Abdullah İbni Amr İbni Âs radıyallahu anhümâ Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ’i şöyle buyururken dinlediğini söylemiştir: “Kim bana bir defa salâtü selâm getirirse, bu sebeple Allah Teâlâ da ona on misli merhamet eder.”
Riyâzü's-Sâlihîn › Kitâb 14 · Peygamber'e Salât ve SelâmKonum
- 1Güzel Ahlâk47
- 2Yemek Âdâbı51
- 3Giyim35
- 4Uyumak, Yatmak ve Oturmak Âdâbı31
- 5Selâmlaşma50
- 6Hasta Ziyareti62
- 7Yolculuk Âdâbı35
- 8Fazîletler277
- 9İ'tikâf3
- 10Hac14
- 11Cihâd91
- 12İlim17
- 13Allah'a Hamd ve Şükür4
- 14Peygamber'e Salât ve Selâm11
- 15Allah'ı Zikretmek57
- 16Dualar46
- 17Yasaklanan Şeyler297
- 18Önemli Çeşitli Hadisler61
- 19İstiğfâr (Bağışlanma Dilemek)28
- 20Çeşitli Konular679
(14) Kitâb: Peygamber'e Salât ve Selâm
İbni Mes’ûd radıyallahu anh ’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Kıyâmet gününde insanların bana en yakın olanları, bana en çok salât ü selâm getirenleridir.”
Evs İbni Evs radıyallahu anh ’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem : – "Günlerinizin en faziletlisi cuma günüdür. Bu sebeple o gün bana çokça salâtü selâm getiriniz; zira sizin salâtü selâmlarınız bana sunulur” buyurunca, ashâb–ı kirâm: – Yâ Resûlallah! Vefat ettiğin ve senden hiçbir eser kalmadığı zaman salâtü selâmlarımız sana nasıl sunulur? diye sordular.
Ebû Hüreyre radıyallahu anh ’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Yanında adım anıldığı halde bana salâtü selâm getirmeyen kimse perişan olsun.”
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Fedâle İbni Ubeyd radıyallahu anh şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem namazdan sonra Allah’a hamd etmeden, Peygamber aleyhisselâm ’a salâtü selâm getirmeden dua eden bir adamı işitti. Bunun üzerine: “Bu adam acele etti” buyurdu. Sonra o adamı yanına çağırdı. Ona veya bir başkasına şöyle buyurdu: “Biriniz dua edeceği zaman önce Allah Teâlâ’ya hamdü senâ etsin, sonra Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’e salâtü selâm getirsin. Daha sonra da dilediği şekilde dua etsin”
Ebû Muhammed Kâ‘b İbni Ucre radıyallahu anh şöyle dedi: Bir gün Resûl–i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem yanımıza gelmişti. Kendisine: – Yâ Resûlallah! Sana nasıl selâm vereceğimizi öğrendik, sana nasıl salavât getireceğiz? diye sorduk. O da şöyle buyurdu: – “Allâhümme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed, kemâ salleyte alâ âli İbrâhîm, inneke hamîdün mecîd. Allâhümme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed, kemâ bârekte alâ âli İbrâhîm, inneke hamîdün mecîd : Allahım! İbrâhim’in âline rahmet ettiğin gibi Muhammed’e ve âline de rahmet et. Şüphesiz sen övülmeye lâyık ve yücesin. Allahım! İbrâhim’in âline hayır ve bereket lutfettiğin gibi Muhammed’e ve âline de hayır ve bereket ihsan et. Şüphesiz sen övülmeye lâyık ve yücesin, deyiniz.”
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Ebû Humeyd es–Sâ‘idî radıyallahu anh şöyle dedi: Ashâb–ı kirâm: – Yâ Resûlallah! Sana nasıl salavât getireceğiz? diye sordular. Şöyle buyurdu: – “Allâhümme salli alâ Muhammedin ve alâ ezvâcihî ve zürriyyetihî kemâ salleyte alâ İbrâhîm, ve bârik alâ Muhammedin ve alâ ezvâcihî ve zürriyyetihî kemâ bârekte alâ İbrâhîm, inneke hamîdün mecîd : Allahım! İbrâhim’in âline rahmet ettiğin gibi Muhammed’e, hanımlarına ve zürriyetine de rahmet et. İbrâhim’e hayır ve bereket lutfettiğin gibi Muhammed’e, hanımlarına ve zürriyetine de hayır ve bereket ihsan et. Şüphesiz sen övülmeye lâyık ve yücesin, deyiniz.”