Bize Sufyân (ibn Uyeyne) tahdîs edip şöyle dedi: Bize Süleyman ibn Ebî Müslim, Tâvûs'tan tahdîs etti. Tâvûs ibn Keysân, İbn Abbâs'tan işitti ki, o şöyle demiştir: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) gecenin bir kısmında teheccüd namazı kılmak için kalktığında şöyle duâ ederdi: leke'l-hamdu ente kayyimu's-semâvâti vel-ardı ve menfîhinne. Ve leke'l-hamdu leke mülkü's-semâvâti ve'l-ardı ve men fîhinne. Ve leke’l-hamdu nuru's-semâvâti ve’l-ardı. Ve leke'l-hamdu ente’l hakku ve va'duke’l-hakku ve likaauke hakkun ve kavluke hakkun ve’l-cennetu hakkun ve'n-nâru hakkun. Ve'n-nebiyyûne hakkun ve Muhammedun hakkun ve's-sâatu hakkun. leke eslemtu ve bike âmentu ve aleyke tevekkeltu. Ve ileyke enebtu ve bike hâsamtu ve ileyke hâkemtu. Fağfirlî mâ kaddemtu ve mâ ahhartu ve mâ esrartu ve mâ a’lentu ente’l-mukaddimu ve ente'l-muahhiru. "Lâ ilahe illâ ente" ev "lâ ilahe gayruke" Her hamd Sana mahsûstur. Sen göklerin, yerin ve bunlardaki her şeyin dâimi müdebbirisin. Yine her hamd Sana mahsûstur; göklerin, yerin ve bunlardaki her şeyin melikliği Sen'indir. Yine her hamd Sana mahsûstur, Sen göklerin, yerin ve bunlardaki her şeyin nurusun (aydınlatıcısısın).Yine her hamd yalnız Sen'indir. Sen hakksın; Sen'in va'din de hakktır, Sana kavuşmak da hakktır, Sen'in sözün de hakktır. Cennet de hakktır, ateş de hakktır, Peygamberler de hakktır, Muhammed de hakktır. (Kıyâmet gününün geleceği) saat de hakktır. kendimi yalnız Sana verdim, yalnız Sana îmân ettim, yalnız Sana güvendim, yalnız Sana döndüm. Yalnız Sen'in burhanlarına dayanarak mücâdele ettim. Aramızda yalnız Sen'i hakem kıldım. (Yâ Rabb) önce işlediğim, sonra işlerim sandığım, gizli yaptığım ve açıktan işlediğim bütün günâhlarımı bağışla! Öne geçiren, geriye bırakan ancak Sen'sin. lâyık ilâh yok, yalnız Sen varsın (yahut Sen'den başka ibâdete lâyık ilâh yoktur). şöyle demiştir: Abdulkerîm Ebû Umeyye: "Velâ havle velâ kuvvete illâ billahi” ( Hareket ve kuvvet ancak Allah iledir) fıkrasını ziyâde etti. Sufyân şöyle dedi: Süleyman ibnu Ebî Müslim, bu hadîsi Tâvûs'tan; o da İbn Abbâs'tan; o da Peygamber(sallallahü aleyhi ve sellem)'den işittiğini söyledi
Sahih-i Buhari › Kitâb 19 · Gece Namazı (Teheccüd)Konum
- 1Vahyin Başlangıcı7
- 2Îmân51
- 3İlim76
- 4Abdest113
- 5Gusül46
- 6Hayız40
- 7Teyemmüm15
- 8Namaz174
- 9Namaz Vakitleri81
- 10Ezan275
- 11Cuma66
- 12Korku Namazı6
- 13İki Bayram (iydeyn)42
- 14Vitir Namazı15
- 15Yağmur Duası (Istiskaa)35
- 16Güneş ve Ay Tutulması27
- 17Kur'ân Okurken Secde Edilecek Yerlerler13
- 18Namazın Kısaltılması (At-Taksir)40
- 19Gece Namazı (Teheccüd)69
- 20Mekke ve Medîne Mescidlerinde Kılınan Namazın Fazîleti10
- 21Namaz İçinde Ameller27
- 22Namazda Unutkanlık14
- 23Cenazeler160
- 24Zekât118
- 25Hacc260
- 26Umre33
- 27Hac Yolculuğunu Tamamlamaktan Engellenen Hacılar15
- 28Hacda Avlanma Cezası46
- 29Medine'nin Faziletleri24
- 30Oruç Tutmak117
- 31Teravih Namazı6
- 32Kadir Gecesinin Fazileti11
- 33Ramazânın Son On Gününde İ'tikâf22
- 34Alışverişler193
- 35Sonradan Teslim Edilecek Mallar İçin Bedel Ödenen Satışlar (Selem Akdi)20
- 36Şuf’a3
- 37İcâre27
- 38Havaleler3
- 39Kefalet9
- 40Vekâlet21
- 41Ekincilik31
- 42Su Dağıtımı34
- 43Borç, Borç Ödenmesi, Malın Dondurulması, İflas25
- 44Hukukî Çekişmeler (Husûmât)16
- 45Yerde Bulunup Kaldırılan Şeyler (Lukata)15
- 46Zulümler ve Gasb43
- 47Ortaklık25
- 48Rehin9
- 49Kölelerin Azat Edilmesi43
- 50Mükâteb6
- 51Hediyeler71
- 52Şehâdetler53
- 53Barış Sağlamak22
- 54Şartlar26
- 55Vasiyyetler44
- 56Cihâd ve Sîretler309
- 57Ganimetin Beşte Biri66
- 58Cizye ve Muvâde'a33
- 59Yaratılışın Başlangıcı136
- 60Peygamberler163
- 61Peygamberin (ﷺ) ve Ashabının Faziletleri ve Meziyetleri162
- 62Peygamberin Sahabeleri128
- 63Medine'deki Yardımcıların (Ensar) Faziletleri173
- 64Peygamber (ﷺ) Tarafından Yönetilen Askeri Seferler (El-Megazi)526
- 65Kur'an-ı Kerim 'in Peygamber ﷺ Tefsiri507
- 66Kur'ân’ın Faziletleri87
- 67Nikâh188
- 68Boşanmak100
- 69Nafakalar22
- 70Yiyecek, Yemek95
- 71Akîka Kurbânı9
- 72Avcılık, Kesim70
- 73Udhiyeler30
- 74İçecekler65
- 75Hastalar38
- 76Tıp101
- 77Elbise188
- 78Edeb255
- 79İzin İsteme77
- 80Dualar108
- 81Kalbi İnceltmek (Ar-Riqaq)182
- 82Kader27
- 83Yemînler ve Nezirler87
- 84Yeminlerin Keffaretleri15
- 85Mîrâs Payları (Ferîzalar)49
- 86Allah Tarafından Belirlenen Sınırlar ve Cezalar (Hudûd)89
- 87Kan Parası (Ad-Diyat)59
- 88Mürtedler22
- 89Zorlama altında yapılan ifadeler13
- 90Hileler29
- 91Ru'yâ Ta'bîri66
- 92Fitneler89
- 93Hükümler89
- 94Temenni20
- 95Doğru Bir Kişi Tarafından Verilen Bilgiyi Kabul Etmek (Vâhidlerin)22
- 96Kur'an ve Sünnete Sımsıkı Sarılmak103
- 97Allah'ı Birlemek (Tevhid)193
- 1بَاب: التَّهَجُّدِ بِاللَّيْلِ، وَقَوْلِهِ ﷿: ﴿وَمِنَ الليل فتهجد به نافلة لك﴾ /الاسراء: ٧٩
- 2بَاب: فَضْلِ قِيَامِ اللَّيْلِ
- 3بَاب: طُولِ السُّجُودِ فِي قِيَامِ اللَّيْلِ
- 4بَاب: تَرْكِ الْقِيَامِ لِلْمَرِيضِ
- 5بَاب: تَحْرِيضِ النَّبِيِّ ﷺ عَلَى صَلَاةِ اللَّيْلِ وَالنَّوَافِلِ مِنْ غَيْرِ إِيجَابٍ
- 6بَاب: قِيَامِ النَّبِيِّ ﷺ حَتَّى تَرِمَ قَدَمَاهُ
- 7بَاب: مَنْ نَامَ عِنْدَ السَّحَرِ
- 8بَاب: مَنْ تَسَحَّرَ فَلَمْ يَنَمْ حَتَّى صَلَّى الصُّبْحَ
- 9بَاب: طُولِ الْقِيَامِ فِي صَلَاةِ اللَّيْلِ
- 10بَاب: كَيْفَ كَانَ صَلَاةُ النَّبِيِّ ﷺ، وَكَمْ كَانَ النَّبِيُّ ﷺ يُصَلِّي مِنَ اللَّيْلِ
- 11بَاب: قِيَامِ النَّبِيِّ ﷺ بِاللَّيْلِ ونَوْمه، وَمَا نُسِخَ مِنْ قِيَامِ اللَّيْلِ
- 12بَاب: عَقْدِ الشَّيْطَانِ عَلَى قَافِيَةِ الرَّأْسِ إِذَا لَمْ يُصَلِّ بِاللَّيْلِ
- 13بَاب: إِذَا نَامَ وَلَمْ يُصَلِّ بَالَ الشَّيْطَانُ فِي أُذُنِهِ
- 14بَاب: الدُّعَاءِ والصَّلَاة مِنْ آخِرِ اللَّيْلِ
- 15بَاب: مَنْ نَامَ أَوَّلَ اللَّيْلِ وَأَحْيَا آخِرَهُ
- 16بَاب: قِيَامِ النَّبِيِّ ﷺ بِاللَّيْلِ فِي رَمَضَانَ وَغَيْرِهِ
- 17بَاب: فَضْلِ الطُّهُورِ بِاللَّيْلِ وَالنَّهَارِ، وَفَضْلِ الصَّلَاةِ بَعْدَ الْوُضُوءِ بِاللَّيْلِ وَالنَّهَارِ
- 18بَاب مَا يُكْرَهُ مِنَ التَّشْدِيدِ فِي الْعِبَادَةِ
- 19بَاب: مَا يُكْرَهُ مِنْ تَرْكِ قِيَامِ اللَّيْلِ لِمَنْ كَانَ يَقُومُهُ
- 20بَاب: فَضْلِ مَنْ تَعَارَّ مِنَ اللَّيْلِ فَصَلَّى
- 21بَاب: الْمُدَاوَمَةِ عَلَى رَكْعَتَيِ الْفَجْرِ
- 22بَاب: الضِّجْعَةِ عَلَى الشِّقِّ الْأَيْمَنِ بَعْدَ رَكْعَتَيِ الْفَجْرِ
- 23بَاب: مَنْ تَحَدَّثَ بَعْدَ الرَّكْعَتَيْنِ وَلَمْ يَضْطَجِعْ
- 24بَاب: مَا جَاءَ فِي التَّطَوُّعِ مَثْنَى مَثْنَى
- 25بَاب: التَّطَوُّعِ بَعْدَ الْمَكْتُوبَةِ
- 26بَاب: مَنْ لَمْ يَتَطَوَّعْ بَعْدَ الْمَكْتُوبَةِ
- 27بَاب: صَلَاةِ الضُّحَى فِي السَّفَرِ
- 28بَاب: مَنْ لَمْ يُصَلِّ الضُّحَى، وَرَآهُ وَاسِعًا
- 29بَاب: صَلَاةِ الضُّحَى فِي الْحَضَرِ
- 30بَاب: الركعتان قَبْلَ الظُّهْرِ
- 31بَاب: الصَّلَاةِ قَبْلَ الْمَغْرِبِ
- 32بَاب: صَلَاةِ النَّوَافِلِ جَمَاعَةً
- 33بَاب: التَّطَوُّعِ فِي الْبَيْتِ
(19) Kitâb: Gece Namazı (Teheccüd)
بَاب: التَّهَجُّدِ بِاللَّيْلِ، وَقَوْلِهِ ﷿: ﴿وَمِنَ الليل فتهجد به نافلة لك﴾ /الاسراء: ٧٩
بَاب: فَضْلِ قِيَامِ اللَّيْلِ
Salim babasının şöyle dediğini nakletmiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem zamanında bir kimse rüya gördüğü zaman bunu Resûl-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e anlatırdı. Ben de bir rüya görüp bu rüyayı Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e anlatmayı çok arzuluyordum. O sıralarda genç bir delikanlı idim. Bir gün mescid'de uyurken bir rüya gördüm; Sanki iki melek beni almış ateşe götürüyordu. Bu ateş adeta bir kuyuyu andırıyordu ve üzerine uzatılmış iki sütun vardı. Bu kuyunun içinde benim tanıdığım insanlar da bulunuyordu. Bu dehşetli manzarayı görünce: "Cehennem ateşinden Allah'a sığınırım!" demeye başladım. O sırada bizi başka bir melek karşıladı ve: "Senin korkmana gerek yok!" dedi. [-1122-] Ben bu rüyayı Hafsa'ya anlattım. O da Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e anlattığında Nebi Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuşlar: "Abdullah ne hoş, ne iyi bir adam! Ah bir de geceleri namaz kılsa!" Abdullah İbn Ömer bundan sonra geceleri çok az uyumuştur. Tekrar:
Salim babasının şöyle dediğini nakletmiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem zamanında bir kimse rüya gördüğü zaman bunu Resûl-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e anlatırdı. Ben de bir rüya görüp bu rüyayı Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e anlatmayı çok arzuluyordum. O sıralarda genç bir delikanlı idim. Bir gün mescid'de uyurken bir rüya gördüm; Sanki iki melek beni almış ateşe götürüyordu. Bu ateş adeta bir kuyuyu andırıyordu ve üzerine uzatılmış iki sütun vardı. Bu kuyunun içinde benim tanıdığım insanlar da bulunuyordu. Bu dehşetli manzarayı görünce: "Cehennem ateşinden Allah'a sığınırım!" demeye başladım. O sırada bizi başka bir melek karşıladı ve: "Senin korkmana gerek yok!" dedi. [-1122-] Ben bu rüyayı Hafsa'ya anlattım. O da Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e anlattığında Nebi Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuşlar: "Abdullah ne hoş, ne iyi bir adam! Ah bir de geceleri namaz kılsa!" Abdullah İbn Ömer bundan sonra geceleri çok az uyumuştur. Tekrar:
بَاب: طُولِ السُّجُودِ فِي قِيَامِ اللَّيْلِ
Aişe (r.anha)'dan nakledildiğine göre Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem geceleri on bir rekat namaz kılardı. Gece kıldığı namaz bundan ibaretti. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem başını kaldırmadan önce secdelerde sizden birisinin elli âyet okuyabileceği kadar bir süre beklerdi. Sabah namazından önce de iki rekat namaz kılardı. Ardından sağ yanına uzanır ve müezzin namaz için çağırana kadar istirahat ederdi
بَاب: تَرْكِ الْقِيَامِ لِلْمَرِيضِ
Cündeb (r.a.)'den nakledilmiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem hasta iken bir veya iki defa gece ibadeti için kalkamamiştı
Cündeb ibn Abdullah (r.a.)'ın şöyle dediği nakledilmiştir: "Cibril A.S. uzun bir süre Resûl-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem 'e vahiy getirmedi. Bunu fırsat bilen Kureyş'li müşrik bir kadın: 'Artık şeytanı ona uğramaz oldu' diye alay etti. Bunun üzerine: 'Kuşluk vaktine ve sükuna erdiğinde geceye yemin ederim ki rabbin seni bırakmadı ve sana darılmadı [Duhâ 1-3] âyetleri nazil oldu
بَاب: تَحْرِيضِ النَّبِيِّ ﷺ عَلَى صَلَاةِ اللَّيْلِ وَالنَّوَافِلِ مِنْ غَيْرِ إِيجَابٍ
Ümmü Seleme'nin şöyle dediği nakledilmiştir: "Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir gece uyandı ve: "Sübhânallah, bu gece ne fitneler indirildi, hazinelerden neler indirildi? Odalarında uyuyanları kim uyandıracak? Bu dünya'da elbiseler içinde olduğu halde, âhiret gününde çırılçıplak olacak nice insanlar vardır."buyurdu
Ali (radiyallahu anh) anlatıyor: Bir gece Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem evimize gelip beni ve kızı Fatıma'yı kaldırıp: "Haydi namaz kılmıyor musunuz?!" buyurdu. Ben de: "Ey Allah'ın Resulü, canlarımız Allah'ın elindedir. Eğer bizim kalkmamızı dilerse kaldırır!" dedim. Ben böyle söyleyince dönüp gitti ve bana hiçbir karşılık vermedi. Sonra onun giderken dizlerini döverek: "İnsan mücadele etmeye ne kadar da düşkün böyle!" dediğini duydum. MÜSLİM HADİSİ VE İZAH İÇİN TIKLA
Aişe (r.anha)'nın şöyle dediği nakledilmiştir: "Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem işlemekten zevk aldığı ve sevdiği bazı amelleri, insanlar da kendisine uyup amel ettikleri için farz kılınabilir endişesiyle terk etmiştir. Bu yüzden Resûl-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem hiçbir zaman kuşluk namazı kılmamıştır. Fakat ben bu namazı kılarım
Mu'minlerin annesi Aişe (r.anha) anlatıyor: "Resûl-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir gece mescid'de namaz kılmıştı. Bunu gören sahâbîler de ona uyarak namaz kılmaya başladılar. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem sonraki gece de namaz kıldığında insanlar çoğaldı. Üçüncü veya dördüncü gecede ise sayıları iyice arttı. Fakat Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bundan sonra namaz kılmak üzere onların yanına çıkmadı. Sabah olduğunda da şöyle buyurdu: 'Ben sizin yaptıklarınızı gördüm. Beni namaz kılmak üzere yanınıza gelmek istemedim. Çünkü bu namaz'ın size farz kılınmasından korktum.' Bu olay Ramazan ayında yaşanmıştı
بَاب: قِيَامِ النَّبِيِّ ﷺ حَتَّى تَرِمَ قَدَمَاهُ
Muğire İbn Şu'be (r.a.)'in şöyle dediği nakledilmiştir: "Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem geceleri o kadar çok namaz kılardı ki bu yüzden ayakları / baldırları şişerdi. Onun bu halini görüp sitemde bulunanlara ise: "Ben Allah'a çokça şükreden bir kul olmayayım mı?" buyurdu
بَاب: مَنْ نَامَ عِنْدَ السَّحَرِ
Abdullah İbn Amr İbnü'l-As'tan nakledildiğine göre: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Allah'ın en çok sevdiği namaz Davud'un kıldığı namazdır. Allah'ın en fazla sevdiği oruç da Davud'un tuttuğu oruçtur. O gece yarısına kadar uyur, sonra kalkıp gecenin üçte birini ibadetle geçirir ve son altıda birlik vakitte de tekrar uyurdu. Orucu ise gün aşırı tutardı. Tekrar:
Mesruk'ten nakledilmiştir: Aişe (r.anha)'ya, "Resuiullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in en çok hoşuna giden amel hangisiydi?" diye sordum. Şu cevabı verdi: "Devamlı olanı." Ben tekrar: "Peki gece ne zaman kalkardı?" deyince: "Horozların öttüğünü duyunca kalkardı" dedi. Eş'as'ın naklettiği rivayette ise şöyle geçmektedir: "Horozların öttüğünü duyunca kalkar ve namaz kılardı. Tekrarı:
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Aişe (r.anha) şöyle demiştir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem benim yanımda kaldığı gecelerde (gece ibadet ettikten sonra) seher vakitlerinde uykuda olurdu
بَاب: مَنْ تَسَحَّرَ فَلَمْ يَنَمْ حَتَّى صَلَّى الصُّبْحَ
Enes İbn Malik (r.a.) anlatıyor: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile Zeyd ibn Sabit beraber sahur yapmışlardı. Sahur bittikten sonra Resûl-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem kalkıp namaz kılmaya başladı." Râvîler Enes'e: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ve Zeyd'in sahuru bitirmeleri ile namaza başlamaları arasında ne kadar süre geçmişti?" diye sorunca: "Bir kimsenin elli âyet okuyabileceği kadar bir süre geçmişti" diye cevap verdi
بَاب: طُولِ الْقِيَامِ فِي صَلَاةِ اللَّيْلِ
Abdullah İbn Mes'ud (r.a.) anlatıyor: "Bir gece Resûl-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte namaz kıldım. Kıyamda o kadar uzun süre bekledi ki artık kötü bir şey yapmaya karar vermiştim." Ravî: "Ne yapmak istemiştin?" deyince İbn Mes'ud şöyle cevap vermiştir: "Oturup Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i yalnız bırakmaya karar vermiştim
Huzeyfe radıyallahu anh anlatıyor: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem gece teheccüd namazı için kalktığında dişlerini misvakla temizlerdi
بَاب: كَيْفَ كَانَ صَلَاةُ النَّبِيِّ ﷺ، وَكَمْ كَانَ النَّبِيُّ ﷺ يُصَلِّي مِنَ اللَّيْلِ
Abdullah İbn Ömer (r.a.)'in anlattığına göre: Bir adam Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e gece namazının nasıl kılınacağını sormuş Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem de şöyle cevap vermişti: "Gece namazı ikişer rekat halinde kılınır. Fakat sabah namazını kaçıracağından korkarsan tek bir rek'at daha kılarsın
Abdullah İbn Abbas (radiyallahu anh) şöyle demiştir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in gece namazı on üç rek'at idi
Mesrûk Aişe (r.anha)'ya Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in gece namazını sormuş o da şu cevabı vermiştir: "Onun gece namazı sabah namazının iki rekatı dışında yedi, dokuz ve on bir rekat olurdu
Aişe (r.anha) şöyle demiştir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem vitir namazı, ile sabah namazının iki rekatı da dahil olmak üzere geceleri on bir rekat namaz kılardı
بَاب: قِيَامِ النَّبِيِّ ﷺ بِاللَّيْلِ ونَوْمه، وَمَا نُسِخَ مِنْ قِيَامِ اللَّيْلِ
Enes İbn Mâlik (r.a.) şöyle demiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bu ayda o kadar çok oruçsuz olurdu ki, hiç oruç tutmayacak sanırdık. Bazen de o kadar çok oruç tutardı ki bu ayı hep oruçla geçireceğini düşünürdük. Sen onu geceleri ibadet ederken de görmek istesen görürdün, uyurken de görmek İstesen görürdün
بَاب: عَقْدِ الشَّيْطَانِ عَلَى قَافِيَةِ الرَّأْسِ إِذَا لَمْ يُصَلِّ بِاللَّيْلِ
Ebu Hureyre (r.a.) Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Siz'den biri uyuduğu zaman şeytan onun kafasının arka tarafına üç düğüm atar ve her düğümü attıkça: 'Önünde uzun bir gece var, haydi uyu!' der. Kişi uyanıp Allah'ı zikrederse bu düğümlerden biri çözülür. Kalkıp abdest alırsa ikincisi, namaz kıldığında da üçüncüsü çözülür. Böylece o kişi dinç ve huzurlu bir şekilde sabah'a kavuşur. Aksi halde uyuşuk, tembel ve huzursuz bir halde sabahlar
Semure İbn Cündeb'in naklettiğine göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir rüya ile ilgili olarak şöyle buyurmuştur: "Başı taşla yarılan kimse Kur'ân'ı öğrenecek, fakat onu (ezberleyip korumayı ve onunla amel etmeyi) terk edecek. Ayrıca farz namazları da uykudan kalkmadığı için bırakacak
بَاب: إِذَا نَامَ وَلَمْ يُصَلِّ بَالَ الشَّيْطَانُ فِي أُذُنِهِ
Abdullah radıyallahu anh şöyle demiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yanında bir adamdan bahsedildi ve "Sabaha kadar uyudu, namaza kalkmadı" denildi. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Şeytan onun kulağına işedi" buyurdu. Tekrar:
بَاب: الدُّعَاءِ والصَّلَاة مِنْ آخِرِ اللَّيْلِ
Ebu Hureyre (r.a.)'in belirttiğine göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Yüce Rabbimiz her gece, gece'nin son üçte biri kaldığında en yakın semaya inerek şöyle der: Bana dua eden yok mu ona icabet edeyim, isteyen yok mu ona vereyim, bağışlanmayı isteyen yok mu onu bağışlayayım. Tekrar: 6321, 7494. Diğer tahric: Tirmizi Daavat; Müslim, Salat-ül Müsafirin
بَاب: مَنْ نَامَ أَوَّلَ اللَّيْلِ وَأَحْيَا آخِرَهُ
Esved şöyle dedi: Aişe (r.anha)'ya: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in gece namazı nasıldı?" diye sordum. Aişe (r.anha) şöyle dedi: "Gece'nin başında uyurdu, sonunda kalkıp namaz kılardı. Sonra yine yatağına dönerdi. Müezzin ezan okuduğunda yerinden fırlardı. Gusletme ihtiyacı olursa gusleder, ihtiyacı olmazsa abdest alıp çıkardı
بَاب: قِيَامِ النَّبِيِّ ﷺ بِاللَّيْلِ فِي رَمَضَانَ وَغَيْرِهِ
Ebu Seleme İbn Abdurrahman Aişe (r.anha)'ya: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in Ramazan'da namazı nasıldı?" diye sordu. Âişe (r.anha) şöyle dedi: "Resulullah ne Ramazan'da ne de başka zaman onbir rekattan fazla gece namazı kılmamıştır. Önce dört rekat kılardı. Bu rekatların güzelliğini ve uzunluğunu sorma gitsin! Sonra dört rekat daha kılardı. Bunların da güzelliğini ve uzunluğunu sorma gitsin! Sonra üç rekat kılardı." (Aişe (r.anha) dedi ki): Ben: "Ey Allah'ın Resulü! Vitir kılmadan uyuyor musun?" diye sordum. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Ey Âişe! Benim gözlerim uyur, ama kalbim uyumaz" dedi. Tekrar:
Aişe (r.anha) şöyle demiştir: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in gece namazlarında oturarak bir şey okuduğunu hiç görmedim. Yaşlanınca oturarak okumaya başladı. O zaman da yine okuduğu sureden otuz yahut kırk âyet kaldığında ayağa kalkıp okur, sonra rüku ederdi
بَاب: فَضْلِ الطُّهُورِ بِاللَّيْلِ وَالنَّهَارِ، وَفَضْلِ الصَّلَاةِ بَعْدَ الْوُضُوءِ بِاللَّيْلِ وَالنَّهَارِ
Ebu Hureyre radıyallahu anh şöyle dedi: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem sabah namazında Bilal'e şöyle dedi: "Bilal! Müslüman olduktan sonra yaptığın ve en çok umut bağladığın amelini bana söyle. Zira ben cennet'te senin ayakkabılarının sesini benim önümde duydum". Bilal: "Benim en çok umut bağladığım amelim şudur: Ben gece veya gündüzün hangi vaktinde abdest alsam mutlaka bu abdest ile benim için takdir edildiği kadar (nafile) namaz kılarım" dedi
بَاب مَا يُكْرَهُ مِنَ التَّشْدِيدِ فِي الْعِبَادَةِ
Enes İbn Malik radıyallahu anh şöyle dedi: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem mescid'e girdi. Bir de baktı ki iki direk arasına uzatılmış bir ip var! Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Bu ip de neyin nesi?" diye sordu. Oradakiler: "Bu Zeyneb'in ipidir. (Namaz kılmaktan) yorulduğunda ona asılarak (ayakta durur)" dediler. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Hayır öyle yapmayın, o ipi çözün. Sizden biri dinç (zinde) olduğu vakit namaz kılsın. Yorulduğunda otursun" buyurdu
Aişe (radıyallahu anha) şöyle dedi: Yanımda Benî Esed kabilesinden bir kadın vardı. Bu sırada odama Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem girdi ve: "Bu kimdir?" diye sordu. Ben: "Falan kadındır. O kadın geceleri uyumaz" diyerek kıldığı namazları anlattım. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem : "Bunu bırak. Amellerden gücünüzün yettiğini yapın. Çünkü siz bıkıp usanmadıkça Allah bıkıp usanmaz." buyurdu
بَاب: مَا يُكْرَهُ مِنْ تَرْكِ قِيَامِ اللَّيْلِ لِمَنْ كَانَ يَقُومُهُ
Abdullah İbn Amr İbnu'l-As (r.a.) Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in kendisine şöyle dediğini bildirmiştir: "Ey Abdullah! Falanca gibi olma. O geceleri namaza kalkardı. Daha sonra geceleri kalkmayı terk etti
Abdullah İbn Amr İbnü'l-As radıyallahu anh, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in kendisine şunları söylediğini anlattı: "Geceleri namaza kalktığın ve gündüzleri oruç tuttuğun bana bildirilmedi mi zannediyorsun?" (Abdullah dedi ki) Ben: "Evet ben bunları yapıyorum" dedim. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Böyle yaparsan gözlerin yorulur, nefsin aciz kalır (bıkar). Nefsinin senin üzerinde hakkı vardır, ailenin de senin üzerinde hakkı vardır. Sen bir gün oruç tut, bir gün iftar et, geceleri hem namaz kıl hem gerektiğinde uyu" buyurdu
بَاب: فَضْلِ مَنْ تَعَارَّ مِنَ اللَّيْلِ فَصَلَّى
Ubade bin Samİt radıyallahu anh, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in Şöyle dediğini söyledi: "Kim geceleyin uyanarak; لا إله إلا الله وحده لا شريك له، له الملك وله الحمد، وهو على كل شيء قدير (la ilahe illallahu vahdehu la şerîke leh, lehu`l-mulku ve lehu`l-hamd, ve huve ala kullî şey`in kadîr. الحمد لله، وسبحان الله، ولا إله إلا الله، والله أكبر، ولا حول ولا قوة إلا بالله El-hamdu lillahi ve sübhanallahi, ve la ilahe illallahu vallahu ekber. Ve la havle ve la kuvvete illa billah) deyip sonra: اللهم اغفر لي (Allahümmağfir lî = Allah`ım, beni affet) derse (mağfiret edilir). Yahut dua ederse, onun duasına icabet edilir. Abdest alıp namaz kılarsa, o da kabûl olunur
Ebu Hureyre radiyallâhu anh arkadaşlarına verdiği vaazlarda Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in sözlerini zikrederek şöyle demiştir: "Sizin bir kardeşiniz batıl bir söz söylemez". Bununla Abdullah İbn Revâhâ'yı kasdetmiştir. (Abdullah İbn Revâhâ bir şiirinde şöyle demiştir): Aramızda, fecir doğarken Allah'ın kitabını okuyan elçi! Körlükten sonra bize doğru yolu gösterdi. Kalbimiz, onun her söylediğinin gerçek olduğuna kesin inanır. O, müşriklere yatakları ağır geldiğinde gecelerini yatağından uzak olarak (ibadetle) geçirir. Tekrar:
İbn Ömer (r.a.) şöyle demiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem zamanında iken bir rüya gördüm. Elimde bir parça ipek vardı. Cennette hangi tarafa ve nereye gitmek istesem elimdeki ipek parçası oraya uçuyordu. İki kişi gelerek beni ateşe götürmek istediler. Bir melek o iki kişiyi alarak "Korku yok, onu serbest bırakın" dedi. [-1157-] (İbn Ömer devamla diyor ki) Hafsa, rüyalarımdan birini Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e anlattı. Nebi şöyle dedi: "Abdullah ne iyi adamdır. Bir de geceleri namaz kılsaydı!" Bundan sonra Abdullah geceleri hep namaz kılardı. [-1158-] (İbn Ömer devamla diyor ki): Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Ramazan'ın son on gününün yedincisinde iken ashabı ona rüyalarını o kadar anlattılar ki bunun üzerine şöyle buyurdu: "Görüyorum ki rüyalarınız Ramazan'ın son on gününde birleşmektedir. Sizden kadir gecesini araştıran kişi, onu son on günde araştırsın. Tekrar:
İbn Ömer (r.a.) şöyle demiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem zamanında iken bir rüya gördüm. Elimde bir parça ipek vardı. Cennette hangi tarafa ve nereye gitmek istesem elimdeki ipek parçası oraya uçuyordu. İki kişi gelerek beni ateşe götürmek istediler. Bir melek o iki kişiyi alarak "Korku yok, onu serbest bırakın" dedi. [-1157-] (İbn Ömer devamla diyor ki) Hafsa, rüyalarımdan birini Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e anlattı. Nebi şöyle dedi: "Abdullah ne iyi adamdır. Bir de geceleri namaz kılsaydı!" Bundan sonra Abdullah geceleri hep namaz kılardı. [-1158-] (İbn Ömer devamla diyor ki): Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Ramazan'ın son on gününün yedincisinde iken ashabı ona rüyalarını o kadar anlattılar ki bunun üzerine şöyle buyurdu: "Görüyorum ki rüyalarınız Ramazan'ın son on gününde birleşmektedir. Sizden kadir gecesini araştıran kişi, onu son on günde araştırsın. Tekrar:
İbn Ömer (r.a.) şöyle demiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem zamanında iken bir rüya gördüm. Elimde bir parça ipek vardı. Cennette hangi tarafa ve nereye gitmek istesem elimdeki ipek parçası oraya uçuyordu. İki kişi gelerek beni ateşe götürmek istediler. Bir melek o iki kişiyi alarak "Korku yok, onu serbest bırakın" dedi. [-1157-] (İbn Ömer devamla diyor ki) Hafsa, rüyalarımdan birini Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e anlattı. Nebi şöyle dedi: "Abdullah ne iyi adamdır. Bir de geceleri namaz kılsaydı!" Bundan sonra Abdullah geceleri hep namaz kılardı. [-1158-] (İbn Ömer devamla diyor ki): Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Ramazan'ın son on gününün yedincisinde iken ashabı ona rüyalarını o kadar anlattılar ki bunun üzerine şöyle buyurdu: "Görüyorum ki rüyalarınız Ramazan'ın son on gününde birleşmektedir. Sizden kadir gecesini araştıran kişi, onu son on günde araştırsın. Tekrar:
بَاب: الْمُدَاوَمَةِ عَلَى رَكْعَتَيِ الْفَجْرِ
Aişe radıyallahu anha şöyle demiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem yatsıyı kıldı. Sonra sekiz rek'at kıldı, ardından oturarak iki rekat kıldı. Sonra ezan ile kamet arasında iki rekat kıldı. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bu iki rekatı kılmayı asla bırakmazdı
بَاب: الضِّجْعَةِ عَلَى الشِّقِّ الْأَيْمَنِ بَعْدَ رَكْعَتَيِ الْفَجْرِ
Aişe radıyallahu anha şöyle demiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem sabah namazının iki rekatını kılınca sağ yanı üzerine yatardı
بَاب: مَنْ تَحَدَّثَ بَعْدَ الرَّكْعَتَيْنِ وَلَمْ يَضْطَجِعْ
Aişe radıyallahu anha Şöyle demiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem sabah namazının sünnetini kılar, ben uyanık olursam benimle konuşur, uyanık olmazsam namaz için ezan okununcaya kadar uzanırdı
Aişe radıyallahu anha şöyle demiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem sabah namazının iki rekatını kılardı. şayet ben uyanık olursam benimle sohbet eder, uyanık olmazsam yanı üzerine uzanırdı. (Hadisi rivayet eden kişi diyor ki): Süfyan'a "Bazıları bunun sabah namazının iki rekatlık sünneti olduğunu söylüyor" dedim. Süfyan "Öyledir" dedi. باب: تعاهد ركعتي الفجر، ومن سماهما تطوعا. 27. Sabah Namazının İki Rekatına Devam Etmek Ve Buna "Nafile" Adını Vermek
Aişe radıyallahu anha Şöyle demiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem sabah namazının iki rekatına devam ettiği kadar hiçbir nafileye devam etmemiştir." باب: ما يقرأ في ركعتي الفجر. 28. Sabah Namazının İki Rekatında Ne Okunur?
Aişe radıyallahu anha şöyle demiştir: Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem geceleyin on üç rekat namaz kılar. Sonra sabah ezanını işitince iki hafif rekat namaz kılardı
Aişe radıyallahu anha şöyle demiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem sabah namazından önce kıldığı iki rekatlık sünnet namazını o kadar hafif kılardı ki ben içimden "Acaba Fatiha'yı okudu mu?" derdim
بَاب: مَا جَاءَ فِي التَّطَوُّعِ مَثْنَى مَثْنَى
Cabir İbn Abdullah r.a. şöyle demiştir: Resulullâh (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Kur`ân`dan bir sûre öğretir gibi (büyük küçük) işlerimizin hepsinde bize istihâre (duâsını) ta`lîm ederek buyurdu ki: Sizin biriniz, bir işe kalben azmettiğinde o kimse farz değil, (istihâre niyetiyle nâfile olarak) iki rek`at namaz kılsın. (Namazdan) sonra şöyle desin: "Allâhümme" İnnî estahîrüke bi-ilmike ve estakdirüke bi-kudretike ve es`elüke min fadlike`l-azîm. Fe-inneke takdirü ve lâ akdiru ve ta`lemü ve lâ a`lemu ve ente allâmü`l-ğuyûb. Allâhümme! İn künte ta`lemü enne hâze`l-emre hayrün lî fî dînî ve meâşî ve âkıbeti emrî. Fakdürhü lî ve yessirhü lî. Sümme bârik lî fîh. Ve in künte ta`lemü enne hâze`l-emre şerrün lî fî dînî ve meâşî ve âkıbeti emrî. Fa`srifhü annî va`srifnî anhü. Va`kdür li`l-hayre haysü kâne. Sümme ardınî bih." Duanın Tercümesi: Yâ Rab! bildiğin için Sen’den ben, hayırlısını dilerim. Ve gücün yetiştiğinden, Sen`dan beni kudretlendirmeni dilerim. Yâ Rab! Hayırlı olan cihetin tebyîn ve takdîrini Sen`in o büyük fazlından isterim. Allâh`ım! Sen`in gücün yeter, halbuki benim yetmez, Sen bilirsin de halbuki ben bilmem. Muhakkak Sen, şuûrumuzdan uzak olan her şeyi de pek yakından bilirsin. Yâ Rab! Bilirsen şu azmettiğim iş dînime, dünyâ ve âhiretime taallûku cihetiyle (yâhut istihâre eden kimse dünyâ ve âhiret emrinde der) benim için hayırdır. Bunu bana mukadder kıl, ve bunu bana müyesser kıl. Sonra işlemeğe kudret bahşettiğin ve bana müyesser kıldığın bu işi, bana mübârek kıl,.Yine bilirsen şu azmettiğim iş dînime, dünyâ ve âhiretime taallûku i`tibâriyle (yâhut istihâre eden kimse dünyâ ve âhiret emrinde, der) benim için şerdir. Bu işi benden, beni de bu işten çevir. Ve hayır, her nerede ise o hayrı bana makdûr kıl. Sonra nefsimi, bu hayr-ı makdûre râzı kıl. Hazret-i Câbir demiştir ki: istihâre eden mümin, (duânın "bu iş" diye kinâye tarîkıyle zikredilen her yerinde) hâcetini adiyle anar, (tasrîh eder). BİLGİ İÇİN BURAYA TIKLAYIN
Ebu Katade İbn Rib'î el-Ensarî radıyallahu anh, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle söylediğini haber vermiştir: "Siz'den biri mescid'e girdiğinde iki rekat namaz kılmadan oturmasın
Enes İbn Malik radıyallahu anh Şöyle dedi: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bize iki rekat namaz kıldırdı. Sonra namaz bittikten sonra kalkıp gitti