Ebu Hureyre r.a.'dan rivayete göre "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: Zina eden, zina ettiği vakit mu'min olarak zina etmez. İçki içen bir kimse mu'min olarak onu içmez. Hırsızlık yapan bir kimse mu'min olarak hırsızlık yapmaz." İbn Şihab dedi ki: Ayrıca Abdulmelik b. Ebi Bekr b. Abdurrahman b. el-Haris b. el-Hişam'ın bana haber verdiğine göre Ebu Bekr bunu ona Ebu Hureyre'den diye tahdis eder, sonra da şöyle derdi: "Ebu Bekr bunlarla beraber şunu da ekliyordu: Değerli, insanların önemsediklerinden ötürü gözlerini kaldırıp bakacaklan bir şeyi zorla çekip alan bir kimse de, mu'min olarak böyle bir şeyi gasp edip almaz." Fethu'l-Bari Açıklaması: "Kim dünyada şarap içer de sonra ondan tevbe etmezse, ahirette ondan mahrum edilir." el-Hattabi ve Şerhu's-Sünne adlı eserinde el-Beğavi şöyle demektedir: Hadis, "böylesi cennete girmez" anlamındadır. Çünkü şarap cennetliklerin içeceğidir. Onu içmekten mahrum edilmesi, onun cennete girmeyeceğinin delilidir. İbn Abdilberr de şöyle demektedir: Bu çok ağır bir tehdit olup, cennete girmekten mahrum oluşa delildir. Çünkü yüce Allah cennette içenlere lezzet veren şaraptan nehirler bulunduğunu, bu şaraptan içtikleri için başlarının ağrımayacağını, saçmalamayacaklarını haber vermiştir. Eğer içki içen bir kimse cennette içki olduğunu yahut ona ceza olmak üzere mahrum edildiğini bildiği halde girecek olursa, cennette üzüntü ve kederin de söz konusu olması gerekir. Oysa orada üzüntü ve keder olmayacaktır. Eğer cennette içkinin bulunduğunu bilmiyor ve ona ceza olmak üzere ondan mahrum kılındığını da bilmiyor ise, ondan mahrum edilmekten ötürü onun için bir acı söz konusu olmaz. Bu sebeple kimi ilim adamları şöyle demişlerdir: İçki içen asla cennete girmeyecektir. (İbn Abdilberr) dedi ki: Ancak bu pek benimsenen bir görüş değildir. Hadis ehl-i sünnete göre böyle bir kimsenin diğer büyük günah sahipleri hakkında olduğu gibi, Allah'ın kendisini affetmesi hali müstesna, cennete girmeyeceği ve orada hamrı (şarabı) içmeyeceği şeklinde yorumlanır. O, bu haliyle Allah'ın meşietine kalmıştır. Buna göre hadisin anlamı şöyle olur: Böyle bir kimsenin ahiretteki cezası -yüce Allah'ın onu affetmesi hali dışında- cennete girmekten mahrum edileceği için ahirette de içki içmekten mahrum edilmektir. (İbn Abdilberr devamla) der ki: İlahi affa mazhar olarak cennete girmesi, sonra da orada hiç içki içmemesi, cennette içki olduğunu bilse dahi canının onu çekmemesi ihtimali de düşünülebilir. Bunu Ebu Said'in merfu olarak zikrettiği hadis de desteklemektedir: "Her kim dünyada ipek giyerse, ahirette onu giymeyecektir. O cennete girse dahi sair cennet ehli onu giyecek ama kendisi giymeyecektir." Derim ki: Bu hadisi Tayalisı rivayet etmiş, İbn Hibban da sahih olduğunu belirtmiştir. Buna yakın bir diğer hadis de Abdullah b. Amr'ın merfu olarak rivayet ettiği şu hadistir: "Kim ümmetimden içki içtiği halde (tevbe etmeksizin) ölürse Allah ona cennette onu içmeyi haram kılar." Bu hadisi Ahmed hasen bir senedIe rivayet etmiştir. Hadislerden Çıkan Sonuçlar 1...:-_Tevbe / büyük masiyet olan günahlara keffarettir. Hadis, küfürden tevbe edilmesi halinde günahının keffareti olacağı hususunda kat'i olmakla birlikte, diğer günahlar hakkında ehl-i sünnet arasında kat'i mi yoksa zanni mi olduğu konusunda görüş ayrılığı vardır. Nevevı, daha güçlü görüş zanni olduğudur, demiştir. Kurtubi de şöyle demektedir: Şeriatın hükümlerini iyice inceleyen bir kimse, yüce Allah'ın samimi olarak tevbe edenlerin tevbesini kat'i olarak kabul ettiğini görür. Samimi bir tevbenin ise birtakım şartları vardır. Bu şartlara dair gerekli açıklamalar Rikak bahsinde gelecektir. Bu başlıktaki hadis bazı günahlara dair tevbenin sahih ve doğru olacağına, bazıları için de söz konusu olmayacağına delil gösterilebilir. 2- İçki içmeye dair tehdit, sarhoşluk olmasa dahi içki içen herkesi kapsar. Çünkü hadiste tehdit herhangi bir kayıt söz konusu olmaksızın mücerred içmek hakkında zikrediimiştir. Üzümden yapılan şarap hususunda icma' vardır. Başka sarhoş edici şeyler hakkında da böyledir. Ancak üzümün dışındaki maddelerden yapılıp sarhoşluk vermeyene gelince, cumhura göre onunla ilgili hüküm de böyledir. 3- Nebi efendimizin: "Sonra ondan tevbe etmezse" hadisinden tevbenin, gargara denilen can çekişme boğaza varmadığı sürece ömrün tamamında meşru olduğu anlaşılmaktadır. Çünkü "sonra" lafzı, arada bir sürenin geçmesinin söz konusu olacağına delildir. Tevbenin kabul edilmesi için hemen günahtan sonra yapılması şart değildir. Doğruyu en İyi bilen Allah'tır. "İiya'da ... " Burası Beytu'l-Makdis'in bulunduğu şehirdir. Hadiste hamd etmeyi gerektiren bir şeyin meydana gelmesi ve çekinilen bir şeyin bertaraf edilmesi halinde hamd etmenin meşru olduğu da anlaşılmaktadır. "İçki içtiği zaman mu'min olarak o içkiyi içmez." İbn Battal der ki: Bu hadis içki içmeye dair varid olmuş buyrukların en ağındır. Hariciler buna sarılarak kasten ve haram olduğunu bilerek büyük günah işleyenin kafir olduğuna hüküm vermişlerdir. Ehl-i sünnet ise burada sözü geçen "iman"ı kamil iman diye yorumlamışlardır. Çünkü masiyet işleyen bir kimse, iman bakımından masiyet işlemeyene göre imanı daha eksik bir hale düşer. Bu işi yapan bir kimsenin hali, sonunda imanın gitmesine kadar varır, maksadıyla. söylenmiş olma ihtimali de vardır. Nitekim baş tarafları şöyle olan Osman'ın rivayet ettiği hadiste de böyle buyurulmaktadır: "Hamr'dan uzak durunuz. Şüphesiz ki o, bütün kötülüklerin anasıdır. -Bu hadiste şu ifadeler de vardır-: Şüphesiz hamr ve iman bir arada bulunmaz. Mutlaka onlardan birisinin diğerini dışarı çıkarması da uzun sürmez." Bunu Beyhakı hem metfu, hem mevkuf olarak rivayet etmiş, İbn Hibban da merfu rivayetin sahih olduğunu belirtmiştir
Sahih-i Buhari › Kitâb 74 · İçeceklerKonum
KİTÂBLAR (97)
- 1Vahyin Başlangıcı7
- 2Îmân51
- 3İlim76
- 4Abdest113
- 5Gusül46
- 6Hayız40
- 7Teyemmüm15
- 8Namaz174
- 9Namaz Vakitleri81
- 10Ezan275
- 11Cuma66
- 12Korku Namazı6
- 13İki Bayram (iydeyn)42
- 14Vitir Namazı15
- 15Yağmur Duası (Istiskaa)35
- 16Güneş ve Ay Tutulması27
- 17Kur'ân Okurken Secde Edilecek Yerlerler13
- 18Namazın Kısaltılması (At-Taksir)40
- 19Gece Namazı (Teheccüd)69
- 20Mekke ve Medîne Mescidlerinde Kılınan Namazın Fazîleti10
- 21Namaz İçinde Ameller27
- 22Namazda Unutkanlık14
- 23Cenazeler160
- 24Zekât118
- 25Hacc260
- 26Umre33
- 27Hac Yolculuğunu Tamamlamaktan Engellenen Hacılar15
- 28Hacda Avlanma Cezası46
- 29Medine'nin Faziletleri24
- 30Oruç Tutmak117
- 31Teravih Namazı6
- 32Kadir Gecesinin Fazileti11
- 33Ramazânın Son On Gününde İ'tikâf22
- 34Alışverişler193
- 35Sonradan Teslim Edilecek Mallar İçin Bedel Ödenen Satışlar (Selem Akdi)20
- 36Şuf’a3
- 37İcâre27
- 38Havaleler3
- 39Kefalet9
- 40Vekâlet21
- 41Ekincilik31
- 42Su Dağıtımı34
- 43Borç, Borç Ödenmesi, Malın Dondurulması, İflas25
- 44Hukukî Çekişmeler (Husûmât)16
- 45Yerde Bulunup Kaldırılan Şeyler (Lukata)15
- 46Zulümler ve Gasb43
- 47Ortaklık25
- 48Rehin9
- 49Kölelerin Azat Edilmesi43
- 50Mükâteb6
- 51Hediyeler71
- 52Şehâdetler53
- 53Barış Sağlamak22
- 54Şartlar26
- 55Vasiyyetler44
- 56Cihâd ve Sîretler309
- 57Ganimetin Beşte Biri66
- 58Cizye ve Muvâde'a33
- 59Yaratılışın Başlangıcı136
- 60Peygamberler163
- 61Peygamberin (ﷺ) ve Ashabının Faziletleri ve Meziyetleri162
- 62Peygamberin Sahabeleri128
- 63Medine'deki Yardımcıların (Ensar) Faziletleri173
- 64Peygamber (ﷺ) Tarafından Yönetilen Askeri Seferler (El-Megazi)526
- 65Kur'an-ı Kerim 'in Peygamber ﷺ Tefsiri507
- 66Kur'ân’ın Faziletleri87
- 67Nikâh188
- 68Boşanmak100
- 69Nafakalar22
- 70Yiyecek, Yemek95
- 71Akîka Kurbânı9
- 72Avcılık, Kesim70
- 73Udhiyeler30
- 74İçecekler65
- 75Hastalar38
- 76Tıp101
- 77Elbise188
- 78Edeb255
- 79İzin İsteme77
- 80Dualar108
- 81Kalbi İnceltmek (Ar-Riqaq)182
- 82Kader27
- 83Yemînler ve Nezirler87
- 84Yeminlerin Keffaretleri15
- 85Mîrâs Payları (Ferîzalar)49
- 86Allah Tarafından Belirlenen Sınırlar ve Cezalar (Hudûd)89
- 87Kan Parası (Ad-Diyat)59
- 88Mürtedler22
- 89Zorlama altında yapılan ifadeler13
- 90Hileler29
- 91Ru'yâ Ta'bîri66
- 92Fitneler89
- 93Hükümler89
- 94Temenni20
- 95Doğru Bir Kişi Tarafından Verilen Bilgiyi Kabul Etmek (Vâhidlerin)22
- 96Kur'an ve Sünnete Sımsıkı Sarılmak103
- 97Allah'ı Birlemek (Tevhid)193
BÂBLAR — İçecekler (30)
- 1باب: الْخَمْرُ مِنَ الْعِنَبِ
- 2باب: نَزَلَ تَحْرِيمُ الْخَمْرِ وَهِيَ مِنَ الْبُسْرِ وَالتَّمْرِ
- 3باب: الْخَمْرُ مِنَ الْعَسَلِ، وَهُوَ الْبِتْعُ
- 4باب: مَا جَاءَ فِي أَنَّ الْخَمْرَ مَا خَامَرَ الْعَقْلَ مِنَ الشَّرَابِ
- 5باب: مَا جَاءَ فِيمَنْ يَسْتَحِلُّ الْخَمْرَ وَيُسَمِّيهِ بِغَيْرِ اسْمِهِ
- 6باب: الِانْتِبَاذِ فِي الْأَوْعِيَةِ وَالتَّوْرِ
- 7باب: تَرْخِيصِ النَّبِيِّ ﷺ فِي الْأَوْعِيَةِ وَالظُّرُوفِ بَعْدَ النَّهْيِ
- 8باب: نَقِيعِ التَّمْرِ مَا لَمْ يُسْكِرْ
- 9باب: الْبَاذَقِ، وَمَنْ نَهَى عَنْ كُلِّ مُسْكِرٍ مِنَ الْأَشْرِبَةِ
- 10باب: مَنْ رَأَى أَنْ لَا يَخْلِطَ الْبُسْرَ وَالتَّمْرَ إِذَا كَانَ مُسْكِرًا، وَأَنْ لَا يَجْعَلَ إِدَامَيْنِ فِي إِدَامٍ
- 11باب: شُرْبِ اللَّبَنِ
- 12باب: اسْتِعْذَابِ الْمَاءِ
- 13باب: شرب اللَّبَنِ بِالْمَاءِ
- 14باب: شَرَابِ الحلوى وَالْعَسَلِ
- 15باب: الشُّرْبِ قَائِمًا
- 16باب: مَنْ شَرِبَ وَهُوَ وَاقِفٌ عَلَى بَعِيرِهِ
- 17باب: الْأَيْمَنَ فَالْأَيْمَنَ فِي الشُّرْبِ
- 18باب: هَلْ يَسْتَأْذِنُ الرَّجُلُ مَنْ عَنْ يَمِينِهِ فِي الشُّرْبِ لِيُعْطِيَ الْأَكْبَرَ
- 19باب: الْكَرْعِ فِي الْحَوْضِ
- 20باب: خِدْمَةِ الصِّغَارِ الْكِبَارَ
- 21باب: تَغْطِيَةِ الْإِنَاءِ
- 22باب: اخْتِنَاثِ الْأَسْقِيَةِ
- 23باب: الشُّرْبِ مِنْ فَمِ السِّقَاءِ
- 24باب: النَّهْيِ عَنِ التَّنَفُّسِ فِي الْإِنَاءِ
- 25باب: الشُّرْبِ بِنَفَسَيْنِ أَوْ ثَلَاثَةٍ
- 26باب: الشُّرْبِ فِي آنِيَةِ الذَّهَبِ
- 27باب: آنِيَةِ الْفِضَّةِ
- 28باب: الشُّرْبِ فِي الْأَقْدَاحِ
- 29باب: الشُّرْبِ مِنْ قَدَحِ النَّبِيِّ ﷺ وَآنِيَتِهِ
- 30باب: شُرْبِ الْبَرَكَةِ وَالْمَاءِ الْمُبَارَكِ
Sahih-i Buhari 5578
İçecekler
Sahih (Buhârî'nin Sahîh'i)
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ صَالِحٍ، حَدَّثَنَا ابْنُ وَهْبٍ، قَالَ أَخْبَرَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، قَالَ سَمِعْتُ أَبَا سَلَمَةَ بْنَ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، وَابْنَ الْمُسَيَّبِ، يَقُولاَنِ قَالَ أَبُو هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ إِنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " لاَ يَزْنِي الزَّانِي حِينَ يَزْنِي وَهْوَ مُؤْمِنٌ، وَلاَ يَشْرَبُ الْخَمْرَ حِينَ يَشْرَبُهَا وَهْوَ مُؤْمِنٌ، وَلاَ يَسْرِقُ السَّارِقُ حِينَ يَسْرِقُ وَهْوَ مُؤْمِنٌ ". قَالَ ابْنُ شِهَابٍ وَأَخْبَرَنِي عَبْدُ الْمَلِكِ بْنُ أَبِي بَكْرِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ الْحَارِثِ بْنِ هِشَامٍ أَنَّ أَبَا بَكْرٍ كَانَ يُحَدِّثُهُ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ثُمَّ يَقُولُ كَانَ أَبُو بَكْرٍ يُلْحِقُ مَعَهُنَّ " وَلاَ يَنْتَهِبُ نُهْبَةً ذَاتَ شَرَفٍ، يَرْفَعُ النَّاسُ إِلَيْهِ أَبْصَارَهُمْ فِيهَا حِينَ يَنْتَهِبُهَا وَهْوَ مُؤْمِنٌ ".
Notunuz
KAYNAK
Sahih-i Buhari, Kitâb 74 (İçecekler), Hadis no. 5578
HADİSİN DERECESİ
Sahih(Buhârî'nin Sahîh'i)
sunnetimiz.com/buhari:5578