Bize Yahya b. Habîb El-Hârisî rivayet etti. (Dediki): Bize Hâüd b. Haris El-Hüceymî Ebû Osman rivayet etti. (Dediki): Bize Kurra rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû'I-Hakem Seyyar rivayet etti. (Dediki): Bize Şa'bî rivayet etti. (Dediki): Fâtıme binti Kays'ın yanına girdiğimizde bize İbni Tâb hurması denilen hurma ikram etti. Bize çavdar bulamacı takdim etti. Ben kendisine üç talâkla boşanan kadının nerede iddet bekleyeceğini sordum. — Beni kocam üç talâkla boşadı da, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ailem nezdinde iddet beklememe izin verdi. Derken toplayıcı olduğu halde namaza diye cemâati arasında nida olundu. Camiye giden insanlar arasında ben de gittim. Kadınların ön safında idim. Bu saf erkeklerin son safının arkasından gelir. Müteakiben Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) minber üzerinde hutbe okurken dinledim. Şöyle buyurdular: «Gerçeklen Temîm-i Dâri'nin bazı amcası oğulları gemiye binmişler...» Ve râvi hadîsi nakletmiştir. O bu hadîste şunu da ziyade eylemiştir : «Fâtıme dedi ki: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i asasıyle yere eğilirken ve Medine'yi kastederek : İşte Taybe budur, derken görür gibiyim.»
Sahih-i Müslim › Kitâb 54 · Fitneler ve Kıyâmet AlâmetleriKonum
- ·Giriş (Mukaddime)35
- 1Îmân437
- 2Tahâret144
- 3Hayız157
- 4Namaz323
- 5Mescidler ve Namaz Yerleri406
- 6Namaz — Yolcular380
- 7Namaz — Cuma93
- 8Namaz — İki Bayram26
- 9Namaz — Yağmur19
- 10Namaz — Tutulmalar34
- 11Namaz — Cenâzeler140
- 12Zekât230
- 13Oruç285
- 14İ'tikâf11
- 15Hac604
- 16Nikâh169
- 17Süt Emzirme84
- 18Talâk91
- 19Lân (Mülâane)27
- 20Köle Azâdı31
- 21Alım Satım158
- 22Müsâkât (Ortakçılık)178
- 23Mîrâs Hükümleri23
- 24Hibeler41
- 25Vasiyyetler31
- 26Adaklar19
- 27Yeminler88
- 28Yeminler, Muhâribler, Kısas ve Diyet56
- 29Had Cezâları72
- 30Yargı ve Hükümler28
- 31Bulunmuş Mallar (Lukata)21
- 32Cihâd ve Seferler182
- 33İmâret (Yönetim)271
- 34Av, Kesim ve Yenilecek Şeyler92
- 35Kurbanlar61
- 36İçecekler258
- 37Elbise ve Süs200
- 38Edep ve Âdâb60
- 39Selâmlaşma216
- 40Doğru Kelime Kullanımı25
- 41Şiir10
- 42Rüyâlar41
- 43Fazîletler230
- 44Sahâbenin Fazîletleri331
- 45Birr, Sıla ve Güzel Ahlâk222
- 46Kader52
- 47İlim30
- 48Zikir, Dua, Tövbe ve İstiğfâr131
- 49Kalpleri Yumuşatan Rivayetler15
- 50Tövbe72
- 51Münâfıkların Vasıfları ve Hükümleri21
- 52Kıyâmet Günü, Cennet ve Cehennemin Vasıfları85
- 53Cennet, Nîmetleri ve Ehli104
- 54Fitneler ve Kıyâmet Alâmetleri180
- 55Zühd ve Kalplerin Yumuşaması99
- 56Tefsîr40
- 1باب اقتران الفتن، وفتح ردم يأجوج ومأجوج
- 2باب الخسف بالجيش الذي يؤم البيت
- 3باب نزول الفتن كمواقع القطر
- 4باب إذا تواجه المسلمان بسيفيهما
- 5باب هلاك هذه الأمة بعضهم ببعض
- 6باب إخبار النبي ﷺ فيما يكون إلى قيام الساعة
- 7باب في الفتنة التي تموج كموج البحر
- 8باب لا تقوم الساعة حتى يحسر الفرات عن جبل من ذهب
- 9باب في فتح قسطنطينية، وخروج الدجال، ونزول عيسى ابن مريم
- 10باب تقوم الساعة والروم أكثر الناس
- 11باب إقبال الروم في كثرة القتل عند خروج الدجال
- 12باب ما يكون من فتوحات المسلمين قبل الدجال
- 13باب في الآيات التي تكون قبل الساعة
- 14باب لا تقوم الساعة حتى تخرج نار من أرض الحجاز
- 15باب في سكنى المدينة وعمارتها قبل الساعة
- 16باب الفتنة من المشرق من حيث يطلع قرنا الشيطان
- 17باب لا تقوم الساعة حتى تعبد دوس ذا الخلصة
- 18باب لا تقوم الساعة حتى يمر الرجل بقبر الرجل، فيتمنى أن يكون مكان الميت، من البلاء
- 19باب ذكر ابن صياد
- 20باب ذكر الدجال وصفته وما معه
- 21باب في صفة الدجال، وتحريم المدينة عليه، وقتله المؤمن وإحيائه
- 22باب في الدجال وهو أهون على الله ﷿
- 23باب في خروج الدجال ومكثه في الأرض، ونزول عيسى وقتله إياه، وذهاب أهل الخير والإيمان، وبقاء شرار الناس وعبادتهم الأوثان، والنفخ في الصور، وبعث من في القبور
- 24باب قصة الجساسة
- 25باب في بقية من أحاديث الدجال
- 26باب فضل العبادة في الهرج
- 27باب قرب الساعة
- 28باب ما بين النفختين
(54) Kitâb: Fitneler ve Kıyâmet Alâmetleri
باب قصة الجساسة
Bize Hasan b. Ali El-Hulvânî ile Ahmed b. Osman En-Nevfelî de rivayet ettiler, (Dedilerki): Bize Vehb b. Cerir rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Ben Gaylan b. Cerir'i, Şa'bi'den, o da Fâtıme binti Kays'den naklen rivayet ederken dinledim. Fâtıme şöyle demiş: Temimi Dârî, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gelerek haber verdi ki: Kendisinin gemiye binmiş. Ve gemisi yolunu şaşırtarak bir adaya düşmüş. Sonra adaya çıkarak su aramış. Derken saçını sürükleyen bir insana rastlamış... Ve râvi hadîsi hikâye etmiştir. Bu hadîsde o şunu da söylemiştir : «Sonra dedi ki : Dikkat edin, bana çıkış için izin verilse Taybe'den başka bütün beldelere ayak basardım. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onu halka çıkardı ve kendilerine anlattı. İşte Taybe bu, Deccal de odur, buyurdular.»
Bana Ebû Bekr b. İshak rivayet etti. (Dediki): Bize Yahyâ b. Bukeyr rivayet etti. (Dediki): Bize Muğîra (yâni; El-Hızâmî) Ebû'z-Zinad'dan, o da Şa'bî'den, o da Fâtıme binti Kays'dan naklen rivayet etti ki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) minber üzerine oturarak şöyle buyurmuşlar: «Ey insanlar! Bana Temîmi Dârî anlattı ki, kendi kavminden bir takım kimseler denizde bîr gemilerinin içinde imişler. Derken gemi kırılmış yolculardan bazıları geminin tahtalarından bir tahta üzerine binerek denizde bir adaya çıkmışlar...» Ve râvi hadîsi nakletmiştir. İZAH 2943 TE Cessase: Haber toplayan demektir- Nevevi'nin dediğine göre bu yaratık Deccal'e haber topladığı için bu adı almıştır
Bana Ali b. Hucur Es-Sa'dî rivayet etti. (Dediki): Bana Velid b. Müslim rivayet etti. (Dediki): Bana Ebû Amr (yâni; Evzâî), İshak b. Abdillah b. Ebî Talha'daıı rivayet etti. (Demişki): Bana Enes b. Mâlik rivayet etti. (Dediki): Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdular: «Hiç bir belde yoktur ki, oraya Deccal ayak basmasın. Yalnız Mekke ile Medine müstesna! Yollarından her biri üzerinde saf bağlamış melekler vardır kî, onu korurlar. Deccal çorak yere iner ve Medine üç defa sarsılır. Deccal'ın yanına Medine'den her kâfir ve münafık çıkar.»
{m-123} Bize bu hadîsi Ebû Bekr b. Ebi Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Yûnus b. Muhammed, Hammad b. Seleme'den, o da İshak b. Abdillah b. Ebî Talha'daıı, o da Enes'den naklen rivayet etti ki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuşlar... Ve yukarki hadîs mislini rivayet etmiştir. Yalnız o: «Sel yerine gelir ve yükünü oraya bırakır.» demiş. Bir de: «Onun yanına erkek, kadın her münafık çıkar.» demiştir
باب في بقية من أحاديث الدجال
Bize Mansûr b. Ebî Müzâhim rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Hanıza Evzâi'den, o da İshak b. Abdillah'dan, o da amcası Enes b. Mâlik'den naklen rivayet etli ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Seltem) şöyle buyurmuşlar: «Üzerlerinde taylasanlar olduğu halde Asbahan yahüdilerinden yetmiş bin kişi Deccal'a tâbi olacaklardır.» İZAH 2947 DE
Bana Harun b. Alıdillnh rivayet ettî. (Dediki): Bize Haccâc b. Muhammed rivayet etti. (Dediki): İbni Cürcyc şunu söyledi: Bana Ebû'z-Zübeyr şunu söyledi. Kendisi Câbir b. Abdilhıh'ı şöyle derken işitmiş: Bana Ünınıü Şerik haber verdiki. Nebi (Sallullahu Aleyhi ve Sellem) : «İnsanlar Deccal'dan mutlaka dağlara kaçacaklardır.» buyururken işitmiş. Ümmü Şerik: — Yâ Resûlallab! O gün Arablar nerede olacak? diye sormuş. Onlar azdır.» buyurmuşlar
{m-125} Bize bu hadîsi Muhammed b. Beşşâr ile Abd b. Humeyd rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Ebû Âsim ibni Cüreyc'den bu isnadla rivayet etti. İZAH 2947 DE
Bana Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Ahmed b. İshak El-Hadramî rivayet etti. (Dediki): Bize Abdü'l-Aziz (yâni; ibni Muhtar) rivayet etti. (Dediki): Bize Eyyûb, Humeyd b. Hilâl'den, o da içlerinde Ebû'd-Dehmâ ile Ebû Katâde'nin bulunduğu bir cemâatdan naklen rivayet etti. (Şöyle demişler): İmran b. Husayn'a gelirken Hişam b. Âmir'e uğrardık. Bir gün şunu söyledi : — Hakikaten sizler beni geçerek öyle bir takım adamlara gidiyorsunuz ki, onlar ne Resûlullah (Sallullahu Aleyhi ve Sellem)'in meclisinde benden çok bulunmuşlardır. Ne de onun hadîsini benden iyi bilirler. Ben Resûlullah (Sallullahu Aleyhi ve Sellem)'i: «Âdem'in yaradılışı ile kıyametin kopması arasında Deccal'dan daha büyük bir fitne yoktur.» buyururken işittim
Bana Muhammed b. Hatim de rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Ca'fer Er-Rakkî rivayet etti. (Dediki): Bize Ubeydullah b. Amr, Eyyub'dan, o da Humeyd b. Hilâl'den, o da kavminden içlerinde Ebû Katâde de bulunan üç kişiden naklen rivayet etti. (Şöyle demişler): Biz İmran b. Husayn'a giderken Hişam b. Âmir'e uğrardık... Râvi Abdü'I-Aziz b. Muhtâr'ın hadîsi gibi rivayette bulunmuştur. Yalnız o: «Deccal'dan daha büyük bir şey yoktur." demiştir. İZAH 2947 DE
Bize Yahya b. Eyyûb ile Kuteybe b. Saîd ve İbni Hucr rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize İsmâîl (yâni; ibni Ca'fer) Alâ'dan, o da babasından, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti ki, Resulullah (Sallallah Aleyhi ve Sellem)'den şöyle buyurmuşlar: «Altı şey’den: Güneşin battığı yer’den doğmasından, dumandan, Deccal'dan, dabbe'den bîrinizin hassaten başına gelecek vakıadan ve âmmeten gelecek fitneden önce, amellere şitab edin!»
Bize Ümeyye b. Bistam El-Ayşî rivayet etti. (Dediki): Bize Yezîd b. Zürey' rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Katâde'den, o da Hasan'dan, o da Ziyad b. Rıyah'dan, o da Ebû Hureyre'den, o da Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti. (Şöyle buyurmuşlar) : «Altı şeyden: Deccal, duman, dabbetü'I-Ârz, güneşin battığı yerden doğması, umûmî fitne ve bîrinizin başına gelecek husûsî vakıadan önce amellere şitab edin.»
{m-129} Bite bu hadîsi Züheyr b. Harb ile Muhammed b. Müsennâ da rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Abdü's-Samed b. Abdi'l-Vâris rivayet etti. (Dediki): Bize Hemmâm Katâde'den bu isnadla bu hadîsin mislini rivayet etti
باب فضل العبادة في الهرج
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Hammad b. Zeyd, Muallâ b. Ziyâd'dan, o da Muaviye b. Kurra'dan, o da Ma'kıl b. Yesar'dan naklen haber verdi ki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuşlar. H. Bize bu hadîsi Kuteybe b. Saîd de rivayet etti. (Dediki): Bize Hammad, Muallâ b. Ziyâd'dan, o da Muâviye b. Kurra'ya, o da Ma'kıl b. Yesâr'a, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e ulaştırmak suretiyle rivâyet etti. «Here zamanında ibâdet, bana hicret etmek gibidir.» buyurmuşlar
{m-130} Bana bu hadîsi Ebû Kâmil de rivayet etti. (Dediki): Bize Hammad bu isnadla bu hadîsin mislini rivayet etti
باب قرب الساعة
Bize Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Abdurrahman (yâni; İbni Mehdi) rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Ali b. Akmar'dan, o da Ebû'l-Ahvas'dan, o da Abdullah'dan, o da Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'deıı naklen rivayet etti: «Kıyamet ancak insanların kötüleri üzerine kopacaktır.» buyurmuşlar
Bize Saîd b. Mansûr rivayet etti. (Dediki): Bize Ya'kub b. Abdirrahman ile Abdu'l-Âziz b. Ebî Hâzim, Ebû Hâzim'den, o da Sehl b. Sa'd'dan naklen rivayet ettiler. (Demişki): Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdular... H. Bize Kuteybe b. Saîd de rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Bize Ya'kub, Ebû Hâzim'den rivayet etti ki, Sehl'i şöyle derken işitmiş: Ben Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i baş parmakla orta parmak arasındaki «şehadet» parmağı ile işaret ederek : «Benimle kıyamet şöylece olduğu halde gönderildim.» buyururken işittim. İZAH 2954 TE
Bize Muhammed b. Müsennâ ile Muhammed b, Beşşâr rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti, (Dediki): Bize Şu'be rivayet etti. (Dediki): Ben Katâde'den dinledim. (Dediki): Bize Enes b. Mâlik rivayet etti. (Dediki): Rcsûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Ben, benimle kıyamet şu iki parmak gibi olduğu halde gönderildim.» buyurdular. Şu'be demiş ki : Ben Katâde'yi de rivayeti esnasında: «Bu parmaklardan birinin diğerine olan fazlalığı gibi...» derken işittim. Ama bunu Enes'den naklen mi söyledi yoksa kendinden mi söyledi bilmiyorum
Bize Yahya b. Habîb EI-Hârisî de rivayet etti. (Dediki): Bize Hâlid (yâni; İbni Haris) rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be rivayet etti. (Dediki): Ben Katâde ile Ebû't-Teyyah'ı rivayet ederlerken dinledim. Onlar da Enes'i rivayet ederken dinlemişlerki, Rcsûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Ben, kendimle kıyamet şöylece olduğu halde gönderildim.» buyurmuşlar. Şu'be bunu göstererek iki parmağını şehâdetle ortayı yanyana getirmiş
{m-134} Bize Ubeydullah b. Muâz da rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. H. Bize Muhammed b. Velid dahi rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. Her iki râvi demişler ki: Bize Şu'be, Ebû't-Teyyah'dan, o da Enes'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen bu isnadla rivayet etti
{m-134-2} Bize bu hadîsi Muhammed b. Beşşâr da rivayet etti. (Dediki): Bize ibni Ebî Âdiy, Şu'he'den, o da Hamza (yâni; Dabbî) ile Ebû't-Teyyah'dan, onlar da Enes'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)*den naklen yukarkilerin hadîsi gibi rivayette bulundu
Bize Ebû Gassan EI-Mismaî dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Mu'temir babasından, o da Ma'bed'den, o da Enes'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Rcsûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Ben, benimle kıyamet şu iki parmak gibi olduğu halde gönderildim.» buyurdu ve şehâdet parmağı ile orta parmağını bir yere getirdi. İZAH 2954 TE
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile Ebû Kureyb rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Ebû Usâme, Hişam'dan, o da babasından, o da Âişe'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Bedeviler Rcsûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanına geldikleri vakit ona kıyameti sorarlar. Kıyamet ne zaman kopacak? derlerdi. O da onlardan en yaşlı bir insana bakarak: «Şu zât yaşarsa ona ihtiyarlık erişmez. Sizin üzerinize kıyametiniz kopar.» buyurdular. İZAH 2954 TE
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etli. (Dediki): Bize Yûnus b. Muhammed, Hamnıad b. Seleme'den, o da Sâbit'ten, o da Enes'den naklen rivayet etti ki: Bir adam Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e : — Kıyamet ne zaman kopacak? diye sormuş. Yanında da ensardan Muhammed denilen bir çocuk varmış. Rcsûlullah {Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Eğer şu çocuk yaşarsa, umulur ki, kıyamet kopmadan ona ihtiyarlık yetişmez.» buyurmuşlar
Bana Haceâc b. Şâir de rivayet etti. (Dediki): Bize Süleyman b, Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Hammad (yâni; İbni Zeyd) rivayet etti. (Dediki): Bize Ma'bed b. Hilâl El-Anezî, Enes b. Mâlik'den rivayet ettiki: Bir adam Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e kıyamet ne zaman kopacak? diye sormuş. Enes demiş ki: Bunun üzerine Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir an sustu. Sonra Ezdi Şenûe kabilesinden olup, huzurunda bulunan bir çocuğa bakarak : «Şu çocuk yaşarsa kıyamet kopmadan ihtiyarlık ona yetişmez.» buyurdular. Râvi demiş ki: Enes: «Bu çocuk o gün benim akranlarımdan idi.» dedi
Bize Harun b. Abdillah rivayet etti. (Dediki): Bize Affan b, Müslim rivayet etti. (Dediki): Bize Hemmâm rivayet etti. (Dediki): Bize Katâde, Enes'den rivayet etti. Enes şöyle demiş: Muğîra b. Şu'be'nin bir çocuğu geldi ki, benim akranımdandı. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem); «Bu çocuk geriye bırakılırsa, kıyamet kopmadan ona ihtiyarlık yetişmez.» buyurdular. İZAH 2954 TE
Bize Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyan b. Uyeyne, Ebû'z-Zinad'dan, o da A'rac'dan, o da Ebû Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e ulaştırmak suretiyle naklen rivayet etti. (Şöyle buyurmuşlar) : «Bir adam yeni doğurmuş devesini sağarken kıyamet kopacak. Kıyamet kopuncaya kadar kab ağzına ulaşmıyacaktır. İki adam da elbise alışverişi yapacaklar, kıyamet kopmadan o alişverİşi bitiremeyeceklerdir. Bir dam havzını sıvayacak, kıyamet kopmadan ondan çıkmayacaktır.»
باب ما بين النفختين
Bize Ebû Kureyb Muhammed b. Ala' rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Muâviye, A'meş'den, o da Ebû Salih'den, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «iki sûr üfürülmesi arasında kırk vardır.» buyurdu. Oradakiler; — Yâ Ebâ Hureyre, kırk gün mü? diye sordular. — Bir şey diyemem! cevâbını verdi. — Kırk ay mı? dediler. — Bir şey diyemem! cevâbını verdi. — Kırk yıl mı? dediler. — Bir şey diyemem! cevâbını verdi. «Sonra Allah semâdan su indirecek ve insanlar sebze biter gibi bitecekler.» buyurdu. «insanın çürümeyecek hiç bir yeri yoktur. Yalnız bir kemik müstesna ki, o da kuyruk sokumu kemiğidir. Kıyamet gününde halk ondan derlenip toplanacaktır.» buyurdular
Bize Kuteybe b. Saîd de rivayet etti. (Dediki): Bize Muğîra (yâni; El-Hızâmî) Ebû'z-Zinad'dan, o da A'rac'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet ettiki: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Âdem oğlunun her tarafını toprak yer! Yalnız kuyruk sokumu kemiği müstesna! insan ondan yaratılmıştır. Onda derlenip toplanacaktır.» buyurmuşlar
Bize Muhammed b. Râfi' rivayet etti. (Dediki): Bize Abdûrrezzâk rivayet etti. (Dediki): Bize Ma'mer, Hemmâm b. Münebbih'den rivayet etti. Hemmâm: Bize Ebû Hureyre'nin Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den rivayet ettikleri şunlardır... diyerek bir takım hadîsler zikretmiştir. Onlardan biri de şudur: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Gerçekten insanda bîr kemik vardsr ki, onu ebediyyen toprak yemez. Kıyamet gününde insan o kemikte derlenip toplanacaktır.» buyurdu. Ashâb : — Hangi kemiktir o, yâ Resûlallah? diye sordular. «Kuyruk sokumu kemiğidir.» buyurdular