Aişe r.anha'dan, dedi ki: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e büyü yapılmıştı. Öyle ki o, hanımlarına yaklaşmadığı halde onda onlara yaklaştığı izlenimi olurdu. -Ravilerden Süfyan dedi ki: İşte bu böyle olduğu takdirde sihirden dolayı en şiddetli rahatsızlık olur.- Allah Rasulü: Ey Aişe! Allah'ın benim kendisinden hakkında fetva sorduğum hususta bana fetva verdiğini biliyor musun? Banaiki adam geldi. Onlardan birisi başımın yanında, diğeri de ayaklarımın yanında oturdu. Başımın yanında oturan kişi diğerine: Bu adamın hali nedir, diye sordu. O: Ona büyü yapılmıştır, dedi. Öbürü: Peki ona kim büyü yaptı, diye sordu. O: Yahudiler ile antlaşmalı Zureyk oğullarından bir adam olan Lebid b. el-A'sam dedi. -O da münafıktı- Sihri neyin içinde yapmış, diye sordu. O: Bir tarakta ve taranırken dökülen saçlarda, dedi. Bu sihir nerede, diye sordu. O: Zervan kuyusunda büyükçe bir taşın altında, erkek hurma çiçeğinin kurumuş kapçığında, dedi. Aişe dedi ki: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem kuyuya gitti ve sonunda onu Çıkardı. Daha sonra: İşte bana gösterilmiş olan kuyu budur. Onun suyu sanki kına ıslatılmış su gibi idi ve sanki etrafındaki hurma ağaçlarının başları da şeytanların başları gibidir, buyurdu." Ravilerden Süfyan dedi ki: Ve sihir çıkarıldı. Aişe dedi ki: "Ben: Sihirden kurtulmak için sana ilaç verilmedi mi, diye sordum. O şöyle dedi: Buna gelince, Allah'a yemin ederek söylüyorum ki Allah bana şifa vermiş bulunuyor ve ben insanlardan herhangi bir kimsenin aleyhine şerri harekete getirmek istemiyorum." Fethu'l-Bari Açıklaması: "Katade dedi ki: Said b. el-Müseyyeb'e ... dedim." İbnu'l-Cevzı dedi ki: Nüşra denilen şey, sihrin büyülenmİş kimseden çözülmesi, etkisinin giderilmesidir. Buna hemen hemen sihri bilenden başkasının gücü yetmez. Ahmed'e, büyü yapılmış birisinden büyüyü çözen kimsenin durumu hakkında soru sorulmuş, o da: Bunda bir sakınca yoktur, diye cevap vermiştir. Kabul edilen görüş budur. "Nüşra (büyüyü çözmek) şeytanın işindendir" diye gelen rivayete de şöyle cevapverilir: Bununla nüşranın aslına işaret edilmektedir. Hükmü maksada göre değişir. Bunu yapmaktan maksadı hayır olan kimsenin bu yaptığı da hayır olur. Aksi takdirde şer olur. Diğer taraftan el-Hasen'den nakledilen (mekruh olduğuna dair sözü) zahirine göre kabul edilmemelidir. Çünkü bazen rukye, dua ve sığındırıcı dualar ile büyü çözülebilir. Bununla birlikte nüşranın iki tür olma ihtimali de vardır .. "Hanımına yaklaşamayan", yani hanımına yaklaşamayıp onunla cima' edemeyen ... "Ona nüşra yapılabilir mi?" Bu da büyülendiği zannedil2n ya da cinlerin zarar verdiği zannedilen kimseye yapılan bir tedavi ve bir ilaççeşididir. Said b. el-Müseyyeb'in nakledilen sözüne daha önce Rukye başlığında kaydettiğimiz Müslim'de yer alan Cabir yoluyla gelenmerfu' hadisteki: "Kim kardeşine faydalı bir şey yapabilirse onu yapsın" ifedeleri de uygun düşmektedir. Ayrıca daha önce "nazar değmesi haktır" Qadisinde geçen nazarı değen kimsenin gusletmesi ile ilgili hadis de nüşranın meşruiyetini desteklemektedir. Nüşranın caiz olduğunu açıkça ifade edenler arasında Şafil'nin arkadaşı el-Müzenı, Ebu Cafer et-Taberı ve başkaları da vardır. "Ağır bir taşın altında bir hurma çiçeği kapçığında." el-Kuşmihenı rivayetinde (ağır taş anlamını verdiğimiz) raCrfe kelimesi ra harfi medli olarak "raufe" şeklindedir. Bu da kuyunun ağzına konulan ve su çekenin üzerinde dikildiği, yerinden sökülemeyen taş demektir. Ek Bir Bilgi: İbnu'l-Kayyim der ki: Kötü ruhların tesirlerinden ibaret olan büyüye karşı duran ve büyüyü çözmek için var olan en güçlü ve en faydalı tedavi zikir, dua ve kıraat gibi ilahı ilaçlarla (devalarla) yapılanıdır. Çünkü kalp Allah ile dopdolu, O'nun zikri ile mamur olup, ihmal etmeyip aksatmadığı zikir, dua ve teveccüh türünden virdleri bulunuyor ise, şüphesiz ki bu, o kimseye büyünün isabet etmesini engelleyen en büyük sebepler arasındadır. Büyünün tesir kabiliyeti, zayıf kalpler üzerindedir. Bundan dolayı sihir çoğunlukla kadınlarda, çocuklarda ve cahillerde etki gösterir. Zira kötü ruhlar, ancak kendilerine uygun ve ondan etkilenmeye hazır gördükleri ruhlara karşı faaliyete geçerler.(İbnu'l-Kayyim'den özetle) Ancak bu başlıktakihadis ile makamının azametine, Allah'a yönelmesindeki sadakatine ve virdine ısrarla devam etmesine rağmen, büyünün Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i etkilemesinin mümkün oluşu, bu açıklamaları pek haklı kılmamaktadır. Fakat bundan şöylece kurtulmak mümkündür: Onun söz konusu ettiği bu durum çoğunlukla görülen hal hakkında yorumlanır. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in karşı karşıya kaldığı hal ise bunun caiz oluşunu beyan etmek içindir. Doğrusunu en iyi bilen Allah'tır
Sahih-i Buhari › Kitâb 76 · Tıp › Bâb 48Konum
KİTÂBLAR (97)
- 1Vahyin Başlangıcı7
- 2Îmân51
- 3İlim76
- 4Abdest113
- 5Gusül46
- 6Hayız40
- 7Teyemmüm15
- 8Namaz174
- 9Namaz Vakitleri81
- 10Ezan275
- 11Cuma66
- 12Korku Namazı6
- 13İki Bayram (iydeyn)42
- 14Vitir Namazı15
- 15Yağmur Duası (Istiskaa)35
- 16Güneş ve Ay Tutulması27
- 17Kur'ân Okurken Secde Edilecek Yerlerler13
- 18Namazın Kısaltılması (At-Taksir)40
- 19Gece Namazı (Teheccüd)69
- 20Mekke ve Medîne Mescidlerinde Kılınan Namazın Fazîleti10
- 21Namaz İçinde Ameller27
- 22Namazda Unutkanlık14
- 23Cenazeler160
- 24Zekât118
- 25Hacc260
- 26Umre33
- 27Hac Yolculuğunu Tamamlamaktan Engellenen Hacılar15
- 28Hacda Avlanma Cezası46
- 29Medine'nin Faziletleri24
- 30Oruç Tutmak117
- 31Teravih Namazı6
- 32Kadir Gecesinin Fazileti11
- 33Ramazânın Son On Gününde İ'tikâf22
- 34Alışverişler193
- 35Sonradan Teslim Edilecek Mallar İçin Bedel Ödenen Satışlar (Selem Akdi)20
- 36Şuf’a3
- 37İcâre27
- 38Havaleler3
- 39Kefalet9
- 40Vekâlet21
- 41Ekincilik31
- 42Su Dağıtımı34
- 43Borç, Borç Ödenmesi, Malın Dondurulması, İflas25
- 44Hukukî Çekişmeler (Husûmât)16
- 45Yerde Bulunup Kaldırılan Şeyler (Lukata)15
- 46Zulümler ve Gasb43
- 47Ortaklık25
- 48Rehin9
- 49Kölelerin Azat Edilmesi43
- 50Mükâteb6
- 51Hediyeler71
- 52Şehâdetler53
- 53Barış Sağlamak22
- 54Şartlar26
- 55Vasiyyetler44
- 56Cihâd ve Sîretler309
- 57Ganimetin Beşte Biri66
- 58Cizye ve Muvâde'a33
- 59Yaratılışın Başlangıcı136
- 60Peygamberler163
- 61Peygamberin (ﷺ) ve Ashabının Faziletleri ve Meziyetleri162
- 62Peygamberin Sahabeleri128
- 63Medine'deki Yardımcıların (Ensar) Faziletleri173
- 64Peygamber (ﷺ) Tarafından Yönetilen Askeri Seferler (El-Megazi)526
- 65Kur'an-ı Kerim 'in Peygamber ﷺ Tefsiri507
- 66Kur'ân’ın Faziletleri87
- 67Nikâh188
- 68Boşanmak100
- 69Nafakalar22
- 70Yiyecek, Yemek95
- 71Akîka Kurbânı9
- 72Avcılık, Kesim70
- 73Udhiyeler30
- 74İçecekler65
- 75Hastalar38
- 76Tıp101
- 77Elbise188
- 78Edeb255
- 79İzin İsteme77
- 80Dualar108
- 81Kalbi İnceltmek (Ar-Riqaq)182
- 82Kader27
- 83Yemînler ve Nezirler87
- 84Yeminlerin Keffaretleri15
- 85Mîrâs Payları (Ferîzalar)49
- 86Allah Tarafından Belirlenen Sınırlar ve Cezalar (Hudûd)89
- 87Kan Parası (Ad-Diyat)59
- 88Mürtedler22
- 89Zorlama altında yapılan ifadeler13
- 90Hileler29
- 91Ru'yâ Ta'bîri66
- 92Fitneler89
- 93Hükümler89
- 94Temenni20
- 95Doğru Bir Kişi Tarafından Verilen Bilgiyi Kabul Etmek (Vâhidlerin)22
- 96Kur'an ve Sünnete Sımsıkı Sarılmak103
- 97Allah'ı Birlemek (Tevhid)193
BÂBLAR — Tıp (57)
- 1باب: مَا أَنْزَلَ اللَّهُ دَاءً إِلَّا أَنْزَلَ لَهُ شِفَاءً
- 2باب: هَلْ يُدَاوِي الرَّجُلُ الْمَرْأَةَ أَوِ الْمَرْأَةُ الرَّجُلَ
- 3باب: الشِّفَاءُ فِي ثَلَاثٍ
- 4باب: الدَّوَاءِ بِالْعَسَلِ
- 5باب: الدَّوَاءِ بِأَلْبَانِ الْإِبِلِ
- 6باب: الدَّوَاءِ بِأَبْوَالِ الْإِبِلِ
- 7باب: الْحَبَّةِ السَّوْدَاءِ
- 8باب: التَّلْبِينَةِ لِلْمَرِيضِ
- 9باب: السَّعُوطِ
- 10باب: السَّعُوطِ بِالْقُسْطِ الْهِنْدِيِّ وَالْبَحْرِيِّ
- 11باب: أَيَّ سَاعَةٍ يَحْتَجِمُ
- 12باب: الْحَجْمِ فِي السَّفَرِ وَالْإِحْرَامِ
- 13باب: الْحِجَامَةِ مِنَ الدَّاءِ
- 14باب: الْحِجَامَةِ عَلَى الرَّأْسِ
- 15باب: الحجم مِنَ الشَّقِيقَةِ وَالصُّدَاعِ
- 16باب: الْحَلْقِ مِنَ الْأَذَى
- 17باب: مَنِ اكْتَوَى أَوْ كَوَى غَيْرَهُ، وَفَضْلِ مَنْ لَمْ يَكْتَوِ
- 18باب: الْإِثْمِدِ وَالْكُحْلِ مِنَ الرَّمَدِ
- 19باب: الْجُذَامِ
- 20باب: الْمَنُّ شِفَاءٌ لِلْعَيْنِ
- 21باب: اللَّدُودِ
- 22باب: الْعُذْرَةِ
- 23باب: دَوَاءِ الْمَبْطُونِ
- 24باب: لَا صَفَرَ، وَهُوَ دَاءٌ يَأْخُذُ الْبَطْنَ
- 25باب: ذَاتِ الْجَنْبِ
- 26باب: حَرْقِ الْحَصِيرِ لِيُسَدَّ بِهِ الدَّمُ
- 27باب: الْحُمَّى مِنْ فَيْحِ جَهَنَّمَ
- 28باب: مَنْ خَرَجَ مِنْ أَرْضٍ لَا تُلَايِمُهُ
- 29باب: مَا يُذْكَرُ فِي الطَّاعُونِ
- 30باب: أَجْرِ الصَّابِرِ فِي الطَّاعُونِ
- 31باب: الرُّقَى بِالْقُرْآنِ وَالْمُعَوِّذَاتِ
- 32باب: الرُّقَى بِفَاتِحَةِ الْكِتَابِ
- 33باب: الشَّرْطِ فِي الرُّقْيَةِ بِقَطِيعٍ مِنَ الْغَنَمِ
- 34باب: رُقْيَةِ الْعَيْنِ
- 35باب: الْعَيْنُ حَقٌّ
- 36باب: رُقْيَةِ الْحَيَّةِ وَالْعَقْرَبِ
- 37باب: رُقْيَةِ النَّبِيِّ ﷺ
- 38باب: النَّفْثِ فِي الرُّقْيَةِ
- 39باب: مَسْحِ الرَّاقِي الْوَجَعَ بِيَدِهِ الْيُمْنَى
- 40باب: فِي الْمَرْأَةِ تَرْقِي الرَّجُلَ
- 41باب: مَنْ لَمْ يَرْقِ
- 42باب: الطِّيَرَةِ
- 43باب: الْفَأْلِ
- 44باب: لَا هَامَةَ، ولا صَفَرَ
- 45باب: الْكِهَانَةِ
- 46باب: السِّحْرِ
- 47باب: الشِّرْكُ وَالسِّحْرُ مِنَ الْمُوبِقَاتِ
- 48باب: هَلْ يَسْتَخْرِجُ السِّحْرَ
- 49باب: السِّحْرِ
- 50باب: إِنَّ مِنَ الْبَيَانِ سِحْرًا
- 51باب: الدَّوَاءِ بِالْعَجْوَةِ لِلسِّحْرِ
- 52باب: لَا هَامَةَ
- 53باب: لَا عَدْوَى
- 54باب: مَا يُذْكَرُ فِي سُمِّ النَّبِيِّ ﷺ
- 55باب: شُرْبِ السُّمِّ وَالدَّوَاءِ بِهِ وَبِمَا يُخَافُ مِنْهُ وَالْخَبِيثِ
- 56باب: أَلْبَانِ الْأُتُنِ
- 57باب: إذا وقع الذباب في الإناء
Sahih-i Buhari 5765
Tıp
Sahih (Buhârî'nin Sahîh'i)
BÂB (48)
باب: هَلْ يَسْتَخْرِجُ السِّحْرَ
حَدَّثَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدٍ، قَالَ سَمِعْتُ ابْنَ عُيَيْنَةَ، يَقُولُ أَوَّلُ مَنْ حَدَّثَنَا بِهِ ابْنُ جُرَيْجٍ، يَقُولُ حَدَّثَنِي آلُ، عُرْوَةَ عَنْ عُرْوَةَ، فَسَأَلْتُ هِشَامًا عَنْهُ فَحَدَّثَنَا عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ ـ رضى الله عنها ـ قَالَتْ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم سُحِرَ حَتَّى كَانَ يَرَى أَنَّهُ يَأْتِي النِّسَاءَ وَلاَ يَأْتِيهِنَّ. قَالَ سُفْيَانُ وَهَذَا أَشَدُّ مَا يَكُونُ مِنَ السِّحْرِ إِذَا كَانَ كَذَا. فَقَالَ " يَا عَائِشَةُ أَعَلِمْتِ أَنَّ اللَّهَ قَدْ أَفْتَانِي فِيمَا اسْتَفْتَيْتُهُ فِيهِ، أَتَانِي رَجُلاَنِ فَقَعَدَ أَحَدُهُمَا عِنْدَ رَأْسِي، وَالآخَرُ عِنْدَ رِجْلَىَّ، فَقَالَ الَّذِي عِنْدَ رَأْسِي لِلآخَرِ مَا بَالُ الرَّجُلِ قَالَ مَطْبُوبٌ. قَالَ وَمَنْ طَبَّهُ قَالَ لَبِيدُ بْنُ أَعْصَمَ، رَجُلٌ مِنْ بَنِي زُرَيْقٍ حَلِيفٌ لِيَهُودَ، كَانَ مُنَافِقًا. قَالَ وَفِيمَ قَالَ فِي مُشْطٍ وَمُشَاقَةٍ. قَالَ وَأَيْنَ قَالَ فِي جُفِّ طَلْعَةٍ ذَكَرٍ، تَحْتَ رَعُوفَةٍ، فِي بِئْرِ ذَرْوَانَ ". قَالَتْ فَأَتَى النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم الْبِئْرَ حَتَّى اسْتَخْرَجَهُ فَقَالَ " هَذِهِ الْبِئْرُ الَّتِي أُرِيتُهَا، وَكَأَنَّ مَاءَهَا نُقَاعَةُ الْحِنَّاءِ، وَكَأَنَّ نَخْلَهَا رُءُوسُ الشَّيَاطِينِ ". قَالَ فَاسْتُخْرِجَ، قَالَتْ فَقُلْتُ أَفَلاَ أَىْ تَنَشَّرْتَ. فَقَالَ " أَمَا وَاللَّهِ فَقَدْ شَفَانِي، وَأَكْرَهُ أَنْ أُثِيرَ عَلَى أَحَدٍ مِنَ النَّاسِ شَرًّا ".
Notunuz
KAYNAK
Sahih-i Buhari, Kitâb 76 (Tıp), Bâb 48, Hadis no. 5765
HADİSİN DERECESİ
Sahih(Buhârî'nin Sahîh'i)
sunnetimiz.com/buhari:5765