Cabir İbn Abdullah r.a.'dan: "Bizden bir adamın bir oğlu oldu da ona el-Kasım adını verdi. Ashab: Biz seni Ebu'l-Kasım diye künyelemeyiz ve böylelikle de senin gözünün aydın olmasını sağlamayız deyince, o da Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e gidip ona bunu söyledi. Bu sefer Allah Rasulü: Oğluna Abdurrahman adını ver, buyurdu." Fethu'l-Bari Açıklaması: Nevevı dedi ki: "Ebu'l-Kasım" diye künyelenmek hususunda üç farklı görüş vardır: Birincisi, kişinin adı Muhammed olsun ya da olmasın mutlak olarak bunun yasak oluşudur. Bu görüş Şafiı'den sabittir. İkincisi, mutlak olarak caizdir. Yasak sadece Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in hayatı ile sınırlıdır. Üçüncü görüş ise: Adı Muhammed olan kimseler için caiz değildir, başkası için caizdir. er-Ram dedi ki: Bunun daha sahih olma ihtimali vardır. Çünkü insanlar herhangi bir tepki gösterilmeksizin bütün çağlarda böyle yapagelmişlerdir. Nevevi der ki: Ama bu, hadisin zahirine aykırıdır. İnsanların bu hususta mutabakat etmiş olması ise, ikinci görüşü pekiştirmektedir. Sanki onların dayanak noktaları, daha önce işaret olunan Enes'in rivayet ettiği hadiste geçen: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem pazarda bulunuyordu. Bir adamın: Ey Ebe'l-Kasım diye seslendiğini işitince, ona döndü. Adam Allah Rasulüne: Ben seni kastetmemiştim deyince, Allah Rasulü de: Benim adımı ad olarak veriniz, ama benim künyem ile künyelenmeyiniz, buyurdu" hadisi gibi görünüyor. Nevevı der ki: Buradaki yasaktan, sözü geçen sebep dolayısıyla onun hayatı dönemine has olduğu ve ondan sonra da bu yasağın ortadan kalktığı anlamını çıkarmışlardır. --- Nevevı'nin açıklamaları özetle burada sona ermektedir. --- Sözkonusu bu sebep, Sahih'te de sabittir. Dolayısı ile sözü geçen görüşün sahibi, hadisin zahirinden ancak bir delile dayanarak uzaklaşmıştır. Burada dikkat çekmemiz gereken hususlardan birisi de şudur: Nevevı üçüncü görüşü ters çevirerek zikredip şöyle demiştir: Adı Muhammed olan kimseler için caizdir, başkaları için değildir. Ama böyle bir görüşü söyleyen kimse bilinmemektedir. Bu ancak bir kalem yanılmasıdır. Bu üç görüşü el-Ezkar adlı eserinde doğru olarak zikretmiştir. Zahiriyye mezhebi mensupları birinci görüşü benimsemiş, bazıları aşırıya giderek: Bir kimsenin Ebu'l-Kasım diye künyelenmesini önlemek için oğluna elKasım adını vermemelidir, vermesi caiz değildir, demişlerdir. İkinci görüşün lehine de Buhari'nin el-Edebu'I-Müfred'in de, Ebu Davud'un, İbn Mace'nin ve sahih olduğunu belirterek Hakim'in rivayet ettikleri Ali r.a.'ın şu hadisi delildir: "Ey Allah'ın Rasulü, dedim. Senden sonra benim oğlum olursa ona senin adını ve senin künyeni verebilir miyim? Allah Rasulü: Evet, buyurdu." Bu hadisin bazı rivayet yollarında: "Bana Muhammed adını verdi ve beni Ebu'l-Kasım diye künyeledi" denilmektedir. Bu da Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in Ali İbn Ebi Talib'e verdiği bir ruhsatıdır. Biz bu ruhsatı "Emali el-Cevherı" adlı eserimizde rivayet ettik. Ayrıca bu rivayeti İbn Asakir, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in siretini anlatırken kendi senedi ile rivayet etmiş bulunmaktadır. O rivayetin senedi de kavi (güçıü)dir. Taberi dedi ki: Bunun Ali'ye mubah kılınması ve sonra da ona oğluna göre Ebu'I-Kasım künyesinin verilmesi, bu husustaki nehyin haramlık anlamıyla değil de mekruhluk anlamıyla olduğuna bir işarettir. (Devamla) der ki: Bunu da, eğer haramlık ifade etmiş olsaydı, ashabın buna mutlaka tepki gösterecekleri ve oğluna Ebu'l-Kasım künyesini vermesine asla imkan tanımayacakları gerçeği de desteklemektedir. O halde bu durum, onların buradaki nehyi ancak tenzih anlamında aldıklarını göstermektedir. Ancak bu görüşe şöyle itiraz edilmiştir: Durum sadece onun dediği çerçeveden ibaret değildir. Onlar belki de hadisin bir başka rivayetinde görüldüğü gibi, ruhsatın başkası için değil de sadece onun için sözkonusu olduğunu bilmiş yahut yasağın Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in zamanına mahsus olduğu anlamını da çıkarmış olabilirler. Bu görüş de daha güçlüdür. Çünkü ashabdan bazıları oğluna Muhammed adını ve Ebu'l-Kasım künyesini vermiş bulunmaktadır. Sözkonusu sahabi Talha İbn Ubeydullah'tır. Taberani de kesin bir dille ona bu künyeyi verenin Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem olduğunu belirtmiştir. Bunu da İsa İbn Talha yoluyla, Muhammed İbn Talha'nın süt annesinden diye rivayet etmiştir. Aynı şekilde "el-Muhammedun: Adı Muhammed olanlar" diye bilinen kimseler hakkında da böyle denilir. Ebu Bekir'in oğlu, Sa'd'ın oğlu, Cafer İbn Ebi Talib'in oğlu, Abdurrahman İbn Avf'ın oğlu, Hatıb İbn Ebi Beitaa'nın oğlu, el-Eş'as İbn Kays'ın oğlunun adı da Muhammed olup künyeleri Ebu'l-Kasım'dır ve bu künyeleri onlara babaları vermişti. İyad dedi ki: Selefin de, halefin de cumhuru ile çeşitli bölgelerin fukahası(nın cumhuru} bu görüştedirler
Sahih-i Buhari › Kitâb 78 · Edeb › Bâb 106Konum
KİTÂBLAR (97)
- 1Vahyin Başlangıcı7
- 2Îmân51
- 3İlim76
- 4Abdest113
- 5Gusül46
- 6Hayız40
- 7Teyemmüm15
- 8Namaz174
- 9Namaz Vakitleri81
- 10Ezan275
- 11Cuma66
- 12Korku Namazı6
- 13İki Bayram (iydeyn)42
- 14Vitir Namazı15
- 15Yağmur Duası (Istiskaa)35
- 16Güneş ve Ay Tutulması27
- 17Kur'ân Okurken Secde Edilecek Yerlerler13
- 18Namazın Kısaltılması (At-Taksir)40
- 19Gece Namazı (Teheccüd)69
- 20Mekke ve Medîne Mescidlerinde Kılınan Namazın Fazîleti10
- 21Namaz İçinde Ameller27
- 22Namazda Unutkanlık14
- 23Cenazeler160
- 24Zekât118
- 25Hacc260
- 26Umre33
- 27Hac Yolculuğunu Tamamlamaktan Engellenen Hacılar15
- 28Hacda Avlanma Cezası46
- 29Medine'nin Faziletleri24
- 30Oruç Tutmak117
- 31Teravih Namazı6
- 32Kadir Gecesinin Fazileti11
- 33Ramazânın Son On Gününde İ'tikâf22
- 34Alışverişler193
- 35Sonradan Teslim Edilecek Mallar İçin Bedel Ödenen Satışlar (Selem Akdi)20
- 36Şuf’a3
- 37İcâre27
- 38Havaleler3
- 39Kefalet9
- 40Vekâlet21
- 41Ekincilik31
- 42Su Dağıtımı34
- 43Borç, Borç Ödenmesi, Malın Dondurulması, İflas25
- 44Hukukî Çekişmeler (Husûmât)16
- 45Yerde Bulunup Kaldırılan Şeyler (Lukata)15
- 46Zulümler ve Gasb43
- 47Ortaklık25
- 48Rehin9
- 49Kölelerin Azat Edilmesi43
- 50Mükâteb6
- 51Hediyeler71
- 52Şehâdetler53
- 53Barış Sağlamak22
- 54Şartlar26
- 55Vasiyyetler44
- 56Cihâd ve Sîretler309
- 57Ganimetin Beşte Biri66
- 58Cizye ve Muvâde'a33
- 59Yaratılışın Başlangıcı136
- 60Peygamberler163
- 61Peygamberin (ﷺ) ve Ashabının Faziletleri ve Meziyetleri162
- 62Peygamberin Sahabeleri128
- 63Medine'deki Yardımcıların (Ensar) Faziletleri173
- 64Peygamber (ﷺ) Tarafından Yönetilen Askeri Seferler (El-Megazi)526
- 65Kur'an-ı Kerim 'in Peygamber ﷺ Tefsiri507
- 66Kur'ân’ın Faziletleri87
- 67Nikâh188
- 68Boşanmak100
- 69Nafakalar22
- 70Yiyecek, Yemek95
- 71Akîka Kurbânı9
- 72Avcılık, Kesim70
- 73Udhiyeler30
- 74İçecekler65
- 75Hastalar38
- 76Tıp101
- 77Elbise188
- 78Edeb255
- 79İzin İsteme77
- 80Dualar108
- 81Kalbi İnceltmek (Ar-Riqaq)182
- 82Kader27
- 83Yemînler ve Nezirler87
- 84Yeminlerin Keffaretleri15
- 85Mîrâs Payları (Ferîzalar)49
- 86Allah Tarafından Belirlenen Sınırlar ve Cezalar (Hudûd)89
- 87Kan Parası (Ad-Diyat)59
- 88Mürtedler22
- 89Zorlama altında yapılan ifadeler13
- 90Hileler29
- 91Ru'yâ Ta'bîri66
- 92Fitneler89
- 93Hükümler89
- 94Temenni20
- 95Doğru Bir Kişi Tarafından Verilen Bilgiyi Kabul Etmek (Vâhidlerin)22
- 96Kur'an ve Sünnete Sımsıkı Sarılmak103
- 97Allah'ı Birlemek (Tevhid)193
BÂBLAR — Edeb (128)
- 1باب: البر والصلة
- 2باب: مَنْ أَحَقُّ النَّاسِ بِحُسْنِ الصُّحْبَةِ
- 3باب: لَا يُجَاهِدُ إِلَّا بِإِذْنِ الْأَبَوَيْنِ
- 4باب: لَا يَسُبُّ الرَّجُلُ وَالِدَيْهِ
- 5باب: إِجَابَةِ دُعَاءِ مَنْ بَرَّ وَالِدَيْهِ
- 6باب: عُقُوقُ الْوَالِدَيْنِ مِنَ الْكَبَائِرِ
- 7باب: صِلَةِ الْوَالِدِ الْمُشْرِكِ
- 8باب: صِلَةِ الْمَرْأَةِ أُمَّهَا وَلَهَا زَوْجٌ
- 9باب: صِلَةِ الْأَخِ الْمُشْرِكِ
- 10باب فَضْلِ صِلَةِ الرَّحِمِ
- 11باب: إِثْمِ الْقَاطِعِ
- 12باب: مَنْ بُسِطَ لَهُ فِي الرِّزْقِ بِصِلَةِ الرَّحِمِ
- 13باب: مَنْ وَصَلَ وَصَلَهُ اللَّهُ
- 14باب: تُبَلُّ الرَّحِمُ بِبَلَالِهَا
- 15باب: لَيْسَ الْوَاصِلُ بِالْمُكَافِئِ
- 16باب: مَنْ وَصَلَ رَحِمَهُ فِي الشِّرْكِ ثُمَّ أَسْلَمَ
- 17باب: مَنْ تَرَكَ صَبِيَّةَ غَيْرِهِ حَتَّى تَلْعَبَ بِهِ، أَوْ قَبَّلَهَا أَوْ مَازَحَهَا
- 18باب: رَحْمَةِ الْوَلَدِ وَتَقْبِيلِهِ وَمُعَانَقَتِهِ
- 19باب: جَعَلَ اللَّهُ الرَّحْمَةَ في مِائَةِ جُزْءٍ
- 20باب: قَتْلِ الْوَلَدِ خَشْيَةَ أَنْ يَأْكُلَ مَعَهُ
- 21باب: وَضْعِ الصَّبِيِّ فِي الْحِجْرِ
- 22باب: وَضْعِ الصَّبِيِّ عَلَى الْفَخِذِ
- 23باب: حُسْنُ الْعَهْدِ مِنَ الْإِيمَانِ
- 24باب: فَضْلِ مَنْ يَعُولُ يَتِيمًا
- 25باب: السَّاعِي عَلَى الْأَرْمَلَةِ
- 26باب: السَّاعِي عَلَى الْمِسْكِينِ
- 27باب: رَحْمَةِ النَّاسِ وَالْبَهَائِمِ
- 28باب: الوصاءة بِالْجَارِ
- 29باب: إثم من لا يأمن جاره بوائقه
- 30باب: لَا تَحْقِرَنَّ جَارَةٌ لِجَارَتِهَا
- 31باب: (مَنْ كَانَ يُؤْمِنُ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الْآخِرِ فَلَا يُؤْذِ جَارَهُ)
- 32باب: حَقِّ الْجِوَارِ فِي قُرْبِ الْأَبْوَابِ
- 33باب: كُلُّ مَعْرُوفٍ صَدَقَةٌ
- 34باب: طِيبِ الْكَلَامِ
- 35باب: الرِّفْقِ فِي الْأَمْرِ كُلِّهِ
- 36باب: تَعَاوُنِ الْمُؤْمِنِينَ بَعْضِهِمْ بَعْضًا
- 37باب: قَوْلِ اللَّهِ تَعَالَى: ﴿مَنْ يَشْفَعْ شَفَاعَةً حَسَنَةً يَكُنْ لَهُ نَصِيبٌ مِنْهَا وَمَنْ يَشْفَعْ شَفَاعَةً سَيِّئَةً يَكُنْ لَهُ كِفْلٌ مِنْهَا وَكَانَ اللَّهُ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ مُقِيتًا﴾ /النساء: ٨٥
- 38باب: لَمْ يَكُنِ النَّبِيُّ ﷺ فَاحِشًا وَلَا مُتَفَحِّشًا
- 39باب: حُسْنِ الْخُلُقِ وَالسَّخَاءِ، وَمَا يُكْرَهُ مِنَ الْبُخْلِ
- 40باب: كَيْفَ يَكُونُ الرَّجُلُ فِي أَهْلِهِ
- 41باب: الْمِقَةِ مِنَ اللَّهِ تَعَالَى
- 42باب: الْحُبِّ فِي اللَّهِ
- 43باب قَوْلِ اللَّهِ تَعَالَى: ﴿يا أيها الَّذِينَ آمَنُوا لا يَسْخَرْ قَومٌ مِنْ قَوْمٍ﴾ الآية /الحجرات: ١١ /
- 44باب: مَا يُنْهَى مِنَ السِّباب وَاللَّعْنِ
- 45باب: مَا يَجُوزُ مِنْ ذِكْرِ النَّاسِ، نَحْوَ قَوْلِهِمُ: الطَّوِيلُ وَالْقَصِيرُ
- 46باب: الْغِيبَةِ
- 47باب: قَوْلِ النَّبِيِّ ﷺ: (خَيْرُ دُورِ الْأَنْصَارِ)
- 48باب: مَا يَجُوزُ مِنَ اغْتِيَابِ أَهْلِ الْفَسَادِ وَالرِّيَبِ
- 49باب: النَّمِيمَةُ مِنَ الْكَبَائِرِ
- 50باب: مَا يُكْرَهُ مِنَ النَّمِيمَةِ
- 51باب: قَوْلِ اللَّهِ تَعَالَى: ﴿وَاجْتَنِبُوا قَوْلَ الزُّورِ﴾ /الحج: ٣٠
- 52باب: مَا قِيلَ فِي ذِي الْوَجْهَيْنِ
- 53باب: مَنْ أَخْبَرَ صَاحِبَهُ بِمَا يُقَالُ فِيهِ
- 54باب: مَا يُكْرَهُ مِنَ التَّمَادُحِ
- 55باب: مَنْ أَثْنَى عَلَى أَخِيهِ بِمَا يَعْلَمُ
- 56باب: قَوْلِ اللَّهِ تَعَالَى: ﴿إِنَّ اللَّهَ يَأْمُرُ بِالْعَدْلِ وَالإِحْسَانِ وَإِيتَاءِ ذِي الْقُرْبَى وَيَنْهَى عَنِ الْفَحْشَاءِ وَالْمُنْكَرِ وَالْبَغْيِ يَعِظُكُمْ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ﴾ /النحل: ٩٠
- 57باب: مَا يُنْهَى عَنِ التَّحَاسُدِ وَالتَّدَابُرِ
- 58باب: ﴿يا أيها الَّذِينَ آمَنُوا اجْتَنِبُوا كَثِيرًا مِنَ الظَّنِّ إِنَّ بَعْضَ الظَّنِّ إِثْمٌ وَلا تَجَسَّسُوا﴾ /الحجرات: ١٢
- 59باب: مَا يجوز مِنَ الظَّنِّ
- 60باب: سَتْرِ الْمُؤْمِنِ عَلَى نَفْسِهِ
- 61باب: الْكِبْرِ
- 62باب: الْهِجْرَةِ
- 63باب: مَا يَجُوزُ مِنَ الْهِجْرَانِ لِمَنْ عَصَى
- 64باب: هَلْ يَزُورُ صَاحِبَهُ كُلَّ يَوْمٍ، أَوْ بُكْرَةً وَعَشِيًّا
- 65باب: الزِّيَارَةِ، وَمَنْ زَارَ قَوْمًا فَطَعِمَ عِنْدَهُمْ
- 66باب: مَنْ تَجَمَّلَ لِلْوُفُودِ
- 67باب: الْإِخَاءِ وَالْحِلْفِ
- 68باب: التَّبَسُّمِ وَالضَّحِكِ
- 69باب: قَوْلِ اللَّهِ تَعَالَى: ﴿يا أيها الَّذِينَ آمَنُوا اتَّقُوا اللَّهَ وَكُونُوا مَعَ الصَّادِقِينَ﴾ /التوبة: ١١٩/. وَمَا يُنْهَى عَنِ الْكَذِبِ
- 70باب: فِي الْهَدْيِ الصَّالِحِ
- 71باب: الصَّبْرِ عَلَى الْأَذَى
- 72باب: مَنْ لَمْ يُوَاجِهِ النَّاسَ بِالْعِتَابِ
- 73باب: مَنْ أكفر أَخَاهُ بِغَيْرِ تَأْوِيلٍ فَهُوَ كَمَا قَالَ
- 74باب: مَنْ لَمْ يَرَ إِكْفَارَ مَنْ قَالَ ذَلِكَ مُتَأَوِّلًا أَوْ جَاهِلًا
- 75باب: مَا يَجُوزُ مِنَ الْغَضَبِ وَالشِّدَّةِ لِأَمْرِ اللَّهِ
- 76باب: الْحَذَرِ مِنَ الْغَضَبِ
- 77باب: الْحَيَاءِ
- 78باب: إِذَا لَمْ تستح فَاصْنَعْ مَا شِئْتَ
- 79باب: مَا لَا يُسْتَحْيَا مِنَ الْحَقِّ لِلتَّفَقُّهِ فِي الدِّينِ
- 80باب: قَوْلِ النَّبِيِّ ﷺ: (يَسِّرُوا وَلَا تُعَسِّرُوا)
- 81باب: الِانْبِسَاطِ إِلَى النَّاسِ
- 82باب: الْمُدَارَاةِ مَعَ النَّاسِ
- 83باب: لَا يُلْدَغُ الْمُؤْمِنُ مِنْ جُحْرٍ مَرَّتَيْنِ
- 84باب: حَقِّ الضَّيْفِ
- 85باب: إِكْرَامِ الضَّيْفِ وَخِدْمَتِهِ إِيَّاهُ بِنَفْسِهِ
- 86باب: صُنْعِ الطَّعَامِ وَالتَّكَلُّفِ لِلضَّيْفِ
- 87باب: مَا يُكْرَهُ مِنَ الْغَضَبِ وَالْجَزَعِ عِنْدَ الضَّيْفِ
- 88باب: قَوْلِ الضَّيْفِ لِصَاحِبِهِ: لَا آكُلُ حَتَّى تَأْكُلَ
- 89باب: إِكْرَامِ الْكَبِيرِ، وَيَبْدَأُ الْأَكْبَرُ بِالْكَلَامِ وَالسُّؤَالِ
- 90باب: مَا يَجُوزُ مِنَ الشِّعْرِ وَالرَّجَزِ وَالْحُدَاءِ وَمَا يُكْرَهُ مِنْهُ
- 91باب: هِجَاءِ الْمُشْرِكِينَ
- 92باب: مَا يُكْرَهُ أَنْ يَكُونَ الْغَالِبَ عَلَى الْإِنْسَانِ الشِّعْرُ، حَتَّى يَصُدَّهُ عَنْ ذِكْرِ اللَّهِ وَالْعِلْمِ وَالْقُرْآنِ
- 93باب: قَوْلِ النَّبِيِّ ﷺ: (تَرِبَتْ يَمِينُكِ). وَ: (عَقْرَى حَلْقَى)
- 94باب: مَا جَاءَ فِي زَعَمُوا
- 95باب: مَا جَاءَ فِي قَوْلِ الرَّجُلِ: وَيْلَكَ
- 96باب: عَلَامَةِ الحب في اللَّهِ ﷿
- 97باب: قَوْلِ الرَّجُلِ لِلرَّجُلِ: اخْسَأْ
- 98باب: قَوْلِ الرَّجُلِ مَرْحَبًا
- 99باب: مَا يُدْعَى النَّاسُ بِآبَائِهِمْ
- 100باب: لا يقل خبثت نفسي
- 101باب: لَا تَسُبُّوا الدَّهْرَ
- 102باب: قَوْلِ النَّبِيِّ ﷺ: (إِنَّمَا الْكَرْمُ قَلْبُ الْمُؤْمِنِ)
- 103باب: قَوْلِ الرَّجُلِ: فَدَاكَ أَبِي وَأُمِّي
- 104باب: قَوْلِ الرَّجُلِ: جَعَلَنِي اللَّهُ فِدَاكَ
- 105باب: أَحَبِّ الْأَسْمَاءِ إِلَى اللَّهِ ﷿
- 106باب: قَوْلِ النَّبِيِّ ﷺ: (سَمُّوا بِاسْمِي وَلَا تكنوا بِكُنْيَتِي)
- 107باب: اسْمِ الْحَزْنِ
- 108باب: تَحْوِيلِ الِاسْمِ إِلَى اسْمٍ أَحْسَنَ مِنْهُ
- 109باب: مَنْ سَمَّى بِأَسْمَاءِ الْأَنْبِيَاءِ
- 110باب: تَسْمِيَةِ الْوَلِيدِ
- 111باب: مَنْ دَعَا صَاحِبَهُ فَنَقَصَ مِنَ اسْمِهِ حَرْفًا
- 112باب: الْكُنْيَةِ لِلصَّبِيِّ وَقَبْلَ أَنْ يُولَدَ لِلرَّجُلِ
- 113باب: التَّكَنِّي بِأَبِي تُرَابٍ، وَإِنْ كَانَتْ لَهُ كُنْيَةٌ أُخْرَى
- 114باب: أَبْغَضِ الْأَسْمَاءِ إِلَى اللَّهِ
- 115باب: كُنْيَةِ الْمُشْرِكِ
- 116باب: الْمَعَارِيضُ مَنْدُوحَةٌ عَنِ الْكَذِبِ
- 117باب: قَوْلِ الرَّجُلِ لِلشَّيْءِ: لَيْسَ بِشَيْءٍ، وَهُوَ يَنْوِي أَنَّهُ لَيْسَ بِحَقٍّ
- 118باب: رَفْعِ الْبَصَرِ إِلَى السَّمَاءِ
- 119باب: من نَكَتَ الْعُودِ فِي الْمَاءِ وَالطِّينِ
- 120باب: الرَّجُلِ يَنْكُتُ الشَّيْءَ بِيَدِهِ فِي الْأَرْضِ
- 121باب: التَّكْبِيرِ وَالتَّسْبِيحِ عِنْدَ التَّعَجُّبِ
- 122باب: النَّهْيِ عَنِ الْخَذْفِ
- 123باب: الْحَمْدِ لِلْعَاطِسِ
- 124باب: تَشْمِيتِ الْعَاطِسِ إِذَا حَمِدَ اللَّهَ
- 125باب: مَا يُسْتَحَبُّ مِنَ الْعُطَاسِ وَمَا يُكْرَهُ مِنَ التَّثَاؤُبِ
- 126باب: إِذَا عَطَسَ كَيْفَ يُشَمَّتُ
- 127باب: لَا يُشَمَّتُ الْعَاطِسُ إِذَا لَمْ يَحْمَدِ اللَّهَ
- 128باب: إِذَا تَثَاوَبَ فَلْيَضَعْ يَدَهُ عَلَى فِيهِ
Sahih-i Buhari 6189
Edeb
Sahih (Buhârî'nin Sahîh'i)
BÂB (106)
باب: قَوْلِ النَّبِيِّ ﷺ: (سَمُّوا بِاسْمِي وَلَا تكنوا بِكُنْيَتِي)
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، قَالَ سَمِعْتُ ابْنَ الْمُنْكَدِرِ، قَالَ سَمِعْتُ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ ـ رضى الله عنهما وُلِدَ لِرَجُلٍ مِنَّا غُلاَمٌ فَسَمَّاهُ الْقَاسِمَ فَقَالُوا لاَ نَكْنِيكَ بِأَبِي الْقَاسِمِ، وَلاَ نُنْعِمُكَ عَيْنًا. فَأَتَى النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَذَكَرَ ذَلِكَ لَهُ فَقَالَ " أَسْمِ ابْنَكَ عَبْدَ الرَّحْمَنِ ".
Notunuz
KAYNAK
Sahih-i Buhari, Kitâb 78 (Edeb), Bâb 106, Hadis no. 6189
HADİSİN DERECESİ
Sahih(Buhârî'nin Sahîh'i)
sunnetimiz.com/buhari:6189