SÜNNETİMİZSÜNNET VE HADİS KÜTÜPHANESİ
Sahih-i Buhari › Kitâb 96 · Kur'an ve Sünnete Sımsıkı Sarılmak › Bâb 10Konum
KİTÂBLAR (97)
  1. 1Vahyin Başlangıcı7
  2. 2Îmân51
  3. 3İlim76
  4. 4Abdest113
  5. 5Gusül46
  6. 6Hayız40
  7. 7Teyemmüm15
  8. 8Namaz174
  9. 9Namaz Vakitleri81
  10. 10Ezan275
  11. 11Cuma66
  12. 12Korku Namazı6
  13. 13İki Bayram (iydeyn)42
  14. 14Vitir Namazı15
  15. 15Yağmur Duası (Istiskaa)35
  16. 16Güneş ve Ay Tutulması27
  17. 17Kur'ân Okurken Secde Edilecek Yerlerler13
  18. 18Namazın Kısaltılması (At-Taksir)40
  19. 19Gece Namazı (Teheccüd)69
  20. 20Mekke ve Medîne Mescidlerinde Kılınan Namazın Fazîleti10
  21. 21Namaz İçinde Ameller27
  22. 22Namazda Unutkanlık14
  23. 23Cenazeler160
  24. 24Zekât118
  25. 25Hacc260
  26. 26Umre33
  27. 27Hac Yolculuğunu Tamamlamaktan Engellenen Hacılar15
  28. 28Hacda Avlanma Cezası46
  29. 29Medine'nin Faziletleri24
  30. 30Oruç Tutmak117
  31. 31Teravih Namazı6
  32. 32Kadir Gecesinin Fazileti11
  33. 33Ramazânın Son On Gününde İ'tikâf22
  34. 34Alışverişler193
  35. 35Sonradan Teslim Edilecek Mallar İçin Bedel Ödenen Satışlar (Selem Akdi)20
  36. 36Şuf’a3
  37. 37İcâre27
  38. 38Havaleler3
  39. 39Kefalet9
  40. 40Vekâlet21
  41. 41Ekincilik31
  42. 42Su Dağıtımı34
  43. 43Borç, Borç Ödenmesi, Malın Dondurulması, İflas25
  44. 44Hukukî Çekişmeler (Husûmât)16
  45. 45Yerde Bulunup Kaldırılan Şeyler (Lukata)15
  46. 46Zulümler ve Gasb43
  47. 47Ortaklık25
  48. 48Rehin9
  49. 49Kölelerin Azat Edilmesi43
  50. 50Mükâteb6
  51. 51Hediyeler71
  52. 52Şehâdetler53
  53. 53Barış Sağlamak22
  54. 54Şartlar26
  55. 55Vasiyyetler44
  56. 56Cihâd ve Sîretler309
  57. 57Ganimetin Beşte Biri66
  58. 58Cizye ve Muvâde'a33
  59. 59Yaratılışın Başlangıcı136
  60. 60Peygamberler163
  61. 61Peygamberin (ﷺ) ve Ashabının Faziletleri ve Meziyetleri162
  62. 62Peygamberin Sahabeleri128
  63. 63Medine'deki Yardımcıların (Ensar) Faziletleri173
  64. 64Peygamber (ﷺ) Tarafından Yönetilen Askeri Seferler (El-Megazi)526
  65. 65Kur'an-ı Kerim 'in Peygamber ﷺ Tefsiri507
  66. 66Kur'ân’ın Faziletleri87
  67. 67Nikâh188
  68. 68Boşanmak100
  69. 69Nafakalar22
  70. 70Yiyecek, Yemek95
  71. 71Akîka Kurbânı9
  72. 72Avcılık, Kesim70
  73. 73Udhiyeler30
  74. 74İçecekler65
  75. 75Hastalar38
  76. 76Tıp101
  77. 77Elbise188
  78. 78Edeb255
  79. 79İzin İsteme77
  80. 80Dualar108
  81. 81Kalbi İnceltmek (Ar-Riqaq)182
  82. 82Kader27
  83. 83Yemînler ve Nezirler87
  84. 84Yeminlerin Keffaretleri15
  85. 85Mîrâs Payları (Ferîzalar)49
  86. 86Allah Tarafından Belirlenen Sınırlar ve Cezalar (Hudûd)89
  87. 87Kan Parası (Ad-Diyat)59
  88. 88Mürtedler22
  89. 89Zorlama altında yapılan ifadeler13
  90. 90Hileler29
  91. 91Ru'yâ Ta'bîri66
  92. 92Fitneler89
  93. 93Hükümler89
  94. 94Temenni20
  95. 95Doğru Bir Kişi Tarafından Verilen Bilgiyi Kabul Etmek (Vâhidlerin)22
  96. 96Kur'an ve Sünnete Sımsıkı Sarılmak103
  97. 97Allah'ı Birlemek (Tevhid)193
BÂBLAR — Kur'an ve Sünnete Sımsıkı Sarılmak (27)
  1. 1بَاب: قَوْلِ النَّبِيِّ ﷺ: (بُعِثْتُ بِجَوَامِعِ الْكَلِمِ)
  2. 2بَاب: الِاقْتِدَاءِ بِسُنَنِ رَسُولِ اللَّهِ ﷺ
  3. 3بَاب: مَا يُكْرَهُ مِنْ كَثْرَةِ السُّؤَالِ وَتَكَلُّفِ مَا لَا يَعْنِيهِ
  4. 4بَاب: الِاقْتِدَاءِ بِأَفْعَالِ النَّبِيِّ ﷺ
  5. 5بَاب: مَا يُكْرَهُ مِنَ التَّعَمُّقِ وَالتَّنَازُعِ فِي الْعِلْمِ، وَالْغُلُوِّ فِي الدِّينِ وَالْبِدَعِ
  6. 6بَاب: إِثْمِ مَنْ آوَى مُحْدِثًا
  7. 7بَاب: مَا يُذْكَرُ مِنْ ذَمِّ الرَّأْيِ وَتَكَلُّفِ الْقِيَاسِ
  8. 8بَاب: مَا كَانَ النَّبِيُّ ﷺ يُسْأَلُ مِمَّا لَمْ يُنْزَلْ عَلَيْهِ الْوَحْيُ، فَيَقُولُ: (لَا أَدْرِي). أَوْ لَمْ يُجِبْ حَتَّى يُنْزَلَ عَلَيْهِ الْوَحْيُ، وَلَمْ يَقُلْ بِرَأْيٍ وَلَا بِقِيَاسٍ
  9. 9بَاب: تَعْلِيمِ النَّبِيِّ ﷺ أُمَّتَهُ مِنَ الرِّجَالِ وَالنِّسَاءِ مِمَّا عَلَّمَهُ اللَّهُ، لَيْسَ بِرَأْيٍ وَلَا تَمْثِيلٍ
  10. 10بَاب: قَوْلِ النَّبِيِّ ﷺ: (لَا تَزَالُ طَائِفَةٌ مِنْ أُمَّتِي ظَاهِرِينَ عَلَى الْحَقِّ). وَهُمْ أَهْلُ الْعِلْمِ
  11. 11بَاب: فِي قَوْلِ اللَّهِ تَعَالَى: ﴿أَوْ يَلْبِسَكُمْ شِيَعًا﴾ /الأنعام: ٦٥
  12. 12بَاب: مَنْ شَبَّهَ أَصْلًا مَعْلُومًا بِأَصْلٍ مُبَيَّنٍ، وقد بَيَّنَ النبي ﷺ حُكْمَهُمَا، لِيُفْهِمَ السَّائِلَ
  13. 13بَاب: مَا جَاءَ فِي اجْتِهَادِ القضاء بما أنزل الله تعالى
  14. 14بَابُ: قَوْلِ النَّبِيِّ ﷺ: (لَتَتْبَعُنَّ سَنَنَ مَنْ كَانَ قَبْلَكُمْ)
  15. 15بَاب: إِثْمِ مَنْ دَعَا إِلَى ضَلَالَةٍ، أَوْ سَنَّ سُنَّةً سَيِّئَةً
  16. 16بَاب: مَا ذَكَرَ النَّبِيُّ ﷺ وَحَضَّ عَلَى اتِّفَاقِ أَهْلِ الْعِلْمِ، وَمَا اجتمع عَلَيْهِ الْحَرَمَانِ مَكَّةُ وَالْمَدِينَةُ، وَمَا كَانَ بِهَا مِنْ مَشَاهِدِ النَّبِيِّ ﷺ وَالْمُهَاجِرِينَ وَالْأَنْصَارِ، وَمُصَلَّى النَّبِيِّ ﷺ وَالْمِنْبَرِ وَالْقَبْرِ
  17. 17بَاب: قَوْلِ اللَّهِ تَعَالَى: ﴿لَيْسَ لَكَ مِنَ الأَمْرِ شَيْءٌ﴾ /آل عمران: ١٢٨
  18. 18بَاب: قَوْلِهِ تَعَالَى: ﴿وَكَانَ الإِنْسَانُ أَكْثَرَ شَيْءٍ جَدَلا﴾ /الكهف: ٥٤
  19. 19بَاب: قَوْلِهِ تَعَالَى: ﴿وَكَذَلِكَ جَعَلْنَاكُمْ أُمَّةً وَسَطًا﴾ /البقرة: ١٤٣/. وَمَا أَمَرَ النَّبِيُّ ﷺ بِلُزُومِ الْجَمَاعَةِ، وَهُمْ أَهْلُ الْعِلْمِ
  20. 20بَاب: إِذَا اجْتَهَدَ الْعَامِلُ أَوِ الْحَاكِمُ، فَأَخْطَأَ خِلَافَ الرَّسُولِ مِنْ غَيْرِ عِلْمٍ، فَحُكْمُهُ مَرْدُودٌ
  21. 21بَاب: الْحُجَّةِ عَلَى مَنْ قَالَ: إِنَّ أَحْكَامَ النَّبِيِّ ﷺ كَانَتْ ظَاهِرَةً، وَمَا كَانَ يَغِيبُ بَعْضُهُمْ مِنْ مَشَاهِدِ النَّبِيِّ ﷺ وَأُمُورِ الْإِسْلَامِ
  22. 22بَاب: مَنْ رَأَى تَرْكَ النَّكِيرِ مِنَ النَّبِيِّ ﷺ حُجَّةً، لَا مِنْ غَيْرِ الرَّسُولِ
  23. 23بَاب: الْأَحْكَامِ الَّتِي تُعْرَفُ بِالدَّلَائِلِ، وَكَيْفَ مَعْنَى الدِّلَالَةِ وَتَفْسِيرُهَا
  24. 24بَاب: قَوْلِ النَّبِيِّ ﷺ: (لَا تَسْأَلُوا أَهْلَ الْكِتَابِ عَنْ شَيْءٍ)
  25. 25بَاب: كَرَاهِيَةِ الاختلاف
  26. 26بَاب: نَهْيِ النَّبِيِّ ﷺ عَلَى التَّحْرِيمِ إِلَّا مَا تُعْرَفُ إِبَاحَتُهُ، وَكَذَلِكَ أَمْرُهُ
  27. 27بَاب: قَوْلِ اللَّهِ تَعَالَى: ﴿وَأَمْرُهُمْ شُورَى بَيْنَهُمْ﴾ /الشورى: ٣٨/. ﴿وَشَاوِرْهُمْ فِي الأَمْرِ﴾ /آل عمران: ١٥٩/. وَأَنَّ الْمُشَاوَرَةَ قَبْلَ الْعَزْمِ وَالتَّبَيُّنِ، لِقَوْلِهِ: ﴿فَإِذَا عَزَمْتَ فَتَوَكَّلْ عَلَى اللَّهِ﴾. /آل عمران: ١٥٩/. فَإِذَا عَزَمَ الرَّسُولُ ﷺ لَمْ يَكُنْ لِبَشَرٍ التَّقَدُّمُ عَلَى اللَّهِ وَرَسُولِهِ

Sahih-i Buhari 7312

Kur'an ve Sünnete Sımsıkı Sarılmak
Sahih (Buhârî'nin Sahîh'i)
BÂB (10)
بَاب: قَوْلِ النَّبِيِّ ﷺ: (لَا تَزَالُ طَائِفَةٌ مِنْ أُمَّتِي ظَاهِرِينَ عَلَى الْحَقِّ). وَهُمْ أَهْلُ الْعِلْمِ

Humeyd şöyle demiştir: Muaviye b. Ebi Süfyan'ı bir konuşma yaparken duydum. Şöyle diyordu: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu işittim: "Allah kimin hayrını isterse ona din hususunda (büyük bir) anlayış verir. Ben (verici değil) yalnız aranızda taksim ediciyim. Veren ise Allah'tır. Bu ümmetin işi kıyamet kopuncaya -yahut Allah'ın emri gelinceye- kadar hep hak din üzerinde dosdoğru olmakta devam edecektir." Fethu'l-Bari Açıklaması: Buhari'nin başlığındaki "Bunlar ilim sahipleridir" ifadesi, Buharl'nin kendisine aittir. Hakim'in Ulumu'l-Hadis'te sahih bir isnadla nakline göre Ahmed b. Hanbel "Bunlar muhaddisler değilse başka kim olabilirler ben bilmiyorum" demiştir. "Allah'ın emri gelinceye kadar hak üzerinde birbirine yardım etmekte devam edecek ve bunlar daima galip geleceklerdir." Yani kendilerine muhalif olanlara galip olacaklardır. Ya da "zuhur" kelimesinden maksat, onlar gizli değil, meşhur olmaya devam edeceklerdir demek de olabilir. Fakat birincisi daha iyidir. Müslim'in Cabir'den nakline göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Bu din hep var olacaktır. Müslümanlardan bir grup kıyamet kop uncaya kadar onun uğrunda mücadele edecektir. "(Müslim, imara) Müslim'in Ukbe b. Amir'den nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Ümmetimden bir zümre hiç eksik olmayacaktır. Bunlar kıyametle karşılaşıncaya kadar düşmanlarına galip olarak Allah'ın emri uğruna çarpışacaklar ve kendilerine muhalif olanlar onlara zarar veremeyecektir. "(Müslim, imara) Bu hadisle "Kıyamet ancak insanların kötülerinin başına kopacaktır" hadisinin nasıl cem ve telif edileceğini Fiten Bölümünün sonlarında açıklamıştık. Yine Müslim'in nakline göre Abdullah b. Amr, "Kıyamet ancak halkın kötülerinin başına kopacaktır. Onlar cahiliye insanlarından daha beterdirler. Bunlar Allah'tan bir şey istediler mi derhal buna icabet eder."(Müslim, imara) Bu rivayette Ukbe b. Amir'in Mesleme b. Muhalled'e bu hadisle şöyle bir karşı cevabı da vardır: "Abdullah b. Amr "evet" dedi. Sonra şöyle şöyle devam etti: Bundan sonra Allah misk kokusu gibi bir koku gönderir. Kalbinde habbe miktarı iman olan hiçbir kimseyi ruhunu almadan bırakmaz. Sonra insanların kötüleri kalır ve kıyamet bunların başına kopar. "(Müslim, imara) Biz buna ilmin (yeryüzünden) alınması hadisini açıklarken kısa süre önce işaret etmiştik. Bu, yukarıdaki iki hadisi cem ve telif etme noktasında esas alınmaya en uygun olan rivayettir. "Bu ümmetin işi kıyamet kopuncaya -yahut Allah'ın emri gelinceye- kadar hep hak din üzerinde dosdoğru olmakta devam edecektir." Nevevi, hadiste icmanın delil gücü olduğu hükmü yer almaktadır demiştir. Sonra şöyle devam etmiştir: Hadiste sözü edilen "taife=zümre" nin çeşitli mu'minlerden oluşan birçok cemaat olması mümkündür. Bu cemaatin içinde cesur, savaş konusunda basiretli, fakih, muhaddis, müfessir, emr-i bi'l-maruf, nehy-i ani'l-müriker vazifesi yapan, zahid, ibadetedüşkün kimseler bulunur. Bunların bir tek beldede bir arada bulunmaları gerekmez. İçlerinden bazıları bir beldede bulunurken, bazıları diğer beldede bulunabilir. En sonunda bütün yeryüzünün bir belde de bir tek fırka kalıncaya kadar birer birer bunların bazılarından yoksun kalması mümkündür. Sözü edilen kimseler tamamen yok olduklarında Allah'ın emri gelir. Buradaki uyarının bir benzeri bazı imamların "Allah bu ümmete her yüz yılın başında dinini tecdid edecek birisini gönderir"(Ebu Davud, Melahim) hadisini yorumlamalarıdır. Bu hadisi bilginler şöyle anlamışlardır: Hadisin bu ifadesinden müceddidin sadece her yüzyılın başında geleceği sonucu çıkmaz. Tam tersine bu konudaki durum yukarıdaki "zümre" konusunda zikredilen gibidir. Bu açıklama da isabetlidir. Çünkü yenilenmesine ihtiyaç duyulan niteliklerin bir arada bulunması, hayır türlerinden sadece bir türe mahsus değildir. Hayrın niteliklerinin tümünün bir şahısta toplanması gerekmez. Ancak bunun Ömer b. Abdulaziz'de toplandığı iddia edilerse bu müstesnadır. Çünkü o, hayrın niteliklerinintümünü kendisinde toplamış ve bu konuda ileri gitmiş biri olarak ilk yüz yılın başında halifelik görevinde bulunuyordu. Bundan dolayı Ahmed b. Hanbel bilginlerin bu hadisi Ömer b. Abdulaziz şeklinde açıkladıklarını ifade etmiştir. Ondan sonra gelen kişi ise güzel sıfatlarla bezenmiş olarak İmam Şafil'dir. Ancak o cihad ve adalete göre yönetim işini yürütmüyordu. Buna göre yüz yılın başında bu sıfatlardan herhangi biriyle bezenmiş olm herkes -ister birden çok olsun, isterse olmasın- bu hadiste sözü edilen müceddid olabilir

حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، حَدَّثَنَا ابْنُ وَهْبٍ، عَنْ يُونُسَ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، أَخْبَرَنِي حُمَيْدٌ، قَالَ سَمِعْتُ مُعَاوِيَةَ بْنَ أَبِي سُفْيَانَ، يَخْطُبُ قَالَ سَمِعْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏ "‏ مَنْ يُرِدِ اللَّهُ بِهِ خَيْرًا يُفَقِّهْهُ فِي الدِّينِ، وَإِنَّمَا أَنَا قَاسِمٌ وَيُعْطِي اللَّهُ، وَلَنْ يَزَالَ أَمْرُ هَذِهِ الأُمَّةِ مُسْتَقِيمًا حَتَّى تَقُومَ السَّاعَةُ، أَوْ حَتَّى يَأْتِيَ أَمْرُ اللَّهِ ‏"‏‏.‏
KAYNAK
Sahih-i Buhari, Kitâb 96 (Kur'an ve Sünnete Sımsıkı Sarılmak), Bâb 10, Hadis no. 7312
HADİSİN DERECESİ
Sahih(Buhârî'nin Sahîh'i)
sunnetimiz.com/buhari:7312