SÜNNETİMİZSÜNNET VE HADİS KÜTÜPHANESİ
Sünen-i Ebû Dâvûd › Kitâb 17 · AvKonum

(17) Kitâb: Av

كتاب الصيد
Hadis 2844 – 2861 · 18 rivayet
BÂB (1)

بَابٌ فِي اتِّخَاذِ الْكَلْبِ لِلصَّيْدِ وَغَيْرِهِ

Sünen-i Ebû Dâvûd 2844Sahih (el-Elbânî)

Ebû Hureyre'den (rivayet olunduğuna göre) Nebi (S.A.V.) şöyle buyurmuştur: "Her kim çoban köpeği ile (eğitilmiş) av ve ekin köpeği dışında bir köpek taşırsa (o kimsenin) sevabından hergün bir kîrât eksilir

حَدَّثَنَا الْحَسَنُ بْنُ عَلِيٍّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ مَنِ اتَّخَذَ كَلْبًا إِلاَّ كَلْبَ مَاشِيَةٍ أَوْ صَيْدٍ أَوْ زَرْعٍ انْتَقَصَ مِنْ أَجْرِهِ كُلَّ يَوْمٍ قِيرَاطٌ ‏"‏ ‏.‏
Sünen-i Ebû Dâvûd, Kitâb 17 (Av), Bâb 1, Hadis no. 2844
Sünen-i Ebû Dâvûd 2845Sahih (el-Elbânî)

Abdullah b. Muğaffel'den demiştir ki:Resûlullah (S.A.V.): "Eğer köpekler (yeryüzünde Allah'ı tesbih eden) topluluklardan bir topluluk olmasaydı, hemen onları öldürmeyi emrederdim. Artık siz onlardan tamamen siyah olanı öldürünüz." Buyurdu

حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ، حَدَّثَنَا يُونُسُ، عَنِ الْحَسَنِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مُغَفَّلٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ لَوْلاَ أَنَّ الْكِلاَبَ أُمَّةٌ مِنَ الأُمَمِ لأَمَرْتُ بِقَتْلِهَا فَاقْتُلُوا مِنْهَا الأَسْوَدَ الْبَهِيمَ ‏"‏ ‏.‏
Sünen-i Ebû Dâvûd, Kitâb 17 (Av), Bâb 1, Hadis no. 2845
Sünen-i Ebû Dâvûd 2846Sahih (el-Elbânî)

Câbir'den demiştir ki: Allah'ın Peygamberi (bize) köpekleri öldürmeyi emret(miş)ti, biz de çölden köpekle gelen bir kadın'ın yanındaki köpeği bile Öldürüyorduk. Sonra bizi onları öldürmekten nehyetti ve "siz siyah (köpek)i öldürmeye bakın." Buyurdu

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ خَلَفٍ، حَدَّثَنَا أَبُو عَاصِمٍ، عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ، قَالَ أَخْبَرَنِي أَبُو الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ أَمَرَ نَبِيُّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِقَتْلِ الْكِلاَبِ حَتَّى إِنْ كَانَتِ الْمَرْأَةُ تَقْدَمُ مِنَ الْبَادِيَةِ - يَعْنِي بِالْكَلْبِ - فَنَقْتُلُهُ ثُمَّ نَهَانَا عَنْ قَتْلِهَا وَقَالَ ‏ "‏ عَلَيْكُمْ بِالأَسْوَدِ ‏"‏ ‏.‏
Sünen-i Ebû Dâvûd, Kitâb 17 (Av), Bâb 1, Hadis no. 2846
BÂB (2)

بَابٌ فِي الصَّيْدِ

Sünen-i Ebû Dâvûd 2847Sahih (el-Elbânî)

Adiyy b. Hâtim'den demiştir ki: Nebi (s.a.v.)'e: Ben (av üzerine) eğitilmiş köpekler salıyorum. O da bana (avı) tutuveriyor (ben bu avın etini) yiyebilir miyim? diye sordum da: " Eğer eğitilmiş (olan bu) köpekleri gönderirken besmele çekmişsen yakalamış oldukları avları ye!" buyurdu, “Eğer (avı) öldürmüşlerse de mi?" dedim: "Onlara kendilerinden olmayan bir köpek katılmamış olmak şartıyla (yakaladıkları avı)) öldürmüş olsalar da" (yiyebilirsin) buyurdu. "Ben (avlarımı) miraz ile avlıyorum, (miraz ile avladığım avları da) yiyebilir miyim?" dedim. "Eğer mirazı besmele ile atmışsan ve (bu miraz hayvana) isabet edip (onun vücudunu) delmişse (etini) ye, (fakat hayvana sivri uçlarından biriyle değil de) iki ucu arasında kalan (kısmıy)la isabet etmişse yeme!" buyurdu

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عِيسَى، حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ هَمَّامٍ، عَنْ عَدِيِّ بْنِ حَاتِمٍ، قَالَ سَأَلْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قُلْتُ إِنِّي أُرْسِلُ الْكِلاَبَ الْمُعَلَّمَةَ فَتُمْسِكُ عَلَىَّ أَفَآكُلُ قَالَ ‏"‏ إِذَا أَرْسَلْتَ الْكِلاَبَ الْمُعَلَّمَةَ وَذَكَرْتَ اسْمَ اللَّهِ فَكُلْ مِمَّا أَمْسَكْنَ عَلَيْكَ ‏"‏ ‏.‏ قُلْتُ وَإِنْ قَتَلْنَ قَالَ ‏"‏ وَإِنْ قَتَلْنَ مَا لَمْ يَشْرَكْهَا كَلْبٌ لَيْسَ مِنْهَا ‏"‏ ‏.‏ قُلْتُ أَرْمِي بِالْمِعْرَاضِ فَأُصِيبُ أَفَآكُلُ قَالَ ‏"‏ إِذَا رَمَيْتَ بِالْمِعْرَاضِ وَذَكَرْتَ اسْمَ اللَّهِ فَأَصَابَ فَخَزَقَ فَكُلْ وَإِنْ أَصَابَ بِعَرْضِهِ فَلاَ تَأْكُلْ ‏"‏ ‏.‏
Sünen-i Ebû Dâvûd, Kitâb 17 (Av), Bâb 2, Hadis no. 2847
Sünen-i Ebû Dâvûd 2848Sahih (el-Elbânî)

Adiyy b. Hatim'den demiştir ki: Nebi (S.A.V.)'e biz şu köpeklerle avcılık yapıyoruz, (bu hususta ne buyurursunuz?), diye sordum. Bana: "Eğer (avın üzerine) eğitilmiş köpeklerini gönderiyorsan ve (onları gönderirken) üzerlerine besmele çekiyorsan, sana yakaladıkları avlardan yiyebilirsin, isterse (av'ı yakalayan köpek onu) öldürmüş olsun, fakat köpek (yakaladığı hayvan'ın bir kısmını) yerse, o başka. Eğer köpek (av'ın bir tarafını) yemişse sen (o'nu) yeme. Çünkü (köpeğin) o'nu kendisi için yakalamış olmasından korkarım." cevabını verdi

حَدَّثَنَا هَنَّادُ بْنُ السَّرِيِّ، حَدَّثَنَا ابْنُ فُضَيْلٍ، عَنْ بَيَانٍ، عَنْ عَامِرٍ، عَنْ عَدِيِّ بْنِ حَاتِمٍ، قَالَ سَأَلْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قُلْتُ إِنَّا نَصِيدُ بِهَذِهِ الْكِلاَبِ فَقَالَ لِي ‏ "‏ إِذَا أَرْسَلْتَ كِلاَبَكَ الْمُعَلَّمَةَ وَذَكَرْتَ اسْمَ اللَّهِ عَلَيْهَا فَكُلْ مِمَّا أَمْسَكْنَ عَلَيْكَ وَإِنْ قَتَلَ إِلاَّ أَنْ يَأْكُلَ الْكَلْبُ فَإِنْ أَكَلَ الْكَلْبُ فَلاَ تَأْكُلْ فَإِنِّي أَخَافُ أَنْ يَكُونَ إِنَّمَا أَمْسَكَهُ عَلَى نَفْسِهِ ‏"‏ ‏.‏
Sünen-i Ebû Dâvûd, Kitâb 17 (Av), Bâb 2, Hadis no. 2848
Sünen-i Ebû Dâvûd 2849Sahih (el-Elbânî)

Adiyy b. Hâtim'den demiştir ki: Nebi sallallahu aleyhi ve sellem (şöyle) buyurmuştur: “Besmele çekerek okunu atıp da ertesi gün bulduğun avını (bir) su içerisinde bulmuş olmaman ve üzerinde sen'in okundan başka bir (ok'un) tesiri olmaması şartıyla yiyebilirsin. Sen'in (av üzerine göndermiş olduğun eğitimli) köpeklerine başka köpek karışacak olursa, (onların yakaladığı av'ı) yeme. Bilemezsin belki de o'nu (senin gönderdiğin) köpeklerden olmayan (bir köpek) öldürmüştür

حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ إِسْمَاعِيلَ، حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، عَنْ عَاصِمٍ الأَحْوَلِ، عَنِ الشَّعْبِيِّ، عَنْ عَدِيِّ بْنِ حَاتِمٍ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ إِذَا رَمَيْتَ بِسَهْمِكَ وَذَكَرْتَ اسْمَ اللَّهِ فَوَجَدْتَهُ مِنَ الْغَدِ وَلَمْ تَجِدْهُ فِي مَاءٍ وَلاَ فِيهِ أَثَرٌ غَيْرَ سَهْمِكَ فَكُلْ وَإِذَا اخْتَلَطَ بِكِلاَبِكَ كَلْبٌ مِنْ غَيْرِهَا فَلاَ تَأْكُلْ لاَ تَدْرِي لَعَلَّهُ قَتَلَهُ الَّذِي لَيْسَ مِنْهَا ‏"‏ ‏.‏
Sünen-i Ebû Dâvûd, Kitâb 17 (Av), Bâb 2, Hadis no. 2849
Sünen-i Ebû Dâvûd 2850Sahih (el-Elbânî)

Adiyy b. Hâtim'den bildirdiğine göre: Nebi (S.A.V.) "avladığın hayvan bir su içerisine batarak ölmüşse (o'nu) yeme." buyurmuştur

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى بْنِ فَارِسٍ، حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ حَنْبَلٍ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ زَكَرِيَّا بْنِ أَبِي زَائِدَةَ، أَخْبَرَنِي عَاصِمٌ الأَحْوَلُ، عَنِ الشَّعْبِيِّ، عَنْ عَدِيِّ بْنِ حَاتِمٍ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ إِذَا وَقَعَتْ رَمِيَّتُكَ فِي مَاءٍ فَغَرِقَ فَمَاتَ فَلاَ تَأْكُلْ ‏"‏ ‏.‏
Sünen-i Ebû Dâvûd, Kitâb 17 (Av), Bâb 2, Hadis no. 2850
Sünen-i Ebû Dâvûd 2851Zayıf (el-Elbânî)

Adiyy b. Hâtim'den demiştir ki: Nebi (S.A.V.): "Eğittikten sonra besmele çekerek (av üzerine) gönderdiğin bir köpek ya da bir şahin'in senin için yakaladığı av'ı yiyebilirsin” buyurdu. Ben de: (Av'ı) öldürmüşse de mi? diye sordum. " Eğer o'nu öldürmüş de onun hiç bir tarafını yememişse o'nu ancak senin için yakalamış demektir." buyurdu. Ebû Dâvud der ki: Şahin (yakalamış olduğu av'ın bir tarafını) yemişse bunda bir sakınca yoktur, (fakat) köpek (yakaladığı av'ın bir tarafını) yemişse (o av'ın etini yemek) mekruh olur. Fakat kanını içmişse bunda bir sakınca yoktur

حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا مُجَالِدٌ، عَنِ الشَّعْبِيِّ، عَنْ عَدِيِّ بْنِ حَاتِمٍ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏"‏ مَا عَلَّمْتَ مِنْ كَلْبٍ أَوْ بَازٍ ثُمَّ أَرْسَلْتَهُ وَذَكَرْتَ اسْمَ اللَّهِ فَكُلْ مِمَّا أَمْسَكَ عَلَيْكَ ‏"‏ ‏.‏ قُلْتُ وَإِنْ قَتَلَ قَالَ ‏"‏ إِذَا قَتَلَهُ وَلَمْ يَأْكُلْ مِنْهُ شَيْئًا فَإِنَّمَا أَمْسَكَهُ عَلَيْكَ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ أَبُو دَاوُدَ الْبَازُ إِذَا أَكَلَ فَلاَ بَأْسَ بِهِ وَالْكَلْبُ إِذَا أَكَلَ كُرِهَ وَإِنْ شَرِبَ الدَّمَ فَلاَ بَأْسَ بِهِ ‏.‏
Sünen-i Ebû Dâvûd, Kitâb 17 (Av), Bâb 2, Hadis no. 2851
Sünen-i Ebû Dâvûd 2852Münker (el-Elbânî)

Ebu Sa'lebe'tü'l Huşenî'den demiştir ki: Rasûlullah (S.A.V.) köpeğin avladığı av hakkında (şöyle) buyurdu: "Köpeğini (av'ın üzerine) besmele çekerek göndermişsen (o'nun yakaladığı avı) yiyebilirsin. İsterse o av'ın bir tarafını yemiş olsun. Kendi ellerinle avladığını da ye

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عِيسَى، حَدَّثَنَا هُشَيْمٌ، حَدَّثَنَا دَاوُدُ بْنُ عَمْرٍو، عَنْ بُسْرِ بْنِ عُبَيْدِ اللَّهِ، عَنْ أَبِي إِدْرِيسَ الْخَوْلاَنِيِّ، عَنْ أَبِي ثَعْلَبَةَ الْخُشَنِيِّ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي صَيْدِ الْكَلْبِ ‏ "‏ إِذَا أَرْسَلْتَ كَلْبَكَ وَذَكَرْتَ اسْمَ اللَّهِ فَكُلْ وَإِنْ أَكَلَ مِنْهُ وَكُلْ مَا رَدَّتْ عَلَيْكَ يَدَاكَ ‏"‏ ‏.‏
Sünen-i Ebû Dâvûd, Kitâb 17 (Av), Bâb 2, Hadis no. 2852
Sünen-i Ebû Dâvûd 2853Sahih (el-Elbânî)

Adiyy b. Hâtim'den (rivayet olunduğuna göre) Kendisi (Nebi s.a.v.'e): Ey Allah'ın Resulü, birimiz av'a (bir ok) atıyor ve o'nun izini iki ya da üç gün takib ediyor, sonra onu üzerinde okuyla birlikte ölü olarak buluyor. (O kimse bu av'ın etini) yiyebilir mi?" diye sormuş, (Resul-i Ekrem Efendimiz) "İsterse evet" cevabını vermiş, Yahutta "isterse yiyebilir" buyurmuştur

حَدَّثَنَا الْحُسَيْنُ بْنُ مُعَاذِ بْنِ خُلَيْفٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الأَعْلَى، حَدَّثَنَا دَاوُدُ، عَنْ عَامِرٍ، عَنْ عَدِيِّ بْنِ حَاتِمٍ، أَنَّهُ قَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَحَدُنَا يَرْمِي الصَّيْدَ فَيَقْتَفِي أَثَرَهُ الْيَوْمَيْنِ وَالثَّلاَثَةَ ثُمَّ يَجِدُهُ مَيِّتًا وَفِيهِ سَهْمُهُ أَيَأْكُلُ قَالَ ‏"‏ نَعَمْ إِنْ شَاءَ ‏"‏ ‏.‏ أَوْ قَالَ ‏"‏ يَأْكُلُ إِنْ شَاءَ ‏"‏ ‏.‏
Sünen-i Ebû Dâvûd, Kitâb 17 (Av), Bâb 2, Hadis no. 2853
Sünen-i Ebû Dâvûd 2854Sahih (el-Elbânî)

Adiyy b. Hatim demiştir ki: Ben Nebi (S.A.V.)'e mi'raz (ile av avlamayı) sordum da: “Eğer" (av'a) sivri ucuyla değmişse (o av'ı) yiyebilirsin (fakat) sivri uçları arasında kalan kısmıyla değmişse o zaman (onu) yeme. Çünkü o vâkizdir" cevabını verdi.(Av üzerine) "köpeğimi gönderiyorum" dedim. "Besmeleyle gönderdiğinde (o köpeğin yakaladığı av'ı) yiyebilirsin, yoksa yiyemezsin. Eğer (köpek yakaladığı) av'dan yemişse (o av'ı da) yiyemezsin. Çünkü o'nu sadece kendisi için yakalamış (demek)tir. (Bu hadisi Adiyy b. Hâtim'den rivayet eden Şa'bî, rivayetine şöy­le devam etti:) Daha sonra Adiyy Hz. Nebiye: "Ben köpeğimi (av'ın) üzerine gönderiyorum (av'ın yanına vardığım zaman) av'ın üzerine (onunla birlikte) bir başka köpek (daha buluyorum" demiş. (Hz. Nebi s.a.v.de: O av'ın etini): "Yeme, Çünkü sen ancak kendi köpeğin üzerine besmele çektin." buyurmuştur

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ كَثِيرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي السَّفَرِ، عَنِ الشَّعْبِيِّ، قَالَ قَالَ عَدِيُّ بْنُ حَاتِمٍ سَأَلْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم عَنِ الْمِعْرَاضِ فَقَالَ ‏"‏ إِذَا أَصَابَ بِحَدِّهِ فَكُلْ وَإِذَا أَصَابَ بِعَرْضِهِ فَلاَ تَأْكُلْ فَإِنَّهُ وَقِيذٌ ‏"‏ ‏.‏ قُلْتُ أُرْسِلُ كَلْبِي ‏.‏ قَالَ ‏"‏ إِذَا سَمَّيْتَ فَكُلْ وَإِلاَّ فَلاَ تَأْكُلْ وَإِنْ أَكَلَ مِنْهُ فَلاَ تَأْكُلْ فَإِنَّمَا أَمْسَكَ لِنَفْسِهِ ‏"‏ ‏.‏ فَقَالَ أُرْسِلُ كَلْبِي فَأَجِدُ عَلَيْهِ كَلْبًا آخَرَ فَقَالَ ‏"‏ لاَ تَأْكُلْ لأَنَّكَ إِنَّمَا سَمَّيْتَ عَلَى كَلْبِكَ ‏"‏ ‏.‏
Sünen-i Ebû Dâvûd, Kitâb 17 (Av), Bâb 2, Hadis no. 2854
Sünen-i Ebû Dâvûd 2855Sahih (el-Elbânî)

Ebu İdris el Havlanî Aizullah demiştir ki; Ben Rabia bnt Yezid ed-Dimişkî'yi (şöyle) derken işittim: "(Ben Rasûlullah sallallahu aleyhi ve selleme)'e: Ey Allah'ın Rasûlü eğitilmiş olan köpeğimi, eğitilmemiş olan köpeğimle birlikte (av üzerine) salıyorum" (bunların beraberce yakalamış oldukları av'ın etini yiyebilir miyim?) diye sordum da Rasûlullah (S.A.V.) efendimiz: "Eğitilmiş köpeğinle avladığın av (üzerine köpeği gönderirken) besmele çek ve (o av'ı) ye, eğitilmemiş olan köpeğinle avladığın ve (diri iken) kesmeye yetiştiğin av'ı da yiyebilirsin" cevabını verdi

حَدَّثَنَا هَنَّادُ بْنُ السَّرِيِّ، عَنِ ابْنِ الْمُبَارَكِ، عَنْ حَيْوَةَ بْنِ شُرَيْحٍ، قَالَ سَمِعْتُ رَبِيعَةَ بْنَ يَزِيدَ الدِّمَشْقِيَّ، يَقُولُ أَخْبَرَنِي أَبُو إِدْرِيسَ الْخَوْلاَنِيُّ، عَائِذُ اللَّهِ قَالَ سَمِعْتُ أَبَا ثَعْلَبَةَ الْخُشَنِيَّ، يَقُولُ قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنِّي أَصِيدُ بِكَلْبِي الْمُعَلَّمِ وَبِكَلْبِي الَّذِي لَيْسَ بِمُعَلَّمٍ قَالَ ‏ "‏ مَا صِدْتَ بِكَلْبِكَ الْمُعَلَّمِ فَاذْكُرِ اسْمَ اللَّهِ وَكُلْ وَمَا اصَّدْتَ بِكَلْبِكَ الَّذِي لَيْسَ بِمُعَلَّمٍ فَأَدْرَكْتَ ذَكَاتَهُ فَكُلْ ‏"‏ ‏.‏
Sünen-i Ebû Dâvûd, Kitâb 17 (Av), Bâb 2, Hadis no. 2855
Sünen-i Ebû Dâvûd 2856Sahih (el-Elbânî)

Ebu Sa'lebe el-Huşenî demiştir ki: Rasulullah (S.A.V.) bana: "Ey Ebû Sa'lebe! Kendi yayınla ve köpeğinle avladığın av'ı yiyebilirsin" buyurdu. (Bu cümleyi Muhammed b. Harb'den, Musannif Ebû Davud'a nakleden Muhammed b. el Musaffa'dır. İbn el Musaffa bu cümleyi musannif Ebû Davud'a bir de Bakıyye'den naklen rivayet etmiştir. Bu ikinci rivayet'in sened zinciri içerisinde Ebû Sa'lebe de vardır. Bu ikinci yolla gelen rivayette İbn Musaffa (Hz. Nebi'nin bu cümlenin sonunda: "Eğitilmiş (olan köpeğinle) ve (yahutta) kendi elinle avladığın avı (canlı olarak ele geçirmişsen) keserek (ye) ve eğer ölü olarak ele geçirmişsen) kesmeden yiyebilirsin" (dediğini de) ilâve etti

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُصَفَّى، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ حَرْبٍ، ح وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُصَفَّى، حَدَّثَنَا بَقِيَّةُ، عَنِ الزُّبَيْدِيِّ، حَدَّثَنَا يُونُسُ بْنُ سَيْفٍ، حَدَّثَنَا أَبُو إِدْرِيسَ الْخَوْلاَنِيُّ، حَدَّثَنِي أَبُو ثَعْلَبَةَ الْخُشَنِيُّ، قَالَ قَالَ لِي رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ يَا أَبَا ثَعْلَبَةَ كُلْ مَا رَدَّتْ عَلَيْكَ قَوْسُكَ وَكَلْبُكَ ‏"‏ ‏.‏ زَادَ عَنِ ابْنِ حَرْبٍ ‏"‏ الْمُعَلَّمُ وَيَدُكَ فَكُلْ ذَكِيًّا وَغَيْرَ ذَكِيٍّ ‏"‏ ‏.‏
Sünen-i Ebû Dâvûd, Kitâb 17 (Av), Bâb 2, Hadis no. 2856
Sünen-i Ebû Dâvûd 2857Münker (el-Elbânî)

Amr b. Şuayb'ın dedesinden (rivayet olunduğuna göre) Ebû Sa'lebe denilen bir arap (Hz. Nebi'min huzuruna gelerek...) Ey Allah'ın Rasûlü! Benim eğitilmiş bir köpeğim var, bunun avladığı av hakkında bana fetva ver(ir misin?) demiş.Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem de: "Eğer sen'in eğitilmiş köpeklerin varsa onların senin için yakaladıkları av'ı yiyebilirsin." buyurmuş (bunun üzerine adam): (Bu av'ı diri olarak ele geçirince) keserek, yahut da (ölü olarak ele geçirince) kesilmeden yiyebilir miyim? demiş (Hz. Peygamber de:) Evet, cevabını vermiş. (Sonra adam): Köpek o av'ın bir tarafını yese de mi? demiş. (Resulü Ekrem Efendimiz de:) Evet, o avın bir tarafım yemiş olsa da, (yiyebilirsin), buyurmuş. (Daha sonra O arap): Ey Allah'ın Resulü, bana (kendisiyle avcılık yaptığım) yayım hakkında fetva ver, demiş. (Hz. Nebi de:) Yayınla avladığın av'ı yiyebilirsin, buyurmuş. (Adam:) (Eğer elime diri olarak geçerse) "kesilmiş olarak" yahutta (ölü olarak geçerse) "kesilmeden (yiyebilir miyim) demiş. (Hz. Nebi de) Evet, cevabını vermiş. (Bu defa adam): Ey Allah'ın Rasûlü (bu av) gözümden (bir süre) kaybolmuşsa da (yiyebilir) mi (yim?) demiş. Rasûlü Ekrem Efendimiz de): "Evet (hayvan'ın) bozulup kokuşmaması ve üzerinde senin okundan başka bir ok yarası bulunmamış olması şartıyla sen(in gözün) den (bir süre) kaybolmuş da olsa (yine onun etini yiyebilirsin), buyurmuş. (Daha sonra adam): Ey Allah'ın Rasûlü! Bir de "bana kendilerine kaçınılmaz şekilde muhtaç olduğumuz yahudi kapları hakkında, fetva versen" demiş. (Rasûlü Ekrem Efendimiz de) Onları yıkar ve içlerinde yemek yersin, buyurmuş

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمِنْهَالِ الضَّرِيرِ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ زُرَيْعٍ، حَدَّثَنَا حَبِيبٌ الْمُعَلِّمُ، عَنْ عَمْرِو بْنِ شُعَيْبٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ، أَنَّ أَعْرَابِيًّا، يُقَالُ لَهُ أَبُو ثَعْلَبَةَ قَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ لِي كِلاَبًا مُكَلَّبَةً فَأَفْتِنِي فِي صَيْدِهَا ‏.‏ فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ إِنْ كَانَ لَكَ كِلاَبٌ مُكَلَّبَةٌ فَكُلْ مِمَّا أَمْسَكْنَ عَلَيْكَ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ ذَكِيًّا أَوْ غَيْرَ ذَكِيٍّ قَالَ ‏"‏ نَعَمْ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ فَإِنْ أَكَلَ مِنْهُ قَالَ ‏"‏ وَإِنْ أَكَلَ مِنْهُ ‏"‏ ‏.‏ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَفْتِنِي فِي قَوْسِي ‏.‏ قَالَ ‏"‏ كُلْ مَا رَدَّتْ عَلَيْكَ قَوْسُكَ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ ذَكِيًّا أَوْ غَيْرَ ذَكِيٍّ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ وَإِنْ تَغَيَّبَ عَنِّي قَالَ ‏"‏ وَإِنْ تَغَيَّبَ عَنْكَ مَا لَمْ يَصِلَّ أَوْ تَجِدَ فِيهِ أَثَرًا غَيْرَ سَهْمِكَ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ أَفْتِنِي فِي آنِيَةِ الْمَجُوسِ إِنِ اضْطُرِرْنَا إِلَيْهَا ‏.‏ قَالَ ‏"‏ اغْسِلْهَا وَكُلْ فِيهَا ‏"‏ ‏.‏
Sünen-i Ebû Dâvûd, Kitâb 17 (Av), Bâb 2, Hadis no. 2857
BÂB (3)

بَابٌ فِي صَيْدٍ قُطِعَ مِنْهُ قِطْعَةٌ

Sünen-i Ebû Dâvûd 2858Sahih (el-Elbânî)

Ebû Vakıd'den demiştir ki: Nebi (S.A.V.): "Hayvan canlı iken vücudundan koparılan (parça) ölü (hükmünde) dir" buyurdu

حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا هَاشِمُ بْنُ الْقَاسِمِ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ دِينَارٍ، عَنْ زَيْدِ بْنِ أَسْلَمَ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ يَسَارٍ، عَنْ أَبِي وَاقِدٍ، قَالَ قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ مَا قُطِعَ مِنَ الْبَهِيمَةِ وَهِيَ حَيَّةٌ فَهِيَ مَيْتَةٌ ‏"‏ ‏.‏
Sünen-i Ebû Dâvûd, Kitâb 17 (Av), Bâb 3, Hadis no. 2858
BÂB (4)

بَابٌ فِي اتِّبَاعِ الصَّيْدِ

Sünen-i Ebû Dâvûd 2859Sahih (el-Elbânî)

Bir defasında Süfyan es-Sevrî şöyle dedi: Nebi sallallahu aleyhi ve sellem: "Çöl'de oturan kimse(nin huyu) sertleşir. Av peşinde gezen gafilleşir. (Fasık) sultanların kapısın)a giden, fitneye düşer" buyurdu

حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا يَحْيَى، عَنْ سُفْيَانَ، حَدَّثَنِي أَبُو مُوسَى، عَنْ وَهْبِ بْنِ مُنَبِّهٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم - وَقَالَ مَرَّةً سُفْيَانُ وَلاَ أَعْلَمُهُ إِلاَّ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم - وَقَالَ ‏ "‏ مَنْ سَكَنَ الْبَادِيَةَ جَفَا وَمَنِ اتَّبَعَ الصَّيْدَ غَفَلَ وَمَنْ أَتَى السُّلْطَانَ افْتُتِنَ ‏"‏ ‏.‏
Sünen-i Ebû Dâvûd, Kitâb 17 (Av), Bâb 4, Hadis no. 2859
Sünen-i Ebû Dâvûd 2860Zayıf (el-Elbânî)

Nebi (S.A.V.)'den (rivayet edilen bir önceki 2859.) müsedded hadisi bir de mana olarak Ebû Hureyre'den (rivayet olunmuştur. Hz. Ebû Hureyre bu hadisi): "Kim (devamlı olarak zalim) idareci ile düşer-kalkarsa fitneye düşer" (anlamına gelen lafızlarla) rivayet etti. (Daha sonra bu rivâyetine şu manaya gelen cümleyi de) ilave etti: "Kul (zalim) sultan'a yaklaşmakla Allah'dan uzaklaşmaktan başka birşey kazanmaz

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عِيسَى، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عُبَيْدٍ، حَدَّثَنَا الْحَسَنُ بْنُ الْحَكَمِ النَّخَعِيُّ، عَنْ عَدِيِّ بْنِ ثَابِتٍ، عَنْ شَيْخٍ، مِنَ الأَنْصَارِ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِمَعْنَى مُسَدَّدٍ قَالَ ‏"‏ وَمَنْ لَزِمَ السُّلْطَانَ افْتُتِنَ ‏"‏ ‏.‏ زَادَ ‏"‏ وَمَا ازْدَادَ عَبْدٌ مِنَ السُّلْطَانِ دُنُوًّا إِلاَّ ازْدَادَ مِنَ اللَّهِ بُعْدًا ‏"‏ ‏.‏
Sünen-i Ebû Dâvûd, Kitâb 17 (Av), Bâb 4, Hadis no. 2860
Sünen-i Ebû Dâvûd 2861Sahih (el-Elbânî)

Ebû Sa'lebe el-Huşenî'den demiştir ki: Nebi (S.A.V.) (şöyle buyurmuştur): "Av'a (okunu) atıpta, onu üç (gün üç) gece sonra (atmış olduğun) ok'un üzerinde olduğu haide (Ölü olarak) ele geçirecek olursan, kokuşmamış olması şartıyla onu yiyebilirsin.”

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ مَعِينٍ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ خَالِدٍ الْخَيَّاطُ، عَنْ مُعَاوِيَةَ بْنِ صَالِحٍ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ جُبَيْرِ بْنِ نُفَيْرٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي ثَعْلَبَةَ الْخُشَنِيِّ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ إِذَا رَمَيْتَ الصَّيْدَ فَأَدْرَكْتَهُ بَعْدَ ثَلاَثِ لَيَالٍ وَسَهْمُكَ فِيهِ فَكُلْهُ مَا لَمْ يُنْتِنْ ‏"‏ ‏.‏
Sünen-i Ebû Dâvûd, Kitâb 17 (Av), Bâb 4, Hadis no. 2861