SÜNNETİMİZSÜNNET VE HADİS KÜTÜPHANESİ
Sahih-i Buhari › Kitâb 83 · Yemînler ve Nezirler › Bâb 8Konum
KİTÂBLAR (97)
  1. 1Vahyin Başlangıcı7
  2. 2Îmân51
  3. 3İlim76
  4. 4Abdest113
  5. 5Gusül46
  6. 6Hayız40
  7. 7Teyemmüm15
  8. 8Namaz174
  9. 9Namaz Vakitleri81
  10. 10Ezan275
  11. 11Cuma66
  12. 12Korku Namazı6
  13. 13İki Bayram (iydeyn)42
  14. 14Vitir Namazı15
  15. 15Yağmur Duası (Istiskaa)35
  16. 16Güneş ve Ay Tutulması27
  17. 17Kur'ân Okurken Secde Edilecek Yerlerler13
  18. 18Namazın Kısaltılması (At-Taksir)40
  19. 19Gece Namazı (Teheccüd)69
  20. 20Mekke ve Medîne Mescidlerinde Kılınan Namazın Fazîleti10
  21. 21Namaz İçinde Ameller27
  22. 22Namazda Unutkanlık14
  23. 23Cenazeler160
  24. 24Zekât118
  25. 25Hacc260
  26. 26Umre33
  27. 27Hac Yolculuğunu Tamamlamaktan Engellenen Hacılar15
  28. 28Hacda Avlanma Cezası46
  29. 29Medine'nin Faziletleri24
  30. 30Oruç Tutmak117
  31. 31Teravih Namazı6
  32. 32Kadir Gecesinin Fazileti11
  33. 33Ramazânın Son On Gününde İ'tikâf22
  34. 34Alışverişler193
  35. 35Sonradan Teslim Edilecek Mallar İçin Bedel Ödenen Satışlar (Selem Akdi)20
  36. 36Şuf’a3
  37. 37İcâre27
  38. 38Havaleler3
  39. 39Kefalet9
  40. 40Vekâlet21
  41. 41Ekincilik31
  42. 42Su Dağıtımı34
  43. 43Borç, Borç Ödenmesi, Malın Dondurulması, İflas25
  44. 44Hukukî Çekişmeler (Husûmât)16
  45. 45Yerde Bulunup Kaldırılan Şeyler (Lukata)15
  46. 46Zulümler ve Gasb43
  47. 47Ortaklık25
  48. 48Rehin9
  49. 49Kölelerin Azat Edilmesi43
  50. 50Mükâteb6
  51. 51Hediyeler71
  52. 52Şehâdetler53
  53. 53Barış Sağlamak22
  54. 54Şartlar26
  55. 55Vasiyyetler44
  56. 56Cihâd ve Sîretler309
  57. 57Ganimetin Beşte Biri66
  58. 58Cizye ve Muvâde'a33
  59. 59Yaratılışın Başlangıcı136
  60. 60Peygamberler163
  61. 61Peygamberin (ﷺ) ve Ashabının Faziletleri ve Meziyetleri162
  62. 62Peygamberin Sahabeleri128
  63. 63Medine'deki Yardımcıların (Ensar) Faziletleri173
  64. 64Peygamber (ﷺ) Tarafından Yönetilen Askeri Seferler (El-Megazi)526
  65. 65Kur'an-ı Kerim 'in Peygamber ﷺ Tefsiri507
  66. 66Kur'ân’ın Faziletleri87
  67. 67Nikâh188
  68. 68Boşanmak100
  69. 69Nafakalar22
  70. 70Yiyecek, Yemek95
  71. 71Akîka Kurbânı9
  72. 72Avcılık, Kesim70
  73. 73Udhiyeler30
  74. 74İçecekler65
  75. 75Hastalar38
  76. 76Tıp101
  77. 77Elbise188
  78. 78Edeb255
  79. 79İzin İsteme77
  80. 80Dualar108
  81. 81Kalbi İnceltmek (Ar-Riqaq)182
  82. 82Kader27
  83. 83Yemînler ve Nezirler87
  84. 84Yeminlerin Keffaretleri15
  85. 85Mîrâs Payları (Ferîzalar)49
  86. 86Allah Tarafından Belirlenen Sınırlar ve Cezalar (Hudûd)89
  87. 87Kan Parası (Ad-Diyat)59
  88. 88Mürtedler22
  89. 89Zorlama altında yapılan ifadeler13
  90. 90Hileler29
  91. 91Ru'yâ Ta'bîri66
  92. 92Fitneler89
  93. 93Hükümler89
  94. 94Temenni20
  95. 95Doğru Bir Kişi Tarafından Verilen Bilgiyi Kabul Etmek (Vâhidlerin)22
  96. 96Kur'an ve Sünnete Sımsıkı Sarılmak103
  97. 97Allah'ı Birlemek (Tevhid)193
BÂBLAR — Yemînler ve Nezirler (32)
  1. 1بَاب: قَوْلِ النَّبِيِّ ﷺ: (وَايْمُ اللَّهِ)
  2. 2بَاب: كَيْفَ كَانَتْ يَمِينُ النَّبِيِّ ﷺ
  3. 3بَاب: لَا تَحْلِفُوا بِآبَائِكُمْ
  4. 4بَاب: لَا يُحْلَفُ بِاللَّاتِ وَالْعُزَّى وَلَا بِالطَّوَاغِيتِ
  5. 5بَاب: مَنْ حَلَفَ عَلَى الشَّيْءِ وَإِنْ لَمْ يُحَلَّفْ
  6. 6بَاب: مَنْ حَلَفَ بِمِلَّةٍ سِوَى مِلَّةِ الْإِسْلَامِ
  7. 7بَاب: لَا يَقُولُ مَا شَاءَ اللَّهُ وَشِئْتَ، وَهَلْ يَقُولُ أَنَا بِاللَّهِ ثُمَّ بِكَ
  8. 8بَاب: قَوْلِ اللَّهِ تَعَالَى: ﴿وَأَقْسَمُوا بِاللَّهِ جَهْدَ أَيْمَانِهِمْ﴾ /الأنعام: ١٠٩
  9. 9بَاب: إِذَا قَالَ: أَشْهَدُ بِاللَّهِ، أَوْ شَهِدْتُ بِاللَّهِ
  10. 10بَاب: عَهْدِ اللَّهِ ﷿
  11. 11بَاب: الْحَلِفِ بِعِزَّةِ اللَّهِ وَصِفَاتِهِ وَكَلِمَاتِهِ
  12. 12بَاب: قَوْلِ الرَّجُلِ: لَعَمْرُ اللَّهِ
  13. 13بَاب: ﴿لا يُؤَاخِذُكُمُ اللَّهُ بِاللَّغْوِ فِي أَيْمَانِكُمْ وَلَكِنْ يُؤَاخِذُكُمْ بِمَا كَسَبَتْ قُلُوبُكُمْ وَاللَّهُ غَفُورٌ حَلِيمٌ﴾ /البقرة: ٢٢٥
  14. 14بَاب: إِذَا حَنِثَ نَاسِيًا فِي الْأَيْمَانِ
  15. 15بَاب: الْيَمِينِ الْغَمُوسِ
  16. 16بَاب: قَوْلِ اللَّهِ تَعَالَى: ﴿إِنَّ الَّذِينَ يَشْتَرُونَ بِعَهْدِ اللَّهِ وَأَيْمَانِهِمْ ثَمَنًا قَلِيلا أُولَئِكَ لا خَلاقَ لَهُمْ فِي الآخِرَةِ وَلا يُكَلِّمُهُمُ اللَّهُ وَلا يَنْظُرُ إِلَيْهِمْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ وَلا يُزَكِّيهِمْ وَلَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ﴾ /آل عمران: ٧٧
  17. 17بَاب: الْيَمِينِ فِيمَا لَا يَمْلِكُ، وَفِي الْمَعْصِيَةِ وَفِي الْغَضَبِ
  18. 18بَاب: إِذَا قَالَ: وَاللَّهِ لَا أَتَكَلَّمُ الْيَوْمَ، فَصَلَّى، أَوْ قَرَأَ، أَوْ سَبَّحَ، أَوْ كَبَّرَ، أَوْ حَمِدَ، أَوْ هَلَّلَ، فَهُوَ عَلَى نِيَّتِهِ
  19. 19بَاب: مَنْ حَلَفَ أَنْ لَا يَدْخُلَ عَلَى أَهْلِهِ شَهْرًا، وَكَانَ الشَّهْرُ تِسْعًا وَعِشْرِينَ
  20. 20بَاب: إِنْ حَلَفَ أَنْ لَا يَشْرَبَ نَبِيذًا، فَشَرِبَ طِلَاءً أَوْ سَكَرًا أَوْ عَصِيرًا
  21. 21بَاب: إِذَا حَلَفَ أَنْ لَا يَأْتَدِمَ، فَأَكَلَ تَمْرًا بِخُبْزٍ، وَمَا يَكُونُ مِنَ الْأُدْمِ
  22. 22بَاب: النِّيَّةِ فِي الْأَيْمَانِ
  23. 23بَاب: إِذَا أَهْدَى مَالَهُ عَلَى وَجْهِ النَّذْرِ وَالتَّوْبَةِ
  24. 24بَاب: إِذَا حَرَّمَ طعاماً
  25. 25بَاب: الْوَفَاءِ بِالنَّذْرِ
  26. 26بَاب: إِثْمِ مَنْ لَا يَفِي بِالنَّذْرِ
  27. 27بَاب: النَّذْرِ فِي الطَّاعَةِ
  28. 28بَاب: إِذَا نَذَرَ، أَوْ حَلَفَ: أَنْ لَا يُكَلِّمَ إِنْسَانًا، فِي الْجَاهِلِيَّةِ، ثُمَّ أَسْلَمَ
  29. 29بَاب: مَنْ مَاتَ وَعَلَيْهِ نَذْرٌ
  30. 30بَاب: النَّذْرِ فِيمَا لَا يَمْلِكُ وَفِي مَعْصِيَةٍ
  31. 31بَاب: مَنْ نَذَرَ أَنْ يَصُومَ أَيَّامًا، فَوَافَقَ النَّحْرَ أَوِ الْفِطْرَ
  32. 32بَاب: هَلْ يَدْخُلُ فِي الْأَيْمَانِ وَالنُّذُورِ الْأَرْضُ وَالْغَنَمُ وَالزُّرُوعُ وَالْأَمْتِعَةُ

Sahih-i Buhari 6657

Yemînler ve Nezirler
Sahih (Buhârî'nin Sahîh'i)
BÂB (8)
بَاب: قَوْلِ اللَّهِ تَعَالَى: ﴿وَأَقْسَمُوا بِاللَّهِ جَهْدَ أَيْمَانِهِمْ﴾ /الأنعام: ١٠٩

Harise İbn Vehb Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den şöyle dinlediğini nakletmiştir: "Size cennet halkının kimler olduğunu söyleyeyim mi? Bunlar zayıf düşürülmüş kimselerdir. Allah adına yemin etseler Allah yeminlerini tutmalarını sağlar. Cehennem halkı ise kaba, batıl yolda başkaları ile mücadele eden, kendini beğenmiş kimselerdir." Fethu'l-Bari Açıklaması: Allah Tealanın "Olanca güçleri ile Allah adına yemin ettiler" (el-En'am, 61109) buyurması: Ragıb el-Isfahanı şöyle demiştir: "Kasem yemin demektir. Kasem kelimesi 'kasame' kökünden gelmektedir. 'Kasame' ise maktulün velilerine yemin ettirmektir. Daha sonra bu kelime her tür yemin hakkında kuııanılmıştır. Ragıb şöyle demiştir: (Olanca güçleri ile yemin etmek) yemin ederken kapasitelerinin son haddinde yemin etmeye çalışmak anlamındadır. ibnu'l-Münzir şöyle demektedir: Allah adına yemin ettiğini söylemek ile sadece yemin ettiğini söylemek ile ilgili ihtilaf edilmiştir. Bazıları sadece yemin ettiğini söylemenin de yemin kastedilmese dahi yemin anlamına geleceğini belirtmişlerdir. Bu görüş İbn Ömer ve ibn Abbas'tan nakledilmiştir. İbrahim en-Nehaı, Süfyan es-Sevri ve Kufeliler bu kanaattedir. Çoğunluk ise, niyet edilmemişse, bunun yemin olmayacağı kanaatindedirler. İmam Malik şöyle demiştir: "Aııah'a yemin ederim demek yemindir. Ancak sadece yemin ederim demek ancak yemine niyet edilmişse yemindir." imam eş-Şafiı şöyle demiştir: "Sadece yemin ettiğini söylemek niyet etse dahi yemin sayılmaz. Allah'a yemin ederim demek de niyet edilirse yemindir." ibnu'l-Münir el-Haşiye'de şöyle demiştir: Buhari, 'yemin ederim' demenin yemin olmayacağını söyleyenlerin görüşünü reddetmektedir. Bu hususta, ilgili ayeti nakletmiştir. Bu ayette Allah adına kasem etmekten söz edilmiştir. Böylelikle kasem lafzı ile Allah lafzının bir arada zikredilmesinin hadislerde şart koşulmadığını açıklamıştır. Hadisler sadece kasem lafzının yemin anlamına geldiğine işaret etmektedir. Yemin eden kimsenin dışındakiler için de yemini yerine getirmek menduptur. Bu hadisin diğer bölümleri el-Cenaiz kitabında yer almaktadır. Hadiste söz edilen zayıf kimseler fakirler ve zayıf düşürülenlerdir. Bu hadisin şerhi Nur Süresinin tefsirinde genişçe anlatılmıştır. (Aııah adına yemin etseler Allah yeminlerini tutmalarını sağlar.) Bir şey yapmak için yemin etseler Aııah keremi ile onun yeminini yerine getirmesini ister, yeminınin gereğini ona yaptırır, böylece o da yeminini yerine getirmiş olur. Bu ifade kişinin duasının kabul edilmesi anlamında kinayedir

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنِي غُنْدَرٌ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ مَعْبَدِ بْنِ خَالِدٍ، سَمِعْتُ حَارِثَةَ بْنَ وَهْبٍ، قَالَ سَمِعْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏ "‏ أَلاَ أَدُلُّكُمْ عَلَى أَهْلِ الْجَنَّةِ، كُلُّ ضَعِيفٍ مُتَضَعَّفٍ، لَوْ أَقْسَمَ عَلَى اللَّهِ لأَبَرَّهُ، وَأَهْلِ النَّارِ كُلُّ جَوَّاظٍ عُتُلٍّ مُسْتَكْبِرٍ ‏"‏‏.‏
KAYNAK
Sahih-i Buhari, Kitâb 83 (Yemînler ve Nezirler), Bâb 8, Hadis no. 6657
HADİSİN DERECESİ
Sahih(Buhârî'nin Sahîh'i)
sunnetimiz.com/buhari:6657