Ebu Said el-Hudrl'nin nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Bir Müslümanın en hayırlı malının koyunları olacağı günler yakındır. Müslüman dini uğruna fitnelerden kaçarak kah dağların başlarını, kah vadilerin yağmur düşen yerlerini (otlak olarak) seçecektir" diye haber vermiştir. Fethu'l-Bari Açıklaması: "Fitne zamanında bedevilerle birlikte oturmak." Bunun anlamı, muhacirin hicret ettiği beldeden çıkarak bedevilerle birlikte oturması ve hicretinden sonra bedevi haline dönmesidir. O sıralarda Nebi s.a.v.'in izin verdikleri hariç bu şekilde davranmak haramdı. İmam Buharl'nin bu hareketi "Fitne zamanı" şeklinde kayıtlaması o zamanki iznin fjtnenin baş gösterme zamanı verildiğine işaret etmektedir. Bazıları fitne zamanı böyle bir şeye izin verilmemesi hak üzere olan kimselere destek vermeme sonucunu doğurur demişlerdir. Fakat selef bilginlerinin bu konudaki yaklaşımları değişik olmuştur. Bazıları Sa'd, Muhammed b. Mesleme, İbn Ömer gibi fitneden selamette olmayı ve bir kenara çekilmeyi tercih etmişlerdir. Bazıları ise -ki bunlar çoğunluktur- çarpışmayı üstün tutmuşlardır. "Seleme b. el-Ekva, Haccac'ın huzuruna girdiğinde ... " Bu haberde adı geçen Haccac meşhur emir Haccac b. Yusuf es-Sakafi'dir. Bu olay hicretin 74. yılı İbn ZUbeyr'in katlinden sonra Haccac'ın Hicaz emiri olup, Mekke'den Medine'ye geçtiğinde olmuştu. "Topukların üzerine dininden geri döndün." Haccac bu ifadesiyle Hudo.d bölümünde büyük günahlar işlenirken geçtiği üzere bu konuda yer alan hadisteki ifadeye işaret etmektedir. Çünkü "Kim hicretinden sonra bedevi olarak dönerse" bu konuda zikredilenlerden birisiydi. Bu haberi Nesai, İbn Mesud' dan şu şekilde rivayet etmiştir: "Allah faiz yiyene ve yedirene lanet etsin. "(Nesai, Zinet) Bu hadiste "Hicretinden sonra bedevi olarak dönene" ifadesi de yer almaktadır. İbnü'l-Esir en-Nihaye'de şöyle der: Hicretten sonra herhangi bir mazereti olmaksızın bulunduğu yere geri döneni mürted gibi kabul ediyorlardı. Bir başkası şöyle demiştir: Bu Haccac'ın insanlara cefasından kaynaklanıyordu. Zira o, bu büyük sahabiye daha mazeretini anlayıp dinlemeden o çirkin sözle hitap edebilmişti. Rivayete göre Haccac, Seleme'yi öldürmek istemiş ve kendisini katledilmeye layık kılmak istediği gerekçeyi açıklamak istemjştir. "Seleme hayır dedi." Yani Seleme ben hicretten dönmek için çölde yerIeşmedim dedi. "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bana çölde oturma izni verdi." Hammad b. Mes'ade'nin, Yezid b. Ebi Ubeyd'den nakline göre Seleme Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den çölde oturma izni istemiş, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem de ona bu izni vermiştir. Haberi el-İsmail! nakletmiştir. Seleme'nin bu konuda Haccac'dan başkasıyla yaşadığı bir olay daha vardır. Bunu Ahmed b. Hanbel şu şekilde nakleder: Seleme, Medine'ye geldiğinde Büreyde b. el-Hasib ile karşılaşır. Büreyde "Hicretinden irtidad ettin" deyince, Seleme "Allah korusun! Ben Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem' den aldığım izne dayanarak orada oturuyarum. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Ey Eslem kabilesi! Çölde oturunuz'" -Eslem, Seleme, Ebu. Berze ve Büreyde'nin mensup olduğu meşhur kabilenin adıdır.- Onlar: ."Bunun hicretimizi zedeleyeceğinden korkuyoruz" deyince, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Sizler nerde bulunursanız bulunun muhacirsiniz" buyurmuştur.(Ahmed b. Hanbel, LV, 55) Bu haberin Amr b. Abdurrahman b. Cürhed'den nakledilen şahidi bulunmaktadır. Abdurrahman şöyle demiştir: Ben birisinin Cabir' e şu soruyu sorduğunu gördüm: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in sahabilerinden kimler kaldı?" O kişi "Enes b. Malik ve Seleme b. el-Ekva" cevabını verdi. Adam "Seleme hicretinden irtidad etti" deyince, Cabir "Böyle söyleme. Çünkü ben Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile Eslem oğulları arasında şöyle bir konuşmaya şahit oldum" dedi. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Eslem oğullarına "Çölde oturun" deyince, Eslem oğulları "Biz hicretten sonra bundan dönmüş olmaktan korkuyoruz" dediler. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Sizler nerede bulunursanız bulunun muhacirsiniz" buyurdu. Bu iki haberin isnadı hasendir. "Osman b. Affan katledilince, Seleme Rebze'ye çıktı." Rebze, Mekke ile Medine arasında çölde bir yerin adıdır. Bu haberden Seleme'nin çölde yaklaşık kırk yıl kaldığı anlaşılmaktadır. Çünkü Hz. Osman hicri 35 yılının zilhiccesinde öldürüldü. Seleme'nin ölümü ise sahih olan rivayete göre hicri 74'tür. "Dini uğruna fitnelerden kaçarak. .. " Bu haber dininden endişe duyan kimsenin uzlete çekilmesinin faziletli olduğunu göstermektedir. Selef bilginleri uzlete çekilmenin aslı konusunda ihtilaf etmişlerdir. Çoğunluk şöyle demiştir: Fitne zamanlarında insanların içine karışmak, İslam'ın sembol ibadetlerini yapmak, İslam toplumunun sayısını çoğaltniak, onlara yardım etmek, imdatlarına koşmak, hasta olduklarında ziyaret etmek ve benzeri şekillerde çeşitli iyiliklerde bulunmak dolayısıyla dini faideler kazanma olduğu için daha evladır. Bir başka grup bilgin ise şöyle demişlerdir: Uzlete çekilmek, yapılması gerekeni bilmek şartıyla fitneden selamette kalmak olduğu için daha evladır. Nevevi'nin görüşü şöyledir: Tercihe şayan olanı, günaha düşmeyeceğine dair kuwetli zan besleyen kimse için insanlarla birlikte yaşamaktır. Eğer bir sıkıntı doğacaksa o zaman uzlete çekilmek daha evladır. Bir başkası şöyle demiştir: Bu, kişiden kişiye değişir. Bazıları için iki seçenekten sadece birini yapması gerekirken, bazıları için tercih ve ağır basma sözkonusuur. Bizim sözkonusu ettiğimiz bu değildir. Aksine uzlete çekilmekle insanlarla bir arada yaşamak birbirine eşit olduğunda ne yapılacaktır? Bu, durumdan duruma değişir. İki durum birbiri ile çeliştiğinde zamandan zamana değişir. Bazıları için insanlarla birlikte yaşamak tek seçenektir. Bunlar gördükleri münkeri ortadan kaldırma gücü olanlardır. Bu gibi kimseler için insanlarla birlikte yaşamak duruma ve imkana göre ya farz-ı ayndır ya da kifayedir. Emr-i bi'l-maruf ve nehy-i ani'l-münker yaptığında canını kurtaracağına kuwetli zannı olan kimseler için de insanlarla birlikte yaşaması tercih edilir. Kendi canı açısından emin olduğu halde kendisine itaat edilemeyeceği kesinse bu gibi kimseler için uzlete çekilmekle insanlarla birlikte yaşamak eşittir. Bu, ortada yaygın bir fitne olmadığında sözkonusudur. Şayet yaygın bir fitne varsa genellikle sakıncalı bir duruma düşme sözkonusu olacağı için uzlete çekilJıek daha ağır basar
Sahih-i Buhari › Kitâb 92 · Fitneler › Bâb 14Konum
KİTÂBLAR (97)
- 1Vahyin Başlangıcı7
- 2Îmân51
- 3İlim76
- 4Abdest113
- 5Gusül46
- 6Hayız40
- 7Teyemmüm15
- 8Namaz174
- 9Namaz Vakitleri81
- 10Ezan275
- 11Cuma66
- 12Korku Namazı6
- 13İki Bayram (iydeyn)42
- 14Vitir Namazı15
- 15Yağmur Duası (Istiskaa)35
- 16Güneş ve Ay Tutulması27
- 17Kur'ân Okurken Secde Edilecek Yerlerler13
- 18Namazın Kısaltılması (At-Taksir)40
- 19Gece Namazı (Teheccüd)69
- 20Mekke ve Medîne Mescidlerinde Kılınan Namazın Fazîleti10
- 21Namaz İçinde Ameller27
- 22Namazda Unutkanlık14
- 23Cenazeler160
- 24Zekât118
- 25Hacc260
- 26Umre33
- 27Hac Yolculuğunu Tamamlamaktan Engellenen Hacılar15
- 28Hacda Avlanma Cezası46
- 29Medine'nin Faziletleri24
- 30Oruç Tutmak117
- 31Teravih Namazı6
- 32Kadir Gecesinin Fazileti11
- 33Ramazânın Son On Gününde İ'tikâf22
- 34Alışverişler193
- 35Sonradan Teslim Edilecek Mallar İçin Bedel Ödenen Satışlar (Selem Akdi)20
- 36Şuf’a3
- 37İcâre27
- 38Havaleler3
- 39Kefalet9
- 40Vekâlet21
- 41Ekincilik31
- 42Su Dağıtımı34
- 43Borç, Borç Ödenmesi, Malın Dondurulması, İflas25
- 44Hukukî Çekişmeler (Husûmât)16
- 45Yerde Bulunup Kaldırılan Şeyler (Lukata)15
- 46Zulümler ve Gasb43
- 47Ortaklık25
- 48Rehin9
- 49Kölelerin Azat Edilmesi43
- 50Mükâteb6
- 51Hediyeler71
- 52Şehâdetler53
- 53Barış Sağlamak22
- 54Şartlar26
- 55Vasiyyetler44
- 56Cihâd ve Sîretler309
- 57Ganimetin Beşte Biri66
- 58Cizye ve Muvâde'a33
- 59Yaratılışın Başlangıcı136
- 60Peygamberler163
- 61Peygamberin (ﷺ) ve Ashabının Faziletleri ve Meziyetleri162
- 62Peygamberin Sahabeleri128
- 63Medine'deki Yardımcıların (Ensar) Faziletleri173
- 64Peygamber (ﷺ) Tarafından Yönetilen Askeri Seferler (El-Megazi)526
- 65Kur'an-ı Kerim 'in Peygamber ﷺ Tefsiri507
- 66Kur'ân’ın Faziletleri87
- 67Nikâh188
- 68Boşanmak100
- 69Nafakalar22
- 70Yiyecek, Yemek95
- 71Akîka Kurbânı9
- 72Avcılık, Kesim70
- 73Udhiyeler30
- 74İçecekler65
- 75Hastalar38
- 76Tıp101
- 77Elbise188
- 78Edeb255
- 79İzin İsteme77
- 80Dualar108
- 81Kalbi İnceltmek (Ar-Riqaq)182
- 82Kader27
- 83Yemînler ve Nezirler87
- 84Yeminlerin Keffaretleri15
- 85Mîrâs Payları (Ferîzalar)49
- 86Allah Tarafından Belirlenen Sınırlar ve Cezalar (Hudûd)89
- 87Kan Parası (Ad-Diyat)59
- 88Mürtedler22
- 89Zorlama altında yapılan ifadeler13
- 90Hileler29
- 91Ru'yâ Ta'bîri66
- 92Fitneler89
- 93Hükümler89
- 94Temenni20
- 95Doğru Bir Kişi Tarafından Verilen Bilgiyi Kabul Etmek (Vâhidlerin)22
- 96Kur'an ve Sünnete Sımsıkı Sarılmak103
- 97Allah'ı Birlemek (Tevhid)193
BÂBLAR — Fitneler (26)
- 1بَاب: مَا جَاءَ فِي قَوْلِ اللَّهِ تَعَالَى: ﴿وَاتَّقُوا فِتْنَةً لا تُصِيبَنَّ الَّذِينَ ظَلَمُوا مِنْكُمْ خَاصَّةً﴾ /الأنفال: ٢٥/. وَمَا كَانَ النَّبِيُّ ﷺ يُحَذِّرُ مِنَ الْفِتَنِ
- 2بَاب: قَوْلِ النَّبِيِّ ﷺ: (سَتَرَوْنَ بَعْدِي أُمُورًا تُنْكِرُونَهَا)
- 3بَاب: قَوْلِ النَّبِيِّ ﷺ: (هَلَاكُ أُمَّتِي عَلَى يَدَيْ أُغَيْلِمَةٍ سُفَهَاءَ)
- 4بَاب: قَوْلِ النَّبِيِّ ﷺ: (وَيْلٌ لِلْعَرَبِ مِنْ شَرٍّ قَدِ اقْتَرَبَ)
- 5بَاب: ظُهُورِ الْفِتَنِ
- 6بَاب: لَا يَأْتِي زَمَانٌ إِلَّا الَّذِي بَعْدَهُ شَرٌّ مِنْهُ
- 7بَاب: قَوْلِ النَّبِيِّ ﷺ: (مَنْ حَمَلَ عَلَيْنَا السِّلَاحَ فَلَيْسَ مِنَّا)
- 8بَاب: قَوْلِ النَّبِيِّ ﷺ: (لَا تَرْجِعُوا بَعْدِي كُفَّارًا، يَضْرِبُ بَعْضُكُمْ رِقَابَ بَعْضٍ)
- 9بَاب: تَكُونُ فِتْنَةٌ الْقَاعِدُ فِيهَا خَيْرٌ مِنَ الْقَائِمِ
- 10بَاب: إِذَا الْتَقَى الْمُسْلِمَانِ بِسَيْفَيْهِمَا
- 11بَاب: كَيْفَ الْأَمْرُ إِذَا لَمْ تَكُنْ جَمَاعَةٌ
- 12بَاب: مَنْ كَرِهَ أَنْ يُكَثِّرَ سَوَادَ الْفِتَنِ وَالظُّلْمِ
- 13بَاب: إِذَا بَقِيَ فِي حُثَالَةٍ مِنَ النَّاسِ
- 14بَاب: التَّعَرُّبِ فِي الْفِتْنَةِ
- 15بَاب: التَّعَوُّذِ مِنَ الْفِتَنِ
- 16بَاب: قَوْلِ النَّبِيِّ ﷺ: (الْفِتْنَةُ مِنْ قِبَلِ الْمَشْرِقِ)
- 17بَاب: الْفِتْنَةِ الَّتِي تَمُوجُ كَمَوْجِ الْبَحْرِ
- 18بَاب: إِذَا أَنْزَلَ اللَّهُ بِقَوْمٍ عَذَابًا
- 19بَاب: قَوْلِ النَّبِيِّ ﷺ لِلْحَسَنِ بْنِ عَلِيٍّ: (إِنَّ ابْنِي هَذَا لَسَيِّدٌ، وَلَعَلَّ اللَّهَ أَنْ يُصْلِحَ بِهِ بَيْنَ فِئَتَيْنِ مِنَ الْمُسْلِمِين)
- 20بَاب: إِذَا قَالَ عِنْدَ القوم شَيْئًا، ثُمَّ خَرَجَ فَقَالَ بِخِلَافِهِ
- 21بَاب: لَا تَقُومُ السَّاعَةُ حَتَّى يُغْبَطَ أَهْلُ الْقُبُورِ
- 22بَاب: تَغْيِيرِ الزَّمَانِ حَتَّى تُعْبَدَ الْأَوْثَانُ
- 23بَاب: خُرُوجِ النَّارِ
- 24بَاب: ذِكْرِ الدَّجَّالِ
- 25بَاب: لَا يَدْخُلُ الدَّجَّالُ الْمَدِينَةَ
- 26بَاب: يَأْجُوجَ وَمَأْجُوجَ
Sahih-i Buhari 7088
Fitneler
Sahih (Buhârî'nin Sahîh'i)
BÂB (14)
بَاب: التَّعَرُّبِ فِي الْفِتْنَةِ
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ يُوسُفَ، أَخْبَرَنَا مَالِكٌ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي صَعْصَعَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ ـ رضى الله عنه ـ أَنَّهُ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " يُوشِكُ أَنْ يَكُونَ خَيْرَ مَالِ الْمُسْلِمِ غَنَمٌ، يَتْبَعُ بِهَا شَعَفَ الْجِبَالِ وَمَوَاقِعَ الْقَطْرِ، يَفِرُّ بِدِينِهِ مِنَ الْفِتَنِ ".
Notunuz
KAYNAK
Sahih-i Buhari, Kitâb 92 (Fitneler), Bâb 14, Hadis no. 7088
HADİSİN DERECESİ
Sahih(Buhârî'nin Sahîh'i)
sunnetimiz.com/buhari:7088