SÜNNETİMİZSÜNNET VE HADİS KÜTÜPHANESİ
Sahih-i Buhari › Kitâb 82 · Kader › Bâb 14Konum
KİTÂBLAR (97)
  1. 1Vahyin Başlangıcı7
  2. 2Îmân51
  3. 3İlim76
  4. 4Abdest113
  5. 5Gusül46
  6. 6Hayız40
  7. 7Teyemmüm15
  8. 8Namaz174
  9. 9Namaz Vakitleri81
  10. 10Ezan275
  11. 11Cuma66
  12. 12Korku Namazı6
  13. 13İki Bayram (iydeyn)42
  14. 14Vitir Namazı15
  15. 15Yağmur Duası (Istiskaa)35
  16. 16Güneş ve Ay Tutulması27
  17. 17Kur'ân Okurken Secde Edilecek Yerlerler13
  18. 18Namazın Kısaltılması (At-Taksir)40
  19. 19Gece Namazı (Teheccüd)69
  20. 20Mekke ve Medîne Mescidlerinde Kılınan Namazın Fazîleti10
  21. 21Namaz İçinde Ameller27
  22. 22Namazda Unutkanlık14
  23. 23Cenazeler160
  24. 24Zekât118
  25. 25Hacc260
  26. 26Umre33
  27. 27Hac Yolculuğunu Tamamlamaktan Engellenen Hacılar15
  28. 28Hacda Avlanma Cezası46
  29. 29Medine'nin Faziletleri24
  30. 30Oruç Tutmak117
  31. 31Teravih Namazı6
  32. 32Kadir Gecesinin Fazileti11
  33. 33Ramazânın Son On Gününde İ'tikâf22
  34. 34Alışverişler193
  35. 35Sonradan Teslim Edilecek Mallar İçin Bedel Ödenen Satışlar (Selem Akdi)20
  36. 36Şuf’a3
  37. 37İcâre27
  38. 38Havaleler3
  39. 39Kefalet9
  40. 40Vekâlet21
  41. 41Ekincilik31
  42. 42Su Dağıtımı34
  43. 43Borç, Borç Ödenmesi, Malın Dondurulması, İflas25
  44. 44Hukukî Çekişmeler (Husûmât)16
  45. 45Yerde Bulunup Kaldırılan Şeyler (Lukata)15
  46. 46Zulümler ve Gasb43
  47. 47Ortaklık25
  48. 48Rehin9
  49. 49Kölelerin Azat Edilmesi43
  50. 50Mükâteb6
  51. 51Hediyeler71
  52. 52Şehâdetler53
  53. 53Barış Sağlamak22
  54. 54Şartlar26
  55. 55Vasiyyetler44
  56. 56Cihâd ve Sîretler309
  57. 57Ganimetin Beşte Biri66
  58. 58Cizye ve Muvâde'a33
  59. 59Yaratılışın Başlangıcı136
  60. 60Peygamberler163
  61. 61Peygamberin (ﷺ) ve Ashabının Faziletleri ve Meziyetleri162
  62. 62Peygamberin Sahabeleri128
  63. 63Medine'deki Yardımcıların (Ensar) Faziletleri173
  64. 64Peygamber (ﷺ) Tarafından Yönetilen Askeri Seferler (El-Megazi)526
  65. 65Kur'an-ı Kerim 'in Peygamber ﷺ Tefsiri507
  66. 66Kur'ân’ın Faziletleri87
  67. 67Nikâh188
  68. 68Boşanmak100
  69. 69Nafakalar22
  70. 70Yiyecek, Yemek95
  71. 71Akîka Kurbânı9
  72. 72Avcılık, Kesim70
  73. 73Udhiyeler30
  74. 74İçecekler65
  75. 75Hastalar38
  76. 76Tıp101
  77. 77Elbise188
  78. 78Edeb255
  79. 79İzin İsteme77
  80. 80Dualar108
  81. 81Kalbi İnceltmek (Ar-Riqaq)182
  82. 82Kader27
  83. 83Yemînler ve Nezirler87
  84. 84Yeminlerin Keffaretleri15
  85. 85Mîrâs Payları (Ferîzalar)49
  86. 86Allah Tarafından Belirlenen Sınırlar ve Cezalar (Hudûd)89
  87. 87Kan Parası (Ad-Diyat)59
  88. 88Mürtedler22
  89. 89Zorlama altında yapılan ifadeler13
  90. 90Hileler29
  91. 91Ru'yâ Ta'bîri66
  92. 92Fitneler89
  93. 93Hükümler89
  94. 94Temenni20
  95. 95Doğru Bir Kişi Tarafından Verilen Bilgiyi Kabul Etmek (Vâhidlerin)22
  96. 96Kur'an ve Sünnete Sımsıkı Sarılmak103
  97. 97Allah'ı Birlemek (Tevhid)193
BÂBLAR — Kader (15)
  1. 1بَاب: جَفَّ الْقَلَمُ عَلَى عِلْمِ اللَّهِ
  2. 2بَاب: اللَّهُ أَعْلَمُ بِمَا كَانُوا عَامِلِينَ
  3. 3بَاب: ﴿وَكَانَ أَمْرُ اللَّهِ قَدَرًا مَقْدُورًا﴾ /الأحزاب: ٣٨
  4. 4بَاب: الْعَمَلُ بِالْخَوَاتِيمِ
  5. 5بَاب: إِلْقَاءِ الْعَبْدَ النَّذْرِ إِلَى الْقَدَرِ
  6. 6بَاب: لَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلَّا بِاللَّهِ
  7. 7بَاب: الْمَعْصُومُ مَنْ عَصَمَ اللَّهُ
  8. 8بَاب: ﴿وَحَرَامٌ عَلَى قَرْيَةٍ أَهْلَكْنَاهَا أَنَّهُمْ لا يَرْجِعُونَ﴾ /الأنبياء: ٩٥
  9. 9بَاب: ﴿وَمَا جَعَلْنَا الرُّؤْيَا الَّتِي أَرَيْنَاكَ إِلا فِتْنَةً لِلنَّاسِ﴾ /الإسراء: ٦٠
  10. 10بَاب: تَحَاجَّ آدَمُ وَمُوسَى عِنْدَ اللَّهِ
  11. 11بَاب: لَا مَانِعَ لِمَا أَعْطَى اللَّهُ
  12. 12بَاب: مَنْ تَعَوَّذَ بِاللَّهِ مِنْ دَرَكِ الشَّقَاءِ، وَسُوءِ الْقَضَاءِ
  13. 13بَاب: ﴿يَحُولُ بَيْنَ الْمَرْءِ وَقَلْبِهِ﴾ /الأنفال: ٢٤
  14. 14بَاب: ﴿قُلْ لَنْ يُصِيبَنَا إِلا مَا كَتَبَ اللَّهُ لَنَا﴾ /التوبة: ٥١/: قَضَى
  15. 15بَاب: ﴿وَمَا كُنَّا لِنَهْتَدِيَ لَوْلا أَنْ هَدَانَا اللَّهُ﴾ /الأعراف: ٤٣

Sahih-i Buhari 6619

Kader
Sahih (Buhârî'nin Sahîh'i)
BÂB (14)
بَاب: ﴿قُلْ لَنْ يُصِيبَنَا إِلا مَا كَتَبَ اللَّهُ لَنَا﴾ /التوبة: ٥١/: قَضَى

Aişe r.anha Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e veba hakkında soru sorduğunu, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in kendisine şöyle cevap verdiğini nakletmiştir: "Veba Allah'm dilediği kimseye göndereceği bir azaptır. Ancak Allah bu hastalığı mu'minler için bir azap değil rahmet kılmıştır. İçinde veba salgını olan bir beldeye giren kimse Allah'ın onun için yazdığından başkasının başına gelmeyeceğini bilerek orada kalsın, sabretsin, ecrini Allah'tan bekleyerek oradan çıkmasın. Buna rağmen (hastalığa yakalanır da ölürse) ona şehit sevabı verilecektir. Fethu'l-Bari Açıklaması: De ki: "Allah'ın bizim için yazdığından başkası asla bize isabet etmez": Ayette yer alan yazmak kelimesi takdir etmek anlamında tefsir edilmiştir. Takdir etmek yazmanın ihtiva ettiği manalardan biridir. et-Taberi de Tefsirinde bu manayı vermiştir. Rağıb el-Isfahani şöyle demiştir: Yazgı ile 'gerçekleşen kader' kastedilir." Eğer Allah'ın geçmiş bir yazgısı olmasaydı" (el-Enfal, 8/68) ayeti de bu anlamda olup yazgı ile kader kastedilmiştir. " Rabbiniz kendi üzerine rahmeti yazdı. "(En'am, 54) ayetinde de bu mana kastedilmiştir. "De ki: "Allah'ın bizim için yazdığından başl<ası asla bize isabet etmez" yani onun kaderi ve kazası dışında bir şeyolmaz. Ragıb şöyle demiştir: Ayette bizim için anlamında L:.J kelimesi kullanılmış, kelimesi kullanılmamıştır. Bu da Allah'tan geleni nimet kabul etmek, zorluk addetmemek anlamındadır. Bir sonraki ayet bu tefsiri desteklemektedir: "De ki: "Bize iki güzel şeyin birinden başkasının gelmesini migözetir durursunuz?»(Tevbe, 52) Bu ayette iki güzel şeyle fetih ve şehitlik kastedilmektedir. Bunların ikisi de nimettir. İbn Battal şöyle demiştir: Bu ayetin kulların kendi irade ve kesbiyle başlarına gelen olaylar hakkında olmadığı söylenir. Bu ayet insanların kendi kendilerine elde etmeye güçleri yetmeyen, sadece Allah'ın fiili olabilecek sebeplerden dolayı başlarına gelenler hakkındadır. Ben buna şöyle cevap veririm: Genellemek daha doğrudur. İnsanların kendi kesp ve iradeleri ile başına gelen olaylar Allah'ın takdirine bağlıdır, O'nun iradesi ile gerçekleşir. Doğrusunu Allah bilir. Ragıb şöyle demiştir: Allah'ın kullara hidayet vermesi dört şekilde olur. Birincisi: Herkese payına düşen miktarda verilen hidayettir. Nitekim buna şöyle işaret etmiştir: "Rabbimiz bütün her şeye hilkatini verip, sonra da doğru yolu gösterendir"(Taha, 50) İkincisi: Nebilerin dua etmesiyle verilen hidayettir. Buna da şöyle işaret edilmiştir: "Onları emrimizle doğru yolu gösteren önderler kıldık. "(Enbiya, 73) Üçüncüsü: Kendisine doğru yol gösterilen kimsenin muvaffak olup doğru yolu bulmasıdır. Bu durum da şu ayetlerde açıklanmıştır: "Kim Allah'a iman ederse onun kalbine hidayet verir.'' "Allah hidayete erenlerin hidayetini artınr.»(Meryem,76) Dördüncüsü: Ahirette cennete ulaştırmaktır. Bu duruma da şu ayette işaret edilmiştir: "Bizi buna ileten Allah'a hamdolsun, Allah bizi bu yola iletmeseydi, kendiliğimizden bunu bulmuş olamazdık.(A'raf, 43) Bu dört hidayet aşama aşamadır. Birinciyi elde edemeyen ikinciye, ikinciyi elde edemeyen üçüncüye, dördüncüye erişemez. Üçüncüyü elde edemeyen dördüncüye erişemez. Üçüncü aşamada olan hidayeti elde etmek için önceki iki aşamayı elde etmek gereklidir. Ancak ikinci olmadan birinci, üçüncü olmadan da ikinci elde edilir. İnsan bir başkasını ancak dua etmek ve yolları tarif etmekle hidayete ulaştırabilir. Diğer aşamalarda olan hidayetlere ulaştıramaz. Bu duruma şöyle işaret edilmiştir: "Ve muhakkak ki sen dosdoğru yola iletirsin» (Şura, 52) Diğer hidayetlere ise şu ayette işaret edilmiştir: "Muhakkak ki sen sevdiğini hidayete erdiremezsin. Fakat Allah dilediğine hidayet verir.''(Kasas, 56) Musannif daha sonra veba hakkında Aişe r.anha'nın rivayet ettiği hadisi nakletmiştir. Bu hadis daha önce Tıp Bölümünde (5734 numaralı hadis) yeterince şerh edilmişti. Burada yer verilme amacı Hz. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in bu rivayette "Allah'ın onun için yazdığından başkasının başına gelmeyeceğini bilerek" demiş olmasıdır

حَدَّثَنِي إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ الْحَنْظَلِيُّ، أَخْبَرَنَا النَّضْرُ، حَدَّثَنَا دَاوُدُ بْنُ أَبِي الْفُرَاتِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ بُرَيْدَةَ، عَنْ يَحْيَى بْنِ يَعْمَرَ، أَنَّ عَائِشَةَ ـ رضى الله عنها ـ أَخْبَرَتْهُ أَنَّهَا، سَأَلَتْ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنِ الطَّاعُونِ فَقَالَ ‏ "‏ كَانَ عَذَابًا يَبْعَثُهُ اللَّهُ عَلَى مَنْ يَشَاءُ، فَجَعَلَهُ اللَّهُ رَحْمَةً لِلْمُؤْمِنِينَ، مَا مِنْ عَبْدٍ يَكُونُ فِي بَلَدٍ يَكُونُ فِيهِ، وَيَمْكُثُ فِيهِ، لاَ يَخْرُجُ مِنَ الْبَلَدِ، صَابِرًا مُحْتَسِبًا، يَعْلَمُ أَنَّهُ لاَ يُصِيبُهُ إِلاَّ مَا كَتَبَ اللَّهُ لَهُ، إِلاَّ كَانَ لَهُ مِثْلُ أَجْرِ شَهِيدٍ ‏"‏‏.‏
KAYNAK
Sahih-i Buhari, Kitâb 82 (Kader), Bâb 14, Hadis no. 6619
HADİSİN DERECESİ
Sahih(Buhârî'nin Sahîh'i)
sunnetimiz.com/buhari:6619