SÜNNETİMİZSÜNNET VE HADİS KÜTÜPHANESİ
Sahih-i Buhari › Kitâb 43 · Borç, Borç Ödenmesi, Malın Dondurulması, İflasKonum
KİTÂBLAR (97)
  1. 1Vahyin Başlangıcı7
  2. 2Îmân51
  3. 3İlim76
  4. 4Abdest113
  5. 5Gusül46
  6. 6Hayız40
  7. 7Teyemmüm15
  8. 8Namaz174
  9. 9Namaz Vakitleri81
  10. 10Ezan275
  11. 11Cuma66
  12. 12Korku Namazı6
  13. 13İki Bayram (iydeyn)42
  14. 14Vitir Namazı15
  15. 15Yağmur Duası (Istiskaa)35
  16. 16Güneş ve Ay Tutulması27
  17. 17Kur'ân Okurken Secde Edilecek Yerlerler13
  18. 18Namazın Kısaltılması (At-Taksir)40
  19. 19Gece Namazı (Teheccüd)69
  20. 20Mekke ve Medîne Mescidlerinde Kılınan Namazın Fazîleti10
  21. 21Namaz İçinde Ameller27
  22. 22Namazda Unutkanlık14
  23. 23Cenazeler160
  24. 24Zekât118
  25. 25Hacc260
  26. 26Umre33
  27. 27Hac Yolculuğunu Tamamlamaktan Engellenen Hacılar15
  28. 28Hacda Avlanma Cezası46
  29. 29Medine'nin Faziletleri24
  30. 30Oruç Tutmak117
  31. 31Teravih Namazı6
  32. 32Kadir Gecesinin Fazileti11
  33. 33Ramazânın Son On Gününde İ'tikâf22
  34. 34Alışverişler193
  35. 35Sonradan Teslim Edilecek Mallar İçin Bedel Ödenen Satışlar (Selem Akdi)20
  36. 36Şuf’a3
  37. 37İcâre27
  38. 38Havaleler3
  39. 39Kefalet9
  40. 40Vekâlet21
  41. 41Ekincilik31
  42. 42Su Dağıtımı34
  43. 43Borç, Borç Ödenmesi, Malın Dondurulması, İflas25
  44. 44Hukukî Çekişmeler (Husûmât)16
  45. 45Yerde Bulunup Kaldırılan Şeyler (Lukata)15
  46. 46Zulümler ve Gasb43
  47. 47Ortaklık25
  48. 48Rehin9
  49. 49Kölelerin Azat Edilmesi43
  50. 50Mükâteb6
  51. 51Hediyeler71
  52. 52Şehâdetler53
  53. 53Barış Sağlamak22
  54. 54Şartlar26
  55. 55Vasiyyetler44
  56. 56Cihâd ve Sîretler309
  57. 57Ganimetin Beşte Biri66
  58. 58Cizye ve Muvâde'a33
  59. 59Yaratılışın Başlangıcı136
  60. 60Peygamberler163
  61. 61Peygamberin (ﷺ) ve Ashabının Faziletleri ve Meziyetleri162
  62. 62Peygamberin Sahabeleri128
  63. 63Medine'deki Yardımcıların (Ensar) Faziletleri173
  64. 64Peygamber (ﷺ) Tarafından Yönetilen Askeri Seferler (El-Megazi)526
  65. 65Kur'an-ı Kerim 'in Peygamber ﷺ Tefsiri507
  66. 66Kur'ân’ın Faziletleri87
  67. 67Nikâh188
  68. 68Boşanmak100
  69. 69Nafakalar22
  70. 70Yiyecek, Yemek95
  71. 71Akîka Kurbânı9
  72. 72Avcılık, Kesim70
  73. 73Udhiyeler30
  74. 74İçecekler65
  75. 75Hastalar38
  76. 76Tıp101
  77. 77Elbise188
  78. 78Edeb255
  79. 79İzin İsteme77
  80. 80Dualar108
  81. 81Kalbi İnceltmek (Ar-Riqaq)182
  82. 82Kader27
  83. 83Yemînler ve Nezirler87
  84. 84Yeminlerin Keffaretleri15
  85. 85Mîrâs Payları (Ferîzalar)49
  86. 86Allah Tarafından Belirlenen Sınırlar ve Cezalar (Hudûd)89
  87. 87Kan Parası (Ad-Diyat)59
  88. 88Mürtedler22
  89. 89Zorlama altında yapılan ifadeler13
  90. 90Hileler29
  91. 91Ru'yâ Ta'bîri66
  92. 92Fitneler89
  93. 93Hükümler89
  94. 94Temenni20
  95. 95Doğru Bir Kişi Tarafından Verilen Bilgiyi Kabul Etmek (Vâhidlerin)22
  96. 96Kur'an ve Sünnete Sımsıkı Sarılmak103
  97. 97Allah'ı Birlemek (Tevhid)193
BÂBLAR — Borç, Borç Ödenmesi, Malın Dondurulması, İflas (19)
  1. 1بَاب: مَنِ اشْتَرَى بِالدَّيْنِ وَلَيْسَ عِنْدَهُ ثَمَنُهُ، أَوْ لَيْسَ بِحَضْرَتِهِ
  2. 2بَاب: مَنْ أَخَذَ أَمْوَالَ النَّاسِ يُرِيدُ أَدَاءَهَا أَوْ إِتْلَافَهَا
  3. 3بَاب: أَدَاءِ الديون
  4. 4بَاب: اسْتِقْرَاضِ الْإِبِلِ
  5. 5بَاب: حُسْنِ التَّقَاضِي
  6. 6بَاب: هَلْ يُعْطَى أَكْبَرَ مِنْ سِنِّهِ
  7. 7بَاب: حُسْنِ الْقَضَاءِ
  8. 8بَاب: إِذَا قَضَى دُونَ حَقِّهِ أَوْ حَلَّلَهُ فَهُوَ جَائِزٌ
  9. 9بَاب: إِذَا قَاصَّ أَوْ جَازَفَهُ فِي الدَّيْنِ تَمْرًا بِتَمْرٍ أَوْ غَيْرِهِ
  10. 10بَاب: مَنِ اسْتَعَاذَ مِنَ الدَّيْنِ
  11. 11بَاب: الصَّلَاةِ عَلَى مَنْ تَرَكَ دَيْنًا
  12. 12بَاب: مَطْلُ الْغَنِيِّ ظُلْمٌ
  13. 13بَاب: لِصَاحِبِ الْحَقِّ مَقَالٌ
  14. 14بَاب: إِذَا وَجَدَ مَالَهُ عِنْدَ مُفْلِسٍ فِي الْبَيْعِ وَالْقَرْضِ وَالْوَدِيعَةِ فَهُوَ أَحَقُّ بِهِ
  15. 15بَاب: مَنْ بَاعَ مَالَ الْمُفْلِسِ أَوِ الْمُعْدِمِ، فَقَسَمَهُ بَيْنَ الْغُرَمَاءِ، أَوْ أَعْطَاهُ حَتَّى يُنْفِقَ عَلَى نَفْسِهِ
  16. 16بَاب: إِذَا أَقْرَضَهُ إِلَى أَجَلٍ مُسَمًّى، أَوْ أَجَّلَهُ فِي الْبَيْعِ
  17. 17بَاب: الشَّفَاعَةِ فِي وَضْعِ الدَّيْنِ
  18. 18بَاب: مَا يُنْهَى عَنْ إِضَاعَةِ الْمَالِ
  19. 19بَاب: الْعَبْدُ رَاعٍ فِي مَالِ سَيِّدِهِ، وَلَا يَعْمَلُ إِلَّا بِإِذْنِهِ

(43) Kitâb: Borç, Borç Ödenmesi, Malın Dondurulması, İflas

كتاب فى الاستقراض
Hadis 2385 – 2409 · 25 rivayet
BÂB (1)

بَاب: مَنِ اشْتَرَى بِالدَّيْنِ وَلَيْسَ عِنْدَهُ ثَمَنُهُ، أَوْ لَيْسَ بِحَضْرَتِهِ

Sahih-i Buhari 2385Sahih (Buhârî'nin Sahîh'i)

Cabir İbn Abdullah r.a. şöyle anlatır: Resulullah ile birlikte bulunduğum bir gazvede idim. Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem bana, "Deveni satmaya ne dersin?" buyurdu. Ben de, "Evet" diyerek ona sattım. Medine'ye vardığı zaman deveyi ona götürdüm, o da bana bedelini verdi

حَدَّثَنَا مُحَمَّدٌ، أَخْبَرَنَا جَرِيرٌ، عَنِ الْمُغِيرَةِ، عَنِ الشَّعْبِيِّ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ ـ رضى الله عنهما ـ قَالَ غَزَوْتُ مَعَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ كَيْفَ تَرَى بَعِيرَكَ أَتَبِيعُنِيهِ ‏"‏‏.‏ قُلْتُ نَعَمْ‏.‏ فَبِعْتُهُ إِيَّاهُ، فَلَمَّا قَدِمَ الْمَدِينَةَ غَدَوْتُ إِلَيْهِ بِالْبَعِيرِ، فَأَعْطَانِي ثَمَنَهُ‏.‏
Sahih-i Buhari, Kitâb 43 (Borç, Borç Ödenmesi, Malın Dondurulması, İflas), Bâb 1, Hadis no. 2385
Sahih-i Buhari 2386Sahih (Buhârî'nin Sahîh'i)

Aişe r.anha şöyle demiştir: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir yahudiden vadeli olarak bir miktar yiyecek maddesi satın almış, demir zırhını ona rehin olarak vermiştir

حَدَّثَنَا مُعَلَّى بْنُ أَسَدٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَاحِدِ، حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ، قَالَ تَذَاكَرْنَا عِنْدَ إِبْرَاهِيمَ الرَّهْنَ فِي السَّلَمِ فَقَالَ حَدَّثَنِي الأَسْوَدُ عَنْ عَائِشَةَ ـ رضى الله عنها ـ أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم اشْتَرَى طَعَامًا مِنْ يَهُودِيٍّ إِلَى أَجَلٍ، وَرَهَنَهُ دِرْعًا مِنْ حَدِيدٍ‏.‏
Sahih-i Buhari, Kitâb 43 (Borç, Borç Ödenmesi, Malın Dondurulması, İflas), Bâb 1, Hadis no. 2386
BÂB (2)

بَاب: مَنْ أَخَذَ أَمْوَالَ النَّاسِ يُرِيدُ أَدَاءَهَا أَوْ إِتْلَافَهَا

Sahih-i Buhari 2387Sahih (Buhârî'nin Sahîh'i)

Ebu Hureyre r.a.'in rivayet ettiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "İnsanlann malını ödeme niyetiyle alan kimseye Allah (borcunu) ödettirir. Telef etmek (ödememek) niyetiyle alan kimsenin malını ise telef ettirir

حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ الأُوَيْسِيُّ، حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ بِلاَلٍ، عَنْ ثَوْرِ بْنِ زَيْدٍ، عَنْ أَبِي الْغَيْثِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ مَنْ أَخَذَ أَمْوَالَ النَّاسِ يُرِيدُ أَدَاءَهَا أَدَّى اللَّهُ عَنْهُ، وَمَنْ أَخَذَ يُرِيدُ إِتْلاَفَهَا أَتْلَفَهُ اللَّهُ ‏"‏‏.‏
Sahih-i Buhari, Kitâb 43 (Borç, Borç Ödenmesi, Malın Dondurulması, İflas), Bâb 2, Hadis no. 2387
BÂB (3)

بَاب: أَدَاءِ الديون

Sahih-i Buhari 2388Sahih (Buhârî'nin Sahîh'i)

Ebu Zer' r.a. şöyle anlatır: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte bulunuyordum. Uhud dağını görünce, "Uhud dağının benim için altına dönüşmesini; o altınlan üç günden daha fazla bekletmek istemem. Fakat borç ödemek için kenarda tutacağım bir dinar hariç. Malı çok olanların sevabı azdır. Malını infak edenler bundan müstesnadır. Fakat böyleleri de pek azdır." Bu arada Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem bana, "Ben gelene kadar olduğun yerde dur" dedi. Geri geldiği zaman "Ey Allah'ın Resulül Duyduğum (ses) neydi?" diye sordum. Bana, "Sen de işittin mi?" diye sordu. Ben de, "evet" dedim. Bana şöyle dedi: "Cebrai! bana geldi ve 'Ümmetinden Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmadan ölen kimse cennete girecek' dedi. Ben de "şunları şunları (büyük günahları) yapanlar da mı?" diye sordum. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "evet" dedi

حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ يُونُسَ، حَدَّثَنَا أَبُو شِهَابٍ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ زَيْدِ بْنِ وَهْبٍ، عَنْ أَبِي ذَرٍّ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ كُنْتُ مَعَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَلَمَّا أَبْصَرَ ـ يَعْنِي أُحُدًا ـ قَالَ ‏"‏ مَا أُحِبُّ أَنَّهُ يُحَوَّلُ لِي ذَهَبًا يَمْكُثُ عِنْدِي مِنْهُ دِينَارٌ فَوْقَ ثَلاَثٍ، إِلاَّ دِينَارًا أُرْصِدُهُ لِدَيْنٍ ‏"‏‏.‏ ثُمَّ قَالَ ‏"‏ إِنَّ الأَكْثَرِينَ هُمُ الأَقَلُّونَ، إِلاَّ مَنْ قَالَ بِالْمَالِ هَكَذَا وَهَكَذَا ‏"‏‏.‏ وَأَشَارَ أَبُو شِهَابٍ بَيْنَ يَدَيْهِ وَعَنْ يَمِينِهِ وَعَنْ شِمَالِهِ ـ وَقَلِيلٌ مَا هُمْ ـ وَقَالَ مَكَانَكَ‏.‏ وَتَقَدَّمَ غَيْرَ بَعِيدٍ، فَسَمِعْتُ صَوْتًا، فَأَرَدْتُ أَنْ آتِيَهُ، ثُمَّ ذَكَرْتُ قَوْلَهُ مَكَانَكَ حَتَّى آتِيَكَ، فَلَمَّا جَاءَ قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ، الَّذِي سَمِعْتُ أَوْ قَالَ الصَّوْتُ الَّذِي سَمِعْتُ قَالَ ‏"‏ وَهَلْ سَمِعْتَ ‏"‏‏.‏ قُلْتُ نَعَمْ‏.‏ قَالَ ‏"‏ أَتَانِي جِبْرِيلُ ـ عَلَيْهِ السَّلاَمُ ـ فَقَالَ مَنْ مَاتَ مِنْ أُمَّتِكَ لاَ يُشْرِكُ بِاللَّهِ شَيْئًا دَخَلَ الْجَنَّةَ ‏"‏‏.‏ قُلْتُ وَإِنْ فَعَلَ كَذَا وَكَذَا قَالَ ‏"‏ نَعَمْ ‏"‏‏.‏
Sahih-i Buhari, Kitâb 43 (Borç, Borç Ödenmesi, Malın Dondurulması, İflas), Bâb 3, Hadis no. 2388
Sahih-i Buhari 2389Sahih (Buhârî'nin Sahîh'i)

Ebu Hureyre r.a.'in rivayet ettiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Uhud dağı kadar altınım olsa, üç günden daha fazla bir süre o altınların yanımda kalması beni sevindirmezdi. Sadece borç ödemek üzere tuttuklarım hariç." Bu hadisi, Salih ve Ukayl, Zühri'den rivayet etmiştir

حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ شَبِيبِ بْنِ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، عَنْ يُونُسَ، قَالَ ابْنُ شِهَابٍ حَدَّثَنِي عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُتْبَةَ، قَالَ قَالَ أَبُو هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ لَوْ كَانَ لِي مِثْلُ أُحُدٍ ذَهَبًا، مَا يَسُرُّنِي أَنْ لاَ يَمُرَّ عَلَىَّ ثَلاَثٌ وَعِنْدِي مِنْهُ شَىْءٌ، إِلاَّ شَىْءٌ أُرْصِدُهُ لِدَيْنٍ ‏"‏‏.‏ رَوَاهُ صَالِحٌ وَعُقَيْلٌ عَنِ الزُّهْرِيِّ‏.‏
Sahih-i Buhari, Kitâb 43 (Borç, Borç Ödenmesi, Malın Dondurulması, İflas), Bâb 3, Hadis no. 2389
BÂB (4)

بَاب: اسْتِقْرَاضِ الْإِبِلِ

Sahih-i Buhari 2390Sahih (Buhârî'nin Sahîh'i)

Ebu Hureyre r.a. şöyle anlatır: Bir adam, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den alacağını talep etti ve biraz sert ve kaba davrandı. Sahabiler, o adamı (durdurmak) için yöneldiler. Bunun üzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Onu bırakın, hak sahibinin konuşmaya hakkı vardır. Bir deve satın alın da verin ona" buyurdu. Sahabiler, "Sadece onun verdiğinden daha değerli olan (yaşı daha büyük) deve bulabildik" dediler. Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem), "Onu satın alın ve verin, çünkü sizin en hayırlınız borcu en güzel şekilde ödeyeninizdir" buyurdu. Hadisten Çıkarılan Sonuçlar Hak sahibinin, hakkını isterken meşru edeb sınırları içinde davranması gerekir. Vadesi gelmiş ise alacağı istemek caizdir. Bu hadiste, Hz. Nebi'in sahip olduğu güzel ahlakı, yumuşak huyluluğu, tevazuyu ve insafını görmekteyiz. Borçlu kimseye, alacaklıya karşı kaba davranması uygun düşmez. Devlet başkanı, kendisine karşı edebe aykırı davranışta bulunanlara tazir cezası vermelidir. Ancak hak sahiplerini bağışlaması gerekir. Deve borç (karz) alınabilir. Bu hükme bütün hayvanlar dahildir. Alimlerin çoğu bu görüştedir. Sevri'ye ve Hanefilere göre hayvanlar karz olarak alınamaz. Bu konudaki delil, hayvan karşılığında hayvanın vadeli olarak satımını yasaklayan hadistir. Bu hadisi, İbn Abbas "merm" olarak rivayet etmiştir. İbn Hibban, Darekutnı ve başka bazı alimler de nakletmiştir. Hadiste geçen raviler güvenilirdir. Genelolarak, delil getirmeye elverişli bir hadis olduğu söylenebilir. Karz akdinde şart koşulmadığı sürece, borcu, alınandan daha iyisi ile ödemek caizdir. Eğer şart koşulursa bunun haram olacağında ittifak bulunmaktadır. Alimlerin çoğunluğu bu görüştedir. Malikiler durumu biraz ayrıntılı bir şekilde ele alarak şöyle demişlerdir: Eğer aded olarak fazla ödenirse bu yasaktır. Fakat nitelik olarak daha iyisi ile ödenirse caizdir. İyilik, Allah'a itaat vb. mubah konular için borçlanmak ayıplanacak bir durum değildir. Devlet başkanı, zekat mallarından ödemek üzere, ihtiyaç sahiplerinin ihtiyacını karşılamak amacıyla devlet hazinesi adına borçlanabilir. Şafiiler, zekatın, farz olma zamanından önce ödenebileceğine bu hadisi delil olarak getirmişlerdir. İbn Abdilberr bu şekilde nakletmiştir. Fakat bana bu görüşün dayanağı pek açık gelmedi. Fakat Resulullah'ın Sallallahu Aleyhi ve Sellem borç alması şu şekilde yorumlanabilir: Hz. Nebi, sadaka verilmesi gereken kimseler için borç almıştı. Sadaka malları gelince aldığı borcu, sahiplerine geri verdi. باب: حسن التقاضي. 5. ALACAĞIN GÜZEL BİR ŞEKİLDE İSTENMESİ

حَدَّثَنَا أَبُو الْوَلِيدِ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، أَخْبَرَنَا سَلَمَةُ بْنُ كُهَيْلٍ، قَالَ سَمِعْتُ أَبَا سَلَمَةَ، بِبَيْتِنَا يُحَدِّثُ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ أَنَّ رَجُلاً، تَقَاضَى رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم، فَأَغْلَظَ لَهُ، فَهَمَّ أَصْحَابُهُ، فَقَالَ ‏"‏ دَعُوهُ، فَإِنَّ لِصَاحِبِ الْحَقِّ مَقَالاً‏.‏ وَاشْتَرُوا لَهُ بَعِيرًا، فَأَعْطُوهُ إِيَّاهُ ‏"‏‏.‏ وَقَالُوا لاَ نَجِدُ إِلاَّ أَفْضَلَ مِنْ سِنِّهِ‏.‏ قَالَ ‏"‏ اشْتَرُوهُ فَأَعْطُوهُ إِيَّاهُ، فَإِنَّ خَيْرَكُمْ أَحْسَنُكُمْ قَضَاءً ‏"‏‏.‏
Sahih-i Buhari, Kitâb 43 (Borç, Borç Ödenmesi, Malın Dondurulması, İflas), Bâb 4, Hadis no. 2390
BÂB (5)

بَاب: حُسْنِ التَّقَاضِي

Sahih-i Buhari 2391Sahih (Buhârî'nin Sahîh'i)

Huzeyfe r.a. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i şöyle buyururken işittiğini söylemiştir: "Bir adam ölmüştü. Ona, '(Dünyada iken) ne yapardın?' diye soruldu. Adam, 'Ben ticaretle meşgul idim. Ödeme gücü yeten kimselere kolaylık sağlar, ödeme gücü bulunmayan kimselerin de borcunu hafifletirdim , dedi. O kimse bu yüzden bağışlanmıştır. " Ebu Mes'ud, bu hadisi, Hz. Nebi'den işittiğini söylemiştir

حَدَّثَنَا مُسْلِمٌ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عَبْدِ الْمَلِكِ، عَنْ رِبْعِيٍّ، عَنْ حُذَيْفَةَ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ سَمِعْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏ "‏ مَاتَ رَجُلٌ، فَقِيلَ لَهُ قَالَ كُنْتُ أُبَايِعُ النَّاسَ، فَأَتَجَوَّزُ عَنِ الْمُوسِرِ، وَأُخَفِّفُ عَنِ الْمُعْسِرِ، فَغُفِرَ لَهُ ‏"‏‏.‏ قَالَ أَبُو مَسْعُودٍ سَمِعْتُهُ مِنَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم‏.‏
Sahih-i Buhari, Kitâb 43 (Borç, Borç Ödenmesi, Malın Dondurulması, İflas), Bâb 5, Hadis no. 2391
BÂB (6)

بَاب: هَلْ يُعْطَى أَكْبَرَ مِنْ سِنِّهِ

Sahih-i Buhari 2392Sahih (Buhârî'nin Sahîh'i)

Ebu Hureyre r.a. şöyle anlatır: Bir adam gelerek Hz. Nebi'den olan deve alacağını talep etti. ResuluIlah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Onun alacağını verin" buyurdu. Sahabiler, "Ancak daha büyük yaşta bir deve bulabildik" dediler. Adam, "Sen bana alacağım ı fazlasıyla ver, Allah da sana fazlasıyla versin" dedi. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Onu bu adama verin. Çünkü insanların en hayırlı olanlarından biri de (borcunu) en güzel şekildeödeyenlerdir" buyurdu

حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، عَنْ يَحْيَى، عَنْ سُفْيَانَ، قَالَ حَدَّثَنِي سَلَمَةُ بْنُ كُهَيْلٍ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ أَنَّ رَجُلاً، أَتَى النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم يَتَقَاضَاهُ بَعِيرًا، فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ أَعْطُوهُ ‏"‏‏.‏ فَقَالُوا مَا نَجِدُ إِلاَّ سِنًّا أَفْضَلَ مِنْ سِنِّهِ‏.‏ فَقَالَ الرَّجُلُ أَوْفَيْتَنِي أَوْفَاكَ اللَّهُ‏.‏ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ أَعْطُوهُ فَإِنَّ مِنْ خِيَارِ النَّاسِ أَحْسَنَهُمْ قَضَاءً ‏"‏‏.‏
Sahih-i Buhari, Kitâb 43 (Borç, Borç Ödenmesi, Malın Dondurulması, İflas), Bâb 6, Hadis no. 2392
BÂB (7)

بَاب: حُسْنِ الْقَضَاءِ

Sahih-i Buhari 2393Sahih (Buhârî'nin Sahîh'i)

Ebu Hureyre r.a. şöyle anlatır: Bir kimsenin, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den, belirli bir yaşta bir deve alacağı vardı. Onu almak üzere geldi. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem), "Bunu ona verin" buyurdu. Sahabiler aynı yaşta bir deve bulmaya çalıştılar. Ancak buldukları develerin tamamı borç olan deveden daha büyük yaşta idi. Nebiimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem), "Bunu (daha büyük yaştaki deveyi) o kimseye verin" buyurdu. Adam, "Sen bana alacağımı fazlasıyla verdin, Allah da sana fazlasıyla versin" dedi. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Sizin en haylrlınız (borcunu) en güzel şekilde ödeyeninizdir" buyurdu

حَدَّثَنَا أَبُو نُعَيْمٍ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ سَلَمَةَ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ كَانَ لِرَجُلٍ عَلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم سِنٌّ مِنَ الإِبِلِ فَجَاءَهُ يَتَقَاضَاهُ فَقَالَ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ أَعْطُوهُ ‏"‏‏.‏ فَطَلَبُوا سِنَّهُ، فَلَمْ يَجِدُوا لَهُ إِلاَّ سِنًّا فَوْقَهَا‏.‏ فَقَالَ ‏"‏ أَعْطُوهُ ‏"‏‏.‏ فَقَالَ أَوْفَيْتَنِي، وَفَّى اللَّهُ بِكَ‏.‏ قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ إِنَّ خِيَارَكُمْ أَحْسَنُكُمْ قَضَاءً ‏"‏‏.‏
Sahih-i Buhari, Kitâb 43 (Borç, Borç Ödenmesi, Malın Dondurulması, İflas), Bâb 7, Hadis no. 2393
Sahih-i Buhari 2394Sahih (Buhârî'nin Sahîh'i)

Cabir İbn Abdullah r.a. şöyle anlatır: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem mescidde iken onun yanına gittim. Ravi Mis'ar, kendisine nakleden kimsemin, 'kuşluk vaktiydi' dediğini zannediyorum' diye belirtmiştir.- Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bana, "İki rekat namaz kıl" buyurdu. Benim ondan bir miktar alacağım vardı. Bana. bunu ödedi. Biraz da fazla verdi. باب: إذا قضى دون حقه أو حلله فهو جائز. 8. (ALACAKLıNIN RIZASI İLE) BORCUN EKSİK ÖDENMESİ VE ALACAKLININ ALACAĞINI HELAL ETMESİ CAİZDİR

حَدَّثَنَا خَلاَّدٌ، حَدَّثَنَا مِسْعَرٌ، حَدَّثَنَا مُحَارِبُ بْنُ دِثَارٍ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ ـ رضى الله عنهما ـ قَالَ أَتَيْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم وَهْوَ فِي الْمَسْجِدِ ـ قَالَ مِسْعَرٌ أُرَاهُ قَالَ ضُحًى ـ فَقَالَ ‏ "‏ صَلِّ رَكْعَتَيْنِ ‏"‏‏.‏ وَكَانَ لِي عَلَيْهِ دَيْنٌ فَقَضَانِي وَزَادَنِي‏.‏
Sahih-i Buhari, Kitâb 43 (Borç, Borç Ödenmesi, Malın Dondurulması, İflas), Bâb 7, Hadis no. 2394
BÂB (8)

بَاب: إِذَا قَضَى دُونَ حَقِّهِ أَوْ حَلَّلَهُ فَهُوَ جَائِزٌ

Sahih-i Buhari 2395Sahih (Buhârî'nin Sahîh'i)

Cabir bin Abdullah (r.a.) şöyle anlatır: Babam Abdullah, Uhud savaşında şehit edildi. O sırada borcu bulunuyordu. Alacaklılar alacaklarını tahsil edebilmek için çok sıkıştırdılar. Ben de Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e gidip durumu anlattım. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem onlardan, alacaklarına karşılık bahçemde yetişmekte olan hurma meyvelerini kabul etmelerini ve babamdaki haklarını helal etmelerini istedi. Ancak bunu kabul etmediler. Resulullah da hurmalarımı vermedi. Bana, "Sana uğrayacağım" dedi. Ertesi sabah bize geldi. Hurmalığı bir dolaştı daha sonra bereketli olması için dua etti. Hemen hurmaları topladım ve borcu ödedim. Hatta bir miktar hurma da bize kaldı

حَدَّثَنَا عَبْدَانُ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ، أَخْبَرَنَا يُونُسُ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، قَالَ حَدَّثَنِي ابْنُ كَعْبِ بْنِ مَالِكٍ، أَنَّ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ ـ رضى الله عنهما ـ أَخْبَرَهُ أَنَّ أَبَاهُ قُتِلَ يَوْمَ أُحُدٍ شَهِيدًا، وَعَلَيْهِ دَيْنٌ فَاشْتَدَّ الْغُرَمَاءُ فِي حُقُوقِهِمْ، فَأَتَيْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَسَأَلَهُمْ أَنْ يَقْبَلُوا تَمْرَ حَائِطِي وَيُحَلِّلُوا أَبِي فَأَبَوْا، فَلَمْ يُعْطِهِمِ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم حَائِطِي، وَقَالَ ‏ "‏ سَنَغْدُو عَلَيْكَ ‏"‏‏.‏ فَغَدَا عَلَيْنَا حِينَ أَصْبَحَ، فَطَافَ فِي النَّخْلِ، وَدَعَا فِي ثَمَرِهَا بِالْبَرَكَةِ، فَجَدَدْتُهَا فَقَضَيْتُهُمْ، وَبَقِيَ لَنَا مِنْ تَمْرِهَا‏.‏
Sahih-i Buhari, Kitâb 43 (Borç, Borç Ödenmesi, Malın Dondurulması, İflas), Bâb 8, Hadis no. 2395
BÂB (9)

بَاب: إِذَا قَاصَّ أَوْ جَازَفَهُ فِي الدَّيْنِ تَمْرًا بِتَمْرٍ أَوْ غَيْرِهِ

Sahih-i Buhari 2396Sahih (Buhârî'nin Sahîh'i)

Vehb İbn Keysan'ın, Cabir bin Abdullah (r.a.)'dan naklettiğine göre; Cabir'in babası, üzerinde bir yahudiye karşı otuz vesk borç bulunduğu halde vefat etmişti. Cabir ondan bir süre beklemesini istedi. Adam beklemeyi kabul etmedi. Bunun üzerine Cabir, aracılık yapması için Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile konuştu. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem geldi ve yahudi ile alacağına karşılık Cabir'e ait hurmalıktaki hurmaları alması için konuştu. Adam yine kabul etmedi. Daha sonra Resul-i Ekrem, hurmalığa girdi ve bir süre yürüdü. Daha sonra Cabir'e, "Hurmaları topla ve borcu öde" buyurdu. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem döndükten sonra Cabir hurmaları topladı ve otuz vesk olan borcu ödedi. On yedi vesk de artmıştı. Cabir olanları anlatmak üzere Nebiimize geldiği zaman ikindi namazını kılıyordu. Namazı bitirince artan hurmaları Efendimiz'e anlattı. Nebi (s.a.v.) ona, "Bu olayı git Ömer'e haber ver" buyurdu. Cabir gitti ve durumu Ömer'e anlattı. Ömer ona, "Bildim ki, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem orada yürüdüğü sırada hurmalığın bereketlenmiş" dedi

حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ الْمُنْذِرِ، حَدَّثَنَا أَنَسٌ، عَنْ هِشَامٍ، عَنْ وَهْبِ بْنِ كَيْسَانَ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ ـ رضى الله عنهما ـ أَنَّهُ أَخْبَرَهُ أَنَّ أَبَاهُ تُوُفِّيَ، وَتَرَكَ عَلَيْهِ ثَلاَثِينَ وَسْقًا لِرَجُلٍ مِنَ الْيَهُودِ، فَاسْتَنْظَرَهُ جَابِرٌ، فَأَبَى أَنْ يُنْظِرَهُ، فَكَلَّمَ جَابِرٌ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لِيَشْفَعَ لَهُ إِلَيْهِ، فَجَاءَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَكَلَّمَ الْيَهُودِيَّ لِيَأْخُذَ ثَمَرَ نَخْلِهِ بِالَّذِي لَهُ فَأَبَى، فَدَخَلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم النَّخْلَ، فَمَشَى فِيهَا ثُمَّ قَالَ لِجَابِرٍ ‏"‏ جُدَّ لَهُ فَأَوْفِ لَهُ الَّذِي لَهُ ‏"‏‏.‏ فَجَدَّهُ بَعْدَ مَا رَجَعَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَأَوْفَاهُ ثَلاَثِينَ وَسْقًا، وَفَضَلَتْ لَهُ سَبْعَةَ عَشَرَ وَسْقًا، فَجَاءَ جَابِرٌ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لِيُخْبِرَهُ بِالَّذِي كَانَ، فَوَجَدَهُ يُصَلِّي الْعَصْرَ، فَلَمَّا انْصَرَفَ أَخْبَرَهُ بِالْفَضْلِ، فَقَالَ ‏"‏ أَخْبِرْ ذَلِكَ ابْنَ الْخَطَّابِ ‏"‏‏.‏ فَذَهَبَ جَابِرٌ إِلَى عُمَرَ، فَأَخْبَرَهُ‏.‏ فَقَالَ لَهُ عُمَرُ لَقَدْ عَلِمْتُ حِينَ مَشَى فِيهَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لَيُبَارَكَنَّ فِيهَا‏.‏
Sahih-i Buhari, Kitâb 43 (Borç, Borç Ödenmesi, Malın Dondurulması, İflas), Bâb 9, Hadis no. 2396
BÂB (10)

بَاب: مَنِ اسْتَعَاذَ مِنَ الدَّيْنِ

Sahih-i Buhari 2397Sahih (Buhârî'nin Sahîh'i)

Urve'nin naklettiğine göre Aişe r.anha şöyle anlatır: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem namazda, "Allah'ıml Günahtan ve borçluluktan sana sığınırım" diye dua ederdi. Bir kimse Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e, "Ey Allah'ın Resulü' Borçluluktan dolayı Allah'a ne kadar çok sığınıyorsunuz böyle?" diye sordu. Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona, "Bir kimse borca girdiği zaman konuşunca yalan konuşur, söz verir sözünü tutmaz" diyerek cevap vermiştir

حَدَّثَنَا أَبُو الْيَمَانِ، أَخْبَرَنَا شُعَيْبٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، ح وَحَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، قَالَ حَدَّثَنِي أَخِي، عَنْ سُلَيْمَانَ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ أَبِي عَتِيقٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عُرْوَةَ، أَنَّ عَائِشَةَ ـ رضى الله عنها ـ أَخْبَرَتْهُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَانَ يَدْعُو فِي الصَّلاَةِ وَيَقُولُ ‏"‏ اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنَ الْمَأْثَمِ وَالْمَغْرَمِ ‏"‏‏.‏ فَقَالَ لَهُ قَائِلٌ مَا أَكْثَرَ مَا تَسْتَعِيذُ يَا رَسُولَ اللَّهِ مِنَ الْمَغْرَمِ قَالَ ‏"‏ إِنَّ الرَّجُلَ إِذَا غَرِمَ حَدَّثَ فَكَذَبَ وَوَعَدَ فَأَخْلَفَ ‏"‏‏.‏
Sahih-i Buhari, Kitâb 43 (Borç, Borç Ödenmesi, Malın Dondurulması, İflas), Bâb 10, Hadis no. 2397
BÂB (11)

بَاب: الصَّلَاةِ عَلَى مَنْ تَرَكَ دَيْنًا

Sahih-i Buhari 2398Sahih (Buhârî'nin Sahîh'i)

Ebu Hureyre r.a. Nebi'in Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Kim geride mal bırakarak ölürse o mal mirasçılarınındır. Kim de {bakıma muhtaç} aile bırakarak ölürse onlara bakmak da bize {devlete} aittir

حَدَّثَنَا أَبُو الْوَلِيدِ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عَدِيِّ بْنِ ثَابِتٍ، عَنْ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ مَنْ تَرَكَ مَالاً فَلِوَرَثَتِهِ، وَمَنْ تَرَكَ كَلاًّ فَإِلَيْنَا ‏"‏‏.‏
Sahih-i Buhari, Kitâb 43 (Borç, Borç Ödenmesi, Malın Dondurulması, İflas), Bâb 11, Hadis no. 2398
Sahih-i Buhari 2399Sahih (Buhârî'nin Sahîh'i)

Ebu Hureyre r.a.'in rivayet ettiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Ben, bütün mu'minlere dünya ve ahirette daha yakınım. İsterseniz şu ayeti okuyun. 'Nebi, mu'minlere kendilerinden daha yakındır. Hanımları da mu'minlerin anneleridir.' [Ahzaab 6] Bundan dolayı hangi mümin ölür de geride mal bırakırsa ona kim olursa olsun, asabesi mirasçı olur. Kim de borç ya da bakıma muhtaç bir aile bırakarak ölürse bana gelin. Çünkü onun velfsi benim

حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا أَبُو عَامِرٍ، حَدَّثَنَا فُلَيْحٌ، عَنْ هِلاَلِ بْنِ عَلِيٍّ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي عَمْرَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏"‏ مَا مِنْ مُؤْمِنٍ إِلاَّ وَأَنَا أَوْلَى بِهِ فِي الدُّنْيَا وَالآخِرَةِ اقْرَءُوا إِنْ شِئْتُمْ ‏{‏النَّبِيُّ أَوْلَى بِالْمُؤْمِنِينَ مِنْ أَنْفُسِهِمْ‏}‏ فَأَيُّمَا مُؤْمِنٍ مَاتَ وَتَرَكَ مَالاً فَلْيَرِثْهُ عَصَبَتُهُ مَنْ كَانُوا، وَمَنْ تَرَكَ دَيْنًا أَوْ ضَيَاعًا فَلْيَأْتِنِي فَأَنَا مَوْلاَهُ ‏"‏‏.‏
Sahih-i Buhari, Kitâb 43 (Borç, Borç Ödenmesi, Malın Dondurulması, İflas), Bâb 11, Hadis no. 2399
BÂB (12)

بَاب: مَطْلُ الْغَنِيِّ ظُلْمٌ

Sahih-i Buhari 2400Sahih (Buhârî'nin Sahîh'i)

Vehb İbn Münebbih'in kardeşi Hemmam İbn Münebbih Ebu Hureyre r.a.'in şöyle dediğini işitmiştir. "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, 'Ödeme gücü bulunan kimsenin borcunu geciktirmesi zulümdür' buyurdu

حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الأَعْلَى، عَنْ مَعْمَرٍ، عَنْ هَمَّامِ بْنِ مُنَبِّهٍ، أَخِي وَهْبِ بْنِ مُنَبِّهٍ أَنَّهُ سَمِعَ أَبَا هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ مَطْلُ الْغَنِيِّ ظُلْمٌ ‏"‏‏.‏
Sahih-i Buhari, Kitâb 43 (Borç, Borç Ödenmesi, Malın Dondurulması, İflas), Bâb 12, Hadis no. 2400
BÂB (13)

بَاب: لِصَاحِبِ الْحَقِّ مَقَالٌ

Sahih-i Buhari 2401Sahih (Buhârî'nin Sahîh'i)

Ebu. Hureyre şöyle anlatır: Birgün Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e bir adam, alacağını talep etmek üzere geldi. Bu sırada biraz sert davrandı. Sahabiler adamı uyarmak için yönelince Nebiimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Onu bırakın, hak sahibinin, hakkını dile getirme hakkı vardır" buyurdu

حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا يَحْيَى، عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ سَلَمَةَ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ أَتَى النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم رَجُلٌ يَتَقَاضَاهُ فَأَغْلَظَ لَهُ فَهَمَّ بِهِ أَصْحَابُهُ‏.‏ فَقَالَ ‏ "‏ دَعُوهُ فَإِنَّ لِصَاحِبِ الْحَقِّ مَقَالاً ‏"‏‏.‏
Sahih-i Buhari, Kitâb 43 (Borç, Borç Ödenmesi, Malın Dondurulması, İflas), Bâb 13, Hadis no. 2401
BÂB (14)

بَاب: إِذَا وَجَدَ مَالَهُ عِنْدَ مُفْلِسٍ فِي الْبَيْعِ وَالْقَرْضِ وَالْوَدِيعَةِ فَهُوَ أَحَقُّ بِهِ

Sahih-i Buhari 2402Sahih (Buhârî'nin Sahîh'i)

Ebu Hureyre r.a., "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu veya Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den şöyle işittim" demiştir: "Malını iflas eden kişide aynen bulan kimse, diğer alacaklılardan önceliklidir

حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ يُونُسَ، حَدَّثَنَا زُهَيْرٌ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، قَالَ أَخْبَرَنِي أَبُو بَكْرِ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ عَمْرِو بْنِ حَزْمٍ، أَنَّ عُمَرَ بْنَ عَبْدِ الْعَزِيزِ، أَخْبَرَهُ أَنَّ أَبَا بَكْرِ بْنَ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ الْحَارِثِ بْنِ هِشَامٍ أَخْبَرَهُ أَنَّهُ، سَمِعَ أَبَا هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَوْ قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏ "‏ مَنْ أَدْرَكَ مَالَهُ بِعَيْنِهِ عِنْدَ رَجُلٍ أَوْ إِنْسَانٍ قَدْ أَفْلَسَ، فَهْوَ أَحَقُّ بِهِ مِنْ غَيْرِهِ ‏"‏‏.‏
Sahih-i Buhari, Kitâb 43 (Borç, Borç Ödenmesi, Malın Dondurulması, İflas), Bâb 14, Hadis no. 2402
BÂB (15)

بَاب: مَنْ بَاعَ مَالَ الْمُفْلِسِ أَوِ الْمُعْدِمِ، فَقَسَمَهُ بَيْنَ الْغُرَمَاءِ، أَوْ أَعْطَاهُ حَتَّى يُنْفِقَ عَلَى نَفْسِهِ

Sahih-i Buhari 2403Sahih (Buhârî'nin Sahîh'i)

Cabir İbn Abdullah r.a. şöyle nakleder: Bir kimse kölesini müdebber kılmıştı. (Daha sonra bu kimse fakir düşmüştü.) Bunun üzerine Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem), "Bu köleyi kim benden satın alır?" buyurdu. Ardından Nuaym köleyi satın aldı. Resulullah bedelini teslim alıp adama geri verdi

حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ زُرَيْعٍ، حَدَّثَنَا حُسَيْنٌ الْمُعَلِّمُ، حَدَّثَنَا عَطَاءُ بْنُ أَبِي رَبَاحٍ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ ـ رضى الله عنهما ـ قَالَ أَعْتَقَ رَجُلٌ غُلاَمًا لَهُ عَنْ دُبُرٍ فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ مَنْ يَشْتَرِيهِ مِنِّي ‏"‏‏.‏ فَاشْتَرَاهُ نُعَيْمُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، فَأَخَذَ ثَمَنَهُ، فَدَفَعَهُ إِلَيْهِ‏.‏
Sahih-i Buhari, Kitâb 43 (Borç, Borç Ödenmesi, Malın Dondurulması, İflas), Bâb 15, Hadis no. 2403
BÂB (16)

بَاب: إِذَا أَقْرَضَهُ إِلَى أَجَلٍ مُسَمًّى، أَوْ أَجَّلَهُ فِي الْبَيْعِ

Sahih-i Buhari 2404Sahih (Buhârî'nin Sahîh'i)

Ebu Hureyre r.a. şöyle demiştir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, İsrailoğullarından bir kimsenin, yine İsrailoğullarından başka bir kimseden borç istediğini, onun da, bir vade belirleyerek borç verdiğini anlatmıştır." باب: الشفاعة في وضع الدين. 18. BORCUN İNDİRİLMESİ İÇİN ARACILIK

وَقَالَ اللَّيْثُ حَدَّثَنِي جَعْفَرُ بْنُ رَبِيعَةَ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ هُرْمُزَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ ذَكَرَ رَجُلاً مِنْ بَنِي إِسْرَائِيلَ، سَأَلَ بَعْضَ بَنِي إِسْرَائِيلَ أَنْ يُسْلِفَهُ، فَدَفَعَهَا إِلَيْهِ إِلَى أَجَلٍ مُسَمًّى‏.‏ فَذَكَرَ الْحَدِيثَ‏.‏
Sahih-i Buhari, Kitâb 43 (Borç, Borç Ödenmesi, Malın Dondurulması, İflas), Bâb 16, Hadis no. 2404
BÂB (17)

بَاب: الشَّفَاعَةِ فِي وَضْعِ الدَّيْنِ

Sahih-i Buhari 2405Sahih (Buhârî'nin Sahîh'i)

Cabir İbn Abdullah r.a. şöyle anlatır: Babam vefat etmiş ve geride borç ve bakıma muhtaç bir aile bırakmıştı. Bunun üzerine alacaklılardan borçta indirim yapmalarını istedim. Fakat onlar kabul etmedi. Ben de Hz. Nebi'e (Sallallahu aleyhi ve Sellem) durumu arzedip ondan aracılıkta bulunmasını talep ettim. Alacaklılar yine yapmadılar. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bana, "hurmaları türlerine göre tasnif et. Izk, İbn Zeyd, lin ve acve türünü ayrı ayrı koy. Sonra ben gelene kadar alacaklılar da orada hazır olsun." buyurdu. Ben de öyle yaptım. Daha sonra Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem geldi ve hurmalığa oturdu. Bütün alacaklılar alacaklarını tahsil ettiği halde, hurmalar sanki hiç dokunulmamış gibi eksilmeden duruyordu. [-2406-] Cabir İbn Abdullah r.a. şöyle anlatır: Bir saka deve üzerinde Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte bir gazveye katıldım. Deve yoruldu ve ben geride kaldım. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem de deveyi arkasından dürtükledi ve bana, "Medıne'ye kadar binebilirsin, deveyi bana sat" buyurdu. Medıne'ye yaklaşınca ben izin isteyerek, "Ey Allah'ın Resulü! Ben yeni damat oldum" dedim. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Bakire ile mi yoksa dul ile mi evlendin ?'' diye sordu. Ben de, "Dul ile, babam vefat etti. Geride küçük çocuklar kaldı. Ben de, çocukları terbiye edip yetiştirsin diye dul ile evlendim'' dedim. Daha sonra bana, "Ailene git" buyurdu. Ben de gittim. Dayıma deveyi sattığımı söyleyince beni ayıpladı. Çünkü devenin acizliğinden ve Resulullah'ın onu dürttüğünden bahsetmiştim. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem gelince deveyi ona götürdüm. Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem bana, hem devenin bedelini, hem deveyi hem de ganimetten bana düşen payı verdi

حَدَّثَنَا مُوسَى، حَدَّثَنَا أَبُو عَوَانَةَ، عَنْ مُغِيرَةَ، عَنْ عَامِرٍ، عَنْ جَابِرٍ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ أُصِيبَ عَبْدُ اللَّهِ وَتَرَكَ عِيَالاً وَدَيْنًا، فَطَلَبْتُ إِلَى أَصْحَابِ الدَّيْنِ أَنْ يَضَعُوا بَعْضًا مِنْ دَيْنِهِ فَأَبَوْا، فَأَتَيْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَاسْتَشْفَعْتُ بِهِ عَلَيْهِمْ فَأَبَوْا، فَقَالَ ‏"‏ صَنِّفْ تَمْرَكَ كُلَّ شَىْءٍ مِنْهُ عَلَى حِدَتِهِ، عِذْقَ ابْنِ زَيْدٍ عَلَى حِدَةٍ، وَاللِّينَ عَلَى حِدَةٍ، وَالْعَجْوَةَ عَلَى حِدَةٍ، ثُمَّ أَحْضِرْهُمْ حَتَّى آتِيَكَ ‏"‏‏.‏ فَفَعَلْتُ، ثُمَّ جَاءَ صلى الله عليه وسلم فَقَعَدَ عَلَيْهِ، وَكَالَ لِكُلِّ رَجُلٍ حَتَّى اسْتَوْفَى، وَبَقِيَ التَّمْرُ كَمَا هُوَ كَأَنَّهُ لَمْ يُمَسَّ‏.‏ وَغَزَوْتُ مَعَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم عَلَى نَاضِحٍ لَنَا، فَأَزْحَفَ الْجَمَلُ فَتَخَلَّفَ عَلَىَّ فَوَكَزَهُ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم مِنْ خَلْفِهِ، قَالَ ‏"‏ بِعْنِيهِ وَلَكَ ظَهْرُهُ إِلَى الْمَدِينَةِ ‏"‏‏.‏ فَلَمَّا دَنَوْنَا اسْتَأْذَنْتُ قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنِّي حَدِيثُ عَهْدٍ بِعُرْسٍ‏.‏ قَالَ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ فَمَا تَزَوَّجْتَ بِكْرًا أَمْ ثَيِّبًا ‏"‏‏.‏ قُلْتُ ثَيِّبًا، أُصِيبَ عَبْدُ اللَّهِ وَتَرَكَ جَوَارِيَ صِغَارًا، فَتَزَوَّجْتُ ثَيِّبًا تُعَلِّمُهُنَّ وَتُؤَدِّبُهُنَّ، ثُمَّ قَالَ ‏"‏ ائْتِ أَهْلَكَ ‏"‏‏.‏ فَقَدِمْتُ فَأَخْبَرْتُ خَالِي بِبَيْعِ الْجَمَلِ فَلاَمَنِي، فَأَخْبَرْتُهُ بِإِعْيَاءِ الْجَمَلِ، وَبِالَّذِي كَانَ مِنَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَوَكْزِهِ إِيَّاهُ، فَلَمَّا قَدِمَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم غَدَوْتُ إِلَيْهِ بِالْجَمَلِ، فَأَعْطَانِي ثَمَنَ الْجَمَلِ وَالْجَمَلَ وَسَهْمِي مَعَ الْقَوْمِ‏.‏
Sahih-i Buhari, Kitâb 43 (Borç, Borç Ödenmesi, Malın Dondurulması, İflas), Bâb 17, Hadis no. 2405
Sahih-i Buhari 2406Sahih (Buhârî'nin Sahîh'i)

Cabir İbn Abdullah r.a. şöyle anlatır: Babam vefat etmiş ve geride borç ve bakıma muhtaç bir aile bırakmıştı. Bunun üzerine alacaklılardan borçta indirim yapmalarını istedim. Fakat onlar kabul etmedi. Ben de Hz. Nebi'e (Sallallahu aleyhi ve Sellem) durumu arzedip ondan aracılıkta bulunmasını talep ettim. Alacaklılar yine yapmadılar. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bana, "hurmaları türlerine göre tasnif et. Izk, İbn Zeyd, lin ve acve türünü ayrı ayrı koy. Sonra ben gelene kadar alacaklılar da orada hazır olsun." buyurdu. Ben de öyle yaptım. Daha sonra Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem geldi ve hurmalığa oturdu. Bütün alacaklılar alacaklarını tahsil ettiği halde, hurmalar sanki hiç dokunulmamış gibi eksilmeden duruyordu. [-2406-] Cabir İbn Abdullah r.a. şöyle anlatır: Bir saka deve üzerinde Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte bir gazveye katıldım. Deve yoruldu ve ben geride kaldım. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem de deveyi arkasından dürtükledi ve bana, "Medıne'ye kadar binebilirsin, deveyi bana sat" buyurdu. Medıne'ye yaklaşınca ben izin isteyerek, "Ey Allah'ın Resulü! Ben yeni damat oldum" dedim. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Bakire ile mi yoksa dul ile mi evlendin ?'' diye sordu. Ben de, "Dul ile, babam vefat etti. Geride küçük çocuklar kaldı. Ben de, çocukları terbiye edip yetiştirsin diye dul ile evlendim'' dedim. Daha sonra bana, "Ailene git" buyurdu. Ben de gittim. Dayıma deveyi sattığımı söyleyince beni ayıpladı. Çünkü devenin acizliğinden ve Resulullah'ın onu dürttüğünden bahsetmiştim. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem gelince deveyi ona götürdüm. Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem bana, hem devenin bedelini, hem deveyi hem de ganimetten bana düşen payı verdi

حَدَّثَنَا مُوسَى، حَدَّثَنَا أَبُو عَوَانَةَ، عَنْ مُغِيرَةَ، عَنْ عَامِرٍ، عَنْ جَابِرٍ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ أُصِيبَ عَبْدُ اللَّهِ وَتَرَكَ عِيَالاً وَدَيْنًا، فَطَلَبْتُ إِلَى أَصْحَابِ الدَّيْنِ أَنْ يَضَعُوا بَعْضًا مِنْ دَيْنِهِ فَأَبَوْا، فَأَتَيْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَاسْتَشْفَعْتُ بِهِ عَلَيْهِمْ فَأَبَوْا، فَقَالَ ‏"‏ صَنِّفْ تَمْرَكَ كُلَّ شَىْءٍ مِنْهُ عَلَى حِدَتِهِ، عِذْقَ ابْنِ زَيْدٍ عَلَى حِدَةٍ، وَاللِّينَ عَلَى حِدَةٍ، وَالْعَجْوَةَ عَلَى حِدَةٍ، ثُمَّ أَحْضِرْهُمْ حَتَّى آتِيَكَ ‏"‏‏.‏ فَفَعَلْتُ، ثُمَّ جَاءَ صلى الله عليه وسلم فَقَعَدَ عَلَيْهِ، وَكَالَ لِكُلِّ رَجُلٍ حَتَّى اسْتَوْفَى، وَبَقِيَ التَّمْرُ كَمَا هُوَ كَأَنَّهُ لَمْ يُمَسَّ‏.‏ وَغَزَوْتُ مَعَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم عَلَى نَاضِحٍ لَنَا، فَأَزْحَفَ الْجَمَلُ فَتَخَلَّفَ عَلَىَّ فَوَكَزَهُ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم مِنْ خَلْفِهِ، قَالَ ‏"‏ بِعْنِيهِ وَلَكَ ظَهْرُهُ إِلَى الْمَدِينَةِ ‏"‏‏.‏ فَلَمَّا دَنَوْنَا اسْتَأْذَنْتُ قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنِّي حَدِيثُ عَهْدٍ بِعُرْسٍ‏.‏ قَالَ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ فَمَا تَزَوَّجْتَ بِكْرًا أَمْ ثَيِّبًا ‏"‏‏.‏ قُلْتُ ثَيِّبًا، أُصِيبَ عَبْدُ اللَّهِ وَتَرَكَ جَوَارِيَ صِغَارًا، فَتَزَوَّجْتُ ثَيِّبًا تُعَلِّمُهُنَّ وَتُؤَدِّبُهُنَّ، ثُمَّ قَالَ ‏"‏ ائْتِ أَهْلَكَ ‏"‏‏.‏ فَقَدِمْتُ فَأَخْبَرْتُ خَالِي بِبَيْعِ الْجَمَلِ فَلاَمَنِي، فَأَخْبَرْتُهُ بِإِعْيَاءِ الْجَمَلِ، وَبِالَّذِي كَانَ مِنَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَوَكْزِهِ إِيَّاهُ، فَلَمَّا قَدِمَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم غَدَوْتُ إِلَيْهِ بِالْجَمَلِ، فَأَعْطَانِي ثَمَنَ الْجَمَلِ وَالْجَمَلَ وَسَهْمِي مَعَ الْقَوْمِ‏.‏
Sahih-i Buhari, Kitâb 43 (Borç, Borç Ödenmesi, Malın Dondurulması, İflas), Bâb 17, Hadis no. 2406
BÂB (18)

بَاب: مَا يُنْهَى عَنْ إِضَاعَةِ الْمَالِ

Sahih-i Buhari 2407Sahih (Buhârî'nin Sahîh'i)

İbn Ömer r.a. şöyle nakleder: Bir kimse Resulullah'a gelip, "Ben alım satımda aldatılıyorum" dedi. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona, "Alış veriş yaptığın zaman' 'Aldatma yok' de" buyurdu. Bu kimse artık alış verişte hep böyle söylerdi

حَدَّثَنَا أَبُو نُعَيْمٍ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ دِينَارٍ، سَمِعْتُ ابْنَ عُمَرَ ـ رضى الله عنهما ـ قَالَ قَالَ رَجُلٌ لِلنَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم إِنِّي أُخْدَعُ فِي الْبُيُوعِ‏.‏ فَقَالَ ‏ "‏ إِذَا بَايَعْتَ فَقُلْ لاَ خِلاَبَةَ ‏"‏‏.‏ فَكَانَ الرَّجُلُ يَقُولُهُ‏.‏
Sahih-i Buhari, Kitâb 43 (Borç, Borç Ödenmesi, Malın Dondurulması, İflas), Bâb 18, Hadis no. 2407
Sahih-i Buhari 2408Sahih (Buhârî'nin Sahîh'i)

Muğire İbn Şu'be r.a.'in naklettiğine göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Allah size, analara karşı gelmeyi, kız çocuklarını diri diri öldürmeyi, borcunuzu ödememeyi, hakkınız olmayan şeyi almayı haram kıldı. Dedi kodu etmeyi, çok soru sormayı ve malı zayi etmeyi de kerih gördü

حَدَّثَنَا عُثْمَانُ، حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنِ الشَّعْبِيِّ، عَنْ وَرَّادٍ، مَوْلَى الْمُغِيرَةِ بْنِ شُعْبَةَ عَنِ الْمُغِيرَةِ بْنِ شُعْبَةَ، قَالَ قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ إِنَّ اللَّهَ حَرَّمَ عَلَيْكُمْ عُقُوقَ الأُمَّهَاتِ، وَوَأْدَ الْبَنَاتِ، وَمَنَعَ وَهَاتِ، وَكَرِهَ لَكُمْ قِيلَ وَقَالَ، وَكَثْرَةَ السُّؤَالِ، وَإِضَاعَةَ الْمَالِ ‏"‏‏.‏
Sahih-i Buhari, Kitâb 43 (Borç, Borç Ödenmesi, Malın Dondurulması, İflas), Bâb 18, Hadis no. 2408
BÂB (19)

بَاب: الْعَبْدُ رَاعٍ فِي مَالِ سَيِّدِهِ، وَلَا يَعْمَلُ إِلَّا بِإِذْنِهِ

Sahih-i Buhari 2409Sahih (Buhârî'nin Sahîh'i)

Abdullah İbn Ömer r.a. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu işitmiştir: "Her biriniz çobansınız ve gözetiminiz altında bulunanlardan sorumlusunuz. Devlet başkanı bir çoban olup, halkından sorumludur. Kişi ailesi bakımından bir çoban olup, ailesinden sorumludur. Kadın da kocasının evinde çobandır ve kendisine tabi olan kimselerden sorumludur. Hizmetçi de efendisinin malının çobanıdır ve ondan sorumludur." Ben bunları Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den işittim. Zannediyorum bir de şöyle buyurdu: "Kişi babasının malının çobanıdır ve bundan sorumludur. Hepiniz çobansınız ve hepiniz yönetiminiz altında bulunanlardan sorumlusunuz." BORÇ BÖLÜMLERİ BİTTİ. KİTABU’L-HUSUMAT BİR SONRAKİ SAYFADA BAŞLIYOR

حَدَّثَنَا أَبُو الْيَمَانِ، أَخْبَرَنَا شُعَيْبٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، قَالَ أَخْبَرَنِي سَالِمُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ ـ رضى الله عنهما ـ أَنَّهُ سَمِعَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏"‏ كُلُّكُمْ رَاعٍ وَمَسْئُولٌ عَنْ رَعِيَّتِهِ، فَالإِمَامُ رَاعٍ، وَهْوَ مَسْئُولٌ عَنْ رَعِيَّتِهِ، وَالرَّجُلُ فِي أَهْلِهِ رَاعٍ، وَهْوَ مَسْئُولٌ عَنْ رَعِيَّتِهِ، وَالْمَرْأَةُ فِي بَيْتِ زَوْجِهَا رَاعِيَةٌ وَهْىَ مَسْئُولَةٌ عَنْ رَعِيَّتِهَا، وَالْخَادِمُ فِي مَالِ سَيِّدِهِ رَاعٍ، وَهْوَ مَسْئُولٌ عَنْ رَعِيَّتِهِ ‏"‏‏.‏ قَالَ فَسَمِعْتُ هَؤُلاَءِ مِنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَأَحْسِبُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏"‏ وَالرَّجُلُ فِي مَالِ أَبِيهِ رَاعٍ، وَهْوَ مَسْئُولٌ عَنْ رَعِيَّتِهِ، فَكُلُّكُمْ رَاعٍ، وَكُلُّكُمْ مَسْئُولٌ عَنْ رَعِيَّتِهِ ‏"‏‏.‏
Sahih-i Buhari, Kitâb 43 (Borç, Borç Ödenmesi, Malın Dondurulması, İflas), Bâb 19, Hadis no. 2409