SÜNNETİMİZSÜNNET VE HADİS KÜTÜPHANESİ
Riyâzü's-Sâlihîn › Kitâb 11 · CihâdKonum

(11) Kitâb: Cihâd

كتاب الجهاد
Hadis 606 – 696 · 91 rivayet · Sayfa 1/2

Ebû Hüreyre radıyallahu anh' den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallallahu aleyhi ve sellem' e: –Hangi amel daha faziletlidir? diye soruldu. –"Allah'a ve Resûlüne inanmak" buyurdu. –Sonra hangisi? denildi. –"Allah yolunda cihad etmek" karşılığını verdi. –Bundan sonra hangisi? denilince: –"Allah katında makbul olan hactır" buyurdular.

عن أبي هريرة رضي الله عنه قال‏:‏ سئل رسول الله صلى الله عليه وسلم أي العمل أفضل‏؟‏ قال‏:‏ ‏"‏إيمان بالله ورسوله‏"‏ قيل‏:‏ ثم ماذا‏؟‏ قال‏:‏ ‏"‏الجهاد في سبيل الله‏"‏ قيل‏:‏ ثم ماذا‏؟‏ قال‏:‏ ‏"‏حج مبرور‏"‏‏.‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 11 (Cihâd), Hadis no. 606

İbni Mes'ûd radıyallahu anh şöyle dedi: –Yâ Resûlallah! Hangi amel Allah'a daha sevimlidir? dedim, –"Vaktinde kılınan namaz" buyurdu. –Sonra hangisidir? diye sordum, –"Ana babaya iyilik etmek" diye cevap verdi. –Ondan sonra hangisidir? dedim, –"Allah yolunda cihad etmek" buyurdular.

وعن ابن مسعود، رضي الله عنه قال‏:‏ قلت يا رسول الله أي العمل أحب إلى الله تعالى‏؟‏ قال‏:‏ ‏"‏الصلاة على وقتها‏"‏ قلت‏:‏ ثم أي‏؟‏ قال‏:‏ ‏"‏بر الوالدين‏"‏ قلت ثم أي‏:‏ قال‏:‏ ‏"‏الجهاد في سبيل الله‏"‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 11 (Cihâd), Hadis no. 607

Ebû Zer radıyallahu anh şöyle dedi: – Yâ Resûlallah! Yapılan işlerin hangisi daha faziletlidir? diye sordum, – "Allah'a iman ve Allah yolunda cihad etmek" buyurdu. – Hangi köleyi âzat etmek daha faziletlidir? dedim, – "Sahibi yanında en kıymetli ve fiatı en yüksek olanı" buyurdular.

وعن أبي ذر رضي الله عنه قال‏:‏ قلت يا رسول الله أي العمل أفضل‏؟‏ قال‏:‏ ‏ "‏الإيمان بالله والجهاد في سبيله‏"‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 11 (Cihâd), Hadis no. 608

Enes radıyallahu anh' den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Allah yolunda yapılan bir sabah ve akşam yürüyüşü, hiç şüphesiz dünyadan ve dünya varlıklarından daha hayırlıdır."

وعن أنس رضي الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ ‏ "‏لغدوة في سبيل الله أو روحة خير من الدنيا وما فيها‏"‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 11 (Cihâd), Hadis no. 609

Ebû Saîd el–Hudrî radıyallahu anh' den rivayet edildiğine göre, bir adam Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem' e gelerek: –İnsanların hangisi daha üstündür? diye sordu. Peygamberimiz: –"Allah yolunda canıyla ve malıyla cihad eden kimse" buyurdu. Adam: –Sonra kimdir? diye sordu. Efendimiz: –"Bir vadiye çekilip Allah'a ibadet eden ve insanları şerrinden uzak tutan kimse" buyurdular.

وعن أبي سعيد الخدري رضي الله عنه قال‏:‏ أتى رجل رسول الله صلى الله عليه وسلم فقال‏:‏ أي الناس أفضل‏؟‏ قال‏:‏ ‏"‏مؤمن يجاهد بنفسه وماله في سبيل الله‏"‏ قال‏:‏ ثم من‏؟‏ قال‏:‏ ‏"‏مؤمن في شعب من الشعاب يعبد الله ويدع الناس من شره‏"‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 11 (Cihâd), Hadis no. 610

Sehl İbni Sa'd radıyallahu anh 'den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Allah yolunda bir gün hudut nöbeti tutmak, dünyadan ve dünya üzerindeki şeylerden daha hayırlıdır. Sizden birinizin kamçısının cennetteki yeri, dünyadan ve dünya üzerindeki şeylerden daha hayırlıdır. Kulun Allah Teâlâ'nın yolunda akşamleyin veya sabah erken vakitteki yürüyüşü de dünyadan ve dünya üzerindeki şeylerden daha hayırlıdır."

وعن سهل بن سعد رضي الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ ‏"‏رباط يوم في سبيل الله خير من الدنيا وما عليها، وموضع سوط أحدكم من الجنة خير من الدنيا وما عليها، والروحة يروحها العبد في سبيل الله تعالى، أو الغدوة خير من الدنيا وما عليها‏.‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 11 (Cihâd), Hadis no. 611

Selmân radıyallahu anh, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem' i şöyle buyururken işittim demiştir: "Bir gün ve bir gece hudut nöbeti tutmak, gündüzü oruçlu gecesi ibadetli geçirilen bir aydan daha hayırlıdır. Şayet kişi bu nöbet esnasında vazife başında iken ölürse, yapmakta olduğu işin ecri ve sevabı kıyamete kadar devam eder, şehid olarak rızkı da devam eder ve kabirdeki sorgu meleklerinden güven içinde olur."

وعن سلمان رضي الله عنه قال‏:‏ سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول‏:‏ ‏ "‏رباط يوم وليلة خير من صيام شهر وقيامه، وإن مات فيه أجري عليه عمله الذي كان يعمل، وأجري عليه رزقه، وأمن الفتان‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 11 (Cihâd), Hadis no. 612

Fadâle İbni Ubeyd radıyallahu anh' den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Hudutta Allah yolunda nöbet tutanlar dışında her ölenin ameli sona erdirilir. Hudutta nöbet tutarken ölenin yaptığı işlerin sevabı kıyamet gününe kadar artarak devam eder, kabirdeki imtihanda da güvenlik içinde olur."

وعن فضالة بن عبيد رضي الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ ‏"‏كل ميت يختم على عمله إلا المرابط في سبيل الله فإنه ينمى له عمله إلى يوم القيامة، ويؤمن فتنة القبر” ‏(‏‏(‏رواه أبو داود والترمذي وقال‏:‏ حديث حسن صحيح‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 11 (Cihâd), Hadis no. 613

Osman radıyallahu anh ' den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Allah yolunda hudutta bir gün nöbet tutmak, başka yerlerde bin gün nöbet tutmaktan daha hayırlıdır."

وعن عثمان رضي الله عنه قال‏:‏ سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول‏:‏ ‏ "‏رباط يوم في سبيل الله خير من ألف يوم فيما سواه من المنازل‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه الترمذي وقال‏:‏ حديث حسن صحيح‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 11 (Cihâd), Hadis no. 614

Ebû Hüreyre radıyallahu anh ' den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Allah Teâlâ kendi yolunda cihada çıkan kimseye, onu sadece benim yolumda cihad, bana îman, benim resullerimi tasdîk yola çıkarmıştır, buyurarak kefil olur. Allah, o kimseyi şehid olursa cennete koymaya, gazi olursa manevî ecre ve dünyalık ganimete kavuşmuş olarak, evine döndürmeye kefil olmuştur. Muhammed'in canını kudretiyle elinde tutan Allah'a yemin ederim ki, Allah yolunda açılan bir yara, kıyamet gününde açıldığı gündeki şekliyle gelir: Rengi kan rengi, kokusu misk kokusudur. Muhammed'in canını kudretiyle elinde tutan Allah'a yemin ederim ki, eğer müslümanlara zor gelmeseydi, Allah yolunda cihada çıkan hiçbir seriyyenin arkasında asla oturup kalmazdım. Fakat maddî güç bulamıyorum ki onları sevkedeyim, onlar da bu gücü bulamıyorlar. Benden ayrılıp geride kalmak ise onlara zor geliyor. Muhammed'in canını elinde tutan Allah'a yemin ederim ki, Allah yolunda cihad edip öldürülmeyi, sonra cihad edip yine öldürülmeyi, sonra tekrar cihad edip tekrar öldürülmeyi çok arzu ederdim."

وعن أبي هريرة رضي الله عنه قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم‏:‏ ‏"‏تضمن الله لمن خرج في سبيله لا يخرجه إلا جهاد في سبيلي، وإيمان بي وتصديق برسلي فهو علي ضامن أن أدخله الجنة، أو أرجعه إلى منزله الذي خرج منه بما نال من أجر، أو غنيمة، والذي نفس محمد بيده ما من كلم يكلم في سبيل الله إلا جاء يوم القيامة كهيئته يوم كلم، لونه لون دم، وريحه ريح مسك، والذي نفس محمد بيده لولا أن يشق على المسلمين ما قعدت خلاف سرية تغزو في سبيل الله أبدا، ولكن لا أجد سعة فأحملهم ولا يجدون سعة عليهم أن يتخلفوا عني، والذي نفس محمد بيده لوددت أن أغزو في سبيل الله فأقتل، ثم أغزو فأقتل ثم أغزو فأقتل‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم وروى البخاري بعضه‏)‏‏)‏‏.‏ ‏(‏‏(‏‏"‏الكلم‏"‏ الجرح‏.‏‏)‏‏)‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 11 (Cihâd), Hadis no. 615

Yine Ebû Hüreyre radıyallahu anh ' den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Allah yolunda yaralanan bir kimse, kıyamet gününde yarasından kan akarak Allah'ın huzuruna gelir. Renk, kan rengi, koku ise misk kokusudur."

وعنه قال‏:‏ قال‏:‏ رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏"‏ما من مكلوم يكلم في سبيل الله إلا جاء يوم القيامة، وكلمه يدمي اللون لون دم، والريح ريح مسك‏:‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 11 (Cihâd), Hadis no. 616

Muâz radıyallahu anh ' den rivayet edildiğine göre, Nebiy–yi Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Müslümanlardan bir şahıs, deve sağılacak kadar bir süre Allah yolunda cihad ederse, cennet onun hakkı olur. Allah yolunda yaralanan veya bir sıkıntıya düşen kimse, kıyamet gününde yaralandığı gün gibi kanlar içinde Allah'ın huzuruna gelir. Kanının rengi zağferân gibi kıpkırmızı, kokusu da misk kokusu gibidir."

وعن معاذ رضي الله عنه عن النبي صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ ‏ "‏من قاتل في سبييل الله من رجل مسلم فواق ناقة وجبت له الجنة، ومن جرح جرحًا في سبيل الله أو نكب نكبة فإنها تجيء يوم القيامة كأغزر ما كانت‏:‏ لونها الزعفران، وريحها كالمسك‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه أبو داود والترمذي وقال‏:‏ حديث حسن‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 11 (Cihâd), Hadis no. 617

Ebû Hüreyre radıyallahu anh şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem' in ashâbından bir kişi, içinde tatlı su gözesi bulunan bir dağ yolundan geçmişti. Burası çok hoşuna gitti ve: –Keşke insanlardan ayrılıp şu dağ kısığında otursam. Ama Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem' den izin almadan bunu asla yapmam, dedi. Sonra arzusunu Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem' e anlattı. Peygamberimiz: –"Böyle bir şey yapma. Çünkü sizden birinizin Allah yolunda çalışıp gayret sarfetmesi, evinde oturup yetmiş sene namaz kılmasından daha faziletlidir. Allah'ın sizi bağışlamasını ve cennete koymasını istemez misiniz? O halde Allah yolunda cihada çıkınız. Kim devenin sağılacağı kadar bir süre Allah yolunda cihad ederse, mutlaka cennete girer" buyurdu.

وعن أبي هريرة رضي الله عنه قال‏:‏ مر رجل من أصحاب رسول الله صلى الله عليه وسلم بشعب فيه عيينة من ماء عذبة فأعجبته، فقال‏:‏ لو اعتزلت الناس فأقمت في هذا الشعب، ولن أفعل حتى استأذن رسول الله صلى الله عليه وسلم فذكر ذلك لرسول الله صلى الله عليه وسلم فقال‏:‏ ‏"‏لا تفعل فإن مقام أحدكم في سبيل الله أفضل من صلاته في بيته سبعين عامًا، ألا تحبون أن يغفر الله لكم ويدخلكم الجنة‏؟‏ اغزو في سبيل الله من قاتل في سبيل الله فواق ناقة وجبت له الجنة‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه الترمذي وقال‏:‏ حديث حسن‏)‏‏)‏‏.‏ ‏(‏‏(‏‏"‏والفواق‏"‏‏:‏ ما بين الحلبتين‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 11 (Cihâd), Hadis no. 618

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

وعنه قال قيل يا رسول الله‏:‏ ما يعدل الجهاد في سبيل الله‏؟‏ قال‏:‏ ‏"‏لاتستطيعونه‏"‏ فأعادوا عليه مرتين أو ثلاثًا كل ذلك يقول‏:‏ ‏"‏لاتستطيعونه‏!‏‏"‏ ثم قال‏:‏ ‏"‏مثل المجاهد في سبيل الله كمثل الصائم القائم القانت بآيات الله لا يفتر‏:‏ من صلاة ولا صيام، حتى يرجع المجاهد في سبيل الله‏"‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه، وهذا لفظ مسلم‏)‏‏)‏ ‏.‏ وفي رواية البخاري، أن رجلا قال‏:‏ يا رسول الله دلني على عمل يعدل الجهاد‏؟‏ قال‏:‏ ‏"‏لا أجده‏"‏ ثم قال‏:‏ ‏"‏هل تستطيع إذا خرج المجاهد أن تدخل مسجدك فتقوم ولا تفتر وتصوم ولا تفطر‏؟‏ فقال‏:‏ ومن يستطيع ذلك‏؟‏‏!‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 11 (Cihâd), Hadis no. 619

Yine Ebû Hüreyre radıyallahu anh ’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “En hayırlı geçim yolunu tutanlardan biri, Allah için savaşmak üzere atının dizginlerine yapışan kimsedir. O kimse savaşa çağıran veya yardım isteyen bir ses duyunca, ölümü göze alıp atının sırtında o yana doğru uçar veya ölümün kol gezdiği yerlere dalar.

وعنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ ‏ "‏من خير معاش الناس لهم رجل ممسك بعنان فرسه في سبيل الله، يطير على متنه كلما سمع هيعة، أو فزعة طار على متنه، يبتغي القتل أو الموت مظانه، أو رجل في غنيمة أو شعفة من هذه الشعف أو بطن واد من هذه الأودية يقيم الصلاة ويؤتي الزكاة، ويعبد ربه حتى يأتيه اليقين ليس من الناس إلا في خير‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 11 (Cihâd), Hadis no. 620

Yine Ebû Hüreyre radıyallahu anh' den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Allah yolunda cihad edenler için Allah Taâlâ cennette yüz derece hazırlamıştır. Her derecenin arası yerle gök arası kadardır."

وعنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ ‏ "‏إن في الجنة مائة درجة أعدها للمجاهدين في سبيل الله ما بين الدرجتين كما بين السماء والأرض‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه البخاري‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 11 (Cihâd), Hadis no. 621

Ebû Saîd el–Hudrî radıyallahu anh' den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Rab olarak Allah'a, din olarak İslâm'a, resûl olarak Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem'e inanıp razı olan kimse cenneti hak eder." Bu söz Ebû Saîd'in çok hoşuna gitti ve: –Yâ Resûlallah! Bu sözü bana tekrarlasanız, dedi. Peygamber Efendimiz sözünü tekrarladı; sonra da şöyle buyurdu: "Bir başka haslet daha vardır ki, onun sayesinde Allah kulunu cennette yüz derece yükseltir. Her bir derecenin arası da yerle gök arası kadardır." Ebû Saîd: –O haslet nedir, yâ Resûlallah? diye sordu. Hz. Peygamber: "Allah yolunda cihad, Allah yolunda cihaddır" buyurdu.

وعن أبي سعيد الخدري رضي الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ ‏"‏من رضي بالله ربًا وبالإسلام دينًا، وبمحمد رسولا وجبت له الجنة‏"‏ فعجب لها أبو سعيد فقال أعدها علي يا رسول الله فأعادها عليه ثم قال‏:‏ ‏"‏وأخرى يرفع الله بها العبد مائة درجة في الجنة، ما بين كل درجتين، كما بين السماء والأرض‏"‏ قال‏:‏ وما هي يا رسول الله‏؟‏ قال‏:‏ ‏"‏الجهاد في سبيل الله، الجهاد في سبيل الله‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 11 (Cihâd), Hadis no. 622

Ebû Bekr İbni Ebû Mûsa el–Eş'arî şöyle dedi: Babam Ebû Mûsa radıyallahu anh' i düşmanın karşısında durup: Ben Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'i: "Şüphesiz cennet kapıları kılıçların gölgeleri altındadır" derken işittim. Bunun üzerine üstü başı perişan biri ayağa kalkıp: –Ey Ebû Mûsa! Bu sözü Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem söylerken sen mi işittin? diye sordu. Ebû Mûsa: –Evet, ben işittim, cevabını verdi. Bunu duyan adam, arkadaşlarının yanına dönüp: –"Sizleri selâmlıyorum" dedi ve kılıcının kınını kırıp attı. Sonra elinde kılıcıyla düşmanın üzerine yürüdü ve ölünceye kadar düşmanla savaştı.

وعن أبي بكر بن أبي موسى الأشعري، قال‏:‏ سمعت أبي رضي الله عنه وهو بحضرة العدو، يقول قال رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏"‏إن أبواب الجنة تحت ظلال السيوف‏"‏ فقام رجل رث الهيئة فقال يا أبا موسى أأنت سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول هذا‏؟‏ قال‏:‏ نعم، فرجع إلى أصحابه، فقال‏:‏ ‏"‏اقرأ عليكم السلام‏"‏ ثم كسر جفن سيفه فألقاه، ثم مشى بسيفه إلى العدو فضرب به حتى قتل‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 11 (Cihâd), Hadis no. 623

Ebû Abs Abdurrahman İbni Cebr radıyallahu anh' den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Allah yolunda ayakları tozlanan bir kula cehennem ateşi dokunmaz."

وعن أبي عبس عبد الرحمن بن جبير، رضي الله عنه قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم‏:‏ ‏ "‏ما اغبرت قدما عبد في سبيل الله فتمسه النار‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه البخاري‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 11 (Cihâd), Hadis no. 624

Ebû Hüreyre radıyallahu anh ’den rivâyet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Allah korkusuyla gözyaşı döken kişi, sağılmış süt memeye dönmedikce cehenneme girmez. Cihad tozu ile cehennem dumanı asla bir araya gelmez.”

وعن أبي هريرة رضي الله عنه قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم‏:‏ ‏ "‏لا يلج النار رجل بكي من خشية الله حتى يعود اللبن في الضرع، ولا يجتمع على عبد غبار في سبيل الله ودخان جهنم‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه الترمذي وقال‏:‏ حديث حسن صحيح‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 11 (Cihâd), Hadis no. 625

İbni Abbâs radıyallahu anhümâ' dan rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "İki göze cehennem ateşi dokunmaz: Allah korkusundan ağlayan göz ve Allah yolunda nöbet bekleyerek geceleyen göz."

وعن ابن عباس، رضي الله عنهما قال‏:‏ سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول‏:‏ “عينان لا تمسهما النار عين بكت من خشية الله، وعين باتت تحرس في سبيل الله‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه الترمذي وقال‏:‏ حديث حسن‏.‏ ‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 11 (Cihâd), Hadis no. 626

Zeyd İbni Hâlid radıyallahu anh' den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Kim Allah yolunda cihada gidecek bir gaziyi donatır, cihad için gerekli olan ihtiyaçlarını karşılarsa, bizzat cihada gitmiş gibi sevap kazanır. Cihada giden gazinin arkada bıraktığı ailesine güzelce bakıp onların ihtiyaçlarını karşılayan da bizzat cihad yapmış gibi sevap kazanır."

وعن زيد بن خالد، رضي الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ ‏ "‏من جهز غازيًا في سبيل الله فقد غزا ومن خلف غازيا في أهله بخير فقد غزا‏"‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 11 (Cihâd), Hadis no. 627

Ebû Ümâme radıyallahu anh' den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Sadakaların en faziletlisi Allah yolunda kurulan bir çadırın gölgesi, Allah yolundaki bir mücâhide verilen hizmetçi ve Allah yolunda bağışlanmış bir erkek devedir."

وعن أبي أمامة رضي الله عنه قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم‏:‏ ‏ "‏أفضل الصدقات ظل فسطاط في سبيل الله، ومنيحة خادم في سبيل الله، أو طروقة فحل في سبيل الله‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه الترمذي وقال‏:‏ حديث حسن صحيح‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 11 (Cihâd), Hadis no. 628

Enes radıyallahu anh' den rivayet edildiğine göre, Eslem kabilesinden bir delikanlı: –Yâ Resûlallah! Ben cihada katılmak istiyorum, fakat savaşabilmem için gereken malzemeyi temin edecek durumda değilim, dedi. Peygamber Efendimiz: –"Filân adama git. O, cihada katılmak üzere hazırlanmıştı; fakat hastalandı" buyurdu. Delikanlı Hz. Peygamber'in dediği kişiye gidip: –Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem sana selâm ediyor ve savaşa gitmek için hazırladığın malzemeleri bana vermeni söylüyor, dedi. Bunun üzerine adam hanımına seslenerek: –Hanım! Savaş için hazırladığım şeyleri bu delikanlıya ver; onlardan hiçbir şey alıkoyma. Allah hakkı için onlardan hiçbir şey bırakma ki, berekete nail olasın, dedi.

وعن أنس رضي الله عنه أن فتى من أسلم قال‏:‏ يا رسول الله إني أريد الغزو وليس معي ما أتجهز به، قال‏:‏ ‏"‏ائت فلانًا، قد كان تجهز فمرض فأتاه فقال‏:‏ إن رسول الله صلى الله عليه وسلم يقرئك السلام ويقول‏:‏ أعطني الذي تجهزت به قال‏:‏ يا فلانة أعطيه، الذي كنت تجهزت به ولاتحبسي منه شيئًا فوالله لا تحبسي منه شيئًا فيبارك لك فيه ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 11 (Cihâd), Hadis no. 629

Ebû Saîd el–Hudrî radıyallahu anh’ den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, Hüzeyl kabilesinin Lihyânoğulları üzerine ordu sevketmek istedi. Bu sebeple şöyle buyurdu: “İki kişiden biri cihada gitsin. Kazanılacak sevap ikisi arasında ortaktır.”

وعن أبي سعيد الخدري رضي الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم بعث إلى بني لحيان، فقال‏:‏ ‏ "‏لا ينبعث من كل رجلين أحدهما، والأجر بينهما‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 11 (Cihâd), Hadis no. 630

Berâ radıyallahu anh şöyle dedi: Tepeden tırnağa silâhlı bir adam Nebî sallallahu aleyhi ve sellem' e geldi ve: –Yâ Resûlallah! Sizinle birlikte önce savaşa mı katılayım, yoksa müslüman mı olayım? dedi. Resûl–i Ekrem: –"Önce müslüman ol, sonra savaş" buyurdu. Bunun üzerine adam müslüman oldu, sonra savaştı ve neticede şehit oldu. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: –"Az çalıştı, çok kazandı" buyurdu.

وعن البراء رضي الله عنه قال أتى النبي صلى الله عليه وسلم رجل مقنع بالحديد، فقال يا رسول الله أقاتل أو أسلم‏؟‏ قال‏:‏ ‏"‏أسلم، ثم قاتل‏"‏ فأسلم، ثم قاتل فقتل، فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏:‏ عمل قليلا وأُجر كثيرًا‏"‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه وهذا لفظ البخاري‏)‏‏)‏ ‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 11 (Cihâd), Hadis no. 631

Enes radıyallahu anh' den rivayet edildiğine göre, Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Cennete giren hiçbir kimse, yeryüzündeki her şey kendisinin olsa bile dünyaya geri dönmeyi arzu etmez. Sadece şehit, gördüğü aşırı itibar ve ikram sebebiyle tekrar dünyaya dönmeyi ve on defa şehit olmayı ister."

وعن أنس رضي الله عنه أن النبي صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ ‏"‏ما أحد يدخل الجنة يحب أن يرجع إلى الدنيا وله ما على الأرض من شيء إلا الشهيد، يتمنى أن يرجع إلى الدنيا فيقتل عشر مرات لما يرى من الكرامة”
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 11 (Cihâd), Hadis no. 632

Abdullah İbni Amr İbni Âs radıyallahu anhümâ' dan rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Şehidin kul borcu dışındaki bütün günahlarını Allah bağışlar."

وعن عبد الله بن عمرو بن العاص رضي الله عنهما أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ ‏ "‏يغفر الله للشهيد كل شيء إلا الدين‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 11 (Cihâd), Hadis no. 633

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

وعن أبي قتادة رضي الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قام فيهم فذكر أن الجهاد في سبيل الله والإيمان بالله أفضل الأعمال فقام رجل فقال يا رسول الله أرأيت إن قتلت في سبيل الله أتكفر عني خطاياي‏؟‏ فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم‏:‏ ‏"‏نعم إن قتلت في سبيل الله وأنت صابر محتسب مقبل غير مدبر‏"‏ ثم قال رسول الله صلى الله عليه وسلم‏:‏ ‏"‏كيف قلت‏؟‏‏"‏ قال‏:‏ أرأيت إن قتلت في سبيل الله أتكفر عني خطاياي‏؟‏ فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏"‏نعم وأنت صابر محتسب مقبل غير مدبر إلا الدين فإن جبريل عليه السلام قال لي ذلك‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 11 (Cihâd), Hadis no. 634

Câbir radıyallahu anh şöyle dedi: Bir adam: –Yâ Resûlallah! Eğer Allah yolunda öldürülürsem ben nerede olacağım, dedi. Resûl–i Ekrem: –"Cennette" diye cevap verdi. Bunun üzerine adam elinde bulunan hurmaları attı, sonra düşmanla savaştı ve neticede şehit düştü.

وعن جابر رضي الله عنه قال‏:‏ قال رجل‏:‏ أين أنا يا رسول الله إن قتلت‏؟‏ قال‏:‏ “في الجنة‏ "‏ فألقى تمرات كن في يده ثم قاتل حتى قتل‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 11 (Cihâd), Hadis no. 635

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

وعن أنس رضي الله عنه قال انطلق رسول الله صلى الله عليه وسلم وأصحابه حتى سبقوا المشركين إلى بدر وجاء المشركون، فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏:‏ ‏"‏لا يقدمن أحد منكم إلى شيء حتى أكون أنا دونه‏"‏ فدنا المشركون، فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏:‏ ‏"‏قوموا إلى جنة عرضها السماوات والأرض‏"‏ قال‏:‏ يقول عمير بن الحمام الأنصاري رضي الله عنه‏:‏ يا رسول الله جنة عرضها السماوات والأرض‏؟‏ قال‏:‏ ‏"‏نعم‏"‏ قال‏:‏ بخ بخ‏!‏ فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم‏:‏ “ما يحملك على قولك بخ بخ‏"‏ قال فإنك من أهلها فأخرج تمرات من قرنه فجعل يأكل منهن، ثم قال لئن أنا حييت حتى آكل تمراتي هذه إنها لحياة طويلة‏!‏ فرمى بما كان معه من التمر، ثم قاتلهم حتى قتل‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏ (4)
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 11 (Cihâd), Hadis no. 636

Yine Enes radıyallahu anh şöyle dedi: Birtakım kimseler Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem' e gelerek, bize Kur'an'ı ve Sünnet'i öğretecek insanlar gönderseniz, dediler. Resûl–i Ekrem, içlerinde dayım Harâm'ın da bulunduğu, ensârdan kendilerine kurrâ denilen yetmiş kişiyi onlara gönderdi. Bunlar Kur'an okuyor, geceleri onu aralarında müzakere edip öğreniyorlardı. Gündüzleri ise su getirip mescide koyuyorlar, odun toplayıp onu satıyor, bedeliyle de Suffe ehline ve fakirlere yiyecek satın alıyorlardı. İşte Nebî sallallahu aleyhi ve sellem onlara bu kişileri göndermişti. Fakat gidecekleri yere varmadan önlerine çıktılar ve onları öldürdüler. Onlar (öldürülmeden önce): –Allahım! Bizim haberimizi Peygamberimiz'e ulaştır. Bizler sana kavuştuk ve senden razı olduk; sen de bizden razı oldun, dediler.

وعنه قال‏:‏ جاء ناس إلى النبي صلى الله عليه وسلم أن ابعث معنا رجالا يعلمونا القرآن والسنة فبعث إليهم سبعين رجلا من الأنصار يقال لهم‏:‏ القراء، فيهم خالي حرام، يقرءون القرآن ويتدارسونه بالليل يتعلمون، وكانوا بالنهار يجيئون بالماء فيضعونه في المسجد، ويحتطبون فيبيعونه، ويشترون به الطعام لأهل الصفة، وللفقراء فبعثهم صلى الله عليه وسلم فعرضوا لهم فقتلوهم قبل أن يبلغوا المكان، فقالوا‏:‏ اللهم بلغ عنا نبينا أن قد لقيناك فرضينا عنك ورضيت عنا، وأتى رجل حراما خال أنس من خلف فطعنه برمح حتى أنفذه، فقال حرام‏:‏ فزت ورب الكعبة، فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏ "‏إن إخوانكم قد قتلوا وإنهم قالوا‏:‏ اللهم بلغ عنا نبينا أنا قد لقيناك فرضينا عنك ورضيت عنا‏"‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه وهذا لفظ مسلم‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 11 (Cihâd), Hadis no. 637

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

وعنه قال‏:‏ غاب عمي أنس بن النضر رضي الله عنه عن قتال بدر، فقال‏:‏ يا رسول الله غبت عن أول قتال قاتلت الشركين لئن الله أشهدني قتال المشركين ليرين الله ما أصنع‏.‏ فلما كان يوم أحد انكشف المسلمون، فقال اللهم إني اعتذر إليك مما صنع هؤلاء - يعني الصحابة- وأبرأ إليك مما صنع هؤلاء يعني المشركين- ثم تقدم فاستقبله سعد بن معاذ فقال‏:‏ يا سعد بن معاذ الجنة ورب النضر، إني أجد ريحها من دون أحد‏!‏ قال سعد‏:‏ فما استطعت يا رسول الله ما صنع‏!‏ قال أنس‏:‏ فوجدنا به بضعًا وثمانين ضربة بالسيف، أو طعنة برمح أو رمية بسهم، ووجدناه قد قتل ومثل به المشركون، فما عرفه أحد إلا أخته ببنانه، قال أنس‏:‏ كنا نرى -أو نظن- أن هذه الآية نزلت فيه وفي أشباهه‏:‏ ‏{‏من المؤمنين رجال صدقوا ما عاهدوا الله عليه فمنهم من قضى نحبه‏}‏ إلى آخره ‏(‏‏(‏الأحزاب 23‏)‏‏)‏‏.‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏ وقد سبق في باب المجاهدة‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 11 (Cihâd), Hadis no. 638

Semüre radıyallahu anh' den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Bu gece rüyamda iki adam gördüm. Yanıma gelip beni bir ağaca çıkardılar, sonra da bir eve götürdüler. O ev, şimdiye kadar benzerini görmediğim güzellik ve değerde idi. Sonra o iki kişi bana: Bu eşsiz ev, şehitler sarayıdır, dedi."

وعن سمرة رضي الله عنه قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏:‏ “رأيت الليلة رجلين أتياني فصعدا بي الشجرة وأدخلاني دارًا هي أحسن وأفضل، لم أر قط أحسن منها، قال أما هذه الدار فدار الشهداء‏"‏ (5)
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 11 (Cihâd), Hadis no. 639

Enes radıyallahu anh' den rivayet edildiğine göre, Ümmü Hârise İbni Sürâka diye bilinen Ümmü Rübeyyi' Binti Berâ, Nebî sallallahu aleyhi ve sellem' e geldi ve: –Yâ Resûlallah! Bana Hârise'den haber verir misiniz? –Hârise Bedir Savaşı'nda şehit düşmüştü–. Eğer cennette ise sabredeceğim; böyle değilse ona ağlamaya çalışacağım, dedi. Peygamber Efendimiz: –"Ey Ümmü Hârise! Şüphesiz cennetin içinde cennetler vardır; senin oğlun bunların en yücesi olan Firdevs cennetindedir" buyurdu.

وعن أنس رضي الله عنه أن أم الربيع بنت البراء وهي أم حارثة بن سراقة أتت النبي صلى الله عليه وسلم فقالت‏:‏ يا رسول الله ألا تحدثني عن حارثة‏.‏ وكان قتل يوم بدر، فإن كان في الجنة صبرت، وإن كان غير ذلك اجتهدت عليه في البكاء، فقال‏:‏ ‏ "‏يا أم حارثة إنها جنان في الجنة، وإن ابنك أصاب الفردوس الأعلى‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه البخاري‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 11 (Cihâd), Hadis no. 640

Câbir İbni Abdullah radıyallahu anhümâ şöyle dedi: Babamın müsle yapılmış cesedi getirilip Nebî sallallahu aleyhi ve sellem 'in önüne konuldu. Yüzünü açmak üzere gittim, fakat oradaki topluluk bana engel oldu. Bunun üzerine Nebî sallallahu aleyhi ve sellem: "Melekler ara vermeksizin onu kanatlarıyla gölgelendiriyorlar" buyurdu.

وعن جابر بن عبد الله رضي الله عنهما قال‏:‏ جيء بأبي إلى النبي صلى الله عليه وسلم قد مثل به فوضع بين يديه، فذهبت أكشف عن وجهه فنهاني قوم فقال النبي صلى الله عليه وسلم‏:‏ ‏"‏ما زالت الملائكة تظله بأجنحتها” ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 11 (Cihâd), Hadis no. 641

Sehl İbni Huneyf radıyallahu anh' den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Allah Taâlâ'dan bütün kalbiyle şehitlik dileyen bir kimse, yatağında ölse bile, Allah ona şehitlik mertebesine ulaştırır."

وعن سهل بن حنيف رضي الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ ‏ "‏من سأل الله تعالى الشهادة بصدق بلغه الله منازل الشهداء وإن مات على فراشه‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 11 (Cihâd), Hadis no. 642

Enes radıyallahu anh' den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Şehitliği gönülden arzu eden bir kimse, şehit olmasa bile sevabına nâil olur."

وعن أنس رضي الله عنه قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم‏:‏ ‏ "‏من طلب الشهادة صادقًا أعطيها ولو لم تصبه‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 11 (Cihâd), Hadis no. 643

Ebû Hüreyre radıyallahu anh' den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Sizden biriniz karıncanın ısırmasından ne kadar acı duyarsa, şehit olan kimse de ölümden ancak o kadar acı duyar."

وعن أبي هريرة رضي الله عنه قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏:‏ ‏ "‏ما يجد الشهيد من مس القتل إلا كما يجد أحدكم من مس القرصة‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه الترمذي وقال‏:‏ حديث حسن صحيح‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 11 (Cihâd), Hadis no. 644

Abdullah İbni Ebû Evfâ radıyallahu anhümâ' dan rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem düşmanla karşılaştığı günlerden birinde güneş batıya meyledinceye kadar bekledi. Sonra ashâbın arasında ayağa kalktı ve: "Ey müslümanlar! Düşmanla karşılaşmayı temenni etmeyiniz; Allah'tan afiyet dileyiniz. Fakat düşmanla karşılaşınca da sabrediniz. Biliniz ki cennet kılıçların gölgesi altındadır" buyurdu. Resûl–i Ekrem sonra sözüne devamla şöyle dua etti: "Ey Kur'an'ı indiren, bulutları gökyüzünde gezdiren ve düşman saflarını darmadağın eden Allah'ım! Şu düşmanları perişan et ve bizi onlara karşı muzaffer kıl."

وعن عبد الله بن أبي أوفى رضي الله عنهما أن رسول الله صلى الله عليه وسلم في بعض أيامه التي لقي فيها العدو انتظر حتى مالت الشمس، ثم قام في الناس فقال‏:‏ ‏"‏ أيها الناس، لا تتمنوا لقاء العدو، وسلو الله العافية، فإذا لقيتموه فاصبروا، واعلموا أن الجنة تحت ظلال السيوف‏"‏ ثم قال‏:‏ ‏"‏اللهم منزل الكتاب ومجري السحاب، وهازم الأحزاب اهزمهم وانصرنا عليهم‏"‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 11 (Cihâd), Hadis no. 645

Sehl İbni Sa'd radıyallahu anh' den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "İki dua reddolunmaz veya pek nadir reddolunur: Bunlar ezan okunurken yapılan dua ile savaş anında düşmanla boğaz boğaza gelindiği sırada yapılan duadır."

وعن سهل بن سعد رضي الله عنه قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ثنتان لا تردان، أو قلما تردان‏:‏ الدعاء عند النداء وعند البأس حين يلحم بعضهم بعضًا‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه أبو داود بإسناد صحيح‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 11 (Cihâd), Hadis no. 646

Enes radıyallahu anh şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem gazâya çıktığı zaman şöyle dua ederdi: " Allahümme ente adudî ve nasîrî, bike ehûlü ve bike esûlü ve bike ukâtilü: Allah'ım! Benim dayanağım ve yardımcım sadece sensin. Senin sayende hareket ediyorum; senin yardımın sayesinde düşmana hücum ediyorum; senin verdiğin güç ve kuvvet sayesinde düşmanla savaşıyorum."

وعن أنس رضي الله عنه قال‏:‏ كان رسول الله صلى الله عليه وسلم إذا غزا قال‏:‏ ‏ "‏اللهم أنت عضدي ونصيري، بك أحول وبك أجول وبك أصول، وبك أقاتل‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه أبو داود، والترمذي وقال‏:‏ حديث حسن‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 11 (Cihâd), Hadis no. 647

Ebû Mûsâ radıyallahu anh' den rivayet edildiğine göre, Nebî sallallahu aleyhi ve sellem bir topluluktan endişe duyduğu zaman şöyle dua ederdi: "Allahümme innâ nec‘alüke fî nühûrihim ve ne‘ûzü bike min şürûrihim: Allahım! Senin korumanı onlara karşı siper ediniyoruz. Onların şerlerinden sana sığınıyoruz."

وعن أبي موسى، رضي الله عنه أن النبي صلى الله عليه وسلم كان إذا خاف قومًا قال‏:‏ اللهم إنا نجعلك في نحورهم، ونعوذ بك من شرورهم‏"‏‏.‏ ‏(‏‏(‏رواه أبو داود بإسناد صحيح‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 11 (Cihâd), Hadis no. 648

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

وعن ابن عمر رضي الله عنهما أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ ‏ "‏الخيل معقود في نواصيها الخير إلى يوم القيامة‏"‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 11 (Cihâd), Hadis no. 649

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

وعن عروة البارقي رضي الله عنه أن النبي صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ الخيل معقود في نواصيها الخير إلى يوم القيامة‏:‏ الأجر والمغنم‏"‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 11 (Cihâd), Hadis no. 650

Ebû Hüreyre radıyallahu anh' den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Kim Allah'a gerçekten inanarak ve va'dine gönülden bağlanarak O'nun yolunda cihad etmek için at beslerse, o atın yediği, içtiği, gübresi ve bevli kıyamet gününde o kimsenin sevapları arasında olacaktır."

وعن أبي هريرة رضي الله عنه قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم‏:‏ ‏"‏من احتبس فرسًا في سبيل الله إيمانًا بالله وتصديقًا بوعده، فإن شبعه، وروثه، وبوله في ميزانه يوم القيامة” ‏(‏‏(‏رواه البخاري‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 11 (Cihâd), Hadis no. 651

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

وعن أبي مسعود رضي الله عنه قال‏:‏ جار رجل إلى النبي صلى الله عليه وسلم بناقة مخطومة فقال‏:‏ هذه في سبيل الله، فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم‏:‏ ‏ "‏لك بها يوم القيامة سبعمائة ناقة كلها مخطومة‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 11 (Cihâd), Hadis no. 652

Kendisine Ebû Suâd, Ebû Esed, Ebû Âmir, Ebû Amr, Ebü'l–Esved veya Ebû Abs de denilen, Ebû Hammâd Ukbe İbni Âmir el–Cühenî radıyallahu anh şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem' i minberde: "Düşmanlarınız için elinizden geldiği, gücünüzün yettiği kadar kuvvet hazırlayınız. Dikkat ediniz! Kuvvet atmaktır; kuvvet atmaktır; kuvvet atmaktır" buyururken işittim.

وعن أبي حماد- ويقال‏:‏ أبو سعاد، ويقال‏:‏ أبو أسد، ويقال‏:‏ أبو عامر، ويقال‏:‏ أبو عمرو، ويقال‏:‏ أبو الأسود، ويقال‏:‏ أبو عبس- عقبة بن عامر الجهني، رضي الله عنه قال‏:‏ سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم وهو على المنبر يقول‏:‏ “وأعدوا لهم ما استطعتم من قوة ألا إن القوة الرمي، ألا إن القوة الرمي، ألا إن القوة الرمي‏"‏‏.‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏ وعنه قال‏:‏ سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول‏:‏ ‏"‏ستفتح عليكم أرضون ويكفيكم الله فلا يعجز أحدكم أن يلهو بأسهمه‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 11 (Cihâd), Hadis no. 653

Yine Ukbe İbni Âmir radıyallahu anh' den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Yakında size bir çok yerlerin fethi nasip olacaktır. Allah size yeter. Sizden biriniz oklarıyla tâlim yapmaktan bıkıp usanmasın."

وعنه قال‏:‏ سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول‏:‏ ‏ "‏ستفتح عليكم أرضون ويكفيكم الله فلا يعجز أحدكم أن يلهو بأسهمه‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 11 (Cihâd), Hadis no. 654

Yine Ukbe İbni Âmir radıyallahu anh' den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Kim atıcılık öğrenir de sonra onu terkederse bizden değildir (veya muhakkak isyan etmiştir)."

وعنه أنه قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏:‏ ‏ "‏من عُلم الرمي ثم تركه فليس منا أو فقد عصى‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 11 (Cihâd), Hadis no. 655