SÜNNETİMİZSÜNNET VE HADİS KÜTÜPHANESİ
Riyâzü's-Sâlihîn › Kitâb 2 · Yemek ÂdâbıKonum

(2) Kitâb: Yemek Âdâbı

كتـــــاب أدب الطعام
Hadis 48 – 98 · 51 rivayet · Sayfa 1/2

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

عن عمر بن أبى سلمة رضى الله عنهما قال‏:‏ قال لي رسول الله صلى الله عليه وسلم‏:‏‏ "‏سم الله وكل بيمينك، وكل مما يليك‏"‏.‏ ((متفق عليه))
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 2 (Yemek Âdâbı), Hadis no. 48

Âişe radıyallahu anh â Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ’in şöyle buyurduğunu söyledi: “Biriniz yemek yerken besmele çeksin. Şayet yemeğe başlarken besmele çekmeyi unutursa, hatırladığı anda ‘baştan sona bismillah’ desin.”

وعن عائشة رضى الله عنها قالت ‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم‏:‏ ‏ "‏إذا أكل أحدكم فليذكر اسم الله تعالى، فإذا نسى أن يذكر اسم الله تعالى في أوله، فليقل، بسم الله أوله وآخره‏"‏‏.‏ ((رواه أبو داود والترمذي))
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 2 (Yemek Âdâbı), Hadis no. 49

Câbir radıyallahu anh , Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ’i şöyle buyururken dinledim dedi: “Kişi evine girerken ve yemek yerken besmele çekerse, şeytan adamlarına, “Burada ne geceleyebilir ne de yemek yiyebilirsiniz” der. Eğer o kimse eve girerken besmele çekmezse, şeytan adamlarına, “Geceyi geçirecek bir yer buldunuz” der. O şahıs yemek yerken besmele çekmezse, şeytan kendi adamlarına, “Hem barınacak yer hem de yiyecek yemek buldunuz” der.”

وعن جابر، رضى الله عنه قال‏:‏ سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول‏:‏ ‏ "‏إذا دخل الرجل بيته، فذكر الله تعالى عند دخوله وعند طعامه، قال الشيطان لأصحابه‏:‏ لا مبيت لكم ولا عشاء، وإذا دخل ، فلم يذكر الله تعالى عند دخوله، قال الشيطان‏:‏ أدركتم المبيت؛ وإذا لم يذكر الله تعالى عند طعامه قال‏:‏ أدركتم المبيت والعشاء‏"‏ ‏. ((رواه مسلم))
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 2 (Yemek Âdâbı), Hadis no. 50

Huzeyfe radıyallahu anh şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ile birlikte yemek yiyeceğimiz zaman, o, yemeğe dokunmadan elimizi yemeğe sürmezdik. Yine bir gün onunla birlikte yemek yiyecektik. Derken küçük bir kız çocuğu geldi. Sanki biri onu arkasından itiyormuş gibiydi. Hemen elini yemeğe uzattı; fakat Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem elini tuttu. Daha sonra bir bedevî geldi; o da arkasından itiliyormuş gibiydi. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem onun da elini tuttu ve sonra şöyle buyurdu: “Şeytan besmele çekilmeden başlanan bir yemeğe katılmayı pek arzu eder. O, şu yemeğe katılmak için bu câriyeyi getirdi. Fakat ben elini tuttum. Bu bedevî sayesinde yemeğe katılmak için onu alıp getirdi; onun da elini tuttum. Nefsimi kudretiyle elinde bulunduran Allah’a yemin ederim ki, şeytanın eli, onların eliyle birlikte avucumdaydı.”

وعن حذيفة رضى الله عنه قال‏:‏ كنا إذا حضرنا مع رسول الله صلى الله عليه وسلم طعاماً، لم نضع أيدينا حتى يبدأ رسول الله صلى الله عليه وسلم فيضع يده‏.‏ وإنا حضرنا معه مرةً طعاماً، فجاءت جارية كأنها تدفع، فذهبت لتضع يدها في الطعام، فأخذ رسول الله صلى الله عليه وسلم بيدها، ثم جاء أعرابي كأنما يدفع فأخذ بيده، فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم‏:‏ ‏ "‏إن الشيطان يستحل الطعام أن لا يذكر اسم الله تعالى عليه، وإنه جاء بهذه الجارية ليستحل بها، فأخذت بيدها، فجاء بهذا الأعرابي ليستحل به، فأخذت بيده، والذي نفسي بيده إن يده في يدي مع يديهما‏"‏ ثم ذكر اسم الله تعالى وأكل‏.‏ ‏‏((رواه مسلم))‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 2 (Yemek Âdâbı), Hadis no. 51

Sahâbî Ümeyye İbni Mahşî radıyallahu anh şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ’in yanında birisi yemek yiyordu. Adam son lokmaya kadar besmele çekmedi. Son lokmayı ağzına götürürken “bismillâhi evvelehû ve âhirehû” (baştan sona bismillâh) dedi. Bunun üzerine Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem güldü ve şöyle buyurdu: “Şeytan onunla birlikte yemek yiyordu. Adam besmele çekince, şeytan yediklerini kustu.”

وعن أمية بن مخشى الصحابي رضى الله عنه قال‏:‏ كان رسول الله صلى الله عليه وسلم جالساً ، ورجل يأكل، فلم يسم الله حتى لم يبق من طعامه إلا لقمة، فلما رفعها إلى فيه، قال‏:‏ بسم الله أوله وآخره، فضحك النبي صلى الله عليه وسلم، ثم قال‏:‏‏ "‏ما زال الشيطان يأكل معه، فلما ذكر اسم الله استقاء ما فيه بطنه‏"‏ ‏.‏ ‏‏((رواه أبو داود والنسائي))
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 2 (Yemek Âdâbı), Hadis no. 52

Âişe radıyallahu anh â şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ashâbından altı kişiyle birlikte yemek yiyordu. Bu sırada bir bedevî geldi ve yemeği iki lokmada bitiriverdi. Bunun üzerine Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Şayet o besmele çekseydi, yemek hepinize yeterdi.”

وعن عائشة رضى الله عنها قالت‏:‏ كان رسول الله صلى الله عليه وسلم يأكل طعاماً في ستة من أصحابه، فجاء أعرابى، فأكله بلقمتين‏.‏ فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏ "‏أما إنه لو سمى لكفاكم‏"‏‏.‏((رواه الترمذي))
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 2 (Yemek Âdâbı), Hadis no. 53

Ebû Ümâme radıyallahu anh ’den rivayet edildiğine göre Peygamber aleyhisselâm sofrasını kaldırdığı zaman şöyle derdi: “Ey Rabbimiz! Sana tertemiz duygularla, eksilmeyip artan, huzurundan geri çevrilmeyip kabul edilen sayısız hamd ile hamd ederiz.”

وعن أبى أمامة رضى الله عنه أن النبي صلى الله عليه وسلم كان إذا رفع مائدته قال‏:‏ ‏ "‏الحمد لله حمداً كثيراً طَيِّباً مباركاً فيه، غير مكفى ولامودع، ولا مستغنى عنه ربنا‏"‏ ‏‏.‏(‏‏(‏رواه البخارى‏)‏‏)‏‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 2 (Yemek Âdâbı), Hadis no. 54

Muâz İbni Enes radıyallahu anh ’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Bir kimse yemek yedikten sonra: Bana bu yemeği yediren, sonucu etkileyecek bir güç ve kudretim olmaksızın onu bana nasip eden Allah’a hamd olsun, derse, geçmiş günahları bağışlanır.”

وعن معاذ بن أنس رضى الله عنه قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم‏:‏ ‏ "‏من أكل طعاماً فقال‏:‏ الحمد الله الذي أطعمني هذا، ورزقنيه من غير حول منى ولا قوةٍ، غفر له ما تقدم من ذنبه‏"‏ ‏‏.‏((رواه أبو داود والترمذي))
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 2 (Yemek Âdâbı), Hadis no. 55

Ebû Hüreyre radıyallahu anh şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem yemekte hiçbir zaman kusur aramazdı. İştahı varsa yer, canı çekmiyorsa yemezdi.

وعن أبى هريرة رضى الله عنه قال‏:‏ ‏ "‏ما عاب رسول الله صلى الله عليه وسلم طعاماً قط، إن اشتهاه أكله، وإن كرهه تركه‏"‏ ‏.‏ ((متفق عليه))
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 2 (Yemek Âdâbı), Hadis no. 56

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

وعن جابر رضى الله عنه أن النبي صلى الله عليه وسلم سأل أهله الأدم فقالوا‏:‏ ما عندنا إلا خل، فدعا به، فجعل يأكل ويقول‏:‏ ‏ "‏نعم الأدم الخل، نعم الأدم الخل‏"‏ ‏.‏‏‏((رواه مسلم))‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 2 (Yemek Âdâbı), Hadis no. 57

Ebû Hüreyre radıyallahu anh ’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Biriniz yemeğe davet edildiği zaman gitsin; şayet oruçluysa yemek sahibine dua etsin; oruçlu değilse yesin.”

عن أبى هريرة رضى الله عنه قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏:‏ ‏ "‏إذا دعي أحدكم ، فليجب، فإن كان صائما فليصل، وإن كان مفطراً فليطعم‏"‏ .‏‏‏((رواه مسلم))‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 2 (Yemek Âdâbı), Hadis no. 58

Ebû Mes`ûd el–Bedrî radıyallahu anh şöyle dedi: Sahâbeden biri Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem için yemek hazırladı ve onu dört kişiyle birlikte davet etti. Fakat bir adam peşlerine takılıp geldi. Kapıya gelince Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ev sahibine: – “Bu bizim peşimize takılıp geldi. İstersen girmesine izin verirsin. İstemezsen geri dönüp gitsin” dedi.

عن أبى مسعود البدرى رضى الله عنه قال‏:‏ دعا رجل النبي صلى الله عليه وسلم لطعام صنعه له خامس خمسة، فتبعهم رجل، فلما بلغ الباب، قال النبي صلى الله عليه وسلم‏:‏ ‏ "‏إن هذا تبعنا؛ فإن شئت أن تأذن له، وإن شئت رجع‏"‏ قال‏:‏ بل آذن له يا رسول الله ‏.‏((متفق عليه))
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 2 (Yemek Âdâbı), Hadis no. 59

Ömer İbni Ebû Seleme radıyallahu anh ümâ şöyle dedi: Ben Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ’in himâyesinde yetişen bir çocuktum. Yemek yerken, elim yemek tabağının her yanına giderdi. Bunun üzerine Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bana şöyle buyurdu: “Oğlum, besmele çek! Sağ elinle ye! Hep önünden ye!”

عن عمر بن أبى سلمة رضى الله عنهما قال‏:‏ كنت غلاماً في حجر رسول الله صلى الله عليه وسلم، وكانت يدي تطيش في الصحفة، فقال لي رسول الله صلى الله عليه وسلم‏:‏ ‏ "‏ يا غلام سم الله تعالى، وكل بيمينك،وكل مما يليك‏"‏ .((متفق عليه))
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 2 (Yemek Âdâbı), Hadis no. 60

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

وعن سلمةَ بن الأَكْوَع أنَّ رَجُلاً أَكَلَ عِنْدَ رَسُولِ الله بِشِمَالِهِ ، فَقَالَ : « كُلْ بِيَمِينِكَ » قَالَ : لا أسْتَطِيعُ . قَالَ : « لا اسْتَطَعْتَ » ! مَا مَنَعَهُ إِلا الكِبْرُ ! فَمَا رَفَعَهَا إِلَى فِيهِ . ((رواه مسلم))
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 2 (Yemek Âdâbı), Hadis no. 61

Cebele İbni Sühaym şöyle dedi: İbni Zübeyr ile birlikte savaştığımız sene kıtlık oldu. Bize erzak olarak hurma dağıtıldı. Hurmayı yerken Abdullah İbni Ömer yanımızdan geçer ve bize şöyle derdi: Hurmayı çifter çifter yemeyiniz. Çünkü Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem bize hurmayı çifter çifter yemeyi yasakladı. Sonra İbni Ömer sözlerine devamla: Fakat arkadaşı izin verirse, çifter çifter yiyebilir, derdi.

عن جبلة بن سحيم قال: أصابنا عام سنةٍ مع ابن الزبير، فرزقنا تمراً، وكان عبد الله بن عمر رضى الله عنهما يمر بنا ونحن نأكل، فيقول: لا تقارونوا، فإن النبى نهى عن الإقران، ثم يقول: "إلا أن يستأذن الرجل أخاه" ((متفق عليه))
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 2 (Yemek Âdâbı), Hadis no. 62

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

عن وحشى بن حرب رضى الله عنه أن أصحاب رسول الله صلى الله عليه وسلم قالوا‏:‏ يا رسول الله ، إنا نأكل ولا نشبع قال‏:‏ ‏"‏فلعلكم تفترقون‏"‏ قالوا‏:‏ نعم‏.‏ قال‏:‏ فاجتمعوا على طعامكم، واذكروا اسم الله ، يبارك لكم فيه‏"‏ ((رواه أبو داود)) ‏‏‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 2 (Yemek Âdâbı), Hadis no. 63

İbni Abbas radıyallahu anh ümâ’dan rivayet edildiğine göre Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Bereket yemeğin ortasına iner. Bu sebeple tabağın ortasından değil, kenarlarından itibaren yiyiniz.”

وعن ابن عباس رضى الله عنهما عن النبي صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ ‏ "‏البركة تنزل وسط الطعام، فكلوا من حافتيه ولا تأكلوا من وسطه‏"‏‏‏.((رواه أبو داود والترمذي))
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 2 (Yemek Âdâbı), Hadis no. 64

Abdullah İbni Büsr radıyallahu anh şöyle dedi: Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ’in dört kişinin taşıyabildiği garrâ adlı bir yemek kabı vardı. Kuşluk vakti girip kuşluk namazı da kılındıktan sonra, içinde tirit bulunan bu yemek kabını getirdiler. Ashâb–ı kirâm da etrafına toplandı. Sahâbîler çoğalınca Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem diz çöktü.

وعن عبد الله بن بشر رضى الله عنه قال‏:‏ كان للنبي صلى الله عليه وسلم قصعة يقال لها‏:‏ الغراء، يحملها أربعة رجال، فلما أضحوا وسجدوا الضحى أتى بتلك القصعة، يعنى وقد ثرد فيها، فالتقوا عليه ، فلما كثروا جثا رسول الله صلى الله عليه وسلم‏.‏فقال أعرابي ‏:‏ ما هذه الجلسة‏؟‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏:‏ إن الله جعلني عبداً كريماً، ولم يجعلني جباراً عنيداً، ثم قال رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏:‏‏ "‏كلوا من حواليها، ودعوا ذروتها يبارك فيها‏"‏ .‏((رواه أبو داود))
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 2 (Yemek Âdâbı), Hadis no. 65

Ebû Cühayfe Vehb İbni Abdullah radıyallahu anh ’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Ben bir yere dayanarak yemek yemem.”

عن أبى جحيفة وهب بن عبد الله رضى الله عنه قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم‏:‏ ‏ "‏ لا آكل متكئاً‏"‏.‏‏‏((‏رواه البخارى‏)‏‏)‏‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 2 (Yemek Âdâbı), Hadis no. 66

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

وعن أنس رضى الله عنه قال‏:‏ رأيت رسول الله صلى الله عليه وسلم جالساً مقعياً يأكل تمراً.‏ ‏‏((رواه مسلم))‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 2 (Yemek Âdâbı), Hadis no. 67

İbni Abbas radıyallahu anh ü mâ ’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Biriniz yemek yediği zaman parmağını yalamadıkça (veya emmedikçe) silmesin.”

عن ابن عباس رضى الله عنهما قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم‏:‏ ‏ "‏إذا أكل أحدكم طعاماً، فلا يمسح أصابعه حتى يلعقها أو يلعقها‏"‏‏.‏ ‏((متفق عليه))
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 2 (Yemek Âdâbı), Hadis no. 68

Kâ`b İbni Mâlik radıyallahu anh şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ’in üç parmağıyla yemek yediğini, yemekten sonra da parmaklarını yaladığını gördüm.

وعن كعب بن مالك رضى الله عنه قال‏:‏ رأيت رسول الله صلى الله عليه وسلم يأكل بثلاث أصابع ، فإذا فرغ لعقها‏.‏‏‏((رواه مسلم))‏ ‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 2 (Yemek Âdâbı), Hadis no. 69

Câbir İbni Abdullah radıyallahu anh şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem parmakları yalayıp tabağı silmeyi emrederek şöyle buyurdu: “Yemeğinizin neresinde bereket bulunduğunu bilemezsiniz.”

وعن جابر رضى الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم أمر بلعق الأصابع والصحفة، وقال‏:‏ ‏ "‏إنكم لا تدرون في أي طعامكم البركة‏"‏.‏‏‏((رواه مسلم))‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 2 (Yemek Âdâbı), Hadis no. 70

Câbir İbni Abdullah radıyallahu anh ’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Herhangi birinizin lokması yere düştüğü zaman, onu alıp bulaşan şeyi temizledikten sonra yesin. Lokmasını şeytana bırakmasın. Parmaklarını yalamadıkça da elini beze silmesin. Zira yemeğinin neresinde bereket bulunduğunu bilemez.”

وعنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ ‏ "‏إذا وقعت لقمة أحدكم، فليأخذها فليمط ما كان بها من أذى وليأكلها، ولا يدعها للشيطان، ولا يمسح يده بالمنديل حتى يلعق أصابعه؛ فإنه لا يدرى في أي طعامه البركة‏"‏ .‏‏((رواه مسلم))‏ ‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 2 (Yemek Âdâbı), Hadis no. 71

Yine Câbir radıyallahu anh ’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Şüphesiz şeytan sizden birinizin her yaptığı işte hazır olur. Hatta yemek yerken bile yanında bulunur. Birinizin lokması yere düştüğünde onu alsın, üzerine yapışan şeyleri temizledikten sonra yesin; onu şeytana bırakmasın. Yemeğini bitirince parmaklarını yalasın; çünkü o yemeğinin neresinde bereket bulunduğunu bilemez.”

وعنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ ‏ "‏إن الشيطان يحضر أحدكم عند كل شئ من شأنه، حتى يحضره عند طعامه؛ فإذا سقطت لقمة أحدكم فليأخذها فليمط ما كان بها من أذى، ثم ليأكلها ولا يدعها للشيطان، فإذا فرغ فليلعق أصابعه؛ فإنه لا يدرى في أي طعامه البركة‏"‏‏‏.‏‏‏((رواه مسلم))‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 2 (Yemek Âdâbı), Hadis no. 72

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

وعن أنس رضى الله عنه قال‏:‏ كان رسول الله صلى الله عليه وسلم إذا أكل طعاماً، لعق أصابعه الثلاث، وقال‏:‏‏"‏إذا سقطت لقمة أحدكم فليأخذها، وليمط عنها الأذى، وليأكلها،ولا يدعها للشيطان‏"‏ وأمرنا أن نسلت القصعة وقال‏:‏ ‏"‏إنكم لا تدرون في أي طعامكم البركة‏"‏ ‏.‏‏‏((رواه مسلم))‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 2 (Yemek Âdâbı), Hadis no. 73

Saîd İbni Hâris, Câbir İbni Abdullah’a: – Ateşte pişen bir şey yedikten sonra abdest almak gerekir mi? diye sordu. O da: – Hayır, gerekmez. Biz Peygamber aleyhisselâm zamanında ateşte pişen bir yemeği pek az görürdük. Onu yediğimiz zaman da, elimizi silecek bez olmadığından avuçlarımıza, bileklerimize ve ayaklarımıza silerdik. Yemekten sonra da abdest almadan namaz kılardık, diye cevap verdi.

وعن سعيد بن الحارث أنه سأل جابراً رضى الله عنه عن الوضوء مما مست النار، فقال‏:‏ لا ، قد كنا زمن النبي صلى الله عليه وسلم لا نجد مثل ذلك الطعام إلا قليلاً، فإذا نحن وجدناه، لم يكن لنا مناديل إلا أكفنا وسواعدنا وأقدامنا، ثم نصلى ولا نتوضأ‏.‏ ‏‏((‏رواه البخارى‏)‏‏)‏‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 2 (Yemek Âdâbı), Hadis no. 74

Ebû Hüreyre radıyallahu anh ’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “İki kişilik yemek üç kişiye, üç kişilik yemek de dört kişiye yeter.”

عن أبى هريرة رضى الله عنه قال ‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏:‏طعام الاثنين كافي الثلاثة، وطعام الثلاثة كافي الأربعة‏"‏.‏ ((متفق عليه))
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 2 (Yemek Âdâbı), Hadis no. 75

Câbir İbni Abdullah radıyallahu anh şöyle dedi: Ben Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ’i: “Bir kişinin yiyeceği iki kişiye, iki kişinin yiyeceği dört kişiye, dört kişinin yiyeceği de sekiz kişiye yeter” buyururken işittim.

وعن جابر رضى الله عنه قال‏:‏ سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول‏:‏ ‏ "‏طعام الواحد يكفى الاثنين، وطعام الاثنين يكفى الأربعة، وطعام الأربعة يكفى الثمانية‏"‏.‏‏‏((رواه مسلم))‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 2 (Yemek Âdâbı), Hadis no. 76

Enes radıyallahu anh ’ın söylediğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem suyu ve diğer meşrûbâtı üç nefeste içerdi.

عن أنس رضى الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم كان يتنفس في الشراب ثلاثاً‏.‏((متفق عليه))
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 2 (Yemek Âdâbı), Hadis no. 77

İbni Abbas radıyallahu anh ümâ’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Deve gibi bir nefeste içmeyin. İki, üç nefeste için. Bir şey içeceğiniz zaman besmele çekin; içtikten sonra da elhamdü lillah deyin.”

وعن ابن عباس رضى الله عنهما قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم‏:‏ ‏ "‏لا تشربوا واحداً كشرب البعير، ولكن اشربوا مثنى وثلاث، وسموا إذا أنتم شربتم،واحمدوا إذا أنتم رفعتم‏"‏‏.‏((رواه الترمذي))
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 2 (Yemek Âdâbı), Hadis no. 78

Ebû Katâde radıyallahu anh ’ın söylediğine göre, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem kabın içine solumayı yasakladı.

وعن أبى قتادة رضى الله عنه أن النبي صلى الله عليه وسلم نهى أن يتنفس في الإناء‏.‏‏((متفق عليه))
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 2 (Yemek Âdâbı), Hadis no. 79

Enes radıyallahu anh ’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ’e, içine su katılmış süt getirildi. O sırada Peygamber aleyhisselâm ’ın sağında bir bedevî, solunda da Ebû Bekir radıyallahu anh oturuyordu. Sütten içtikten sonra onu bedevîye verdi ve: “Herkes sağındakine versin!” buyurdu.

وعن أنس رضى الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم أتى بلبن قد شيب بماء، وعن يمينه أعرابي، وعن يساره أبو بكر رضى الله عنه ، فشرب، ثم أعطى الأعرابي وقال‏:‏ ‏ "‏الأيمن فالأيمن‏"‏.((متفق عليه))
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 2 (Yemek Âdâbı), Hadis no. 80

Sehl İbni Sa`d radıyallahu anh ’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ’e içecek bir şey getirdiler. O da içti. Bu sırada sağ tarafında bir çocuk, sol tarafında yaşlılar oturuyordu.

وعن سهل بن سعد رضى الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم أتى بشراب، فشرب منه وعن يمينه غلام، وعن يساره أشياخ، فقال للغلام‏:‏ ‏ "‏أتأذن لي أن أعطى هؤلاء‏.‏‏؟‏‏"‏ فقال الغلام‏:‏ لا والله ، لا أوثر بنصيبي منك أحدا، فتله رسول الله صلى الله عليه وسلم في يده‏.‏((متفق عليه)) ‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 2 (Yemek Âdâbı), Hadis no. 81

Ebû Saîd radıyallahu anh şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ağzı kırık su tulumlarından su içmeyi yasakladı.

عن أبى سعيد الخدرى رضى الله عنه قال ‏:‏ نهى رسول الله عن اختناث الأسقية ‏:‏ يعنى‏:‏ أن تكسر أفواهها، ويشرب منها‏.‏((متفق عليه))
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 2 (Yemek Âdâbı), Hadis no. 82

Ebû Hüreyre radıyallahu anh şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem su tulumu yahut kırbanın ağzından su içmeyi yasakladı.

وعن أبى هريرة رضى الله عنه قال‏:‏ نهى رسول الله صلى الله عليه وسلم أن يشرب من في السقاء أو القربة.‏((متفق عليه))
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 2 (Yemek Âdâbı), Hadis no. 83

Hassân İbni Sâbit’in kız kardeşi Ümmü Sâbit Kebşe Binti Sâbit radıyallahu anhümâ şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem evime geldi. Duvara asılı duran kırbanın ağzından ayakta su içti. Ben de hemen kalkıp kırbanın ağzını kestim.

وعن أم ثابت كبشة بنت ثابت أخت حسان بن ثابت رضى الله عنه وعنها قالت‏:‏ دخل عليَّ رسول الله صلى الله عليه وسلم، فشرب من فيّ قربة معلقة قائماً، فقمت إلى فيها فقطعته‏ ‏((رواه الترمذي وقال: حديث حسن صحيح)). وإنما قطعتها لتحفظ موضع فم رَسُول اللَّهِ ﷺ وتتبرك به وتصونه عن الابتذال. وهذا الحديث محمول على بيان الجواز، والحديثان السابقان لبيان الأفضل والأكمل، والله أعلم.
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 2 (Yemek Âdâbı), Hadis no. 84

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

عن أبى سعيد الخدرى رضى الله عنه أن النبي صلى الله عليه وسلم نهى عن النفخ في الشراب، فقال رجل ‏:‏ القذاة أراها في الإناء‏؟‏ فقالب‏:‏ ‏"‏أهرقها‏"‏ قال‏:‏ إني لا أروى من نفس واحد‏؟‏ قال‏:‏ ‏"‏فأبن القدح إذاً عن فيك‏"‏.‏((رواه الترمذي))
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 2 (Yemek Âdâbı), Hadis no. 85

İbni Abbas radıyallahu anh ümâ’nın rivayetine göre Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem kabın içine solumayı veya kaba üflemeyi yasakladı.

وعن ابن عباس رضى الله عنهما أن النبي صلى الله عليه وسلم نهى أن يتنفس في الإناء، أو ينفخ فيه‏.‏((رواه الترمذي))
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 2 (Yemek Âdâbı), Hadis no. 86

İbni Abbas radıyallahu anh ümâ şöyle dedi: Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ’e zemzem verdim. Onu ayakta içti.

وعن ابن عباس رضى الله عنهما قال‏:‏ سقيت النبي صلى الله عليه وسلم من زمزم، فشرب وهو قائم ‏.‏((متفق عليه))
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 2 (Yemek Âdâbı), Hadis no. 87

Nezzâl İbni Sebre radıyallahu anh şöyle dedi: Ali radıyallahu anh Bâbü’r–rahbe’ye geldi ve ayakta su içti. Sonra da: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ’in benim içtiğimi gördüğünüz gibi su içtiğini gördüm, dedi.

وعن النزال بن سبرة رضى الله عنه قال‏:‏ أتى علي رضى الله عنه باب الرحبة فشرب قائماً، وقال‏:‏ إني رأيت رسول الله صلى الله عليه وسلم فعل كما رأيتموني فعلت‏.‏‏‏((‏رواه البخارى‏)‏‏)‏‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 2 (Yemek Âdâbı), Hadis no. 88

İbni Ömer radıyallahu anhümâ şöyle dedi: Biz Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ’in zamanında, yürürken bir şey yer, ayakta iken de su içerdik.

وعن ابن عمر رضى الله عنهما قال‏:‏كنا نأكل على عهد رسول الله صلى الله عليه وسلم ونحن نمشى ، ونشرب ونحن قيام‏.‏((رواه الترمذي))
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 2 (Yemek Âdâbı), Hadis no. 89

Amr İbni Şuayb’ın babasından onun da dedesinden rivayet ettiğine göre, dedesi ( Abdullah İbni Amr İbni Âs ) şöyle dedi: Ben Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ’in ayaktayken de otururken de su içtiğini gördüm.

وعن عمرو بن شعيب عن أبيه عن جده رضى الله عنه قال‏:‏ رأيت رسول الله صلى الله عليه وسلم يشرب قائماً أو قاعداً‏.‏ ((رواه الترمذي))
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 2 (Yemek Âdâbı), Hadis no. 90

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

وعن أنس رضى الله عنه عن النبي صلى الله عليه وسلم أنه نهى أن يشرب الرجل قائماً‏.‏ قال قتادة‏:‏ فقلنا لأنس‏:‏ فالأكل‏؟‏ قال‏:‏ ذلك أشر -أو أخبث- ‏.‏ وفى رواية له أن النبي صلى الله عليه وسلم زجر عن الشرب قائما.‏‏((رواه مسلم))‏ وفى رواية له أن النبي صلى الله عليه وسلم زجر عن الشرب قائماً‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 2 (Yemek Âdâbı), Hadis no. 91

Ebû Hüreyre radıyallahu anh ’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Hiçbiriniz ayakta su içmesin. Unutarak içen de kussun!”

وعن أبى هريرة رضى الله عنه قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏:‏ لا يشربن أحد منكم قائماً، فمن نسى فليستقئ‏"‏‏‏‏. ((رواه مسلم))‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 2 (Yemek Âdâbı), Hadis no. 92

Ebû Katâde’den rivayet edildiğine göre Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Halka su dağıtan kimse, suyu en sonra içer.”

عن أبى قتادة رضى الله عنه عن النبي صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ ‏ "‏ ساقي القوم آخرهم شرباً‏"‏. ((رواه الترمذي))
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 2 (Yemek Âdâbı), Hadis no. 93

Enes radıyallahu anh şöyle dedi: – Namaz vakti girince evi yakın olanlar evlerine gittiler. Bazıları da oldukları yerde kaldılar. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ’e taştan yapılma bir kap getirdiler. İçine Resûl–i Ekrem’in eli sığmayacak kadar dar olan bu kaptan orada bulunanların hepsi abdest aldı.

عن أنس رضى الله عنه قال‏:‏ حضرت الصلاة، فقام من كان قريب الدار إلى أهله، وبقى قوم فأتى رسول الله صلى الله عليه وسلم بمخضب من حجارة، فصغر المخضب أن يبسط فيه كفه، فتوضأ القوم كلهم‏.‏ قالوا‏:‏ كم كنتم‏؟‏ قال‏:‏ ثمانين وزيادة‏.‏((متفق عليه))، هذه رواية البخاري. وفي رواية مسلم:‏ أن النبي صلى الله عليه وسلم دعا بإناء من ماء، فأتى بقدح رحراح فيه شئ من ماء، فوضع أصابعه فيه‏.‏ قال أنس ‏:‏ فجعلت أنظر إلى الماء ينبع من بين أصابعه ‎، فحزرت من توضأ ما بين السبعين إلى الثمانين‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 2 (Yemek Âdâbı), Hadis no. 94

Abdullah İbni Zeyd radıyallahu anh şöyle dedi: Resûl–i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem bize geldi. Kendisine bakır bir kap içinde su getirdik, abdest aldı.

وعن عبد الله بن زيد رضى الله عنه قال‏:‏ أتانا النبي صلى الله عليه وسلم، فأخرجنا له ماء في نور من صفر فتوضأ‏.‏‏‏((‏رواه البخارى‏)‏‏)‏‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 2 (Yemek Âdâbı), Hadis no. 95

Câbir İbni Abdullah radıyallahu anh şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bir sahâbîsi ile beraber ensârdan birinin yanına gitti ve şöyle buyurdu: “Bu gece kırbada soğumuş suyun varsa getir; yoksa eğilip dereden içeriz.”

وعن جابر رضى الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم دخل على رجل من الأنصار، ومعه صاحب له، فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم‏:‏ ‏ "‏إن كان عندك ماء بات هذه الليلة في سنة وإلا كرعنا‏"‏‏‏.‏‏‏((‏رواه البخارى‏)‏‏)‏‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 2 (Yemek Âdâbı), Hadis no. 96

Huzeyfe radıyallahu anh şöyle dedi: Şüphesiz Nebî sallallahu aleyhi ve sellem bize ipek ve atlastan yapılmış elbise giymeyi, altın ve gümüş kaplardan içmeyi yasakladı ve: "Bunlar dünyada kâfirlerin, âhirette ise sizlerindir" buyurdu.

وعن حذيفة رضى الله عنه قال‏:‏ إن النبي صلى الله عليه وسلم نهانا عن الحرير والديباج والشرب في آنية الذهب والفضة، وقال‏:‏ ‏ "‏هي لهم في الدنيا، وهى لكم في الآخرة‏"‏‏.((متفق عليه)) ‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 2 (Yemek Âdâbı), Hadis no. 97