SÜNNETİMİZSÜNNET VE HADİS KÜTÜPHANESİ
Sahih-i Buhari › Kitâb 92 · Fitneler › Bâb 10Konum
KİTÂBLAR (97)
  1. 1Vahyin Başlangıcı7
  2. 2Îmân51
  3. 3İlim76
  4. 4Abdest113
  5. 5Gusül46
  6. 6Hayız40
  7. 7Teyemmüm15
  8. 8Namaz174
  9. 9Namaz Vakitleri81
  10. 10Ezan275
  11. 11Cuma66
  12. 12Korku Namazı6
  13. 13İki Bayram (iydeyn)42
  14. 14Vitir Namazı15
  15. 15Yağmur Duası (Istiskaa)35
  16. 16Güneş ve Ay Tutulması27
  17. 17Kur'ân Okurken Secde Edilecek Yerlerler13
  18. 18Namazın Kısaltılması (At-Taksir)40
  19. 19Gece Namazı (Teheccüd)69
  20. 20Mekke ve Medîne Mescidlerinde Kılınan Namazın Fazîleti10
  21. 21Namaz İçinde Ameller27
  22. 22Namazda Unutkanlık14
  23. 23Cenazeler160
  24. 24Zekât118
  25. 25Hacc260
  26. 26Umre33
  27. 27Hac Yolculuğunu Tamamlamaktan Engellenen Hacılar15
  28. 28Hacda Avlanma Cezası46
  29. 29Medine'nin Faziletleri24
  30. 30Oruç Tutmak117
  31. 31Teravih Namazı6
  32. 32Kadir Gecesinin Fazileti11
  33. 33Ramazânın Son On Gününde İ'tikâf22
  34. 34Alışverişler193
  35. 35Sonradan Teslim Edilecek Mallar İçin Bedel Ödenen Satışlar (Selem Akdi)20
  36. 36Şuf’a3
  37. 37İcâre27
  38. 38Havaleler3
  39. 39Kefalet9
  40. 40Vekâlet21
  41. 41Ekincilik31
  42. 42Su Dağıtımı34
  43. 43Borç, Borç Ödenmesi, Malın Dondurulması, İflas25
  44. 44Hukukî Çekişmeler (Husûmât)16
  45. 45Yerde Bulunup Kaldırılan Şeyler (Lukata)15
  46. 46Zulümler ve Gasb43
  47. 47Ortaklık25
  48. 48Rehin9
  49. 49Kölelerin Azat Edilmesi43
  50. 50Mükâteb6
  51. 51Hediyeler71
  52. 52Şehâdetler53
  53. 53Barış Sağlamak22
  54. 54Şartlar26
  55. 55Vasiyyetler44
  56. 56Cihâd ve Sîretler309
  57. 57Ganimetin Beşte Biri66
  58. 58Cizye ve Muvâde'a33
  59. 59Yaratılışın Başlangıcı136
  60. 60Peygamberler163
  61. 61Peygamberin (ﷺ) ve Ashabının Faziletleri ve Meziyetleri162
  62. 62Peygamberin Sahabeleri128
  63. 63Medine'deki Yardımcıların (Ensar) Faziletleri173
  64. 64Peygamber (ﷺ) Tarafından Yönetilen Askeri Seferler (El-Megazi)526
  65. 65Kur'an-ı Kerim 'in Peygamber ﷺ Tefsiri507
  66. 66Kur'ân’ın Faziletleri87
  67. 67Nikâh188
  68. 68Boşanmak100
  69. 69Nafakalar22
  70. 70Yiyecek, Yemek95
  71. 71Akîka Kurbânı9
  72. 72Avcılık, Kesim70
  73. 73Udhiyeler30
  74. 74İçecekler65
  75. 75Hastalar38
  76. 76Tıp101
  77. 77Elbise188
  78. 78Edeb255
  79. 79İzin İsteme77
  80. 80Dualar108
  81. 81Kalbi İnceltmek (Ar-Riqaq)182
  82. 82Kader27
  83. 83Yemînler ve Nezirler87
  84. 84Yeminlerin Keffaretleri15
  85. 85Mîrâs Payları (Ferîzalar)49
  86. 86Allah Tarafından Belirlenen Sınırlar ve Cezalar (Hudûd)89
  87. 87Kan Parası (Ad-Diyat)59
  88. 88Mürtedler22
  89. 89Zorlama altında yapılan ifadeler13
  90. 90Hileler29
  91. 91Ru'yâ Ta'bîri66
  92. 92Fitneler89
  93. 93Hükümler89
  94. 94Temenni20
  95. 95Doğru Bir Kişi Tarafından Verilen Bilgiyi Kabul Etmek (Vâhidlerin)22
  96. 96Kur'an ve Sünnete Sımsıkı Sarılmak103
  97. 97Allah'ı Birlemek (Tevhid)193
BÂBLAR — Fitneler (26)
  1. 1بَاب: مَا جَاءَ فِي قَوْلِ اللَّهِ تَعَالَى: ﴿وَاتَّقُوا فِتْنَةً لا تُصِيبَنَّ الَّذِينَ ظَلَمُوا مِنْكُمْ خَاصَّةً﴾ /الأنفال: ٢٥/. وَمَا كَانَ النَّبِيُّ ﷺ يُحَذِّرُ مِنَ الْفِتَنِ
  2. 2بَاب: قَوْلِ النَّبِيِّ ﷺ: (سَتَرَوْنَ بَعْدِي أُمُورًا تُنْكِرُونَهَا)
  3. 3بَاب: قَوْلِ النَّبِيِّ ﷺ: (هَلَاكُ أُمَّتِي عَلَى يَدَيْ أُغَيْلِمَةٍ سُفَهَاءَ)
  4. 4بَاب: قَوْلِ النَّبِيِّ ﷺ: (وَيْلٌ لِلْعَرَبِ مِنْ شَرٍّ قَدِ اقْتَرَبَ)
  5. 5بَاب: ظُهُورِ الْفِتَنِ
  6. 6بَاب: لَا يَأْتِي زَمَانٌ إِلَّا الَّذِي بَعْدَهُ شَرٌّ مِنْهُ
  7. 7بَاب: قَوْلِ النَّبِيِّ ﷺ: (مَنْ حَمَلَ عَلَيْنَا السِّلَاحَ فَلَيْسَ مِنَّا)
  8. 8بَاب: قَوْلِ النَّبِيِّ ﷺ: (لَا تَرْجِعُوا بَعْدِي كُفَّارًا، يَضْرِبُ بَعْضُكُمْ رِقَابَ بَعْضٍ)
  9. 9بَاب: تَكُونُ فِتْنَةٌ الْقَاعِدُ فِيهَا خَيْرٌ مِنَ الْقَائِمِ
  10. 10بَاب: إِذَا الْتَقَى الْمُسْلِمَانِ بِسَيْفَيْهِمَا
  11. 11بَاب: كَيْفَ الْأَمْرُ إِذَا لَمْ تَكُنْ جَمَاعَةٌ
  12. 12بَاب: مَنْ كَرِهَ أَنْ يُكَثِّرَ سَوَادَ الْفِتَنِ وَالظُّلْمِ
  13. 13بَاب: إِذَا بَقِيَ فِي حُثَالَةٍ مِنَ النَّاسِ
  14. 14بَاب: التَّعَرُّبِ فِي الْفِتْنَةِ
  15. 15بَاب: التَّعَوُّذِ مِنَ الْفِتَنِ
  16. 16بَاب: قَوْلِ النَّبِيِّ ﷺ: (الْفِتْنَةُ مِنْ قِبَلِ الْمَشْرِقِ)
  17. 17بَاب: الْفِتْنَةِ الَّتِي تَمُوجُ كَمَوْجِ الْبَحْرِ
  18. 18بَاب: إِذَا أَنْزَلَ اللَّهُ بِقَوْمٍ عَذَابًا
  19. 19بَاب: قَوْلِ النَّبِيِّ ﷺ لِلْحَسَنِ بْنِ عَلِيٍّ: (إِنَّ ابْنِي هَذَا لَسَيِّدٌ، وَلَعَلَّ اللَّهَ أَنْ يُصْلِحَ بِهِ بَيْنَ فِئَتَيْنِ مِنَ الْمُسْلِمِين)
  20. 20بَاب: إِذَا قَالَ عِنْدَ القوم شَيْئًا، ثُمَّ خَرَجَ فَقَالَ بِخِلَافِهِ
  21. 21بَاب: لَا تَقُومُ السَّاعَةُ حَتَّى يُغْبَطَ أَهْلُ الْقُبُورِ
  22. 22بَاب: تَغْيِيرِ الزَّمَانِ حَتَّى تُعْبَدَ الْأَوْثَانُ
  23. 23بَاب: خُرُوجِ النَّارِ
  24. 24بَاب: ذِكْرِ الدَّجَّالِ
  25. 25بَاب: لَا يَدْخُلُ الدَّجَّالُ الْمَدِينَةَ
  26. 26بَاب: يَأْجُوجَ وَمَأْجُوجَ

Sahih-i Buhari 7083

Fitneler
Sahih (Buhârî'nin Sahîh'i)
BÂB (10)
بَاب: إِذَا الْتَقَى الْمُسْلِمَانِ بِسَيْفَيْهِمَا

Hasan-ı Basri şöyle anlatmıştır: Fitne gecelerinde silahımla çıkmıştım. Derken Ebu Bekre karşıma çıktı ve bana "Nereye gitmek istiyorsun?" diye sordu. Ben de "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in amcası oğluna (Hz. Ali'ye) yardım etmek istiyorum" dedim. Ebu Bekre şöyle dedi: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "İki Müslüman kılıçlanyla birbirlerine yönelip, vuruştuklan zaman, ikisi de ateştedir" buyurdu. Ona "Öldüren böyledir ama ölen niye ateştedir?" diye soruldu. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Ölen de arkadaşını öldürmek istemiştir" buyurdu. Fethu'l-Bari Açıklaması: Hadiste geçen Hasan, Hasan-ı BasrI' dir. "Fitne gecelerinde silahımla çıkmıştım." Burada yer alan "fitne" kelimesinden maksat, Hz. Ali ve taraftarlarıyla Aişe r.anha ve taraftarları arasında çıkan savaştır. Sahih'in baş taraflarında İman bölümünde bu hadisle ilgili gerekli açıklama yapılmışh. Bilginler şöyle derler: Her ikisinin de ateşte olması, onların bunu hak etmeleri anlamınadır. Fakat iki zümrenin durumu da Allah'a kalmıştır. Dilerse onları cezalandırır. Sonra diğer tevhid ehli kimseler gibi cehennemden çıkarır. Dilerse onları affeder ve hiç cezalandırmaz. Fitne zamanı savaşmanın caiz olmadığını söyleyenler bu haberi delilolarak almışlardır. Bunlar Sa'd b. Ebi Vakkas, Abdullah b. Ömer, Muhammed b. Mesleme, Ebu Bekre ve başkaları gibi Hz. Ali'nin yaptığı savaşta yanında çarpışmayı terk edenlerdir. Bu zümre şu görüşü savunmuştur: Herhangi bir kimse kendisini öldürmeye kalkışsa bile çarpışmadan geri durmak ve kendini savunmamak gerekir. Bunların içerisinden bazıları ise fitneye girmek caiz değildir. Bir kimse diğerini öldürmeye kalksa, o kişi ancak kendi nefsini müdafaa eder. Sahabe ve tabiunun çoğunluğu hakka yardım edip, meşru yöneticiye isyan edenlerle çarpışmak gerektiği görüşünü benimsemişlerdir. Ehl-i sünnet haklı olan bilinse bile sahabilerin karıştıkları savaştan dolayı hiçbirine dil uzatmanın caiz olmadığı nok tasında ittifak etmişlerdir. Çünkü onlar bu savaşlara ancak içtihat neticesinde katılmışlardır. Yüce Allah içtihatta hatalı olanı affetmiştir. Hatta ileride Ahkam bölümünde geleceği üzere içtihadında hata eden e bir, isabet edene iki ecir verilecektir. Bu bilginler hadiste sözü edilen tehdidin meşru bir tevile dayanmaksızın, aksine sırf hükümdarın talebi üzerine çarpışan kimselere yönelik olduğu şeklinde açıklanmıştır. Ebu Bekre'nin, el-Ahnef'i Hz. Ali'yle birlikte çarpışmaktan alıkoyması karşı delil olarak sunulamaz. Çünkü bu Ebu Bekre'nin bir içtihadı neticesinde olmuştur. Onun yaptığı içtihat, kendisi ve nasihat ettiği kimse için ihtiyaten savaştan kaçınma ve uzak durma şeklinde olmuştur. Taberi şöyle der: Müslümanlar arasında ortaya çıkan her türlü ihtilafta evlere çekilip, kılıçları kırmak suretiyle ondan kaçınmak vacip olsaydı, hiçbir had uygulanmaz ve hiçbir batıl boşa çıkarılmazdı ve fasıklar başkalarının mallarını almak, kanlarını akıtmak ve ailenin hanımlarını esir etmek suretiyle haram işlemeye fırsat bulurlardı. Bunu onlarla çarpıştıkları ve Müslümanların da "Bu bir fitnedir. Bizim fitne zamanı çarpışmamız yasak edildi" demek suretiyle ellerini çekmeleri sayesinde yapmış olurlardı. Oysa bu tavır, sefihlerin ellerine yapışma şeklindeki emre aykırı bir harekettir. Bezzar "Katil de ve maktul de cehennemdedir" hadisinde maksadın ne olduğunu ortaya koyacak şekilde farklı bir rivayette bulunmuştur: "Dünyalık elde etmek için çarpışırsanız katil de, maktul de cehennemdedir." Müslim'in naklettiği şu hadis bunu teyid etmektedir: "İnsanlar katil neden öldürdüğünü, maktul neden öldürüldüğünü bilmedikleri bir zamanla karşılaşmadıkça dünya hayatı sona ermeyecektir." Orada bulunanlar "Bu nasılolacak?" diye sordular. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Katı olacak, katil de maktul de cehennemdedir" buyurdu.(Müslim, Fıten) Kurtubi şöyle der: Bu hadis "Katil de, maktul de cehennemdedir" hadisi ile kastedilenin çarpışmanın dünyalık elde etmek veya heva ve heves peşinde koşmak şeklinde cehalete dayanması durumunda sözkonusu olduğunu açıklamaktadır. Biz de şunu ekleyelim: Bundan dolayı Cemel ve Sıffın savaşlarında savaştan geri duranlar çarpışanlardan daha az olmuştur. Bunların tamamı bir tevile dayandıkları için inşallah ecir alacaklardır. Ebu Berze el-Eslemi'den yapılan rivayette geIeceği üzere onIardan sonra gelip, dünyalık peşinde koştuğu için çarpışanIar böyIe değillerdir. Bundan önceki açıkIamayı teyit eden rivayetIerden birisi Müslim'in Ebu Hureyre' den yaptığı şu nakildir: "Her kim belli bir hizip adına kızarak veya onların yanında yer almaya çağırırak ya da onlara yardım ederek kör bir dauanın bayrağı altında çarpışıp, öldürülürse öldürülüşü cahiliyye öldürüıüşüdür. "(Müslim, İmara)

حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ الْوَهَّابِ، حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، عَنْ رَجُلٍ، لَمْ يُسَمِّهِ عَنِ الْحَسَنِ، قَالَ خَرَجْتُ بِسِلاَحِي لَيَالِيَ الْفِتْنَةِ فَاسْتَقْبَلَنِي أَبُو بَكْرَةَ فَقَالَ أَيْنَ تُرِيدُ قُلْتُ أُرِيدُ نُصْرَةَ ابْنِ عَمِّ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم‏.‏ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ إِذَا تَوَاجَهَ الْمُسْلِمَانِ بِسَيْفَيْهِمَا فَكِلاَهُمَا مِنْ أَهْلِ النَّارِ ‏"‏‏.‏ قِيلَ فَهَذَا الْقَاتِلُ، فَمَا بَالُ الْمَقْتُولِ قَالَ ‏"‏ إِنَّهُ أَرَادَ قَتْلَ صَاحِبِهِ ‏"‏‏.‏ قَالَ حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ فَذَكَرْتُ هَذَا الْحَدِيثَ لأَيُّوبَ وَيُونُسَ بْنِ عُبَيْدٍ وَأَنَا أُرِيدُ أَنْ يُحَدِّثَانِي بِهِ فَقَالاَ إِنَّمَا رَوَى هَذَا الْحَدِيثَ الْحَسَنُ عَنِ الأَحْنَفِ بْنِ قَيْسٍ عَنْ أَبِي بَكْرَةَ‏.‏ حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ حَدَّثَنَا حَمَّادٌ بِهَذَا‏.‏ وَقَالَ مُؤَمَّلٌ حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ، حَدَّثَنَا أَيُّوبُ، وَيُونُسُ، وَهِشَامٌ، وَمُعَلَّى بْنُ زِيَادٍ، عَنِ الْحَسَنِ، عَنِ الأَحْنَفِ، عَنْ أَبِي بَكْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم‏.‏ وَرَوَاهُ مَعْمَرٌ عَنْ أَيُّوبَ‏.‏ وَرَوَاهُ بَكَّارُ بْنُ عَبْدِ الْعَزِيزِ عَنْ أَبِيهِ عَنْ أَبِي بَكْرَةَ‏.‏ وَقَالَ غُنْدَرٌ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنْ رِبْعِيِّ بْنِ حِرَاشٍ، عَنْ أَبِي بَكْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم‏.‏ وَلَمْ يَرْفَعْهُ سُفْيَانُ عَنْ مَنْصُورٍ‏.‏
KAYNAK
Sahih-i Buhari, Kitâb 92 (Fitneler), Bâb 10, Hadis no. 7083
HADİSİN DERECESİ
Sahih(Buhârî'nin Sahîh'i)
sunnetimiz.com/buhari:7083