Meymune'nin rivayet ettiğine göre, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e katı yağ içine fare'nin düşmesi soruldu. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Fareyi ve etrafındaki yağı atın. (Geriye kalan) yağınızı yiyin. Tekrar:
Sahih-i Buhari › Kitâb 4 · AbdestKonum
- 1Vahyin Başlangıcı7
- 2Îmân51
- 3İlim76
- 4Abdest113
- 5Gusül46
- 6Hayız40
- 7Teyemmüm15
- 8Namaz174
- 9Namaz Vakitleri81
- 10Ezan275
- 11Cuma66
- 12Korku Namazı6
- 13İki Bayram (iydeyn)42
- 14Vitir Namazı15
- 15Yağmur Duası (Istiskaa)35
- 16Güneş ve Ay Tutulması27
- 17Kur'ân Okurken Secde Edilecek Yerlerler13
- 18Namazın Kısaltılması (At-Taksir)40
- 19Gece Namazı (Teheccüd)69
- 20Mekke ve Medîne Mescidlerinde Kılınan Namazın Fazîleti10
- 21Namaz İçinde Ameller27
- 22Namazda Unutkanlık14
- 23Cenazeler160
- 24Zekât118
- 25Hacc260
- 26Umre33
- 27Hac Yolculuğunu Tamamlamaktan Engellenen Hacılar15
- 28Hacda Avlanma Cezası46
- 29Medine'nin Faziletleri24
- 30Oruç Tutmak117
- 31Teravih Namazı6
- 32Kadir Gecesinin Fazileti11
- 33Ramazânın Son On Gününde İ'tikâf22
- 34Alışverişler193
- 35Sonradan Teslim Edilecek Mallar İçin Bedel Ödenen Satışlar (Selem Akdi)20
- 36Şuf’a3
- 37İcâre27
- 38Havaleler3
- 39Kefalet9
- 40Vekâlet21
- 41Ekincilik31
- 42Su Dağıtımı34
- 43Borç, Borç Ödenmesi, Malın Dondurulması, İflas25
- 44Hukukî Çekişmeler (Husûmât)16
- 45Yerde Bulunup Kaldırılan Şeyler (Lukata)15
- 46Zulümler ve Gasb43
- 47Ortaklık25
- 48Rehin9
- 49Kölelerin Azat Edilmesi43
- 50Mükâteb6
- 51Hediyeler71
- 52Şehâdetler53
- 53Barış Sağlamak22
- 54Şartlar26
- 55Vasiyyetler44
- 56Cihâd ve Sîretler309
- 57Ganimetin Beşte Biri66
- 58Cizye ve Muvâde'a33
- 59Yaratılışın Başlangıcı136
- 60Peygamberler163
- 61Peygamberin (ﷺ) ve Ashabının Faziletleri ve Meziyetleri162
- 62Peygamberin Sahabeleri128
- 63Medine'deki Yardımcıların (Ensar) Faziletleri173
- 64Peygamber (ﷺ) Tarafından Yönetilen Askeri Seferler (El-Megazi)526
- 65Kur'an-ı Kerim 'in Peygamber ﷺ Tefsiri507
- 66Kur'ân’ın Faziletleri87
- 67Nikâh188
- 68Boşanmak100
- 69Nafakalar22
- 70Yiyecek, Yemek95
- 71Akîka Kurbânı9
- 72Avcılık, Kesim70
- 73Udhiyeler30
- 74İçecekler65
- 75Hastalar38
- 76Tıp101
- 77Elbise188
- 78Edeb255
- 79İzin İsteme77
- 80Dualar108
- 81Kalbi İnceltmek (Ar-Riqaq)182
- 82Kader27
- 83Yemînler ve Nezirler87
- 84Yeminlerin Keffaretleri15
- 85Mîrâs Payları (Ferîzalar)49
- 86Allah Tarafından Belirlenen Sınırlar ve Cezalar (Hudûd)89
- 87Kan Parası (Ad-Diyat)59
- 88Mürtedler22
- 89Zorlama altında yapılan ifadeler13
- 90Hileler29
- 91Ru'yâ Ta'bîri66
- 92Fitneler89
- 93Hükümler89
- 94Temenni20
- 95Doğru Bir Kişi Tarafından Verilen Bilgiyi Kabul Etmek (Vâhidlerin)22
- 96Kur'an ve Sünnete Sımsıkı Sarılmak103
- 97Allah'ı Birlemek (Tevhid)193
- 1بَاب: لَا تُقْبَلُ صَلَاةٌ بِغَيْرِ طُهُورٍ
- 2بَاب: فَضْلِ الْوُضُوءِ، وَالْغُرُّ الْمُحَجَّلُونَ مِنْ آثَارِ الْوُضُوءِ
- 3بَاب: لَا يَتَوَضَّأُ مِنَ الشَّكِّ حَتَّى يَسْتَيْقِنَ
- 4بَاب: التَّخْفِيفِ فِي الْوُضُوءِ
- 5بَاب: إِسْبَاغِ الْوُضُوءِ
- 6بَاب: غَسْلِ الْوَجْهِ بِالْيَدَيْنِ مِنْ غَرْفَةٍ وَاحِدَةٍ
- 7بَاب: التَّسْمِيَةِ عَلَى كُلِّ حَالٍ وَعِنْدَ الْوِقَاعِ
- 8بَاب: مَا يَقُولُ عِنْدَ الْخَلَاءِ
- 9بَاب: وَضْعِ الْمَاءِ عِنْدَ الْخَلَاءِ
- 10بَاب: لَا تُسْتَقْبَلُ الْقِبْلَةُ بِغَائِطٍ أَوْ بَوْلٍ، إِلَّا عِنْدَ الْبِنَاءِ، جِدَارٍ أَوْ نَحْوِهِ
- 11بَاب: مَنْ تَبَرَّزَ عَلَى لَبِنَتَيْنِ
- 12بَاب: خُرُوجِ النِّسَاءِ إِلَى الْبَرَازِ
- 13بَاب التَّبَرُّزِ فِي الْبُيُوتِ
- 14بَاب: الِاسْتِنْجَاءِ بِالْمَاءِ
- 15بَاب: مَنْ حُمِلَ مَعَهُ الْمَاءُ لِطُهُورِهِ. وَقَالَ أَبُو الدَّرْدَاءِ: أَلَيْسَ فِيكُمْ صَاحِبُ النَّعْلَيْنِ وَالطَّهُورِ وَالْوِسَادِ؟
- 16بَاب: حَمْلِ الْعَنَزَةِ مَعَ الْمَاءِ فِي الِاسْتِنْجَاءِ
- 17بَاب: النَّهْيِ عَنِ الِاسْتِنْجَاءِ بِالْيَمِينِ
- 18بَاب: لَا يُمْسِكُ ذَكَرَهُ بِيَمِينِهِ إِذَا بَالَ
- 19بَاب: الِاسْتِنْجَاءِ بِالْحِجَارَةِ
- 20بَاب: الْوُضُوءِ مَرَّةً مَرَّةً
- 21بَاب: الْوُضُوءِ مَرَّتَيْنِ مَرَّتَيْنِ
- 22بَاب: الْوُضُوءِ ثَلَاثًا ثَلَاثًا
- 23بَاب: الِاسْتِنْثَارِ فِي الْوُضُوءِ
- 24بَاب: الِاسْتِجْمَارِ وِتْرًا
- 25بَاب: غَسْلِ الرِّجْلَيْنِ، وَلَا يَمْسَحُ عَلَى الْقَدَمَيْنِ
- 26بَاب: الْمَضْمَضَةِ فِي الْوُضُوءِ
- 27بَاب: غَسْلِ الْأَعْقَابِ
- 28بَاب: غَسْلِ الرِّجْلَيْنِ فِي النَّعْلَيْنِ، وَلَا يَمْسَحُ عَلَى النَّعْلَيْنِ
- 29بَاب: التَّيَمُّنِ فِي الْوُضُوءِ وَالْغَسْلِ
- 30بَاب: الْتِمَاسِ الْوَضُوءِ إِذَا حَانَتِ الصَّلَاةُ
- 31بَاب: الْمَاءِ الَّذِي يُغْسَلُ بِهِ شَعَرُ الْإِنْسَانِ
- 32بَاب: مَنْ لَمْ يَرَ الْوُضُوءَ إِلَّا مِنَ الْمَخْرَجَيْنِ: مِنَ الْقُبُلِ وَالدُّبُرِ
- 33بَاب: الرَّجُلُ يوضيء صَاحِبَهُ
- 34بَاب: قِرَاءَةِ الْقُرْآنِ بَعْدَ الْحَدَثِ وَغَيْرِهِ
- 35بَاب: مَنْ لَمْ يَتَوَضَّأْ إِلَّا مِنَ الْغَشْيِ الْمُثْقِلِ
- 36بَاب: مَسْحِ الرَّأْسِ كُلِّهِ
- 37بَاب: غَسْلِ الرِّجْلَيْنِ إِلَى الْكَعْبَيْنِ
- 38بَاب: اسْتِعْمَالِ فَضْلِ وَضُوءِ النَّاسِ
- 39بَاب: مَنْ مَضْمَضَ وَاسْتَنْشَقَ مِنْ غَرْفَةٍ وَاحِدَةٍ
- 40بَاب: مَسْحِ الرَّأْسِ مَرَّةً
- 41بَاب: وُضُوءِ الرَّجُلِ مَعَ امْرَأَتِهِ، وَفَضْلِ وَضُوءِ الْمَرْأَةِ
- 42بَاب: صَبِّ النَّبِيِّ ﷺ وَضُوءَهُ عَلَى الْمُغْمَى عَلَيْهِ
- 43بَاب: الْغُسْلِ وَالْوُضُوءِ فِي الْمِخْضَبِ وَالْقَدَحِ وَالْخَشَبِ وَالْحِجَارَةِ
- 44بَاب: الْوُضُوءِ مِنَ التَّوْرِ
- 45بَاب: الْوُضُوءِ بِالْمُدِّ
- 46بَاب: الْمَسْحِ عَلَى الْخُفَّيْنِ
- 47بَاب: إِذَا أَدْخَلَ رِجْلَيْهِ وَهُمَا طَاهِرَتَانِ
- 48بَاب: مَنْ لَمْ يَتَوَضَّأْ مِنْ لَحْمِ الشَّاةِ وَالسَّوِيقِ
- 49بَاب: مَنْ مَضْمَضَ مِنَ السَّوِيقِ وَلَمْ يَتَوَضَّأْ
- 50بَاب: هَلْ يُمَضْمِضُ مِنَ اللَّبَنِ
- 51بَاب: الْوُضُوءِ مِنَ النَّوْمِ، وَمَنْ لَمْ يَرَ مِنَ النَّعْسَةِ وَالنَّعْسَتَيْنِ، أَوِ الْخَفْقَةِ وُضُوءًا
- 52بَاب: الْوُضُوءِ مِنْ غَيْرِ حَدَثٍ
- 53بَاب: مِنَ الْكَبَائِرِ أَنْ لَا يَسْتَتِرَ مِنْ بَوْلِهِ
- 54بَاب: مَا جَاءَ فِي غَسْلِ الْبَوْلِ
- 55بَاب: تَرْكِ النَّبِيِّ ﷺ وَالنَّاسِ الْأَعْرَابِيَّ حَتَّى فَرَغَ مِنْ بَوْلِهِ فِي الْمَسْجِدِ
- 56بَاب: صَبِّ الْمَاءِ عَلَى الْبَوْلِ فِي الْمَسْجِدِ
- 57بَاب: بَوْلِ الصِّبْيَانِ
- 58بَاب: الْبَوْلِ قَائِمًا وَقَاعِدًا
- 59بَاب: الْبَوْلِ عِنْدَ صَاحِبِهِ، وَالتَّسَتُّرِ بِالْحَائِطِ
- 60بَاب: الْبَوْلِ عِنْدَ سُبَاطَةِ قَوْمٍ
- 61بَاب: غَسْلِ الدَّمِ
- 62بَاب: غَسْلِ الْمَنِيِّ وَفَرْكِهِ، وَغَسْلِ مَا يُصِيبُ مِنَ الْمَرْأَةِ
- 63بَاب: إِذَا غَسَلَ الْجَنَابَةَ أَوْ غَيْرَهَا فَلَمْ يَذْهَبْ أَثَرُهُ
- 64بَاب: أَبْوَالِ الْإِبِلِ وَالدَّوَابِّ وَالْغَنَمِ وَمَرَابِضِهَا
- 65بَاب: مَا يَقَعُ مِنَ النَّجَاسَاتِ فِي السَّمْنِ وَالْمَاءِ
- 66بَاب: الْبَوْلِ فِي الْمَاءِ الدَّائِمِ
- 67بَاب: إِذَا أُلْقِيَ عَلَى ظَهْرِ الْمُصَلِّي قَذَرٌ أَوْ جِيفَةٌ، لَمْ تَفْسُدْ عَلَيْهِ صَلَاتُهُ
- 68بَاب: الْبُزَاقِ وَالْمُخَاطِ وَنَحْوِهِ فِي الثَّوْبِ
- 69بَاب: لَا يَجُوزُ الْوُضُوءُ بِالنَّبِيذِ، وَلَا الْمُسْكِرِ
- 70بَاب: غَسْلِ الْمَرْأَةِ أَبَاهَا الدَّمَ عَنْ وَجْهِهِ
- 71بَاب: السِّوَاكِ
- 72بَاب: دَفْعِ السِّوَاكِ إِلَى الْأَكْبَرِ
- 73بَاب: فَضْلِ مَنْ بَاتَ عَلَى الْوُضُوءِ
(4) Kitâb: Abdest
بَاب: مَا يَقَعُ مِنَ النَّجَاسَاتِ فِي السَّمْنِ وَالْمَاءِ
Meymune'nin rivayet ettiğine göre, Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e katı yağ içine düşen fare hakkında soruldu, O şöyle buyurdu: "Fareyi ve etrafındaki yağı alarak atın." Önemli Bilgi Âlimlerin çoğunluğu, katı yağ ile sıvı yağın birbirinden ayrıldığını gösteren Ma'mer rivayetini esas almışlardır. İbn Abdiiber, katı yağa ölü hayvan düştüğünde, hayvanın başka herhangi bir parçasının yağın diğer bölümlerine bulaşmadığı kesin olarak bilindiğinde bu hayvanın ve etrafındaki yağın atılmasının yeterli olacağı konusunda âlimler arasında ittifak bulunduğunu nakletmiştir. Sıvı yağ konusunda ise ihtilaf edilmiştir. Çoğunluk necasetin yağa temas etmesiyle yağın tümünün necis olacağını kabul etmiştir. İçlerinde Zührî ve Evzâî'nin bulunduğu bir grup âlim ise buna muhalif görüş belirtmişlerdir. Bunun izahı Kesilecek Hayvanlar bölümünde gelecektir. Yine orada necis olan veya sonradan necis hale gelen yağdan yararlanma konusu da ele alınacaktır. İbnü'l-Münzir şöyle demiştir: Yağ ile ilgili hadisin, konu başında verilen sahabe ve tabiin görüşleri İle ilgisi şudur: Buhârî, bir şeyin necis hale gelmesinde o şeyin niteliklerinin değişmesinin dikkate alınacağını kabul etmiştir. Ölen hayvanın tüyü, hayvanın ölümle değişmesi durumunda değişmemektedir, kemiği de böyledir. Ölü hayvanın düştüğü yerden uzaktaki katı yağın niteliği değişmediğinde de hüküm böyledir. Bundan şu sonuç çıkar: Suya necaset karışsa, bu necaset suyun niteliğini değiştirmediğinde su necis olmaz
Ebu Hureyre r.a. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in şu sözünü rivayet etmiştir: "Müslümanın Allah yolunda aldığı her yara, kıyamet gününde yeni açıldığı andaki şekli üzere kan fışkırıyor gibi olur; rengi kan rengi, kokusu misk kokusudur. Tekrar;
بَاب: الْبَوْلِ فِي الْمَاءِ الدَّائِمِ
Rivayet edildiğine göre Ebu Hureyre Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in şu sözünü duymuştur: "Biz (bu dünyada) son, (âhirette ise) öncüleriz. Tekrar:
Bu, geçen hadîsin isnadıyla: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: biriniz, akmayan durgun suya bevletmesin. Sonra ondan (su alıp) yıkanır
بَاب: إِذَا أُلْقِيَ عَلَى ظَهْرِ الْمُصَلِّي قَذَرٌ أَوْ جِيفَةٌ، لَمْ تَفْسُدْ عَلَيْهِ صَلَاتُهُ
Amr İbn Meymûn, Abdullah İbn Me'sud'un kendisine şunu anlattığını söylemiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Kabe'de namaz kılıyordu. Ebu Cehil ve arkadaşları Kabe'nin yakınında oturuyorlardı. Kendi aralarında "Hanginiz falan oğullarının deve kestikleri yerden bir işkembe getirip secdeye vardığı zaman Muhammed'in sırtına koyacak?" dediler. Bu konuşma üzerine içlerinden en şaki (kötü) olan birisi (Ukbe İbn Ebî Muayt) kalkarak işkembeyi getirdi. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) secdeye yattığında o işkembeyi sırtına, iki kürek kemiği arasına koydu. (İbn Mes'ud dedi ki): "Ben bunu gördüğüm halde bir şey yapamıyordum. Ah ne olurdu o zaman bunu önleyecek gücüm olsaydı!" Onlar (katıla katıla) gülmeye başladılar, gülmekten birbirlerinin üzerine yıkılıyorlardı. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) secde ediyoı, başını kaldırmıyordu. Nihayet Fâtıma Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in yanına geldi ve işkembeyi onun sırtından attı. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) başını kaldırdıktan sonra üç kere "Allah'ım Kureyşl sana havale ediyorum" dedi. Nebi s.a.v.'in beddua etmesi onlara ağır geldi. Çünkü onlar, bu beldede yapılan duanın kabul edileceğine inanırlardı. Daha sonra Nebi s.a.v. birer birer isim sayarak şöyle dedi: "Allah'ım! Ebu Cehil'i sana havale ediyorum. Utbe ibn Rebîayı sana havale ediyorum. Şeybe İbn Rebîa'yı sana havale ediyorum. Velîd ibn Utbe'yi sana havale ediyorum. Ümeyye İbn Halefi sana havale ediyorum. Ukbe ibn Ebî Muayt'ı sana havale ediyorum". İbn Mes'ud diyor ki: Yedinci bir kişinin daha adını söyledi, ancak ben onun adını hatırlamıyorum. Canımı elinde tutan Allah'a yemin ederim ki Resûlullah s.a.v.'ın, ismini saydığı kişilerin (Bedir savaşında öldürülerek) Bedir çukuruna atılmış olduklarını gözlerimle gördüm. Tekrar:
بَاب: الْبُزَاقِ وَالْمُخَاطِ وَنَحْوِهِ فِي الثَّوْبِ
Enes r.a.'den rivayet edildiğine göre (Enes r.a. dediki) Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) (namazda iken) elbisesin (in için)e tükürdü. Tekrar:
بَاب: لَا يَجُوزُ الْوُضُوءُ بِالنَّبِيذِ، وَلَا الْمُسْكِرِ
Aişe r.anha Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in şöyle buyurduğunu söylemiştir: "Sarhoş eden her içecek haramdır. Tekrar:
بَاب: غَسْلِ الْمَرْأَةِ أَبَاهَا الدَّمَ عَنْ وَجْهِهِ
Ebû Hazim, Sehl İbn Sa'd es-Sâidî'nin, İnsanlar kendisine Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in yarasının ne ile tedavi edildiğini sorduklarında, şöyle söylediğini duymuştur: "Bunu benden iyi bilen kimse kalmadı. Ali, (r.a.) Uhud günü kalkanına su doldurarak getiriyordu. Fâtıma da Resulullah Sallallahu aleyhi ve sellem'in yüzünden kanı silîyordu. Bir hasır alınarak yakıldı ve yarasına bastırıldı. Tekrar: 2903, 2911, 3037, 4075, 5248, 5722 Diğer tahric: Tirmizî, Tıp
بَاب: السِّوَاكِ
Ebu Bürde r.a. babasından şunu aktarmıştır: Nebi Sallallahu aleyhi ve sellem'e geldim. "Elindeki bir misvak ile dişini temizlerken bir yandan da kusuyor gibi ö' ö' diye ses çıkardığını gördüm
Huzeyfe (bin el-Yeman r.a.) şöyle demiştir: "Nebi Sallallahu aleyhi ve sellem geceleyin kalkınca ağzını misvakla temizlerdi. Tekrar:
بَاب: دَفْعِ السِّوَاكِ إِلَى الْأَكْبَرِ
Ibn Ömer, radiyallahu anh, Nebi s.a.v.'in şöyle buyurduğunu söylemiştir: "Rüyamda misvak kullandığımı gördüm. Biri diğerinden daha büyük bir adam geldi. Ben misvağı küçük olanına verdim. Bana "büyük olanına ver" denildi. Ben de büyük olanına verdim
بَاب: فَضْلِ مَنْ بَاتَ عَلَى الْوُضُوءِ
Berâ' bin A'zib r.a. şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Yatmak istediğinde namaz abdesti gibi abdest al. Sonra sağ tarafına doğru yat ve şöyle de: