SÜNNETİMİZSÜNNET VE HADİS KÜTÜPHANESİ
Sahih-i Buhari › Kitâb 51 · HediyelerKonum
KİTÂBLAR (97)
  1. 1Vahyin Başlangıcı7
  2. 2Îmân51
  3. 3İlim76
  4. 4Abdest113
  5. 5Gusül46
  6. 6Hayız40
  7. 7Teyemmüm15
  8. 8Namaz174
  9. 9Namaz Vakitleri81
  10. 10Ezan275
  11. 11Cuma66
  12. 12Korku Namazı6
  13. 13İki Bayram (iydeyn)42
  14. 14Vitir Namazı15
  15. 15Yağmur Duası (Istiskaa)35
  16. 16Güneş ve Ay Tutulması27
  17. 17Kur'ân Okurken Secde Edilecek Yerlerler13
  18. 18Namazın Kısaltılması (At-Taksir)40
  19. 19Gece Namazı (Teheccüd)69
  20. 20Mekke ve Medîne Mescidlerinde Kılınan Namazın Fazîleti10
  21. 21Namaz İçinde Ameller27
  22. 22Namazda Unutkanlık14
  23. 23Cenazeler160
  24. 24Zekât118
  25. 25Hacc260
  26. 26Umre33
  27. 27Hac Yolculuğunu Tamamlamaktan Engellenen Hacılar15
  28. 28Hacda Avlanma Cezası46
  29. 29Medine'nin Faziletleri24
  30. 30Oruç Tutmak117
  31. 31Teravih Namazı6
  32. 32Kadir Gecesinin Fazileti11
  33. 33Ramazânın Son On Gününde İ'tikâf22
  34. 34Alışverişler193
  35. 35Sonradan Teslim Edilecek Mallar İçin Bedel Ödenen Satışlar (Selem Akdi)20
  36. 36Şuf’a3
  37. 37İcâre27
  38. 38Havaleler3
  39. 39Kefalet9
  40. 40Vekâlet21
  41. 41Ekincilik31
  42. 42Su Dağıtımı34
  43. 43Borç, Borç Ödenmesi, Malın Dondurulması, İflas25
  44. 44Hukukî Çekişmeler (Husûmât)16
  45. 45Yerde Bulunup Kaldırılan Şeyler (Lukata)15
  46. 46Zulümler ve Gasb43
  47. 47Ortaklık25
  48. 48Rehin9
  49. 49Kölelerin Azat Edilmesi43
  50. 50Mükâteb6
  51. 51Hediyeler71
  52. 52Şehâdetler53
  53. 53Barış Sağlamak22
  54. 54Şartlar26
  55. 55Vasiyyetler44
  56. 56Cihâd ve Sîretler309
  57. 57Ganimetin Beşte Biri66
  58. 58Cizye ve Muvâde'a33
  59. 59Yaratılışın Başlangıcı136
  60. 60Peygamberler163
  61. 61Peygamberin (ﷺ) ve Ashabının Faziletleri ve Meziyetleri162
  62. 62Peygamberin Sahabeleri128
  63. 63Medine'deki Yardımcıların (Ensar) Faziletleri173
  64. 64Peygamber (ﷺ) Tarafından Yönetilen Askeri Seferler (El-Megazi)526
  65. 65Kur'an-ı Kerim 'in Peygamber ﷺ Tefsiri507
  66. 66Kur'ân’ın Faziletleri87
  67. 67Nikâh188
  68. 68Boşanmak100
  69. 69Nafakalar22
  70. 70Yiyecek, Yemek95
  71. 71Akîka Kurbânı9
  72. 72Avcılık, Kesim70
  73. 73Udhiyeler30
  74. 74İçecekler65
  75. 75Hastalar38
  76. 76Tıp101
  77. 77Elbise188
  78. 78Edeb255
  79. 79İzin İsteme77
  80. 80Dualar108
  81. 81Kalbi İnceltmek (Ar-Riqaq)182
  82. 82Kader27
  83. 83Yemînler ve Nezirler87
  84. 84Yeminlerin Keffaretleri15
  85. 85Mîrâs Payları (Ferîzalar)49
  86. 86Allah Tarafından Belirlenen Sınırlar ve Cezalar (Hudûd)89
  87. 87Kan Parası (Ad-Diyat)59
  88. 88Mürtedler22
  89. 89Zorlama altında yapılan ifadeler13
  90. 90Hileler29
  91. 91Ru'yâ Ta'bîri66
  92. 92Fitneler89
  93. 93Hükümler89
  94. 94Temenni20
  95. 95Doğru Bir Kişi Tarafından Verilen Bilgiyi Kabul Etmek (Vâhidlerin)22
  96. 96Kur'an ve Sünnete Sımsıkı Sarılmak103
  97. 97Allah'ı Birlemek (Tevhid)193
BÂBLAR — Hediyeler (35)
  1. 1باب: فضلها والتحريض عليها
  2. 2بَاب: الْقَلِيلِ مِنَ الْهِبَةِ
  3. 3بَاب: مَنِ اسْتَوْهَبَ مِنْ أَصْحَابِهِ شَيْئًا
  4. 4بَاب: مَنِ اسْتَسْقَى
  5. 5بَاب: قَبُولِ هَدِيَّةِ الصَّيْدِ
  6. 6بَاب: قَبُولِ الْهَدِيَّةِ
  7. 7بَاب: مَنْ أَهْدَى إِلَى صَاحِبِهِ وَتَحَرَّى بَعْضَ نِسَائِهِ دُونَ بَعْضٍ
  8. 8بَاب: مَا لَا يُرَدُّ مِنَ الْهَدِيَّةِ
  9. 9بَاب: مَنْ رَأَى الْهِبَةَ الْغَائِبَةَ جَائِزَةً
  10. 10بَاب: الْمُكَافَأَةِ فِي الْهِبَةِ
  11. 11بَاب: الْهِبَةِ لِلْوَلَدِ، وَإِذَا أَعْطَى بَعْضَ وَلَدِهِ شَيْئًا لَمْ يَجُزْ، حَتَّى يَعْدِلَ بَيْنَهُمْ وَيُعْطِيَ الْآخَرِينَ مِثْلَهُ، وَلَا يُشْهَدُ عَلَيْهِ
  12. 12بَاب: الْإِشْهَادِ فِي الْهِبَةِ
  13. 13بَاب: هِبَةِ الرَّجُلِ لِامْرَأَتِهِ وَالْمَرْأَةِ لِزَوْجِهَا
  14. 14بَاب: هِبَةِ الْمَرْأَةِ لِغَيْرِ زَوْجِهَا وَعِتْقِهَا، إِذَا كَانَ لَهَا زَوْجٌ فَهُوَ جَائِزٌ، إِذَا لَمْ تَكُنْ سَفِيهَةً، فَإِذَا كَانَتْ سَفِيهَةً لَمْ يَجُزْ
  15. 15بَاب: بِمَنْ يُبْدَأُ بِالْهَدِيَّةِ
  16. 16بَاب: مَنْ لَمْ يَقْبَلِ الْهَدِيَّةَ لِعِلَّةٍ
  17. 17بَاب: إِذَا وَهَبَ هِبَةً أَوْ وَعَدَ، ثُمَّ مَاتَ قَبْلَ أَنْ تَصِلَ إِلَيْهِ
  18. 18بَاب: كَيْفَ يُقْبَضُ الْعَبْدُ وَالْمَتَاعُ
  19. 19بَاب: إِذَا وَهَبَ هِبَةً فَقَبَضَهَا الْآخَرُ وَلَمْ يَقُلْ قَبِلْتُ
  20. 20بَاب: إِذَا وَهَبَ دَيْنًا عَلَى رَجُلٍ
  21. 21بَاب: هِبَةِ الْوَاحِدِ لِلْجَمَاعَةِ
  22. 22بَاب: الْهِبَةِ الْمَقْبُوضَةِ وَغَيْرِ الْمَقْبُوضَةِ، وَالْمَقْسُومَةِ وَغَيْرِ الْمَقْسُومَةِ
  23. 23بَاب: إِذَا وَهَبَ جَمَاعَةٌ لِقَوْمٍ
  24. 24بَاب: مَنْ أُهْدِيَ لَهُ هَدِيَّةٌ وَعِنْدَهُ جُلَسَاؤُهُ، فَهُوَ أَحَقُّ
  25. 25بَاب: إِذَا وَهَبَ بَعِيرًا لِرَجُلٍ وَهُوَ رَاكِبُهُ فَهُوَ جَائِزٌ
  26. 26بَاب: هَدِيَّةِ مَا يُكْرَهُ لبسه
  27. 27بَاب: قَبُولِ الْهَدِيَّةِ مِنَ الْمُشْرِكِينَ
  28. 28بَاب: الْهَدِيَّةِ لِلْمُشْرِكِينَ
  29. 29بَاب: لَا يَحِلُّ لِأَحَدٍ أَنْ يَرْجِعَ فِي هِبَتِهِ وَصَدَقَتِهِ
  30. 30بَاب: مَا قِيلَ فِي الْعُمْرَى وَالرُّقْبَى
  31. 31بَاب: مَنِ اسْتَعَارَ مِنَ النَّاسِ الْفَرَسَ
  32. 32بَاب: الِاسْتِعَارَةِ لِلْعَرُوسِ عِنْدَ الْبِنَاءِ
  33. 33بَاب: فَضْلِ الْمَنِيحَةِ
  34. 34بَاب: إِذَا قَالَ: أَخْدَمْتُكَ هَذِهِ الْجَارِيَةَ، عَلَى مَا يَتَعَارَفُ النَّاسُ، فَهُوَ جَائِزٌ
  35. 35بَاب: إِذَا حَمَلَ رجل عَلَى فَرَسٍ، فَهُوَ كَالْعُمْرَى وَالصَّدَقَةِ

(51) Kitâb: Hediyeler

كتاب الهبة وفضلها والتحريض عليها
Hadis 2566 – 2636 · 71 rivayet · Sayfa 2/2
BÂB (27) · DEVAMI

بَاب: قَبُولِ الْهَدِيَّةِ مِنَ الْمُشْرِكِينَ

Sahih-i Buhari 2616Sahih (Buhârî'nin Sahîh'i)

Enes r.a.'den rivayet edilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e saf ipekten bir cübbe hediye edilmişti. Kendisi ipek giyilmesini yasaklardı. Bu cübbe insanların çok hoşuna gitti. Bunun üzerine "Muhammed'in canı elinde olana yemin ederim ki! Cennette Sa'd b. Muaz'ın mendilleri bile bundan daha güzeldir" buyurdu. Tekrar:

حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا يُونُسُ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا شَيْبَانُ، عَنْ قَتَادَةَ، حَدَّثَنَا أَنَسٌ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ أُهْدِيَ لِلنَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم جُبَّةُ سُنْدُسٍ، وَكَانَ يَنْهَى عَنِ الْحَرِيرِ، فَعَجِبَ النَّاسُ مِنْهَا فَقَالَ ‏ "‏ وَالَّذِي نَفْسُ مُحَمَّدٍ بِيَدِهِ لَمَنَادِيلُ سَعْدِ بْنِ مُعَاذٍ فِي الْجَنَّةِ أَحْسَنُ مِنْ هَذَا ‏"‏‏.‏ وَقَالَ سَعِيدٌ عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ أَنَسٍ، إِنَّ أُكَيْدِرَ دُومَةَ أَهْدَى إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم‏.‏
Sahih-i Buhari, Kitâb 51 (Hediyeler), Bâb 27, Hadis no. 2616
Sahih-i Buhari 2617Sahih (Buhârî'nin Sahîh'i)

Enes r.a.'den rivayet edilmiştir: Dume kralı Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e hediye vermişti. [-2617-] Enes b. Malik r.a.'den rivayet edilmiştir: Yahudi bir kadın Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e zehirli bir koyun getirmiş ve Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ondan bir parça yemişti. "Onu öldürelim mi?" dediler. "Hayır" buyurdu. Ben o zehirin etkisini halen Hz. Nebi'in dudaklarında görürüm

حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ الْوَهَّابِ، حَدَّثَنَا خَالِدُ بْنُ الْحَارِثِ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ هِشَامِ بْنِ زَيْدٍ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ ـ رضى الله عنه ـ أَنَّ يَهُودِيَّةً، أَتَتِ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم بِشَاةٍ مَسْمُومَةٍ، فَأَكَلَ مِنْهَا فَجِيءَ بِهَا فَقِيلَ أَلاَ نَقْتُلُهَا‏.‏ قَالَ ‏ "‏ لاَ ‏"‏‏.‏ فَمَا زِلْتُ أَعْرِفُهَا فِي لَهَوَاتِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم‏.‏
Sahih-i Buhari, Kitâb 51 (Hediyeler), Bâb 27, Hadis no. 2617
Sahih-i Buhari 2618Sahih (Buhârî'nin Sahîh'i)

Abdurrahman b. Ebu Bekir r.a.'den rivayet edilmiştir: Yüz otuz kişi, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikteydik. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Yanında yiyecek olan var mı?" buyurdu. Birinin yanında bir sa' kadar buğday çıktı ve hamur yapıldı. Sonra uzun boylu müşrik birisi koyun sürüsü ile geldi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Satıyor musun, bağışlıyor musun?" buyurdu. Adam: "Hayır, satıyorum" dedi. Hz. Nebi ondan bir koyun satın aldı ve yemek pişirildi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem etin kızartılmasını (kebap yapılmasını) emretti. Allah'a yemin ederim ki! Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ondan orada bulunan yüz otuz kişinin her birine bir pay ayırdı. Orada bulunanların payını verdi; bulunmayanların payını ayırdı. Sonra kalan eti iki ayrı kaba koydu. Hepimiz doyuncaya kadar ondan yedik. İki kap et de arttı. Artan bu eti de deveye yükledik

حَدَّثَنَا أَبُو النُّعْمَانِ، حَدَّثَنَا الْمُعْتَمِرُ بْنُ سُلَيْمَانَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي عُثْمَانَ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي بَكْرٍ ـ رضى الله عنهما ـ قَالَ كُنَّا مَعَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ثَلاَثِينَ وَمِائَةً فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ هَلْ مَعَ أَحَدٍ مِنْكُمْ طَعَامٌ ‏"‏‏.‏ فَإِذَا مَعَ رَجُلٍ صَاعٌ مِنْ طَعَامٍ أَوْ نَحْوُهُ، فَعُجِنَ ثُمَّ جَاءَ رَجُلٌ مُشْرِكٌ مُشْعَانٌّ طَوِيلٌ بِغَنَمٍ يَسُوقُهَا، فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ بَيْعًا أَمْ عَطِيَّةً ـ أَوْ قَالَ ـ أَمْ هِبَةً ‏"‏‏.‏ قَالَ لاَ، بَلْ بَيْعٌ‏.‏ فَاشْتَرَى مِنْهُ شَاةً، فَصُنِعَتْ وَأَمَرَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم بِسَوَادِ الْبَطْنِ أَنْ يُشْوَى، وَايْمُ اللَّهِ مَا فِي الثَّلاَثِينَ وَالْمِائَةِ إِلاَّ قَدْ حَزَّ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم لَهُ حُزَّةً مِنْ سَوَادِ بَطْنِهَا، إِنْ كَانَ شَاهِدًا أَعْطَاهَا إِيَّاهُ، وَإِنْ كَانَ غَائِبًا خَبَأَ لَهُ، فَجَعَلَ مِنْهَا قَصْعَتَيْنِ، فَأَكَلُوا أَجْمَعُونَ، وَشَبِعْنَا، فَفَضَلَتِ الْقَصْعَتَانِ، فَحَمَلْنَاهُ عَلَى الْبَعِيرِ‏.‏ أَوْ كَمَا قَالَ‏.‏
Sahih-i Buhari, Kitâb 51 (Hediyeler), Bâb 27, Hadis no. 2618
BÂB (28)

بَاب: الْهَدِيَّةِ لِلْمُشْرِكِينَ

Sahih-i Buhari 2619Sahih (Buhârî'nin Sahîh'i)

Abdullah b. Ömer r.a.'den rivayet edilmiştir: Ömer, birinde satılık bir elbise gördü. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e: "Bunu satın alsan. Cuma günlerinde ve gelen heyetleri karşıladığın zamanlarda giyersin" dedi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem:: "Bunu, ahirette nasibi olmayanlar giyer" buyurdu. Nebi s.a.v.'e bu elbiselerden birkaç tane verildi. O da onlardan birini Ömer'e gönderdi. Ömer: "Sen bu elbise hakkında o sözü söyledikten sonra ben bunu nasıl giyerim!" dedi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Ben bunu sana giyinesin diye vermedim. Satarsın veya birine giydirirsin" buyurdu. Bunun üzerine Ömer, onu Mekke halkından henüz Müslüman olmamış bir kardeşine gönderdi

حَدَّثَنَا خَالِدُ بْنُ مَخْلَدٍ، حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ بِلاَلٍ، قَالَ حَدَّثَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ دِينَارٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ ـ رضى الله عنهما ـ قَالَ رَأَى عُمَرُ حُلَّةً عَلَى رَجُلٍ تُبَاعُ فَقَالَ لِلنَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ابْتَعْ هَذِهِ الْحُلَّةَ تَلْبَسْهَا يَوْمَ الْجُمُعَةِ وَإِذَا جَاءَكَ الْوَفْدُ‏.‏ فَقَالَ ‏"‏ إِنَّمَا يَلْبَسُ هَذَا مَنْ لاَ خَلاَقَ لَهُ فِي الآخِرَةِ ‏"‏‏.‏ فَأُتِيَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مِنْهَا بِحُلَلٍ فَأَرْسَلَ إِلَى عُمَرَ مِنْهَا بِحُلَّةٍ‏.‏ فَقَالَ عُمَرُ كَيْفَ أَلْبَسُهَا وَقَدْ قُلْتَ فِيهَا مَا قُلْتَ قَالَ ‏"‏ إِنِّي لَمْ أَكْسُكَهَا لِتَلْبَسَهَا، تَبِيعُهَا أَوْ تَكْسُوهَا ‏"‏‏.‏ فَأَرْسَلَ بِهَا عُمَرُ إِلَى أَخٍ لَهُ مِنْ أَهْلِ مَكَّةَ قَبْلَ أَنْ يُسْلِمَ‏.‏
Sahih-i Buhari, Kitâb 51 (Hediyeler), Bâb 28, Hadis no. 2619
Sahih-i Buhari 2620Sahih (Buhârî'nin Sahîh'i)

Esma binti Ebi Bekir'den rivayet edilmiştir: Allah Resulü döneminde, annem müşrik olarak (henüz Müslüman değilken) yanıma geldi. Ben de Hz. Nebi'e: "Annem geldi, benim kendisine iyi davranmamı umuyor (kendisine sırt dönüp onu ortada bırakmamdan korkuyor). Ona iyilik edeyim mi?" diye danıştım. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Evet, annene iyilik et" buyurdu. Tekrar:

حَدَّثَنَا عُبَيْدُ بْنُ إِسْمَاعِيلَ، حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، عَنْ هِشَامٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَسْمَاءَ بِنْتِ أَبِي بَكْرٍ ـ رضى الله عنهما ـ قَالَتْ قَدِمَتْ عَلَىَّ أُمِّي وَهْىَ مُشْرِكَةٌ، فِي عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم، فَاسْتَفْتَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قُلْتُ ‏{‏إِنَّ أُمِّي قَدِمَتْ‏}‏ وَهْىَ رَاغِبَةٌ، أَفَأَصِلُ أُمِّي قَالَ ‏ "‏ نَعَمْ صِلِي أُمَّكِ ‏"‏‏.‏
Sahih-i Buhari, Kitâb 51 (Hediyeler), Bâb 28, Hadis no. 2620
BÂB (29)

بَاب: لَا يَحِلُّ لِأَحَدٍ أَنْ يَرْجِعَ فِي هِبَتِهِ وَصَدَقَتِهِ

Sahih-i Buhari 2621Sahih (Buhârî'nin Sahîh'i)

Abdullah b. Abbas r.a.'tan rivayet edilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Yaptığı bağıştan dönen kişi, kustuğunu yiyen gibidir

حَدَّثَنَا مُسْلِمُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، حَدَّثَنَا هِشَامٌ، وَشُعْبَةُ، قَالاَ حَدَّثَنَا قَتَادَةُ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ ـ رضى الله عنهما ـ قَالَ قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ الْعَائِدُ فِي هِبَتِهِ كَالْعَائِدِ فِي قَيْئِهِ ‏"‏‏.‏
Sahih-i Buhari, Kitâb 51 (Hediyeler), Bâb 29, Hadis no. 2621
Sahih-i Buhari 2622Sahih (Buhârî'nin Sahîh'i)

Abdullah b. Abbas r.a.'dan rivayet edilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem buyurduki: "Bizim kötü sıfatımız olmaz. Yaptığı bağıştan dönen kişi, kustuğunu yiyen köpek gibidir

حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ الْمُبَارَكِ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَارِثِ، حَدَّثَنَا أَيُّوبُ، عَنْ عِكْرِمَةَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ ـ رضى الله عنهما ـ قَالَ قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ لَيْسَ لَنَا مَثَلُ السَّوْءِ، الَّذِي يَعُودُ فِي هِبَتِهِ كَالْكَلْبِ يَرْجِعُ فِي قَيْئِهِ ‏"‏‏.‏
Sahih-i Buhari, Kitâb 51 (Hediyeler), Bâb 29, Hadis no. 2622
Sahih-i Buhari 2623Sahih (Buhârî'nin Sahîh'i)

Zeyd b. Eslem'den rivayet edilmiştir: Babası, Ömer İbnü'l-Hattab'ı şöyle derken işittiğini nakletmiştir: Birine, Allah yolunda cihad etmesi için bir at vermiştim. Ama o, verdiğim ata yazık etti. Ben de bana ucuz fiyata satar diye düşünerek onu tekrar satın almak istedim. Gidip Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e danıştım. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem buyurduki: "Bir dirheme de satacak olsa onu satın alma. Çünkü sadakasından dönen kişi, kustuğunu yiyen köpek gibidir

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ قَزَعَةَ، حَدَّثَنَا مَالِكٌ، عَنْ زَيْدِ بْنِ أَسْلَمَ، عَنْ أَبِيهِ، سَمِعْتُ عُمَرَ بْنَ الْخَطَّابِ ـ رضى الله عنه ـ يَقُولُ حَمَلْتُ عَلَى فَرَسٍ فِي سَبِيلِ اللَّهِ، فَأَضَاعَهُ الَّذِي كَانَ عِنْدَهُ، فَأَرَدْتُ أَنْ أَشْتَرِيَهُ مِنْهُ، وَظَنَنْتُ أَنَّهُ بَائِعُهُ بِرُخْصٍ، فَسَأَلْتُ عَنْ ذَلِكَ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ ‏ "‏ لاَ تَشْتَرِهِ، وَإِنْ أَعْطَاكَهُ بِدِرْهَمٍ وَاحِدٍ، فَإِنَّ الْعَائِدَ فِي صَدَقَتِهِ كَالْكَلْبِ يَعُودُ فِي قَيْئِهِ ‏"‏‏.‏
Sahih-i Buhari, Kitâb 51 (Hediyeler), Bâb 29, Hadis no. 2623
Sahih-i Buhari 2624Sahih (Buhârî'nin Sahîh'i)

Abdullah b. Ubeydullah b. Ebu Müleyke r.a.'den rivayet edilmiştir: İbn Cud'an'ın azatlıs! Suheyb'in oğulları Allah Resulü'nün iki evi ve bir odayı Suheyb'e verdiğini iddia ettiler. Mervan: "Bu konuda sizin lehinize kim şahitlik eder?" diye sordu. "Abdullah b. Ömer" dediler. Bunun üzerine Mervan, Abdullah b. Ömer'i çağırttı. O da "Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem iki evi ve bir odayı Suheyb'e vermişti" diye şahitlik etti. Bunun üzerine Mervan onun şahitliği doğrultusunda karar verdi

حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ مُوسَى، أَخْبَرَنَا هِشَامُ بْنُ يُوسُفَ، أَنَّ ابْنَ جُرَيْجٍ، أَخْبَرَهُمْ قَالَ أَخْبَرَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي مُلَيْكَةَ، أَنَّ بَنِي صُهَيْبٍ، مَوْلَى ابْنِ جُدْعَانَ ادَّعَوْا بَيْتَيْنِ وَحُجْرَةً، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَعْطَى ذَلِكَ صُهَيْبًا، فَقَالَ مَرْوَانُ مَنْ يَشْهَدُ لَكُمَا عَلَى ذَلِكَ قَالُوا ابْنُ عُمَرَ‏.‏ فَدَعَاهُ فَشَهِدَ لأَعْطَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم صُهَيْبًا بَيْتَيْنِ وَحُجْرَةً‏.‏ فَقَضَى مَرْوَانُ بِشَهَادَتِهِ لَهُمْ‏.‏
Sahih-i Buhari, Kitâb 51 (Hediyeler), Bâb 29, Hadis no. 2624
BÂB (30)

بَاب: مَا قِيلَ فِي الْعُمْرَى وَالرُّقْبَى

Sahih-i Buhari 2625Sahih (Buhârî'nin Sahîh'i)

Cabir r.a.'den rivayet edilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem umra'nın, ömür boyu kullanmak üzere kendisine bağış yapılan kişiye ait olduğuna hükmetti

حَدَّثَنَا أَبُو نُعَيْمٍ، حَدَّثَنَا شَيْبَانُ، عَنْ يَحْيَى، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، عَنْ جَابِرٍ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ قَضَى النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم بِالْعُمْرَى أَنَّهَا لِمَنْ وُهِبَتْ لَهُ‏.‏
Sahih-i Buhari, Kitâb 51 (Hediyeler), Bâb 30, Hadis no. 2625
Sahih-i Buhari 2626Sahih (Buhârî'nin Sahîh'i)

Ebu Hureyre r.a.'den rivayet edilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Umra caizdir" buyurmuştur

حَدَّثَنَا حَفْصُ بْنُ عُمَرَ، حَدَّثَنَا هَمَّامٌ، حَدَّثَنَا قَتَادَةُ، قَالَ حَدَّثَنِي النَّضْرُ بْنُ أَنَسٍ، عَنْ بَشِيرِ بْنِ نَهِيكٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ الْعُمْرَى جَائِزَةٌ ‏"‏‏.‏ وَقَالَ عَطَاءٌ حَدَّثَنِي جَابِرٌ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم نَحْوَهُ‏.‏
Sahih-i Buhari, Kitâb 51 (Hediyeler), Bâb 30, Hadis no. 2626
BÂB (31)

بَاب: مَنِ اسْتَعَارَ مِنَ النَّاسِ الْفَرَسَ

Sahih-i Buhari 2627Sahih (Buhârî'nin Sahîh'i)

Katade'den rivayet edilmiştir: Enes b. Malik'i şöyle derken işittim: Medine'de bir düşman korkusu olmuştu. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Ebu Talha'nın atını ödünç aldı. Bu atın adı "Mendub" idi. (Etrafı kontrol edip) dönünce "Korkacak bir şey görmedik, bu atı da deniz (gibi iyi koşar) bulduk" buyurdu. Tekrar:

حَدَّثَنَا آدَمُ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ قَتَادَةَ، قَالَ سَمِعْتُ أَنَسًا، يَقُولُ كَانَ فَزَعٌ بِالْمَدِينَةِ فَاسْتَعَارَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم فَرَسًا مِنْ أَبِي طَلْحَةَ يُقَالُ لَهُ الْمَنْدُوبُ، فَرَكِبَ فَلَمَّا رَجَعَ قَالَ ‏ "‏ مَا رَأَيْنَا مِنْ شَىْءٍ، وَإِنْ وَجَدْنَاهُ لَبَحْرًا ‏"‏‏.‏
Sahih-i Buhari, Kitâb 51 (Hediyeler), Bâb 31, Hadis no. 2627
BÂB (32)

بَاب: الِاسْتِعَارَةِ لِلْعَرُوسِ عِنْدَ الْبِنَاءِ

Sahih-i Buhari 2628Sahih (Buhârî'nin Sahîh'i)

Abdulvahid b. Eymen'den rivayet edilmiştir: Babam bana şöyle anlattı: Aişe r.anha'nın yanına girdim. Üzerinde beş dirhem değerinde, kalın bir gömlek vardı. Dedi ki: "Gözünü kaldır da cariyeme bak. O, bu elbiseyi ev içinde giymekten utanır. Allah Resulü hayatta iken benim böyle bir gömleğim vardı. Medine'de (zifaf için) süslenen bütün kadınlar haber gönderip bu gömleğimi ödünç isterdi

حَدَّثَنَا أَبُو نُعَيْمٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَاحِدِ بْنُ أَيْمَنَ، قَالَ حَدَّثَنِي أَبِي قَالَ، دَخَلْتُ عَلَى عَائِشَةَ ـ رضى الله عنها ـ وَعَلَيْهَا دِرْعُ قِطْرٍ ثَمَنُ خَمْسَةِ دَرَاهِمَ، فَقَالَتِ ارْفَعْ بَصَرَكَ إِلَى جَارِيَتِي، انْظُرْ إِلَيْهَا فَإِنَّهَا تُزْهَى أَنْ تَلْبَسَهُ فِي الْبَيْتِ، وَقَدْ كَانَ لِي مِنْهُنَّ دِرْعٌ عَلَى عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم، فَمَا كَانَتِ امْرَأَةٌ تُقَيَّنُ بِالْمَدِينَةِ إِلاَّ أَرْسَلَتْ إِلَىَّ تَسْتَعِيرُهُ‏.‏
Sahih-i Buhari, Kitâb 51 (Hediyeler), Bâb 32, Hadis no. 2628
BÂB (33)

بَاب: فَضْلِ الْمَنِيحَةِ

Sahih-i Buhari 2629Sahih (Buhârî'nin Sahîh'i)

Ebu Hureyre r.a.'den rivayet edilmiştir: Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdular: "Sütlü deve ve koyunu sütünden faydalanmak üzere ariyet olarak birine vermek ne güzeldir. Sabah bir kova, akşam bir kova süt verir." Tekrar:

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ بُكَيْرٍ، حَدَّثَنَا مَالِكٌ، عَنْ أَبِي الزِّنَادِ، عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ نِعْمَ الْمَنِيحَةُ اللِّقْحَةُ الصَّفِيُّ مِنْحَةً، وَالشَّاةُ الصَّفِيُّ تَغْدُو بِإِنَاءٍ وَتَرُوحُ بِإِنَاءٍ ‏"‏‏.‏ حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ يُوسُفَ وَإِسْمَاعِيلُ عَنْ مَالِكٍ قَالَ نِعْمَ الصَّدَقَةُ‏.‏
Sahih-i Buhari, Kitâb 51 (Hediyeler), Bâb 33, Hadis no. 2629
Sahih-i Buhari 2630Sahih (Buhârî'nin Sahîh'i)

Enes b. Malik r.a.'den rivayet edilmiştir: Muhacirler Mekke'den Medine'ye gelmişlerdi ve ellerinde hiç malları yoktu. Ensarın ise tarlaları ve gayrimenkulleri vardı. Ensar, muhacirlerle tarlalarını paylaştılar. Muhacirler tarlaların bakımını yapacak, ensar da çıkan ürünü onlarla paylaşacaktı. Enes'in annesi Ümmü Süleym -ki Abdullah b. Ebu Talha'nın da annesiydi- Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e birkaç hurma ağacı vermişti. Hz. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem de onları azatlı cariyesi ve Üsame b. Zeyd'in annesi olan Üm mü Eymen'e vermişti. İbn Şihab şöyle demiştir: Enes b. Malik bana şöyle anlatmıştı: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Hayber halkı ile savaş sona erip de Medine'ye dönünce muhacirlerin meyvesinden faydalandıkları ağaçları ensara geri verdiler. Hz. Nebi de hurma ağaçlarını Enes'in annesine geri verdi ve bu ağaçlar yerine Ümmü Eymen'e kendi bahçesinin bir bölümünü verdi. Tekrar

حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ يُوسُفَ، أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، حَدَّثَنَا يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ لَمَّا قَدِمَ الْمُهَاجِرُونَ الْمَدِينَةَ مِنْ مَكَّةَ وَلَيْسَ بِأَيْدِيهِمْ ـ يَعْنِي شَيْئًا ـ وَكَانَتِ الأَنْصَارُ أَهْلَ الأَرْضِ وَالْعَقَارِ، فَقَاسَمَهُمُ الأَنْصَارُ عَلَى أَنْ يُعْطُوهُمْ ثِمَارَ أَمْوَالِهِمْ كُلَّ عَامٍ وَيَكْفُوهُمُ الْعَمَلَ وَالْمَئُونَةَ، وَكَانَتْ أُمُّهُ أُمُّ أَنَسٍ أُمُّ سُلَيْمٍ كَانَتْ أُمَّ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي طَلْحَةَ، فَكَانَتْ أَعْطَتْ أُمُّ أَنَسٍ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عِذَاقًا فَأَعْطَاهُنَّ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم أُمَّ أَيْمَنَ مَوْلاَتَهُ أُمَّ أُسَامَةَ بْنِ زَيْدِ‏.‏ قَالَ ابْنُ شِهَابٍ فَأَخْبَرَنِي أَنَسُ بْنُ مَالِكٍ أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم لَمَّا فَرَغَ مِنْ قَتْلِ أَهْلِ خَيْبَرَ فَانْصَرَفَ إِلَى الْمَدِينَةِ، رَدَّ الْمُهَاجِرُونَ إِلَى الأَنْصَارِ مَنَائِحَهُمُ الَّتِي كَانُوا مَنَحُوهُمْ مِنْ ثِمَارِهِمْ فَرَدَّ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم إِلَى أُمِّهِ عِذَاقَهَا، وَأَعْطَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أُمَّ أَيْمَنَ مَكَانَهُنَّ مِنْ حَائِطِهِ‏.‏ وَقَالَ أَحْمَدُ بْنُ شَبِيبٍ أَخْبَرَنَا أَبِي عَنْ يُونُسَ بِهَذَا، وَقَالَ مَكَانَهُنَّ مِنْ خَالِصِهِ‏.‏
Sahih-i Buhari, Kitâb 51 (Hediyeler), Bâb 33, Hadis no. 2630
Sahih-i Buhari 2631Sahih (Buhârî'nin Sahîh'i)

Ebu Kebşe es-Seluli'den rivayet edilmiştir: Abdullah b. Amr r.a.'ın şöyle dediğini işittim: Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Kırk iyilik vardır ki bunların en üstünü, birine sütünden faydalanması için verilen keçidir. Her kim sevabını umarak ve vaad edileni tasdik ederek bu iyiliklerden birini yaparsa Allah bu iyiliği sebebiyle onu Cennet'e sokar." Hassan şöyle demiştir: Biz sütünden faydalanılması için verilen keçi dışında, verilen selamı almak, aksırana dua etmek ve yoldan insanlara sıkıntı veren bir şeyi kaldırmak gibi iyilikleri saydık ama on beş iyiliğe ulaşamadık

حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا عِيسَى بْنُ يُونُسَ، حَدَّثَنَا الأَوْزَاعِيُّ، عَنْ حَسَّانَ بْنِ عَطِيَّةَ، عَنْ أَبِي كَبْشَةَ السَّلُولِيِّ، سَمِعْتُ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عَمْرٍو ـ رضى الله عنهما ـ يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ أَرْبَعُونَ خَصْلَةً أَعْلاَهُنَّ مَنِيحَةُ الْعَنْزِ، مَا مِنْ عَامِلٍ يَعْمَلُ بِخَصْلَةٍ مِنْهَا رَجَاءَ ثَوَابِهَا وَتَصْدِيقَ مَوْعُودِهَا إِلاَّ أَدْخَلَهُ اللَّهُ بِهَا الْجَنَّةَ ‏"‏‏.‏ قَالَ حَسَّانُ فَعَدَدْنَا مَا دُونَ مَنِيحَةِ الْعَنْزِ مِنْ رَدِّ السَّلاَمِ، وَتَشْمِيتِ الْعَاطِسِ، وَإِمَاطَةِ الأَذَى عَنِ الطَّرِيقِ وَنَحْوِهِ، فَمَا اسْتَطَعْنَا أَنْ نَبْلُغَ خَمْسَ عَشْرَةَ خَصْلَةً‏.‏
Sahih-i Buhari, Kitâb 51 (Hediyeler), Bâb 33, Hadis no. 2631
Sahih-i Buhari 2632Sahih (Buhârî'nin Sahîh'i)

Cabir r.a.'den rivayet edilmiştir: İçimizde bazılarının ihtiyaçlarından fazla toprakları vardı. "Üçte bir, dörtte bir ve yarı karşılığında bu topraklarımızı kiraya verelim" dediler. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem -"Her kimin toprağı varsa onu kendisi ekip diksin veya din kardeşine bağışlasın. Böyle yapmak istemezse toprağını elinde tutsun" buyurdu:

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يُوسُفَ، حَدَّثَنَا الأَوْزَاعِيُّ، قَالَ حَدَّثَنِي عَطَاءٌ، عَنْ جَابِرٍ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ كَانَتْ لِرِجَالٍ مِنَّا فُضُولُ أَرَضِينَ فَقَالُوا نُؤَاجِرُهَا بِالثُّلُثِ وَالرُّبُعِ وَالنِّصْفِ‏.‏ فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ مَنْ كَانَتْ لَهُ أَرْضٌ فَلْيَزْرَعْهَا أَوْ لِيَمْنَحْهَا أَخَاهُ، فَإِنْ أَبَى فَلْيُمْسِكْ أَرْضَهُ ‏"‏‏.‏
Sahih-i Buhari, Kitâb 51 (Hediyeler), Bâb 33, Hadis no. 2632
Sahih-i Buhari 2633Sahih (Buhârî'nin Sahîh'i)

Ebu Said r.a.'den rivayet edilmiştir: Bir bedevi Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e gelerek hicreti sordu. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Hey gidi hey! Hicret zor iştir. Senin deven var mı?" buyurdu. Bedevi "evet" dedi. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Peki onun sadakasını veriyor musun?" diye sordu. Bedevi "evet" dedi. Hz. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Sütünden bir kısmını hediye ediyor musun?" diye sordu. Bedevi "evet" dedi. Hz. Nebi: "Sulama gününde sütünü sağıyor musun (orada bulunan fakirlere bir miktar süt veriyor musun?)" diye sordu. Bedevi "evet" dedi. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "İstersen denizlerin ötesinde çalış. Allah senin yaptıklarından hiçbirini zayi etmeyecektir" buyurdu

وَقَالَ مُحَمَّدُ بْنُ يُوسُفَ حَدَّثَنَا الأَوْزَاعِيُّ، حَدَّثَنِي الزُّهْرِيُّ، حَدَّثَنِي عَطَاءُ بْنُ يَزِيدَ، حَدَّثَنِي أَبُو سَعِيدٍ، قَالَ جَاءَ أَعْرَابِيٌّ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَسَأَلَهُ عَنِ الْهِجْرَةِ، فَقَالَ ‏"‏ وَيْحَكَ إِنَّ الْهِجْرَةَ شَأْنُهَا شَدِيدٌ فَهَلْ لَكَ مِنْ إِبِلٍ ‏"‏ قَالَ نَعَمْ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَتُعْطِي صَدَقَتَهَا ‏"‏‏.‏ قَالَ نَعَمْ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَهَلْ تَمْنَحُ مِنْهَا شَيْئًا ‏"‏‏.‏ قَالَ نَعَمْ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَتَحْلُبُهَا يَوْمَ وِرْدِهَا ‏"‏‏.‏ قَالَ نَعَمْ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَاعْمَلْ مِنْ وَرَاءِ الْبِحَارِ، فَإِنَّ اللَّهَ لَنْ يَتِرَكَ مِنْ عَمَلِكَ شَيْئًا ‏"‏‏.‏
Sahih-i Buhari, Kitâb 51 (Hediyeler), Bâb 33, Hadis no. 2633
Sahih-i Buhari 2634Sahih (Buhârî'nin Sahîh'i)

Abdullah b. Abbas r.a.'dan rivayet edilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ekini bol olan bir tarlaya rastladı ve "Burası kime aittir?" diye sordu. "Burasını falanca kişi kiraladı" dediler. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "İyi bilin ki tarlanın sahibi, burasını bu kişiye karşılıksız vermiş olsaydı (alacağı sevap) onun için belirli bir ücret almaktan çok daha iyi olurdu" buyurdu

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَهَّابِ، حَدَّثَنَا أَيُّوبُ، عَنْ عَمْرٍو، عَنْ طَاوُسٍ، قَالَ حَدَّثَنِي أَعْلَمُهُمْ، بِذَاكَ ـ يَعْنِي ابْنَ عَبَّاسٍ ـ رضى الله عنهما ـ أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم خَرَجَ إِلَى أَرْضٍ تَهْتَزُّ زَرْعًا فَقَالَ ‏"‏ لِمَنْ هَذِهِ ‏"‏‏.‏ فَقَالُوا اكْتَرَاهَا فُلاَنٌ‏.‏ فَقَالَ ‏"‏ أَمَا إِنَّهُ لَوْ مَنَحَهَا إِيَّاهُ كَانَ خَيْرًا لَهُ مِنْ أَنْ يَأْخُذَ عَلَيْهَا أَجْرًا مَعْلُومًا ‏"‏‏.‏
Sahih-i Buhari, Kitâb 51 (Hediyeler), Bâb 33, Hadis no. 2634
BÂB (34)

بَاب: إِذَا قَالَ: أَخْدَمْتُكَ هَذِهِ الْجَارِيَةَ، عَلَى مَا يَتَعَارَفُ النَّاسُ، فَهُوَ جَائِزٌ

Sahih-i Buhari 2635Sahih (Buhârî'nin Sahîh'i)

Ebu Hureyre r.a.'den rivayet edilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem buyurduki: "İbrahim Sare ile hicret etmişti. Ona bir hizmetçi (Acer - Hacer) vermişlerdi. İbrahim'in yanına döndüğünde İbrahim (A.S.) "Gördün mü Allah kafirin elini boşa çıkardı ve cariyeyi hizmetimize verdi" dedi." İbn Sirin Ebu Hureyre'den Nebi'in Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Hacer'i onun hizmetine verdi" buyurduğunu nakletmiştir. (Buhari burada hadisi muhtasar olarak zikretmiştir. Tam metin 2217 nolu hadistir)

حَدَّثَنَا أَبُو الْيَمَانِ، أَخْبَرَنَا شُعَيْبٌ، حَدَّثَنَا أَبُو الزِّنَادِ، عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏"‏ هَاجَرَ إِبْرَاهِيمُ بِسَارَةَ، فَأَعْطَوْهَا آجَرَ، فَرَجَعَتْ فَقَالَتْ أَشَعَرْتَ أَنَّ اللَّهَ كَبَتَ الْكَافِرَ وَأَخْدَمَ وَلِيدَةً ‏"‏‏.‏ وَقَالَ ابْنُ سِيرِينَ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ فَأَخْدَمَهَا هَاجَرَ ‏"‏‏.‏
Sahih-i Buhari, Kitâb 51 (Hediyeler), Bâb 34, Hadis no. 2635
BÂB (35)

بَاب: إِذَا حَمَلَ رجل عَلَى فَرَسٍ، فَهُوَ كَالْعُمْرَى وَالصَّدَقَةِ

Sahih-i Buhari 2636Sahih (Buhârî'nin Sahîh'i)

Zeyd b. Eslem'den rivayet edilmiştir: Babamı şöyle derken işittim: Ömer r.a. şöyle dedi: Birini Allah yolunda at'a bindirmiştim. (Cihadda kullansın diye ona bir at bağışlamıştım). Atın (pazarda) satılığa çıkartıldığını gördüm. Hemen Allah Resulülne giderek atı satın almak konusunda kendisine danıştım. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Onu satın alma, sadakandan dönme" buyurdu

حَدَّثَنَا الْحُمَيْدِيُّ، أَخْبَرَنَا سُفْيَانُ، قَالَ سَمِعْتُ مَالِكًا، يَسْأَلُ زَيْدَ بْنَ أَسْلَمَ قَالَ سَمِعْتُ أَبِي يَقُولُ، قَالَ عُمَرُ ـ رضى الله عنه ـ حَمَلْتُ عَلَى فَرَسٍ فِي سَبِيلِ اللَّهِ، فَرَأَيْتُهُ يُبَاعُ، فَسَأَلْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ ‏ "‏ لاَ تَشْتَرِ، وَلاَ تَعُدْ فِي صَدَقَتِكَ ‏"‏‏.‏
Sahih-i Buhari, Kitâb 51 (Hediyeler), Bâb 35, Hadis no. 2636