Cabir b. Semure'nın nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "On iki emir olacaktır" buyurmuştur. -Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem birkelime daha söyledi ama işitme di m dediğimde- babam "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem 'Bunların tümü Kureyş'tendir' buyurdu dedi." Fethu'l-Bari Açıklaması: Ebu Davud'un el-Esved b. Said vasıtasıyla Cabir b. Semura'dan yaptığı benzer bir nakilde şöyle bir farklılık vardır: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem evine dönünce Kureyş geldi ve 'Sonra ne Olacak?' diye sordu. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Sonra katı (herc) olacak" diye cevap verdi.(Ebu Davud, Mehdi) Bezzar ise bu farklılığı bir başka yönden nakletmiştir. Onun nakline göre Cabir şöyle demiştir: "Sonra Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem evine döndü. Ben de onun yanına geldim ve 'Sonra ne olacak?' diye sordum. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem 'Sonra katı (herc) olacak' diye cevap verdi. İbn Battal'ın nakline göre Mühelleb şöyle demiştir: Bu hadisin manası hakkında kesin kanaat sahibi olan hiç kimseye rastlamadım. Bazıları sözkonusu emirler peşpeşe gelecek derken, bazıları bunlar aynı zamanda ortaya çıkıp, her biri emir olduğunu iddia edecek demişlerdir. Mühelleb şöyle devam etmiştir: Ağır basan zanna göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem kendisinden sonra son derece acaip fitneler meydana geleceğini hatta aynı zaman dilimi içinde halkın on iki emirin arkasına takılarak fırkalara ayrılacağını haber vermiştir. Mühelleb sözüne şöyle devam etmiştir: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bundan başka bir manayı kastetmiş olsaydı, "On iki emir çıkacak ve bunlar şöyle şöyle yapacaklar" ifadesini kullanırdl. Onları haberden soyutladığına göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in bu kimselerin aynı zamanda ortaya çıkacaklarını ifade etmek istediğini anladık. Bu, hadis yollarından Buhari' de yer alan rivayet dışında hiçbir şeye vakıf olmayan kimselerin ifadesidir. Benim Müslim ve başkalarından naklettiğim rivayetlerden anladığım şudur: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem onların idareciliklerine mahsus olan nitelikten söz etmiştir. Bu, İslamın aziz ve sağlam olmasıdır. Bir başka rivayette bir başka nitelik yer almaktadır. Bu da Ebu Davud'da yer alan rivayette olduğu üzere insanların tümünün bunların etrafında toplanacaklarıdır. Ebu Davud bu hadisi İsmail b. Ebi Halid, babası ve Cabir b. Semura isnadıyla şu şekilde nakletmektedir: "Bu din başınıza on iki halife gelinceye kadar ayakta durmaya devam edecektir. Bunların tümü etrafında ümmet bir araya gelecektir. "(Ebu Davud, Mehdi) Aynı rivayeti Taberani el-Esved vasıtasıyla bir başka yönden Semura'dan şöyle nakleder: "Onlara düşmanlık edenlerin düşmanlığı kendilerine zarar vermeyecektir. " Kadı Iyaz, bunu özetleyerek şöyle demiştir: Hadisten şu kastedilmiş olabilir: Bu on iki kişi hilafetin aziz, İslam'ın güçlü, dosdoğru, hilafet görevini yürüten kimselerin etrafında toplanıldığı bir sürede çıkacaklardır. Bu görüşü hadisin bazı rivayetlerinde yer alan "Ümmetin tümü bunların etrafında toplanacaktır" cümlesi teyid etmektedir. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in haber verdiği bu gerçek insanların etraflarında toplandığı halifeler hakkında ortaya çıkmıştır. Bu, Emevi oğullarının yönetiminde çalkantılar başlayıncaya ve el-Velid b. Yezid zamanındaki o fitne ortaya çıkıncaya kadar devam etmiştir. Sözkonusu emirler, Abbasi devleti kurulup Emevllerin kökünü kazıyıncaya kadar ardarda gelmişlerdir. Hadiste sözü edilen sayının incelendiğinde doğru olduğu görülecektir. Kadı Iyaz şöyle demiştir: Bu hadis, başka manaya da muhtemeldir. Nebiinin maksadının ne olduğunu en iyi Yüce Allah bilir. Bunun açıklaması şudur: "İdima" kelimesinden maksat insanların kendisine bey'at etmek için boyun eğmeleridir. Tarihte gerçekleşen de şudur: İnsanlar sırasıyla Ebu Bekir, Ömer, Osman, Ali'ye boyun eğip bey'at etmişlerdir. Bu durum, Sıffın'da hakem olayına kadar böylece sürmüştür. O gün Muaviye'ye halife ismi verilmiştir. Sonra insanlar Hz. Hasan'ın barışı esnasında Muaviye'ye boyun eğip bey'at etmişlerdir. Ardından onun oğlu Yezid'e bey'at etmişlerdir. Halifelik Hüseyin'in eline geçmemiştir. Tam tersine o bundan önce katledilmiştir. Daha sonra Yezid ölünce ihtilaf baş göstermiş ve İbnü'z-ZUbeyr'in katlinden sonra Abdulmelik b. Mervan'a bey'at edilinceye kadar bu durum sürmüştür. Bundan sonra onun dört çocuğu sırasıyla el-Velid, Süleyman, Yezid ve son olarak Hişam'a bey'at edilmiştir. Süleyman'la, Yezid arasında Ömer b. Abdulaziz vardır. Buraya kadar Hulefa-yı Raşidinden sonra yedi kişi saymış olduk. On ikinci emir ise elVelid b. Yezid b. Abdulmelik'tir. el-Velid'in amcası Hişam ölünce insanlar ona bey'at etmişlerdir. el-Velid yaklaşık dört sene halifelik yapmış, sonra ona isyan etmişler ve kendisini öldürmüşlerdir. O günden itibaren fitneler yayılmış, durum değişmiştir. Bu tarihten sonra insanlar bir halifenin etrafında bir daha bir araya gelmemişlerdir. Çünkü amcaoğlu el-Velid b. Yezid'e karşı gelen Yezid b. el-Velid' in halifeliği uzun sürmemiştir. Tam tersine babasının amcaoğlu Mervan b. Muhammed b. Mervan o daha ölmeden kendisine isyan etmiştir. Yezid ölünce yerine kardeşi İbrahim geçmiş ve Mervan da ona galip gelmiştir. Sonra Abbas oğulları Mervan'a isyan etmişler ve sonunda Mervan öldürülmüştür. Bundan sonra hilafete Abbas oğullarının ilk halifesi Ebü'l-Abbas es-Seffah geçmiştir. Ona isyan edenlerin çokluğu yanında halifeliği uzun sürmemiştir. Sonra yerine kardeşi el-Mansur geçmiş, onun halifeliği uzun sürmüştür. Fakat Mervanilerin el-Endülüs'ü ele geçirmeleri nedeniyle uzak mağrib bölgesi ona itaatten çıkmıştır. Endülüs, zorla ele geçirdikleri bir bölge olarak ellerinde kalmaya devam etmiştir. Ancak idareciler, bundan sonra da kendilerine halife ismini almayı sürdürmüşlerdir. Yeryüzünün bütün bölgelerinde bir tefrika baş göstermiş ve bazı beldelerde hilafetten geriye isimden başka bir şey kalmamıştır. Oysa Abdulmelik b. Mervan'ındöneminde yeryüzünün her tarafında Müslümanların hakim oldukları doğu, batı, sağ, sol her bölgede halife adına hutbe okunuyordu. Bu beldelerden hiçbirinde halifenin emri olmaksızın hiç kimse hiçbir göreve gelemiyordu. Bunların tarihlerini inceleyen kimse söylediklerimizin doğru olduğunu görecektir. Buna göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in 'Sonra katı (herc) olacak' cümlesinin manası şu olur: Bundan sonra fitnelerden kaynaklanan öldürme olayları olacaktır. Bu, yaygınlaşacak ve sürüp giderek zaman durdukça artacaktır. Nitekim aynen Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in haber verdiği gibi olmuştur. Yardım dilenecek tek varlık Yüce Allah'tır
Sahih-i Buhari › Kitâb 93 · Hükümler › Bâb 50Konum
KİTÂBLAR (97)
- 1Vahyin Başlangıcı7
- 2Îmân51
- 3İlim76
- 4Abdest113
- 5Gusül46
- 6Hayız40
- 7Teyemmüm15
- 8Namaz174
- 9Namaz Vakitleri81
- 10Ezan275
- 11Cuma66
- 12Korku Namazı6
- 13İki Bayram (iydeyn)42
- 14Vitir Namazı15
- 15Yağmur Duası (Istiskaa)35
- 16Güneş ve Ay Tutulması27
- 17Kur'ân Okurken Secde Edilecek Yerlerler13
- 18Namazın Kısaltılması (At-Taksir)40
- 19Gece Namazı (Teheccüd)69
- 20Mekke ve Medîne Mescidlerinde Kılınan Namazın Fazîleti10
- 21Namaz İçinde Ameller27
- 22Namazda Unutkanlık14
- 23Cenazeler160
- 24Zekât118
- 25Hacc260
- 26Umre33
- 27Hac Yolculuğunu Tamamlamaktan Engellenen Hacılar15
- 28Hacda Avlanma Cezası46
- 29Medine'nin Faziletleri24
- 30Oruç Tutmak117
- 31Teravih Namazı6
- 32Kadir Gecesinin Fazileti11
- 33Ramazânın Son On Gününde İ'tikâf22
- 34Alışverişler193
- 35Sonradan Teslim Edilecek Mallar İçin Bedel Ödenen Satışlar (Selem Akdi)20
- 36Şuf’a3
- 37İcâre27
- 38Havaleler3
- 39Kefalet9
- 40Vekâlet21
- 41Ekincilik31
- 42Su Dağıtımı34
- 43Borç, Borç Ödenmesi, Malın Dondurulması, İflas25
- 44Hukukî Çekişmeler (Husûmât)16
- 45Yerde Bulunup Kaldırılan Şeyler (Lukata)15
- 46Zulümler ve Gasb43
- 47Ortaklık25
- 48Rehin9
- 49Kölelerin Azat Edilmesi43
- 50Mükâteb6
- 51Hediyeler71
- 52Şehâdetler53
- 53Barış Sağlamak22
- 54Şartlar26
- 55Vasiyyetler44
- 56Cihâd ve Sîretler309
- 57Ganimetin Beşte Biri66
- 58Cizye ve Muvâde'a33
- 59Yaratılışın Başlangıcı136
- 60Peygamberler163
- 61Peygamberin (ﷺ) ve Ashabının Faziletleri ve Meziyetleri162
- 62Peygamberin Sahabeleri128
- 63Medine'deki Yardımcıların (Ensar) Faziletleri173
- 64Peygamber (ﷺ) Tarafından Yönetilen Askeri Seferler (El-Megazi)526
- 65Kur'an-ı Kerim 'in Peygamber ﷺ Tefsiri507
- 66Kur'ân’ın Faziletleri87
- 67Nikâh188
- 68Boşanmak100
- 69Nafakalar22
- 70Yiyecek, Yemek95
- 71Akîka Kurbânı9
- 72Avcılık, Kesim70
- 73Udhiyeler30
- 74İçecekler65
- 75Hastalar38
- 76Tıp101
- 77Elbise188
- 78Edeb255
- 79İzin İsteme77
- 80Dualar108
- 81Kalbi İnceltmek (Ar-Riqaq)182
- 82Kader27
- 83Yemînler ve Nezirler87
- 84Yeminlerin Keffaretleri15
- 85Mîrâs Payları (Ferîzalar)49
- 86Allah Tarafından Belirlenen Sınırlar ve Cezalar (Hudûd)89
- 87Kan Parası (Ad-Diyat)59
- 88Mürtedler22
- 89Zorlama altında yapılan ifadeler13
- 90Hileler29
- 91Ru'yâ Ta'bîri66
- 92Fitneler89
- 93Hükümler89
- 94Temenni20
- 95Doğru Bir Kişi Tarafından Verilen Bilgiyi Kabul Etmek (Vâhidlerin)22
- 96Kur'an ve Sünnete Sımsıkı Sarılmak103
- 97Allah'ı Birlemek (Tevhid)193
BÂBLAR — Hükümler (52)
- 1بَاب: قَوْلِ اللَّهِ تَعَالَى: ﴿أَطِيعُوا اللَّهَ وَأَطِيعُوا الرَّسُولَ وَأُولِي الأَمْرِ مِنْكُمْ﴾ /النساء: ٥٩
- 2بَاب: الْأُمَرَاءُ مِنْ قُرَيْشٍ
- 3بَاب: أَجْرِ مَنْ قَضَى بِالْحِكْمَةِ
- 4بَاب: السَّمْعِ وَالطَّاعَةِ لِلْإِمَامِ مَا لَمْ تَكُنْ مَعْصِيَةً
- 5بَاب: مَنْ لَمْ يَسْأَلِ الْإِمَارَةَ أَعَانَهُ اللَّهُ عَلَيْهَا
- 6بَاب: مَنْ سَأَلَ الْإِمَارَةَ وُكِلَ إِلَيْهَا
- 7بَاب: مَا يُكْرَهُ مِنَ الْحِرْصِ عَلَى الْإِمَارَةِ
- 8بَاب: مَنِ اسْتُرْعِيَ رَعِيَّةً فَلَمْ يَنْصَحْ
- 9بَاب: مَنْ شَاقَّ شَقَّ اللَّهُ عَلَيْهِ
- 10بَاب: الْقَضَاءِ وَالْفُتْيَا فِي الطَّرِيقِ
- 11بَاب: مَا ذُكِرَ أَنَّ النَّبِيَّ ﷺ لَمْ يَكُنْ لَهُ بَوَّابٌ
- 12بَاب: الْحَاكِمِ يَحْكُمُ بِالْقَتْلِ عَلَى مَنْ وَجَبَ عَلَيْهِ، دُونَ الْإِمَامِ الَّذِي فَوْقَهُ
- 13بَاب: هَلْ يَقْضِي الْقَاضِي أَوْ يُفْتِي وَهُوَ غَضْبَانُ
- 14بَاب: مَنْ رَأَى لِلْقَاضِي أَنْ يَحْكُمَ بِعِلْمِهِ فِي أَمْرِ النَّاسِ، إِذَا لَمْ يَخَفِ الظُّنُونَ وَالتُّهَمَةَ
- 15بَاب: الشَّهَادَةِ عَلَى الْخَطِّ الْمَخْتُومِ، وَمَا يَجُوزُ مِنْ ذَلِكَ وَمَا يَضِيقُ عليه، وَكِتَابِ الْحَاكِمِ إِلَى عَامِلِهِ وَالْقَاضِي إِلَى الْقَاضِي
- 16بَاب: رِزْقِ الْحُكَّامِ وَالْعَامِلِينَ عَلَيْهَا
- 17بَاب مَنْ قَضَى وَلَاعَنَ فِي الْمَسْجِدِ
- 18بَاب: مَنْ حَكَمَ فِي الْمَسْجِدِ، حَتَّى إِذَا أَتَى عَلَى حَدٍّ أَمَرَ أَنْ يُخْرَجَ مِنَ الْمَسْجِدِ فَيُقَامَ
- 19بَاب: مَوْعِظَةِ الْإِمَامِ لِلْخُصُومِ
- 20بَاب: الشَّهَادَةِ تَكُونُ عِنْدَ الْحَاكِمِ، فِي وِلَايَتِهِ الْقَضَاءَ أَوْ قَبْلَ ذَلِكَ، لِلْخَصْمِ
- 21بَاب: أَمْرِ الْوَالِي إِذَا وَجَّهَ أَمِيرَيْنِ إِلَى مَوْضِعٍ: أَنْ يَتَطَاوَعَا وَلَا يَتَعَاصَيَا
- 22بَاب: إِجَابَةِ الْحَاكِمِ الدَّعْوَةَ
- 23بَاب: هَدَايَا الْعُمَّالِ
- 24بَاب: اسْتِقْضَاءِ الْمَوَالِي وَاسْتِعْمَالِهِمْ
- 25بَاب: الْعُرَفَاءِ لِلنَّاسِ
- 26بَاب: مَا يُكْرَهُ مِنْ ثَنَاءِ السُّلْطَانِ، وَإِذَا خَرَجَ قَالَ غَيْرَ ذَلِكَ
- 27بَاب: الْقَضَاءِ عَلَى الْغَائِبِ
- 28بَاب مَنْ قُضِيَ لَهُ بِحَقِّ أَخِيهِ فَلَا يَأْخُذْهُ، فَإِنَّ قَضَاءَ الْحَاكِمِ لَا يُحِلُّ حَرَامًا وَلَا يُحَرِّمُ حَلَالًا
- 29بَاب: الْحُكْمِ فِي الْبِئْرِ وَنَحْوِهَا
- 30بَاب الْقَضَاءُ فِي كثير المال وقليله
- 31بَاب: بَيْعِ الْإِمَامِ عَلَى النَّاسِ أَمْوَالَهُمْ وَضِيَاعَهُمْ
- 32بَاب: مَنْ لَمْ يَكْتَرِثْ بِطَعْنِ مَنْ لَا يَعْلَمُ فِي الْأُمَرَاءِ حَدِيثًا
- 33بَاب: الْأَلَدِّ الْخَصِمِ، وَهُوَ الدَّائِمُ فِي الْخُصُومَةِ
- 34بَاب: إِذَا قَضَى الْحَاكِمُ بِجَوْرٍ، أَوْ خِلَافِ أَهْلِ الْعِلْمِ فَهُوَ رَدٌّ
- 35بَاب: الْإِمَامِ يَأْتِي قَوْمًا فَيُصْلِحُ بَيْنَهُمْ
- 36بَاب: يُسْتَحَبُّ لِلْكَاتِبِ أَنْ يَكُونَ أَمِينًا عَاقِلًا
- 37بَاب: كِتَابِ الْحَاكِمِ إِلَى عُمَّالِهِ، وَالْقَاضِي إِلَى أُمَنَائِهِ
- 38بَاب: هَلْ يَجُوزُ لِلْحَاكِمِ أَنْ يَبْعَثَ رَجُلًا وَحْدَهُ لِلنَّظَرِ فِي الْأُمُورِ
- 39بَاب: تَرْجَمَةِ الْحُكَّامِ، وَهَلْ يَجُوزُ تَرْجُمَانٌ وَاحِدٌ
- 40بَاب: مُحَاسَبَةِ الْإِمَامِ عُمَّالَهُ
- 41بَاب: بِطَانَةِ الْإِمَامِ وَأَهْلِ مَشُورَتِهِ
- 42بَاب: كَيْفَ يُبَايِعُ الْإِمَامُ النَّاسَ
- 43بَاب: مَنْ بَايَعَ مَرَّتَيْنِ
- 44بَاب: بَيْعَةِ الْأَعْرَابِ
- 45بَاب: بَيْعَةِ الصَّغِيرِ
- 46بَاب: مَنْ بَايَعَ ثُمَّ اسْتَقَالَ الْبَيْعَةَ
- 47بَاب: مَنْ بَايَعَ رَجُلًا لَا يُبَايِعُهُ إِلَّا لِلدُّنْيَا
- 48بَاب: بَيْعَةِ النِّسَاءِ
- 49بَاب: مَنْ نَكَثَ بَيْعَةً
- 50بَاب: الِاسْتِخْلَافِ
- 51بَاب: إِخْرَاجِ الْخُصُومِ وَأَهْلِ الرِّيَبِ مِنَ الْبُيُوتِ بَعْدَ الْمَعْرِفَةِ
- 52بَاب: هَلْ لِلْإِمَامِ أَنْ يَمْنَعَ الْمُجْرِمِينَ وَأَهْلَ الْمَعْصِيَةِ مِنَ الْكَلَامِ مَعَهُ وَالزِّيَارَةِ وَنَحْوِهِ
Sahih-i Buhari 7223
Hükümler
Sahih (Buhârî'nin Sahîh'i)
BÂB (50)
بَاب: الِاسْتِخْلَافِ
حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا غُنْدَرٌ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عَبْدِ الْمَلِكِ، سَمِعْتُ جَابِرَ بْنَ سَمُرَةَ، قَالَ سَمِعْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ " يَكُونُ اثْنَا عَشَرَ أَمِيرًا ـ فَقَالَ كَلِمَةً لَمْ أَسْمَعْهَا فَقَالَ أَبِي إِنَّهُ قَالَ ـ كُلُّهُمْ مِنْ قُرَيْشٍ ".
Notunuz
KAYNAK
Sahih-i Buhari, Kitâb 93 (Hükümler), Bâb 50, Hadis no. 7223
HADİSİN DERECESİ
Sahih(Buhârî'nin Sahîh'i)
sunnetimiz.com/buhari:7223