SÜNNETİMİZSÜNNET VE HADİS KÜTÜPHANESİ
Sünen-i Ebû Dâvûd › Kitâb 42 · Sünnet (Peygamber'in Yolu) › Bâb 6Konum
BÂBLAR — Sünnet (Peygamber'in Yolu) (32)
  1. 1بَابُ شَرْحِ السُّنَّةِ
  2. 2بَابُ النَّهْيِ عَنِ الجِدَالِ وَاتِّبَاعِ الْمُتَشَابِهِ مِنَ الْقُرْآنِ
  3. 3بَابُ مُجَانَبَةِ أَهْلِ الْأَهْوَاءِ وَبُغْضِهِمْ
  4. 4بَابُ تَرْكِ السَّلَامِ عَلَى أَهْلِ الْأَهْوَاءِ
  5. 5بَابُ النَّهْيِ عَنِ الْجِدَالِ فِي الْقُرْآنِ
  6. 6بَابٌ فِي لُزُومِ السُّنَّةِ
  7. 7بَابُ لُزُومِ السُّنَّةِ
  8. 8بَابٌ فِي التَّفْضِيلِ
  9. 9بَابٌ فِي الْخُلَفَاءِ
  10. 10بَابٌ فِي فَضْلِ أَصْحَابِ رَسُولِ اللَّهِ ﷺ
  11. 11بَابٌ فِي النَّهْيِ عَنْ سَبِّ أَصْحَابِ رَسُولِ اللَّهِ ﷺ
  12. 12بَابٌ فِي اسْتِخْلَافِ أَبِي بَكْرٍ ﵁
  13. 13بَابُ مَا يَدُلُّ عَلَى تَرْكِ الْكَلَامِ فِي الْفِتْنَةِ
  14. 14بَابٌ فِي التَّخْيِيرِ بَيْنَ الْأَنْبِيَاءِ عَلَيْهِمُ الصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ
  15. 15بَابٌ فِي رَدِّ الْإِرْجَاءِ
  16. 16بَابُ الدَّلِيلِ عَلَى زِيَادَةِ الْإِيمَانِ وَنُقْصَانِهِ
  17. 17بَابٌ فِي الْقَدَرِ
  18. 18بَابٌ فِي ذَرَارِيِّ الْمُشْرِكِينَ
  19. 19بَابٌ فِي الْجَهْمِيَّةِ
  20. 20بَابٌ فِي الرُّؤْيَةِ
  21. 21بَابٌ فِي الرَّدِّ عَلَى الْجَهْمِيَّةِ
  22. 22بَابٌ فِي الْقُرْآنِ
  23. 23بَابٌ فِي الشَّفَاعَةِ
  24. 24بَابٌ فِي ذِكْرِ الْبَعْثِ وَالصُّورِ
  25. 25بَابٌ فِي خَلْقِ الْجَنَّةِ وَالنَّارِ
  26. 26بَابٌ فِي الْحَوْضِ
  27. 27بَابٌ فِي الْمَسْأَلَةِ فِي الْقَبْرِ وَعَذَابِ الْقَبْرِ
  28. 28بَابٌ فِي ذِكْرِ الْمِيزَانِ
  29. 29بَابٌ فِي الدَّجَّالِ
  30. 30بَابٌ فِي قَتْلِ الْخَوَارِجِ
  31. 31بَابٌ فِي قِتَالِ الْخَوَارِجِ
  32. 32بَابٌ فِي قِتَالِ اللُّصُوصِ

Sünen-i Ebû Dâvûd 4607

Sünnet (Peygamber'in Yolu)
Sahih (el-Elbânî)
BÂB (6)
بَابٌ فِي لُزُومِ السُّنَّةِ

İbn Amr es-Sülemî ile Hucr (un şöyle) dedi (k)ler (i rivayet edilmiştir): Hakkında: "Sen, sizi bindirecek birşey bulamıyorum deyince, harcayacak birşey bulamadıklarından dolayı üzüntüden gözlerinden yaş akarak dönen kimselerin aleyhine de bir yol yoktur."[Tevbe 92] (âyeti) inen el-Irbaz b. Sâriye'nin yanına varmıştık. Selam verdik ve "Seni ziyarete, hastalığın için geçmiş olsun demeye ve (senden) ilim almaya geldik" dedik. Bunun üzerine Irbaz (şöyle) dedi: "Bir gün Rasûlullah (s.a.v.) bize namaz kıldırdı. Sonra bize dönüp çok tesirli bir va'z etti. Bu va'z'dan dolayı gözler yaşarıp kalpler ürperdi. Derken bir konuşmacı: "Ey Allah'ın rasulü (senin) bu (va'zın yolculuğa çıkacağı için kalanlara) veda eden bir kimse'nin va'zına benziyor. Binaenaleyh bize neyi tavsiye edersiniz?" (söyleyin de bilelim), dedi. (Fahr-i kainat efendimiz de): "Size Allah'dan korkmanızı (başınızdaki idareciler) Habeşli bir köle olsa bile (onlan) dinleyip, itaat etmenizi tavsiye ederim. Çünkü benden sonra sizden kim yaşarsa o, pek çok (dini) ihtilaflara şahid olacaktır. Binaenaleyh size gereken, sünnetime ve doğru yolum üzerinde bulunan halifelerimin sünnetine sarılınız. Bu sünnetlere (adeta) dişlerinizi (bir daha çıkmamak üzere iyice) batırınız. Sizi (din adına) sonradan ortaya atılan işlerden sakındırırım. Çünkü sonradan ortaya atılan her iş bid'attır ve her bid'at sapıklıktır" buyurdu

حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ حَنْبَلٍ، حَدَّثَنَا الْوَلِيدُ بْنُ مُسْلِمٍ، حَدَّثَنَا ثَوْرُ بْنُ يَزِيدَ، قَالَ حَدَّثَنِي خَالِدُ بْنُ مَعْدَانَ، قَالَ حَدَّثَنِي عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ عَمْرٍو السُّلَمِيُّ، وَحُجْرُ بْنُ حُجْرٍ، قَالاَ أَتَيْنَا الْعِرْبَاضَ بْنَ سَارِيَةَ وَهُوَ مِمَّنْ نَزَلَ فِيهِ ‏{‏ وَلاَ عَلَى الَّذِينَ إِذَا مَا أَتَوْكَ لِتَحْمِلَهُمْ قُلْتَ لاَ أَجِدُ مَا أَحْمِلُكُمْ عَلَيْهِ ‏}‏ فَسَلَّمْنَا وَقُلْنَا أَتَيْنَاكَ زَائِرِينَ وَعَائِدِينَ وَمُقْتَبِسِينَ ‏.‏ فَقَالَ الْعِرْبَاضُ صَلَّى بِنَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ذَاتَ يَوْمٍ ثُمَّ أَقْبَلَ عَلَيْنَا فَوَعَظَنَا مَوْعِظَةً بَلِيغَةً ذَرَفَتْ مِنْهَا الْعُيُونُ وَوَجِلَتْ مِنْهَا الْقُلُوبُ فَقَالَ قَائِلٌ يَا رَسُولَ اللَّهِ كَأَنَّ هَذِهِ مَوْعِظَةُ مُوَدِّعٍ فَمَاذَا تَعْهَدُ إِلَيْنَا فَقَالَ ‏"‏ أُوصِيكُمْ بِتَقْوَى اللَّهِ وَالسَّمْعِ وَالطَّاعَةِ وَإِنْ عَبْدًا حَبَشِيًّا فَإِنَّهُ مَنْ يَعِشْ مِنْكُمْ بَعْدِي فَسَيَرَى اخْتِلاَفًا كَثِيرًا فَعَلَيْكُمْ بِسُنَّتِي وَسُنَّةِ الْخُلَفَاءِ الْمَهْدِيِّينَ الرَّاشِدِينَ تَمَسَّكُوا بِهَا وَعَضُّوا عَلَيْهَا بِالنَّوَاجِذِ وَإِيَّاكُمْ وَمُحْدَثَاتِ الأُمُورِ فَإِنَّ كُلَّ مُحْدَثَةٍ بِدْعَةٌ وَكُلَّ بِدْعَةٍ ضَلاَلَةٌ ‏"‏ ‏.‏
KAYNAK
Sünen-i Ebû Dâvûd, Kitâb 42 (Sünnet (Peygamber'in Yolu)), Bâb 6, Hadis no. 4607
HADİSİN DERECESİ
Sahih(el-Elbânî)
Sahih(Muhyiddîn Abdülhamîd)
Sahih (isnâdı)(Zübeyr Alî Zâî)
sunnetimiz.com/ebudavud:4607