SÜNNETİMİZSÜNNET VE HADİS KÜTÜPHANESİ
Sahih-i Buhari › Kitâb 63 · Medine'deki Yardımcıların (Ensar) Faziletleri › Bâb 20Konum
KİTÂBLAR (97)
  1. 1Vahyin Başlangıcı7
  2. 2Îmân51
  3. 3İlim76
  4. 4Abdest113
  5. 5Gusül46
  6. 6Hayız40
  7. 7Teyemmüm15
  8. 8Namaz174
  9. 9Namaz Vakitleri81
  10. 10Ezan275
  11. 11Cuma66
  12. 12Korku Namazı6
  13. 13İki Bayram (iydeyn)42
  14. 14Vitir Namazı15
  15. 15Yağmur Duası (Istiskaa)35
  16. 16Güneş ve Ay Tutulması27
  17. 17Kur'ân Okurken Secde Edilecek Yerlerler13
  18. 18Namazın Kısaltılması (At-Taksir)40
  19. 19Gece Namazı (Teheccüd)69
  20. 20Mekke ve Medîne Mescidlerinde Kılınan Namazın Fazîleti10
  21. 21Namaz İçinde Ameller27
  22. 22Namazda Unutkanlık14
  23. 23Cenazeler160
  24. 24Zekât118
  25. 25Hacc260
  26. 26Umre33
  27. 27Hac Yolculuğunu Tamamlamaktan Engellenen Hacılar15
  28. 28Hacda Avlanma Cezası46
  29. 29Medine'nin Faziletleri24
  30. 30Oruç Tutmak117
  31. 31Teravih Namazı6
  32. 32Kadir Gecesinin Fazileti11
  33. 33Ramazânın Son On Gününde İ'tikâf22
  34. 34Alışverişler193
  35. 35Sonradan Teslim Edilecek Mallar İçin Bedel Ödenen Satışlar (Selem Akdi)20
  36. 36Şuf’a3
  37. 37İcâre27
  38. 38Havaleler3
  39. 39Kefalet9
  40. 40Vekâlet21
  41. 41Ekincilik31
  42. 42Su Dağıtımı34
  43. 43Borç, Borç Ödenmesi, Malın Dondurulması, İflas25
  44. 44Hukukî Çekişmeler (Husûmât)16
  45. 45Yerde Bulunup Kaldırılan Şeyler (Lukata)15
  46. 46Zulümler ve Gasb43
  47. 47Ortaklık25
  48. 48Rehin9
  49. 49Kölelerin Azat Edilmesi43
  50. 50Mükâteb6
  51. 51Hediyeler71
  52. 52Şehâdetler53
  53. 53Barış Sağlamak22
  54. 54Şartlar26
  55. 55Vasiyyetler44
  56. 56Cihâd ve Sîretler309
  57. 57Ganimetin Beşte Biri66
  58. 58Cizye ve Muvâde'a33
  59. 59Yaratılışın Başlangıcı136
  60. 60Peygamberler163
  61. 61Peygamberin (ﷺ) ve Ashabının Faziletleri ve Meziyetleri162
  62. 62Peygamberin Sahabeleri128
  63. 63Medine'deki Yardımcıların (Ensar) Faziletleri173
  64. 64Peygamber (ﷺ) Tarafından Yönetilen Askeri Seferler (El-Megazi)526
  65. 65Kur'an-ı Kerim 'in Peygamber ﷺ Tefsiri507
  66. 66Kur'ân’ın Faziletleri87
  67. 67Nikâh188
  68. 68Boşanmak100
  69. 69Nafakalar22
  70. 70Yiyecek, Yemek95
  71. 71Akîka Kurbânı9
  72. 72Avcılık, Kesim70
  73. 73Udhiyeler30
  74. 74İçecekler65
  75. 75Hastalar38
  76. 76Tıp101
  77. 77Elbise188
  78. 78Edeb255
  79. 79İzin İsteme77
  80. 80Dualar108
  81. 81Kalbi İnceltmek (Ar-Riqaq)182
  82. 82Kader27
  83. 83Yemînler ve Nezirler87
  84. 84Yeminlerin Keffaretleri15
  85. 85Mîrâs Payları (Ferîzalar)49
  86. 86Allah Tarafından Belirlenen Sınırlar ve Cezalar (Hudûd)89
  87. 87Kan Parası (Ad-Diyat)59
  88. 88Mürtedler22
  89. 89Zorlama altında yapılan ifadeler13
  90. 90Hileler29
  91. 91Ru'yâ Ta'bîri66
  92. 92Fitneler89
  93. 93Hükümler89
  94. 94Temenni20
  95. 95Doğru Bir Kişi Tarafından Verilen Bilgiyi Kabul Etmek (Vâhidlerin)22
  96. 96Kur'an ve Sünnete Sımsıkı Sarılmak103
  97. 97Allah'ı Birlemek (Tevhid)193
BÂBLAR — Medine'deki Yardımcıların (Ensar) Faziletleri (51)
  1. 1بَاب: مَنَاقِبِ الْأَنْصَارِ
  2. 2بَاب: قَوْلِ النَّبِيِّ ﷺ: (لَوْلَا الْهِجْرَةُ لَكُنْتُ امْرَأً مِنْ الْأَنْصَارِ)
  3. 3بَاب: إِخَاءِ النَّبِيِّ ﷺ بَيْنَ الْمُهَاجِرِينَ وَالْأَنْصَارِ
  4. 4بَاب: حُبِّ الْأَنْصَارِ من الإيمان
  5. 5بَاب: قَوْلُ النَّبِيِّ ﷺ لِلْأَنْصَارِ: (أَنْتُمْ أَحَبُّ النَّاسِ إِلَيَّ)
  6. 6بَاب: أَتْبَاعِ الْأَنْصَارِ
  7. 7بَاب: فَضْلِ دُورِ الْأَنْصَارِ
  8. 8بَاب: قَوْلِ النَّبِيِّ ﷺ لِلْأَنْصَارِ: (اصْبِرُوا حَتَّى تَلْقَوْنِي عَلَى الْحَوْضِ)
  9. 9بَاب: دُعَاءِ النَّبِيِّ ﷺ: (أَصْلِحْ الْأَنْصَارَ وَالْمُهَاجِرَةَ)
  10. 10بَاب: قَوْلِ اللَّهِ: ﴿وَيُؤْثِرُونَ عَلَى أَنْفُسِهِمْ وَلَوْ كَانَ بِهِمْ خَصَاصَةٌ﴾. /الحشر: ٩
  11. 11بَاب: قَوْلُ النَّبِيِّ ﷺ: (اقْبَلُوا مِنْ مُحْسِنِهِمْ وَتَجَاوَزُوا عَنْ مُسِيئِهِمْ)
  12. 12بَاب: مَنَاقِبُ سَعْدِ بْنِ مُعَاذٍ ﵁
  13. 13بَاب: مَنْقَبَةُ أُسَيْدِ بْنِ حُضَيْرٍ، وَعَبَّادِ بْنِ بِشْرٍ ﵄
  14. 14بَاب: مَنَاقِبُ مُعَاذِ بْنِ جَبَلٍ ﵁
  15. 15بَاب: مَنْقَبَةُ سَعْدِ بْنِ عُبَادَةَ ﵁
  16. 16بَاب: مَنَاقِبُ أُبَيِّ بْنِ كَعْبٍ ﵁
  17. 17بَاب: مَنَاقِبُ زَيْدِ بْنِ ثَابِتٍ ﵁
  18. 18بَاب: مَنَاقِبُ أَبِي طَلْحَةَ ﵁
  19. 19بَاب: مَنَاقِبُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ سَلَامٍ ﵁
  20. 20بَاب: تَزْوِيجِ النَّبِيِّ ﷺ خَدِيجَةَ، وَفَضْلِهَا ﵂
  21. 21بَاب: ذِكْرُ جَرِيرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ الْبَجَلِيِّ ﵁
  22. 22بَاب: ذِكْرُ حُذَيْفَةَ بْنِ الْيَمَانِ الْعَبْسِيِّ ﵁
  23. 23بَاب: ذِكْرُ هِنْدٍ بِنْتِ عُتْبَةَ بْنِ رَبِيعَةَ ﵂
  24. 24بَاب: حَدِيثُ زَيْدِ بْنِ عَمْرِو بْنِ نُفَيْلٍ
  25. 25بَاب: بُنْيَانُ الْكَعْبَةِ
  26. 26بَاب: أَيَّامُ الْجَاهِلِيَّةِ
  27. 27بَاب: مَبْعَثِ النَّبِيِّ ﷺ
  28. 28بَاب: مَا لَقِيَ النَّبِيُّ ﷺ وَأَصْحَابُهُ مِنَ الْمُشْرِكِينَ بِمكَّةَ
  29. 29بَاب: إِسْلَامُ أَبِي بَكْرٍ الصِّدِّيقِ ﵁
  30. 30بَاب: إِسْلَامُ سَعْدِ بْنِ أَبِي وَقَّاصٍ ﵁
  31. 31بَاب: ذِكْرُ الْجِنِّ
  32. 32بَاب: إِسْلَامُ أَبِي ذَرٍّ الْغِفَارِيِّ ﵁
  33. 33بَاب: إِسْلَامُ سَعِيدِ بْنِ زَيْدٍ ﵁
  34. 34بَاب: إِسْلَامُ عُمَرَ بْنِ الْخَطَّابِ ﵁
  35. 35بَاب: انْشِقَاقُ الْقَمَرِ
  36. 36بَاب: هِجْرَةِ الْحَبَشَةِ
  37. 37بَاب: مَوْتُ النَّجَاشِيِّ
  38. 38بَاب: تَقَاسُمُ الْمُشْرِكِينَ عَلَى النَّبِيِّ ﷺ
  39. 39بَاب: قِصَّةِ أَبِي طَالِبٍ
  40. 40بَاب: حَدِيثِ الْإِسْرَاءِ
  41. 41بَاب: الْمِعْرَاجِ
  42. 42بَاب: وُفُودِ الْأَنْصَارِ إِلَى النَّبِيِّ ﷺ بِمَكَّةَ، وَبَيْعَةِ الْعَقَبَةِ
  43. 43بَاب: تَزْوِيجِ النَّبِيِّ ﷺ عَائِشَةَ، وَقُدُومِهَا الْمَدِينَةَ، وَبِنَائِهِ بِهَا
  44. 44بَاب: هِجْرَةِ النَّبِيِّ ﷺ وَأَصْحَابِهِ إِلَى الْمَدِينَةِ
  45. 45بَاب: مَقْدَمِ النَّبِيِّ ﷺ وَأَصْحَابِهِ الْمَدِينَةَ
  46. 46بَاب: إِقَامَةِ الْمُهَاجِرِ بِمَكَّةَ بَعْدَ قَضَاءِ نُسُكِهِ
  47. 47بَاب: التَّارِيخِ، مِنْ أَيْنَ أَرَّخُوا التَّارِيخَ
  48. 48بَاب: قَوْلِ النَّبِيِّ ﷺ: (اللَّهُمَّ أَمْضِ لِأَصْحَابِي هِجْرَتَهُمْ)
  49. 49بَاب: كَيْفَ آخَى النَّبِيُّ ﷺ بَيْنَ أَصْحَابِهِ
  50. 50بَاب: إِتْيَانِ الْيَهُودِ النَّبِيَّ ﷺ حِينَ قَدِمَ الْمَدِينَةَ
  51. 51باب: إسلام سلمان الفارسي ﵁

Sahih-i Buhari 3821

Medine'deki Yardımcıların (Ensar) Faziletleri
Sahih (Buhârî'nin Sahîh'i)
BÂB (20)
بَاب: تَزْوِيجِ النَّبِيِّ ﷺ خَدِيجَةَ، وَفَضْلِهَا ﵂

Aişe r.anha dedi ki: "-Hatice'nin kızkardeşi- Huveylid kızı Hale Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in huzuruna girmek üzere izin istedi. Bu ona Hatice'nin izin isteyişi gibi geldi. Bu sebeple adeta dehşete kapıldı. Allah'ım, Hale bu, dedi. (Aişe) dedi ki: Ben de kıskandım ve dedim ki: Geçmiş zamanda ölüp gitmiş, ağzının etrafı kırmızı, Kureyş'in koca karılarından bir kocakarının nesini hatırlıyorsun ki? Üstelik Allah sana onun yerine ondan hayırlısını vermiş bulunuyor." Fethu'l-Bari Açıklaması: "Hatice" Nebi efendimizin ilk olarak evlendiği kadındır. Huveylid'in kızı olup, Huveylid'in babası, Esed b. Abdu'l-Uzza b. Kusay'dır. Nesebi Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte Kusay'da bir araya gelmektedir. Neseb itibariyle hanımları arasında kendisine en yakın olanı odur. Ümmü Habibe dışında ondan başka Kusay'ın soyundan gelen bir kadınla da evlenmemiştir. Hatice ile cumhurun görüşüne göre 25 yaşında iken evlenmiştir. Hatice'yi onunla babası Huveylid evlendirmiştir. Nebiden önce Ebu Hale b. enNebbaş b. ez-Zürare et-Temimı ile evliydi. Bu da Abdu'd-Oarr oğulları ile antlaşmalı idi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Hatice ile evlenmeden önce onun malı ile Şam'a ticari ortak olarak yolculuk yapmıştı. Hatice'nin kölesi Meysere Nebide gördüğü haller dolayısıyla Hatice onunla evlenmeyi arzuladı. ez-Zubeyr der ki: Hatice cahiliye döneminde et-Tahire diye çağırılırdı. Sahih kabul edilen görüşe göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e nübuvvet verildikten on yıl sonra Ramazan ayında vefat etmiştir. Böylece -sahih görüşe göre- Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte onbeş yıl kalmış olmaktadır. Bundan önce Vahyin başlangıcı bölümündeki başlıklarda Nebi sallallah u aleyhi ve sellem'i ilk olarak tasdik ettiğine ve onun bu işte sebat gösterdiğine dair açıklamalar geçmiş bulunmaktadır ki, bu da onun yakıninin ne kadar güçlü olduğunu, oldukça akıllı ve sağlam kararlı olduğunu göstermektedir. Şüphesiz o, -tercih edilen görüşe göre- hanımlarının en faziletlisi idi. Daha önce Nebiler ile ilgili hadisler bölümünde Meryem sözkonusu edilmiş ve buna dair bazı açıklamalar da geçmiş bulunmaktadır. 3815- "Onun kadınlarının en hayırlısı Meryem'dir, onun kadınlarının en hayırlısı Hatice'dir." Benim daha kuwetli gördüğüm görüşe göre "onun kadınlarının en hayırlısı" ifadesi mukaddem bir haber olup, zamir de Meryem'e aittir. Şöyle buyurmuş gibidir: Meryem onun yani ona çağdaş olan kadınların en hayırlısıdır. Hatice hakkında da aynı şey sözkonusudur. Diğer taraftan şarihlerin pek çoğu da kastedilenin çağdaşı olan kadınlar olduğunu da söylemişlerdir. Nesaı'nin sahih bir sened ile rivayet ettiği, Hakim'in de zikrettiği İbn Abbas yoluyla gelen merfu hadiste şöyle denilmektedir: "Cennet ehli kadınlarının en faziletiileri Hatice, Fatıma, Meryem ve Asiyeldir." Bu, tevil edilme ihtimali bulunmayan apaçık bir nastır. 3816- " ... Nebi s.a.v.'in hanımlarından kimseyi (bu kadar) kıskanmadım." Hadiste (kumalar arası) kıskançlığın olduğu kabul edilmektedir. Bunun reddedilebilecek bir şeyolmadığı, ayrıca daha alt mertebede olanlar bir yana üstün fazilete sahip kadınlar arasında bile görülebileceği tespit edilmektedir. Aynı şekilde Aişe radıyAllahu anha Nebi sallAllahu aıeyhi ve sellem'in diğer hanımlarını da kıskanırdl. Fakat Hatice'yi daha çok kıskanırdl. Bunun sebebini de açıklamış ve Nebi sallAllahu aleyhi ve sellem'in onu çok anmasının buna sebep olduğunu belirtmiştir. 3818- "O şöyle idi, böyle idi." Yani o faziletli bir kadın idi, akıllı idi ve buna benzer. "Hem benim ondan çocuklarım oldu." İbrahim dışında Nebi sallAllahu aleyhi ve sellem'in bütün çocukları Hatice'dendir. İbrahim cariyesi Mariye'den doğmuştu. Nebi sallAllahu aleyhi ve sellem'in Hatice'den doğduğu ittifakla kabul edilmiş çocukları şunlardır: Kendisi ile künyelendiği el-Kasım -Nebiliğin verilmesinden önce ya da sonra küçük yaşta ölmüştür.- dört kızı olan Zeyneb, sonra Rukayye, sonra Ümmü Gülsum, sonra da Fatıma. Denildiğine göre Ümmü Gülsum, Fatıma'dan daha küçük idi. Abdullah ise Nebiliğin verilmesinden sonra doğmuştur. İttifakla kabul edildiğine göre erkekler küçük yaşta vefat etmiştir. Nebi sallAllahu aleyhi ve sellem'in dünya da iken Hatice'ye verdiği mükafatlardan birisi de o hayatta olduğu sürece başkasıyla evlenmemiş olmasıdır. Müslim'in, ez-Zühri'den, onun Urve'den, onun Aişe'den diye rivayet ettiğine göre Aişe şöyle demiştir: "Nebi s.a.v. Hatice ölünceye kadar başkasıyla evlenmemiştir." Bu, haberlere dair ilim sahibi olan kimseler arasında görüş ayrılığı bulunmayan hususlardan birisidir. Hadiste Hatice'nin Nebi nezdindeki değerinin büyüklüğüne,faziletinin oldukça fazla olduğuna delil vardır. Çünkü o kendisinden başka bir hanım ile evlenmesine ihtiyaç bırakmamıştır. Onunla birlikte kalmak hususunda, başkalarının ortaklaşa sahip oldukları sürenin iki katı kadar bir süre boyunca o tek başına onunla birlikte kalmıştır. Çünkü Nebi sallallfıhu aleyhi ve sellem Hatice ile evlendikten sonra 38 yıl yaşamıştır. Hatice bu 38 yılın 25 yılında tek başına Nebi ile birlikte yaşamıştır. Bu ise yaklaşık toplam sürenin üçte ikisi eder. Sürenin uzunluğuna rağmen, onun kalbine kıskançlığın girmesine sebep teşkil edecek bir tutumdan, muhtemelen kendisini dahi rahatsız edebilecek kumaların tartışmalarından onu uzak tutmuştur. İşte bu, ondan başka kimsenin onunla paylaşmadığı bir faziletidir. Hatice'nin sahip olduğu özelliklerden birisi de bu ümmetin hanımları arasında herkesten önce iman etmiş olmasıdır. Böylelikle o kendisinden sonra iman eden bütün hanımlara bu yolu açmış oldu. Bu sebeple onların ecirlerinin bir misli de ona verilecektir. Çünkü "kim güzel bir yol açarsa ... " hadisinde sabit olan budur. Bu özellikte erkekler arasında Ebu Bekir es-Sıddık onunla ortaktır. Bu sebeple onların aldıkları sevabın ne kadar olduğunu yüce Allah'tan başkası bilemez. Nevevı der ki: Bu hadislerde güzel geçinmeye, sevginin hakkını korumaya, ölmüş ya da hayatta bulunan arkadaş ın ve birlikte yaşanılan kimsenin hatırasına saygı göstermek gerektiği, o arkadaş ın tanıdıklarına ikramda bulunmanın gereği de dile getirilmektedir. 3819- "İçi oyulmuş inciden" İbnu't-Tın der ki: Bundan maksat pek büyük bir köşk (saray) gibi oldukça geniş, içi oyulmuş bir incidir. es-Süheyll der ki: Beyt (köşk)in sözkonusu edilmesinin ince bir anlamı vardır. Çünkü o Nebilikten önce bir ev hanımı idi. Daha sonra İslam gelince de tek başına bir ev hanımı oldu. Nebi sallallfıhu aıeyhi ve sellem'in Nebi olarak gönderildiği ilk günden itibaren yeryüzünde onun evi dışında İslam evi yoktu. Bu ise yine ondan başka kimsenin kendisiyle paylaşmadığı bir fazilettir. (es-Süheyll devamla) der ki: Yapılan bir fiilin karşılığı ondan daha üstün olsa bile çoğunlukla aynı lafızIa sözkonusu edilir. Bundan dolayı hadiste köşk, saray lafzı değil de beyt (ev) lafzı kullanılmıştır. es-Süheyll'nin ifadeleri burada sona ermektedir. "Beyt" lafzının zikredilmesinin bir başka anlamı daha vardır. Çünkü Nebi sallallfıhu aıeyhi ve sellem'in Ehl-i Beyti'nin vardığı yer odur. Nitekim yüce Allah'ın: "Ey Ehl-i Bey tt Allah sizden ancak kir i giderip, tam anlamıyla sizi temizlemek ister."[Ahzab,33] buyruğunun tefsiri ile ilgili olarak sabit olduğuna göre Ümmü Seleme şöyle demiştir: "Bu ayet nazil olunca Nebi sallallfıhu aleyhi ve sellem Fatıma'yı, Ali'yi, el-Hasan'ı ve el-Hüseyn'i çağırdı. Onların üzerini bir elbise ile örterek: Allah'ım, bunlar benim Ehl-i Beytimdir, demiştir." Bu hadisi Tirmizi ve başkaları rivayet etmiştir. Bütün bu Ehl-i Beyt'in vardığı yer ise Hatice r.a.a'dır. Çünkü el-Hasan ile el-Hüseyn Fatıma'dandır. Fatıma da onun kızıdır. Ali de Hatice'nin evinde küçük yaştan beri büyümüş, onun vefatından sonra da kızıyla evlenmiştir. Böylelikle Beyt-i Nebevi'nin ehlinin başkasına değil, yalnız Hatice'ye rad olduğu da ortaya çıkmış olmaktadır. "Gürültünün, patırtının, yorgunluğu n argınlığın olmadığ!." Buradaki "es-sahab (gürültü patırtı)" yüksek sesle bağırmak, yüksek sesle tartışmak demektir. "en-Nasab" de yorgunluk argınlık demektir. 3820- "Ona Rabbinden ve benden selam söyle." Nesaı'de Enes'ten şöyle dediği rivayet edilmektedir: "Cibril, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e dedi ki: Şüphesiz Allah Hatice'ye selam söylüyor." Yani ona bunu bildir. "Bunun üzerine Hatice: Şüphesiz Allah es-Selamdır. Cibril'e de selam olsun, sana da ey Allah'ın Reso.lü. Allah'ın rahmeti ve bereketleri de." İlim adamları der ki: Bu olayda Hatice'nin oldukça fakih (ince anlayışlı) oluşuna delil vardır. Çünkü o teşehhüdde bazı sahabilerin dedikleri "es-selam u alallah" şeklinde karşılık vermemiştir. Nebi sallallahu aleyhi ve selle m de onların böyle demelerini yasaklamış ve: "Şüphesiz Allah es-Selam'ın kendisidir. Bunun yerine et-tahiyyatu lillahi deyiniz" diye buyurmuştur. Hatice anlayışının doğruluğu sebebiyle yaratılmışların selamının alındığı gibi, yüce Allah'a da öylece karşılık verilmeyeceğini kavrayıvermişti. Çünkü "es-Selam" Allah'ın isimlerinden birisidir. Aynı zamanda bu, esenlik için bir dua mahiyetindedir. Her iki anlamı ile de Allah'a karşılık verilmesi uygun değildir. Sanki şöyle cevap vermiş gibidir: es-Selam onun adı iken esenlik (selamet) ondan istenir ve ondan husule geliyor iken nasıl "aleyhisselam" diyebilirim ki! Bu hadisten anlaşıldığına göre şanı yüce Allah'a ancak övgülerde bulunmak yakışır. Bundan dolayı o "es-selam u aleyhi" diyecek yerde yüce Allah'a senada bulunmuştur. Daha sonra Allah'a yakışan ile başkasına yakışan ifadeleri birbirinden ayırt etmiş ve farklı tabirler kullanarak: "Cibril'e de selam olsun" dedikten sonra "sana da selam olsun" demiştir. Bundan anlaşıldığına göre selam gönderenin de, selam getirenin de selamı alınarak karşılık verilir. 3821- "Hatice'nin izin istemesini hatırlad!." Hale'nin sesinin kızkardeşinin sesine benzemesi dolayısıyla izin isteyişinin niteliklerini hatırladı, bu yolla da Hatice'yi hatırlamış oldu. Hadisten anlaşıldığına göre bir şeyi seven bir kimse onun sevdiklerini de, ona benzeyenleri de, onunla ilgili olanları da sever. "Ağzının etrafı kırmızı" ilk anda hatıra gelen ağzın iç tarafıdır. O bu sözleri ile dişlerinin dökülmüş olduğunu ve ağzının içinde diş eti ve diğer kırmızı etlerin dışında bir şey kalmamış olduğunu kinayeli olarak anlatmış olmaktadır. Nevevı ve başkaları bunu ifade etmişlerdir. "Allah sana onun yerine ondan hayırlısını vermiş bulunuyor." Vakıa şu ki, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem onun bu sözlerine karşılık vermiştir. Ebu Nedh'in Aişe'den yoluyla gelen, Ahmed ve Taberani'de yer alan bu olayı anlatan rivayette şöyle denilmektedir: "Aişe dedi ki: Ben, Allah sana yaşlı birisinin yerine yaşı küçük birisini vermiş bulunuyor dedim. O buna kızınca ben de seni hak ile gönderene yemin ederim ki bundan sonra ondan ancak hayır ile sözedeceğim, dedim

وَقَالَ إِسْمَاعِيلُ بْنُ خَلِيلٍ أَخْبَرَنَا عَلِيُّ بْنُ مُسْهِرٍ، عَنْ هِشَامٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ ـ رضى الله عنها ـ قَالَتِ اسْتَأْذَنَتْ هَالَةُ بِنْتُ خُوَيْلِدٍ أُخْتُ خَدِيجَةَ عَلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم، فَعَرَفَ اسْتِئْذَانَ خَدِيجَةَ فَارْتَاعَ لِذَلِكَ، فَقَالَ ‏ "‏ اللَّهُمَّ هَالَةَ ‏"‏‏.‏ قَالَتْ فَغِرْتُ فَقُلْتُ مَا تَذْكُرُ مِنْ عَجُوزٍ مِنْ عَجَائِزِ قُرَيْشٍ، حَمْرَاءِ الشِّدْقَيْنِ، هَلَكَتْ فِي الدَّهْرِ، قَدْ، أَبْدَلَكَ اللَّهُ خَيْرًا مِنْهَا
KAYNAK
Sahih-i Buhari, Kitâb 63 (Medine'deki Yardımcıların (Ensar) Faziletleri), Bâb 20, Hadis no. 3821
HADİSİN DERECESİ
Sahih(Buhârî'nin Sahîh'i)
sunnetimiz.com/buhari:3821