SÜNNETİMİZSÜNNET VE HADİS KÜTÜPHANESİ
Sünen-i Ebû Dâvûd › Kitâb 37 · Fitneler ve Büyük Savaşlar › Bâb 1Konum

Sünen-i Ebû Dâvûd 4246

Fitneler ve Büyük Savaşlar
Hasen (el-Elbânî)
BÂB (1)
بَابُ ذِكْرِ الْفِتَنِ وَدَلَائِلِهَا

Nasr. b. Asım el-Leysî şöyle demiştir: Benû Leys'ten bir heyet içerisinde el Yeşkürî'ye [Halid b. Halid el-Yeşkurî] geldik. El-Yeşkûrî: "(Bu) heyet kim"? dedi. "(Biz) Benû Leys'(iz)- Sana Hüzeyfe hadisini sormaya geldik" dedik. El Yeşkûrî hadisi şöyle aktardı: Huzeyfe: " Ya Rasûlullah bu hayırdan sonra şer var mı?" dedi. Rasûlullah: "Fitne ve şer..." Huzeyfe: "Yâ Rasûlullah, bu şerden sonra hayır var mı?" dedi. Rasûlullah üç defa: "Yâ Huzeyfe, Allah'ın Kitab'ını öğren ve içindekilere uy (bu soruyu bırak)" Huzeyfe: "Yâ Rasûlullah, bu şer'den sonra hayır var mı?" Hz. Nebi: "Duman üzerinde bir sulh ve içerisinde fitneler olan bir toplum." Huzeyfe: "Yâ Rasûlullah duman üzerindeki Sulh nedir?" Hz. Nebi: "Milletlerin kalpleri eskiden olduğu hale dönmez (Eski sevgi kalmaz)." Huzeyfe: "Ya Rasûlullah, bu hayırdan sonra şer var mı?" Rasûlullah: "Kör ve sağır fitne... cehennem'in kapılarında fitneye çağıran davetçiler olacak. "Yâ Huzeyfe, sen'in bir kök ısırarak (yiyerek) ölmen o fitnecilerden birisine uymandan daha hayırlıdır

حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْلَمَةَ الْقَعْنَبِيُّ، حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ، - يَعْنِي ابْنَ الْمُغِيرَةِ - عَنْ حُمَيْدٍ، عَنْ نَصْرِ بْنِ عَاصِمٍ اللَّيْثِيِّ، قَالَ أَتَيْنَا الْيَشْكُرِيَّ فِي رَهْطٍ مِنْ بَنِي لَيْثٍ فَقَالَ مَنِ الْقَوْمُ فَقُلْنَا بَنُو لَيْثٍ أَتَيْنَاكَ نَسْأَلُكَ عَنْ حَدِيثِ حُذَيْفَةَ فَذَكَرَ الْحَدِيثَ قَالَ قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ هَلْ بَعْدَ هَذَا الْخَيْرِ شَرٌّ قَالَ ‏"‏ فِتْنَةٌ وَشَرٌّ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ هَلْ بَعْدَ هَذَا الشَّرِّ خَيْرٌ قَالَ ‏"‏ يَا حُذَيْفَةُ تَعَلَّمْ كِتَابَ اللَّهِ وَاتَّبِعْ مَا فِيهِ ‏"‏ ‏.‏ ثَلاَثَ مِرَارٍ ‏.‏ قَالَ قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ هَلْ بَعْدَ هَذَا الشَّرِّ خَيْرٌ قَالَ ‏"‏ هُدْنَةٌ عَلَى دَخَنٍ وَجَمَاعَةٌ عَلَى أَقْذَاءٍ فِيهَا أَوْ فِيهِمْ ‏"‏ ‏.‏ قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ الْهُدْنَةُ عَلَى الدَّخَنِ مَا هِيَ قَالَ ‏"‏ لاَ تَرْجِعُ قُلُوبُ أَقْوَامٍ عَلَى الَّذِي كَانَتْ عَلَيْهِ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَبَعْدَ هَذَا الْخَيْرِ شَرٌّ قَالَ ‏"‏ فِتْنَةٌ عَمْيَاءُ صَمَّاءُ عَلَيْهَا دُعَاةٌ عَلَى أَبْوَابِ النَّارِ فَإِنْ تَمُتْ يَا حُذَيْفَةُ وَأَنْتَ عَاضٌّ عَلَى جِذْلٍ خَيْرٌ لَكَ مِنْ أَنْ تَتَّبِعَ أَحَدًا مِنْهُمْ ‏"‏ ‏.‏
KAYNAK
Sünen-i Ebû Dâvûd, Kitâb 37 (Fitneler ve Büyük Savaşlar), Bâb 1, Hadis no. 4246
HADİSİN DERECESİ
Hasen(el-Elbânî)
Hasen(Muhyiddîn Abdülhamîd)
Sahih (isnâdı)(Zübeyr Alî Zâî)
sunnetimiz.com/ebudavud:4246