Safvân b. Ya'lâ, babası (Ya'lâ)'nın şöyle dediğini rivayet etti: Rasûlullah (s.a.v.) (bana): "Sana elçilerim geldiği zaman kendilerine otuz zırh ve otuz deve ver" dedi. Telef olursa kıymeti ödenmek üzere ariyet olarak mı, yoksa telef olan ödenmeden elde kalanı geri verilmek üzere ariyet olarak mı? dedim. "Telef olanı ödenmeden elde kalanı geri verilmek üzere" buyurdu. Ebû Dâvûd: "Habbân, Hilâl er-Re'yî'nin dayısıdır" dedi
Sünen-i Ebû Dâvûd › Kitâb 24 · Ücretler (İcâre)Konum
- 1Tahâret390
- 2Namaz770
- 3Yağmur Namazı37
- 4Namaz: Yolculukta Namazın Hükümleri52
- 5Namaz: Nâfile Namazlar121
- 6Namaz: Ramazan Namazının Hükümleri30
- 7Namaz: Kur'ân Okurken Secde15
- 8Namaz: Vitir Namazı140
- 9Zekât145
- 10Buluntu Eşya (Lukata)20
- 11Hac Menâsiki325
- 12Nikâh129
- 13Talâk138
- 14Oruç164
- 15Cihâd311
- 16Kurban56
- 17Av18
- 18Vasiyyetler23
- 19Mîrâs Payları43
- 20Haraç, Ganîmet ve İmâret161
- 21Cenâzeler153
- 22Yeminler ve Adaklar84
- 23Ticârî Muâmeleler90
- 24Ücretler (İcâre)155
- 25Kadılık70
- 26İlim28
- 27İçecekler67
- 28Yiyecekler119
- 29Tıp49
- 30Fal ve Uğursuzluk22
- 31Köle Azâdı43
- 32Kıraat Vecihleri40
- 33Hamamlar11
- 34Elbise139
- 35Saç Tarama55
- 36Yüzükler26
- 37Fitneler ve Büyük Savaşlar39
- 38Mehdî12
- 39Savaşlar (Melâhim)60
- 40Had Cezâları143
- 41Diyet Çeşitleri102
- 42Sünnet (Peygamber'in Yolu)177
- 43Genel Âdâb502
- 1بَابٌ فِي كَسْبِ الْأَطِبَّاءِ
- 2بَابٌ فِي كَسْبِ الْحَجَّامِ
- 3بَابٌ فِي كَسْبِ الْإِمَاءِ
- 4بَابٌ فِي حُلْوَانِ الْكَاهِنِ
- 5بَابٌ فِي عَسْبِ الْفَحْلِ
- 6بَابٌ فِي الصَّائِغِ
- 7بَابٌ فِي الْعَبْدِ يُبَاعُ وَلَهُ مَالٌ
- 8بَابٌ فِي التَّلَقِّي
- 9بَابٌ فِي النَّهْيِ عَنِ النَّجْشِ
- 10بَابٌ فِي النَّهْيِ أَنْ يَبِيعَ حَاضِرٌ لِبَادٍ
- 11بَابُ مَنِ اشْتَرَى مُصَرَّاةً فَكَرِهَهَا
- 12بَابٌ فِي النَّهْيِ عَنِ الحُكْرَةِ
- 13بَابٌ فِي كَسْرِ الدَّرَاهِمِ
- 14بَابٌ فِي التَّسْعِيرِ
- 15بَابُ النَّهْيِ عَنِ الْغِشِّ
- 16بَابٌ فِي خِيَارِ الْمُتَبَايِعَيْنِ
- 17بَابٌ فِي فَضْلِ الْإِقَالَةِ
- 18بَابٌ فِيمَنْ بَاعَ بَيْعَتَيْنِ فِي بَيْعَةٍ
- 19بَابٌ فِي النَّهْيِ عَنِ العِينَةِ
- 20بَابٌ فِي السَّلَفِ
- 21بَابٌ فِي السَّلَمِ فِي ثَمَرَةٍ بِعَيْنِهَا
- 22بَابُ السَّلَفِ لَا يُحَوَّلُ
- 23بَابٌ فِي وَضْعِ الْجَائِحَةِ
- 24بَابٌ فِي تَفْسِيرِ الْجَائِحَةِ
- 25بَابٌ فِي مَنْعِ الْمَاءِ
- 26بَابٌ فِي بَيْعِ فَضْلِ الْمَاءِ
- 27بَابٌ فِي ثَمَنِ السِّنَّوْرِ
- 28بَابٌ فِي أَثْمَانِ الْكِلَابِ
- 29بَابٌ فِي ثَمَنِ الْخَمْرِ وَالْمَيْتَةِ
- 30بَابٌ فِي بَيْعِ الطَّعَامِ قَبْلَ أَنْ يَسْتَوْفِيَ
- 31بَابٌ فِي الرَّجُلِ يَقُولُ فِي الْبَيْعِ لَا خِلَابَةَ
- 32بَابٌ فِي الْعُرْبَانِ
- 33بَابٌ فِي الرَّجُلِ يَبِيعُ مَا لَيْسَ عِنْدَهُ
- 34بَابٌ فِي شَرْطٍ فِي بَيْعٍ
- 35بَابٌ فِي عُهْدَةِ الرَّقِيقِ
- 36بَابٌ فِيمَنِ اشْتَرَى عَبْدًا فَاسْتَعْمَلَهُ ثُمَّ وَجَدَ بِهِ عَيْبًا
- 37بَابٌ إِذَا اخْتَلَفَ الْبَيِّعَانِ وَالْمَبِيعُ قَائِمٌ
- 38بَابٌ فِي الشُّفْعَةِ
- 39بَابٌ فِي الرَّجُلِ يُفْلِسُ فَيَجِدُ الرَّجُلُ مَتَاعَهُ بِعَيْنِهِ عِنْدَهُ
- 40بَابٌ فِيمَنْ أَحْيَا حَسِيرًا
- 41بَابٌ فِي الرَّهْنِ
- 42بَابٌ فِي الرَّجُلِ يَأْكُلُ مِنْ مَالِ وَلَدِهِ
- 43بَابٌ فِي الرَّجُلِ يَجِدُ عَيْنَ مَالِهِ عِنْدَ رَجُلٍ
- 44بَابٌ فِي الرَّجُلِ يَأْخُذُ حَقَّهُ مَنْ تَحْتَ يَدِهِ
- 45بَابٌ فِي قَبُولِ الْهَدَايَا
- 46بَابُ الرُّجُوعِ فِي الْهِبَةِ
- 47بَابٌ فِي الْهَدِيَّةِ لِقَضَاءِ الْحَاجَةِ
- 48بَابٌ فِي الرَّجُلِ يُفَضِّلُ بَعْضَ وَلَدِهِ فِي النُّحْلِ
- 49بَابٌ فِي عَطِيَّةِ الْمَرْأَةِ بِغَيْرِ إِذْنِ زَوْجِهَا
- 50بَابٌ فِي الْعُمْرَى
- 51بَابُ مَنْ قَالَ فِيهِ وَلِعَقِبِهِ
- 52بَابٌ فِي الرُّقْبَى
- 53بَابٌ فِي تَضْمِينِ الْعَوَرِ
- 54بَابٌ فِيمَنْ أَفْسَدَ شَيْئًا يَغْرَمُ مِثْلَهُ
- 55بَابُ الْمَوَاشِي تُفْسِدُ زَرْعَ قَوْمٍ
(24) Kitâb: Ücretler (İcâre)
بَابٌ فِي تَضْمِينِ الْعَوَرِ
بَابٌ فِيمَنْ أَفْسَدَ شَيْئًا يَغْرَمُ مِثْلَهُ
Enes (r.a)'den rivayet edildi ki: Rasûlullah (s.a.v.), hanımlarından birisi (Âişe) nin yanında idi. Mu'minlerin annelerinden biri hizmetçisi ile (Efendimize) içerisinde yemek olan bir çanak gönderdi. Âişe hizmetçinin eline vurdu ve çanağı kırdı. İbnü'l-Müsennâ rivayetinde şöyle der:- Rasûlullah (s.a.v.) parçaları aldı, birbirine birleştirdi ve içerisine yemeği toplamaya başladı. Aynı zamanda da: "Anneniz kıskandı" diyordu. İbnü'l-Müsennâ; şunları ilâve etti: (Rasûlullah yanındakilere) "Yeyiniz" dedi. Onlar da, Hz. Âişe, evindeki çanağı getirinceye kadar yediler. -Sonra Müsedded'in [hadisinin] lafzına döndük-: Râsulullah (s.a.v.): "Yeyiniz" dedi ve onlar yeyip bitirinceye kadar yemeği getiren hizmetçiyi ve çanağı alıkoydu. Sağlam çanağı hizmetçiye verdi, kırık olanı evinde bıraktı. Ayrıca bu hadis'i Buharî, mezâlim; İbn Mâce, ahkâm; Nesâî, nisa; Ahmed b. Hanbel, III, 105, IV, 188. de tahric ettiler
Aişe (r.anha)'nın şöyle dediği rivayet edilmiştir: Safiyye kadar (güzel) yemek yapan birisini görmedim. O, Rasûlullah için bir yemek yapıp gönderdi. Beni bir titreme aldı ve kab'ı kırdım, (sonra): Ya Rasûlallah, yaptığımın keffareti ne? dedim. "Kabın misli kap ve yemeğin misli yemek" buyurdu. Diğer tahric: Nesai, nisa
بَابُ الْمَوَاشِي تُفْسِدُ زَرْعَ قَوْمٍ
Haram b. Muhayyisa'mn, babası (Muhayyisa'dan) rivayet ettiğine göre; Berâ b. Âzİb'in devesi bir adamın bahçesine girdi ve oraya zarar verdi. Bunun üzerine Hz. Nebi (s.a.v.); bahçe sahiplerinin, bahçelerini gündüz, hayvan sahiplerinin de hayvanlarını gece korumalarına hükmetti. Ayrıca bu hadis'i İbn Mâce, ahkâm da tahric etti
Berâ b. Âzib'den rivayef edildiğine göre, şöyle demiştir: Onun, ekinlerde otlaı âdet edinen bir devesi vardı. Deve bir bahçeye girdi ve oraya zarar verdi. Hâdise Rasûlullah (s.a.v.)'e haber verildi. Rasûlullah da: Bahçenin gündüz beklenmesinin bahçe sahiplerine, hayvanlara geceleyin sahip olunmasının hayvan sahiplerine ait olduğuna ve hayvanların gece verdikleri zararın sahiplerine ödettirilmesine hükmetti