SÜNNETİMİZSÜNNET VE HADİS KÜTÜPHANESİ
Sahih-i Buhari › Kitâb 76 · Tıp › Bâb 19Konum
KİTÂBLAR (97)
  1. 1Vahyin Başlangıcı7
  2. 2Îmân51
  3. 3İlim76
  4. 4Abdest113
  5. 5Gusül46
  6. 6Hayız40
  7. 7Teyemmüm15
  8. 8Namaz174
  9. 9Namaz Vakitleri81
  10. 10Ezan275
  11. 11Cuma66
  12. 12Korku Namazı6
  13. 13İki Bayram (iydeyn)42
  14. 14Vitir Namazı15
  15. 15Yağmur Duası (Istiskaa)35
  16. 16Güneş ve Ay Tutulması27
  17. 17Kur'ân Okurken Secde Edilecek Yerlerler13
  18. 18Namazın Kısaltılması (At-Taksir)40
  19. 19Gece Namazı (Teheccüd)69
  20. 20Mekke ve Medîne Mescidlerinde Kılınan Namazın Fazîleti10
  21. 21Namaz İçinde Ameller27
  22. 22Namazda Unutkanlık14
  23. 23Cenazeler160
  24. 24Zekât118
  25. 25Hacc260
  26. 26Umre33
  27. 27Hac Yolculuğunu Tamamlamaktan Engellenen Hacılar15
  28. 28Hacda Avlanma Cezası46
  29. 29Medine'nin Faziletleri24
  30. 30Oruç Tutmak117
  31. 31Teravih Namazı6
  32. 32Kadir Gecesinin Fazileti11
  33. 33Ramazânın Son On Gününde İ'tikâf22
  34. 34Alışverişler193
  35. 35Sonradan Teslim Edilecek Mallar İçin Bedel Ödenen Satışlar (Selem Akdi)20
  36. 36Şuf’a3
  37. 37İcâre27
  38. 38Havaleler3
  39. 39Kefalet9
  40. 40Vekâlet21
  41. 41Ekincilik31
  42. 42Su Dağıtımı34
  43. 43Borç, Borç Ödenmesi, Malın Dondurulması, İflas25
  44. 44Hukukî Çekişmeler (Husûmât)16
  45. 45Yerde Bulunup Kaldırılan Şeyler (Lukata)15
  46. 46Zulümler ve Gasb43
  47. 47Ortaklık25
  48. 48Rehin9
  49. 49Kölelerin Azat Edilmesi43
  50. 50Mükâteb6
  51. 51Hediyeler71
  52. 52Şehâdetler53
  53. 53Barış Sağlamak22
  54. 54Şartlar26
  55. 55Vasiyyetler44
  56. 56Cihâd ve Sîretler309
  57. 57Ganimetin Beşte Biri66
  58. 58Cizye ve Muvâde'a33
  59. 59Yaratılışın Başlangıcı136
  60. 60Peygamberler163
  61. 61Peygamberin (ﷺ) ve Ashabının Faziletleri ve Meziyetleri162
  62. 62Peygamberin Sahabeleri128
  63. 63Medine'deki Yardımcıların (Ensar) Faziletleri173
  64. 64Peygamber (ﷺ) Tarafından Yönetilen Askeri Seferler (El-Megazi)526
  65. 65Kur'an-ı Kerim 'in Peygamber ﷺ Tefsiri507
  66. 66Kur'ân’ın Faziletleri87
  67. 67Nikâh188
  68. 68Boşanmak100
  69. 69Nafakalar22
  70. 70Yiyecek, Yemek95
  71. 71Akîka Kurbânı9
  72. 72Avcılık, Kesim70
  73. 73Udhiyeler30
  74. 74İçecekler65
  75. 75Hastalar38
  76. 76Tıp101
  77. 77Elbise188
  78. 78Edeb255
  79. 79İzin İsteme77
  80. 80Dualar108
  81. 81Kalbi İnceltmek (Ar-Riqaq)182
  82. 82Kader27
  83. 83Yemînler ve Nezirler87
  84. 84Yeminlerin Keffaretleri15
  85. 85Mîrâs Payları (Ferîzalar)49
  86. 86Allah Tarafından Belirlenen Sınırlar ve Cezalar (Hudûd)89
  87. 87Kan Parası (Ad-Diyat)59
  88. 88Mürtedler22
  89. 89Zorlama altında yapılan ifadeler13
  90. 90Hileler29
  91. 91Ru'yâ Ta'bîri66
  92. 92Fitneler89
  93. 93Hükümler89
  94. 94Temenni20
  95. 95Doğru Bir Kişi Tarafından Verilen Bilgiyi Kabul Etmek (Vâhidlerin)22
  96. 96Kur'an ve Sünnete Sımsıkı Sarılmak103
  97. 97Allah'ı Birlemek (Tevhid)193
BÂBLAR — Tıp (57)
  1. 1باب: مَا أَنْزَلَ اللَّهُ دَاءً إِلَّا أَنْزَلَ لَهُ شِفَاءً
  2. 2باب: هَلْ يُدَاوِي الرَّجُلُ الْمَرْأَةَ أَوِ الْمَرْأَةُ الرَّجُلَ
  3. 3باب: الشِّفَاءُ فِي ثَلَاثٍ
  4. 4باب: الدَّوَاءِ بِالْعَسَلِ
  5. 5باب: الدَّوَاءِ بِأَلْبَانِ الْإِبِلِ
  6. 6باب: الدَّوَاءِ بِأَبْوَالِ الْإِبِلِ
  7. 7باب: الْحَبَّةِ السَّوْدَاءِ
  8. 8باب: التَّلْبِينَةِ لِلْمَرِيضِ
  9. 9باب: السَّعُوطِ
  10. 10باب: السَّعُوطِ بِالْقُسْطِ الْهِنْدِيِّ وَالْبَحْرِيِّ
  11. 11باب: أَيَّ سَاعَةٍ يَحْتَجِمُ
  12. 12باب: الْحَجْمِ فِي السَّفَرِ وَالْإِحْرَامِ
  13. 13باب: الْحِجَامَةِ مِنَ الدَّاءِ
  14. 14باب: الْحِجَامَةِ عَلَى الرَّأْسِ
  15. 15باب: الحجم مِنَ الشَّقِيقَةِ وَالصُّدَاعِ
  16. 16باب: الْحَلْقِ مِنَ الْأَذَى
  17. 17باب: مَنِ اكْتَوَى أَوْ كَوَى غَيْرَهُ، وَفَضْلِ مَنْ لَمْ يَكْتَوِ
  18. 18باب: الْإِثْمِدِ وَالْكُحْلِ مِنَ الرَّمَدِ
  19. 19باب: الْجُذَامِ
  20. 20باب: الْمَنُّ شِفَاءٌ لِلْعَيْنِ
  21. 21باب: اللَّدُودِ
  22. 22باب: الْعُذْرَةِ
  23. 23باب: دَوَاءِ الْمَبْطُونِ
  24. 24باب: لَا صَفَرَ، وَهُوَ دَاءٌ يَأْخُذُ الْبَطْنَ
  25. 25باب: ذَاتِ الْجَنْبِ
  26. 26باب: حَرْقِ الْحَصِيرِ لِيُسَدَّ بِهِ الدَّمُ
  27. 27باب: الْحُمَّى مِنْ فَيْحِ جَهَنَّمَ
  28. 28باب: مَنْ خَرَجَ مِنْ أَرْضٍ لَا تُلَايِمُهُ
  29. 29باب: مَا يُذْكَرُ فِي الطَّاعُونِ
  30. 30باب: أَجْرِ الصَّابِرِ فِي الطَّاعُونِ
  31. 31باب: الرُّقَى بِالْقُرْآنِ وَالْمُعَوِّذَاتِ
  32. 32باب: الرُّقَى بِفَاتِحَةِ الْكِتَابِ
  33. 33باب: الشَّرْطِ فِي الرُّقْيَةِ بِقَطِيعٍ مِنَ الْغَنَمِ
  34. 34باب: رُقْيَةِ الْعَيْنِ
  35. 35باب: الْعَيْنُ حَقٌّ
  36. 36باب: رُقْيَةِ الْحَيَّةِ وَالْعَقْرَبِ
  37. 37باب: رُقْيَةِ النَّبِيِّ ﷺ
  38. 38باب: النَّفْثِ فِي الرُّقْيَةِ
  39. 39باب: مَسْحِ الرَّاقِي الْوَجَعَ بِيَدِهِ الْيُمْنَى
  40. 40باب: فِي الْمَرْأَةِ تَرْقِي الرَّجُلَ
  41. 41باب: مَنْ لَمْ يَرْقِ
  42. 42باب: الطِّيَرَةِ
  43. 43باب: الْفَأْلِ
  44. 44باب: لَا هَامَةَ، ولا صَفَرَ
  45. 45باب: الْكِهَانَةِ
  46. 46باب: السِّحْرِ
  47. 47باب: الشِّرْكُ وَالسِّحْرُ مِنَ الْمُوبِقَاتِ
  48. 48باب: هَلْ يَسْتَخْرِجُ السِّحْرَ
  49. 49باب: السِّحْرِ
  50. 50باب: إِنَّ مِنَ الْبَيَانِ سِحْرًا
  51. 51باب: الدَّوَاءِ بِالْعَجْوَةِ لِلسِّحْرِ
  52. 52باب: لَا هَامَةَ
  53. 53باب: لَا عَدْوَى
  54. 54باب: مَا يُذْكَرُ فِي سُمِّ النَّبِيِّ ﷺ
  55. 55باب: شُرْبِ السُّمِّ وَالدَّوَاءِ بِهِ وَبِمَا يُخَافُ مِنْهُ وَالْخَبِيثِ
  56. 56باب: أَلْبَانِ الْأُتُنِ
  57. 57باب: إذا وقع الذباب في الإناء

Sahih-i Buhari 5707

Tıp
Sahih (Buhârî'nin Sahîh'i)
BÂB (19)
باب: الْجُذَامِ

Ebu Hureyre diyor ki: "Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: Hastalığın (kendiliğinden) bulaşması da yoktur. Uğursuzluk yoktur. Baykuşun ötüşü ile ilgili itikat batııdır. Safer diye bir şey yoktur. Arslandan kaçar gibi de cüzamlıdan kaç. " Bu Hadis 5717,5757,5773 ve 5775 numara ile de geçiyor Fethu'l-Bari Açıklaması: "Cüzam", siyah ödün vücudun tamamına yayılması dolayısıyla meydana gelen çok kötü bir hastalıktır. Bunun sonucunda bütün organların mizacı bozulur. Hatta bazı hallerde hastalığın son aşamalarında organların birbirlerini çürütecek şekilde alakalarını da bozabilir. İbn Sıde der ki: Bu hastalığa bu ismin veriliş sebebi parmakların cezm (kopma) ve parçalanması dolayısı iledir. Müslim kendi rivayet yoluyla el-Ala b. Abdurrahman'dan, o babasından, o Ebu Hureyre'den, Ebu Seleme'nin rivayetinin bir benzerini nakletmiş ve ayrıca: "Ve yıldızların doğuşuna olayları bağlamak da yoktur" fazlalığını eklemiştir. İleride "hastalığın bulaşması yoktur" başlığında da İbn Ömer ile Enes yoluyla "hastalığın bulaşması da yoktur, uğursuzluk da yoktur" hadisi gelecektir. Müslim ve İbn Hibban da İbn Cüreyc yoluyla: "Bana Ebu'z-Zubeyr'in haber verdiğine göre, o Cabir'i şöyle derken dinlemiştir" diye yaptıkları rivayette hadisi: "Hastalığın bulaşması da yoktur, safer de yoktur, ğul da yoktur" lafzı ile zikretmektedirler. İbn Hibban da Simak yoluyla, o İkrime'den, o İbn Abbas'tan, Said b. Meyna'nın ve Ebu Salih'in Ebu Hureyre'den naklettikleri rivayet gibi nakletmiş, ayrıca bu rivayetinde Ebu Seleme yoluyla gelen Ebu Hureyre rivayetindeki kıssayı da eklemiş bulunmaktadır. Bu hadis, İbn Mace'de muhtasar olarak zikrediImiştir. Bunlardan hareketle özetle şu altı sonuca ulaşılmıştır: Adve (hastalığın bulaşması), tıyere (uğursuzluk anlayışı), hame (baykuş ötüşünü uğursuz saymak), safer, ğul ve nev' (yıldızların doğuşu sebebiyle bazı olayların meydana gelmesi inancı) söz konusu edilmiş bulunmaktadır. Bunlardan ilk dördünün her birisi için Buhari ayrı bir başlık açmış ve bunları o başlıkta açıklamış bulunmaktadır. Gul hakkında cumhur şöyle demektedir: Araplar çöllerde ğul (gulyabanil) bulunduğunu iddia ederlerdi. Bunlar insanlara gÖrünen ve renkten renge girip onların yollarını şaşırmalarını sağlayarak helak olmalarına sebep olan şeytanların bir türüdür. Arapların günlük konuşmalarında "ğalethu'l-ğul: gulyabani onu helak etti ya da ona yolunu şaşırttı" ibareleri' çokça kullanılmıştır. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bunun batıl olduğunu belirtmiştir. Denildiğine göre maksat, gulyabanilerin var olmadığını söylemek değildir. Bunun anlamı Arapların gulyabanilerin değişik şekillerde, renkten renge girdiklerine dair kanaatlerinin batıl olduğunu söylemektir. Bunlar derler ki: Gulyabaniler kimseye yolunu şaşırtamazlar. "Gulyabaniler renkten renge girdikleri vakit siz de ezan okuyunuz" hadisi bunu desteklemektedir. Yani onların şerlerini Allah'ı zikrederek def ediniz. Ebu Eyyub'un rivayetettiği hadiste de şöyle dediği nakledilmiştir: "Benim, içinde kuru hurma bulunan bir odacığım vardı. Gulyabaniler gelip ondan yerdi ... " Nev'e gelince, buna dair açıklamalar daha önce İstiska (yağmur duası) bölümünde (1038.hadiste) geçmiş bulunmaktadır. Araplar: "Şu yıldızın doğuşu (nev'i) dolayısıyla bize yağmur yağdırıldı" derlerdi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, bunu yağmurun Allah'ın izniyle yağdığını, yıldızların etkisiyle olmadığını belirterek iptal etmiştir. Her ne kadar bu vakitlerde yağmurun yağması şeklinde bir ilahi adet cereyan etmiş ise de bu, Allah'ın irade ve takdiri iledir. Yıldızların bunda herhangi bir etkisi yoktur. Doğrusunu en iyi bilen Allah'tır. "Arslandan kaçar gibi cüzamlıdan kaç" buyruğu hakkında lyad şunları söylemektedir: Cüzamlı hakkındaki rivayetler farklı farklıdır. Az önce geçen rivayet Cabir'den diye nakledilmiştir. Buna göre "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem cüzamlı birisi ile yemek yemiş ve: Allah'a güvenerek ve O'na tevekkül ederek diye buyurmuştur." iyad der ki: Ömer ve seleften bir topluluk, cüzamlı ile birlikte yemek yenilebileceği görüşündedirler. Bunların görüşüne göre de ondan uzaklaşma emri neshedilmiştir. Bu görüşü kabul edenler arasında Malikl alimlerinden İsa b. Dinar da vardır. O şöyle demiştir: Çoğunluğun benimsediği ve kesinlikle kabul edilmesi gereken sahih görüş, ortada neshin olmadığı şeklindedir. Aksine bu husustaki iki hadisin bir arada cem'i (telif edilmesi) gerekmekte ve ondan uzak durup kaçmaya dair emri mÜstehaplığa ve ihtiyata, onunla birlikte yemek yemeyi de caiz olduğunun beyan edilmesine yorumlamak gerekir. et-Taberi der ki: Bize gÖre doğru olan, sahih kader doğrultusunda gÖrüş belirtmek olup, adva (hastalığın bulaşması) diye bir şeyin olmadığını ve hiçbir kimseye hakkında yazılıp takdir edilenden başka bir şeyin isabet etmeyeceğini kabul etmektir. Devamla şÖyle demektedir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in cüzamlıdan kaçılmasını emretmesinde, onunla birlikte yemek yemesi ile çatışan bir taraf yoktur. Çünkü Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in emirlerinin çoğunluğu bağlayıcılık ifade etm(!k için ise de, bazı zamanlarda irşad etmek, kimisinde mubah oluşu bildirmek üzere emir verdiği de olurdu. O, bazen yasakladığı bir şeyi haram olmadığını beyan etmek için işliyordu. Bundan dolayı Kurtubı, el-Mufhim adlı eserinde şunları söylemektedir: "Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in hasta olanı sağlıklı olanın yanına getirmeyi yasaklamasının sebebi, cahiJiye dönemi insanlarının, hastalığın bulaştırıcılığı ile ilgili yanlış itikatlara düşmeleri yahut insanın duygularının karışıp vehimlerin onları etkilemesi korkusu iledir. İşte Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in: "Arslandan kaçar gibi cüzamlıdan kaç" buyruğu bu kabildendir. Biz her ne kadar cüzamın bulaşmadığına inansak da içten içe onunla birlikte olmaktan bir nefret ve bir tiksinti hissederiz. Hatta bir kimse kendisini cüzamlıya yaklaşmaya ve onunla beraber oturup kalkmaya zorlayacak olsa, bundan dolayı içten içe eziyet duyar, rahatsız olur. O halde mu'mine daha yakışan, ayrıca kendisi ile mücahede ve mücadele etmeye ihtiyaç bırakacak herhangi bir işe kalkışmaması, vehim getirecek yollardan ve rahatsızlık sebeplerinden uzak kalmasıdır. Bununla birlikte o, herhangi bir tedbirin kadere karşı koruyucu olamayacağına da inanmalıdır. Doğrusunu en iyi bilen Allah'tır)

وَقَالَ عَفَّانُ حَدَّثَنَا سَلِيمُ بْنُ حَيَّانَ، حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ مِينَاءَ، قَالَ سَمِعْتُ أَبَا هُرَيْرَةَ، يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ لاَ عَدْوَى وَلاَ طِيَرَةَ وَلاَ هَامَةَ وَلاَ صَفَرَ، وَفِرَّ مِنَ الْمَجْذُومِ كَمَا تَفِرُّ مِنَ الأَسَدِ ‏"‏‏.‏
KAYNAK
Sahih-i Buhari, Kitâb 76 (Tıp), Bâb 19, Hadis no. 5707
HADİSİN DERECESİ
Sahih(Buhârî'nin Sahîh'i)
sunnetimiz.com/buhari:5707