشُونَ فِي الشَّعَرِ ‏"‏ ‏.‏
Sahih-i Müslim, Kitâb 54 (Fitneler ve Kıyâmet Alâmetleri), Bâb 18, Hadis no. 7313
Sahih-i Müslim 7314Sahih (Müslim'in Sahîh'i)

Bize Ebû Kureyb rivayet etti. (Dediki): Bize Veki' ile Ebû Usâme, İsmail b. Ebî Hâlid'den, o da Kays b. Ebî Hâzim'den, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Kıyametin önünde siz ayakkabıları kıldan bir kavimle muharebe edeceksiniz.Yüzleri kıhflı kalkanlar gibidir. Yüzleri kırmızı, gözleri küçüktür.»

حَدَّثَنَا أَبُو كُرَيْبٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، وَأَبُو أُسَامَةَ عَنْ إِسْمَاعِيلَ بْنِ أَبِي خَالِدٍ، عَنْ قَيْسِ، بْنِ أَبِي حَازِمٍ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ تُقَاتِلُونَ بَيْنَ يَدَىِ السَّاعَةِ قَوْمًا نِعَالُهُمُ الشَّعَرُ كَأَنَّ وُجُوهَهُمُ الْمَجَانُّ الْمُطْرَقَةُ حُمْرُ الْوُجُوهِ صِغَارُ الأَعْيُنِ ‏"‏ ‏.‏
Sahih-i Müslim, Kitâb 54 (Fitneler ve Kıyâmet Alâmetleri), Bâb 18, Hadis no. 7314
Sahih-i Müslim 7315Sahih (Müslim'in Sahîh'i)

Bize Züheyr b. Harb ile Alî b. Hucur rivayet ettiler. Lâfız Züheyr'indir. (Dedilerki): Bize İsmail b. İbrahim, Cüreyrî'den, o da Ebû Nadrâ'dan naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Câbir b. AbdiIIah'ın yanında idik. Câbir: Iraklılara kafiz ve dirhem toplanmaması yakındır, dedi. Biz: — Bu nereden? dedik. — Acemler tarafındandırî Onu vermeyecekler, dedi. Sonra ilâve etti. Şamlılara dînar ve müdy toplanmaması yakındır. Biz: — Bu nereden? dedik. — Romalılar tarafındandır, cevâbını verdi. Sonra bir an sustu. Sonra şunu söyledi: — Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «ümmetimin sonunda bir halife gelecek, malı adetle saymayacak, avuçla avuçlayacaktır.» buyurdular. Ravi diyor ki: Ben Ebû Nadra ile Ebû Alâ'ya bunun Ömer b. Abdil-ziz olacağını zanneder misin? dîye sordum. —Hayır! cevâbını verdiler

حَدَّثَنَا زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، وَعَلِيُّ بْنُ حُجْرٍ، - وَاللَّفْظُ لِزُهَيْرٍ - قَالاَ حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، بْنُ إِبْرَاهِيمَ عَنِ الْجُرَيْرِيِّ، عَنْ أَبِي نَضْرَةَ، قَالَ كُنَّا عِنْدَ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ فَقَالَ يُوشِكُ أَهْلُ الْعِرَاقِ أَنْ لاَ يُجْبَى إِلَيْهِمْ قَفِيزٌ وَلاَ دِرْهَمٌ ‏.‏ قُلْنَا مِنْ أَيْنَ ذَاكَ قَالَ مِنْ قِبَلِ الْعَجَمِ يَمْنَعُونَ ذَاكَ ‏.‏ ثُمَّ قَالَ يُوشِكَ أَهْلُ الشَّأْمِ أَنْ لاَ يُجْبَى إِلَيْهِمْ دِينَارٌ وَلاَ مُدْىٌ ‏.‏ قُلْنَا مِنْ أَيْنَ ذَاكَ قَالَ مِنْ قِبَلِ الرُّومِ ‏.‏ ثُمَّ سَكَتَ هُنَيَّةً ثُمَّ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ يَكُونُ فِي آخِرِ أُمَّتِي خَلِيفَةٌ يَحْثِي الْمَالَ حَثْيًا لاَ يَعُدُّهُ عَدَدًا ‏"‏ ‏.‏ قَالَ قُلْتُ لأَبِي نَضْرَةَ وَأَبِي الْعَلاَءِ أَتَرَيَانِ أَنَّهُ عُمَرُ بْنُ عَبْدِ الْعَزِيزِ فَقَالاَ لاَ ‏.‏
Sahih-i Müslim, Kitâb 54 (Fitneler ve Kıyâmet Alâmetleri), Bâb 18, Hadis no. 7315
Sahih-i Müslim 7316Sahih (Müslim'in Sahîh'i)

{M-67} Bize ibni Müsennâ da rivayet etti. (Dediki): Bize Abdu'l-Vehhâb rivayet etti. (Dediki): Bize Saîd (yâni; El-Cüreyrî) bu isnadla bu hadîsin mislini rivayet etti. İZAH 2914 TE

وَحَدَّثَنَا ابْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَهَّابِ، حَدَّثَنَا سَعِيدٌ، - يَعْنِي الْجُرَيْرِيَّ - بِهَذَا الإِسْنَادِ نَحْوَهُ ‏.‏
Sahih-i Müslim, Kitâb 54 (Fitneler ve Kıyâmet Alâmetleri), Bâb 18, Hadis no. 7316
Sahih-i Müslim 7317Sahih (Müslim'in Sahîh'i)

(Bize Nasr b. Ali El-Cahdamî rivâyet etti. ki): Bize Bişr (yani; İbn Mufaddal) rivâyet etti. H. Ali b. Hucur Es-Sa'dî de rivâyet etti. ki): Bize İsmail (yani; İbn Uleyye) rivâyet etti. Her iki râvi Saîd b. Yezîd'den, o da Ebû Nadra'dan, o da Ebû Saîd'den naklen rivâyet etmişlerdir. Ebû Saîd (Şöyle dedi): Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem); halifelerinizden bir halife malı avuçla avuçlayacak, adetle saymayacaktır.» buyurdular. Hucur'un rivâyetinde (yahsû yerine) yahsî denilmiştir

Sahih-i Müslim, Kitâb 54 (Fitneler ve Kıyâmet Alâmetleri), Bâb 18, Hadis no. 7317
Sahih-i Müslim 7318Sahih (Müslim'in Sahîh'i)

Bize Nasr b. Ali El-Cahdamî rivayet etti. (Dediki): Bize Bişr (yâni; İbni Mufaddal) rivayet etti. H. Bize Ali b. Hucr Es-Sa'dî de rivayet etti. (Dediki): Bize İsmail (yâni; îbni Uleyye) rivayet etti. Her iki râvi Saîd b. Yezîd'dcn, o da Ebû Nadra'dan, o da Ebû Saîd'den naklen rivayet etmişlerdir. Ebû Saîd (şöyle demiş): Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem); «Sizin halifelerinizden bir halife malı avuçla avuçlayacak, adetle saymayacaktır.» buyurdular. ibni Hucur'un rivayetinde (yahsû yerine) yahsî denilmiştir

حَدَّثَنَا نَصْرُ بْنُ عَلِيٍّ الْجَهْضَمِيُّ، حَدَّثَنَا بِشْرٌ يَعْنِي ابْنَ الْمُفَضَّلِ، ح وَحَدَّثَنَا عَلِيُّ، بْنُ حُجْرٍ السَّعْدِيُّ حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، - يَعْنِي ابْنَ عُلَيَّةَ - كِلاَهُمَا عَنْ سَعِيدِ بْنِ يَزِيدَ، عَنْ أَبِي نَضْرَةَ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ مِنْ خُلَفَائِكُمْ خَلِيفَةٌ يَحْثُو الْمَالَ حَثْيًا لاَ يَعُدُّهُ عَدَدًا ‏"‏ ‏.‏ وَفِي رِوَايَةِ ابْنِ حُجْرٍ ‏"‏ يَحْثِي الْمَالَ ‏"‏ ‏.‏
Sahih-i Müslim, Kitâb 54 (Fitneler ve Kıyâmet Alâmetleri), Bâb 18, Hadis no. 7318
Sahih-i Müslim 7319Sahih (Müslim'in Sahîh'i)

(Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe de rivâyet etti. ki): Bize Ebû Muâviye, Dâvud b. Ebî Hind'den, o da Ebû Nadra'dan, o da Ebû Saîd den, o da Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’den naklen bu hadîsin mislini rivâyet etti. Câbir rivâyetinin izahı biraz yukarda 2896 numaralı hadîsde geçmişti. Diğer rivâyetlerdeki halîfenin kim olduğu bildirilmemişse de, Tirmizî ile Ebû Dâvud bunun Mehdi olduğunu söylemişlerdir, Tirmizî'nin rivâyet ettiği bir hadîsde: benim ehl-i beytimden ismi ismime uygun bir adam hükmetmedikçe kıyâmet kopmayacaktır.» buyurulmuştur. Tirmizî: «Bu hadîsi hasen sahihdir.» demiştir. Aynı hadisi Ebû Dâvud da rivâyet etmiştir. Onun rivâyetinde: zulümle nasıl doldurulduysa, o da doğruluk ve adaletle dolduracaktır.» ziyâdesi vardır. ve «Yahsî» fiilleri avuçla almak mânâsına gelirler. Halîfenin malı saymadan avuçla vermesi, mal ve ganimetlerin çokluğundan ve kendisinin cömertliğinden olacaktır

وَحَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الصَّمَدِ بْنُ عَبْدِ الْوَارِثِ، حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا دَاوُدُ، عَنْ أَبِي نَضْرَةَ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ، وَجَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، قَالاَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ يَكُونُ فِي آخِرِ الزَّمَانِ خَلِيفَةٌ يَقْسِمُ الْمَالَ وَلاَ يَعُدُّهُ ‏"‏ ‏.‏
Sahih-i Müslim, Kitâb 54 (Fitneler ve Kıyâmet Alâmetleri), Bâb 18, Hadis no. 7319
Sahih-i Müslim 7320Sahih (Müslim'in Sahîh'i)

Bize Muhammed b. Müsennâ ile İbni Beşşâr rivayet ettiler. Lâfız İbni Müsennâ'nındır. (Dedilerki): Bize Muhammed b. Ca'fev rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Ebû Mesleme'den rivayet etti. (Demişki): Ben Ebû Nadra'yı Ebû Saîd-i Hudri'dcn naklen rivayet ederken dinledim. (Şöyle demiş): Bana benden daha hayırlı biri haber verdi ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hendeği kazmaya başladığı vakit hem yüzünü siliyor, hem de Ammâr'a : «İbni Sümeyye'ye yazık oldu. Seni azgın bir çete öldürecek!» buyuruyormuş

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَابْنُ، بَشَّارٍ - وَاللَّفْظُ لاِبْنِ الْمُثَنَّى - قَالاَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ، بْنُ جَعْفَرٍ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ أَبِي مَسْلَمَةَ، قَالَ سَمِعْتُ أَبَا نَضْرَةَ، يُحَدِّثُ عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، قَالَ أَخْبَرَنِي مَنْ، هُوَ خَيْرٌ مِنِّي أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ لِعَمَّارٍ حِينَ جَعَلَ يَحْفِرُ الْخَنْدَقَ وَجَعَلَ يَمْسَحُ رَأْسَهُ وَيَقُولُ ‏ "‏ بُؤْسَ ابْنِ سُمَيَّةَ تَقْتُلُكَ فِئَةٌ بَاغِيةٌ ‏"‏ ‏.‏
Sahih-i Müslim, Kitâb 54 (Fitneler ve Kıyâmet Alâmetleri), Bâb 18, Hadis no. 7320
Sahih-i Müslim 7321Sahih (Müslim'in Sahîh'i)

Bana Muhammed b. Muâz b. Abbâd El-Anberî ile Hureym b. Abdi'l-A'lâ da rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize HaIîd b. Haris rivayet etti. H. Bize İshâk b. İbrahim ile İshak b. Mansûr, Mahmud b. Gaylan ve Muhanımed b. Kudâme dahî rivayet ettiler, (Dedilerkî): Bize Nadr b. Şümeyl haber verdi. Her iki râvi Şu'be'den, o da Ebû Mesleme'den naklen bu isnadla bu hadîsin mislini rivayet etmişlerdir. Yalnız Nadr'in hadîsinde : «Bana ben'den daha hayırlı biri, Ebû Katâde haber verdi.» Halid b. Haris'in hadîsinde: «Zannederim Ebû Katâde'yi kastediyor.» Yine Hâlid'in hadîsinde : «Veyse yahut ya Veyse'bni Sümeyye diyordu.» cümleleri vardır. İZAH 2916 DA

وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ مُعَاذِ بْنِ عَبَّادٍ الْعَنْبَرِيُّ، وَهُرَيْمُ بْنُ عَبْدِ الأَعْلَى، قَالاَ حَدَّثَنَا خَالِدُ بْنُ الْحَارِثِ، ح وَحَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، وَإِسْحَاقُ بْنُ مَنْصُورٍ، وَمَحْمُودُ بْنُ غَيْلاَنَ، وَمُحَمَّدُ بْنُ قُدَامَةَ قَالُوا أَخْبَرَنَا النَّضْرُ بْنُ شُمَيْلٍ، كِلاَهُمَا عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ أَبِي مَسْلَمَةَ، بِهَذَا الإِسْنَادِ ‏.‏ نَحْوَهُ غَيْرَ أَنَّ فِي حَدِيثِ النَّضْرِ أَخْبَرَنِي مَنْ هُوَ خَيْرٌ مِنِّي أَبُو قَتَادَةَ ‏.‏ وَفِي حَدِيثِ خَالِدِ بْنِ الْحَارِثِ قَالَ أُرَاهُ يَعْنِي أَبَا قَتَادَةَ ‏.‏ وَفِي حَدِيثِ خَالِدٍ وَيَقُولُ ‏"‏ وَيْسَ ‏"‏ ‏.‏ أَوْ يَقُولُ ‏"‏ يَا وَيْسَ ابْنِ سُمَيَّةَ ‏"‏ ‏.‏
Sahih-i Müslim, Kitâb 54 (Fitneler ve Kıyâmet Alâmetleri), Bâb 18, Hadis no. 7321
Sahih-i Müslim 7322Sahih (Müslim'in Sahîh'i)

Bana Muhammed b. Anır b. Cebele de rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. H. Bize Ukbe b. Mükrem EI-Ammî ile Ebû Bekir b. Nâfi' dahî rivayet ettiler. (Ukbe: Haddesenâ; Ebû Bekr ise: Ahberanâ tâbirlerini kullandılar. Dedilerki): Bize Gunder haber verdi. (Dediki): Bize Şu'be rivayet etti. (Dediki): Hâlid'i, Saîd b. Ebi'i-Hasen'den, o da annesinden, o da Ümmü Seleme'den naklen rivayet ederken dinledim ki : ResûluIIah (Sailallahu Aleyhi ve Sellem) Ammar'a : «Seni azgın çete öldürecektir.» buyurmuşlar

وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ عَمْرِو بْنِ جَبَلَةَ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، ح وَحَدَّثَنَا عُقْبَةُ بْنُ، مُكْرَمٍ الْعَمِّيُّ وَأَبُو بَكْرِ بْنُ نَافِعٍ قَالَ عُقْبَةُ حَدَّثَنَا وَقَالَ أَبُو بَكْرٍ، أَخْبَرَنَا غُنْدَرٌ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، قَالَ سَمِعْتُ خَالِدًا، يُحَدِّثُ عَنْ سَعِيدِ بْنِ أَبِي الْحَسَنِ، عَنْ أُمِّهِ، عَنْ أُمِّ سَلَمَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ لِعَمَّارٍ ‏ "‏ تَقْتُلُكَ الْفِئَةُ الْبَاغِيَةُ ‏"‏ ‏.‏
Sahih-i Müslim, Kitâb 54 (Fitneler ve Kıyâmet Alâmetleri), Bâb 18, Hadis no. 7322
Sahih-i Müslim 7323Sahih (Müslim'in Sahîh'i)

{M-72} Bana İshak h. Mansûr da rivayet etti. (Dediki): Bize Abdûs'Samed b. Abdû'l-Vâris haber verdi. (Dediki): Bize Şu'be rivayet etti. (Dediki): Bize Hâlid El-Hazzâ' Saîd b. Ebi'l-Hasen ile Hasen'den onlar da annelerinden, o da Ümmü Seleme'den, o da Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen bu hadîsin mislini rivayet etti

وَحَدَّثَنِي إِسْحَاقُ بْنُ مَنْصُورٍ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ الصَّمَدِ بْنُ عَبْدِ الْوَارِثِ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، حَدَّثَنَا خَالِدٌ الْحَذَّاءُ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ أَبِي الْحَسَنِ، وَالْحَسَنِ، عَنْ أُمِّهِمَا، عَنْ أُمِّ سَلَمَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِمِثْلِهِ ‏.‏
Sahih-i Müslim, Kitâb 54 (Fitneler ve Kıyâmet Alâmetleri), Bâb 18, Hadis no. 7323
Sahih-i Müslim 7324Sahih (Müslim'in Sahîh'i)

Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe dahî rivayet etti, (Dediki): Bize İsmail b. İbrahim, İbni Avn'den, o da Hasan'dan, o da annesinden, o da Ümmü Seleme'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): ResûluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Ammâr'ı azgın çete öldürecektir.» buyurdular

وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، عَنِ ابْنِ عَوْنٍ، عَنِ الْحَسَنِ، عَنْ أُمِّهِ، عَنْ أُمِّ سَلَمَةَ، قَالَتْ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ تَقْتُلُ عَمَّارًا الْفِئَةُ الْبَاغِيَةُ ‏"‏ ‏.‏
Sahih-i Müslim, Kitâb 54 (Fitneler ve Kıyâmet Alâmetleri), Bâb 18, Hadis no. 7324
Sahih-i Müslim 7325Sahih (Müslim'in Sahîh'i)

(Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile rivâyet etti. ki): Bize Ebû Üsâme rivâyet etti. ki): Bize Şu'be, Ebû't-Teyyâh'dan rivâyet etti. ki): Ben Ebû Zür'ayi, Ebû Hüreyre'den, o da Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’den naklen rivâyet ederken dinledim. Şöyle buyurmuşlar: Kureyş'in şu kabilesi helâk edecektir.» Bize ne emir buyurursun? demişler. insanlar onlardan uzak kalsalar!» buyurmuşlar

Sahih-i Müslim, Kitâb 54 (Fitneler ve Kıyâmet Alâmetleri), Bâb 18, Hadis no. 7325
Sahih-i Müslim 7326Sahih (Müslim'in Sahîh'i)

Bize Ahmed b. İbrahim Ed-Devrakî ile Ahmed b. Osman En-Nevfel'i d rivâyet ettiler. (Dediler ki): Bize Ebû Dâvud rivâyet etti. ki): Bize Su'be, bu isnadda bu hadîsin mânâsında rivâyette bulundu. hadîsi Buhârî «Kİtâbu'l-Menâkıb»'da tahric etmiştir. Iyâz’ın beyânına göre Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) bu helâki şu hadîs-i şerîfiyle beyân buyurmuştur: kumandan olmasından Allah'a sığınırım. Onlara itaat etseniz helâk olursunuz. İsyan etseniz, sizi helâk ederler.» rivâyet ettiği bir hadîsde de: helâki Kureyş'ten bir takım çocukcağızların elinde olacaktır.» buyurulmuştur. Taberî diyor ki: Kabileden murad; bü çocuklardır. Küçük ve tecrübesiz oldukları için helâk onlar sebebiyle vuku bulmuştur. Yoksa çocuk kumandanların zamanındaki bütün ümmet kastedilmiş değildir. insanlar onlardan uzak kalsalar...»cümlesinden murad: Harbe iştirak edip de muhalefette bulunmak değil, tamamen uzak kalıp hiç iştirak etmemektir. Hazret-i Ebû Hüreyre'nin bu çocuk kumandanları bildiği, fakat kargaşalık çıkmasın diye söylemediği rivâyet olunmuştur. Hadîs-i şerîf kumandanlar aleyhine ayaklanmanın câiz olmadığına delildir. Ve bir mucizedir;

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ أَبِي التَّيَّاحِ، قَالَ سَمِعْتُ أَبَا زُرْعَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏"‏ يُهْلِكُ أُمَّتِي هَذَا الْحَىُّ مِنْ قُرَيْشٍ ‏"‏ ‏.‏ قَالُوا فَمَا تَأْمُرُنَا قَالَ ‏"‏ لَوْ أَنَّ النَّاسَ اعْتَزَلُوهُمْ ‏"‏ ‏.‏ وَحَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ الدَّوْرَقِيُّ، وَأَحْمَدُ بْنُ عُثْمَانَ النَّوْفَلِيُّ، قَالاَ حَدَّثَنَا أَبُو دَاوُدَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، فِي هَذَا الإِسْنَادِ فِي مَعْنَاهُ ‏.‏
Sahih-i Müslim, Kitâb 54 (Fitneler ve Kıyâmet Alâmetleri), Bâb 18, Hadis no. 7326
Sahih-i Müslim 7327Sahih (Müslim'in Sahîh'i)

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

حَدَّثَنَا عَمْرٌو النَّاقِدُ، وَابْنُ أَبِي عُمَرَ، - وَاللَّفْظُ لاِبْنِ أَبِي عُمَرَ - قَالاَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ قَدْ مَاتَ كِسْرَى فَلاَ كِسْرَى بَعْدَهُ وَإِذَا هَلَكَ قَيْصَرُ فَلاَ قَيْصَرَ بَعْدَهُ وَالَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ لَتُنْفَقَنَّ كُنُوزُهُمَا فِي سَبِيلِ اللَّهِ ‏"‏ ‏.‏ وَحَدَّثَنِي حَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي يُونُسُ، ح وَحَدَّثَنِي ابْنُ رَافِعٍ، وَعَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ عَنْ عَبْدِ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، كِلاَهُمَا عَنِ الزُّهْرِيِّ، بِإِسْنَادِ سُفْيَانَ وَمَعْنَى حَدِيثِهِ ‏.‏
Sahih-i Müslim, Kitâb 54 (Fitneler ve Kıyâmet Alâmetleri), Bâb 18, Hadis no. 7327
Sahih-i Müslim 7328Sahih (Müslim'in Sahîh'i)

(Bana Harmele b. Yahya da rivâyet etti. ki): Bize İbn Vehb haber verdi. ki): Bana Yûnus haber verdi. H. İbn Râfi' ile Abd b. Humeyd dahi Abdurrezzak'dan rivâyet ettiler. (Dediler ki) ; Bize Ma'mer haber verdi. Her iki râvî Zührî'den, Süfyan’ın isnadı ve onun hadîsi mânâsında rivâyette bulunmuşlardır

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، حَدَّثَنَا مَعْمَرٌ، عَنْ هَمَّامِ بْنِ مُنَبِّهٍ، قَالَ هَذَا مَا حَدَّثَنَا أَبُو هُرَيْرَةَ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏.‏ فَذَكَرَ أَحَادِيثَ مِنْهَا وَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ هَلَكَ كِسْرَى ثُمَّ لاَ يَكُونُ كِسْرَى بَعْدَهُ وَقَيْصَرُ لَيَهْلِكَنَّ ثُمَّ لاَ يَكُونُ قَيْصَرُ بَعْدَهُ وَلَتُقْسَمَنَّ كُنُوزُهُمَا فِي سَبِيلِ اللَّهِ ‏"‏ ‏.‏
Sahih-i Müslim, Kitâb 54 (Fitneler ve Kıyâmet Alâmetleri), Bâb 18, Hadis no. 7328
Sahih-i Müslim 7330Sahih (Müslim'in Sahîh'i)

(Bize Kuteybe b. Saîd rivâyet etti. ki): Bize Cerir, Abdû'l-Melik b. Umeyr'den, o da Câbir b. Semura'dan naklen rivâyet etti. Câbir Şöyle dedi: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): helâk olduğu vakit, artık ondan sonra kisrâ yoktur...» Râvî hadîsi tamamiyle Ebû Hüreyre'nin hadîsi gibi nakletmiştir

Sahih-i Müslim, Kitâb 54 (Fitneler ve Kıyâmet Alâmetleri), Bâb 18, Hadis no. 7330
Sahih-i Müslim 7331Sahih (Müslim'in Sahîh'i)

Bize Kuteybe b. Saîd ile Ebû Kâmil El-Cahderî rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Ebû Avâne, Simâk b. Harb'dan, o da Câbir b. Semura'dan naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)ı: «Müslümanlardan bir cemâat yahut mü'minlerden bir cemâat beyaz saraydaki kisra hanedanının hazinesini mutlaka fethedecektir.» buyururken işittim. Kuteybe: «Müslümanlardan bir cemâatin.» dedi. Şekk etmedi

Sahih-i Müslim, Kitâb 54 (Fitneler ve Kıyâmet Alâmetleri), Bâb 18, Hadis no. 7331
Sahih-i Müslim 7332Sahih (Müslim'in Sahîh'i)

{M-78} Bize Muhammed b. Müsennâ ile ibni Beşşâr rivayet ettiler (Dedilerki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Simâk b. Harb'den rivayet etti. (Demişki): Ben Câbir b. Semûra'yı dinledim. Şunu söyledi; Ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den dinledim... Ravî Ebû Avâııe'nin hadîsi mânâsında rivayet etmiştir

Sahih-i Müslim, Kitâb 54 (Fitneler ve Kıyâmet Alâmetleri), Bâb 18, Hadis no. 7332
Sahih-i Müslim 7333Sahih (Müslim'in Sahîh'i)

Bize Kuteybe b. Saîd rivâyet etti. (Dediki): Bize Abdu'l-Aziz (yâni ibni Muhammed) Sevr'den (bu zât ibni Zeyd Ed-Dılı’dır), o da Ebû'l-Gays'dan, o da Ebû Hureyre'deıı naklen rivayet ettiki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuşlar: «Bir tarafı karada, bir tarafı denizde bir şehir işittiniz mi?» Ashâb : — Evet yâ Resûlallah! demişler. «Benî İshak'dan yetmiş bin kîşi bu şehre gaza etmedikçe kıyamet kopmayacaktır. Ona geldikleri vakit inecekler, silâhla çarpışmayacaklar, ok da atmıyacaklar. Allah'dan başka ilâh yoktur, Allah her şey'den büyüktür, diyecekler, hemen iki tarafından biri sükût edecektir.» Sevr demişki: Ben onun ancak şöyle dediğini biliyorum: «Denizdeki taraf düşecek. Sonra ikinci defa: Allah'dan başka ilâh yoktur. Allah her şeyden büvüktür, diyecekler, öteki tarafı da sükût edecektir. Sonra üçüncü defa: Allah'dan başka ilâh yoktur. Allah her şeyden büyüktür, diyecekler. Kendilerine (kapılar) açılacaktır. Müslümanlar oraya girecek ve ganimet alacaklardır. Onlar ganimetleri taksim ederken birdenbire kendilerine bir yaygaracı gelecek: Deccal çıkmıştır, diyecek. Onlar da her şeyi bırakıp döneceklerdir.»

Sahih-i Müslim, Kitâb 54 (Fitneler ve Kıyâmet Alâmetleri), Bâb 18, Hadis no. 7333
Sahih-i Müslim 7334Sahih (Müslim'in Sahîh'i)

Bana Mııhammed b. Merzûk rivayet etti. (Dediki): Bize Bişr b. Ömer Ez-Zehrânî rivayet etti. (Dediki): Bana Süleyman b. Bilâl rivayet etti. (Dediki): Bize Sevr b. Zeyd Ed-Dîlî bu isnadda bu hadîsin mislini rivayet etti

Sahih-i Müslim, Kitâb 54 (Fitneler ve Kıyâmet Alâmetleri), Bâb 18, Hadis no. 7334
Sahih-i Müslim 7335Sahih (Müslim'in Sahîh'i)

Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Bişr rivayet etti. (Dediki): Bize Ubeydullah, Nâfi'den, o da ibni Ömer'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhl ve Sellem)'den naklen rivayet etti. (Şöyle buyurmuşlar) : «Yahudilerle mutlaka harbedeceksiniz ve onları mutlaka tepeleyeceksiniz. Hatta taş: Ey müslüman, bu yahûdidir, gel de onu öldür, diyecektir.»

Sahih-i Müslim, Kitâb 54 (Fitneler ve Kıyâmet Alâmetleri), Bâb 18, Hadis no. 7335