Amr b. Said'in dedesi şöyle anlatmıştır: Medine'de Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem mescidinde Ebu Hureyre ile birlikte oturuyordum. Yanımızda Mervan b. Hakem de vardı. Ebu Hureyre ben doğru sözlü olan ve doğruluğu tasdik edilen Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den "Ümmetin helaki Kureyş'ten birkaç gencin elleriyle olacaktır" buyururken işittim dedi. Mervan "Allah'ın laneti o gençlerin üzerine olsun!" deyince EbU Hureyre "Bunlar filan Qğulları ve filan oğulları diye isimlerini söylemek isteseydim, muhakkak söylerdim" dedi. Fethu'l-Bari Açıklaması: ".........=Ebu Hureyre ile birlikte oturuyordum." Sözkonusu oturma, Muaviye zamanında olmuştur. '.........=Yanımızda Mervan b. elHakem de vard!." Adı geçen Mervan, Mervan b. el-Hakem b. Ebü'ı-As b. Umeyye olup, bundan sonra halife olmuştu. Muaviye'nin Medine valiliğine bazen bu Mervan gelirken, bazen de Amr'ın babası Said b. eı-As gelmişti. "............" Doğru sözlü ve doğruluğu tasdik olunandan maksat, Hz. Nebi s.a.v.'dir. '........=Ümmetimin helaki." Bu ifadede geçen "ümmet" kelimesinden maksat, kıyamete kadar ümmetin tamamı değil, o asırla ona yakın zamanda yaşayanlardır. İbn Battal şöyle demiştir: "Helak" kelimesinden maksat, Ebu Hureyre'nin bir başka hadisinde açıkça ifade edilmektedir. Bu hadisi Ali b. Ma'bed, İbn Ebi Şeybe bir başka yolla Ebu Hureyre'den şu şekilde nakletmişlerdir: Nebi s.a.v. "Çocuklann emirliğinden Allah'a sığınırIm" deyince orada bulunanlar "Çocukların emirliği ne demektir?" diye sordular. Nebi s.a.v. şöyle cevap verdi: "Onlara itaat ettiğiniz takdirde dininiz konusunda helak olursunuz, karşı geldiğinizde onlar sizi helak ederler." Yani dünyanız konusunda cana kıyarak, mala zarar vererek veya her ikisine birden zarar vermek suretiyle sizi helak ederler. İbn Ebi Şeybe'nin rivayetine göre Ebu Hureyre yolda yürürken şöyle diyordu: "Ya Rabbi! Beni altmışıncı yıla çıkarma ve çocukların emirliğini bana gösterme." Bu ifade çocukların ilk defa emir olacakları tarihin altmış yılı olduğuna işaret etmektedir. Nitekim gerçekten de böyle olmuştur. Zira Yezid b. Muaviye o sene halife olmuş ve 64 yılına kadar halifelikte kalmıştı. Sonra öldü ve yerine oğlu Muaviye geçti. O da birkaç ay sonra öldü. Bu rivayet Ebu Zür'a'nın Ebu Hureyre'den "İnsanlan Kureyş'ten bu mahalle helak edecektir" şeklinde Nebilik alametleri konusunda geçen rivayeti tahsis etmektedir. Bundan maksat Kureyş'in tamamı değil, içlerinden bir kısmını teşkil eden gençlerdir. Hadisin ifade etmek istediği, onların iktidar talep etmeleri ve bu uğurda savaşmaları dolayısıyla insanları helak edecekleri, onların durumlarının bozulacağı ve ardarda gelen fitneler nedeniyle birçok kimsenin bundan zarar göreceğidir. Nitekim aynen Nebi s.a.v.'in haber verdiği gibi olmuştur. "İnsanlar onlardan uzak dursalardı" cümlesinin hüküm cümlesi mahzuftur. Şöyle takdir edilebilir: "İnsanlar onlardan uzak dursalardı bu kendileri için daha iyi olurdu." İnsanların uzak durmasından maksat, onların arasına dahil olmama, kendileriyle birlikte çarpışmama ve dinleri uğruna fitnelerden kaçınmadır. Bu hadisten içinde günahın açıktan işlendiği bir beldeden uzak durmanın müstehap olduğu hükmü anlaşılmaktadır. Çünkü bu, birçok fitnenin baş göstermesine sebeptir ki genel helak bundan kaynaklanır. İbn Vehb'in nakline göre İmam Malik şöyle demiştir: Münkerin açıkça işlendiği bir yer terkedilir. Seleften bir grup insan böyle yapmıştır. İbn Battal şu açıklamayı yapar: Bu hadis ayrıca zalim bile olsa sultana karşı ayaklanmama şeklinde geçen hükme delildir. Çünkü Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Ebu Hureyre'ye sözkonusu kimselerin kendilerinin ve babalarının isimlerini bildirmiş ve ümmetin helaki onların elleriyle olacağını bildirdiği halde onlara karşı isyan etmelerini emretmemiştir. Çünkü onlara karşı gelmek, onlara itaate oranla daha beter bir helak olma sebebi ve toptan yok olmaya daha yakın bir nedendir. Dolayısıyla Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem iki fesaddan daha hafif, iki durumdan daha kolayalanını tercih etmiştir
Sahih-i Buhari › Kitâb 92 · Fitneler › Bâb 3Konum
KİTÂBLAR (97)
- 1Vahyin Başlangıcı7
- 2Îmân51
- 3İlim76
- 4Abdest113
- 5Gusül46
- 6Hayız40
- 7Teyemmüm15
- 8Namaz174
- 9Namaz Vakitleri81
- 10Ezan275
- 11Cuma66
- 12Korku Namazı6
- 13İki Bayram (iydeyn)42
- 14Vitir Namazı15
- 15Yağmur Duası (Istiskaa)35
- 16Güneş ve Ay Tutulması27
- 17Kur'ân Okurken Secde Edilecek Yerlerler13
- 18Namazın Kısaltılması (At-Taksir)40
- 19Gece Namazı (Teheccüd)69
- 20Mekke ve Medîne Mescidlerinde Kılınan Namazın Fazîleti10
- 21Namaz İçinde Ameller27
- 22Namazda Unutkanlık14
- 23Cenazeler160
- 24Zekât118
- 25Hacc260
- 26Umre33
- 27Hac Yolculuğunu Tamamlamaktan Engellenen Hacılar15
- 28Hacda Avlanma Cezası46
- 29Medine'nin Faziletleri24
- 30Oruç Tutmak117
- 31Teravih Namazı6
- 32Kadir Gecesinin Fazileti11
- 33Ramazânın Son On Gününde İ'tikâf22
- 34Alışverişler193
- 35Sonradan Teslim Edilecek Mallar İçin Bedel Ödenen Satışlar (Selem Akdi)20
- 36Şuf’a3
- 37İcâre27
- 38Havaleler3
- 39Kefalet9
- 40Vekâlet21
- 41Ekincilik31
- 42Su Dağıtımı34
- 43Borç, Borç Ödenmesi, Malın Dondurulması, İflas25
- 44Hukukî Çekişmeler (Husûmât)16
- 45Yerde Bulunup Kaldırılan Şeyler (Lukata)15
- 46Zulümler ve Gasb43
- 47Ortaklık25
- 48Rehin9
- 49Kölelerin Azat Edilmesi43
- 50Mükâteb6
- 51Hediyeler71
- 52Şehâdetler53
- 53Barış Sağlamak22
- 54Şartlar26
- 55Vasiyyetler44
- 56Cihâd ve Sîretler309
- 57Ganimetin Beşte Biri66
- 58Cizye ve Muvâde'a33
- 59Yaratılışın Başlangıcı136
- 60Peygamberler163
- 61Peygamberin (ﷺ) ve Ashabının Faziletleri ve Meziyetleri162
- 62Peygamberin Sahabeleri128
- 63Medine'deki Yardımcıların (Ensar) Faziletleri173
- 64Peygamber (ﷺ) Tarafından Yönetilen Askeri Seferler (El-Megazi)526
- 65Kur'an-ı Kerim 'in Peygamber ﷺ Tefsiri507
- 66Kur'ân’ın Faziletleri87
- 67Nikâh188
- 68Boşanmak100
- 69Nafakalar22
- 70Yiyecek, Yemek95
- 71Akîka Kurbânı9
- 72Avcılık, Kesim70
- 73Udhiyeler30
- 74İçecekler65
- 75Hastalar38
- 76Tıp101
- 77Elbise188
- 78Edeb255
- 79İzin İsteme77
- 80Dualar108
- 81Kalbi İnceltmek (Ar-Riqaq)182
- 82Kader27
- 83Yemînler ve Nezirler87
- 84Yeminlerin Keffaretleri15
- 85Mîrâs Payları (Ferîzalar)49
- 86Allah Tarafından Belirlenen Sınırlar ve Cezalar (Hudûd)89
- 87Kan Parası (Ad-Diyat)59
- 88Mürtedler22
- 89Zorlama altında yapılan ifadeler13
- 90Hileler29
- 91Ru'yâ Ta'bîri66
- 92Fitneler89
- 93Hükümler89
- 94Temenni20
- 95Doğru Bir Kişi Tarafından Verilen Bilgiyi Kabul Etmek (Vâhidlerin)22
- 96Kur'an ve Sünnete Sımsıkı Sarılmak103
- 97Allah'ı Birlemek (Tevhid)193
BÂBLAR — Fitneler (26)
- 1بَاب: مَا جَاءَ فِي قَوْلِ اللَّهِ تَعَالَى: ﴿وَاتَّقُوا فِتْنَةً لا تُصِيبَنَّ الَّذِينَ ظَلَمُوا مِنْكُمْ خَاصَّةً﴾ /الأنفال: ٢٥/. وَمَا كَانَ النَّبِيُّ ﷺ يُحَذِّرُ مِنَ الْفِتَنِ
- 2بَاب: قَوْلِ النَّبِيِّ ﷺ: (سَتَرَوْنَ بَعْدِي أُمُورًا تُنْكِرُونَهَا)
- 3بَاب: قَوْلِ النَّبِيِّ ﷺ: (هَلَاكُ أُمَّتِي عَلَى يَدَيْ أُغَيْلِمَةٍ سُفَهَاءَ)
- 4بَاب: قَوْلِ النَّبِيِّ ﷺ: (وَيْلٌ لِلْعَرَبِ مِنْ شَرٍّ قَدِ اقْتَرَبَ)
- 5بَاب: ظُهُورِ الْفِتَنِ
- 6بَاب: لَا يَأْتِي زَمَانٌ إِلَّا الَّذِي بَعْدَهُ شَرٌّ مِنْهُ
- 7بَاب: قَوْلِ النَّبِيِّ ﷺ: (مَنْ حَمَلَ عَلَيْنَا السِّلَاحَ فَلَيْسَ مِنَّا)
- 8بَاب: قَوْلِ النَّبِيِّ ﷺ: (لَا تَرْجِعُوا بَعْدِي كُفَّارًا، يَضْرِبُ بَعْضُكُمْ رِقَابَ بَعْضٍ)
- 9بَاب: تَكُونُ فِتْنَةٌ الْقَاعِدُ فِيهَا خَيْرٌ مِنَ الْقَائِمِ
- 10بَاب: إِذَا الْتَقَى الْمُسْلِمَانِ بِسَيْفَيْهِمَا
- 11بَاب: كَيْفَ الْأَمْرُ إِذَا لَمْ تَكُنْ جَمَاعَةٌ
- 12بَاب: مَنْ كَرِهَ أَنْ يُكَثِّرَ سَوَادَ الْفِتَنِ وَالظُّلْمِ
- 13بَاب: إِذَا بَقِيَ فِي حُثَالَةٍ مِنَ النَّاسِ
- 14بَاب: التَّعَرُّبِ فِي الْفِتْنَةِ
- 15بَاب: التَّعَوُّذِ مِنَ الْفِتَنِ
- 16بَاب: قَوْلِ النَّبِيِّ ﷺ: (الْفِتْنَةُ مِنْ قِبَلِ الْمَشْرِقِ)
- 17بَاب: الْفِتْنَةِ الَّتِي تَمُوجُ كَمَوْجِ الْبَحْرِ
- 18بَاب: إِذَا أَنْزَلَ اللَّهُ بِقَوْمٍ عَذَابًا
- 19بَاب: قَوْلِ النَّبِيِّ ﷺ لِلْحَسَنِ بْنِ عَلِيٍّ: (إِنَّ ابْنِي هَذَا لَسَيِّدٌ، وَلَعَلَّ اللَّهَ أَنْ يُصْلِحَ بِهِ بَيْنَ فِئَتَيْنِ مِنَ الْمُسْلِمِين)
- 20بَاب: إِذَا قَالَ عِنْدَ القوم شَيْئًا، ثُمَّ خَرَجَ فَقَالَ بِخِلَافِهِ
- 21بَاب: لَا تَقُومُ السَّاعَةُ حَتَّى يُغْبَطَ أَهْلُ الْقُبُورِ
- 22بَاب: تَغْيِيرِ الزَّمَانِ حَتَّى تُعْبَدَ الْأَوْثَانُ
- 23بَاب: خُرُوجِ النَّارِ
- 24بَاب: ذِكْرِ الدَّجَّالِ
- 25بَاب: لَا يَدْخُلُ الدَّجَّالُ الْمَدِينَةَ
- 26بَاب: يَأْجُوجَ وَمَأْجُوجَ
Sahih-i Buhari 7058
Fitneler
Sahih (Buhârî'nin Sahîh'i)
BÂB (3)
بَاب: قَوْلِ النَّبِيِّ ﷺ: (هَلَاكُ أُمَّتِي عَلَى يَدَيْ أُغَيْلِمَةٍ سُفَهَاءَ)
حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ إِسْمَاعِيلَ، حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ يَحْيَى بْنِ سَعِيدِ بْنِ عَمْرِو بْنِ سَعِيدٍ، قَالَ أَخْبَرَنِي جَدِّي، قَالَ كُنْتُ جَالِسًا مَعَ أَبِي هُرَيْرَةَ فِي مَسْجِدِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِالْمَدِينَةِ وَمَعَنَا مَرْوَانُ قَالَ أَبُو هُرَيْرَةَ سَمِعْتُ الصَّادِقَ الْمَصْدُوقَ يَقُولُ " هَلَكَةُ أُمَّتِي عَلَى يَدَىْ غِلْمَةٍ مِنْ قُرَيْشٍ ". فَقَالَ مَرْوَانُ لَعْنَةُ اللَّهِ عَلَيْهِمْ غِلْمَةً. فَقَالَ أَبُو هُرَيْرَةَ لَوْ شِئْتُ أَنْ أَقُولَ بَنِي فُلاَنٍ وَبَنِي فُلاَنٍ لَفَعَلْتُ. فَكُنْتُ أَخْرُجُ مَعَ جَدِّي إِلَى بَنِي مَرْوَانَ حِينَ مَلَكُوا بِالشَّأْمِ، فَإِذَا رَآهُمْ غِلْمَانًا أَحْدَاثًا قَالَ لَنَا عَسَى هَؤُلاَءِ أَنْ يَكُونُوا مِنْهُمْ قُلْنَا أَنْتَ أَعْلَمُ.
Notunuz
KAYNAK
Sahih-i Buhari, Kitâb 92 (Fitneler), Bâb 3, Hadis no. 7058
HADİSİN DERECESİ
Sahih(Buhârî'nin Sahîh'i)
sunnetimiz.com/buhari:7058