Ebu Hureyre'nin nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Bir kul, Allah'ın hoşnut olduğu kelimelerden bir kelimeyi önem vermeyerek söyler de Allah o kimseyi bu kelime sebebiyle birçok derecelere yükseltir. Bir kul da Allah'ı öfkelendirecek kelimelerden bir kelimeyi hiç önem vermeden söyler de kendisi o kelime sebebiyle cehennemin içine düşer!" Fethu'l-Bari Açıklaması: "Dili muhafaza etme." Yani lisanı şer'an konuşmak caiz olmayan şeylerden muhafaza etmek. Bunlar kişinin o sözleri ağzına almaya hiç ihtiyacı olmayan sözlerdir. Ebü'ş-Şeyh'in Kitabu's-Sevab'da, Beyhakıınin Şuabu'l-İman'da Ebu Cuhayfe'den yaptıkları nakle göre Resulullah s.a.v. "Amellerin Allah'a en sevimli olanı dili muhafazadır" demiştir. "Allahu Teala'ın 'İnsan hiçbir söz söylem ez ki yanında gözetleyen, yazmaya hazır bir melek bulunmasın. '(Kaf 18) sözü." Bu ayette geçen "er-rakıb" muhafaza eden, "el-atıd" hazır bulunan demektir. Susmanın faziletine dair birçok hadis gelmiştir. Bunlardan birisi Süfyan İbn Abdullah es-Sakafı'nin şu rivayetidir: Resulullah'a "Benim açımdan endişe ettiğin en korkunç şey nedir?" diye sordum. Resulullah s.a.v. "Budur" dedi ve dilini tuttu (Tirmizı, Zühd) Tirmizı bu hadisi hasen-sahih şeklinde değerlendirmiştir. İman Bölümünde "Müslüman, Müslümanların lisanından ve elinden salim olduğu kimsedir" ifadesi daha önce geçmişti. Ahmed İbn Hanbel'in, sahihtir değerlendirmesi ile İbn Hibban'ın, el-Bera'dan yaptıkları nakle göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Hayır söylemek hariç dilini tut" buyurmuştur.(Ahmed İbn Hanbel, LV, 299; İbn Hibban, Sahih, II, 97) Ukbe İbn Amir şöyle anlatmıştır: Resulullaha "Kurtuluş nedir?" diye sordum. Bana "Dilini tut" diye cevap verdi. Bu hadisi Tirmizı nakletmiş ve hasendir değerlendirmesinde bulunmuştur.(Tirmizı, Zühd) Muaz'ın naklettiği bir hadise göre Resulullah "Bütün işin özünü sana haber vereyim mi? Bunu tut" dedi ve diline işaret etti. Ben "Ya Resulallah! Bizler bnuştuğumuz şeylerden hesaba çekilecek miyiz?" dedim. Resulullah "İnsanları yüz üstü cehenneme atan dilleriyle kazandıklarından başka nedir ki?" buyurdu. Bu hadisi Ahmed İbn Hanbel, sahihtir değerlendirmesiyle Tirmizı, Nesaı ve İbn Mace rivayet etmişlerdir.(Ahmed İbn Hanbel, V, 231, 236, 237; Tirmizı, İman; Nesaı, es-Sünenu'l-Kübra, VI, 428; İbn Mace, Fiten) Ebu Hureyre'nin nakline göre Resulullah "Kişinin kendisini ilgilendirmeyen şeyi terketmesi güzel Müslümanlığındandır" buyurmuştur. Bu hadisi Tirmizı nakletmiş ve hasendir değerlendirmesinde bulunmuştur.(Tirmizi, Zühd) "Men yadman = kim garanti eder." Kelime masiyeti terk etme sözünde durma anlamına "ed-daman"dan türemiştir. Hadiste "ed-daman" kullanılmış ve bununla kelimenin lazimı manası kastedilmiştir. Bu mana dil üzerindeki hakkı ifa etmektir. Buna göre hadisin manası şöyle olmaktadır: Her kim dili üzerindeki gerekli olan şeyleri konuşup, gereksiz şeyleri konuşmamak şeklindeki hak ile cinsel organı üzerindeki onu helal yolda kullanıp, haramdan kaçınma şeklindeki hakkı ifa ederse, ben de ona cenneti garanti ederim. "Lahyeyhi." Bu ağzın iki yanındaki kemikler anlamına gelir. Hadiste kastedilen bu ikisi arasındaki dil ve onunla sağlanan konuşma, iki bacağı arasındakinden maksat da cinselorgandır. İbn Battal şöyle demiştir: Hadis dünyada kişinin başına gelebilecek belanın en büyüğünün dilinden ve cinselorganından kaynaklandığını göstermektedir. Her kim bu iki organın şerrinden korunursa kötülüğün en büyüğünden korunmuş olur. Ebu Hureyre'nin naklettiği ikinci hadisin açıklaması Edeb Bölümünün baş taraflarında geçmişti. Bu hadiste misafire ikram etme, ona eziyet etmeme tavsiye edilmektedir. Hadiste "Allah'a ve ahiret gününe iman eden ya hayrı söylesin ya da sussun" buyurulmuştur. Ebu Şureyh'in rivayet ettiği üçüncü hadiste de yine misafire üç gün ikram edileceği e bir de mutat üstü bir ikram (caize) söz konusu olduğu bildirilmiştir. Caizenin ne olduğu sorulduğunda bunun bir gün ve bir gece olduğu şeklinde cevap verilmiştir. "Kul bazen manasını düşünmeden bir söz söyler de ... " Bu cümledeki "elkelime" ister uzun, ister kısa hayır veya şer olarak anlaşılan söz demektir. "Kelimetu'ş-şahade = Şehadet sözü" buna örnektir. Nitekim kasideye de "kelimetu fulanin = filancanın sözü" denilir. "Ma yetebeyyenu fıha = manasını düşünmeden" yani manasını talep etmeksizin, bir başka ifadeyle o mana üzerinde acele etmeden dikkatli davranmış olmak için ve ancak masıahat ortaya çıktığında onu söylemiş olmak için düşünce bazında araştırmadan ve üzerinde düşünmeden demektir. "Yezellu biha" yani düşer, ayağı kayar. İbn Abdilberr şöyle der: İnsanın cehenneme yuvarlanmasına sep olan söz, zalim sultanın yanında söylediği sözdür. İbn Battal bu cümleye haksız yere veya Müslümanın aleyhine çalışarak zalim sultanın yanında söylediği sözdür ilavesinde bulunmuştur. Bu söz -söyleyen bunu kastetmemiş bile olsa- o kişinin helakine sebeptir. Kişi bunu kastetmemiş bile olsa bazen bu sakıncalı duruma yol açabilir ve onun günahı söyleyenin üzerine yazılır. Dereceleri yükselten ve Allah'ın rızasının yazılmasına sebep olan söz ise bir Müslümandan herhangi bir haksızlığı gideren veya bir sıkıntısını ortadan kaldıran ya da bir mazluma yardım etme sağlayan sözdür. Bir başkası şöyle demiştir: Bu söz sultan sahibinin yanında Allah'ı gazaplandırmak pahasına onu hoşnut eden sözdür. İbnü't-Tıyn şöyle der: Çoğunlukla olan budur. Bazen otorite sahibi olmayan fakat kendisinden sultandan gelebilecek faydaların gelebileceği kimselerin nezdinde de söylenebilir. Kadı lyaz şöyle demiştir: Bu sözün müstehcen ve çirkin söz olma, bir Müslümana üstü kapalı büyük günah işleme iftirası veya akıl hastası olduğu iftirası ya da içinden inanmasa da Nebiliği ve dini hafife alma sözleri olma ihtimali de vardır. Nevevı şöyle der: Bu hadis dili muhafaza etmeye teşvikte bulunmaktadır. Dolayısıyla konuşmak isteyen kimsenin söz ağzından çıkmadan önce söyleyeceği şeylerin üzerinde iyice düşünmesi uygun olur. Konuşacağı sözde bir masıahat ve menfaat ortaya çıkarsa konuşur. Aksi takdirde susar. İkinci ve üçüncü hadisin açıkça ifade ettiği şeyin bu olduğunu belirtmiş olalım. "Yehvı" kelimesi hakkında Kadı lyaz düşerek cehennemi boylar demiştir
Sahih-i Buhari › Kitâb 81 · Kalbi İnceltmek (Ar-Riqaq) › Bâb 23Konum
KİTÂBLAR (97)
- 1Vahyin Başlangıcı7
- 2Îmân51
- 3İlim76
- 4Abdest113
- 5Gusül46
- 6Hayız40
- 7Teyemmüm15
- 8Namaz174
- 9Namaz Vakitleri81
- 10Ezan275
- 11Cuma66
- 12Korku Namazı6
- 13İki Bayram (iydeyn)42
- 14Vitir Namazı15
- 15Yağmur Duası (Istiskaa)35
- 16Güneş ve Ay Tutulması27
- 17Kur'ân Okurken Secde Edilecek Yerlerler13
- 18Namazın Kısaltılması (At-Taksir)40
- 19Gece Namazı (Teheccüd)69
- 20Mekke ve Medîne Mescidlerinde Kılınan Namazın Fazîleti10
- 21Namaz İçinde Ameller27
- 22Namazda Unutkanlık14
- 23Cenazeler160
- 24Zekât118
- 25Hacc260
- 26Umre33
- 27Hac Yolculuğunu Tamamlamaktan Engellenen Hacılar15
- 28Hacda Avlanma Cezası46
- 29Medine'nin Faziletleri24
- 30Oruç Tutmak117
- 31Teravih Namazı6
- 32Kadir Gecesinin Fazileti11
- 33Ramazânın Son On Gününde İ'tikâf22
- 34Alışverişler193
- 35Sonradan Teslim Edilecek Mallar İçin Bedel Ödenen Satışlar (Selem Akdi)20
- 36Şuf’a3
- 37İcâre27
- 38Havaleler3
- 39Kefalet9
- 40Vekâlet21
- 41Ekincilik31
- 42Su Dağıtımı34
- 43Borç, Borç Ödenmesi, Malın Dondurulması, İflas25
- 44Hukukî Çekişmeler (Husûmât)16
- 45Yerde Bulunup Kaldırılan Şeyler (Lukata)15
- 46Zulümler ve Gasb43
- 47Ortaklık25
- 48Rehin9
- 49Kölelerin Azat Edilmesi43
- 50Mükâteb6
- 51Hediyeler71
- 52Şehâdetler53
- 53Barış Sağlamak22
- 54Şartlar26
- 55Vasiyyetler44
- 56Cihâd ve Sîretler309
- 57Ganimetin Beşte Biri66
- 58Cizye ve Muvâde'a33
- 59Yaratılışın Başlangıcı136
- 60Peygamberler163
- 61Peygamberin (ﷺ) ve Ashabının Faziletleri ve Meziyetleri162
- 62Peygamberin Sahabeleri128
- 63Medine'deki Yardımcıların (Ensar) Faziletleri173
- 64Peygamber (ﷺ) Tarafından Yönetilen Askeri Seferler (El-Megazi)526
- 65Kur'an-ı Kerim 'in Peygamber ﷺ Tefsiri507
- 66Kur'ân’ın Faziletleri87
- 67Nikâh188
- 68Boşanmak100
- 69Nafakalar22
- 70Yiyecek, Yemek95
- 71Akîka Kurbânı9
- 72Avcılık, Kesim70
- 73Udhiyeler30
- 74İçecekler65
- 75Hastalar38
- 76Tıp101
- 77Elbise188
- 78Edeb255
- 79İzin İsteme77
- 80Dualar108
- 81Kalbi İnceltmek (Ar-Riqaq)182
- 82Kader27
- 83Yemînler ve Nezirler87
- 84Yeminlerin Keffaretleri15
- 85Mîrâs Payları (Ferîzalar)49
- 86Allah Tarafından Belirlenen Sınırlar ve Cezalar (Hudûd)89
- 87Kan Parası (Ad-Diyat)59
- 88Mürtedler22
- 89Zorlama altında yapılan ifadeler13
- 90Hileler29
- 91Ru'yâ Ta'bîri66
- 92Fitneler89
- 93Hükümler89
- 94Temenni20
- 95Doğru Bir Kişi Tarafından Verilen Bilgiyi Kabul Etmek (Vâhidlerin)22
- 96Kur'an ve Sünnete Sımsıkı Sarılmak103
- 97Allah'ı Birlemek (Tevhid)193
BÂBLAR — Kalbi İnceltmek (Ar-Riqaq) (53)
- 1بَاب: ما جاء في الصحة والفراغ، وأن لَا عَيْشَ إِلَّا عَيْشُ الْآخِرَةِ
- 2بَاب: مَثَلِ الدُّنْيَا فِي الْآخِرَةِ
- 3بَاب: قَوْلِ النَّبِيِّ ﷺ: (كُنْ فِي الدُّنْيَا كَأَنَّكَ غَرِيبٌ أَوْ عَابِرُ سَبِيلٍ)
- 4بَاب: فِي الْأَمَلِ وَطُولِهِ
- 5بَاب: مَنْ بَلَغَ سِتِّينَ سَنَةً، فَقَدْ أَعْذَرَ اللَّهُ إِلَيْهِ فِي الْعُمُرِ
- 6بَاب: الْعَمَلِ الَّذِي يُبْتَغَى بِهِ وَجْهُ اللَّهِ
- 7بَاب: مَا يُحْذَرُ مِنْ زَهَرَةِ الدُّنْيَا وَالتَّنَافُسِ فِيهَا
- 8بَاب: قَوْلِ اللَّهِ تَعَالَى: ﴿يا أيها النَّاسُ إِنَّ وَعْدَ اللَّهِ حَقٌّ فَلا تَغُرَّنَّكُمُ الْحَيَاةُ الدُّنْيَا وَلا يَغُرَّنَّكُمْ بِاللَّهِ الْغَرُورُ. إِنَّ الشَّيْطَانَ لَكُمْ عَدُوٌّ فَاتَّخِذُوهُ عَدُوًّا إِنَّمَا يَدْعُو حِزْبَهُ لِيَكُونُوا مِنْ أَصْحَابِ السَّعِيرِ﴾ /فاطر: ٥ - ٦
- 9بَاب: ذَهَابِ الصَّالِحِينَ
- 10بَاب: مَا يُتَّقَى مِنْ فِتْنَةِ الْمَالِ
- 11بَاب: قَوْلِ النَّبِيِّ ﷺ: (هَذَا الْمَالُ خَضِرَةٌ حُلْوَةٌ)
- 12بَاب: مَا قَدَّمَ مِنْ مَالِهِ فَهُوَ لَهُ
- 13بَاب: الْمُكْثِرُونَ هُمُ الْمُقِلُّونَ
- 14بَاب: قَوْلِ النَّبِيِّ ﷺ: (مَا يَسُرُّنِي أَنَّ عِنْدِي مِثْلَ أُحُدٍ هَذَا ذَهَبًا)
- 15بَاب: الْغِنَى غِنَى النَّفْسِ
- 16بَاب: فَضْلِ الْفَقْرِ
- 17بَاب: كَيْفَ كَانَ عَيْشُ النَّبِيِّ ﷺ وَأَصْحَابِهِ، وَتَخَلِّيهِمْ مِنَ الدُّنْيَا
- 18بَاب: الْقَصْدِ وَالْمُدَاوَمَةِ عَلَى الْعَمَلِ
- 19بَاب: الرَّجَاءِ مَعَ الْخَوْفِ
- 20بَاب: الصَّبْرِ عَنْ مَحَارِمِ اللَّهِ
- 21بَاب: (وَمَنْ يَتَوَكَّلْ عَلَى اللَّهِ فَهُوَ حَسْبُهُ) /الطلاق: ٣
- 22بَاب: مَا يُكْرَهُ مِنْ قِيلَ وَقَالَ:
- 23بَاب: حِفْظِ اللِّسَانِ
- 24بَاب: الْبُكَاءِ مِنْ خَشْيَةِ اللَّهِ
- 25بَاب: الْخَوْفِ مِنَ اللَّهِ
- 26بَاب: الِانْتِهَاءِ عَنِ الْمَعَاصِي
- 27بَاب: قَوْلِ النَّبِيِّ ﷺ: (لَوْ تَعْلَمُونَ مَا أَعْلَمُ لَضَحِكْتُمْ قَلِيلًا وَلَبَكَيْتُمْ كَثِيرًا)
- 28بَاب: حُجِبَتِ النَّارُ بِالشَّهَوَاتِ
- 29بَاب: (الْجَنَّةُ أَقْرَبُ إِلَى أَحَدِكُمْ مِنْ شِرَاكِ نَعْلِهِ، وَالنَّارُ مِثْلُ ذَلِكَ)
- 30بَاب: لِيَنْظُرْ إِلَى مَنْ هُوَ أَسْفَلَ مِنْهُ، وَلَا يَنْظُرْ إِلَى مَنْ هُوَ فَوْقَهُ
- 31بَاب: مَنْ هَمَّ بِحَسَنَةٍ أَوْ بِسَيِّئَةٍ
- 32بَاب: مَا يُتَّقَى مِنْ مُحَقَّرَاتِ الذُّنُوبِ
- 33بَاب: الْأَعْمَالُ بِالْخَوَاتِيمِ، وَمَا يُخَافُ مِنْهَا
- 34بَاب: الْعُزْلَةُ رَاحَةٌ مِنْ خُلَّاطِ السُّوءِ
- 35بَاب: رَفْعِ الْأَمَانَةِ
- 36بَاب: الرِّيَاءِ وَالسُّمْعَةِ
- 37بَاب: مَنْ جَاهَدَ نَفْسَهُ فِي طَاعَةِ اللَّهِ
- 38بَاب: التَّوَاضُعِ
- 39بَاب: قَوْلِ النَّبِيِّ ﷺ: (بُعِثْتُ أَنَا وَالسَّاعَةَ كَهَاتَيْنِ)
- 40بَاب: طلوع الشمس من مغربها
- 41بَاب: مَنْ أَحَبَّ لِقَاءَ اللَّهِ أَحَبَّ اللَّهُ لِقَاءَهُ
- 42بَاب: سَكَرَاتِ الْمَوْتِ
- 43بَاب: نَفْخِ الصُّورِ
- 44بَاب: يَقْبِضُ اللَّهُ الْأَرْضَ يَوْمَ الْقِيَامَةِ
- 45بَاب: كَيْفَ الْحَشْرُ
- 46بَاب: قَوْلِهِ ﷿: ﴿إِنَّ زَلْزَلَةَ السَّاعَةِ شَيْءٌ عَظِيمٌ﴾ /الحج: ١
- 47بَاب: قَوْلِ اللَّهِ تَعَالَى: ﴿أَلا يَظُنُّ أُولَئِكَ أَنَّهُمْ مَبْعُوثُونَ. لِيَوْمٍ عَظِيمٍ. يَوْمَ يَقُومُ النَّاسُ لِرَبِّ الْعَالَمِينَ﴾ /المطففين: ٤ - ٦
- 48بَاب: الْقِصَاصِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ
- 49بَاب: مَنْ نُوقِشَ الْحِسَابَ عُذِّبَ
- 50بَاب: يَدْخُلُ الْجَنَّةَ سَبْعُونَ أَلْفًا بِغَيْرِ حِسَابٍ
- 51بَاب: صِفَةِ الْجَنَّةِ وَالنَّارِ
- 52بَاب: الصِّرَاطُ جَسْرُ جَهَنَّمَ
- 53بَاب: فِي الْحَوْضِ
Sahih-i Buhari 6478
Kalbi İnceltmek (Ar-Riqaq)
BÂB (23)
بَاب: حِفْظِ اللِّسَانِ
حَدَّثَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُنِيرٍ، سَمِعَ أَبَا النَّضْرِ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ ـ يَعْنِي ابْنَ دِينَارٍ ـ عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " إِنَّ الْعَبْدَ لَيَتَكَلَّمُ بِالْكَلِمَةِ مِنْ رِضْوَانِ اللَّهِ لاَ يُلْقِي لَهَا بَالاً، يَرْفَعُ اللَّهُ بِهَا دَرَجَاتٍ، وَإِنَّ الْعَبْدَ لَيَتَكَلَّمُ بِالْكَلِمَةِ مِنْ سَخَطِ اللَّهِ لاَ يُلْقِي لَهَا بَالاً يَهْوِي بِهَا فِي جَهَنَّمَ ".
Notunuz
KAYNAK
Sahih-i Buhari, Kitâb 81 (Kalbi İnceltmek (Ar-Riqaq)), Bâb 23, Hadis no. 6478
sunnetimiz.com/buhari:6478