SÜNNETİMİZSÜNNET VE HADİS KÜTÜPHANESİ
Sahih-i Buhari › Kitâb 61 · Peygamberin (ﷺ) ve Ashabının Faziletleri ve Meziyetleri › Bâb 20Konum
KİTÂBLAR (97)
  1. 1Vahyin Başlangıcı7
  2. 2Îmân51
  3. 3İlim76
  4. 4Abdest113
  5. 5Gusül46
  6. 6Hayız40
  7. 7Teyemmüm15
  8. 8Namaz174
  9. 9Namaz Vakitleri81
  10. 10Ezan275
  11. 11Cuma66
  12. 12Korku Namazı6
  13. 13İki Bayram (iydeyn)42
  14. 14Vitir Namazı15
  15. 15Yağmur Duası (Istiskaa)35
  16. 16Güneş ve Ay Tutulması27
  17. 17Kur'ân Okurken Secde Edilecek Yerlerler13
  18. 18Namazın Kısaltılması (At-Taksir)40
  19. 19Gece Namazı (Teheccüd)69
  20. 20Mekke ve Medîne Mescidlerinde Kılınan Namazın Fazîleti10
  21. 21Namaz İçinde Ameller27
  22. 22Namazda Unutkanlık14
  23. 23Cenazeler160
  24. 24Zekât118
  25. 25Hacc260
  26. 26Umre33
  27. 27Hac Yolculuğunu Tamamlamaktan Engellenen Hacılar15
  28. 28Hacda Avlanma Cezası46
  29. 29Medine'nin Faziletleri24
  30. 30Oruç Tutmak117
  31. 31Teravih Namazı6
  32. 32Kadir Gecesinin Fazileti11
  33. 33Ramazânın Son On Gününde İ'tikâf22
  34. 34Alışverişler193
  35. 35Sonradan Teslim Edilecek Mallar İçin Bedel Ödenen Satışlar (Selem Akdi)20
  36. 36Şuf’a3
  37. 37İcâre27
  38. 38Havaleler3
  39. 39Kefalet9
  40. 40Vekâlet21
  41. 41Ekincilik31
  42. 42Su Dağıtımı34
  43. 43Borç, Borç Ödenmesi, Malın Dondurulması, İflas25
  44. 44Hukukî Çekişmeler (Husûmât)16
  45. 45Yerde Bulunup Kaldırılan Şeyler (Lukata)15
  46. 46Zulümler ve Gasb43
  47. 47Ortaklık25
  48. 48Rehin9
  49. 49Kölelerin Azat Edilmesi43
  50. 50Mükâteb6
  51. 51Hediyeler71
  52. 52Şehâdetler53
  53. 53Barış Sağlamak22
  54. 54Şartlar26
  55. 55Vasiyyetler44
  56. 56Cihâd ve Sîretler309
  57. 57Ganimetin Beşte Biri66
  58. 58Cizye ve Muvâde'a33
  59. 59Yaratılışın Başlangıcı136
  60. 60Peygamberler163
  61. 61Peygamberin (ﷺ) ve Ashabının Faziletleri ve Meziyetleri162
  62. 62Peygamberin Sahabeleri128
  63. 63Medine'deki Yardımcıların (Ensar) Faziletleri173
  64. 64Peygamber (ﷺ) Tarafından Yönetilen Askeri Seferler (El-Megazi)526
  65. 65Kur'an-ı Kerim 'in Peygamber ﷺ Tefsiri507
  66. 66Kur'ân’ın Faziletleri87
  67. 67Nikâh188
  68. 68Boşanmak100
  69. 69Nafakalar22
  70. 70Yiyecek, Yemek95
  71. 71Akîka Kurbânı9
  72. 72Avcılık, Kesim70
  73. 73Udhiyeler30
  74. 74İçecekler65
  75. 75Hastalar38
  76. 76Tıp101
  77. 77Elbise188
  78. 78Edeb255
  79. 79İzin İsteme77
  80. 80Dualar108
  81. 81Kalbi İnceltmek (Ar-Riqaq)182
  82. 82Kader27
  83. 83Yemînler ve Nezirler87
  84. 84Yeminlerin Keffaretleri15
  85. 85Mîrâs Payları (Ferîzalar)49
  86. 86Allah Tarafından Belirlenen Sınırlar ve Cezalar (Hudûd)89
  87. 87Kan Parası (Ad-Diyat)59
  88. 88Mürtedler22
  89. 89Zorlama altında yapılan ifadeler13
  90. 90Hileler29
  91. 91Ru'yâ Ta'bîri66
  92. 92Fitneler89
  93. 93Hükümler89
  94. 94Temenni20
  95. 95Doğru Bir Kişi Tarafından Verilen Bilgiyi Kabul Etmek (Vâhidlerin)22
  96. 96Kur'an ve Sünnete Sımsıkı Sarılmak103
  97. 97Allah'ı Birlemek (Tevhid)193
BÂBLAR — Peygamberin (ﷺ) ve Ashabının Faziletleri ve Meziyetleri (22)
  1. 1بَاب: قَوْلِ اللَّهِ تَعَالَى: ﴿يا أيها النَّاسُ إِنَّا خَلَقْنَاكُمْ مِنْ ذَكَرٍ وَأُنْثَى وَجَعَلْنَاكُمْ شُعُوبًا وَقَبَائِلَ لِتَعَارَفُوا إِنَّ أَكْرَمَكُمْ عِنْدَ اللَّهِ أَتْقَاكُمْ﴾ /الحجرات: ١٣
  2. 2بَاب: مَنَاقِبِ قُرَيْشٍ
  3. 3بَاب: نَزَلَ الْقُرْآنُ بِلِسَانِ قُرَيْشٍ
  4. 4بَاب: نِسْبَةِ الْيَمَنِ إِلَى إِسْمَاعِيلَ
  5. 5بَاب: ذِكْرِ أَسْلَمَ، وَغِفَارَ، وَمُزَيْنَةَ، وَجُهَيْنَةَ، وَأَشْجَعَ
  6. 6بَاب: ذِكْرِ قَحْطَانَ
  7. 7بَاب: مَا يُنْهَى مِنْ دعوى الْجَاهِلِيَّةِ
  8. 8بَاب: قِصَّةِ خُزَاعَةَ
  9. 9بَاب: قِصَّةِ زَمْزَمَ وجهل العرب
  10. 10بَاب: مَنِ انْتَسَبَ إِلَى آبَائِهِ فِي الْإِسْلَامِ وَالْجَاهِلِيَّةِ
  11. 11بَاب: قِصَّةِ الْحَبَشِ، وَقَوْلِ النَّبِيِّ ﷺ: (يَا بَنِي أَرْفِدَةَ)
  12. 12بَاب: مَنْ أَحَبَّ أَنْ لَا يُسَبَّ نَسَبُهُ
  13. 13بَاب: مَا جَاءَ فِي أَسْمَاءِ رَسُولِ اللَّهِ ﷺ
  14. 14بَاب: خَاتِمِ النَّبِيِّينَ ﷺ
  15. 15بَاب: وَفَاةِ النَّبِيِّ ﷺ
  16. 16بَاب: كُنْيَةِ النَّبِيِّ ﷺ
  17. 17بَاب: خَاتِمِ النُّبُوَّةِ
  18. 18بَاب: صِفَةِ النَّبِيِّ ﷺ
  19. 19بَاب: كَانَ النَّبِيُّ ﷺ تَنَامُ عَيْنُهُ وَلَا يَنَامُ قَلْبُهُ. رَوَاهُ سَعِيدُ بْنُ مِينَاءَ، عَنْ جَابِرٍ، عَنِ النَّبِيِّ ﷺ. [ر: ٦٨٥٢]
  20. 20بَاب: عَلَامَاتِ النُّبُوَّةِ فِي الْإِسْلَامِ
  21. 21بَاب: قَوْلِ اللَّهِ تَعَالَى: ﴿يَعْرِفُونَهُ كَمَا يَعْرِفُونَ أَبْنَاءَهُمْ وَإِنَّ فَرِيقًا مِنْهُمْ لَيَكْتُمُونَ الْحَقَّ وَهُمْ يَعْلَمُونَ﴾ /البقرة: ١٤٦
  22. 22بَاب: سُؤَالِ الْمُشْرِكِينَ أَنْ يُرِيَهُمُ النَّبِيُّ ﷺ آيَةً، فَأَرَاهُمُ انْشِقَاقَ الْقَمَرِ

Sahih-i Buhari 3609

Peygamberin (ﷺ) ve Ashabının Faziletleri ve Meziyetleri
Sahih (Buhârî'nin Sahîh'i)
BÂB (20)
بَاب: عَلَامَاتِ النُّبُوَّةِ فِي الْإِسْلَامِ

Ebu Hureyre r.a. dedi ki: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Her ikisinin de davası bir olan iki büyük kesim birbiriyle savaşmadıkça kıyamet kopmayacaktır." [-3609-] Ebu Hureyre r.a.'dan rivayete göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Her ikisinin de davası bir olan iki büyük kesim birbiriyle savaşıp aralarında çok sayıda ölümler olmadıkça kıyamet kopmayacaktır. Hepsi de Allah'ın Resulü olduğunu iddia eden, çok yalan söyleyen otuz'a yakın Deccal de ortaya çıkmadıkça kıyamet kopmayacaktır." Fethu'l-Bari Açıklaması: 3606- (Bu babda) 29. hadis olan Huzeyfe r.a.'ın rivayet ettiği: "İnsanlar hayra dair soru sorarlardı. .. " hadisi ileride Fiten bölümünde 7084 numara ile yeteri kadar açıklaması ile -yüce Allah'ın izniyle- gelecektir. 3608- 30. hadis olan Ebu Hureyre'nin rivayet ettiği: "İki büyük kesim savaşmadıkça ... kıyamet kapmayacaktır" hadisine gelince, (Onun rivayet ettiği) bu iki hadisten maksat, Sıffin'deki savaşları sırasında Ali ve Muaviye ile onlarla birlikte bulunanlardır. "Her ikisinin de davası bir" ifadesi de her ikisinin dininin bir olduğu manasınadır. Çünkü her birisi kendisini Müslüman diye adlandırıyordu ya da onların her birisi kendisinin hak üzere olduğu iddiasındaydı, demektir. Çünkü Ali o dönemde Müslümanların imamı idi. Ehl-i sünnetin ittifakıyla da o gün Müslümanların en faziletlisi idi. Ayrıca hal ve akd ehli de Osman r.a.'ın öldürülmesinden sonra ona bey'at etmişlerdi. Şamdakiler ile birlikte Muaviye ise ona bey'atten geri kalmıştı. Daha sonra Talha ve Zubeyr ve onlarla birlikte Aişe r.a. Irak'a çıkıp gittiler. İnsanları Osman'ın katillerini bulmaya davet ettiler. Çünkü bu katillerin pek çoğu Ali r.a.'ın askerleri arasına katılmıştı. Ali de onların üzerine gitti. Bu hususta onunla yazışmalarda bulundular. Fakat o Osman'ın kanını kimlerin isteye ce ği ne ve bizzat onu öldürme işini kimin gerçekleştirdiğine dair davanın sabit olmadan istedikleri gibi katilleri onlara teslim etmeyi kabul etmedi. Aralarında ileride yüce Allah'ın izniyle Fiten bölümünde (7132 numaralı hadise dair açıklamalarda ) genişçe açıklanacak olan olaylar meydana geldi. ';>< Ali askerleri alıp Şam halkını kendisine itaat etmeye ve Osman'ın öldürülmesi ile ilgili şüphelerini -daha önce geçtiği şekilde- cevaplandırmak üzere Şam'a doğru yola koyuldu. Muaviye de Şam halkı ile birlikte yola çıktı. Şam ile Irak arasındaki Sıffin denilen yerde karşılaştılar. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in haber verdiği şekilde aralarında çok kimsenin öldüğü büyük bir savaş oldu. Sonunda Muaviye ve beraberindekiler Ali'nin kendilerine karşı zafer elde etmesi üzerine tahkimi isteyecek noktaya vardılar. Bundan sonra Ali Irak'a geri döndü. Bu sefer Harunler ona karşı ayaklandı. Nehrevan'da onları öldürdü. Bundan sonra da vefat etti. Oğlu el-Hasen b. Ali ondan sonra Şamlılarla savaşmak üzere çıktı. Muaviye de ona karşı çıktı ve ileride Fiten bölümünde gelecek olan Ebu Bekire'nin rivayet ettiği hadiste Nebiin haber verdiği şekilde aralarında sulh meydana geldi: "Şüphesiz Allah onun vesilesi ile Müslümanların iki kesimi arasında sulh yapacaktır." Yüce Allah'ın izniyle bütün bunlara dair genişçe açıklamalar orada gelecektir. 3609- "Gönderilinceye kadar" çıkıncaya kadar anlamındadır, yoksa burada gönderilmekten maksat, nübuwet ile birlikte sözkonusu olan risalet vermek değildir. Aksine bu yüce Allah'ın: "Biz şeytanları kafirler üzerine göndeririz (salarız) "[Meryem, 83] buyruğuna benzemektedir. "Yalancı Deccaller" (kelimenin kökünü teşkil eden) decel:Örtmek ve gözbağcılık yaparak gerçeği başka türlü göstermek demektir. Aynı zamanda da yalan hakkında kullanılır. Ebu Ya'la hasen bir sened ile Abdullah b. ez-Zubeyr'den sözü geçen bu yalancıların bazılarının isimlerini şu lafızia vermektedir: "Aralarında Müseylime, el-Ansı ve el-Muhtar'ın da bulunduğu otuz yalancı ortaya çıkmadıkça kıyamet kopmayacaktır." Derim ki: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in hayatının son dönemlerinde bunu doğrulayan olaylar ortaya çıkmıştır. Yemame'de Müseylime, Yemenlde el-Esved el-Ansı ortaya çıkmıştır. Daha sonra Ebu Bekir'in halifeliği döneminde Esed b. Huzeyme oğulları arasında Tuleyha b. Huveylid, Temim oğulları arasında da Temimli Secah (Nebilik iddiasıyla) ortaya çıkmışlardır. Şebib b. Rıb'ı -ki Secahlın dadısı idi- onun hakkında şunları söylemektedir: "Bizim nebimiz etrafında dönüp durduğumuz bir kadın oldu. Başka insanların nebileri ise hep erkektir." Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem vefat etmeden önce el-Esved öldürüldü. seylime, Ebu Bekir'in halifeliği döneminde öldürüldü. Tuleyha tövbe etti ve sahih kabuLdilen görüşe göre Ömer'in halifeliği döneminde Müslüman olarak öldü. Secah'i'n da tövbe ettiği nakledilmektedir. Bunlara dair haberler Ahbarller nezdinde meşhurdur. Daha sonra bu Deccallerden ilk ortaya çıkan kişi el-Muhtar b. Ebi Ubeyd esSakaf! olmuştur. Abdullah b. ez-Zubeyr'in halifeliğinin ilk dönemlerinde Kufe'yi ele geçirmiş, Ehl-i Beyt'i sevdiğini açığa vurarak insanları Hüseyn'i öldürenleri izlemeye çağırmıştır. Onların peşine takılarak bu suça fiilen katılanların ya da yardım edenlerin pek çoğunu öldürmüştür. Bu sebeple halk onu sevdi. Daha sonra şeytan ona yaptıklarını süslü göstererek Nebilik iddiasında bulundu, Cebrail'in kendisine vahiy getirdiğini iddia etti. Ebu Davud et-Tayalisı sahih bir sened ile Rifaa b. Şeddad'dan şöyle dediğini rivayet etmektedir: "Ben Muhtar'ın en yakın sırdaşı idim. Bir gün yanına girdim. Sen girmeden az önce Cibril bu kürsinin üzerinden kalkıp gitti, dedi." Yakub b. Süfyan'ın da hasen bir senedie eş-Şa'bı'den rivayet ettiğine göre el-Ahnef b. Kays kendisine Muhtar'ın kendisine (el-Ahnef'e) gönderdiği ve Nebi olduğunu zikrettiği mektubunu göstermiştir. Muhtar 60 küsur yılında öldürüldü. Hadisten maksat, kayıtsız ve şartsız olarak nübüvvet iddiasında bulunanlar değildir. Onlar sayılamayacak kadar pek çoktur. Çünkü böylelerinin bir çoğu delilik ya da akli dengesizlikleri sebebiyle bu iddiada bulunurlar. Hadisten maksat, az önce açıkladığımız şekilde bu davası ile birlikte gücü ortaya çıkan ve bu hususta bir takım şüpheleri olan kimselerdir. Şanı yüce Allah bunlar arasından bu duruma gelenleri helak ettiği gibi, onlardan daha sonra benzerlerine kavuşturacağı bazı kimseler de geriye kalmıştır. Bunların sonuncuları ise en büyük Deccal olacaktır. Yüce Allah'ın izniyle bunlara dair birçok açıklama ileride Fiten bölümünde (7132 numaralı hadisin açıklamasında) gelecektir

حَدَّثَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، عَنْ هَمَّامٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ لاَ تَقُومُ السَّاعَةُ حَتَّى يَقْتَتِلَ فِئَتَانِ، فَيَكُونَ بَيْنَهُمَا مَقْتَلَةٌ عَظِيمَةٌ، دَعْوَاهُمَا وَاحِدَةٌ، وَلاَ تَقُومُ السَّاعَةُ حَتَّى يُبْعَثَ دَجَّالُونَ كَذَّابُونَ قَرِيبًا مِنْ ثَلاَثِينَ، كُلُّهُمْ يَزْعُمُ أَنَّهُ رَسُولُ اللَّهِ ‏"‏‏.‏
KAYNAK
Sahih-i Buhari, Kitâb 61 (Peygamberin (ﷺ) ve Ashabının Faziletleri ve Meziyetleri), Bâb 20, Hadis no. 3609
HADİSİN DERECESİ
Sahih(Buhârî'nin Sahîh'i)
sunnetimiz.com/buhari:3609