Hz. Aişe r.anha anlatıyor: "Uhud savaşında müşrikler hezimete uğramışlardı. Bu sırada İblis Müslümanlara: 'Ey Allah'ın kulları, arkanızdakilere dikkat edin, onlara saldırın!' diye olanca gücüyle bağırdı. Bunun üzerine öndeki grupla arkada kalan Müslüman savaşçılar birbirine girdi. Bu hengamede Huzeyfe İbnü'l-Yeman babası Yeman'ın Müslümanların saldırısına uğradığını gördü ve: 'Ey Allah'ın kulları, o benim babam, o benim babam!' diye bağırdı. Ancak, Allah'a yemin ederim ki, onu öldürünceye kadar devam ettiler. Huzeyfe ise o gün babasını öldürenlere: 'Allah sizleri affetsin!' diye dua etti." Urve şöyle demiştir: "Huzeyfe, Allah'a kavuşuncaya kadar babasını öldürenlere dua etmiş ve Allah'tan onlar için af dilemiştir." Tekrar: 3824, 4065, 6668, 6883, 6890 Urve'nin bu sözü farklı bir yoruma göre şu anlama gelmektedir: "Huzeyfe, ettiği bu dua sayesinde Allah'a kavuşuncaya kadar hayır görmüştür
Sahih-i Buhari › Kitâb 59 · Yaratılışın BaşlangıcıKonum
- 1Vahyin Başlangıcı7
- 2Îmân51
- 3İlim76
- 4Abdest113
- 5Gusül46
- 6Hayız40
- 7Teyemmüm15
- 8Namaz174
- 9Namaz Vakitleri81
- 10Ezan275
- 11Cuma66
- 12Korku Namazı6
- 13İki Bayram (iydeyn)42
- 14Vitir Namazı15
- 15Yağmur Duası (Istiskaa)35
- 16Güneş ve Ay Tutulması27
- 17Kur'ân Okurken Secde Edilecek Yerlerler13
- 18Namazın Kısaltılması (At-Taksir)40
- 19Gece Namazı (Teheccüd)69
- 20Mekke ve Medîne Mescidlerinde Kılınan Namazın Fazîleti10
- 21Namaz İçinde Ameller27
- 22Namazda Unutkanlık14
- 23Cenazeler160
- 24Zekât118
- 25Hacc260
- 26Umre33
- 27Hac Yolculuğunu Tamamlamaktan Engellenen Hacılar15
- 28Hacda Avlanma Cezası46
- 29Medine'nin Faziletleri24
- 30Oruç Tutmak117
- 31Teravih Namazı6
- 32Kadir Gecesinin Fazileti11
- 33Ramazânın Son On Gününde İ'tikâf22
- 34Alışverişler193
- 35Sonradan Teslim Edilecek Mallar İçin Bedel Ödenen Satışlar (Selem Akdi)20
- 36Şuf’a3
- 37İcâre27
- 38Havaleler3
- 39Kefalet9
- 40Vekâlet21
- 41Ekincilik31
- 42Su Dağıtımı34
- 43Borç, Borç Ödenmesi, Malın Dondurulması, İflas25
- 44Hukukî Çekişmeler (Husûmât)16
- 45Yerde Bulunup Kaldırılan Şeyler (Lukata)15
- 46Zulümler ve Gasb43
- 47Ortaklık25
- 48Rehin9
- 49Kölelerin Azat Edilmesi43
- 50Mükâteb6
- 51Hediyeler71
- 52Şehâdetler53
- 53Barış Sağlamak22
- 54Şartlar26
- 55Vasiyyetler44
- 56Cihâd ve Sîretler309
- 57Ganimetin Beşte Biri66
- 58Cizye ve Muvâde'a33
- 59Yaratılışın Başlangıcı136
- 60Peygamberler163
- 61Peygamberin (ﷺ) ve Ashabının Faziletleri ve Meziyetleri162
- 62Peygamberin Sahabeleri128
- 63Medine'deki Yardımcıların (Ensar) Faziletleri173
- 64Peygamber (ﷺ) Tarafından Yönetilen Askeri Seferler (El-Megazi)526
- 65Kur'an-ı Kerim 'in Peygamber ﷺ Tefsiri507
- 66Kur'ân’ın Faziletleri87
- 67Nikâh188
- 68Boşanmak100
- 69Nafakalar22
- 70Yiyecek, Yemek95
- 71Akîka Kurbânı9
- 72Avcılık, Kesim70
- 73Udhiyeler30
- 74İçecekler65
- 75Hastalar38
- 76Tıp101
- 77Elbise188
- 78Edeb255
- 79İzin İsteme77
- 80Dualar108
- 81Kalbi İnceltmek (Ar-Riqaq)182
- 82Kader27
- 83Yemînler ve Nezirler87
- 84Yeminlerin Keffaretleri15
- 85Mîrâs Payları (Ferîzalar)49
- 86Allah Tarafından Belirlenen Sınırlar ve Cezalar (Hudûd)89
- 87Kan Parası (Ad-Diyat)59
- 88Mürtedler22
- 89Zorlama altında yapılan ifadeler13
- 90Hileler29
- 91Ru'yâ Ta'bîri66
- 92Fitneler89
- 93Hükümler89
- 94Temenni20
- 95Doğru Bir Kişi Tarafından Verilen Bilgiyi Kabul Etmek (Vâhidlerin)22
- 96Kur'an ve Sünnete Sımsıkı Sarılmak103
- 97Allah'ı Birlemek (Tevhid)193
- 1بَاب: مَا جَاءَ فِي قَوْلِ اللَّهِ تَعَالَى: ﴿وَهُوَ الَّذِي يَبْدَأُ الْخَلْقَ ثُمَّ يُعِيدُهُ وَهُوَ أَهْوَنُ عَلَيْهِ﴾ /الروم: ٢٧
- 2بَاب: مَا جَاءَ فِي سَبْعِ أَرَضِينَ
- 3بَاب: صِفَةِ الشَّمْسُ وَالْقَمَرُ بِحُسْبَانٍ
- 4بَاب: مَا جَاءَ فِي قَوْلِهِ: ﴿وَهُوَ الَّذِي أَرْسَلَ الرِّيَاحَ نشرا بَيْنَ يَدَيْ رَحْمَتِهِ﴾ /الفرقان: ٤٨
- 5بَاب: ذِكْرِ الْمَلَائِكَةِ
- 6باب: إِذَا قَالَ أَحَدُكُمْ: آمِينَ، وَالْمَلَائِكَةُ فِي السَّمَاءِ، فَوَافَقَتْ إِحْدَاهُمَا الْأُخْرَى، غُفِرَ لَهُ مَا تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِهِ
- 7بَاب: مَا جَاءَ فِي صِفَةِ الْجَنَّةِ وَأَنَّهَا مَخْلُوقَةٌ
- 8بَاب: صِفَةِ أَبْوَابِ الْجَنَّةِ
- 9بَاب: صِفَةِ النَّارِ، وَأَنَّهَا مَخْلُوقَةٌ
- 10بَاب: صِفَةِ إِبْلِيسَ وَجُنُودِهِ
- 11بَاب: ذِكْرِ الْجِنِّ وَثَوَابِهِمْ وَعِقَابِهِمْ
- 12بَاب: قَوْلِ اللَّهِ تَعَالَى: ﴿وَبَثَّ فِيهَا مِنْ كُلِّ دَابَّةٍ﴾ /البقرة: ١٦٤
- 13بَاب: خَيْرُ مَالِ الْمُسْلِمِ غَنَمٌ يَتْبَعُ بِهَا شَعَفَ الْجِبَالِ
- 14بَاب: خَمْسٌ مِنَ الدَّوَابِّ فَوَاسِقُ، يُقْتَلْنَ فِي الْحَرَمِ
- 15بَاب: إِذَا وَقَعَ الذُّبَابُ فِي شَرَابِ أَحَدِكُمْ فَلْيَغْمِسْهُ، فَإِنَّ فِي إِحْدَى جَنَاحَيْهِ دَاءً وَفِي الْأُخْرَى شِفَاءً
(59) Kitâb: Yaratılışın Başlangıcı
بَاب: صِفَةِ إِبْلِيسَ وَجُنُودِهِ
Mesruk'tan nakledildiğine göre Hz. Aişe şöyle demiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e kişinin namazda iken (vücudunun ve kalbinin) başka tarafa yönelmesini (التفات) sormuştum. Bana: 'Bu, şeytanın sizin namazınızdan kapıp kaçırdığı kısımdır' diye cevap verdi
Abdullah İbn Ebu Katade'nin babası Ebu Katade'den naklettiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Salih rüya Allah'tan, kabus ise şeytandandır. Sizden birisi kendisini korkuya ve dehşete düşüren bir rüya görürse sol tarafına tükürüp onun şerrinden Allah'a sığınsın. Bu durumda kendisine zarar vermez. " Tekrar: 5747, 6984, 6986, 6995, 6996,7005, 7044 BU HADİS’İN AÇIKLAMALI SAYFASI İÇİN BURAYA TIKLAYIN Diğer tahric edenler: Tirmizi Rüya; Dârimî: Rüya
Ebu Hureyre r.a.'in naklettiğine göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Kim günde yüz defa ......... la ilahe illallahu vahdehu la şerike leh. Lehü'l-mülkü ve lehü'l-'hamdu ve huve ala kulli şey'in kadirun derse on köle azad etmeye denk iş yapmış olur. Kendisine yüz sevab yazılır, yüz günahı silinir ve o gün boyunca akşama kadar kendisini şeytandan koruyan bir sığınak olur. Ayrıca bundan daha fazlasını yapan biri olmadığı sürece kendisinden daha faziletli bir amel işleyen yok demektir. " Zikrin meali: Allah'tan başka hiçbir ilah yoktur. O tektir, hiçbir ortağı yoktur. Mülk tümüyle ona aittir ve hamd ona mahsustur. O'nun her şeye gücü yeter. Tekrar:
Muhammed İbn Sa'd İbn Ebı Vakkas, babası Sa'd İbn Ebi Vakkas r.a.'ın şöyle dediğini nakletmiştir: "Bir gün Hz. Ömer, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in huzuruna girmek üzere izin istemişti. O sırada Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem Kureyş'li bazı kadınlarla görüşüyordu. Kadınlar yüksek sesle Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile konuşuyorlardı ve O'nu (s.a.v.) bunaltmışlardı. Kadınlar Hz. Ömer'in izin istediğini duyunca hemen örtülerini düzeltmeye ve kendilerine çeki düzen vermeye başladılar. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem gülümseyerek Ömer'e izin verdi. Hz. Ömer: 'Ey Allah'ın Resulü, Allah yüzünüzden gülümsemeyi eksik etmesin!' deyince Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem: 'Benim yanımda bulunan bu kadınların haline gülüyorum! Senin sesini duyunca hemen örtülerini düzeltip kendilerine çeki düzen vermeye çalıştılar da!' buyurdu. Ömer ise: 'Ey Allahın Resulü, senden daha fazla çekinmeleri gerekirdi' dedi. Ardından da kadınlara yönelerek: 'Sizi yaramazlar (Ey kendilerinin düşmanları), benden çekiniyorsunuz da Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den çekinmiyorsunuz öyle mi?!' diye çıkıştı. Onlar ise: 'Tabi ki, senden daha çok çekiniyoruz! Sen Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e göre çok sert ve kaba bir adamsın!' dediler. Bunun üzerine Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Canımı elinde tutan Allah'a yemin ederim ki, şeytan seninle bir yolda karşılaşacak olsa, kesinlikle o yolunu değiştirir, senin tuttuğun yoldan başka bir yola girer." Tekrar:
Ebu Hüreyre r.a.'in şöyle dediği nakledilmiştir: "Bir kimse uyandıktan sonra abdest aldığı zaman üç kere sümkürsün! Çünkü şeytan geceyi onun genzi üzerinde geçirmiştir
بَاب: ذِكْرِ الْجِنِّ وَثَوَابِهِمْ وَعِقَابِهِمْ
Abdurrahman İbn Abdullah İbn Abdurrahman İbn Ebi Sa'sa'a'nın babasından naklettiğine göre Ebu Said el-Hudrı babasına şöyle demiştir: "Anladığım kadarıyla sen koyunları ve kırları seven birisin. Kırda koyunlarını otlatırken eğer namaz için ezan okuyacak olursan sesini iyice yükselt! Çünkü müezzinin sesini duyan insanlar, cinler ve bütün varlıklar kıyamet gününde onun lehine şahitlik edeceklerdir." Ebu Said el-Hudri: "Ben bunu Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den duydum" demiştir
بَاب: قَوْلِ اللَّهِ تَعَالَى: ﴿وَبَثَّ فِيهَا مِنْ كُلِّ دَابَّةٍ﴾ /البقرة: ١٦٤
Abdullah İbn Ömer anlatıyor: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in minberde hutbe irad ederken şunları söylediğini duydum: "Yılanları öldürün! Özellikle sırtında iki beyaz çizgi olan zehirli yılan (zü't-tufeyteyn / ذا الطفيتين) ile kuyruğu küt / güdük olan yılanı (ebter) öldürün! Çünkü bu yılanlar gözün nurunu söndürür ve hamile kadınların çocuklarını düşürmelerine sebep olur. " Tekrar: 3310, 3312, 4016 Diğer tahric edenler: Müslim, Selam; Tirmizi hükümler [-3298-] Abdullah İbn Ömer r.a. anlatıyor: "Bir defasında gördüğüm bir yılanı öldürmek için peşine düşmüştüm. Ebu Lübabe bana: 'Onu öldürme!' diye seslendi. Ben: 'Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, yılanları öldürmeyi emretti ama!' deyince, Ebu Lübabe: 'Ancak daha sonra ev yılanlarının öldürülmesini yasakladı' diye karşılık verdi." Bunlar evlerde yaşayan (zararsız, uzun ömürlü) yılanlardır (avamir). Tekrar: 3311, 3313 [-3299-] Abdullah İbn Ömer'in şöyle dediği nakledilmiştir: "O sırada beni Ebu Lübabe ve Zeyd İbnü'l-Hattab gördü
Abdullah İbn Ömer anlatıyor: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in minberde hutbe irad ederken şunları söylediğini duydum: "Yılanları öldürün! Özellikle sırtında iki beyaz çizgi olan zehirli yılan (zü't-tufeyteyn / ذا الطفيتين) ile kuyruğu küt / güdük olan yılanı (ebter) öldürün! Çünkü bu yılanlar gözün nurunu söndürür ve hamile kadınların çocuklarını düşürmelerine sebep olur. " Tekrar: 3310, 3312, 4016 Diğer tahric edenler: Müslim, Selam; Tirmizi hükümler [-3298-] Abdullah İbn Ömer r.a. anlatıyor: "Bir defasında gördüğüm bir yılanı öldürmek için peşine düşmüştüm. Ebu Lübabe bana: 'Onu öldürme!' diye seslendi. Ben: 'Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, yılanları öldürmeyi emretti ama!' deyince, Ebu Lübabe: 'Ancak daha sonra ev yılanlarının öldürülmesini yasakladı' diye karşılık verdi." Bunlar evlerde yaşayan (zararsız, uzun ömürlü) yılanlardır (avamir). Tekrar: 3311, 3313 [-3299-] Abdullah İbn Ömer'in şöyle dediği nakledilmiştir: "O sırada beni Ebu Lübabe ve Zeyd İbnü'l-Hattab gördü
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
بَاب: خَيْرُ مَالِ الْمُسْلِمِ غَنَمٌ يَتْبَعُ بِهَا شَعَفَ الْجِبَالِ
Ebu Said el-Hudri r.a.'in naklettiğine göre Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Dağların tepelerinde ve vadilerin derinliklerinde beslenip peşlerine düşülen koyunların kişi için en değerli mallar olması vakti çok yaklaştı. Kişi bu şekilde dinini fitnelerden korumak için kaçar
Ebu Hureyre r.a.'den nakledildiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Küfrün başı doğu tarafındadır. Böbürlenme ve kibirlenme, at ve deve sürülerine sahip olanlarda görülür. Develerinin, sığırlarının peşinden giden kaba ve çığırtkan insanlar (el-feddadun), bedevilerdir. Koyun sürülerine sahip olanlarda ise sükunet ve huzur vardır." Tekrar:
Ebu Mes'ud Ukbe İbn Amr'dan nakledildiğine göre Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem eliyle Yemen tarafına işaret ederek: "İman işte orada Yemenlidir. Katı kalplilik ve kabalık ise Rebia ve Mudar kabilelerinden olup deve/erin kuyruklarına yapışan çığırtkan insanların bulunduğu yerde, şeytan işi çirkinliklerin çıktığı taraftadır. " Tekrar:
Ebu Hureyre r.a.'in naklettiğine göre Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Horoz'un öttüğünü işittiğiniz zaman Allah'ın fazlından ve ihsanından isteyiniz! Çünkü bu durumda horoz bir melek görmüştür. Buna karşılık bir eşek anırması duyarsanız şeytandan Allah'a sığınınız! Çünkü o, bir şeytan görmüştür." Diğer tahric: Müslim, Zikr: Tirmizi Daavat
Cabir İbn Abdullah r.a.'dan nakledildiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Gece karanlığı bastırınca - veya akşam olunca - çocuklarınızı kesinlikle dışarıya bırakmayın! Çünkü bu vakitte şeytanlar cirit atar. Gecenin bir kısmı geçince artık çocuklarınızı evde tutun, kapıları kapatın ve Allah'ın adını anın! Zira şeytan kapalı kapıyı açamaz
Ebu Hureyre'nin naklettiğine göre Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "İsrailoğullarından bir grup kayboldu. Bu gruba ne olduğu bilinmiyor. Ancak bana öyle geliyor ki bunlar (bir ceza olarak) fareye dönüştürülmüşler. Çünkü farenin önüne deve sütü konulursa içmiyor fakat koyun sütü konulursa içiyor!" Ebu. Hureyre şöyle demiştir: "Ben bunu Ka'b'a anlattım. O da bana bir kaç defa: 'Sen Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in böyle dediğini gerçekten işittin mi?' diye sordu. En sonunda ona: 'Ne yani, benim Tevrat'ı okuduğumu mu düşünüyorsun?' diye çıkıştım
Hz. Aişe'nin şöyle dediği nakledilmiştir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem kelere fuveysık (minik fasık) demişti. Fakat kelerin öldürülmesini emrettiğini işitmedim." Sa'ad İbn Ebı Vakkas ise ResuluIlah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in kelerin öldürülmesini emrettiğini söylemiştir
Ümmü Şerik'ten nakledildiğine göre ResuluIlah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona kelerleri öldürmesini emretmiştir
Aişe r.anha'dan nakledildiğine göre Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Sırtında iki beyaz çizgi olan zehirli yılan türünü (zü't-tufeyteyn) öldürün! Çünkü bu yılanlar gözün nurunu söndürür ve hamile kadınlara zarar verir
Aişe r.anha'dan nakledildiğine göre Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem kuyruğu küt / güdük olan yılan türünün (ebter) öldürülmesini emretmiş ve şöyle buyurmuştur: "Çünkü bu yılanlar gözün nurunu söndürür ve hamile kadınların çocuklarını düşürmelerine sebep olur
İbn Ebi Müleyke'nin naklettiğine göre Abdullah İbn Ömer yılanları öldürürdü fakat daha sonra bunu yasakladı. İbn Ömer şöyle demişti: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir bahçe sökerken orada bir yılan derisi gördü ve: 'Bakın, yılanı bulun ve öldürün!' buyurdu. Oradakiler de aramaya koyuldular. İşte ben yılanları bu yüzden öldürüyordum. [-3311-] Fakat bir defasında Ebu Lübabe ile karşılaştım ve bana Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in: 'Sırtında iki beyaz çizgi bulunan zehirli, kuyruğu küt / güdük yılanlar dışındaki yılanları öldürmeyin. Böyle olan yılanlar hamile kadınların çocuklarını düşürmelerine sebep olur ve gözün nurunu söndürür. Bunları öldürün!' buyurduğunu nakletti
İbn Ebi Müleyke'nin naklettiğine göre Abdullah İbn Ömer yılanları öldürürdü fakat daha sonra bunu yasakladı. İbn Ömer şöyle demişti: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir bahçe sökerken orada bir yılan derisi gördü ve: 'Bakın, yılanı bulun ve öldürün!' buyurdu. Oradakiler de aramaya koyuldular. İşte ben yılanları bu yüzden öldürüyordum. [-3311-] Fakat bir defasında Ebu Lübabe ile karşılaştım ve bana Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in: 'Sırtında iki beyaz çizgi bulunan zehirli, kuyruğu küt / güdük yılanlar dışındaki yılanları öldürmeyin. Böyle olan yılanlar hamile kadınların çocuklarını düşürmelerine sebep olur ve gözün nurunu söndürür. Bunları öldürün!' buyurduğunu nakletti
Abdullah İbn Ömer r.a.'in önceden yılanları öldürdüğü nakledilmiştir. [-3313-] Ancak Ebu Lübabe ona Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in ev yılanlarının öldürülmesini yasakladığını nakledince bundan vazgeçmiştir
Abdullah İbn Ömer r.a.'in önceden yılanları öldürdüğü nakledilmiştir. [-3313-] Ancak Ebu Lübabe ona Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in ev yılanlarının öldürülmesini yasakladığını nakledince bundan vazgeçmiştir
بَاب: خَمْسٌ مِنَ الدَّوَابِّ فَوَاسِقُ، يُقْتَلْنَ فِي الْحَرَمِ
Hz Aişe'den nakledildiğine göre Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: ''Beş tür zararlı hayvan harem sınırları içerisinde dahi öldürülür: Fare, akrep, çaylak, karga ve kelb-i akur (saldırgan köpek)
Abdullah İbn Ömer'den nakledildiğine göre Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Bir kimse ihramlı olduğu halde şu beş hayvanı öldürsebile günahı olmaz: Akrep, fare, kelb-i akur (saldırgan köpek), karga ve çaylak:
Cabir İbn Abdullah r.a.'ın merfu' olarak naklettiği bir rivayete göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Kaplarınızın ağızlarını kapatın, su kırbalarının ağızlarını bağlayın, kapılarımzı örtün, akşam olduğunda çocuklarınızı yanınıza alın ve dışarı salmayın! Çünkü bu vakitlerde cinler etrafa yayılır ve zarar verir. Yatacağınız zaman kandilleri söndürün. Kim bilir belki bir fare çıkar ve kandili devirerek ev halkının yanmasına sebep olur!" [Ata'dan nakledilen rivayette cinler yerine şeytanlar ifadesi kullanılmıştır]
Abdullah İbn Mes'ud anlatıyor: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte bir mağarada iken, Mürselat suresi nazil oldu. Biz inen ayetleri, O'nun ağzından öğrenirken, birden bir yılan yuvasından çıkıverdi. Hemen onu öldürmek üzere atıldık. Fakat yılan hızlı davranıp yuvasına kaçtı. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bunun üzerine: 'Siz onun zararından / şerrinden korunduğunuz gibi, o da sizin zararınızdan / şerrinizden korundu!' buyurdular." Bu rivayet Abdullah İbn Mes'ud'dan: "Ayetleri okuduğu sırada ağzındaki ıslaklık daha kurumamıştı ki, (bir yılan çıkıverdi)" şeklinde de nakledilmiştir
Abdullah İbn Ömer'den nakledildiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Bir kadın bir kedi sebebiyle cehenneme girdi. Çünkü bu kediyi bağlayıp hapsetmiş, beslemeyip aç bırakmış ve yeryüzündeki bazı canlıları yakalayıp yemesi için serbest bırakmamıştı
Ebu Hureyre r.a.'den nakledildiğine göre Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Nebilerden birisi dinlenmek üzere bir ağacın gölgesinde konaklamıştı. Bu sırada onu bir karınca ısırdı. O Nebi eşyalarının getirilmesini emretti ve ağacın altında karıncanın yuvasını buldu. Sonra da bu yuvanın yakılmasını emretti. Bunun üzerine Allah Teala ona: 'Cezalandıracaksan tek bir karıncayı cezalandırman gerekmez miydi?!' diye vahyetti
بَاب: إِذَا وَقَعَ الذُّبَابُ فِي شَرَابِ أَحَدِكُمْ فَلْيَغْمِسْهُ، فَإِنَّ فِي إِحْدَى جَنَاحَيْهِ دَاءً وَفِي الْأُخْرَى شِفَاءً
Ebu Hureyre r.a.'in naklettiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Herhangi birinizin içeceğine sinek düşecek olursa o sineği içeceğe daldırsın ve geri çıkarsın. Zira onun kanatlarından birinde hastalık diğerinde ise bunun şifası vardır
Ebu Hureyre r.a.'in naklettiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Kötü yola düşmüş / fahişe bir kadın, bir kuyu başında rastladığı susuzluktan ölmek üzere olan bir köpeğe yardımı sebebiyle bağışlanmıştır. Bu kadın köpeğe su vermek için ayakkabısını çıkardı ve örtüsüne bağlayıp kuyudan su çekti. İşte köpeğe yaptığı bu iyilikten dolayı bağışlandı
Ebu Talha'dan nakledildiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "İçinde köpek ve resim (suret) bulunan eve melekler girmez
Abdulah İbn Ömer'den nakledildiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem köpeklerin öldürülmesini emretmiştir
Ebu Hureyre r.a.'den nakledildiğine göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Bekçi veya çoban köpeği dışında köpek bulunduran kimselerin amellerinden her gün bir kırat eksilir
Süfyan İbn Ebu Züheyr eş-Şenei şöyle demiştir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in, 'Bağını / bahçesini ve hayvanlarını korumak dışında bir maksatla köpek barındıran kimselerin amellerinden her gün bir kırat eksilir' buyurduğunu duydum." Ravilerden Saib İbn Yezıd, Süfyan İbn Ebu Züheyr'e: "Bunu gerçekten Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den bizzat işittinmi?" diye sorunca Süfyan: "Evet, işte şu kıblenin Rabbine yemin olsun ki işittim!" demiştir. 6.CİLT VE BED’İL-HALK BİTTİ. 7. CİLT VE AHADİSU’L-ENBİYA BİR SONRAKİ SAYFADA