SÜNNETİMİZSÜNNET VE HADİS KÜTÜPHANESİ
Sahih-i Buhari › Kitâb 62 · Peygamberin Sahabeleri › Bâb 20Konum
KİTÂBLAR (97)
  1. 1Vahyin Başlangıcı7
  2. 2Îmân51
  3. 3İlim76
  4. 4Abdest113
  5. 5Gusül46
  6. 6Hayız40
  7. 7Teyemmüm15
  8. 8Namaz174
  9. 9Namaz Vakitleri81
  10. 10Ezan275
  11. 11Cuma66
  12. 12Korku Namazı6
  13. 13İki Bayram (iydeyn)42
  14. 14Vitir Namazı15
  15. 15Yağmur Duası (Istiskaa)35
  16. 16Güneş ve Ay Tutulması27
  17. 17Kur'ân Okurken Secde Edilecek Yerlerler13
  18. 18Namazın Kısaltılması (At-Taksir)40
  19. 19Gece Namazı (Teheccüd)69
  20. 20Mekke ve Medîne Mescidlerinde Kılınan Namazın Fazîleti10
  21. 21Namaz İçinde Ameller27
  22. 22Namazda Unutkanlık14
  23. 23Cenazeler160
  24. 24Zekât118
  25. 25Hacc260
  26. 26Umre33
  27. 27Hac Yolculuğunu Tamamlamaktan Engellenen Hacılar15
  28. 28Hacda Avlanma Cezası46
  29. 29Medine'nin Faziletleri24
  30. 30Oruç Tutmak117
  31. 31Teravih Namazı6
  32. 32Kadir Gecesinin Fazileti11
  33. 33Ramazânın Son On Gününde İ'tikâf22
  34. 34Alışverişler193
  35. 35Sonradan Teslim Edilecek Mallar İçin Bedel Ödenen Satışlar (Selem Akdi)20
  36. 36Şuf’a3
  37. 37İcâre27
  38. 38Havaleler3
  39. 39Kefalet9
  40. 40Vekâlet21
  41. 41Ekincilik31
  42. 42Su Dağıtımı34
  43. 43Borç, Borç Ödenmesi, Malın Dondurulması, İflas25
  44. 44Hukukî Çekişmeler (Husûmât)16
  45. 45Yerde Bulunup Kaldırılan Şeyler (Lukata)15
  46. 46Zulümler ve Gasb43
  47. 47Ortaklık25
  48. 48Rehin9
  49. 49Kölelerin Azat Edilmesi43
  50. 50Mükâteb6
  51. 51Hediyeler71
  52. 52Şehâdetler53
  53. 53Barış Sağlamak22
  54. 54Şartlar26
  55. 55Vasiyyetler44
  56. 56Cihâd ve Sîretler309
  57. 57Ganimetin Beşte Biri66
  58. 58Cizye ve Muvâde'a33
  59. 59Yaratılışın Başlangıcı136
  60. 60Peygamberler163
  61. 61Peygamberin (ﷺ) ve Ashabının Faziletleri ve Meziyetleri162
  62. 62Peygamberin Sahabeleri128
  63. 63Medine'deki Yardımcıların (Ensar) Faziletleri173
  64. 64Peygamber (ﷺ) Tarafından Yönetilen Askeri Seferler (El-Megazi)526
  65. 65Kur'an-ı Kerim 'in Peygamber ﷺ Tefsiri507
  66. 66Kur'ân’ın Faziletleri87
  67. 67Nikâh188
  68. 68Boşanmak100
  69. 69Nafakalar22
  70. 70Yiyecek, Yemek95
  71. 71Akîka Kurbânı9
  72. 72Avcılık, Kesim70
  73. 73Udhiyeler30
  74. 74İçecekler65
  75. 75Hastalar38
  76. 76Tıp101
  77. 77Elbise188
  78. 78Edeb255
  79. 79İzin İsteme77
  80. 80Dualar108
  81. 81Kalbi İnceltmek (Ar-Riqaq)182
  82. 82Kader27
  83. 83Yemînler ve Nezirler87
  84. 84Yeminlerin Keffaretleri15
  85. 85Mîrâs Payları (Ferîzalar)49
  86. 86Allah Tarafından Belirlenen Sınırlar ve Cezalar (Hudûd)89
  87. 87Kan Parası (Ad-Diyat)59
  88. 88Mürtedler22
  89. 89Zorlama altında yapılan ifadeler13
  90. 90Hileler29
  91. 91Ru'yâ Ta'bîri66
  92. 92Fitneler89
  93. 93Hükümler89
  94. 94Temenni20
  95. 95Doğru Bir Kişi Tarafından Verilen Bilgiyi Kabul Etmek (Vâhidlerin)22
  96. 96Kur'an ve Sünnete Sımsıkı Sarılmak103
  97. 97Allah'ı Birlemek (Tevhid)193
BÂBLAR — Peygamberin Sahabeleri (30)
  1. 1بَاب: فَضَائِلِ أَصْحَابِ النَّبِيِّ ﷺ ورضي الله عنهم
  2. 2بَاب: مَنَاقِبِ الْمُهَاجِرِينَ وَفَضْلِهِمْ
  3. 3بَاب: قَوْلِ النَّبِيِّ ﷺ: (سُدُّوا الْأَبْوَابَ، إِلَّا بَابَ أَبِي بَكْرٍ)
  4. 4بَاب: فَضْلِ أَبِي بَكْرٍ بَعْدَ النَّبِيِّ ﷺ
  5. 5بَاب: قَوْلِ النَّبِيِّ ﷺ: (لَوْ كُنْتُ مُتَّخِذًا خَلِيلًا)
  6. 6بَاب: مَنَاقِبِ عُمَرَ بْنِ الْخَطَّابِ، أَبِي حَفْصٍ، الْقُرَشِيِّ، الْعَدَوِيِّ، ﵁
  7. 7بَاب: مَنَاقِبِ عُثْمَانَ بْنِ عَفَّانَ، أَبِي عَمْرٍو، الْقُرَشِيِّ ﵁
  8. 8بَاب: قِصَّةِ الْبَيْعَةِ، وَالِاتِّفَاقِ عَلَى عُثْمَانَ بْنِ عَفَّانَ ﵁
  9. 9بَاب: مَنَاقِبِ عَلِيِّ بْنِ أَبِي طَالِبٍ الْقُرَشِيِّ الْهَاشِمِيِّ، أَبِي الْحَسَنِ ﵁
  10. 10بَاب: مَنَاقِبِ جَعْفَرِ بْنِ أَبِي طَالِبٍ الْهَاشِمِيِّ ﵁
  11. 11بَاب: ذِكْرِ الْعَبَّاسِ بْنِ عَبْدِ الْمُطَّلِبِ ﵁
  12. 12بَاب: مَنَاقِبِ قَرَابَةِ رَسُولِ اللَّهِ ﷺ، وَمَنْقَبَةِ فَاطِمَةَ ﵍ بِنْتِ النَّبِيِّ ﷺ
  13. 13بَاب: مَنَاقِبِ الزُّبَيْرِ بْنِ الْعَوَّامِ ﵁
  14. 14بَاب: ذِكْرِ مناقب طَلْحَةَ بْنِ عُبَيْدِ اللَّهِ ﵁
  15. 15بَاب: مَنَاقِبِ سَعْدِ بْنِ أَبِي وَقَّاصٍ، الزُّهْرِيِّ، وَبَنُو زُهْرَةَ أَخْوَالُ
  16. 16بَاب: ذِكْرِ أَصْهَارِ النَّبِيِّ ﷺ، مِنْهُمْ أَبُو الْعَاصِ بْنُ الرَّبِيعِ ﵁
  17. 17بَاب: مَنَاقِبِ زَيْدِ بْنِ حَارِثَةَ، مَوْلَى النَّبِيِّ ﷺ
  18. 18بَاب: ذِكْرِ أُسَامَةَ بْنِ زَيْدٍ، ﵁
  19. 19بَاب: مَنَاقِبِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ بْنِ الْخَطَّابِ ﵄
  20. 20بَاب: مَنَاقِبِ عَمَّارٍ وَحُذَيْفَةَ ﵄
  21. 21بَاب: مَنَاقِبِ أَبِي عُبَيْدَةَ بْنِ الْجَرَّاحِ ﵁
  22. 22بَاب: مَنَاقِبِ الْحَسَنِ وَالْحُسَيْنِ ﵄
  23. 23بَاب: مَنَاقِبِ بِلَالِ بْنِ رَبَاحٍ، مَوْلَى أَبِي بَكْرٍ، ﵄
  24. 24بَاب: ذِكْرِ ابْنِ عَبَّاسٍ ﵄
  25. 25بَاب مَنَاقِبِ خَالِدِ بْنِ الْوَلِيدِ ﵁
  26. 26بَاب: مَنَاقِبِ سَالِمٍ، مَوْلَى أَبِي حُذَيْفَةَ ﵁
  27. 27بَاب: مَنَاقِبِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَسْعُودٍ ﵁
  28. 28بَاب: ذِكْرِ مُعَاوِيَةَ ﵁
  29. 29بَاب: مَنَاقِبِ فَاطِمَةَ ﵍
  30. 30بَاب: فَضْلِ عَائِشَةَ ﵂

Sahih-i Buhari 3743

Peygamberin Sahabeleri
Sahih (Buhârî'nin Sahîh'i)
BÂB (20)
بَاب: مَنَاقِبِ عَمَّارٍ وَحُذَيْفَةَ ﵄

Muğire dedi ki: "Alkame Şam'a gitti. Mescide girdi. Allah'ım, bana beraber oturacağım salih bir arkadaş nasip et, diye dua etti ve Ebu'd-Derda'nın yanına oturdu. Ebu.'d-Derda: Sen kimlerdensin diye sordu. Ben Ko.fe halkındanım, dedi. Peki başkasının bilmediği (Nebi efendimize ait sırları bilen şahıs olan) sır sahibi aranızda yok mu -yahut sizden değil mi-? Bununla Huzeyfe'yi kastediyordu. Ben: Evet vardır, dedim. Peki aranızda -yahut sizden- Allah'ın Nebiinin dili (ifade ettiği üzere) ile ateşten koruduğu kimse yok mu, dedi. -Kastettiği şeytandan koruduğu kimse olan Ammar'dır.- Ben: Evet dedim. Peki aranızda -yahut sizden- misvak ve yastığın -yahut da sir€mn- sahibi (görevlisi) yok mu? Ben evet dedim. Peki, Abdullah (b. Mes'ud) "velleyli iza yağşa ve'n-nehari iza tecella ... : Örtüp bürüdüğü zaman geceye, aydınlattığı zaman gündüze ... andolsun"u nasılokurdu? Ben: Ve'z-zekeri ve'l-unsa: Erkeğe ve dişiye (andolsun)" dedim. Dedi ki: Bunlar az kalsın beni Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den dinlemiş olduğum bir şeyden vazgeçirecek noktaya gelinceye kadar üzerime gelip durdular." Fethu'l-Bari Açıklaması: "Ammar ve Huzeyfe'nin menkıbeleri" Ammar, Yasirlin oğludur. Künyesi Ebu.'l-Yakzan olup, el-Ansı nispetlidir. Annesi ise Sumeyye'dir. Erken dönemde kendisi ve babası İslama girmiş, Müslüman oldukları için işkenceye uğratılmışlardır. Ebu. Cehil annesini öldürmüşlli. O bakımdan İslamda ilk şehit kadın odur. Babası da erken bir dönemde vefat etmiştir. Kendisi ise Ali r.a. ile birlikte Sıffln'de öld,ürülünceye kadar yaşamıştır. Ömer tarafından Ko.felnin bazı işlerinin başına emir olarak tayin edilmişti. Bundan dolayı Ebu.'d-Derda onu ("aranızda" ve "sizden" diyerek) Ko.fe halkına.nispet etmiştir. Huzeyfe'nin babasının adı el-Yeman'dır, o Cabir'in oğlu, o Amrlın oğluolup Abs oğullarındandır. Ensardan Abdu'l-Eşhel oğulları ile antlaşmalı idi. Kendisi ve babası .el-Yeman ileride geleceği üzere İslama girmiştir. Huzeyfe de Ko.fe'nin bazı görevleri için Ömer tarafından tayin edilmiş idi. Ayrıca Medain emirliği de yapmıştır. Osman'ın öldürülmesinden kısa bir süre sonra o da Medain'de öldürülmüştür. Ammar ilk Müslüman olanlardandır. Huzeyfe de aynı şekilde İslama ilk girenler arasındadır. Ancak onun Müslüman oluşu Ammar'dan sonradır. Musannıf (Buhari)'ın onları bir arada başlıkta sözkonusu etmesi Ebu.'d-Derda'nın aynı hadiste her ikisinden övgüyle sözetmiş olmasıdır .. "Peki yanınızda Ümmü Abd'ın oğlu yok mu?" ifadesi ile kastedilen kişi Abdullah b. Mes'ud'dur. Bu sözleriyle onların Şam'a ilim öğrenmek için gelmiş olduklarını anlamış olduğunu kastetmektedir. Böylelikle onlara, yanlarında (Kufe'de başkalarına gerek duymayacakları kadar) ilim adamlarının bulunduğunu açıklamak istemiştir. Bu hadisten, muhaddis bir kimsenin, bulunduğu şehirdeki hadis alimlerinin bildiklerini bütünüyle öğrenmedikçe rihleye (yolculuğa) çıkmayacağı anlaşılmaktadır. "Nalinlerin görevlisi" Resulullah sallallShu aleyhi ve sellem'in nalinleri kastedilmektedir ki İbn Mes'ud bunları taşır ve bunlara gerektiği gibi dikkat ederdi. "Yastık (el-visad}" Müslim'in rivayetine göre İbn Mes'ud, Nebi saliaHa• hu aleyhi ve sellemden şöyle buyurmuş olduğunu nakletmiştir: "Kulağın, benim perdeyi kaldırmama ve benim karartırnın çıkardığı seste olsun." İşte bu, İbn Mes'ud'un bir özelliğidir. Bundan maksat da onun Nebi sallallShu aleyhi ve sellem'e hizmeti dolayısıyla onu övmek .ve bu işler dolayısıyla Nebi ile birlikteliğinin ileri derecede olduğunu ifade etmektir. Bu sebepler dolayısıyla da onda pek çok ilim bulunduğundan ötürü ilim tahsil eden bir kimsenin ondaki ilmi öğrendiği takdirde başkasına ihtiyaç duymayacağını anlatmaktır. "Yüce Allah'ın şeytandan -yani Nebiinin dili ile- koruduğu kimse" İbnu't-Tin'in iddia ettiğine göre "Nebiinin dili ile" sözünden kasıt, Nebi sallallShu aleyhi ve sellem'in şu buyruğudur: "Vay Ammar, onları cennete davet ederken onlar kendisini cehenneme davet edecekler." Bu açıklaması ihtimal dahilindedir. Aynı şekilde bununla Aişe radıyaHahu anhs'dan gelen merfu hadisin kastedilmiş olma ihtimali de vardır: "Ammar iki işten birisini seçmekte muhayyer bırakılırsa mutlaka onların en doğru olanını seçer." Bu hadisi Tirmizi rivayet etmiştir. Onun her zaman için iki işten en doğru olanını seçmesi, batılı emretmek vasfına sahip . olan şeytandan korunmuş olmasını gerektirmektedir. el-Bezzar da Aişe radıyallShu anhs'dan şu hadisirivayet etmektedir: Resulullah sallallShu aleyhi ve sellem'i şöyle buyururken dinledim: "O parmak uçlarına kadar iman ile doldurulmuştur." Kastettiği kişi Ammar olup, hadisin senedi sahihtir. İbn Sa'd, Tabakat'ında Hasen yoluyla şöyle dediğini zikretmektedir: Ammar dedi ki: Bir yerde konakladık. Ben de su çekmek üzere kırbamı ve kovarnı aldım. Nebi sallallShu aleyhi ve sellem: Seni, sudan engelleyecek kimseler, yanına gelecektir, diye buyurdu. Ben su başında iken deneyimli bir SÇlvaşçıyı andıran siyah bir adam ile karşılaştım, onu yere yıktım, deyip hadisin geri kalan kısmını zikretmektedir. Bu hadiste Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in: "İşte o şeytandı" dediği de zikredilmektedir. Muhtemelen İbn Mes'ud bu kıssaya işaret etmiştir. Muhtasar'da da Fethu'j-Bari'de de böyle olmakla birlikte, buna işaret ettiği ihtimalinden sözedilmesi gereken kişi İbn Mes'ud değil, Ebu'd-Derda'dır. Aynı şekilde sözü geçen korunmak ile onun müşriklerin küfrü gerektiren sözü söylemesi için kendisini zorladıkları vakit, iman üzere sebat etmesine de işaret edilmiş olabilir. Bunun üzerine hakkında: "Kalbi iman ile mutmain olduğu halde zorlanan kimse müstesna"[Nahl, 106] buyruğu nazil olmuştur. Bir başka hadiste de: "Ammar parmak uçlarına kadar iman ile doludur" denilmektedir. Bu hadisi Nesai sahih bir senedie rivayet etmiştir. "Aranızda ondan başka kimsenin bilmediği Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in sır sahibi yok mudur?" ibaresinde geçen "sır"dan kasıt, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in kendisine bildirdiği münafıklar ile ilgili hallerdir

حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ مُغِيرَةَ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ ذَهَبَ عَلْقَمَةُ إِلَى الشَّأْمِ، فَلَمَّا دَخَلَ الْمَسْجِدَ قَالَ اللَّهُمَّ يَسِّرْ لِي جَلِيسًا صَالِحًا‏.‏ فَجَلَسَ إِلَى أَبِي الدَّرْدَاءِ فَقَالَ أَبُو الدَّرْدَاءِ مِمَّنْ أَنْتَ قَالَ مِنْ أَهْلِ الْكُوفَةِ‏.‏ قَالَ أَلَيْسَ فِيكُمْ ـ أَوْ مِنْكُمْ ـ صَاحِبُ السِّرِّ الَّذِي لاَ يَعْلَمُهُ غَيْرُهُ يَعْنِي حُذَيْفَةَ‏.‏ قَالَ قُلْتُ بَلَى‏.‏ قَالَ أَلَيْسَ فِيكُمُ ـ أَوْ مِنْكُمُ ـ الَّذِي أَجَارَهُ اللَّهُ عَلَى لِسَانِ نَبِيِّهِ صلى الله عليه وسلم يَعْنِي مِنَ الشَّيْطَانِ، يَعْنِي عَمَّارًا‏.‏ قُلْتُ بَلَى‏.‏ قَالَ أَلَيْسَ فِيكُمْ ـ أَوْ مِنْكُمْ ـ صَاحِبُ السِّوَاكِ أَوِ السِّرَارِ قَالَ بَلَى‏.‏ قَالَ كَيْفَ كَانَ عَبْدُ اللَّهِ يَقْرَأُ ‏{‏وَاللَّيْلِ إِذَا يَغْشَى * وَالنَّهَارِ إِذَا تَجَلَّى‏}‏ قُلْتُ ‏{‏وَالذَّكَرِ وَالأُنْثَى‏}‏‏.‏ قَالَ مَا زَالَ بِي هَؤُلاَءِ حَتَّى كَادُوا يَسْتَنْزِلُونِي عَنْ شَىْءٍ سَمِعْتُهُ مِنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم‏.‏
KAYNAK
Sahih-i Buhari, Kitâb 62 (Peygamberin Sahabeleri), Bâb 20, Hadis no. 3743
HADİSİN DERECESİ
Sahih(Buhârî'nin Sahîh'i)
sunnetimiz.com/buhari:3743