Misver İbn Mahreme şöyle demiştir: "Resûl-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem ayağa kalkmıştı ve ben onun şehadet getirdikten sonra: " Emma ba'du (bunlardan sonra...-Esas konuya gelince-). dediğini işitmiştim. Tekrar: 3110, 3714, 3729, 3767, 5230 ve
Sahih-i Buhari › Kitâb 11 · CumaKonum
- 1Vahyin Başlangıcı7
- 2Îmân51
- 3İlim76
- 4Abdest113
- 5Gusül46
- 6Hayız40
- 7Teyemmüm15
- 8Namaz174
- 9Namaz Vakitleri81
- 10Ezan275
- 11Cuma66
- 12Korku Namazı6
- 13İki Bayram (iydeyn)42
- 14Vitir Namazı15
- 15Yağmur Duası (Istiskaa)35
- 16Güneş ve Ay Tutulması27
- 17Kur'ân Okurken Secde Edilecek Yerlerler13
- 18Namazın Kısaltılması (At-Taksir)40
- 19Gece Namazı (Teheccüd)69
- 20Mekke ve Medîne Mescidlerinde Kılınan Namazın Fazîleti10
- 21Namaz İçinde Ameller27
- 22Namazda Unutkanlık14
- 23Cenazeler160
- 24Zekât118
- 25Hacc260
- 26Umre33
- 27Hac Yolculuğunu Tamamlamaktan Engellenen Hacılar15
- 28Hacda Avlanma Cezası46
- 29Medine'nin Faziletleri24
- 30Oruç Tutmak117
- 31Teravih Namazı6
- 32Kadir Gecesinin Fazileti11
- 33Ramazânın Son On Gününde İ'tikâf22
- 34Alışverişler193
- 35Sonradan Teslim Edilecek Mallar İçin Bedel Ödenen Satışlar (Selem Akdi)20
- 36Şuf’a3
- 37İcâre27
- 38Havaleler3
- 39Kefalet9
- 40Vekâlet21
- 41Ekincilik31
- 42Su Dağıtımı34
- 43Borç, Borç Ödenmesi, Malın Dondurulması, İflas25
- 44Hukukî Çekişmeler (Husûmât)16
- 45Yerde Bulunup Kaldırılan Şeyler (Lukata)15
- 46Zulümler ve Gasb43
- 47Ortaklık25
- 48Rehin9
- 49Kölelerin Azat Edilmesi43
- 50Mükâteb6
- 51Hediyeler71
- 52Şehâdetler53
- 53Barış Sağlamak22
- 54Şartlar26
- 55Vasiyyetler44
- 56Cihâd ve Sîretler309
- 57Ganimetin Beşte Biri66
- 58Cizye ve Muvâde'a33
- 59Yaratılışın Başlangıcı136
- 60Peygamberler163
- 61Peygamberin (ﷺ) ve Ashabının Faziletleri ve Meziyetleri162
- 62Peygamberin Sahabeleri128
- 63Medine'deki Yardımcıların (Ensar) Faziletleri173
- 64Peygamber (ﷺ) Tarafından Yönetilen Askeri Seferler (El-Megazi)526
- 65Kur'an-ı Kerim 'in Peygamber ﷺ Tefsiri507
- 66Kur'ân’ın Faziletleri87
- 67Nikâh188
- 68Boşanmak100
- 69Nafakalar22
- 70Yiyecek, Yemek95
- 71Akîka Kurbânı9
- 72Avcılık, Kesim70
- 73Udhiyeler30
- 74İçecekler65
- 75Hastalar38
- 76Tıp101
- 77Elbise188
- 78Edeb255
- 79İzin İsteme77
- 80Dualar108
- 81Kalbi İnceltmek (Ar-Riqaq)182
- 82Kader27
- 83Yemînler ve Nezirler87
- 84Yeminlerin Keffaretleri15
- 85Mîrâs Payları (Ferîzalar)49
- 86Allah Tarafından Belirlenen Sınırlar ve Cezalar (Hudûd)89
- 87Kan Parası (Ad-Diyat)59
- 88Mürtedler22
- 89Zorlama altında yapılan ifadeler13
- 90Hileler29
- 91Ru'yâ Ta'bîri66
- 92Fitneler89
- 93Hükümler89
- 94Temenni20
- 95Doğru Bir Kişi Tarafından Verilen Bilgiyi Kabul Etmek (Vâhidlerin)22
- 96Kur'an ve Sünnete Sımsıkı Sarılmak103
- 97Allah'ı Birlemek (Tevhid)193
- 1بَاب: فَرْضِ الْجُمُعَةِ
- 2بَاب: فَضْلِ الْغُسْلِ يَوْمَ الْجُمُعَةِ، وَهَلْ عَلَى الصَّبِيِّ شُهُودُ يَوْمِ الْجُمُعَةِ، أَوْ عَلَى النِّسَاءِ
- 3بَاب: الطِّيبِ لِلْجُمُعَةِ
- 4بَاب: فَضْلِ الْجُمُعَةِ
- 5بَاب: الدُّهْنِ لِلْجُمُعَةِ
- 6بَاب: يَلْبَسُ أَحْسَنَ مَا يَجِدُ
- 7بَاب: السِّوَاكِ يَوْمَ الْجُمُعَةِ
- 8بَاب: مَنْ تَسَوَّكَ بِسِوَاكِ غَيْرِهِ
- 9بَاب: مَا يُقْرَأُ فِي صَلَاةِ الْفَجْرِ يَوْمَ الْجُمُعَةِ
- 10بَاب: الْجُمُعَةِ فِي الْقُرَى وَالْمُدُنِ
- 11بَاب: هَلْ عَلَى مَنْ لَمْ يَشْهَدِ الْجُمُعَةَ غُسْلٌ، مِنَ النِّسَاءِ وَالصِّبْيَانِ وَغَيْرِهِمْ
- 12بَاب: الرُّخْصَةِ إِنْ لَمْ يَحْضُرِ الْجُمُعَةَ فِي الْمَطَرِ
- 13بَاب: مِنْ أَيْنَ تُؤْتَى الْجُمُعَةُ، وَعَلَى مَنْ تَجِبُ
- 14بَاب: وَقْتُ الْجُمُعَةِ إِذَا زَالَتِ الشَّمْسُ
- 15بَاب: إِذَا اشْتَدَّ الْحَرُّ يَوْمَ الْجُمُعَةِ
- 16بَاب: الْمَشْيِ إِلَى الْجُمُعَةِ
- 17بَاب: لَا يُفَرِّقُ بَيْنَ اثْنَيْنِ يَوْمَ الْجُمُعَةِ
- 18بَاب: لَا يُقِيمُ الرَّجُلُ أَخَاهُ يَوْمَ الْجُمُعَةِ وَيَقْعُدُ فِي مَكَانِهِ
- 19بَاب: الْأَذَانِ يَوْمَ الْجُمُعَةِ
- 20بَاب: الْمُؤَذِّنِ الْوَاحِدِ يَوْمَ الْجُمُعَةِ
- 21بَاب: يؤذن الْإِمَامُ عَلَى الْمِنْبَرِ إِذَا سَمِعَ النِّدَاءَ
- 22بَاب: الْجُلُوسِ عَلَى الْمِنْبَرِ عِنْدَ التَّأْذِينِ
- 23بَاب: التَّأْذِينِ عِنْدَ الْخُطْبَةِ
- 24بَاب: الْخُطْبَةِ عَلَى الْمِنْبَرِ
- 25بَاب: الْخُطْبَةِ قَائِمًا
- 26بَاب: يَسْتَقْبِلُ الْإِمَامُ الْقَوْمَ، وَاسْتِقْبَالِ النَّاسِ الْإِمَامَ إِذَا خَطَبَ
- 27بَاب: مَنْ قَالَ فِي الْخُطْبَةِ بَعْدَ الثَّنَاءِ: أَمَّا بَعْدُ
- 28بَاب: الْقَعْدَةِ بَيْنَ الْخُطْبَتَيْنِ يَوْمَ الْجُمُعَةِ
- 29بَاب: الِاسْتِمَاعِ إِلَى الْخُطْبَةِ
- 30بَاب: إِذَا رَأَى الْإِمَامُ رَجُلًا جَاءَ وَهُوَ يَخْطُبُ، أَمَرَهُ أَنْ يُصَلِّيَ رَكْعَتَيْنِ
- 31بَاب: مَنْ جَاءَ وَالْإِمَامُ يَخْطُبُ صَلَّى رَكْعَتَيْنِ خَفِيفَتَيْنِ
- 32بَاب: رَفْعِ الْيَدَيْنِ فِي الْخُطْبَةِ
- 33بَاب: الِاسْتِسْقَاءِ فِي الْخُطْبَةِ يَوْمَ الْجُمُعَةِ
- 34بَاب: الْإِنْصَاتِ يَوْمَ الْجُمُعَةِ وَالْإِمَامُ يَخْطُبُ
- 35بَاب: السَّاعَةِ الَّتِي فِي يَوْمِ الْجُمُعَةِ
- 36بَاب: إِذَا نَفَرَ النَّاسُ عَنِ الْإِمَامِ فِي صَلَاةِ الْجُمُعَةِ، فَصَلَاةُ الْإِمَامِ وَمَنْ بَقِيَ جَائِزَةٌ
- 37بَاب: الصَّلَاةِ بَعْدَ الْجُمُعَةِ وَقَبْلَهَا
- 38بَاب: قَوْلِ اللَّهِ تَعَالَى: ﴿فَإِذَا قُضِيَتِ الصَّلاةُ فَانْتَشِرُوا فِي الأَرْضِ وَابْتَغُوا مِنْ فَضْلِ اللَّهِ﴾ /الجمعة: ١٠/
- 39بَاب: الْقَائِلَةِ بَعْدَ الْجُمُعَةِ
(11) Kitâb: Cuma
بَاب: مَنْ قَالَ فِي الْخُطْبَةِ بَعْدَ الثَّنَاءِ: أَمَّا بَعْدُ
İbn Abbas (r.a.) şöyle demiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir gün minbere çıkmıştı. Onu minberde gördüğümüz son gün de o gün olmuştu. Sırtında omuzlarını örten bir rida (hırka) vardı ve büyükçe bir izar kuşanmıştı. Başına da boz bir sarık sarmıştı. Minberin üzerinde Allah Teâlâ'ya hamd ve sena ettikten sonra "Ey insanlar bana iyice yaklaşın!" dedi. Ashâb Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e yaklaşınca onlara şu tavsiyelerde bulundu: "emma ba’du (Esas konuya gelelim), işte ensârdan olan şu grup gün gelecek iyice azalacak ve diğerlerinin nüfusu artacak. Kim Muhammed ümmetinin herhangi bir işini üstlenir ve insanlara faydası veya zararı dokunabilecek bir konumda olursa iyi insanların güzelliklerini kabul edip taltifte (bulunsun), kötüleri de affetsin. Tekrar: 3627 ve
بَاب: الْقَعْدَةِ بَيْنَ الْخُطْبَتَيْنِ يَوْمَ الْجُمُعَةِ
Abdullah İbn Mes'ud (Radiyallahu Anh) şöyle demiştir: "Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem hutbe okurdu ve bunların arasında bir süre otururdu
بَاب: الِاسْتِمَاعِ إِلَى الْخُطْبَةِ
Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh), Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu nakletmİştir: "Cum'a günü olduğunda melekler mescidin kapısına dizilir ve ilk olarak gelenlerden itibaren sırayla gelen cemaati yazarlar. Namaza erken gelen kimseler sanki bir deveyi Allah yolunda kurban etmiş gibi sevap alırlar. Onlardan sonra gelenler bir sığırı, daha sonra gelenler bir koçu, ardından gelenler bir tavuğu ve en sona gelenler bir yumurtayı Allah yolunda tasadduk etmiş gibi sevap alırlar. İmam (hutbe için) çıktığında melekler kayıtları tuttukları defterleri kaldınrlar ve okunan zikri dinlemeye başlarlar. Tekrar:
بَاب: إِذَا رَأَى الْإِمَامُ رَجُلًا جَاءَ وَهُوَ يَخْطُبُ، أَمَرَهُ أَنْ يُصَلِّيَ رَكْعَتَيْنِ
Cabir bin Abdullah r.a. dediki: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem cum`a günü hutbe îrad buyururken biri mescide geldi: (Resûlullâh sallallahu aleyhi ve sellem:) "Filan, sen namaz kıldın mı?" diye sordu. O da "Hayır" dedi. (Bunun üzerine:) "(Öyle ise) kalk da namaz kıl" buyurdu. Tekrar: 931 ve 1166. Diğer tahric: Nesaî, Cum’a; Tirmizi, Cuma
بَاب: مَنْ جَاءَ وَالْإِمَامُ يَخْطُبُ صَلَّى رَكْعَتَيْنِ خَفِيفَتَيْنِ
Amr, Câbir İbn Abdullah (r.a.)'ın şöyle dediğini nakletmektedir: "Bir Cuma günü Resûl-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem hutbe okurken ashaptan bîViSi mescide girdi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona; "Namaz kıldın mı?" diye sordu. Adam kılmadığını söyleyince Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona: "Haydi kalk ve iki rekat namaz kıl" buyurdu
بَاب: رَفْعِ الْيَدَيْنِ فِي الْخُطْبَةِ
Enes İbn Mâlik (r.a.) şöyle dedi: "Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bîr Cum'a günü hutbe okurken bir adam kalkıp şunları söyledi: "Ey Allah'ın Resulü, at sürüleri mahvoldu, davarlar susuzluktan kırıldı; Allah'a dua et de bize yağmur göndersin". Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, ellerini açıp dua etti. Tekrar: 933, 1013-1019, 1021, 1029, 1030, 3582, 6093 ve 6342 باب: الاستسقاء في الخطبة يوم الجمعة. 35. Cuma Günü Hutbede İken Yağmur Duası Etmek
بَاب: الِاسْتِسْقَاءِ فِي الْخُطْبَةِ يَوْمَ الْجُمُعَةِ
Enes İbn Mâlik (r.a.) şöyle demiştir: Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem zamanında insanları sıkıntıya sokan bir kıtlık baş göstermişti. İşte o günlerde Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir Cum'a günü hutbe okurken bir bedevi ayağa kalkıp şöyle seslendi: "Ey Allah'ın Resulü, mallar helak oldu, çoluk çocuk açlıktan perişan bir halde... Allah'a dua et de bizi bu sıkıntılardan kurtarsın." Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ellerini kaldırdı. O sırada gökyüzünde tek bir bulut bile görünmüyordu. Canımı elinde bulunduran Allah'a yemin ederim ki, Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem gökyüzünde heybetli dağlar gibi bulutlar ortaya çıkana kadar ellerini indirmedi ve kendisi de yağmur yağana kadar minberden aşağı inmedi. Hatta ben mübarek sakallarından yağmur damlalarının süzüldüğünü gördüm. Resûl-İ Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in bu duası hürmetine hem o gün hem de daha sonra gelen günler boyunca ta diğer Cuma'ya kadar yağmur yağdı. Sonraki Cuma'da daha önce Resûiullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den dua isteyen o bedevi şöyle dedi: "Ey Allah'ın Resulü, binalar yıkıldı, mallarımız sular altında kaldı. Bizim için Allah'a dua et!" Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ellerini kaldırıp şöyle dua etti: "Allah'ım, çevremize yağdır, üzerimize değil." Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bu şekilde dua edip eliyle gökyüzündeki bulutlara işaret etti ve onun işaret buyurduğu bulutlar hemen açılıverdi; Medine adeta ışıkla aydınlatılmış, üstü açık bir alan gibi oldu. Bu yağmur dolayısıyla bir ay boyunca vadiler sel olup aktı ve civar bölgelerden gelen herkes bolca yağan yağmurun bereketler getirdiğini söyledi
بَاب: الْإِنْصَاتِ يَوْمَ الْجُمُعَةِ وَالْإِمَامُ يَخْطُبُ
Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Cum'a günü imam hutbe okurken yanı başında bulunan kimselere 'Susun!' desen bile boş söz söylemiş olursun
بَاب: السَّاعَةِ الَّتِي فِي يَوْمِ الْجُمُعَةِ
Ebu Hureyre (r.a.) Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in Cum'a gününü kasdederek şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "İşte bu günde kısacık bir an vardır ki, Müslüman bir kul o an'a rast gelecek şekilde namaz kılmaya ve dua etmeye muvaffak olur da Allah'tan bir şey dilerse Allah o'na dilediği her şeyi bahşeder." Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem bu zaman'ın çok kısa olduğunu ifade etmek üzere eliyle işaret buyurmuştu. Tekrar: 5294 ve
بَاب: إِذَا نَفَرَ النَّاسُ عَنِ الْإِمَامِ فِي صَلَاةِ الْجُمُعَةِ، فَصَلَاةُ الْإِمَامِ وَمَنْ بَقِيَ جَائِزَةٌ
Câbir İbn Abdullah (r.a.)'ın şöyle dediği nakledilmiştir: "Biz Resûl-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte namaz kılarken gıda maddesi getiren bir kervan getirildi. Bunun üzerine cemaat (namazı terk edip) kervan'a doğru gitti. O gün geriye Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte sadece on iki kişi kalmıştı. Bunun üzerine "Onlar bir ticaret veya eğlence gördükleri zaman hemen dağılıp ona doğru giderler ve seni ayakta bırakırlar [Cuma, 11] ayeti indi
بَاب: الصَّلَاةِ بَعْدَ الْجُمُعَةِ وَقَبْلَهَا
Abdullah İbn Ömer (r.a.)'in şöyle dediği nakledilmiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem öğle namazından önce ve sonra ikişer rek'at namaz kılardı, akşam namazından sonra ise evinde iki rekat namaz kılardı. Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem Cum'a namazından çıktıktan sonra mescidde değil evinde iki rek'at namaz kılardı. Tekrar: 1165, 1172 ve 1180 (Cuma suresi 10’a işaret)
بَاب: قَوْلِ اللَّهِ تَعَالَى: ﴿فَإِذَا قُضِيَتِ الصَّلاةُ فَانْتَشِرُوا فِي الأَرْضِ وَابْتَغُوا مِنْ فَضْلِ اللَّهِ﴾ /الجمعة: ١٠/
Sehl bin Sa'd şöyle demiştir: "Bizim aramızda bir kadın vardı. Küçük bir dere kenarında ziraatle meşgul olur ve pazı yetiştirirdi. Cuma günleri olduğunda pazıları ayıklar ve saplarını yapraklarından ayırarak bir tencereye atardı. Sonra üzerine bir tutam arpa atıp pişirirdi. Dilim dilim yaparak yemeğe kattığı saplar bize yemeğin eti gibi gelirdi. İşte biz Cum'a namazını kıldıktan sonra ona gider ve selam verirdik. O da hazırlamış olduğu yemeği bize ikram ederdi. Biz, keşke Cuma günü gelse de onun yemeğini yesek, diye temenni ederdik. Tekrarr: 939, 941, 2349, 5403, 6248 ve
Sehl (r.a.) şöyle demiştir: "Biz Cum'a namazını kılmadıkça öğle uykusuna (kaylûle) yatmadığımız gibi yemek de yemezdik
بَاب: الْقَائِلَةِ بَعْدَ الْجُمُعَةِ
Humeyd, Enes'in şöyle dediğini işittiğini anlatır: "Biz Cum'a namazını ilk vaktinde kılardık ve daha sonra öğle uykusuna (kaylûle) yatardık
Sehl (Radiyallahu Anh) şöyle demiştir: "Biz Resûl-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte Cum'a namazını kılardık ve daha sonra öğle uykusuna yatardık." CUMA BÖLÜMÜ BİTTİ. KORKU NAMAZI BÖLÜMLERİ BİR SONRAKİ (510.) SAYFA’DA